• Ana Sayfa
    Yazan

     

    Tekstil üretim prosesleri temel olarak lif üretimi, iplik üretimi, dokuma, örme, dokusuz yüzey (Nonwoven) yapısında bir tekstil yüzeyinin elde edilmesi, bu yüzeyin boyama, baskı ve apre gibi işlemlerle terbiye edilmesi prosesleridir. Burada hammadde lif olup, hammaddenin kesikli veya kesiksiz olmasına göre farklı yöntemlerle iplik üretimi gerçekleştirilmekte akabinde dokuma veya örme işlemi ile tekstil yüzeyi haline getirilmektedir. Herhangi bir iplik üretim aşaması olmadan çeşitli yöntemlerle (kimyasal, ısıl, mekanik etkilerle) tekstil yüzeyinin oluşturulması ise dokusuz yüzey oluşumu olarak ifade edilmektedir. 

    Dokunmuş kumaşlar, tüketicinin kullanımına sunulmadan önce, kullanılacağı yere uygun bazı özelliklerin kazandırılması amacıyla terbiye işlemlerinden geçirilirler. Uygulanan bu işlemler hammaddeye göre değişiklik göstermekle beraber ön terbiye, renklendirme (boyama ve baskı) ve bitim işlemleri olmak üzere bir takım proseslere tabi tutulurlar. Mamulün türüne ve kullanım alanına bağlı olarak, terbiye işlemlerinden bazı adımlar proses dışı kalabilmekte veya ilave bir takım prosesler uygulanabilmektedir. Terbiye sonrası mamul kumaşların göreceği son işlem ise konfeksiyon aşamasıdır.

    Tekstil sektöründe iplik kalitesi büyük öneme sahiptir. Dokusuz yüzeyler hariç tekstilin her dalında iplik kullanılmaktadır, bu sebeple iplik kalite özelliklerinin yeteri kadar iyi olması gerekmektedir.İpliğin istenilen vasıflarda olması kumaşta istenilen özeliği kazandıracaktır. Kaliteli üretim yapabilmek, ham madde kayıplarını en aza indirerek fabrikada üretim maliyetini azaltabilmek, zamandan tasarruf sağlamak ve kârlılığı artırabilmek için kullanılan ham maddenin iplik yapılabilirlik özelliklerinin iyi bilinmesi gerekmektedir. Bu bilgi ve beceriler sektörde planlama, üretim ve kalite kontrol bölümlerindeki iş ve işlemler için temel oluşturacaktır. Bu nedenle ham madde testleri ile bu işlemlerin yapılmasında kullanılan cihazların kullanımını ve çıkan sonuçların yorumlanmasının iyi bilinmesi önem taşımaktadır.

     

    Kalite;

     

    Bir mal veya cismin kullanımında tasarlanan amaçlara uygunluk derecesidir. Bir ürün ve hizmeti, müşterinin isteklerine cevap verebilecek özelliklerde, en uygun maliyette, rekabet koşullarına uygun şekilde üretmektir. Bir ürün veya hizmetin, belirlenen veya olabilecek ihtiyaçlarını karşılama kabiliyetine dayanan özelliklerin toplamıdır. Tekstil ürün alıcısını ilk planda etkileyen faktörler, dış görünüş ve fiyat olabilir. Ancak mukavemet, ısı tutma, kolay temizlenebilme, kolay kuruyabilme, ütü tutma gibi kullanım sırasındaki özellikler de tüketiciyi büyük ölçüde yönlendirir. Uzun süreli kullanım düşünüldüğünde bu özellikler yani kalite faktörü ön plana çıkar. Hata ya da düzgünsüzlüklerin sebepleri çok çeşitlidir ve kaynaklarının bulunabilmesi bir tekstil işletmesi için büyük önem taşır. Hata kaynağının tespiti ancak üretimin her aşamada kontrol altına alınmasıyla sağlanabilir.

     

    Tekstil endüstrisinde kalite kontrol sistemleri

     

     

    1-Mamul tasarımının geliştirilmesi,

    2-Daha ucuz ve kolay işlenebilir malzeme seçimi,

    3-İşletme maliyetlerinin azaltılması,

    4-İşçilik ve malzeme kayıplarının en aza indirilmesi,

    5-Üretim hattında oluşabilecek problemlerin giderilmesi,

    6-Personelin moralinin yükseltilmesi,

    7-Müşteri memnuniyetsizliğini azaltmak,

    8-Rekabetin artırılması,

    9-İşçi ve işveren ilişkilerinin geliştirilmesidir.

     

     

    Kalite Kontrolü Etkileyen Faktörler

     

     

    Kalite kontrolü etkileyen faktörlerin başında üretim araçları ve yöntemleri gelmektedir. Son yıllarda gelişen otomasyonun kalite kontrolü üzerinde büyük etkisi vardır. Bunlar;

    1-Ham madde,

    2-Tesis, makine ve üretim yöntemleri,

    3-Teknolojik seviye,

    4-İnsan gücü (yönetici, teknisyen, iĢçi),

    5-Pazar ve tüketici özellikleri,

    6-Mali olanaklar,

    7-Eğitim düzeyi olarak sınıflandırılabilir.

     

     

    Kalite Kontrol Yöntemleri

     

     

    Amacı problemin niteliğine, pratik zorluklara ve maliyet faktörlerine göre geliştirilen kalite kontrol sistemi içerisinde çeşitli yöntemler vardır.

     

    Test yöntemleri

     

    Ham madde yarı mamul ve mamul maddelere ait çeşitli özelliklerin saptanması için uygulanan yöntemlere test yöntemleri denir. Test yöntemi; seçilen ölçüm aleti ile yapılan ölçümleri, sonuçların değerlendirilmesini, ölçümlerde farklılık varsa standart sapmanın hesaplanmasını ve elde edilen sonuçların standartlarla karşılaştırılmasını kapsar.

     

     

    Muayene yöntemi

     

    Muayene, ham madde, yarı mamul ve mamulden beklenen fiziksel ve kimyasal değerlerin saptanması için yapılan testlerdir. Bu testler sübjektif olarak yapılacağı gibi ölçme veya sayma olabilir.

     

    İstatistiksel kalite kontrol

     

    Örnekleme teorisine dayanır. Periyodik olarak kalitenin sürekli kontrol kartlarına işlenerek izlenmesi prensibine dayanır. Kümenin tümü üzerinde kontrol yapmanın olanaksız ya da çok pahalı olduğu durumlarda periyodik zaman aralıkları içerisinde küçük örnekler üzerinde ölçümler yapılır. Bu ölçümlerin nedeni üretimin kalitesinin belirlenmesi için bilgilerin toplanması ve hata nedenlerinin tespit edilerek düzeltici önlemlerin alınmasıdır.

     

    Proses kontrolü

     

    Bitmiş ürün ya da mamul üzerinde yapılmayıp üretilmekte olan ürün üzerinde yapılmaktadır.

     

    Kalite Standartları

     

    Standart, çeşitli mal veya hizmet tiplerinin azaltılarak sadeleştirilmesi, en ekonomik tiplerin seçimidir. İşletmelerin esas amacı müşterinin istekleri doğrultusunda kaliteli ürün üretmektir. Bunun yanında işletmenin daha kaliteli ürün üretebilmek için ürettiği ürünlerden kâr etmesi gerekir. Standartlaşmanın amaçlarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

     

    1-Üretimde, mamul ve parça sayısını azaltarak üretim maliyetlerini düşürmek

     

     

    2-En iyi Ģekilde kaliteli mal ve hizmet üreterek tüketicinin çıkarlarını korumak

     

     

    3-İşçilik ve makine verimliliğini artırmak

     

     

    4-Çalışanların sağlığını korumak ve güvenliği sağlamak

     

     

    5-Malzeme kayıplarını en aza indirmek

     

     

    6-Üretilen ürünlerin kalitesini yükselterek daha geniş bir alıcı kitlesine ulaşabilmek

     

     

    7-Tamir bakım ve yedek parça gibi giderleri en aza indirmek

     

     

    8-Stokları en aza indirmek

     

    Kalite Kontrol İçin Gerekli şartlar

     

    İplik üreten işletmelerde, lifin fiziksel kontrolleri, işletmelerin iplik fiziksel testler laboratuvarında yapılır. İplik fiziksel testler laboratuvarında yapılacak olan testlerin güvenilir olabilmesi için bazı şartlar gereklidir. Bunlar aşağıda verilmiştir.

     

    Numune Alma Teknikleri

     

    İncelemesi yapılacak materyalin genel özelliklerini belirtecek biçimde alınan parçalara numune denir.

    Yapılan işleme de numune alma işlemi denir.

    Testleri yapılacak olan bütün bir parti elyafın tamamını test etmek mümkün olmadığından o partiyi temsil edecek şekilde numuneler alınır. Laboratuvara götürülen numune, partinin çok ufak bir bölümüdür. Bu numuneden de test numunesi için daha ufak bölümler alınır.

    Alınan sonuçlar bütün bir partiyi temsil eder. Test numuneleri doğru olarak alınmadığında elde edilen sonuçlar partiyi tam olarak temsil etmez.

    Bu nedenle numune alma çok önemlidir. Değişik numune alma yöntemleri olmasına rağmen numune almanın esası rastgele numune almaktır. Ancak miktarlar çok olduğunda pratikte bunu yapmak güçtür. Ancak çoğu zaman partiden gelişigüzel numune alınması pratik olarak zordur. Tavsiye edilen numune alma metotları bu zorluklar büyük ölçüde göz önüne alınarak hazırlanmıştır. Ön yargı olmadan (sondaj usulü) partinin değişik noktalarından laboratuvar numunesinin alınması demektir.

     

    Numune alma aşağıdaki aşamalarda yapılır.

     

    Lif Kontrolü için Numune Alma

     

    Lif kontrolü yapmak için numune almada çeşitli metotlar kullanılır.

    Bunlar lifin cinsine göre değişir.

    Pamuk, yün ve sentetik elyafta numune alma yöntemleri farklıdır.

    Yün numunesinin balyalardan alınmasında sondaj metodu oldukça iyi netice vermektedir.

    60 cm uzunluğunda 12–18 mm çapında bir boru, balya içerisinde elle veya elektrikli matkapla sokulur. Bu şekilde sondaj ile 1 kg laboratuvar numunesi hazırlanır.

    Balya sayısına bağlı olarak bazı standartlarda (ASTM) belirtildiği gibi değişik sayıda balyadan numune alınır.

    Liflerden test için gelişigüzel numune almada çeşitli metotlar uygulanır ki bunlardan bazıları aşağıda kısaca ele alınmıştır.

     

     

    Bölgelere ayırma metodu:

     

    Bu metodun esası, laboratuvar numunesinin değişik bölgelerinden ufak tutamlar alıp bu tutamları ikiye ayırdıktan sonra bir parçasını atmak ve kalan ufak tutamları birleĢtirerek test numunesini hazırlamaktır.

     

    Boyama metodu:

     

    Daha ziyade yün için kullanılan bu metotta numune cam üzerine yayıldıktan sonra belli bölgeler boyanır ve daha sonra her iki ucu boyalı lifler alınıp diğerleri atılır.

     

     

    Yapay liflerden numune alma:

     

    Yapay liflerden numune almada yine yukarıda bahsedilen hususlar dikkate alınarak yapılabilir ve alınan numunelerden yapılan testlere ve sonuçlara güvenilebilir.

     

     

    Bant Kontrolü İçin Numune Alma

     

    Bantta uygulanacak olan deney yönteminin amacına uygun olarak kovalardan teste gerekli olacak uzunluk ve sayıda bant numunesi alınır.

     

     

    Fitil Kontrolü İçin Numune Alma

     

    Fitile uygulanacak olan deney yönteminin amacına uygun olarak fitil yumağından teste gerekli olacak uzunluk ve sayıda fitil numunesi alınır.

     

     

    İplik Kontrolü İçin Numune Alma

     

    İpliğe uygulanacak olan deney yönteminin amacına uygun olarak iplik partisinden çeşitli sayıdaki kopslardan teste gerekli olacak uzunluk ve sayıda numune alınır.

     

     

    Cihazların Kalibrasyonu ve Personel

     

    Kullanılan cihazların seçimi ve kalibrasyonu yapılan test sonuçlarını etkilemektedir.

    Kullanılan cihazlar için firmalar tarafından belirlenen kalibrasyon metotları ya da internasyonel olarak kabul edilmiş metotlar uygulanır.

    Cihazların kalibrasyonları periyodik olarak yapılmadıkça alınacak neticelere güvenilmez.

    Test cihazlarını kullanan kişinin iyi eğitimli olması şarttır.

    Test yapacak kişinin test metotlarını iyi bilmesi ve yeterli tecrübeye sahip olması gerekir.

    Personelden kaynaklanan hatalar test sonuçlarının güvenilirliğini zedeler.

     

     

    Kalite Kontrol Laboratuvarının Özellikleri

     

    Optimum oluşturulabilen en uygun ortam anlamına gelir. Optimum laboratuvar şartları ise analiz ve deneylerin doğru olarak yapılabilmesi için sağlanması gereken ortamdır. Bunun için aşağıdaki şartlar gereklidir.

     

     

    1-Laboratuvar, sarsıntı ve hava basınç değişmelerinden etkilenmemek için zemin veya en alt katlarda bulunmalıdır.

     

     

    2-Laboratuvar kapılarının özel korumalı veya çift kapılı olması gerekir.

     

     

    3-Işığı yansıtması açısından duvar renklerine ve camlara dikkat etmek gerekir.

     

     

    4-Sıcak ve soğuk havanın etkilerinden uzak durmak için pencereler çift camlı olmalıdır.

     

     

    5-Cihazların mümkün olduğu kadar kapı, pencere ve havanın değişim gösterdiği yerlerden uzağa yerleştirilmesi gerekir.

     

     

    6-Isıtıcı ve klima tesisatı gerekli olup cihazları etkilememelidir.

     

     

    7-Laboratuvardaki deneylerin pek çoğu karşılaştırma esasına dayandığı için metrekarede aydınlatmanın iyi ve eşit dağılımlı olması gerekir.

     

     

    8-Cihazların yerleri tespit edilirken güneş ışığının geliş yönü düşünülerek cephe kontrolü iyi yapılmalıdır.

     

     

    Pencere bulunmayabilir, gün ışığı yerine suni ışıklandırma yapılması tercih edilmelidir.

     

     

    Laboratuvar Atmosfer şartları

     

    Tekstil liflerinin en önemli özelliklerinden biri de rutubetli atmosferde su buharı, alması kuru atmosferde kaybetmeleridir.

    Liflerin rutubet almaları çevrenin nispi rutubetine bağlıdır. Yani rutubet alma, havada mevcut su buharı miktarına değil nispi rutubete bağlıdır.

    Lif özelliklerini rutubet alma miktarı büyük ölçüde etkiler.

    Rutubet alma çevre atmosferdeki nispi rutubete bağlı olduğundan nispi rutubetin lif özelliklerine etkisi çok fazladır.

    Bu bakımdan tekstil materyallerinin fiziksel özellikleri, sabit koşullarda test edilmelidir.

    Tekstil materyalinin test edilmesi için uluslararası standart olarak hava koşulları belirlenmiştir.

    Laboratuvar standart atmosfer koşulları; 20 °C±2 sıcaklık ve 65% RH ±2 bağıl nem, tropikal bölgelerde ise 27 °C±2 sıcaklık ve 65% RH ±2 bağıl nemli sabit koşulların oluşturulduğu odadır.

     

    Kondisyonlama İşlemi

     

    Tekstil lifleri zamana bağlı olarak nem alıp vermede değişiklik gösterir.

    Şöyle ki aynı cins elyaftan alınmış kuru ve ıslak numuneler, sabit atmosfer şartlarında uzun süre bekletilseler bile nem alma miktarları aynı olamayacaktır.

    Bunun nedeni başlangıçta sahip oldukları nem miktarlarının farklı olmasıdır.

    Dolayısıyla numunenin laboratuvara gelmeden önce hangi şartlar altında depolandığı da deney neticesine etki edecektir.

    Liflerin ağırlık, mukavemet, ölçüm gibi birçok fiziksel özellikleri lifte mevcut rutubet miktarına, dolayısıyla çevre koşullarına bağlı olarak değişir.

    Bu nedenle tekstil materyallerinin fiziksel özellikleri test edilmeden kondisyonlanmalıdır. 

    Kondisyonlama, fiziksel muayenede hataları önlemek ve üretimde elyafın işlenmesini kolaylaştırmak için belirlenmiş bir nem düzeyine getirme işlemidir.

     

     

    Laboratuvarda Kondisyonlamanın Yapılması

     

    Oluşabilecek hataları önlemek için tüm numuneler % 10–25 nispi nem ve 50 ºC‟de değişmez ağırlığa gelinceye kadar kondisyonlama fırınında kurutularak ön kondisyonlamaya tabi tutulur. Daha sonra standart atmosfer şartlarında (% 65 artı eksi 2 nispi nem 20 artı eksi 2ºC) bekletilir ve teste tabi tutulur.

    İşletme laboratuvarların nem derecesinin ölçülmesinde;

     

     

    1-Assman psikometrisi cihazı,

     

     

    2-Termohigrograf nem ölçme cihazı kullanılır.

     

     

    Kondisyon süresi numune ağırlığının dengeye ulaşması için gereken süre olarak belirlenir. Arka arkaya 2 saat arayla alınan tartımlar da numune ağılığında % 0,25‟ten daha büyük bir değişim olmamalıdır.

     

    İşletmede Kondisyonlamanın Yapılması

     

    İşletme içindeki elyafın kolay işlenebilmesi için kondisyonlanır.

    Liflerin, yüksek nispi nemli bir atmosferde belli bir süre depolanması ya da kondisyonlama cihazının kullanılmasıyla yapılır.

     

     

    İşletmelerde kondisyonlama şu amaçla yapılır:

     

     

    1-Tekstil materyallerinin nem dengesinin sağlanması için % 65 rutubet ve 20 derecede rutubet miktarını değiştirmek

     

     

    2-Ham madde, işlenmiş hâldeki elyafın içerdiği nem miktarının oranını saptamak

     

     

    3-Tekstil materyalini denge hâline getirmek ve sonra atmosfer şartlarına (20 derece ve % 65 nem) maruz bırakmak yoluyla aradaki oranı bulmak,

     

     

    4-Standart gereği kazanma ölçüsüne uygun olacak şekle gelinceye kadar tekstil materyalinin bir miktar su absorblamasına izin vermek.

     

     

     

    Yazan Pazar, 10 Mart 2019 15:57 in Ana Sayfa Okunma 70 defa

Dokuma

 

 

 

cozgu19

Dar Dokuma

 
 
 
 
 
06dardok
 
 
 
Dar kumaşlar yapılarına ve kullanım yerlerine göre; lastik, şerit, kordon olarak adlandırılan, 0,5 cm’den 50 cm’ye kadar genişlikte dokunarak ya da örülerek elde edilen eni dar malzemelerdir. Tek başlarına kullanımı olmayan bu malzemeler hazır giyim yan sanayinin olmazsa olmaz elemanlarıdır. Dar dokuma makineleri; iç giyimden, ev tekstiline ve teknik dokumalara kadar birçok alanda tekstil yüzeyi elde edilmesinde kullanılmaktadır.
 
 
 
09dardok
 
 
Dar dokuma sektörü bir anlamda hizmet ürettiği sektörlerin yan sanayisidir.Hazır giyim sektörü dışında ayakkabı, otomobil, savunma, elektroteknik, sağlık ve emniyet sektörlerinde kullanım alanı bulan dar dokumalar, elastik veya şerit şeklinde dokunur. Dar kumaşlarda kullanılan iplik çeşitlerine göre ( pamuk, polyester, viskon, polipropilen, naylon ) kurdele, grogren şerit, yatak şeridi, balıksırtı gibi diğer dokumalar da görülür.
 
 
 
10dardok
 
 
Dar dokuma kurdela, kuşak, lastik, etiket benzeri dar enli ve özel kullanım alanına sahip dokumaların üretiminin yapıldığı bir dokuma üretim sistemidir. Dar Dokuma Makinelerinin Gelişimi ve Teknik Özellikleri Dar dokuma, dokuma sistemiyle kumaş oluşturulmaya başlandığı dönemlerden günümüze kadar gelişerek gelmiştir. Geleneksel el dokumalarımızdan olan “çarpana” dokumalar el sanatlarımız içinde dar dokumacılığa örnek gösterilebilir. Dar dokumacılığın gelişimi sürecinde el dokuma tezgâhlarında da dar dokuma kumaşlar dokunmaktaydı.
 
 
 
 
12dardok
 
 
 
 
 
11dardok
 
 
1600’lü yıllarda Hollandalıların icat ettiği “buth engine” olarak adlandırılan mekanik dokuma makinelerinden esinlenerek mekanik dar dokuma tezgâhları icat edilmiştir. Bu tezgâhlar kol gücüyle çalışan çok kafalı tezgâhlardı. Ayrıca mekanik dokuma tezgâhlarından farklı olarak tefe ve atkı atma sistemleri değiştirilmiştir. 19.yüzyılda dokuma makineleri mekikli sistemlere geçmiştir ve bu makineler, iğneli sisteme geçilene kadar kullanılmıştır. 1950’li yıllarda dar dokuma makinelerinde iğneli atkı atma sisteminin gelişmesiyle büyük bir aşama kaydedilmiştir. 1975’li yıllardan sonra dokuma makinelerinde kullanılan ağaç aksamlar yerlerini mekanik aksamlara bırakmış ve makinelerin gelişimi hız kazanmıştır.
Günümüzde artık tam otomatik ve bilgisayar kontrollü dar dokuma makineleri de kullanılmaktadır. Dar dokuma makineleri normal dokuma makinelerinden farklıdır. Bu fark üretilen kumaşların farkından kaynaklandığı gibi dokuma makinelerinin teknik özelliklerinden de kaynaklanmaktadır.
 
 
02dardok
 
 
 
 
03dardok
 
 
Dar dokuma makineleri oldukça yüksek hızda çalışırlar. Bu özelliklerinden dolayı üretim hızları ve randımanları yüksektir.Dokunan kumaşın eninin küçük olması nedeniyle dokuma makinesi üzerinde birden fazla sayıda kumaş aynı anda yan yana dokunabilmektedir.
 
 
 
04dardok
 
 
Dokuma makinesi ve dokunacak yüzeyin özelliğine göre bu sayı 2 ile 14 arasında değişebilmektedir. Dar dokuma makinelerinde aynı anda farklı renklerde kumaş dokuma yapılabilir. Dar dokuma makinelerinde tip değişimi diğer makinelere oranla daha kolaydır. Aynı makinede farklı tipte dokuma yapma özelliği diğer makinelere göre daha esnektir.Diğer dokuma makinelerine oranla ebatları küçük olduğundan daha az yer kaplar ve daha sessiz çalışır.Dokuma hazırlık işlemleri daha kısa sürede gerçekleştirilir.
 
 
01dardok
D
 
AR DOKUMA ÇÖZGÜ HAZIRLAMA :Dar dokuma makinelerinde kullanılacak çözgüler, seri çözgü hazırlama tekniğiyle dar dokuma makinelerine özel çözgü makinelerinde hazırlanır. Yapılan işlemler konik ve seri çözgü hazırlanmasında olduğu gibidir.
 
 
 
13dardok
 
 
En önemli farkı, çözgü makinesinin ve çözgü levendinin boyutlarıdır. Bir başka farkı da kullanılan toplama ve çapraz taraklarının farklı tipte olmasıdır. Çözgü için mekanik ya da elektronik çözgü makineleri kullanılmaktadır. Teknolojileri üretici firmalara göre değişiklik göstermektedir.
 
 
14dardok
 
DAR DOKUMA MAKİNELERİNİN ANA SİSTEMLERİ
 
 
16dardok
 
 
Ana Gövde: Dokuma makinesi sistemlerini üzerinde taşıyan kısımdır.
Ana Hareket Mili: Motordan aldığı hareketi diğer kısımlara ileten mildir.
Dar dokuma eksantrik sistemi: Eksantrik sistemiyle desenlendirme sekiz zamanlı olarak oluşturulur. Her zaman dilimi bir hareketi gösterir. Sekiz zamanı geçen desenlerde bakla sistemi kullanılır.
Dar dokuma bakla sistemi: Çerçevelere hareket veren, hangi atkıda hangi çerçevenin hareket edeceğini belirleyen sistemdir. Bakla sisteminde hareket on altı zaman diliminde düzenlenir. Sistemde üç değişik bakla çeşidi vardır. Bu baklaların yerleştirilmesine göre desen oluşturulur.Dar dokuma makinelerinde ağızlık açılması, eksantrik ve bakla sistemiyle olduğu gibi jakarlı ağızlık açma sistemleri ile de olmaktadır.
Dokuma Kafası: Atkı iğnesi, kenar örücü iğne, dokuma tarağı, kumaş baskı elemanını üzerinde taşıyan kısımdır. Dokunacak her bant için bir dokuma kafası bulunur. Dokunacak bant genişliğine ve tezgâh özelliğine göre sayısı değişebilir.
Kumaş Çekme Mekanizması: Dokunan kumaşın gerginliğinin sağlandığı ve kumaş toplama kovalarına yönlendirildiği kısımdır. Burada yapılan gerginlik ayarı ile kumaşın atkı sıklığı düzenlenir. Dokunan kumaşın cinsine göre alüminyum ya da kauçuk silindirlerden oluşur.
Atkı Verici Sistem: Atkı cağlığına takılan bobinlerden gelen iplik varyatör adı verilen sistemden geçirilir. Varyatörden geçirilen atkı ipliği örücü kanca ucundaki gözden de geçirilerek kumaşa atkı atılması sağlanır.
Kenar Yardımcı Verici Sistem: Kenar oluşumu için yardımcı ipliğin bulunduğu dokumalarda kullanılır. Bobinden gelen iplik, gerginliğin sağlandığı yönlendiricilerden ve dokuma tarağından geçirilerek kumaşa dâhil edilir..
Çerçeveler: Çerçeveler çözgü ipliğini taşıyan ve armür ya da eksantrik sistemiyle ağızlığın oluşmasını sağlayan kısımdır. Çerçeveler hareketlerini bakla ya da eksantriklerden alır. Ağızlık açıldıktan sonra çerçeveler eski yerlerine yaylar sayesinde döner.
Levent Cağlık Sistemi: Çözgü leventlerinin dizildiği kısımdır. Leventler, cağlığa dizildikten sonra gerginliği sağlayan ağırlıkların takılı olduğu çubukların altından ya da üstünden geçirilerek arka tarağa doğru yönlendirilir.
Çözgü Kontrol Sistemi: Çözgü ipliklerinin üzerine yerleştirilen lamelleri taşıyan, çözgü ipliği koptuğunda tezgâhı durduran sistemdir.
 
 
07dardok

 

 

DAR DOKUMA MAKİNELERİNDE ATKI ATMA SİSTEMİ :Dar dokuma makinelerinde normal dokuma makinelerinden farklı olarak atkının atılması kanca ya da iğne adı verilen mekikle yapılır.

 

 

18dardok

 

 

 

Atkı iğnesi, çelikten yapılmış kanca biçiminde ve ucunda göz bulunan bir parçadır. Tezgâhta bulunan her bant için ayrı ayrı bant sayısı kadar atkı iğnesi bulunur. Atkı cağlığındaki bobinlerden gelen atkı ipliği iğnenin ucunda bulunan gözden geçirilir.

  

19dardok

 

İğnenin ağızlık içinde gidip gelmesiyle atkı ipliği ağızlığa atılır. İğnenin gidip gelmesiyle ağızlıkta oluşan iki atkı ipliği, bir atkı sayılır. Atkı iplikleri kumaş kenarlarında kesilmez.

 

15dardok

 

Atkılar atıldığı tarafın karşı kenarında kenar oluşturan iğne tarafından örülerek sabitlenir. Kenar örücü sistemler dokunan kumaş cinsine ve özelliğine göre farklı şekillerde kenar oluşturur.

 

17dardok

 
DAR DOKUMA LASTİK ÖZELLİKLERİ
Lastikler, çözgü yönünde uzama oranı, kullanılan elastik iplikler nedeniyle çok yüksek olan ve bu uzamayı sağlayan kuvvetin ortadan kaldırılmasıyla, ilk boyuna dönen dar dokuma ürünlerdir. Dar dokuma lastikler, esneme ve yırtılmaya karşı çok dayanıklı olan elastan iplik veya gipe iplik (elastik ipliğin başka bir iplikle sarılması veya puntalanmasıyla oluşan iplik) kullanılarak dokunur. Elastan iplik olarak genellikle özel tel lateks iplikler (yapısında doğal veya sentetik kauçuk bulunan iplikler) kullanılır. Lateks iplikler çözgü iplikleri arasına istenilen oranda yerleştirilir. Bu orana bağlı olarak yani lateks sayısına göre, lastiklerin sertliği ve esnekliği değişmektedir. Lastik üretiminde çözgü ipliği olarak genellikle pamuk, atkı ipliği olarak da polyester veya naylon iplikler kullanılmaktadır. Dar dokuma lastikler 0,5 cm ile 8 cm arasında değişen ölçülerde dokunabilir. Tek renk ve desensiz dokunabildikleri gibi yazı karakterli, logolu veya amblemli olarak da dokunabilir. Bu tür lastikler, bilgisayar üzerindeki özel jakar programı ile çizilen desenlerle, jakarlı dar dokuma makinelerinde dokunur. Dar dokuma lastikler isteğe bağlı olarak kontini boyama sistemi ile boyanır ve ütülenir. Yine isteğe bağlı olarak sertleştirme işlemi yapılabilir. Bu işlem genellikle, etek ve şortların bel kısımlarında kullanılacak lastiklere uygulanır. Dar dokuma lastiklerin yıkama haslığı, ter haslığı, sararma haslığı ve ışık haslıklarının kullanım alanlarına uygun olarak iyi olması gerekmektedir. En az beş yıl özelliklerini kaybetmemeleri beklenir. Giysilerin genellikle bel, paça, yaka hattı, kol ağzı gibi yerlerinde kullanılan, büzme ve bedene oturtma gibi işlevleri olan lastikler ayrıca süsleme amacıyla da kullanılırlar. İç giyim sektöründe sütyen askısı, külot bel ve paça lastiği, boxer şort lastiği, jartiyer ve çorap lastiği olarak kullanılan lastikler, dış giyimde de eşofman lastiği, mont etek bel lastiği ve pantolon askısı olarak kullanılır. iç ve dış giyimin dışında dar dokuma lastikler ayakkabı sektöründe (terlik lastiği, mesh lastiği vb. ), otomotiv sektöründe (emniyet kemeri, bagaj lastiği) ve sağlık sektöründe (elastik bandaj) kullanılmaktadır. Dar dokuma lastiklerin kenarları diğer dar dokumalarda olduğu gibi genellikle birbirinden farklıdır. Kenarlardan biri yardımcı iğne sistemi ile oluşturulur. Bu sistem dokuma türüne göre ayarlanır. Yardımcı iğne sisteminde ayrı bir örme iğnesi, yardımcı iplik olmadan veya bir ya da iki yardımcı iplikle atkı ipliğinin kombinasyonu sonucu örülerek kenar oluşturulur. Yardımcı iğne ve yardımcı iplik sistemiyle dokunan dar dokumalar sadece tek yönden sökülürler. Kenar oluşumunda beş değişik yardımcı iğne sistemi vardır.
Sistem 1 (yardımcısız sistem): Atkı ipliği kendi kendine bağlanır. Düzgün kenar özelliği aranmayan dokumalarda kullanılır.

 

26dardok

 
Sistem 2 (yardımcılı sistem): Atkı ipliği, yardımcı iplik ile bağlanır. İnce kenarlı dokumalarda kullanılır.

 

27dardok

Sistem 3 (atkı+yardımcılı sistem): Atkı ipliği ve yardımcı iplik birbirini bağlar. Kalın kenar özelliği aranmayan, sağlam özellik aranan dokumalarda kullanılır.

 

28dardok

 
Sistem 4 (iki yardımcılı sistem): Atkı değişimli olarak iki yardımcı iplik ile bağlanır. İnce kenar özelliği aranan dokumalarda kullanılır.

 

29dardok

S
istem 5 (iki yardımcılı ve kilitleme iplikli): Atkı ipliği yardımcı iplik ile ve ilave olarak kilitleme ipliği ile bağlanır. Kenarın görünmesinin istenmediği çok hassas dokumalarda kullanılır.

 

30dardok

Dokuma Hazırlık

 

Ağızlık açma sistemleri içinde en üst seviyeyi jakarlı ağızlık açma makineleri temsil etmektedir. Bu makinelerde en karmaşık desenleri, resimleri veya manzaraları dokuyabiliriz. Bu geniş desenleme imkânı, sistemin çok fazla sayıda çözgü ipliğine ayrı olarak hareket verebilmesinden kaynaklanmaktadır. Jakar sistemi diğer sistemlere oranla değişik bir yapı gösterir. Eksantrik, armür sisteminde ağızlığın oluşumu için çözgü ipliklerine çerçeve gruplarınca hareket verilir. Jakar sisteminde ise ağızlığın oluşumu için platinlere bağlı malyon gruplarıyla kumanda edilir. Bu nedenle jakar sistemi desen yapma olanakları açısından eksantrik ve armür sistemlerine göre çok büyük desen gruplarının dokunmasına imkân sağlamaktadır.

 

Jakar makineleri tek tomruklu ve çift tomruklu olarak iki sistemde incelenir.
 
 
Dokuma tezgâhının üzerine dikey olarak kurulan bir ağızlık açma aparatıdır. Ayrıca makine kusursuz mekanik özellikleri ile bize çok değişik desenli kumaşlar yapma olanağı tanımıştır. Jakar makinesi bir seri iğne (desen okuyan ve makineyi programlayan) bir seri platinden (maylonlar aracılığı ile ağızlık açılmasını sağlayan) oluşmuş bir sistemdir. Herhangi bir dokuma tezgâhı birtakım değişikliklerle birlikte üzerine jakar makinesi takılarak jakarlı dokuma tezgâhına dönüştürülebilir.
 
 
jakar26
 
 
Jakar mekanizması, dokuma makinesine ek olarak kurulan bir aparattır. Eğer makinede jakar sistemi iptal edilirse makine eksantrik veya armür sisteminde çalıştırılabilir. Jakar sistemi ile dokuma makinesi arasında şu ilişki mevcuttur.
  • 1-Dokuma tezgâhı jakar makinesine hareket verir.
  • 2-Jakar makinesi çalışarak maylonlar aracılığı ile dokuma tezgâhına ağızlık açar.
Çözgü ipliklerini gruplar hâlinde kumanda ederek ağızlık açmayı, çeşitli motifler ve şekiller elde etmeyi sağlayan jakar sisteminin diğer ağızlık açma sistemlerine göre en büyük farkı çözgü ipliklerinin her grubu (bir platine bağlı malyonlar) için hareket verilmesidir. Armür ve eksantrikli ağızlık açma sistemlerinde ise çözgü iplikleri üzerinde bulunduğu çerçeve ile bağımlı hareket etmektedir.
Diğer ağızlık açma sistemlerinde çerçevelerin sayısı ile sınırlı olan değişik çözgü hareketi, jakar sisteminde platin sayısı ile sınırlıdır. Yani Jakarlı dokuma makinesindeki örgünün büyüklüğü jakar makinesindeki platin sayısı kadardır. Ayrıca malyon dizimlerini değişik şekillerde yaparak örgü raporunu büyütme olanakları vardır.
 
 
jakar27
 

 

J

akarlı ağızlık açma sisteminde iki temel hareket vardır:

1-Tomruğun sağ sol hareketi:

 

Atılan her atkıda bir miktar dönerek kartonu hareket ettirir. Ayrıca tomruk iğnelere doğu kartonları iterek kartonun okunmasını sağlar.

2-Bıçakları aşağı yukarı hareketi:

 

İğneler ve platinlerden aldığı hareketi malyon ipliklerine ve dolayısıyla gücülere ileterek ağılığı açılmasını sağlar. Aşağıda jakar makinesinin ana elemanları görülmektedir.

 

 

jakar28
 
MEKANİK JAKARLI AĞIZLIK AÇMA SİSTEMİNİN ELEMANLARI
 
 
1-Tomruk:
  • Üzerinde iğneler veya platin sayısı kadar delik bulunan dörtgen, altıgen veya yuvarlak (silindir) şeklinde olan parçadır. Görevi, jakar desenine göre delinmiş bulunan kartonları her atkı için bir sonraki okunacak harekete hazır hâle getirilmesidir.
 
 
2-Jakar kartonları
  • Jakar kartonu çözgü ipliklerinin istenilen şekilde hareket etmesi amacıyla iğnelere hareket veren ve üzerine desene göre delik delinen, çalışmaya elverişli plastik veya kâğıtlardır. Genel özellikleri bakımında iki türü bulunmaktadır. Bunlar parçalı ve sonsuz kartonlardır.
Parçalı karton:
  • Her atkı için ayrı bir karton olup bu parçalar birbirine dikilip sonsuz hâle getirilerek kullanılır. Kullanım sırasında ve delim sırasında birçok sorun oluşturmaktadır.
Sonsuz karton (Verdol):
  • Desende kullanılan bütün atkılar aynı karton üzerine delinerek kullanılır. Bu kartonun hem delim aşamasında hem de çalışma aşamasında kullanımı kolaydır. Sonsuz karton için plastik veya kâğıt malzeme kullanılmıştır.
 
 
 
3-İğneler:
  • Kartondaki dolu ve boş noktalara göre platinlere hareket veren parçalardır. Eski jakarlarda tek grup iğne varken günümüz mekanik jakarlarında çelik iğne, faturalı iğne ve uzun iğne olmak üzere üç çeşit iğne kullanılmaktadır. Uzun iğnelerin arkasında, geriye itildiklerinde sıkışan baskı kalktığında tekrar eski yerine iten yaylar vardır. Bu yaylar yay kutusu içine toplanmıştır. İğneler, platinlere göre dik, jakar makinesine göre yatay konumda yer alır.
4-Platinler:
  • Jakar makinesinin temel elemanıdır. İğneler yardımıyla üst kısımları sağa sola hareket edebilir. Örgüde dolu (çözgü yukarıda) ise bıçakları etki alanında kalır veya örgü boş ise (çözgü aşağıda) etki alanından itilir. Eski tiplerde tek kancalı yeni makinelerde çift kancalı modeldedir. Jakar üzerindeki platin sayısı jakar kapasitesini gösterir.
5-Bıçaklar:
  • Ağılı açılabilmesi için çözgü ipliklerinin yukarı kaldırılması gerekir. Daha öce bahsedildiği gibi çözgü ipliklerinin yukarı kaldırılmasını platinler ve buna bağlı olan malyon iplikleri yapar. Kısaca ağılı aça, platinlerin yukarı kaldırılması ile sağanı. Platinlerin yukarı hareketini sağlayan jakar elemanına bıçak denir. Jakar makinesinde platin sırası kadar bıçak vardı. Bu bıçaklara tek yerden hareket vermek ve hareket bütünlüğü sağlamak amacı ile çerçeve biçiminde bir araya toplanmıştır. Buna bıçak tablosu denir. Bıçak tablosu, bıçak eksantriğinden aldığı hareketle jakar iskeleti içinde aşağıdan yukarı hareketle platinleri kaldırır indirir. Kullanım yerlerine göre tek bıçak tablosu jakar makineleri olabileceği gibi birbirinden farklı zamanda hareket eden yani, biri aşağıdan yukarı doğu çalışırken diğeri yukarıdan aşağıya çalışan iki adet bıçak tablosu olan jakar makineleri de vardır. Tek bıçak tablolu makinelerde, tek kancalı platinler kullanılır. Platinlerin kancası bıçağa dönüktür ve onun hareket alanı içindedir. Ayrıca çift bıçak tablolu jakar makineleri diğerine nazaran daha verimlidir.
 
 
6-Havan tahtası:
  • Üst harnıç da denir. Platinleri taşıyan ve üzerinde küpe delikleri bulunan tahtadır. Havan tahtası platinlere dayanak olmakla birlikte onların dengesini sağlar. Bazı jakarlarda hareketli, bazılarında sabittir. Hareketli olanlarda ağızlık açılması sırasında aşağıya doğru inerek düzgün ağızlık açılmasını sağlar.
 
7-Malyon ızgaraları:
  • Malyonların ve küpelerin rahat çalışabilmesi için cam çubuklardan yapılmış ızgaralardır. Malyon iplikleri bu ızgaralarda yönlenir. Bunların bir diğer görevi de malyon ipliklerini korumak ve aşınmasını önlemektir.
 
8-Malyon tahtası:
  • Alt harnıç veya dizim tahtası da denir. Malyon tahtası kumaşın enini ve sıklığını tayin eder. Üzerinde malyon ipliği sayısından daha fazla delik vardır. Her delikten bir malyon ipliği geçer. Yapılan malyon dizimleriyle, çözgü yoğunluğu ve kumaş üzerinde desenin kaç rapor olduğunu belirler.
 
 
9-Küpeler:
  • Malyon iplikleri ile platinleri birbirine bağlar. Dizim değişimlerinde ve aşınma durumlarında malyonların platinlere direkt olarak bağlanması güçtür. Bu durumda küpeler büyük kolaylık sağlar. Metal veya plastikten yapılmışlardır.
 
 
10-Malyon iplikleri:
  • Çözgü ipliklerinin sistemli olarak bir kısmının yukarıda bir kısmının da aşağıda kalmasını sağlayan ve platinlerden hareket alan jakar elemanlarıdır. Alt kısımlarında gücü telleri bulunur. Keten ipliği olarak da isimlendirilir.
 
 
  • Naylon, misine ya da örme iplik olarak hazırlanır.
  • Sürtünmeye karşı dayanıklıdır.
Malyon gücü bağlantı koruyucu:
  • Malyon tahtasından geçen iplikler, gücü tellerinin üst tarafından bağlanır. Yapılan bu bağlantılar yoğunluktan dolayı birbirlerine sürtünür. Bu sürtünmelerin azaltılması ve takılmaların önlenmesi için bağlantıların üzerine hortumlar geçirilerek malyon ipliklerinin gücü tellerine kolay ve sağlıklı şekilde bağlanmaları sağlanır.
Gücüler:
  • Gücü telleri çözgü ipliklerinin ağızlık açmasını sağlayan ortalarındaki gücü gözlerinden çözgülerin geçirildiği teldir. Alt kısmından ağırlıklara, yaylara veya lastiklere üst kısmından da malyon ipliklerine bağlanır.
Gücü malyon geri çekme elemanları:
  • Örgüye göre yukarıya kalkmış olan gücü tellerini ve malyonları tekrar aşağıya çekmeye yarayan jakar parçasıdır. Bu parçalar çözgü ipliklerinin kalınlığına ve dokuma türüne göre değiştirilir. Üç çeşit geri çekme elemanı vardır.
Bunlar: demir çubuklar (ağırlıklar), lastikler ve yaylardır.
 
 
11-Malyon gücü bağlantı koruyucu:
  • Malyon tahtasından geçen iplikler, gücü tellerinin üst tarafından bağlanır. Yapılan bu bağlantılar yoğunluktan dolayı birbirlerine sürtünür. Bu sürtünmelerin azaltılması ve takılmaların önlenmesi için bağlantıların üzerine hortumlar geçirilerek malyon ipliklerinin gücü tellerine kolay ve sağlıklı şekilde bağlanmaları sağlanır.
12-Gücüler:
  • Gücü telleri çözgü ipliklerinin ağızlık açmasını sağlayan ortalarındaki gücü gözlerinden çözgülerin geçirildiği teldir. Alt kısmından ağırlıklara, yaylara veya lastiklere üst kısmından da malyon ipliklerine bağlanır.
 
13-Gücü malyon geri çekme elemanları:
  • Örgüye göre yukarıya kalkmış olan gücü tellerini ve malyonları tekrar aşağıya çekmeye yarayan jakar parçasıdır. Bu parçalar çözgü ipliklerinin kalınlığına ve dokuma türüne göre değiştirilir.
Üç çeşit geri çekme elemanı vardır.
  • Bunlar: demir çubuklar (ağırlıklar), lastikler ve yaylardır.
 
MEKANİK JAKARIN ÇALIŞMA PRENSİBİ :
  •  Mekanik jakar sisteminde her atkı için çözgü telleri jakar kartonu üzerine delikler açılarak desen yazılır.
  • Yukarıda kalması gereken çözgü ipliği için karton üzerinde delik açılır.
  • Jakar kartonu tomruk üzerinde bulunur.
  • Tomruk her atkı atıldığında bir tur dönmektedir.
  • Tomruk her dönüşünde iğnelere doğru hareket ederek kartonun iğneler tarafından okunmasını sağlar.
  • Delik olmayan yerlere temas eden iğneler ise kartonun hareketi ile itilir.
  • Kartondaki deliklere gelmeyen iğneler sağa doğru kayar kendilerine bağlı platinleri de sağa iter.
  • Böylece bıçakları hareket alanının dışına çıkarır.
  • Sağa doğru itilen platinlerin karton baskısı kalktığında tekrar yerine gelmesi, platinlerin esnekliği ve iğnelerin arka uçlarında bulunan yaylarla gerçekleştirilir.
  • Kartonlardaki deliklere gelen iğneler ve bağlı bulunan platinler ise yerlerinden oynamadıkları için bıçakların hareket alanının içinde kalarak ağızlık oluşturmak üzere konumlanır.
 
Normalde platinler bıçakların hareket alanı içinde olduklarından bıçaklar yukarıya doğru hareketlerinde platinleri de kaldırır.
  • Bunun için desen kartonuna, yukarı kalkması istenen çözgülerin platinleri ve iğneleri için delik açılır.
  • Aynı şekilde atkının altında kalması istenen çözgü telleri için kartonun ilgili yeri delinmez.
Platinlerin yukarı kalkmasıyla birlikte alt uçlarına bağlı olan küpeler ve malyon iplikleri de yukarıya doğru hareket ederek gücüleri yukarı çeker.
  • Jakarlı dokuma makinelerinde ağızlığın açılması bu şekilde gerçekleştirilir.
  • Yukarıya kaldırılan çözgü ipliklerinin aşağı konumlarına tekrar gelmeleri ise geri çekme elemanları tarafından gerçekleştirilir.
Tek Stroklu Jakar
 
  • Bu tip jakar makinelerinde makinenin her devrinde bir atkı atılır.
  • Hızlarının düşük olması ve fazla güç gerektirdiğinden dolayı bu tip jakar makinelerinin kullanımı yok denecek kadar azdır.
  • Bu tip jakarlarda her çözgü ipliği için bir iğne ve bir platin bulunmaktadır.
  • Her iğne bir platini kontrol etmekte ve yay kutusundaki bir yay vasıtasıyla desen silindirine doğru itilmektedir.
Bu kaba hatveli (iğneler arasında mesafe) jakarların en basit olanıdır.
  • Bu makinelerde rapordaki her çözgü ipliği için bir iğne ve bir kanca bulunur.
  • Şekilde görüldüğü gibi her iğne bir kancayı kontrol etmekte ve yay kutusundaki bir yay vasıtasıyla desen silindirine doğru itilmektedir.
  • Bir kanca dizisini kaldırmak için bir bıçak olması ve örneğin 600’lük bir jakarda 12 bıçağın bulunması gerekmektedir.
  • Bıçakların tek olarak hareketlenmesi kranktan ya da zincir ile krank milinden tahrik edilir. Bıçaklar ve bağlı bulunduğu sistem her atkı için düşey olarak bir defa aşağı yukarı hareket eder.
Rapdaki her atkı için bir kart kullanılarak desen kartonları hazırlanmış durumdadır.
  • Kartlar birbirlerine dikilerek bağlanmışlardır.
  • Tomruk denilen desen kartının dönmesini sağlayan eleman dört köşeli olarak görülmektedir.
  • Ayrıca tomruklar silindir, dörtgen veya altıgen şekillerde imal edilmektedir.
  • Desen kartonu tomruk tarafından iğnelere doğru itildiği zaman karşısında delik olan iğne buradan içeri gireceğinden bastırılmayacak ve buna bağlı olan kanca konum değiştirmeyeceği için bıçağa takılarak yukarı kaldırılacaktır.
  • Kancanın kontrol ettiği çözgü iplikleri de atılacak atkı için yukarı kalkmış olacaktır.
  • Eğer iğnenin karşısına denk gelen delik delinmiş ise tomruk sola doğru geldiğinde bu iğne bastırılacağı için ilgili kancayı da sola doğru iterek bıçak yolundan çıkaracaktır.
  • Bıçak yukarı hareket ederken kancaya takılmadığından bu kanca ve kontrol ettiği çözgü iplikleri aşağıda kalacaktır.
Bu işlem tamamlandıktan sonra tomruk sağa doğru giderek iğnelerden uzaklaşır ve dönmesi için yeterli uzaklığa gelince bir sonraki atkı için gerekli olan desen kartı iğnelere uygulanacak şekilde bir devir yapar ve tekrar iğnelere doğru yaklaşmaya başlar.
 
 
  • Tek stroklu jakar makinelerinde genellikle altta kapalı ağızlık oluşur.
Bu nedenle hareket kaybı yaşanmaktadır. Ayrıca sistem yoğun çalıştırılmakta sarsılmaktadır. Tomruk silindiri her atkı için hareket etmekte, bıçak şasesi inip çıkmaktadır. Bunlar makinenin hızının düşmesini sağlayan sebepleri oluşturmaktadır.
 
Çift Stroklu Jakar

  • Makinenin her devrinde iki atkı atılır.
  • Dokuma makinelerinde en çok kullanılan jakarlı ağızlık açma çeşididir.
  • Her biri ayrı şaseye monte edilmiş iki bıçak grubu bulunmaktadır.
  • İki şase, zıt yönde ve iki atkılık kurs içerisinde yukarı aşağı hareket etmektedir.
  • Bu makinelerde her iğne iki kancayı kontrol ettiğinden 600’lük bir jakarda 1200 kanca bulunmaktadır.
  • Tek stroklu jakardaki boşa harcanan enerji bu makinelerde daha azdır. Makinenin hızı daha yüksektir.
 
JAKAR KARTONUNUN HAZIRLANMASI

  • Jakar kartonları, iğnelere hareket vererek istenen örgü raporuna göre çözgü ipliklerinin aşağı yukarı hareket etmesini gerçekleştirir ve ağızlık açılmasını sağlar. Jakar kartonları bu işlevi görebilmesi için makinelerde desene göre delinir. Kartonlar mekanik ve elektronik olarak iki şekilde delinir.
JAKAR DİZİMLERİ
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Dokuma makineleri; örgü bağlantılarıyla belli bir düzen içinde çözgü ve atkı ipliklerini birleştirerek bir tekstil yüzeyi meydana getiren makinelerdir. Temel prensipleri aynı olmakla beraber üretici firmaya göre değişiklikler gösteren çok farklı yapılarda dokuma makineleri vardır.

0100dok

Dokuma makinelerindeki ana elaman ve sistemler:
>>>>> Tezgâh iskeleti (şasi)
>>>>> Hareket iletim sistemleri
>>>>> Ana mil
>>>>>  Çözgü köprüsü ve çözgü salma sistemleri
>>>>> Kumaş çekme ve sarma sistemleri
>>>>> Çerçeveler ve ağızlık açma sistemleri
>>>>> Atkı atma sistemleri
>>>>> Tefe ve tarak
>>>>> Kenar yapıcı sistemler
>>>>> Cımbarlar
>>>>> Atkı kontrol sistemleri
>>>>> Çözgü kontrol sistemleri
>>>>> Uyarı ışıkları
TEZGAH İSKELETİ
Tezgâh iskeleti, makinenin randımanlı çalışabilmesi için kumaşı meydana getiren parçaların üzerinde toplandığı kısımdır. Bütün makine elamanlarının üzerine yerleştirildiği bir, iki veya dört kiriş ile bağlanan iki kenardan oluşur. Dokuma makinesi şasisi üzerinde bulunan mekanizmaların sebep olduğu titreşimleri yutabilecek özellikte olmalıdır.
0101dok
 
Yan kenarları çarpma kuvvetine karşı dayanabilecek kadar kuvvetli olmalı ve bir bütün hâlinde nakledilmeye uygun olmalıdır. Motorun tezgâh şasisine oturtulmasından (makinenin titreşimi sonucu motora ve yataklarına zarar verdiğinden) artık vazgeçilmiştir. Modern dokuma makinelerinde motor, tezgâhın yanında yere veya yere monte edilmiş bir sehpa üzerine monte edilmektedir.

DOKUMA MAKİNELERİNDE DİREKT HAREKET İLETİMİ

Direkt hareket sistemi, motordan gelen hareketin dişliler aracılığıyla millere ve sistemlere aktarıldığı hareket iletim sistemidir. Eski tip dokuma makinelerinde kullanılan bir sistemdir. Fakat direkt hareket iletiminde, endirekt hareket iletimine göre hareket kaybının çok daha az olması nedeniyle direkt hareket iletimi tekrar gündeme gelmektedir.

Hafif tezgâhlar direkt hareket sistemi ile çalışır. Makine durduğunda motor şalteri avaraya bağlı olduğundan motora verilen enerji kesilir. Avara açıldığı zaman motora gelen enerji motoru ve tezgâhı çevirir. Bu sistemde motordaki dişli ara dişliler aracılığıyla krank dişlisine bağlıdır. Arada kavrama yoktur. Hareket motor kasnağından avara kasnağına verilir. Kavrama ise avara kasnağındadır.

0102dok

Dokuma makinelerinde motor devrinin ilk çalışma anından duruş anına kadar aynı olması istenir. Aksi taktirde duruştan sonra atılan atkılar yeterince güçlü bir şekilde tefelenemez ve bu da duruş izi hatasına neden olur.

Selvo motor teknolojisi olarak adlandırılan yeni tip motorlar bir motor devri gibi kısa bir sürede tam güce ulaşabilme özelliğine sahiptir. Bunu sağlayan motorla tek parça olarak üretilen hız kontrol ünitesidir. Bu nedenle kontrol motorları olarak da anılmaktadır. Picanol firması tarafından geliştirilen Super Motor (sumo) direkt hareket iletimi prensibi ile çalışan modern dokuma makinelerine örnek olarak verilebilir.

Selvo motor teknolojisinde kavrama kayışı, hız makarası, elektromekanik mil ve kayış tertibatları yer almamaktadır. İlk anda oluşan devir ile duruş izi hatası meydana gelme oranları önemli ölçüde düşmüştür. Ayrıca atkı atma ve ağızlık arama daha hızlı bir şekilde yapılabilir.

Hareketin doğrudan iletilmesini sağlayan konstriksüyon yapısı aynı zamanda makinenin iskeletinin daha az parçadan meydana gelmesini sağlar.

DOKUMA MAKİNELERİNDE  ENDİREKT HAREKET İLETİMİ

Motordan gelen hareketin mil ve sistemlere kasnak ve kayışlar aracılığıyla iletildiği hareket iletim sistemidir. Direkt hareket iletimine göre daha yaygın olarak kullanılmaktadır. Kasnak ve kayışla sağlanan hareket iletiminde görülen en önemli sakınca devir kaybıdır. Günümüzde bu kaybı en aza indirmek amacıyla ‘V’ kayışı kullanılmaktadır. V kayışı kasnak oyuğunun her iki tarafına da iyice oturduğundan devir kaybı az olmaktadır.

0103dok

ANA MİL

Dokuma makinelerinde krank ve eksantrik mili olmak üzere iki ana mil vardır. Bunlardan krank milinin görevi motordan gelen hareketi dokuma makinesine dağıtmaktır. Eksantrik mili ise genellikle ağızlık açma sistemlerine hareket verir. İçten eksantrikli ağızlık açma sistemlerinde ayrıca bu mile paralel olarak dolap mili bulunur. Krank mili iki devir yaptığında eksantrik mili bir devir yapar.

0104dok

 ÇÖZGÜ KÖPRÜSÜ VE ÇÖZGÜ SALMA SİSTEMLERİ

Çözgü ipliklerinin sarılı olarak bulunduğu büyük makara biçimindeki dokuma makinesi parçası çözgü levendidir.

0105dok

Çözgü köprüsü de çözgü levendinden gelen ipliklerin yönünü değiştirip paralel olarak kumaş levendine sevkini sağlayan dokuma makinesi elemanıdır. Kumaş köprüsü ile aynı doğrultudadır. Çerçeveler aynı hizada durduğunda çözgü ve kumaş köprüleri arasındaki çözgü iplikleri yere paralel durumdadır. Çözgü köprüsü hareketli veya sabit olabilir.

0106dok

Hareketli olması yani ağızlık açılması anında makinenin iç kısmına doğru hareket etmesi çözgü ipliklerinin gerilmeden dolayı kopmasını önler Dokuma yapıldıkça çözgü ipliklerinin çözgü levendinden sevk edilmesi gerekir.Çözgü salma sistemleri çözgü ipliklerinin çözgü levendinden sevk edilmesini sağlayan sistemlerdir. Atkılar çözgülere bağlandıkça, tezgâhtaki çözgü boyu kısalacağından levende sarılı çözgü iplikleri ileri doğu bırakılarak gerekli çözgü uzunlukları dokuma tezgâhına beslenir.

NEGATİF ÇÖZGÜ ( SALMA ) BOŞALMA TERTİBATI

Dokuma sırasında atkının atılması ile atılan atkı kalınlığında çözgü boşalır (salınır). Bu nedenle negatif kesin olmayan anlamına gelir. Genellikle ağırlıklı ve yaylı sistemler negatif çalışır. Bu sistemde çözgü levendinin döndürülmesi yani çözgü salma işlemi çözgü gerginliği yardımıyla yapılır. Kumaş oluşumu sırasında sürekli olarak çekilen çözgü iplikleri gerginliği giderek artar ve bu gerginlik kuvveti çözgü levendini bir miktar döndürür. Çözgü levendinin dış kenarına urgan veya banda bağlanmış olan karşı ağırlıklar takılır. Çözgü gerginliği ölçümü söz konusu değildir. Negatif çözgü salma sistemindeki çözgü gerginliği sürekli artıştan sonra ani bir düşüş şeklinde değişim gösterir. Bu değişimin periyodu karşı ağırlığın yeri değiştirilerek sağlanır. Ancak ağırlıklarla ilgili her değişim çözgü gerginliğinde ani değişimler meydana getirir. Bu da kumaş çizgisinde değişme dolayısı ile sık seyrek hatalara sebep olabilir.

POZİTİF ÇÖZGÜ ( SALMA ) BOŞALMA TERTİBATI

Dokuma sırasında makinenin her devrinde atkı atılsın veya atılmasın belirli bir oranda çözgü boşalır. Boşaltılan bu miktar atkı sıklığına göre ayarlanır ve dokumanın sonuna kadar sabit kalır. Bu nedenle pozitif sistemler genellikle dişliler ve kollardan oluşur. Çözgü ipliklerinin normal çalışma anında eşit bir gerginlik altında çalışması gerekir. Bu gerginlik çerçevelerin kalkması ve mekiğin atılması yönünden çok önemlidir. Pozitif çözgü salma sistemleri makine üzerindeki çözgü gerginliğini de dikkate almaktadır. Çözgüde herhangi bir gerginlik değişikliği olduğu zaman çözgü köprüsü bu değişiklikten etkilenir.

0107dok

Çözgü köprüsüne ipliklerin yaptığı basınç, köprüye bağlı bulunan levyeler aracılığıyla çözgü salma regülatörlerine iletilerek çözgü gerginliği düzenlenir.

KENAR YAPICI SİSTEMLER

Dokuma kumaşlarda çözgü ipliklerinin kenarlardan dağılmasını önleyebilmek ve daha sonra göreceği işlemler sırasında kumaşın formunu koruyabilmek için kenar oluşturulur. Kumaş kenarları çözgü sıklığı, renk ve örgü bakımından kumaşın zemin kısmından farklıdır. Mekikli dokuma makinelerinde atkı ipliği masura üzerinden kesintisiz olarak sağıldığı için kumaşlarda kenar kendiliğinden oluşur. Bu tip kenarlara gerçek kenar denir.

Devamını oku: Dokuma Makinelerinin Ana Elemanları

hasil3

Dokumada kullanılacak olan çözgü ipliklerine mukavemetlerini artırmak amacı ile yapılır. Haşıl işlemi; özellikle tek kat çözgü ipliklerinin ve puntasız bükümsüz filament ipliklerinin dokuma esnasında etkileneceği mekanik sürtünmelere karşı dayanıklılığının artırılmasıdır. Çözgü ipliklerine dokumadaki darbeli ve gerilimli çalışmaya dayanabilecek şekilde mukavemet kazandırmak, dokumadaki çalışma sırasındaki yan yana hareket eden ipliklerin birbirlerine dolaşmamaları için dokumada çalışma kolaylığını sağlama açısından düzgün bir çözgü iplik gövdesi elde etmeye haşıllama, bu özellikleri sağlayan sıvıya haşıl denir. Haşıllama farklı bir tanımla çözgü ipliklerinin yapıştırıcı özelliği bulunan viskoz sıvı içerisinden geçirilerek fiziksel ve kimyasal özelliklerini iyileştirmek veya korumak amacıyla koruyucu bir polimerik film ile kaplanması işlemidir. Çözgü ipliklerinin sürtünme ve gerilim kuvvetlerine dokuma işlemi sırasında mukavemet kazandırmak amacı ile yapılan haşıl işlemi, iplik yüzeyinin haşıl adı verilen madde ile kaplanarak sürtünmeyi en aza indirmeyi sağlayarak olabilecek ipliğin fiziksel ve yapısal olarak etkilenmemesine dayanan dokuma hazırlık işlemidir. Haşıllama işlemi çözgü hazırlama işleminden sonra, haşıl makinelerinde yapılır. Seri çözgü makinelerinde hazırlanmış leventler haşıl makinelerinde aynı anda haşıl ve birleştirme işlemine maruz kalır. Haşıllama işlemi aynı zamanda ipliklerin kimyasal özelliklerinin korunmasına yardımcı olur. İpliklerin üzerindeki elyaf uçlarının iplik üzerinde kalmasına sebep olarak lif döküntülerini de azaltmaktadır.

 hasil2

HAŞILLAMA İŞLEMİNİN AMAÇLARI

1-Çözgü ipliğine mukavemet kazandırmak .

2-Çözgü ipliğine elastikiyet kazandırmak .

3-Çözgü ipliğine kayganlık kazandırmak .

 4-Statik elektriklenmeyi önlemek .

5-Çözgü ipliğinin yüzeyindeki lifleri iplik gövdesine yapıştırmak .

6-Çözgü ipliğinde düzgün ve esnek bir film tabakası oluşturmak .

7-Çözgü ipliği cinsine göre gereken nemi ipliğe kazandırmak

 8-okuma sırasında ipliklerin birbirlerine sürtünerek pamuklaşmasını önlemek 

9-İmal edilecek kumaşın cinsine göre çözgü makinesinde çözgüsü yapılan çözgü leventlerinin birleştirilerek tek bir levent hâline getirmek.

10-Çözgü ipliklerini dokuma levendine optimum ve eşit gerginlikte sarmak .

11-Dokuma makinesinin randımanını ve kumaş kalitesini artırmak için çözgü ipliğinin özelliklerini iyileştirmek .

12-Haşıllamanın esas amacı dokuma işleminin yapılması sırasında çözgü kopuşlarını ortadan kaldırmak veya en aza indirmektir.

hasil1

HAŞILLAMADA KULLANILAN MADDELER

Haşıl flottesini hazırlamak için gerekli olan maddeler genel olarak üç sınıf altında gruplandırılabilir. Bunlar;

1-Yapıştırıcı maddeler,

2-Yumuşatıcı

3-Yağlayıcı maddeler, özel nedenlerle haşıla ilave edilen (yardımcı maddeler) maddelerdir.

Haşıllama işlemi için kullanılacak ilk temel madde normal sudur. Haşıl flottesi hazırlanırken haşıl reçetesine uygun olarak haşıl kazanına öncelikle su ilave edilir. Haşılda kullanılan maddelerin kontrolü otomasyona geçmiş işletmelerde bilgisayar ağı üzerinden kolayca yapılabilmektedir. Kullanılan maddeler tartım işleminde direkt bilgisayar üzerinden görülebilmekte ve aynı anda işletmenin haşıl madde ambarından da stoklardan kullanılan madde düşürülmektedir. Böylece birkaç kontrol aynı zamanda ve daha hatasız bir kullanımla sağlanabilmektedir.

Yapıştırıcı maddeler: Haşılda kullanıldığı miktar ve işlevleri bakımından büyük öneme sahiptir. Bu maddeler elyaf uçlarının birbirine tutunmasını sağlayarak iplik mukavemetinin artmasını sağlar.

1-Tabii nişstalar: Haşılda kullanıan en öemli maddedir. Buğay, patates, mısır, pirinç nişastası gibi gruplara ayrılırlar.

2-Modifiye (suda çözünür) nişastalar: Bunlar suda kolay çözünen ve soğutulduğunda bozulmayan nişastalardır.

3-Zamklar: Yapıştırıcı gücü fazla olan bu maddeler kıa elyaf kullanıdığıda haşıl karışımına ilave edilir. Haşıl gidermede nişasta molekülerini kapladığıdan zorluk çıarılar. Bu yüden az kullanımaları uygundur.

Temel haşıl maddeleri, makro molekülü film oluşturabilen ve liflere belirli yapıda, tutunma yeteneğne sahip olan doğl veya yapay maddeler olarak tanılanabilir.

Son yılarda doğl liflerin yanıda yapay liflerin ve bunları birbirleriyle karışımlarının öneminin artması haşıl maddelerinin kullanıma alan ve miktarını etkilemiştir. Birçk hâllerde istenilen haşıllama etkisi tek bir haşıl maddesiyle yeterli ve ekonomik bir şekilde sağlanamadığından iki veya daha fazla haşıl maddesinin kombine edilmesi yoluna gidilmektedir.

Yumuşatıcı ve yağaycı ımaddeler: Çözgü ipliklerine kayganlı vererek tezgâtaki sürtünmeleri azaltır.

1-Donyağı : Hayvansal yağardan elde edilir. Hem yağlayıcı hem de yumuşatııcı etki gösterir.

2-Sabun: Yumuşatıcı olarak kullanılır. İpliklerin sürtünmesini azaltır.

3-Zeytinyağı:  Yağlayıcı ve yumuşatıcı özelliği vardı.

4-Parafin mumu: İpliğe kayganlık kazandırır.

Yukarıa sayılan maddeler dışında da değişik kimyasal maddeler de kullanılmaktadır.

Haşıllama yardımcı maddeleri :Daha küçük moleküllü olup bunları gerek kimyasal yapıları gerekse sağladıkları etkiler kendi aralarında büyük farklılıklar gösterebilmektedir. Bu maddeler gerekli görüldükleri durumlarda gerekli miktarlarda haşıl banyosuna eklenir.

Özel nedenlerle haşlıa ilave edilen maddeler: Bu maddelere haşıl yardımcı maddeleri de denir.

1-Köpük gidericiler: Haşıl karışımında oluşabilecek köpüklenmeyi önlemek amacıyla kullanılırlar. Asetik asit, kalsiyum, çinko klorür ve benzeri kimyasal maddelerdir.

2-Bozulmayı önleyici maddeler: Bu maddeler haşılı ve haşıllanmış çözgüerin küllenmesini ve bozulmasını önler.

3-Su absorblayıcılar: Bu maddeler suyu emip haşılı tamamen kurumasnıı önler. Çinko klorür, kalsiyum klorür gibi tuzlardır.

4-Haşı lmaddelerinin erimesini ve karışamsını çabuklaştıran maddeler: Bunlar sirke asidi, süfüik asit, sodyum hidroksit, sodyum karbonat gibi maddelerdir.

Yardımcı haşıl maddeleri arasıda en fazla kullanıan vakslardır. Vakslar kurutuculardan çıkan haşıllı ipliğin statik elektriklenmesinin önlemesi içn uygulanan maddelerdir. Vakslama işelmi sonucu ayrıa ipliklerin kayganlı özelliklerinin artması sağlanır. Vakslama sonucunda ipliklerde lamel arkasında boncuklanma, tarak arkasında pamuklanma ve temiz ağızlık açılmaması gibi istenmeyen durumlar engellenir. Haşıl dokuma işlemi bittikten sonra kolayca sökülebilir özellikte olmalıdır, aksi takdirde bir sonraki terbiye işlemlerinde problem oluşturabilir.

hasil4

HAŞIL KARIŞIMINDA BULUNMASI GEREKEN ÖZELLİKLER

Haşıl karışımında aşağıdaki özelliklere sahip bir reçete hazırlanarak daha verimli ve kaliteli bir haşıllama yapılabilmektedir.

1-Yapışkanlık: Haşıl karışımıdan beklenen en önemli etken yapışkan olmasıdır. Genellikle bu etkiyi nişasta sağlar. Çok kuvvetli haşıl yapılması gerektiğnde haşılı içerisine bir miktar tutkal ilave edilir.

2-Elastikiyet: Haşıl karışımı içerisinden geçirilen çözgü iplikleri kurutulur. Haşıllanmış çözgü ipliklerinin dokuma leventlerine sarılması esnasında çözgü ipliği üzerindeki kuru haşıl tabakasının dökülmemesi için haşıl karışımına esneklik kazandıracak, kırılganlığı önleyecek maddeler eklenir.

3-Kayganlık: Haşılı ipliklerle çalışma esnasında sürtüme kuvvetlerine karşı kayganlık kazandımak içn haşıl karışımına bir miktar sabun, parafin vb. maddeler eklenir. Sabun ayrıca kumaş dokunduktan sonra da üzerindeki haşılı sökmek içn yıkama işlemlerini kolaylaştırır.

4-Nem alma: Tekstil ham maddeleri ile çalışma randımanının artması için belirli bir rutubetin olması zorunludur. Rutubet ipliğin esnekliğini ve mukavemetini artırır. Haşıllanmış ipliklerin üzerindeki film tabakası ortamdaki nemin ipliğe nüfuz etmesini engeller. Bunun için haşıl karışımı içine bazı kimyasallar eklenerek çözgü ipliklerinin çalışılan ortamdaki nemden faydalanması sağlanır. Gliserin, kavrulmuş tuz, magnezyum klorür gibi maddeler bu amaç için kullanılır. Genelde nem alma için kullanılan madde gliserindir. Çünkü gliserin ipliklere aynı zamanda yumuşaklık ve esneklik kazandırır.

Bozulmaya ve ekşimeye karşı dayanıklılık: Haşıl karışımından dolayı çabuk bozulabilmektedir. Haşılı uzun süre bozulmadan korumak amacıyla haşıl içerisine genellikle çinko klorür, formalin ve fenol gibi maddeler karıştırılmaktadır.

Haşıl reçetesini hazırlarken önemli olan noktalar:

1-İplik ham maddesi (pamuk, polyester, rayon, yün veya karışımları)

2-İplik tüylülüğü

3-İplik yapısı (ring, open end vb.)

4-Kullanılan su tipi (taze veya geri kazanılmış)

5-Dokuma makinesi tipi ve hızı

6-İlave maddelerin % oranı

7-Çözgü ipliğinin yoğunluğu

8-Haşıl sökme işlemleri

9-Haşılın geri kazanımı ve enzim kullanımı

10-Haşıl makinesinin tasarımı ve tekne sayısı

11-Çevre ile ilgili sınırlamalar

12-Çözgü ve atkı ipliğinin numarası

13-Çözgü ipliğinin durumu (ham, boyanmış, yaş, kuru vb.)

14-Çözgü ve atkı sıklığı

15-Dokuma makinesinin cinsi ve hızı gibi parametreler göz önüne alınarak hazırlanır.

  • Dokuma makinelerinde artan maliyeti düşürme, kalite verimlilik, desen yazımının kolaylığı arayışları elektronik jakarlı makinelerin kullanımını yaygınlaştırmıştır.
  • Özel modüller, elektronik kartlar ve elektro mıknatıslar kullanılarak sağlanan malyon hareketi sonucu yapılan jakarlı ağızlık açma işlemine elektronik jakar denir.
 
 
  • Genel olarak bütün elektronik jakarlar, hata bulma sistemine sahiptir.
  • Bu özellik güvenilirlik ve bakım onarım kolaylığı sağlar.
  • Ayrıca birden fazla elektronik jakar tek merkezden kontrol edilebilme avantajına sahiptir.
  • İşletmede bulunan merkezî bilgisayar ile elektronik jakar arasındaki iletişim ağı sistemiyle üretim verilerine ulaşılabilir. Elektronik jakarlarda mekanik jakarda olduğu gibi tomruk, karton ve iğneler yoktur.
Bilgisayarlı jakarın sağladığı avantajları şöyle sıralayabiliriz:
 
  • Mekanik parçaların azalmasından dolayı makine bakım ve onarım maliyeti daha düşüktür.
  • Dokunacak kumaşta hata oranı çok düşüktür.
  • Desendeki hataların düzeltilmesi daha kolaydır.
  • Numunenin desenlendirme ve dokunma süresi azalarak zamandan kazanım gerçekleşmiştir.
  • Desen kartonuna ihtiyaç kalmamış, karton delme ve maliyeti ortadan kalkmıştır.
  • Kartonların saklanması ve korunma maliyeti yoktur.
 
 
  • Elektronik jakar, mekanik jakara göre daha farklı elemanlara sahiptir.
  • Elektronik jakar modüllerden oluşur.
  • Modüllerin makinedeki görevi, elektronik veriyi mekanik veriye (bilgisayardaki deseni, mekanik harekete) dönüştürerek ağızlık oluşumunu sağlamaktır.
 
 Elektronik jakarın elemanları
 
1-Makine takımı:
  • Platinlerden gelen okuma hareketlerini küpelere aktaran ara bağlantı parçalarıdır.
 
 
2-Platinler (Çengeller):
  • Mandallardan ve bıçaklardan etkilenerek makaralara hareket veren parçadır.
3-Mandallar:
  • Elektro mıknatısın etki alanında bulunan ve desene göre açma kapanma hareketi yapan parçalardır.
4-Bıçaklar:
  • Desen hareketine göre mandallardan kurtulan platinlerin kancalı kısımlarına takılarak onları aşağı yukarı taşıyan parçalardır. Ağızlığın açılmasını sağlayan bıçaklardır.
5-Elektro mıknatıs:
  • Mandalların yardımı ile platinlerin kontrolünü sağlayan elektronik jakar parçalarıdır.
  • Verilen elektrik akımı ile içerisindeki sargılar yardımıyla mıknatıs alanı oluşturup mandalların hareketlenmesini sağlar.
  • Mıknatıslanma sırasında mandalın üst kısmı çekilerek alt ucuna da platinin takılması önlenmiş olur.
  • Harcanan enerji örgüye göre değişmektedir.
 
Elektronik Jakar Mekanizmasının Bakım ve Ayarı 
  • Jakarda bakım ve yağlama, genel bakım ve yağlama kuralları içinde ele alınmalıdır. Yağlamaya başlanmadan önce yağlanacak olan kısımların, uygun pozisyona getirilmeleri önemlidir. Yağlama, makinenin hareketli parçalarının düzgün ve yıpranmaya neden olmadan çalışması için yapılır.
Yağlama sıklıkları parçaların hareket yoğunluğuna göre tespit edilmiştir. Bu işlem için makinenin otomatik yağlama pompasından yararlanılır.
Elektronik jakarda, arızalanan modül çıkarılıp tamir edildikten veya bakımı yapıldıktan sonra tekrar yerine takılır. Modül yerine takılırken çalışma yönüne dikkat edilmelidir. Elektronik jakar makinelerinin avantajlarından biri olan bu durum, arıza anında bütün makinenin değil, sadece bozulan modülün tamir edilmesine olanak tanır.
Bilgisayar donanımlı dokuma makinelerinde makine ayarları ekranda kolay ve açık olarak gösterilir. Hatalar, işlem talimatları ve bakım aralıkları ekranda gösterilir.
Elektronik kontrollü jakar makinelerinde desenler bilgisayar programlarıyla yapıldığından mekanik sistemde bulunan karton ve karton delme makinelerine gerek kalmamıştır.
Elektronik jakar makinesi için oluşturulacak desen hazırlama çalışması iki türlü yapılmaktadır. Bunlar numune deseninin çıkarılması ya da yeniden bir numune desenini oluşturmadır.
Hazır bir kumaş numunesinin deseni üzerinde yapılacak işlemler şunlardır:
  • 1-Tarama
  • 2-Renklendirme
  • 3-Temizleme
  • 4-Desen boyutlandırma
  • 5-Desen üzerinde çalışma
  • 6-Atkı ve çözgü kalite bilgisi girişi
  • 7-Örgülendirme
  • 8-Simülasyon
  • 9-Renklendirme
Elektronik jakarda dokunması düşünülen örgü veya motif bilgisayar ortamında oluşturulur. Önce bölgelerin ve çizgilerin netleşmesi için temizleme işlemi yapılır. Örgü bölgelerine göre renklendirme yapılır. Kullanılacak örgüler seçilir. Örgü seçimi kumaşın üzerinde desenlerin oluşması açısından çok önemlidir. Çözgü ve atkı bağlantı noktaları örgünün ortaya çıkmasını sağlar. Desen hazırlama işlemi bittikten sonra dijital taşıyıcıya aktarılır. Bu taşıyıcı makine merkezi işlem birimine girilir. Kontrol ünitesi girilen desenle birlikte makinenin diğer bölümleriyle ilgili bilgileri de kontrol altında tutarak çalışır.
 
Elektronik Jakar Mekanizmasının Bakım ve Ayarlarını Yapma Sırasında Dikkat Edilecek Hususlar
 
Elektronik jakarda, arızalanan modül yerinden çıkarılıp tamir edildikten veya bakımı yapıldıktan sonra tekrar yerine takılır. Modül yerine takılırken çalışma yönüne dikkat edilmelidir. Elektronik jakar makinelerinin avantajlarından biri olan bu durum, arıza anında bütün makinenin değil, sadece bozulan modülün tamir edilmesine veya değiştirilmesine imkân tanır. Elektronik jakar mekanizmasında yapılacak olan bakım ve ayarlar sırasında sistemin makine üst kısmında bulunmasından dolayı makine, makine üzerinde varsa ürün ve çevre açısından daha dikkatli olması şarttır. Ayrıca genel uyulması gereken kuralları aşağıdaki şekilde sıralamak mümkün olacaktır.
  • 1-Dokuma makinelerinde kullanılan elektronik jakar sistemleri teknolojik olarak ileri seviyede makinelerdir. Bundan dolayı ayarları, çalıştırılmaları ve bakımları yapılırken büyük hassasiyet gösterilmelidir.
  • 2-İşlemleri yapmakla sorumlu olan personelin bakım ve ayarlar için gerekli olan talimatları, el kitabını dikkatli bir şekilde okuması, tam olarak anlaması ve verilen işlem basamaklarını izlemesi şarttır.
  • 3-Elektronik jakar sisteminin ayar ve bakımları yapılırken makine kesinlikle durdurulmalıdır.
  • 4-Elektronik jakar sisteminin yağının gerekiyorsa değiştirilmesi ve diğer bütün yağlama işlemlerinde temizliğin sağlanması gerekir. Etrafa saçılan yağ parçacıklarından dolayı en küçük kayma riski önlenmelidir.
  • 5-Elektronik jakar sisteminin bakım ve ayarını yapan yetkili elemanın kendisini basınçlı hava ile temizlemesi kesinlikle yasaktır.
  • 6-indirmek için makineden alınan kullanılmış yağ, yağ işleme tesisinde toplanmalı ve işlenmelidir.
  • 7-Elektronik jakar sisteminin sökülüp takılması sırasında parçaların, vida ve çeşitli tutucu elemanların tekrar eksiksiz yerine takılması ve uygun torklarda sıkılmaları şarttır. Yoksa vidaların çok sıkılması kırılmalarına, gevşek bırakılmaları da vidanın, parçanın çıkmasına ve daha büyük hasarlara sebep olabilir.

 

 

 

 

 

 

 

cozgu35

 

 

Seri çözgü hazırlamada cağlıktan gelen iplikler paralel bir şekilde leventlere sarılır.Levent üzerine sarılan çözgü ipliklerinin sayısı cağlık kapasitesi kadardır. Hazırlanan bu leventler dokumada gerekli olan çözgü sayısına ulaşmak için aktarma işlemi ile birleştirilir.Haşıllama yapılacak ise leventler doğrudan haşıl makinesine yüklenerek haşıllama işlemi sırasında birleştirilir. Bu çözgü sarma sistemi genellikle haşıllanacak çözgüler için kullanılır.Seri çözgü makinelerine düz çözgü makineleri de denilmektedir. Cağlıktan gelen çözgü ipliklerinin toplama tarağından geçerek birbirine paralel ve eşit gerginlikte levent üzerine sarılması işlemidir.

Seri çözgüde hazırlanan leventler birleştirilerek istenen çözgü tel sayısı elde edilir.Seri çözgü makinesinin incelendiğinde üç kısımdan oluştuğu ortaya çıkmıştır. Bu kısımların teknolojik yönden yenilendiği ve geliştirildiği gözlemlenmektedir.

1-Cağlık

2-Toplama tarağı

3-Levende sarma kısmı

Seri çözgü makinesine genel olarak baktığımızda çözgünün bobinler hâlinde bir arada toplandığı metal sehpalardan oluşan cağlık kısmı, bobinlerden alınan iplik uçlarının bir tarak üzerinde birleştirilmesi ve istenen veriler doğrultusunda levent üzerine aktarılmasıdır.

CAĞLIK

Seri çözgü makinesinde bobinlerin üzerine istenilen sayı kadar dizildiği bölümdür.Cağlık üzerindeki tertibatla çözgü ipliklerinin eşit gerginlikte bobinlerden sağılmasını sağlar.Seri çözgü makinesinde genellikle V cağlık kullanılır.Çağlık kısmı; bobinlerin takıldığı, ipliğin sağıldığı kısımdır. Bu bölümde yerleştirilecek olan maksimum bobin sayısı çağlığın kapasitesi kadardır .

 

cozgu36

 

 İĞLER

Cağlıkta bobinlerin üzerine dizildiği cağlığın en önemli parçalarındandır. Bobinlerin üzerinden ipliklerin düzgün bir şekilde sağılması için bobinleri sabit tutmaya yarar.

 GERİLİM TERTİBATI

Cağlığa dizili olan bobinlerin üzerindeki ipliklerin istenen gerilimde çözülmesini sağlar.Her bobinden alınan iplik uçları frenlerden geçirilir.

İPLİK KANCASI

Cağlıkta iplik çalışır durumda iken kancaya takılı durumda olup iplik kopuşlarında kanca düşerek makineyi otomatik olarak durdurur.

 İPLİK KESME BIÇAĞI

Bobinlerin üzerindeki iplik bittiği zaman çözgü ipliklerinin kesilmesini iplik kesme bıçağı sağlar. Bıçak cağlığın başından sonuna doğru çekilerek çözgü ipliklerinin toplu hâlde kesilmesini sağlar.

 LEVENDE SARMA KISMI

Cağlıktan bobinler üzerinden gelen iplikleri paralel ve eşit gerginlikte levent üzerine sarılmasını sağlayan kısımdır. Taraktan gelen çözgü iplikleri sevk silindirinden geçerek küçük gruplar hâlinde düğümlenerek levent üzerine takılır. Levendin dönmesiyle çözgü sarılır. Baskı silindiri, levent üzerine sarılan çözgü ipliklerinin sıkıştırmasını ve levendin dönüş hızını ayarlar. Böylece çözgünün düzgün sarılması sağlanır.

Armür, dokuma makinelerinde ağızlık açmak için kullanılan, bu amaçla çerçevelerin hareketini sağlayan ağızlık açma tertibatlarındandır. Dokuma makinelerinde ağızlık açma sistemlerinden armürlü ağızlık açma sistemi eksantrikli sisteme göre daha fazla çerçeveye hareket verir.

 

016arm

 

Bu sayı genel olarak 32 ile sınırlıdır, ancak özel ihtiyaçlara göre bu sayı 48 çerçeveye kadar da makinenin verimini düşürmektedir. Çerçeve adedi armür mekanizmasının yapımında belirlenir. Piyasanın ihtiyacına ve ekonomikliğe göre değişik sayılarda çalışan çerçeveli armürler üretilebilmektedir. Armürlü dokuma makinelerinde elde edilebilecek olan desen çeşidi ve motif büyüklüğü makineye takılabilen çerçeve sayısı ile sınırlıdır.

 

 01arm

 

Yapıları ve çalışma prensipleri bakımından armür sitemlerini şu şekilde sınıflandırabiliriz:

>>>> Kapalı ağızlıklı armürler: Bu makinede ağızlık açıldıktan sonra atkı atılır ve atkı kumaşa sıkıştırılmak üzere tefe harekete geçmeden ağızlık kapanır. Ağızlığın kapanmasından sonra tefe tarafından atkı sıkıştırılır.

>>>> Açık ağızlıklı armürler: Bu makinelerde ağızlık açıldıktan ve atkı atıldıktan sonra atkı tefe tarafından kumaş sathına yanaştırılırken armür ağızlığı kapamaz. Atkı tam olarak kumaş sathına yanaştırıldıktan sonra kapanmadan yeni ağızlık açılır.

>>>> Üst ağızlık açan armürler: Bu makinelerde armür sadece çerçeveyi yukarı kaldırabilir.

>>>> Tam ağızlıklı armürler: Bu makinelerde hem yukarı hareket hem de aşağı hareket verilebilir. Çerçevelerin bir kısmının yukarı bir kısmının da aşağıya indirilmesiyle bu ağızlık oluşur.

>>>> Tek kurslu armürler: Çerçeve ayaklarına, platinlere hareket veren bıçak tektir. Bu bıçağın tek olması, makinede sadece üst ağızlığın açılmasını sağlar. Aynı zamanda makinenin devri de düşüktür.

>>>> Çift kurslu armürler: Bu armürlerde çerçeve ayaklarına, platinlere hareket veren bıçak çifttir. Armür de üst bıçak, alt bıçak olarak isimlendirilen iki bıçak bulunmaktadır. İki bıçağın olması hem tam ağızlığın açılmasını hem de makinenin veriminin yüksek olmasını sağlar.

Armür makineleri temel prensipleri aynı olmasına rağmen kumanda sistemlerine göre ve hareket iletimlerine göre sınıflandırılır.

>>>> Negatif hareketli armürler: Çalışma anında çerçevelerin sadece yukarı kaldırılmasını sağlayan sistemdir. Çerçevelerin geri hareketi yaylarla gerçekleştirilir. Basit yapısı sebebiyle kullanım alanı geniş bir sistemdir.

 

04arm

 

>>>> Pozitif hareketli armürler: Dokuma çerçevelerinin hem yukarı hareketini hem de geri hareketini gerçekleştirir. Genellikle ağır kumaşların dokunmasında kullanılan armür sistemidir.

 

014arm

 

Armür makineleri; hareketini, zincir yardımıyla krank milinden veya kayışlar yardımıyla motordan alır. Krank milinden hareket alan armür makineleri daha çok kullanılır.

 

09arm

 

Her çerçeve sırımlar ve demir çubuklarla 1 nu.lı eksen etrafında hareket edebilen, 2 nu.lı armür ayaklarına bağlanmıştır. Ayakların üst tarafında bulunan kertikli kısım ağızlık yüksekliğini ayarlamaya yarar. Her çerçeve için bir armür ayağı vardır. Armür ayaklarına bağlantı parçası (3) eksenli olarak bağlanmaktadır. 4a ve 4b kısımlarına, 5a ve 5b kancaları takılmıştır. Kancalar 4a ve 4b eksenleri üzerinde aşağı yukarı hareket edebilirler. Açıklanan tertibat her çerçeve için ayrı ayrı mevcuttur. Çerçevelerin ağırlığı ve geri çekme tertibatı 4a ve 4b noktalarını daima 6a ve 6b noktalarına doğru çeker. Kancaların altında 7a ve 7b ile gösterilen iki bıçak vardır.

 

010arm

 

Bu bıçakların diğer uçları 8 merkezli levyeye bağlanmıştır. Bu levyenin bir ucuna 9 kolu bağlanmış bu kolun diğer ucu da eksantrik mili üzerinden hareket alarak tefe hareketi ile ağızlık oluşumunun uyumlu çalışmasını sağlamaktadır. Kancalar 10a ve 10b çubuklarıyla 11 platinlerine bağlanmıştır. Platinler 12 nu.lı eksende hareketlidir. Her çerçeve için iki çubuk ve iki platin vardır. 

 

019arm

Desenlendirme çıtaları (14), tomruğunun (15) üzerindedir. Tomruk makinenin her devrinde belirli bir miktar dönerek bir sonraki ağızlık için çıtaların hareketini sağlar. Armür çıtaları üzerindeki deliklere armür çivileri takılır. Bu çakılan çiviler platinleri yukarı kaldırır. Şekilde alt bıçağın sağa doğru gitmiş olduğu ve kendisine takılmış olan alt kancayı da sağa doğru çektiği görülmektedir. 4b noktası 13b sabitinden uzaklaşmış, 3 nu.lı bağlantı parçası armür ayaklarını sağa doğru çekerek çerçevelerin yukarı kalkmasını sağlamıştır.

İkinci atkıda hareket sırası üst bıçaktadır. Burada iki şey olabilir. Çerçeve örgüye göre aşağıya inecek veya yukarıdaki durumunu koruyacaktır.

Eğer platinin altına isabet eden çıtada çivi yoksa (yani delik boş bırakılmışsa) platinin 12 nu.lı eksenin sağ tarafında kalan kısmı aşağıya doğru inecek eksenin diğer tarafında bulunan kısım yukarıya kalkacaktır. Böylece platinin üzerine dayanan çubuk da yukarı kalkarak kancayı bıçaktan uzaklaştıracaktır. Bu nedenle üst kanca sağa doğru gidecek olan bıçağın hareketine uymayacak ve 4a noktası sola doğru giderken çerçeve aşağıya inecektir.

Eğer platinin altındaki çubuktaki çıtada çivi bulunuyorsa platinin sağ tarafı yukarıda kalmaya devam edecek, diğer kısmı aşağıda duracaktır. Böylece çerçeve yer değiştirmeyecektir. Bu nedenle Hatersley armürü açık ağızlık prensibine göre çalışan bir armürdür.

 

011arm

 

Yukarıdaki şekilde delikli kartonla kumanda edilen armür tertibatına takılmış sonsuz karton görülmektedir. En yaygın kullanım alanına sahip olan armür tertibatıdır. Çalışma prensibi yukarıda anlatılan desen çıtalı armür tertibatının aynısıdır. Ancak burada desenler çıtalar üzerine çakılan çiviler aracılığıyla değil, karton üzerine açılan delikler aracılığıyla okunur.

Sistemde desenin okunması platinlere bağlı iğneler aracılığıyla olur. Karton üzerinde örgüye uygun olarak açılan deliklere iğneler düşerek platinleri ve buradan da sistemi harekete geçirir.

Armür Kartonunun Hazırlanması

Dokuması yapılacak örgünün veya desenin armür planı hazırlandıktan sonra bunun armür makinesine kumanda edebilecek hâle getirilmesi için mekanik kontrollü armürler de desen kartonlarına delinerek veya desen çubuklarına çivi ya da role takılarak aktarılması sağlanır.

Armür kartonları bant hâlindedir. Çeşitli ebatlarda ve çeşitli dayanıklı malzemeden yapılmış şeritler hâlinde bulunur. İstenen rapor boyu kadar kullanılır ve en son iki ucu dayanıklı bir şekilde birleştirilerek sonsuz şerit hâline getirilir. Çıkarılan armür planına göre kartonların delinmesine sağdan sola doğru başlanılır armür kartonlarının armürdeki desen tomruğunda dönüşü saat yönündedir.

Dokunacak kumaşın ana örgüsünün yanında kumaşın kenarının da düzgün olabilmesi için bir kenar örgüsü verilir. Kenar ipliklerini oluşturacak çözgü ipleri, daha gergin veya gevşek olabilir. Bu da kumaşta hatalara sebep olur. Hataları önleyebilmek için kenarın gerginliğine göre bir örgü seçilir ve kullanılır.

 

0

 

Örgüsü çıkarılan kumaşın dokunabilmesi için armür planı kodlanır. Kodlama üst satırdan başlayarak sağdan sola doğru okunarak yapılır. armür planında alttaki numaralar çerçeve numaralarını, üstteki numaralar da karton delme makinesinin tuş numaralarını ifade etmektedir. Bu numara değişimi birinci çerçevenin kenara, başka bir deyişle kumaşa uzak olan çerçeve kabul edilmesinden kaynaklanmaktadır. Delme makinelerinde ise kumaşa yakın olan çerçeve birinci çerçeve kabul edilerek numaralandırma yapılmıştır. Bu konuda uygulamalarda sorun yaşanmaktadır. Karton delimlerimde kenar örgüsünün her zaman, kartonun kenar kısmına delinmiş olması esas alınmalıdır.

Kodlanan örgü daktiloya benzer bir alet tarafından desen kartonuna delinir.

 

022arm

 

Birinci sıradaki sayılar beyaz tuşlara basılarak, ikinci sıradaki sayılar kırmızı tuşlara basılarak delinir. Kartonda bir sıra delindikten sonra aletin kolu aşağıya çekilerek sıradaki diğer iki atkı hareketinin delimine geçilir.

 

023arm

 

Armür makinelerine istenilen örgüye ve desene göre kumanda edilmesini sağlamak için mekanik armürlerde kullanılan desen kartonlarının veya desen zincirlerinin hazırlanmasına öncülük eden armür planının hazırlanması gerekir. Dokumada örgülerin yapılan armür planı ile dokuma makinesi üzerinde çerçevelerin hareketi tespit edilebilmektedir. Şekilde verilen dimi örgüsünün tahar ve armür planları çıkarılmıştır.

 

024arm

 

armür planına göre 1. atkı atılırken 1, 4 ve 5 numaralı çerçeveler yukarı kaldırılacaktır. 2. atkı atılırken 1, 2 ve 5 numaralı çerçeveler yukarı kaldırılacaktır. Bu 5. atkıya kadar devam edip bir rapor tamamlanmış olur. Bu raporun tekrarı dokuma işlemi boyunca devam etmektedir.  Dokuması yapılacak örgünün veya desenin armür planı hazırlandıktan sonra bunun armür makinesine aktarılması gerekmektedir. Mekanik kontrollü armürlerde desen kartonlarına delinerek veya desen çubuklarına çivi ya da role takılarak aktarılması gerekir. Genellikle mekanik kontrollü armürlerde desen kartonları kullanılmaktadır.

Dokunacak kumaş için gerekli olan çerçeve sayısı armür planına bakılarak tespit edilir. Bu sayı dokuma makinemizin çerçeve kapasitesini geçmemelidir. Eğer bu sayı geçecek olursa istenilen örgüyü armürlü sistemden daha kapasitesi yüksek olan jakar sistemine yönlendirmeliyiz.
Yukarıda yapılan örgü için gerekli olan çerçeve sayısı 5’tir. Yani bu örgü istenilirse eksantrik ya da armür sisteminde dokunabilir. Örgünün armür planından armür kartonlarını hazırlanması armür palanındaki dolu noktalara kartonda delik olarak uygulanmasıdır.
Armür kartonları parçalı ya da bant hâlindedir. İstenen rapor boyu kadar kullanılır ve son iki ucu dayanıklı bir şekilde birleştirilerek sonsuz şerit hâline getirilir.
Çıkarılan armür planına göre kartonların delinmesine sağdan sola doğru başlanır. Armür kartonlarının armürdeki desen tomruğunda dönüşü saat yönündedir.Bu aşamada yapılacak işlem kartonun delinmesidir. Bu delme işlemi çeşitli yapılardaki mekanik kontrollü aletlerle veya elektronik kontrollü cihazlarla yapılabilmektedir.
 
025arm
 
 
armür planında atkı sırasına göre her atkıda yukarı kalkması gereken çerçevelere kumanda edilmesi için armür kartonunun delinerek hazırlanışı görülmektedir. Genellikle küçük atkı raporlu desenlerde az sayıda kartonun desen tomruğunda dönmesi problem oluşturacağı için tekrar edilerek karton dizisi çoğaltılır. Böylece armür sistemi daha rahat çalışır.
Dokuma makinelerinde elektronik kumandalı armürlerde mekanik armürlerdeki kart veya zincirler yerine manyetik kumanda çubukları bulunur. Manyetik bloklar elektronik desen hafızası veya direkt mikro işlem birimiyle bağlantılı çalışır. Desen bilgileri elektrik sinyalleri olarak doğrudan manyetik çubuğa gönderilir. Tırnak alıcı disk üzerindeki boşluğa girince alıcı disk ana mil tarafından döndürülür. Alıcı diskin dönmesiyle çerçevelere hareket iletimi başlar. Tırnak çentiğe girmediğinde çerçeveler durumlarını korur. Elektronik kumandalı armürlerde mikro işlemli bir kumanda aleti bulunur. Tüm hareketler bu kumanda aleti ile kontrol edilir.
Kumaşı meydana getirmek üzere çözgü ve atkı ipliklerinin birbirleriyle bağlantı yapabilmeleri için örgünün gereği olarak bir bölüm çözgü ipliklerinin diğerlerinden ayrılarak yukarı doğru kalkmasının ( ya da makinenin yapısı gereği aşağı inmesini ) ve aradan atkının geçebileceği “ AĞIZLIK” dediğimiz boşluğun oluşturulmasını dokuma tezgâhlarının “ ARMÜR TERTİBATI” sağlar.
Bazı dokuma makinelerinde bu görevi kam ya da eksantrikler yaparlar. Armür tertibatının gücü çerçeveleri nin aracılığı ile çözgü ipliklerine yaptırdığı hareketlerin desen kâğıdına gösterilmesine “armür planı” ya da kısaca “ ARMÜR” denir.
ARMÜR PLANININ DESEN KÂĞIDINDA GÖSTERİLMESİ
Burada iki temel işlem yürütülür;
1-Uygulanan tahar türü ne olursa olsun kullanılan tüm çerçeveler, taharın desen kâğıdında gösterilme düzenine göre birinciden sonuncuya doğru sıralanarak denk geldikleri karelere işaretlenirler.
2-Örgü raporunda olduğu gibi çözgü ipliklerinin hareketi esas alınıp atkıların üzerlerinde oldukları noktalar doldurulur.
Bu temel işlemlerle benzer taharın desen kağıdında gösterilme şekline ve birinci çerçevenin pozisyonuna bağlı olarak armür planı desen kağıdı üzerinde aşağıda belirtilen üç ana düzende gösterilir.
A-Tahar hizasında SAĞDA
B-Tahar hizasında SOLDA
C-Taharın altında ÖRGÜ RAPORU HİZASINDA
ARMÜR PLANININ SOLDA GÖSTERİLMESİ
 
1solarmur
ARMÜR PLANININ SAĞDA GÖSTERİLMESİ
 
1sagarmur
 
 
 
1orguhizasarmur
ARMÜR PLANININ TAHARIN ALTINDA ÖRGÜ RAPORU HİZASINDA GÖSTERİLMESİ
 
2orguhizasarmur

Dokumada çözgü ipliklerinin belirli kurallara göre çerçevelerdeki gücü gözlerinden ve tarak dişleri arasından geçirilmesi işlemine tahar denir. Tahar işleminin ilk aşaması gücü taharı, ikinci aşaması ise tarak taharıdır. Bu iki işlemin de bir plan sisteminde gösterilmesi gerekmektedir. Tahar planı, gücü ve tarak planını temsil etmektedir.

 

 Tahar planı, bir örgünün en az kaç çerçeve ile dokunabileceğini ve hangi çözgünün hangi çerçevede yer alması gerektiğini gösterir. Desen kâğıdında örgünün üst ya da alt kısmında yer alır.

Tahar planı, dokunacak olan örgünün raporu esas alınarak çizilir. Tahar planı çiziminde temel kural örgü raporundaki aynı hareketi (aynı bağlantı şekli veya aynı çözgü ipliği hareketi ) yapan çözgülerin belirlenmesi ve bu çözgülerin aynı çerçeveye ait olduğunun belirtilmesidir.

Desen kağıdında dolu ile gösterilen noktalar çözgü ipliğinin atkı ipliğinin üstünden geçtiğini gösterir. Boş olan noktalar ise atkı ipliğinin çözgü ipliğinin altından geçtiğini gösterir.

Örneğin; bez ayağı örgüsünü oluşturan tek numaralı (1.3.5.7...) çözgü iplikleri aynı hareketi yani aynı bağlantıyı yaptığından aynı çerçevede toplanır. Benzer şekilde, çift numaralı (2.4.6.8...) çözgü iplikleri de grup oluşturarak ayrı bir çerçevede yer alır. Bez ayağı örgü raporunda iki farklı çözgü hareketi bulunduğundan bez ayağı örgüsü en az iki çerçeve ile dokunur. Bu durumda herhangi bir örgünün dokunabilmesi için gereken çerçeve sayısı, örgü raporunda bulunan farklı çözgü hareketi sayısına eşittir. Tahar planının desen kâğıdına çiziminde genellikle kullanılan yöntem tahar planının örgü raporunun üzerinde yer alması ve her çerçeve için bir satır ayrılmasıdır. Çözgü ipliğini gösteren sütun ile ait olduğu çerçeveyi gösteren satırın kesiştiği noktadaki karenin içi doldurulur. Aynı işlem örgü raporundaki tüm çözgüler için tekrarlanarak tahar planı çizilir.

Tahar planı çizilirken çerçevelerin numaralandırılması, dokuma makinesi veya numune dokuma tezgâhının çalıma şekline göre iki şekilde yapılabilir.

Numaralandırma kumaşa en uzak çerçeveden başlayarak numaralandırma yapıldığında desen kâğıdında, yukarıdan aşağı doğru her satır bir çerçeveyi temsil eder. Çözgü ipliğini gösteren sütun ile ait olduğu çerçeveyi gösteren satırın kesiştiği noktadaki karenin içi doldurulur.

 

Numaralandırma kumaşa en yakın çerçeveden başlayarak yapıldığında desen kâğıdında, aşağıdan yukarıya doğru her satır bir çerçeveyi temsil eder. Çözgü ipliğini gösteren sütun ile ait olduğu çerçeveyi gösteren satırın kesiştiği noktadaki karenin içi doldurulur.  

 

Tahar planı oluştururken aynı hareketi yapan çözgüler, çerçeve üzerine düşen yükü azaltmak amacıyla birden fazla çerçeveye dağıtılabilir. Yani toplam çözgü ipliği sayısını kullanılacak çerçeve sayısına bölersek her çerçeve başına düşen çözgü ipliğini tespit etmiş oluruz. Bu durumda çerçeve sayısı örgü raporundaki çözgü sayısının katları olmalıdır. Örneğin, bez ayağı örgüsü 2 çerçeve yerine 4, 6, 8... çerçeve ile dokunabilir. Ancak farklı bağlantı şekilleri olan çözgüler, kesinlikle aynı çerçevede toplanamaz.

 

TARAK PLANI

Tarak planı tarağın bir diş boşluğundan kaç adet çözgü ipliği geçmesi gerektiğini gösterir. Tarak planı desen kâğıdında tahar planı ile örgü raporu arasıda yer alır. Tarak planında desen kâğıdının yatay yönde her bir karesi bir çözgü telini gösterir. Bir diş boşluğundan geçecek tel sayısı kadar karenin yan yana içi doldurulur. Yan yana bulunan iki diş boşluğunun karışmaması için örgü raporu boyunca iki satır kullanılır.

 

Yan yana iki adet kare dolu olarak gösterilmiş ise ; tarak taharı yapılırken her diş boşluğundan ikişer çözgü teli alınacaktır.

Bir adet kare dolu olarak gösterilmiş ise ; tarak taharı yapılırken her diş boşluğundan birer çözgü teli alınması gerektiği belirtilmiştir.

Diş boşluğundan geçen tel sayısı genellikle örgü raporuna uygun olarak seçilir. Örneğin; bez ayağı örgülü bir kumaş için bu sayı 2, 1/2 dimi örgülü kumaş için 3,5li saten örgülü kuma için 5 olabilir. Bunun dışında çözgü sıklığı, istenen kumaş özelliği ve kullanılan iplik özelliği gibi kriterler de göz önünde bulundurulur. Örneğin; tül ve organze türü kumaşlarda çözgü ipliklerinin düzgün dağılımı için her diş boşluğundan birer tel alınması uygun olmaktadır. Bazı kumaşlarda, kumaş enince farklı bölgelerde farklı çözgü sıklıkları oluşturmak gerekebilir. Bu durumda tarak taharı yapılırken diş boşluğundan geçen tel sayısı sabit kalmaz. Sürekli tekrar eden bir tarak raporu oluşturacak şekilde değişiklik gösterir.