Cumartesi, 22 Eylül 2018 22:17

kumaş tasarımı Özel

Yazan
Öğeyi Oyla
(0 oy)

 

... 

Dokuma kumaşların tasarımını çok yönlü olarak düşünmek zorundadır. Fiziksel ve estetik tasarımı, kumaşın işlevi doğrultusunda uygun bir şekilde birleştirmek gerekir.

Dokuma kumaşlar çok değişik özelliklerde ve çok çeşitli kullanım alanlarında karşımıza çıkarlar. Bu kadar farklı özelliğe ve kullanım alanına hitap eden dokuma kumaşların yapıları da birbirinden farklıdır. Kumaş yapısı, hem kumaşın özelliklerini etkilemesi açısından hem de kumaşın yüzey görünümünü belirlemesi açısından son derece önemlidir.

Buna göre kumaş tasarımı, kompleks bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu problemi çözebilmek için kumaş yapısını ve bu yapıyı oluşturan elemanlar arasındaki ilişkileri çok iyi bilmek gerekir. Dokuma kumaşların tasarımı, kumaşı kullanan kişi, kullanılacağı yer ve zamana göre değişiklik göstermektedir. Burada önemli olan dokuma kumaşların amacı doğrultusunda tasarımın gerçekleştirilmesidir. Yani sadece fonksiyonelliğe yönelik bir tasarım veya sadece estetiğe yönelik bir tasarım birçok açıdan yeterli olmayacaktır. Dokuma kumaşların tasarım problemi, kumaşın kendisinden beklenen fiziksel işlevleri yerine getirebilmesiyle ilgili olduğu kadar, kumaşın görünümüyle de ilgilidir. Bu durumda dokuma kumaşların tasarımı iki yönlü bir problemdir.

Kullanım amacına göre dokuma kumaşlarda bulunması istenilen bir takım özellikler vardır. Bunların arasında sağlamlık, esneklik, yumuşaklık, ısı tutma, nem çekme, dökümlülük, hava geçirgenliği, çekmezlik gibi özellikler sıralanabilir. Kumaşlarda bu istenen özelliklerin olabilmesi için kumaşı oluşturan unsurların ve bunlar arasındaki ilişkilerin çok iyi incelenmesi gerekir.

Bir dokuma kumaşın temel yapısal özellikleri, kullanılan hammadde cinsi, iplik özellikleri, örgüsü, kalınlığı, gramajı, sıklığı ve kumaş boyutlarıdır. Bu temel özellikler kumaşın kullanım (performans) özelliklerini belirler.

Kumaştaki ısı geçirgenliği, nem tutma, sağlamlık ve yumuşaklık gibi performans özellikleri kullanılan hammadde türü tarafından etkilenir.

İpliğin lif özelliklerinden etkilenen yapısal ve mekanik özellikleri de kumaşın fiziksel ve performans özelliklerinden çoğunu ve kullanım yerini belirler.

Kumaş örgüsü dokunan kumaşın yüzey görünümünü, dokusunu ve iç yapısını, dolayısıyla mekanik özelliklerini belirler.

Kalınlık, kumaşa ait geçirgenlik, dayanıklılık, dökümlülük gibi özellikleri etkiler ve örgü türü, iplik çapı ve sıklıklarla direk ilişkilidir.

Kumaş yapısının istenilen belli bir kullanım amacına göre, o amacın gerektirdiği niteliklerde, o amaca en uygun ilk madde (malzeme-materyal) ile, sunulan pazarın ve mevsimin şartlarına, beğeni ölçülerine uygun güzellikte olması koşullarından başka bir yandan o amacın taşıyabileceği uygun, diğer yandan da sunan kurum için en yüksek karlılığı getirebilecek ekonomik değerlerde hazırlanması gereklidir. Ancak burada ilk madde, makine parkı, teknoloji gibi objektif faktörlere kıyasla kişisel görüş ve zevkler (beğeni) gibi subjektif faktörlerin çok daha aktif roller üstlendikleri unutulmamalıdır. Olaya bu bakış açısından yaklaşıldığında kullanıma uygun nitelikler uygun görünüm ve fiyat gibi birbirine sıkı sıkıya bağlı, birbirini önemli ölçüde etkileyen ve birbirinden aynı ölçüde etkilenen faktörler kumaş üretiminin en önde gelen konuları olarak kendiliklerinden ortaya çıkarlar.

Malzeme, tasarımda dikkate alınması gereken başlıca faktörlerden birisidir. Temel malzeme olarak kumaşın kullanıldığı ürün tasarımlarında ise kumaş önemli bir değişkendir. Bunun yanında;

  • Hedef kitlenin özelliği
  • İşlev
  • Günün modası
  • Üretim şartları
  • Maliyet

gibi birçok etken birbiriyle bağlantılıdır.

Kumaş seçimi tasarımın başarısında önemli rol oynar. Hatta çoğu zaman tasarıma hâkim unsur olarak öne çıkar. Temel malzemesi kumaş olan tasarımcının;

  • Farklı kumaş çeşitleri,
  • Yapısal özellikleri,
  • Kullanım performansları,
  • Pazar ve fiyat durumu

Hakkında bilgi birikimine sahip olması gerekir.

Tasarıma Etki Eden Faktörler

Tasarım ürününün sanatsal yaratma ve diğer dış faktörlerden yarı yarıya etkilendiği söylenebilir. Ürünün sanatsal tasarım kimliği kazanması bu etmenlerin ilişkisinin çok sağlam kurulmasına bağlıdır. Bu her şeyin ötesinde bilgiye dayalı, konuya odaklanmış, yoğun ve özel bir çaba gerektirmektedir. Tasarımcı farkındalık ve duyarlılık bilinci yüksek, gören, yüksek algılama yeteneği ile gördüğünü estetik değerlerle öğütüp soyutlayarak değer üretendir. Hiç kuşkusuz sanatçıdan farklı olarak sınırlılıklarla kuşatılmıştır. Tasarımında;

  • Hedef malzeme,
  • İşlev,
  • Üretim teknolojisi,
  • Hedef kitle
  • Ekonomiklik faktörlerini

Dikkate almak durumundadır. Tasarıma etki eden bu faktörlerin, özellikle yaratıcılık ve işlevin tasarımla olan ilişkisi üzerinde bazı yayınlar bulunmaktadır.

Bilindiği gibi giysi, aksesuarı ve mekan düzenlemelerinde kullanılan bazı eşya ve aksesuar tasarımlarının temel malzemesi kumaştır. Kumaş bu tasarımlarda en az yaratıcılık ve işlev kadar etken faktördür.

Kullanıma yönelik ürünlerde işlevsellik büyük öneme sahip olmakla birlikte, özgünlük yaratıcı düşünceyi gerektirir.

Örneğin yazlık bir giysi için, farklı ve estetik kesime sahip model ile birlikte vücudu sarmayan, hafiflik, hava geçirgenliği ve nem iletimi işlevine sahip, kullanım konforu sunan kumaş seçimi de önem taşır. Ayrıca hedef kitle, ilgili teknoloji ve ekonomiklik gibi faktörlerinde dikkate alınması gerekir.

Bir salon perdesi için de aynı durum söz konusudur. Hedef malzeme/kumaş, tasarımcı tarafından, tasarımın anlam ve amacına hizmet edebilme niteliği analiz edilerek, çok çeşitli malzeme arasından seçilir. Malzeme işlev başta olmak üzere tasarımı etkileyen diğer faktörlerle bağlantılı düşünülmelidir. Malzeme seçimi sağlar. Ancak katma değeri yüksek malzemelerin kullanılması tasarımların rekabet gücünü artırır. Bu nedenle tasarımcının kumaş bilgisine hâkim olarak, ilgili gelişmeleri takip etmesi ve güncel bilgiye sahip olması gerekmektedir. Diğer yandan yeni malzemeler fiziksel ve kimyasal özellikler bakımından önemli ölçüde geliştirilmiş olsalar da, performansları ispatlanmadıkça tasarımcı bunları kullanmakta dikkatli olmalıdır. Tüketici için kumaşın dokusu ve kalitesi kadar rengi de önem taşımaktadır. Kumaş ve renk seçimleri yanlış olan bir tasarımının başarısından söz etmek güçtür. Tasarımda kumaş seçimi kadar fonksiyonel ve süsleme amaçlı malzemelerin seçimindeki uyum da önemlidir. Seçilmiş malzemeler deneme üretimi sırasında karşılaşılan bir takım zorluklar nedeniyle değiştirilebilir. Ancak bu tür bir değişiklik zaman kaybına neden olacağı için analiz aşaması iyi değerlendirilmelidir. Malzeme seçimi tasarım maliyetini önemli ölçüde etkileyebilir. Eğer maliyetteki artış göze alınabilecek düzeyde ise kaliteli malzeme tercih edilmelidir.

Bu bakımdan Tasarımı etkileyen faktörler;

  • Hedef kitle
  • İşlev
  • Yaratıcılık ve Sanat
  • Hedef malzeme ( kumaş)
  • Ekonomi
  • İlgili teknoloji

dir.

Kumaş Yapısı ve Özelliklerini Etkileyen Faktörler

Kumaşlar liflerin ya da ipliklerin çeşitli yöntemlerle birbirine bağlanması sureti ile oluşturulan kaplayıcı, koruyucu tekstil ürünleridir.

Tanımından da anlaşılacağı üzere birçok ham maddeden farklı yöntemlerle kumaş oluşturmak mümkündür. Oluşturulan her kumaş;

  • Düzgün yüzey
  • İncelik
  • Esneklik
  • Sağlamlık
  • Örtme

Gibi tekstil materyali olarak kullanımını sağlayan temel nitelikleri yanında, gerek yüzey görünümünü, gerekse kullanım koşullarında davranışlarını belirleyen birçok özelliğe sahiptir. Bu özellikler “hammadde”, “iplik” ve “üretim biçimi” gibi değişkenlerin karmaşık etkileşimleri sonucu olarak ortaya çıkar. Hammadde kumaş yapısını ve kullanım
davranışını, kumaşta aranan temel özellikleri başta dayanıklılık ve tuşe olmak üzere kullanım amacına göre yapılan apre işlemlerini, hatta ekonomiklik özelliğini büyük ölçüde etkiler.

Ürünü konfor ve estetik açıdan iyileştirmek, üretimde verimlilik ve ekonomiklik sağlamak amacıyla elyaf karışımlarından yararlanılır. Burada elyaf çeşitlerinin iyi özellikleri öne çıkarak birbirlerini tamamlar, kötü özellikleri ise giderilir.

İplik, dokunma ve örme kumaşların üretiminde kullanılır. Lif cinsi aynı olsa bile ipliğin numarası, büküm özelliği, standart ya da efekt iplik oluşu kumaşın yapısal ve görünüş özelliğini doğrudan etkiler.
Üretim tekniği, kumaş performansını buna bağlı olarak ta kullanım alanını belirleyen en önemli etkendir. Kumaşlar üretim tekniklerine göre temelde;

  • Dokuma
  • Örme
  • Dokunmamış

Yapılar olarak sınıflandırılır. Bununla birlikte, bu yapıların bileşiminden oluşan lamine (bir polimer madde ile yapıştırılmasından) ve kaplama (dokuma, örme ya da dokusuz kumaşın bir veya her iki yüzünü kimyasal bir madde ile kaplamak suretiyle oluşturulan) kumaşların performansı, birleştirilen kumaş yapılarının ya da kaplama maddesinin kumaşta gösterdiği özelliklere bağlıdır.

Dokuma Kumaşlar

Çözgü ve atkı olmak üzere en az iki iplik sistemi ile kumaş oluşur. İplikler genellikle dik açı ile kesişirler. Üç veya daha fazla iplik sistemi de kullanılabilmektedir. Hemen hemen her cins ipliği kullanmak imkânı vardır. İplikler çözgüde yüksek bükümlü, sert ve sağlam, atkıda az bükümlü yumuşaktır. Çok seyrek gözenekli yapılardan, çok sık yapılara kadar dokuma kumaş üretilebilir. Esneklik boyda çok az, enine yönde az, verev yönde ise daha fazladır. Elastik iplikler kullanılmadığı zaman uzama oranları çok azdır. Örme kumaşlara göre sert tutumlu ve stabil yapısı vardır. Çok düşük ya da yüksek ağırlıklarda üretilebilir. Giyim ve ev tekstili başta olmak üzere teknik tekstillere kadar geniş kullanım alanına sahiptir.

Örme kumaşlar

Örücü elemanlar vasıtasıyla ilmek şekli verilen ipliğin, kendinden önceki ve sonraki ilmekler ile bağlanması sonucu oluşturulan kumaşlardır. Teknik açıdan atkılı ve çözgülü örme olarak iki gruba ayrılır. Atkılı örmede tek bir iplik sistemiyle düz örme ( triko) ve yuvarlak örme makinelerinde, ilmeklerin alt ve üst ilmek sıraları ile bağlantısı sonucu kumaş oluşturulur. Bu örgü türünde örgü enine yönde söküler.File gibi çok açık yapılı olabildiği gibi daha sık fakat yine de gözenekli bir yapıda olabilir. Her yöne esneklikleri yüksektir. Örgü tipine göre enine, boyuna esneklik oranları değişir. Genel olarak yumuşak tutumlu kumaşlardır. Dokuma kumaşlara göre daha hafiftirler. Çözgülü örme her iğneye bir veya daha fazla iplik beslenerek oluşturulur. Her iğnenin ayrı ayrı oluşturduğu ilmek çubuklarının yanındaki ilmek çubukları ile bağlanması ile oluşur. Sökülmez ya da boyuna yönde bira sökülür. Atkılı örme yapılarına göre daha az esnektir. Çözgülü örme sistemi ile elde edilen ürünlerin bazıları;

  • Tül
  • Perde
  • Dantel
  • Mayo
  • Döşemelik kumaşlar
  • Havlu
  • Halı
  • Bandaj ve suni damar gibi tıbbi malzemeler
  • Ayakkabı yüzü
  • Filtre
  • Çuval
  • Sera örtüsü

Gibi teknik kumaşlardır.

Örme kumaş kapsamında değerlendirilen dantel kumaşlar ’da iplikler herhangi bir yöne doğru olabilirler. İstenen etkiyi elde etmek için bir tek iplik sistemi ile örülür. Genel olarak delikli ağ yapılı, motifli yüzeyleri vardır. Esneklikleri sınırlıdır. Sert tutum kazandırmak için ilave işlemler yapılır. Motif yapısına bağlı olarak değişmekle birlikte düşük ağırlıklarda üretilebilir.

Dokumasız kumaşlar ( Dokusuz yüzeyler )

  • Doğal elyafla ( yün ) ;
  • Sıcaklık
  • Nem
  • Basınç
  • Dövme

Suretiyle elyaf kütlesinin birbirine kenetlenmesi sağlanır. Sert keçede gomalak kullanılır. Dokumasız kumaşlar ( dokusuz yüzeyler) kendi içinde kuralları olan ve üretimde yoğun bir şekilde bağlayıcılar kullanılan bir üretimdir. Dokumasız kumaşlar ( Dokusuz yüzeyler ) genellikle sınırlı yırtılma dayanımı, zayıf tutum ve dökümlülük özelliklerine sahip, daha çok tela ve tek kullanımlık koruyuşu giysi olarak kullanılan ürünlerdir.

Lamine ( kaplama ) kumaşlar

Kaplama veya laminasyon işlemi sonucu elde edilecek ürünün özellikleri kullanım alanına uygun bir zemin kumaşı, uygun bir kaplama materyali, uygun kaplama ya da laminasyon tekniği seçilerek belirlenmektedir. Laminasyon genellikle iki ya da daha fazla kumaşın polimer lif preparatı zamk, sıcaklık ve basınç yardımıyla birleştirilmesini içermektedir. Kaplama işlemi, dokuma, örme ve dokusuz kumaşların yüzeylerine, tek katman veya katmanlar halinde polimer filmi uygulama işlemidir. Kaplama veya laminasyon işlemi sonucu kumaşın karakteristik özellikleri önemli ölçüde değişir. Böylece koruyucu özellikli rüzgârlık, montluk, pantolonluk gibi günlük giysilik kumaşlar üretileceği gibi, zirai tekstilden tıbbi tekstillere, ev tekstillerinden koruyucu giysilere kadar farklı kullanım amaçları için teknik tekstil ürünlerinin elde edilmesi mümkündür.

         Özel bir tasarım ve hayal gücü anlayışıyla ürüne dönüştürülmediği sürece her kumaşın kabul görmüş kullanım alanları belirlidir. Kumaşın kullanım amacının gerektirdiği niteliklerde, o amaca en uygun hammadde ile, sunulan pazar ve mevsim şartlarına, beğeni ölçülerine uygun güzellikte üretilmiş olması gerekir. Diğer yandan da sunan kurum için en yüksek karlılığı getirebilecek ekonomik değerlerde olması önemlidir. Bu nitelik kumaş tasarımcıları ve üreticilerinin lif, iplik ve yapı oluşturma yöntemi ile bitim işlemlerini ve teknolojik olanakları en uygun şekilde kullanmasıyla elde edilir.


Kumaşların Kullanım Performansları

 

Kumaşların kullanım performanslarını, materyal olarak kullanıldığı üretim süreçlerindeki verimliliği, mamul (kullanıma hazır) durumda ise kullanıcıyı etkileyen özellikleri belirler.


Üretim Performansları

 

Üretim aşamasında kullanımda kumaştan beklenen yeterlilik, yani çalışma etkinliği; üretimde kaliteyi, verimliliği ve maliyeti etkilemesi açısından büyük önem taşır. Kumaşların başlıca üretim performansları “şekil alabilme” ve “dikilebilirlik”tir. Şekil alabilme, kumaşın düzlemde birden çok düz çizginin yönünün değiştirilmesiyle yoluyla biçimlendirilebilme derecesidir. Kumaşların şekil alabilmesi, bir düzlemde nem, ısı ve basınç (ütü veya baskı) ile ya da nemli kumaşa kalıp üzerinde katlama, esnetme ve sıkıştırma sureti sağlanır. Tasarımda istenen kavislerin verilebilmesi kumaşın şekil alabilirliği oranında sağlanabilir. Seyrek dokulu, esnek ve yumuşak kumaşlar daha kolay şekil alabilme özelliğine sahiptirler. Ancak bu kumaşların şeklini hangi şartlarda, ne kadar süre koruduğu, tutumunda değişiklik olup olmadığı, germe, sıkıştırma, nem, ısı
vb. işlemlerden nasıl etkilendiği de önemlidir. Dikilebilirlik, teknolojik gelişmeler doğrultusunda çok farklı dikiş tekniklerine imkân sağlayan özel makinelerin varlığı, kumaşların buna bağlı olarak kontrol edilmesini ve değerlendirilmesini gerektirir.
Kumaşla çalışan tasarımcı, seçeceği kumaşın dikilebilirliğini üretim yöntemlerine, dikiş makinelerine ve operatörün becerisine kadar geniş kapsamda dikkate almalıdır. Yeterli sayı ve hızda, kaliteli dikiş, dikilebilirliğin ölçüsüdür.

Kumaşın istenen kalitede üretimi için zorunlu hız ne kadar düşükse, kumaşın dikilebilirlik değeri de o kadar düşük demektir. Dolayısıyla kumaşların elyaf cinsi, iplik özelliği, ağırlık ve hacim, esneklik, dokuma ya da örgü tasarımları ve yüzey karakteristiklerine göre sınıflandırılmaları, dikilebilirlik açısından kumaşların göstereceği davranış, buna bağlı olarak izlenecek tutumlar bakımından önemlidir. Örneğin bazı makineler yüksek dikiş hızına ulaştıklarında termoplastik özellikli kumaşı eritir.
Yine düz ve yuvarlak örme kumaşlar esnek bir yapıya sahip oldukları için pastal atılırken kumaşın esnetilmemesine, fazla kat atılmamasına çok dikkat edilir ve kesimden önce pastal halinde dinlendirilmeleri gerekir. Birçok çeşidinde kesim kenarlarından kıvrılma eğilimi vardır. Dokuma kumaşlar ise stabil yapıya sahip oldukları için daha kolay pastal atılır ve kesim yapılır. Kesim kenarlarında kıvrılma görülmez. Ayrıca statik elektrik yüklü kumaşların dikiş kontrolü güçtür. Yapışma ya da potluk yapma eğilimleri makine hareketine karşı uyumsuzluk yaratır ve operatörün çalışmasını engeller. Elektriklenmeyi önlemek için, üretimi engellemeyecek şekilde çalışma alanı nemlendirilmelidir. Bu yapılamazsa ya da çok pahalı ise toprak, radyum çubuk ve elektrikli makineler gibi statik yük yok etme araçları kullanılır.

Bitmiş/Mamul Ürün Performansları

 

Yaşam kalitesinin giderek önem kazandığı günümüzde, tüketicilerin de bilinçlenmesiyle birlikte, kullanım ürünlerinden beklenen özellikler artmış “İnsan vücudu ile çevresi arasında fizyolojik ve psikolojik uyumun memnuniyet verici durumda olması” olarak tanımlanan konfor aranan özellikler olarak öne çıkmıştır.

Konfor birçok fiziksel, psikolojik ve fizyolojik faktörü içeren karmaşık bir kavramdır. Kumaştan üretilen ürünler de özellikle de giyside konfor, kalıpla birlikte kumaş özelliklerine bağlıdır.

Aşağıda bitmiş urun konforunu büyük ölçüde etkileyen ve tasarımda kullanım alanına göre dikkate alınması gereken temel malzeme kumaşın başlıca kullanım özellikleri kısaca açıklanmıştır.

Dayanıklılık kumaşların kullanımı sırasında karşılaştığı gerilim zorlama, sürtünme gibi etkilere karşı koyma gücüdür. Ürünün kullanım ömrü içerisinde söz konusu etkilere karşı direnç göstermesi beklenir.

Kumaşların yırtılma, kopma, patlama ve aşınma mukavemetleri, belirlenmiş standartlara göre objektif yöntemlerle test edilebilmektedir.

Boncuklanma iplikteki yüzey liflerinin migrasyonu sonucu kumaş yüzeyine çıkan serbest haldeki liflerin birbirlerine dolaşması ile meydana gelen küçük düğümcüklerdir. Genellikle yaka ve kol ağızlarında, sürtünme etkisine maruz kalan bölgelerde meydana gelen istenmeyen bir durumdur. Boncuklar genellikle yabancı madde içerirler ve bu durum arzu edilmeyen kumaş görünümünü daha da belirgin hale getirir.

Buruşmazlık tekstil mamullerinin kullanımı sırasında bükülme ezilme, katlama ya da yıkama sonrasında oluşan buruşmanın geri esneme yeteneğidir. Bu tur bozulmalardan sonra ilk durumuna kolaylıkla geri dönebilen kumaşlar iyi görünümlerini uzun sure korurlar. Bu elyafın yapısal özelliği ile ilgilidir. Ancak bu yapı ütü tutmaya direnç gösterir. Pamuklu ve keten kumaşlar utu izini uzun sure korurken yünlü kumaş kuru durumda utu izi oluşturmaz.

Nem etkisi ile oluşturulan ütü izi ise kullanım sırasında kısa surede bozulur.

Elastikiyet kumaşların gerilim altında esneyip, gerilim kaldırıldığında hızlı bir şekilde eski boyutlarına dönme yeteneğidir.

Esneme derecesi bir kumaşın %2 uzamadan sonra eski haline dönebilme durumuna göre belirlenir. Eski boyutuna göre ortaya çıkan fark “kalıcı uzunluk” olarak tanımlanır. Kumaşlarda kalıcı uzunluğun yüksek olmaması istenir. Elastik özelliğe sahip kumaşlar, ergonomik, giyildiğinde vücut hatlarına uyumlu, kullanıma bağlı potluk oluşturmayan, dikiş gerilimleri düşük, kopma mukavemetleri yüksek olup rahat giysi üretimine uygundurlar.

Dökümlülük, tutum ya da tuşe kumaş kalitesinin belirlenmesinde etkendir.

Yumuşaklık, dolgunluk, dirilik, hareketlilik, kayganlık v.b. şekilde tanımlanır. Kumaş tuşesi germe, sıkıştırma, şekil verme, kalıba sokma ya da kuvvet uygulanması sonunda kumaş düzleminde meydana gelen tutum karakteristiklerine bağlı olarak algılanır. Kumaş yatay ve dikey konumda kendi ağırlığını ne kadar az desteklerse dokumu yumuşak olur ve küçük kıvrımlar oluşturur. Isıl konfor, giyim konforunun belirlenmesinde ana karakteristiklerdendir.

Isıl konforda belirleyici olan etkenler, ısı ve nem transferi, hava geçirgenliği, ısı tutma yeteneği, statik elektriklenme eğilimi, su buharı geçirgenliği ve su emiciliği olarak sıralanmaktadır.

Kumaşlarda, yapısına göre farklılaşmakla beraber hava geçirgenliği ve nem iletimi arttıkça ısı tutma yeteneği (ısıl direnç) düşmektedir.

Geçirgenlikle, kumaşta iplik aralıklarının düzen ve sıklığının ifadesi olan örtme faktörü arasında sıkı ilişki vardır.

Işık geçirgenliği, kumaşın belli bir alanından gecen ışık miktarı, yüzeydeki aydınlanma ölçüsüdür. Kumaşın saydamlık, yarı saydamlık ya da ışık geçirmezlik özelliği doğrultusunda genellikle subjektif olarak değerlendirilmektedir.

Kir tutmama ve kolay temizlenme her kumaştan beklenen özelliktir. Kirlenme yıkama ya da kuru temizleme işlemi ile giderilebildiğinden kumaşın kolay temizlenmesi ve bu işlemlere dayanıklı olması gerekir.

Kir tutmazlık apresi sayesinde bazı kumaşların kirlenme suresi kalıcı olmamakla birlikte uzatılabilmektedir. Elektriklenme/Statik elektriklenme, kumaşın nem içeriği ve sürtünmeye bağlı olarak yüzeyinde birikim oluşması ile havadan elektrik yüklerini çekme ve tutma durumudur. Statik elektriklenme kumaşın kendi kendine ya da bir başka kumaş ya da cisme sürtünmesi ile oluşur ve hem çalışma hem de kullanım karakteristiğidir. Bu özellik, kumaşın çarpmasına, birbirine ya da kullanana yapışmasına, kir ve toz çekerek rengin değişmesine ve parlaklığının kaybolmasına neden olur.

Antistatik terbiyeler sorunu geçici olarak çözse de tüketici için yıkama sonrasında ne kadar kalıcı olduğu önemlidir.

Yanmazlık kumaşın yanma karakteristiğine göre değerlendirilir. Özellikle insan topluluklarının bulunduğu tiyatro, huzurevi, hastane, kreş gibi yerlerde güç tutuşurluk kazandırılmış kumaşlar kullanılmalıdır. Renk giyimde, kişinin kendini değişik renklerle ifade etmesi ve içinde bulunduğu toplumla olan ilişkisini belirlemesi acısından önemli bir faktördür.

Bu nedenle renk, tekstil ürünlerinde, ürünün kullanım amacı ve koşullarına göre seçilmelidir. Tüm biçimler ve yüzeyler farklı renk seçimleriyle olduğundan daha ilgi çekici algılanabilir ya da hiç fark edilmeyebilirler. Tekstilde oldukca önemli bir yere sahip olan renkler günün modasına uygunluğunun yanında kişilerde bıraktıkları izlenim ve psikolojik etkilere dikkat edilerek seçilirler. Tasarımcının renk konusundaki bilgisi, kumaş renginin doğru secimi acısından önemlidir.

Kumaşın Tasarımdaki Önemi

Bir ressam için boya nasıl yaratıcı ifadeyi ileten bir araç ise, kumaş ta giysi, ev tekstili ve ilgili aksesuar tasarımı için aynı hatta daha yüksek bir anlam taşır. Ürüne her anlamda uygun malzeme secimi önemlidir.

Kumaşın karakteristik özellikleri tasarımcıya, onu nerede nasıl kullanacağına dair bilgi verir. Kumaş secimi tasarımın başarısında çok önemli rol oynar. Hatta çoğu zaman tasarıma hâkim unsur olarak öne çıkar. Moda hareketlerinin geçmişine bakıldığında bunun birçok örneğini görmek mümkündür.

Denim kumaşın dayanıklı olması nedeni ile jeanlerde ve işçi kıyafetlerinde, teflon kaplı kotonun ise spor giyimde ve yağmurluklarda kullanılması buna örnek olarak gösterilebilir. Blue jean, model ile kumaşın başarılı buluşmasına çarpıcı bir örnektir. Bu efsane pantolon, doğduğu günden bugüne rahatlığı, sağlamlığı, bakım kolaylığı ve her zaman giyilebilmesi ile hemen herkes tarafından vazgeçilemeyen bir giysidir.

Kaynaklara göre “Blue jean mucidi” olarak tanınan Levi Strauss (ki gerçek mucit Nevada’lı bir Amerikan vatandaşı olan Jacop Davis’tir) bu ürüne Levi’s adını verir. İcat ettiği dayanıklı pantolonun büyük çapta imalatını yapabilmek için, kumaş satın aldığı Strauss’a ortaklık teklif eder. Bu pantolonun 1873 yılında patentini alır. Büyük talep görmesi üzerine ortaya çıkan daha sağlam kumaş ihtiyacı Fransa’nın Nimes şehrinde bulunur ve bu kumaşa “Nim’den gelen” anlamına gelen “denim” denir ve öyle tanınır. 

Okunma 1362 defa Son Düzenlenme Cumartesi, 07 Mart 2020 13:03

Son Ekledikleri: Faik Keser