Ana Sayfa (2)

Pazar, 10 Mart 2019 15:57

Ana Sayfa

Yazan

 

Tekstil sektöründe iplik kalitesi büyük öneme sahiptir. Dokusuz yüzeyler hariç tekstilin her dalında iplik kullanılmaktadır, bu sebeple iplik kalite özelliklerinin yeteri kadar iyi olması gerekmektedir.İpliğin istenilen vasıflarda olması kumaşta istenilen özeliği kazandıracaktır. Kaliteli üretim yapabilmek, ham madde kayıplarını en aza indirerek fabrikada üretim maliyetini azaltabilmek, zamandan tasarruf sağlamak ve kârlılığı artırabilmek için kullanılan ham maddenin iplik yapılabilirlik özelliklerinin iyi bilinmesi gerekmektedir. Bu bilgi ve beceriler sektörde planlama, üretim ve kalite kontrol bölümlerindeki iş ve işlemler için temel oluşturacaktır. Bu nedenle ham madde testleri ile bu işlemlerin yapılmasında kullanılan cihazların kullanımını ve çıkan sonuçların yorumlanmasının iyi bilinmesi önem taşımaktadır.

 

Kalite;

 

Bir mal veya cismin kullanımında tasarlanan amaçlara uygunluk derecesidir. Bir ürün ve hizmeti, müşterinin isteklerine cevap verebilecek özelliklerde, en uygun maliyette, rekabet koşullarına uygun şekilde üretmektir. Bir ürün veya hizmetin, belirlenen veya olabilecek ihtiyaçlarını karşılama kabiliyetine dayanan özelliklerin toplamıdır. Tekstil ürün alıcısını ilk planda etkileyen faktörler, dış görünüş ve fiyat olabilir. Ancak mukavemet, ısı tutma, kolay temizlenebilme, kolay kuruyabilme, ütü tutma gibi kullanım sırasındaki özellikler de tüketiciyi büyük ölçüde yönlendirir. Uzun süreli kullanım düşünüldüğünde bu özellikler yani kalite faktörü ön plana çıkar. Hata ya da düzgünsüzlüklerin sebepleri çok çeşitlidir ve kaynaklarının bulunabilmesi bir tekstil işletmesi için büyük önem taşır. Hata kaynağının tespiti ancak üretimin her aşamada kontrol altına alınmasıyla sağlanabilir.

 

Tekstil endüstrisinde kalite kontrol sistemleri

 

 

1-Mamul tasarımının geliştirilmesi,

2-Daha ucuz ve kolay işlenebilir malzeme seçimi,

3-İşletme maliyetlerinin azaltılması,

4-İşçilik ve malzeme kayıplarının en aza indirilmesi,

5-Üretim hattında oluşabilecek problemlerin giderilmesi,

6-Personelin moralinin yükseltilmesi,

7-Müşteri memnuniyetsizliğini azaltmak,

8-Rekabetin artırılması,

9-İşçi ve işveren ilişkilerinin geliştirilmesidir.

 

 

Kalite Kontrolü Etkileyen Faktörler

 

 

Kalite kontrolü etkileyen faktörlerin başında üretim araçları ve yöntemleri gelmektedir. Son yıllarda gelişen otomasyonun kalite kontrolü üzerinde büyük etkisi vardır. Bunlar;

1-Ham madde,

2-Tesis, makine ve üretim yöntemleri,

3-Teknolojik seviye,

4-İnsan gücü (yönetici, teknisyen, iĢçi),

5-Pazar ve tüketici özellikleri,

6-Mali olanaklar,

7-Eğitim düzeyi olarak sınıflandırılabilir.

 

 

Kalite Kontrol Yöntemleri

 

 

Amacı problemin niteliğine, pratik zorluklara ve maliyet faktörlerine göre geliştirilen kalite kontrol sistemi içerisinde çeşitli yöntemler vardır.

 

Test yöntemleri

 

Ham madde yarı mamul ve mamul maddelere ait çeşitli özelliklerin saptanması için uygulanan yöntemlere test yöntemleri denir. Test yöntemi; seçilen ölçüm aleti ile yapılan ölçümleri, sonuçların değerlendirilmesini, ölçümlerde farklılık varsa standart sapmanın hesaplanmasını ve elde edilen sonuçların standartlarla karşılaştırılmasını kapsar.

 

 

Muayene yöntemi

 

Muayene, ham madde, yarı mamul ve mamulden beklenen fiziksel ve kimyasal değerlerin saptanması için yapılan testlerdir. Bu testler sübjektif olarak yapılacağı gibi ölçme veya sayma olabilir.

 

İstatistiksel kalite kontrol

 

Örnekleme teorisine dayanır. Periyodik olarak kalitenin sürekli kontrol kartlarına işlenerek izlenmesi prensibine dayanır. Kümenin tümü üzerinde kontrol yapmanın olanaksız ya da çok pahalı olduğu durumlarda periyodik zaman aralıkları içerisinde küçük örnekler üzerinde ölçümler yapılır. Bu ölçümlerin nedeni üretimin kalitesinin belirlenmesi için bilgilerin toplanması ve hata nedenlerinin tespit edilerek düzeltici önlemlerin alınmasıdır.

 

Proses kontrolü

 

Bitmiş ürün ya da mamul üzerinde yapılmayıp üretilmekte olan ürün üzerinde yapılmaktadır.

 

Kalite Standartları

 

Standart, çeşitli mal veya hizmet tiplerinin azaltılarak sadeleştirilmesi, en ekonomik tiplerin seçimidir. İşletmelerin esas amacı müşterinin istekleri doğrultusunda kaliteli ürün üretmektir. Bunun yanında işletmenin daha kaliteli ürün üretebilmek için ürettiği ürünlerden kâr etmesi gerekir. Standartlaşmanın amaçlarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

 

1-Üretimde, mamul ve parça sayısını azaltarak üretim maliyetlerini düşürmek

 

 

2-En iyi Ģekilde kaliteli mal ve hizmet üreterek tüketicinin çıkarlarını korumak

 

 

3-İşçilik ve makine verimliliğini artırmak

 

 

4-Çalışanların sağlığını korumak ve güvenliği sağlamak

 

 

5-Malzeme kayıplarını en aza indirmek

 

 

6-Üretilen ürünlerin kalitesini yükselterek daha geniş bir alıcı kitlesine ulaşabilmek

 

 

7-Tamir bakım ve yedek parça gibi giderleri en aza indirmek

 

 

8-Stokları en aza indirmek

 

Kalite Kontrol İçin Gerekli şartlar

 

İplik üreten işletmelerde, lifin fiziksel kontrolleri, işletmelerin iplik fiziksel testler laboratuvarında yapılır. İplik fiziksel testler laboratuvarında yapılacak olan testlerin güvenilir olabilmesi için bazı şartlar gereklidir. Bunlar aşağıda verilmiştir.

 

Numune Alma Teknikleri

 

İncelemesi yapılacak materyalin genel özelliklerini belirtecek biçimde alınan parçalara numune denir.

Yapılan işleme de numune alma işlemi denir.

Testleri yapılacak olan bütün bir parti elyafın tamamını test etmek mümkün olmadığından o partiyi temsil edecek şekilde numuneler alınır. Laboratuvara götürülen numune, partinin çok ufak bir bölümüdür. Bu numuneden de test numunesi için daha ufak bölümler alınır.

Alınan sonuçlar bütün bir partiyi temsil eder. Test numuneleri doğru olarak alınmadığında elde edilen sonuçlar partiyi tam olarak temsil etmez.

Bu nedenle numune alma çok önemlidir. Değişik numune alma yöntemleri olmasına rağmen numune almanın esası rastgele numune almaktır. Ancak miktarlar çok olduğunda pratikte bunu yapmak güçtür. Ancak çoğu zaman partiden gelişigüzel numune alınması pratik olarak zordur. Tavsiye edilen numune alma metotları bu zorluklar büyük ölçüde göz önüne alınarak hazırlanmıştır. Ön yargı olmadan (sondaj usulü) partinin değişik noktalarından laboratuvar numunesinin alınması demektir.

 

Numune alma aşağıdaki aşamalarda yapılır.

 

Lif Kontrolü için Numune Alma

 

Lif kontrolü yapmak için numune almada çeşitli metotlar kullanılır.

Bunlar lifin cinsine göre değişir.

Pamuk, yün ve sentetik elyafta numune alma yöntemleri farklıdır.

Yün numunesinin balyalardan alınmasında sondaj metodu oldukça iyi netice vermektedir.

60 cm uzunluğunda 12–18 mm çapında bir boru, balya içerisinde elle veya elektrikli matkapla sokulur. Bu şekilde sondaj ile 1 kg laboratuvar numunesi hazırlanır.

Balya sayısına bağlı olarak bazı standartlarda (ASTM) belirtildiği gibi değişik sayıda balyadan numune alınır.

Liflerden test için gelişigüzel numune almada çeşitli metotlar uygulanır ki bunlardan bazıları aşağıda kısaca ele alınmıştır.

 

 

Bölgelere ayırma metodu:

 

Bu metodun esası, laboratuvar numunesinin değişik bölgelerinden ufak tutamlar alıp bu tutamları ikiye ayırdıktan sonra bir parçasını atmak ve kalan ufak tutamları birleĢtirerek test numunesini hazırlamaktır.

 

Boyama metodu:

 

Daha ziyade yün için kullanılan bu metotta numune cam üzerine yayıldıktan sonra belli bölgeler boyanır ve daha sonra her iki ucu boyalı lifler alınıp diğerleri atılır.

 

 

Yapay liflerden numune alma:

 

Yapay liflerden numune almada yine yukarıda bahsedilen hususlar dikkate alınarak yapılabilir ve alınan numunelerden yapılan testlere ve sonuçlara güvenilebilir.

 

 

Bant Kontrolü İçin Numune Alma

 

Bantta uygulanacak olan deney yönteminin amacına uygun olarak kovalardan teste gerekli olacak uzunluk ve sayıda bant numunesi alınır.

 

 

Fitil Kontrolü İçin Numune Alma

 

Fitile uygulanacak olan deney yönteminin amacına uygun olarak fitil yumağından teste gerekli olacak uzunluk ve sayıda fitil numunesi alınır.

 

 

İplik Kontrolü İçin Numune Alma

 

İpliğe uygulanacak olan deney yönteminin amacına uygun olarak iplik partisinden çeşitli sayıdaki kopslardan teste gerekli olacak uzunluk ve sayıda numune alınır.

 

 

Cihazların Kalibrasyonu ve Personel

 

Kullanılan cihazların seçimi ve kalibrasyonu yapılan test sonuçlarını etkilemektedir.

Kullanılan cihazlar için firmalar tarafından belirlenen kalibrasyon metotları ya da internasyonel olarak kabul edilmiş metotlar uygulanır.

Cihazların kalibrasyonları periyodik olarak yapılmadıkça alınacak neticelere güvenilmez.

Test cihazlarını kullanan kişinin iyi eğitimli olması şarttır.

Test yapacak kişinin test metotlarını iyi bilmesi ve yeterli tecrübeye sahip olması gerekir.

Personelden kaynaklanan hatalar test sonuçlarının güvenilirliğini zedeler.

 

 

Kalite Kontrol Laboratuvarının Özellikleri

 

Optimum oluşturulabilen en uygun ortam anlamına gelir. Optimum laboratuvar şartları ise analiz ve deneylerin doğru olarak yapılabilmesi için sağlanması gereken ortamdır. Bunun için aşağıdaki şartlar gereklidir.

 

 

1-Laboratuvar, sarsıntı ve hava basınç değişmelerinden etkilenmemek için zemin veya en alt katlarda bulunmalıdır.

 

 

2-Laboratuvar kapılarının özel korumalı veya çift kapılı olması gerekir.

 

 

3-Işığı yansıtması açısından duvar renklerine ve camlara dikkat etmek gerekir.

 

 

4-Sıcak ve soğuk havanın etkilerinden uzak durmak için pencereler çift camlı olmalıdır.

 

 

5-Cihazların mümkün olduğu kadar kapı, pencere ve havanın değişim gösterdiği yerlerden uzağa yerleştirilmesi gerekir.

 

 

6-Isıtıcı ve klima tesisatı gerekli olup cihazları etkilememelidir.

 

 

7-Laboratuvardaki deneylerin pek çoğu karşılaştırma esasına dayandığı için metrekarede aydınlatmanın iyi ve eşit dağılımlı olması gerekir.

 

 

8-Cihazların yerleri tespit edilirken güneş ışığının geliş yönü düşünülerek cephe kontrolü iyi yapılmalıdır.

 

 

Pencere bulunmayabilir, gün ışığı yerine suni ışıklandırma yapılması tercih edilmelidir.

 

 

Laboratuvar Atmosfer şartları

 

Tekstil liflerinin en önemli özelliklerinden biri de rutubetli atmosferde su buharı, alması kuru atmosferde kaybetmeleridir.

Liflerin rutubet almaları çevrenin nispi rutubetine bağlıdır. Yani rutubet alma, havada mevcut su buharı miktarına değil nispi rutubete bağlıdır.

Lif özelliklerini rutubet alma miktarı büyük ölçüde etkiler.

Rutubet alma çevre atmosferdeki nispi rutubete bağlı olduğundan nispi rutubetin lif özelliklerine etkisi çok fazladır.

Bu bakımdan tekstil materyallerinin fiziksel özellikleri, sabit koşullarda test edilmelidir.

Tekstil materyalinin test edilmesi için uluslararası standart olarak hava koşulları belirlenmiştir.

Laboratuvar standart atmosfer koşulları; 20 °C±2 sıcaklık ve 65% RH ±2 bağıl nem, tropikal bölgelerde ise 27 °C±2 sıcaklık ve 65% RH ±2 bağıl nemli sabit koşulların oluşturulduğu odadır.

 

Kondisyonlama İşlemi

 

Tekstil lifleri zamana bağlı olarak nem alıp vermede değişiklik gösterir.

Şöyle ki aynı cins elyaftan alınmış kuru ve ıslak numuneler, sabit atmosfer şartlarında uzun süre bekletilseler bile nem alma miktarları aynı olamayacaktır.

Bunun nedeni başlangıçta sahip oldukları nem miktarlarının farklı olmasıdır.

Dolayısıyla numunenin laboratuvara gelmeden önce hangi şartlar altında depolandığı da deney neticesine etki edecektir.

Liflerin ağırlık, mukavemet, ölçüm gibi birçok fiziksel özellikleri lifte mevcut rutubet miktarına, dolayısıyla çevre koşullarına bağlı olarak değişir.

Bu nedenle tekstil materyallerinin fiziksel özellikleri test edilmeden kondisyonlanmalıdır. 

Kondisyonlama, fiziksel muayenede hataları önlemek ve üretimde elyafın işlenmesini kolaylaştırmak için belirlenmiş bir nem düzeyine getirme işlemidir.

 

 

Laboratuvarda Kondisyonlamanın Yapılması

 

Oluşabilecek hataları önlemek için tüm numuneler % 10–25 nispi nem ve 50 ºC‟de değişmez ağırlığa gelinceye kadar kondisyonlama fırınında kurutularak ön kondisyonlamaya tabi tutulur. Daha sonra standart atmosfer şartlarında (% 65 artı eksi 2 nispi nem 20 artı eksi 2ºC) bekletilir ve teste tabi tutulur.

İşletme laboratuvarların nem derecesinin ölçülmesinde;

 

 

1-Assman psikometrisi cihazı,

 

 

2-Termohigrograf nem ölçme cihazı kullanılır.

 

 

Kondisyon süresi numune ağırlığının dengeye ulaşması için gereken süre olarak belirlenir. Arka arkaya 2 saat arayla alınan tartımlar da numune ağılığında % 0,25‟ten daha büyük bir değişim olmamalıdır.

 

İşletmede Kondisyonlamanın Yapılması

 

İşletme içindeki elyafın kolay işlenebilmesi için kondisyonlanır.

Liflerin, yüksek nispi nemli bir atmosferde belli bir süre depolanması ya da kondisyonlama cihazının kullanılmasıyla yapılır.

 

 

İşletmelerde kondisyonlama şu amaçla yapılır:

 

 

1-Tekstil materyallerinin nem dengesinin sağlanması için % 65 rutubet ve 20 derecede rutubet miktarını değiştirmek

 

 

2-Ham madde, işlenmiş hâldeki elyafın içerdiği nem miktarının oranını saptamak

 

 

3-Tekstil materyalini denge hâline getirmek ve sonra atmosfer şartlarına (20 derece ve % 65 nem) maruz bırakmak yoluyla aradaki oranı bulmak,

 

 

4-Standart gereği kazanma ölçüsüne uygun olacak şekle gelinceye kadar tekstil materyalinin bir miktar su absorblamasına izin vermek.

 

 

 

Pazartesi, 18 Ocak 2016 12:40

Niçin Tekstil Önemli

Yazan

Tekstil üretim prosesleri temel olarak lif üretimi, iplik üretimi, dokuma, örme, dokusuz yüzey (non-woven) yapısında bir tekstil yüzeyinin elde edilmesi, bu yüzeyin boyama, baskı ve apre gibi işlemlerle terbiye edilmesi prosesleridir. Burada hammadde lif olup, hammaddenin kesikli veya kesiksiz olmasına göre farklı yöntemlerle iplik üretimi gerçekleştirilmekte akabinde dokuma veya örme işlemi ile tekstil yüzeyi haline getirilmektedir.

Herhangi bir iplik üretim aşaması olmadan çeşitli yöntemlerle (kimyasal, ısıl, mekanik etkilerle) tekstil yüzeyinin oluşturulması ise dokusuz yüzey oluşumu olarak ifade edilmektedir. Dokunmuş kumaşlar, tüketicinin kullanımına sunulmadan önce, kullanılacağı yere uygun bazı özelliklerin kazandırılması amacıyla terbiye işlemlerinden geçirilirler. Uygulanan bu işlemler hammaddeye göre değişiklik göstermekle beraber ön terbiye, renklendirme (boyama ve baskı) ve bitim işlemleri olmak üzere bir takım proseslere tabi tutulurlar. Mamulün türüne ve kullanım alanına bağlı olarak, terbiye işlemlerinden bazı adımlar proses dışı kalabilmekte veya ilave bir takım prosesler uygulanabilmektedir. Terbiye sonrası mamul kumaşların göreceği son işlem ise konfeksiyon ( hazır giyim ) aşamasıdır.

Tekstil üretimi ; İlk madde,iplik dokuma,örme,baskı,apre ve konfeksiyon gibi her biri apayrı teknolojiyi gerektiren çok geniş bir alanı kapsamaktadır. Öte yandan tasarımı ise matematik,kimya ,fizik ve biyoloji gibi fen bilimlerinin yanı sıra ekonomi ,pazarlama ,üretim yönetimi ve planlama gibi sosyal bilimleri ve teknik bilimlere dayanmak zorundadır.

 

desen1004 d

 

Bu nedenlerden ötürü her üründe olduğu gibi bir kumaşın tasarımı da Pazar isteklerinin belirgin etkisi altında o konudaki ilk madde,teknoloji,makine parkı nitelikleri ve üretim metodları v.b. olanaklarının Desinatör olarak adlandırılan bu işi yürüten kişilerin teknik bilgilerinin ,deneyimlerinin,kişisel yetenek ve  zevklerinin sınırladığı çerçeve içinde oluşmaktadır. 

 027tasarim

 

Yukarıda sağda bulunan fotoğrafta tasarım  ve solda ise bu tasarımın elbiseye oturuluş hali görülmektedir.Bu genel tanımlamalardan da anlaşılacağı üzere kumaş üretiminin de diğer üretim dallarında olduğu gibi birçok boyutu vardır.Bu boyutlar hem sayıca çok hem de sınırları birbirine karışmış birbirleriyle iç içe gelişmiş durumdadırlar.Kumaş yapısının istenilen belli bir kullanım amacına göre,o amacın gerektirdiği niteliklerde ,o amaca en uygun ilk madde ( malzeme-materyal ) ile sunulan pazarın ve mevsimin şartlarına,beğeni ölçülerine uygun özellikte olması koşulanlıdan başka bir yandan o amacın taşıyabileceği uygun,diğer yandan da sunan kurum için en yüksek karlılığı gerektirebilecek ekonomik değerlerde hazırlanması gereklidir.Ancak burada ilk madde ,makine parkı,teknoloji gibi objektif faktörlere kıyasla kişisel görüş ve zevkler ( beğeni ) gibi subjektif faktörlerin çok daha aktif roller üstlendikleri unutulmamalıdır.Olaya bu bakış açısından yaklaşıldığında kullanıma uygun nitelikler uygun görünüm ve fiyat gibi birbirine sıkı sıkıya bağlı,birbirini önemli ölçüde etkileyen ve birbirinden aynı ölçüde etkilenen faktörler kumaş üretiminin en önde gelen Konuları olarak kendiliklerinden ortaya çıkarlar.Her ne kadar bunlar birbirinden kesin olarak ayrılamayacak şekilde oldukça girift faktörler olsalar da tanıdıkları olanakların dar sınırları içinde ayrı ayrı incelenmesi konusunun daha iyi anlaşılmasına olanak verecektir. Hangi amaca hizmet ederse etsin ( giyimlikten ev tekstiline,dekoratif amaçlı kullanımdan endüstriyel bezlere kadar ) her kumaş kullanımı sırasında belirli zorlamalar,gerilimler,sürtünmeler ve dış doğanın etkileri ile karşı karşıyadır.

 

08tasarim

 

Her kumaşın kendisi için tasarlanan ya da öngürülen bir ömür süresi içinde bu etkilere dayanabilecek, onlardan kendini koruyabilecek yeterlilikte bir dayanma gücüne sağlamlığa sahip olması şüphesiz aranan niteliklerin en başta gelenidir. Kumaşta aranan temel özellikleri 8 başlıkta toplamak mümkündür;

 

desen1010

 

1-SAĞLAMLIK-DAYANIKLILIK

2-TUŞE ( YUMUŞAKLIK + DÖKÜM )

3-ESNEKLİK VE FORMUNU KORUYABİLME

4-KORUYUCULUK

5-GEÇİRGENLİK

6-GÖRÜNÜM

7-EKONOMİKLİK

8-DİKİME UYGUNLUK ( DİKİLEBİLİRLİK ) 

Tekstil malzemelerinin özellikleri mamül maddenin kalitesini ve üretim metodlarını önemli ölçüde etkiler.

LİF BOYU

Tabii liflerde yetişmelerine bağlı ve kimyasal liflerde ise imalat metoduna bağlı olup kullanım yeri ile ilgilidir.

Farklı lif boyları iplik imalatında

1-Çekimi etkiler

2-Bükümü etkiler

3-İplik yapısını ve düzgünsüzlüğünü etkiler.

4-İplik imalat metodunu etkiler.( uzun veya kısa lif iplikçiliği )

LİF İNCELİĞİ

Tabii liflerde yetişmelerine bağlı ve kimyasal liflerde ise imalat metoduna bağlı olup kullanım yeri ile ilgilidir. 

Farklı lif incelikleri iplik imalatında

1-İplik eğirme kabiliyetini etkiler

2-İplik düzgünsüzlüğünü etkiler.

ESNEME VE KOPMA UZAMASI

Genellikle molekül zincirinin yapısıyla ilgilidir.

1-Çalışma şartlarını etkiler.

2-Maruz kalınan dış kuvvetlerden dolayı mamül maddenin kullan9ımını etkiler.

KIVRIMLILIK

Tabii liflerin yetişmelerine bağlı ve kimyasal liflerde ise imalat metoduna bağlı olup kullanım yeri ile ilgilidir.

1-Mamül Maddenin hacimliliğini.

2-Tutunma yeteneğini ve elastikiyetini etkiler.

DIŞ YÜZEY YAPISI

Tabii liflerin yetişmelerine bağlı ve kimyasal liflerde ise imalat metoduna bağlı olup kullanım yeri ile ilgilidir.

1-Lifin band içindeki tutunma yeteneğini etkiler

2-Mamül maddenin hava geçirgenliğini etkiler

3-Mamül maddenin ısı tutma yeteneğini etkiler

4-Mamül maddenin yıkanma şartlarını etkiler.

5-Işığı yansıtma yeteneğini ( parlaklığını ) etkiler.

BOYA ALMA YETENEĞİ

Tekstil maddesinin kimyasal yapısı  ile ilgilidir.

1-Boyamayı etkiler.

NEM ALMA YETENEĞİ

Makromolekül yapıdaki boşluklar nemi emerler.

1-Ağırlığı ve hacmi etkiler

2-Mukavemeti etkiler

3-Statik elektriklenmeyi etkiler

ISI ( TERMİK ) YETENEĞİ

Molekül zincirinin yapısı moleküller arasındaki kuvvetlerin etkisi ,molekül zincirinin oryantasyon ve polimerizasyon derecesi ile alakalıdır.

1-Fiksaj ve form verme işlemleri ( Tekstüre vec ütü ) plastik derecesini ve form almayı etkiler.

2-Işıl işlem esnasında parlaklığı etkiler.

3-Mamül maddenin kullanım özelliklerini etkiler.

STATİK ELEKTRİKLENME

Düşük rutubet alma;düşük elektrik iletkenlik kabiliyeti ve sürtünme statik elektrik yüklenmesine sebep olur.

1-Üretimi olumlu yönde etkiler.

2-Mamül maddenin kullanımını etkiler.

KİMYASAL ETKİLERE KARŞI ÖZELLİĞİ

Molekül zincirinin yapısı ile ilgilidir.

1-Terbiye işleminde çalışma şartlarını etkiler.

2-Temizleme işleminde mamül maddenin kullanım şartlarını etkiler.

DOKUSUZ YÜZEYLER

dokuma ve örme kumaşların sahip olduğu birçok özelliğe sahip olmalarına rağmen ; liflerden doğrudan üretilmeleri nedeniyle kumaş eni ya da boyunca bölgesel farklılıkları içerebilmektedir. Bu durum; lif dağılımının (oryantasyonunun) kumaş eni ya da boyunca eşit olmamasından ve dolayısıyla kalınlık değişiminin çok olmasından kaynaklanmaktadır. Bu tip kumaş üretiminde bütün üretim parametreleri uygun koşullarda olsa bile; üretim sırasında meydana gelebilecek lif göçü sebebiyle lif dağılımı düzgün olmayabilmektedir. Bu nedenle; bir dokusuz yüzeyin herhangi bir özelliği belirlenirken kumaştan alınan numune sayısı fazla tutulmalı ve olabildiğince kumaşın farklı bölgelerinden numuneler alınmalıdır. Ayrıca; alınan numunelerin %CV değerlerinin diğer kumaş türlerine oranla yüksek çıkması beklenmelidir.

TERBİYE İŞLEMLERİ 

Tekstil ürünlerine değer kazandırma (terbiye) işlemleri çok eski bir zanaata, yani tekstil ürünlerini daha güzel, daha renkli yapma arzusu örme ve dokuma işlemi kadar eskiye dayanmaktadır. Yüzyıllar boyunca tekstil boyacıları meyve, ağaç ve çeşitli minerallerden elde edilen doğal boyarmaddelere bağlıydılar. Boyamada kullanılan mineral olarak Ocker, Zinnober; bitki olarak indigo, krapp kökü, kırmızı tahta gösterilebilir. Cochenille ve bazı hayvandan çok değerli renkler elde ediliyordu. 19. yüzyılda tekniğin ve kimyanın birleşmesiyle tekstil ürünlerini güzelleştirmede büyük bir adım atıldı. Sentetik boyarmaddelerin üretilmesi ile daha önce kullanılan doğal boyarmaddelerin nerede ise tamamı bir kenara bırakılmıştır. Boyarmadde kimyasının gelişmesine paralel olarak teknik yani makine alanında çok büyük gelişmeler olmuştur. Bununla birlikte üretilmeye başlanan sentetik lifler ile tekstil sektöründe yukarı doğru bir yükseliş başlamıştır.

19. yüzyılın ortalarına kadar uygulanan güneş yardımıyla çim üzerinde ağartma veya yağmur ve rüzgar yardımıyla serilmiş kumaşların ağartılması, teknolojinin gelişmesiyle tam otomatik ağartma makineleri ile daha önce haftalar ve aylar süren işlemi çok daha kısa süren saatlere indirmiş ve yerini bu makinelere bırakmıştır.

19. yüzyılda üretilen otomatik çalışan makineler sayesinde modern baskı sistemi eskiden kullanılan tahta modellerle desenlendirme sistemini ortadan kaldırmıştır. Sentetik liflerin üretilmesiyle tekstil ürünlerini güzelleştirme alanına daha iyi makineler ve daha iyi teknoloji geliştirme görevi düşmüştür. Sentetik liflerinin esasında kolay bakım özellikleri, araştırmacıları sentetik liflerin terbiye işlemleri tekniğinin geliştirilmesine yönlendirmiştir .

Tekstil terbiyesi dendiğinde tekstil ürünlerini daha güzelleştirmek, daha değerli veya daha iyi yapmak için yapılan tüm işlemler akla gelmektedir. Tekstil ürününün dış görünüşünün renk, parlaklık v.s. gibi özelliklerini veya kullanım alanına göre özelliğini değiştirmeyi hedef alan işlemler tekstil terbiye işlemleridir. Tekstil terbiye işlemleri ürünün türüne ve kimyasal yapısına bağlı olarak uygulanır. Bu yüzden terbiye işlemleri esnasında ürünün kalitesinin aynen kalmasına dikkat edilmesi gerekir. Kalitenin düşmemesi ve lif yapısının bozulmaması için uygulanan değişik terbiye işlemleri esnasında çok dikkatli ve hassas çalışılması gerekir. Terbiye işlemleri içerisinde birkaç işlem basamağı bulunan bir prosestir (örneğin ön yıkama, boyama, kurutma, baskı, buharlama v.b.).

RENKLENDİRME ( BOYAMA VE BASKI ) İŞLEMLERİ

Tekstil yüzeylerini renklendirme daha doğrusu boyama işlemi, mamulün boyarmadde çözeltisi, çeşitli yardımcı ve kimyasal maddeler (ıslatıcı, tuz, alkali ve asit) ile muamele edilmesi ile gerçekleşir. Boyamada, suda çözünmüş veya disperge olmuş boyarmaddenin tekstil ürünü tarafında emilmesi en önemli noktadır. İyi bir boyamanın gerçekleşmesi sadece boyarmaddenin tekstil yüzeyine tutunmasına ve lif içine yerleşmesine değil aynı zamanda liflere kimyasal veya fiziksel olarak bağlanmasına da bağlıdır. Boyarmaddenin ürün tarafından absorblanması ve bağlanması ürünün kimyasal ve fiziksel yapısına bağlı olduğu için kullanılacak boyarmaddeler de her tekstil ürünü için farklıdır. İstenilen kullanım ve üretim haslıklarına bağlı olarak uygun bir boyarmadde seçiminin gerçekleşmesi lazımdır.

 

502tasarim

 

Tekstil ürünlerinin boyanması için ister doğal lif ister sentetik lif kumaşları ya da her ikisinin karışımından oluşmuş kumaşlar için büyük bir boyarmadde seçeneği vardır. Bu boyarmaddelerle istenilen her türlü nüansta ve yüksek derecede renk haslıkları elde edilebilir.

Baskı işlemi, tekstil ürününe yapılan yerel renklendirme işlemi olarak tanımlanabilir. Modern tekstil baskısının diğer desenlendirme işlemlerine (örme, dokuma, tufting vs) göre avantajı, her türlü tekstil yüzeyine (halıdan ince dokumaya kadar, örme ürünlerine , nonwoven vs kadar) uygulama imkanının olması, sanatsal olarak sınırsız desenlendirme olanağı sağlaması, hareket özgürlüğü ve büyük bir üretim hızına sahip olmasıdır.

TERBİYE MADDELERİNİ TEKSTİL ÜRÜNÜNE AKTARMA YÖNTEMLERİ (APLİKASYON)

Tekstil ürünü terbiyesinin yapılabilmesi için; çözelti, süspansiyon, dispersiyon veya emülsiyon halinde bulunan bir terbiye maddesi ile tekstil ürününü temas ettirmek gerekir. Bunun için çeşitli yöntemler uygulanır ve bu Yöntemler ;

1-Çektirme

2-Emdirme

3-Aktarma

4-Püskütme

5-Köpük yöntemleridir.

Bu yöntemlerde kullanılan makinelerin seçimi işlem görecek tekstil ürününün tipine uygun olacak şekilde seçilmiş ve ayarlanmış olması gerekmektedir. Tekstil yüzeylerinin boyanmasında gereksinim duyulan birçok özelliklerden dolayı boya makinelerinin ve aparatlarının seçiminde büyük bir seçenek yelpazesi mevcuttur. Tekstil ürününün hassasiyeti, sentetiklerin kendine has özellikleri ve istenilen ürün özellikleri makine seçiminde büyük rol oynamaktadır. Bundan dolayı makine ve sistemler 3 gruba ayrılır. Bunlar;

1-Kesikli (Diskontinü) makine ve sistemler

2-Yarı kesikli (Yarı kontinü) makine ve sistemler

3-Kesiksiz (Kontinü) makine ve sistemleler 

HAŞIL

Dokumada kullanılacak olan çözgü ipliklerine mukavemetlerini artırmak amacı ile yapılır. Haşıl işlemi; özellikle tek kat çözgü ipliklerinin ve puntasız bükümsüz filament ipliklerinin dokuma esnasında etkileneceği mekanik sürtünmelere karşı dayanıklılığının artırılmasıdır. Çözgü ipliklerine dokumadaki darbeli ve gerilimli çalışmaya dayanabilecek şekilde mukavemet kazandırmak, dokumadaki çalışma sırasındaki yan yana hareket eden ipliklerin birbirlerine dolaşmamaları için dokumada çalışma kolaylığını sağlama açısından düzgün bir çözgü iplik gövdesi elde etmeye haşıllama, bu özellikleri sağlayan sıvıya haşıl denir. Haşıllama farklı bir tanımla çözgü ipliklerinin yapıştırıcı özelliği bulunan viskoz sıvı içerisinden geçirilerek fiziksel ve kimyasal özelliklerini iyileştirmek veya korumak amacıyla koruyucu bir polimerik film ile kaplanması işlemidir. Çözgü ipliklerinin sürtünme ve gerilim kuvvetlerine dokuma işlemi sırasında mukavemet kazandırmak amacı ile yapılan haşıl işlemi, iplik yüzeyinin haşıl adı verilen madde ile kaplanarak sürtünmeyi en aza indirmeyi sağlayarak olabilecek ipliğin fiziksel ve yapısal olarak etkilenmemesine dayanan dokuma hazırlık işlemidir. Haşıllama işlemi çözgü hazırlama işleminden sonra, haşıl makinelerinde yapılır. Seri çözgü makinelerinde hazırlanmış leventler haşıl makinelerinde aynı anda haşıl ve birleştirme işlemine maruz kalır. Haşıllama işlemi aynı zamanda ipliklerin kimyasal özelliklerinin korunmasına yardımcı olur. İpliklerin üzerindeki elyaf uçlarının iplik üzerinde kalmasına sebep olarak lif döküntülerini de azaltmaktadır.

JAKARLI AĞIZLIK AÇMA SİSTEMİ

Jakar sistemi diğer sistemlere oranla değişik bir yapı gösterir. Eksantrikli armür sisteminde ağızlığın oluşumu için çözgü ipliklerine çerçeve gruplarınca hareket verilir. Jakar sisteminde ise ağızlığın oluşumu için çözgü ipliklerine tek tek kumanda edilir. Bu nedenle jakar sistemi desen yapma olanakları açısından eksantrik ve armür sistemine oranla daha elverişlidir. Jakar makineleri tek tomruklu ve çift tomruklu olarak iki sistemde incelenir.

Dokuma tezgahının üzerine dikey olarak kurulan bir ağızlık açma aparatıdır. Ayrıca makine kusursuz mekanik özellikleri ile bize çok değişik desenli kumaşlar yapma olanağı tanımıştır. Jakar makinesi bir seri iğne ( Desen okuyan ve makineyi programla) bir seri (maylonlar aracılığı ile ağızlık açılmasını sağlayan) platinden oluşmuş bir sistemdir. Her hangi bir dokuma tezgahı bir takım deliklerle birlikte üzerine jakar makinesi takılarak jakarlı dokuma tezgahına dönüştürülebilir. Jakar makinesi, dokuma tezgahına ek olarak kurulan bir aparat olduğuna göre birbirleriyle iki açıdan ilişkilidir ; 
1- Dokuma tezgahı, jakar makinesine hareket verir. 
2- Jakar makinesi çalışarak maylonlar aracılığı ile dokuma tezgahına ağızlık açar.