İpek İplik Çeşitleri
 
 
ipek17
 
 
 
Kesiksiz elyaf hâlinde kozalardan çekilerek birkaç telin bir araya getirilerek katlı büküm işleminden geçen veya bir grup kozadan gelen tellerin flament iplik hâlinde kendi üzerinde büküm alarak oluşturduğu kesiksiz ham ipek flamentlerine ibrişim denir. İbrişimler tek başına veya katlanarak iplik oluşturabilir. İpek ipliklerinden bazıları şunlardır.
1-Tek ipek iplik
Tek iplik oluşturmak için üç ile sekiz arasında ipek flamenti birlikte bükülür. Gevşek bükümlü tek iplikler, cm‘de iki ya da daha üç büküm içerir ve esas olarak birçok ipek kumaşta atkı ipliği olarak kullanılır. Yüksek bükümlü tek iplikler, cm başına çok daha fazla sayıda büküm içerir ve ince kumaşların yapımında kullanılır.
2-İpek atkı ipliği, tram (ibrişim) ipek
İpek ticaretinde dokuma kumaşlarda atkı ipliği olarak kullanılan ipek ipliklerdir. Tram (ibrişim) ipek de denir. Bu iplikler sadece atkı ipliği olarak kullanılır. Birlikte çekilen iki veya daha fazla iplikten oluşan ve cm‘de 2 veya 4 bükümle bükülen ipekli ipliğin yanı sıra 2 ya da 4 bükümlü tek ipliklerin yaklaşık 1–2 büküm/cm gibi hafif bir bükümle birleştirilmesi ile de elde edilir. Özellikle krep ipek kumaşlar için büküm sayısı artırılabilir. Tafta gibi özel sık bükümlü, yaklaşık 12 büküm/cm‘lik iplik kullanan kumaşların haricînde nadiren 2 büküm/cm‘den fazla bükülür. İpekli atkı ipliğine ibrişim ipek de denir ancak ibrişim terimi ham ipek flamentler için kullanılan genel bir deyimdir.
3-Vual ipek ipliği
Bu iplik vual gibi ince, şeffaf krepler için kullanılır. Üç adet bükümsüz tek ipliğin cm başına 16–18 S (inç başına 0- 45 S) büküm içerecek şekilde bileştirilmesi ile oluşur.
4-Krepdöşin ipek ipliği
Bükümsüz bir çift ipek ipliğinin 27–30 büküm/cm ile S veya Z yönünde bükülmesi ile elde edilen katlı ipek ipliğidir. Sonuçta çok ince, sağlam, elastik, çözgü ipliği olarak krep tipi kumaşların yapımında kullanılan iplikler elde edilir.
5-Organze ipek ipliği
Yüksek bükümlü ipek ipliklerinin katlı bükülmesi ile elde edilen çözgü ipliğidir. Her biri Z büküm içeren, üç veya dört tek iplikten oluşur. Bu iplikler birbirleriyle S bükümle, cm başına 4,72–7,87 (inç başına 12 ila 20) arasında büküm verilerek birbirlerine daha sıkı geçmeleri böylece daha sert ve dayanıklı iplik oluşturmaları sağlanarak bağlanır.
6-Grena din ipek ipliği
Yaklaşık 14 Z büküm/cm büküm verilmiş 3–4 veya 5 tek katlı ipek ipliğinin birbirleriyle cm başına 10–14 arasında S büküm ile birleştirilmesinden oluşan ipliklerdir. Bu iplikler, yüksek büküm sayısına sahip olmalarına rağmen yine de incedir. Organze, grenadin gibi ince, şeffaf kumaşların yapımında kullanılır.
7-İkiye iki grena din ipek
Bir çit bükümsüz ipek flamentinden oluşan ve her biri yaklaşık 14 büküm/cm ile Z yönünde büküldükten sonra iki kat ipliğin 10–14 büküm/cm ile S yönünde birleştirilmesinden oluşan ipek ipliğidir. Bu iplikler netice itibari ile grenadin ipliklere çok benzer ancak daha ağırdır. Ağırlıkları, yapıları ve yüksek bükümleri krep kumaşlar için tercih edilmelerini sağlar.
8-Kompansene S ipek ipliği
Bu iplik, her biri bir çift bükümsüz iplik flamentlerinin bir tanesi S yönünde diğeri Z yönünde 16–18 büküm/cm olarak bükülmesi ve bu bükülmüş çiftlerin birbirleri ile S yönünde 2 büküm/cm ile bükülmesi sonucunda oluşur. Bu zıt büküm yönleri giriftliği önler, bunun yanında elastiklik verir. Bu yüzden, genellikle örme kumaşlar için kullanılır.
9-Krep ipek ipliği
Bazı krep kumaşlar, ipek krep ipliklerden yapılır. Bu iplikler her biri bir çift olan bükümsüz tek ipliklerden oluşur. Bir çift 24–34 büküm/cm S büküm ile diğeri ise aynı sayıda Z büküm ile büküldükten sonra birbirleriyle 1–2 büküm/cm S büküm içerecek şekilde birleştirir. Elde edilen krep ipek iplikleri atkı veya çözgü ipliği ya da ikisi birlikte tüm krep kumaş çeşitlerinde kullanılır.
10-Şantung ipek ipliği
Yüzeye canlı bir görünüş veren, çok düzensiz iplik efektlerine sahip kaba tussah (yabani) ipek ipliğidir.
11-Sonsuz ham ipek ipliği
Eğrilmiş olmayan, sonsuz hâlde bulunan ham ipek flamenti ya da bundan oluşan ipliktir.
12-Eğirilmiş ipek ipliği
Kesiksiz bir ipek flamenti çekimi için uygun olmayan kozalardan veya işlem artıklarından elde edilen döküntü ipek elyafından kamgarn (taranmış yün iplikçiliği) sistemine benzer şekilde eğirilen kesikli ipek iplikleridir. Bunlar:
Deşe ipek ipliği (floret ipeği, şap ipeği)  : Deşe ipek ipliği, ipek filament üretiminde kullanılmayan defolu materyallerden elde edilen deşe ipekten üretilen ipliklerdir.
Deşe ipeğin kaynakları
Deşe ipek aşağıdaki kaynaklardan elde edilir
-Delik kozalar, kozalardan çıkan kelebekler nedeniyle oluşur.
-İkili (çift) kozalar, iki ipek böceğinin birbirine çok yakın koza yaparken yapışmış durumları
-şekilsiz ve lekeli kozalar
-Ezik kozalar
Kısa ipek telleri, sağılmadan önce koza üzerinden fırçalanır.
-Her kozanın başında ve sonunda bulunan kalın ve düzgünsüz ipek elyafı (kamçı başı ve tava dibi).
Deşe ipek, serisin uzaklaştırma işleminden sonra mekaniksel etkilerle elyafına ayrılır. Kamgam sistemine benzer şekilde taraklanır, taranır ve eğitilir. Eğirilmiş ipek iplikleri yumuşak fakat diğer tip ipekten daha az parlak ve o denli sağlam ve elastik değildir. Daha kısa ştapel kullanılmasından dolayı eğirilmiş ipeğin dayanımı ve elastikliği daha az ise de diğerinin bazı genel karakteristiklerini göstermektedir. Örneğin; eğirilmiş ipekten yapılmış ipek kumaş, elyaf kalitesi iyi ise oldukça iyi kullanım sağlar. Eğirilmiş ipekten yapılan kumaş, elyafın kısalığı nedeniyle bir süre giyildikten ya da kullanıldıktan sonra tüylenir. Eğrilmiş ipek, sağılmış ipekten daha ucuzdur. Eğrilmiş ipek şantuk ve havlı kumaşlarda, elbise aksesuarları, astarlar, elastik ağ dokular ve dikiş ipeği için kadifeler, şemsiye kumaşları ve yalıtkan materyallerde kullanılır.
13-Buret ipeği  : Buret ipek ipliği, deşe ipek ipliğinin üretilmesi sırasında dökülen kemlinglerden elde edilen ipliktir.  Kamgam sistemine benzer bir şekilde elde edilen orta incelikte, kaba tabii ipek iplikleri genelde gayri muntazam, küt şekilli ve nopelidir
14-Grege ipek ipliği  :İpek böceği kozalarından kesiksiz elyaf hâlinde çekilen ipekler, gerekli iplik kalınlığına bağlı olarak 3–10 tanesi birlikte sarılır. Belirli katlı büküm verilerek elde edilen, bu şekildeki ham ipek ipliklere grege ipeği denir. Ham ipek ipliğinde, fibroin, serisin tabakası ile kuşatılmıştır. Serisin, fibroin kısmının güzel parlaklığını örter, sarımsı bir renk verir ve gevrek bir tutum kazandırır. ipeğin kendine özgü yumuşaklığa, parlaklığa, beyazlığa, dökümlülüğe sahip olması için serisinin uzaklaştırılması gerekir.
15-Perl ipek ipliği : Düşük değerdeki kozalardan elde edilen “grege”‖ ipliklerden oluşan ve leonik ipliklerde nüve (çekirdek) olarak kullanılan, atkılık ipek ipliğine benzer katlı bükülmüş doğal ipektir.
ipek18
 
İpek İplik Terbiyesi
Ham ipek üzerinde bulunan serisin tabakası ipeğe sarımsı bir renk ve sert bir tutum verir. İpeğin kendine has yumuşaklığına ve parlaklığına sahip olabilmesi için serisin uzaklaştırma, beyazlığa sahip olabilmesi için ağartma ve bu işlemler sırasında kaybettiği ağırlığı kazanabilmesi için ağırlaştırma işlemi yapılır.
 
İpekte Serisin Uzaklaştırma
 
Ham ipek ipliğinde fibroin, serisin tabakası ile kuşatılmıştır. Serisin, fibroin kısmının güzel parlaklığını örter, sarımsı bir renk verir ve gevrek bir tutum kazandırır. İpeğin kendine özgü yumuşaklığa, parlaklığa, beyazlığa, dökümlülüğe sahip olması için serisinin uzaklaştırılması gerekir. Serisin tamamen uzaklaştırılabileceği gibi kısmen de uzaklaştırılabilir.Serisi uzaklaştırma işleminde kullanılan suyun sert olmaması gerekir. Aksi hâlde oluşacak suda çözünmeyen kalsiyumlu sabun çökerek sabunun yararlı etkisini giderdiği gibi ipeğin parlaklığını da olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle, sertlik giderici maddelerle suyun yumuşatılması zorunludur.  Bir diğer dikkat edilmesi gerekli nokta ise non-iyonik tensidlerin (kimyasal yıkama ham maddesi) serisin uzaklaştırma işlemini hızlandırdığı ve sabunun durulanmasını kolaylaştırmasıdır.  Serisin uzaklaştırma işlemi sırasında mamule hareket verilmesi, elde edilecek etkilerin mamulün her yerinde eşit olması açısından önemlidir.  Serisin fibroinin çevresini saran koruyucu bir tabaka oluşturduğundan iplik yapımı, dokuma ve örme sırasında fibroini mekaniksel etkilere karşı koruması bakımından faydalı olmaktadır. Bu nedenle, serisinin uzaklaştırılmasını mümkün derece geç bir safhada yapmakta fayda vardır.
 
Serisini Uzaklaştıra İşleminin Yapılışı
 
Serisin şu yöntemlerle giderilebilir.
 
1-Sabun ile serisini uzaklaştırma
 
Sabunla kaynatma öncesi, ipekli mamulün 0,5 g/l sodyum karbonat içeren 40 ˚C temperatürdeki (sıcaklık) flottede bir saat kadar ön muamelesi, işlemi kolaylaştırır.  Esas serisin uzaklaştırma işlemi genel olarak iki adımda yapılmaktadır.
 
Birinci adım
 
8 g/l Marsilya sabunu 1–3 g/l Polifosfat (su yumuşatma maddesi)  1–3 g/l Non-iyonik tensid 1 g/l Sodyum karbonat içeren flottede, ipekli mamul 75 ˚C‘ de 1–2 saat muamele edilmektedir. Flotte oranı 1:30‘dur. İlk serisin uzaklaştırma banyosunda ham ipekteki serisinin %90-95‘i uzaklaştırılmaktadır.
 
İkinci adım
 
İpekli mamul, birinci banyodaki maddelerin yaklaşık yarısını içeren yeni bir banyoya konularak aynı koşullar altında muamele edilmektedir. İşlem sonunda boşaltılan sabunlu ve çok az miktarda serisin içeren flotte, gerekli ise sabun ilave edilerek birinci adımda kullanılabilmektedir. İpekli mamul, iki sabunlu muamelenin ardından önce sıcak, sonra soğuk olmak üzere etkili bir şekilde durulanmaktadır.
İki adımlı serisin uzaklaştırma metodundan başka sürenin 4,5–6 saate kadar uzatıldığı tek adımlı serisin uzaklaştırma metotları da yaygın olarak kullanılmaktadır. Serisin uzaklaştırma çözeltisi, ipek boyacılığında serisinin çok iyi düzgünleştirici etki göstermesi nedeniyle önemli bir yardımcı maddedir. Serisinli çözelti, boyar maddenin düzgün alınmasını sağlaması yanında, tamponlayıcı madde olarak da etkileyerek ipek liflerini asitlere karşı korur ve liflerin yumuşak kalmasını sağlar.
 
2-Enzim ile serisin uzaklaştırma
 
Serisin bir çeşit protein olduğuna göre proteini parçalayan (proteolitik) enzimlerden etkilenir. Ancak fibroinin de bir protein olması nedeni ile serisini gidermede, serisini etkileyen fakat fibroini etkilemeyen enzimlerden yararlanmak gerekir. Bu konuda en çok kullanılan enzimler pepsin, tripsin ve papaindir.  İpek ipliklerinden enzim ile serisin uzaklaştırma reçetesi:
0,3–1 g/l Enzim, Alcalase 2,5 L (Nova Nordisk)
5 g/l Sodyum bikarbonat (NaHCOз)
1 g/l Non-iyonik sürfaktant
Ph 8–9
Flotte oranı 1.30
55–60˚C‘de, 30–60 dakika muamele
Enzim ile serisin uzaklaştırmada ön muamele gerekmez. Ancak yüksek bükümlü iplikler 95˚C‘de 5–10 dakika alkali çözeltisi ile muamele edilirlerse daha kısa sürede ve daha az enzimle istenilen sonuçlar sağlanabilmektedir. Serisin uzaklaştırma işleminden sonra ılık su ile yıkama yapılır. Gerekli ise ağartmaya geçilir.
 
İpeğin Ağırlaştırılması (şarjlama)
 
Eskiden ipek iplik ve kumaşların satışı, genellikle tartarak yapıldığından ipek iplik veya mamul satıcıları, mamullerinin mümkün derece ağır olmasını sağlamaya çalışırlardı. Hâlbuki serisini uzaklaştırılan ham ipek, bu işlem sonucu % 18–30 kadarlık bir ağırlık kaybına uğramaktadır. Önceleri bu ağırlık kaybını telafi etmek daha sonraları ipekli mamullere ham hâlinden bile daha fazla bir ağırlık kazandırmak için özel bir terbiye işlemi geliştirilmiştir ki bu işleme "garj" veya "ağırlaştırma'' denir.
 
Ağırlaştırma İşleminin Amaçları
 
Şarj sırasında kullanılan maddeler, ipek liflerinin içine nüfuz edip fibroin makro moleküllerine bağlandıklarından aynı zamanda liflerin bir miktar şişmesini de sağlamaktadır. Bu nedenle, iyi şarj görmüş bir ipliğin ve mamullerin dolgunluğu, zenginliği de artmaktadır. Şişen, ağırlaşan liflerin örtme yeteneği de artacağından sonuçta birim alan ve ağırlıkta bir ipekli mamul için gerekli ipek lifi miktarı azalmaktadır. Bu ise maliyeti düşürmesi ve kısıtlı ipek lifi üretimine rağmen ipekli mamul üretimini artırması bakımından önemli ekonomik yararlar sağlamaktadır.
Belirli sınırları aşmamak kaydıyla yapılacak iyi bir şarjın sağladığı bu yararlara karşılık aşırı ve yanlış bir şarjın da önemli sakıncaları vardır. Aşırı şarj sonucu ipekli mamullerin güzel tutumu kaybolmakta hatta fazla sertleşen mamulün bir apre kırma makinesinden geçirilmesi gerekmektedir. Fakat daha önemli olan sakınca liflerin ve dolayısıyla mamulün dayanımlarının düşmesidir. Bu dayanım düşmesine paralel olarak bazen makro moleküllerde ani bir parçalanma meydana gelmektedir. Bu nedenle aşırı şarj görmüş ipliklere tecrübeli ipekçiler "dinamitlenmiş mamul" demektedirler.
şarjda kullanılan para birimi, esasında gerçek şarj miktarını saklayan bir birimdir. Eğer şarj sonucu lifler serisinleri çözülmeden önceki ham ağırlıklarına eşit bir ağırlığa çıkarlarsa buna pari şarj denir. şarj sonucu ağırlık ham liflerin ağırlığının altında kalırsa "pari altı", ham liflerin ağırlığını aşarsa "pari üstü" şarjdan bahsedilir ve ağırlık artışının liflerin ham ağırlıklarına % oranı olarak belirtilir. Buna göre ham (grege) ağırlığı 100 kg gelen ipekli mamul, serisini çözüldükten sonra 75 kg geliyorsa ve şarj sonucu ağırlığı 95 kg‘a çıkarsa bu mamul % 5 pari altı; 150 kg‘a çıkarsa % 50 pari üstü şarj görmüştür denir. şarj, serisin çözüldükten sonra uygulandığına göre % 50 pari üstü şarjda, 75 kg cuite ipeğinin ağırlığı 150 kg‘a çıkmaktadır, dolayısıyla gerçek ağırlık artışı % 100‘dür.
 
Ağırlaştırma Yöntemleri
 
İpek liflerinin şarjı çok değişik şekillerde yapılabilmektedir. Bu çeşitli yöntemleri 3 ana grupta toplamak mümkündür:
 
1-Anorganik şarj (charge minerale): Liflerin birbiri ardınca uygun kalay, fosfat ve sonunda da silikat tuzlarıyla muamelesi esasına dayanan bu yöntem, uygulanan en yaygın şarj şeklidir.
 
2-Bitkisel Şarj (charge végétale): Liflerin mamul ağırlığının % 150-250'si kadar tannen, meşe mazısı özü gibi maddeler içeren flottelerle muamelesi esasına dayanan bu yöntem, daha ziyade siyah ve koyu tonlarda boyanacak mamullerde belirli bir uygulama alanı bulabilmektedir.
 
3-Karışık şarj (charge mixte): Yukarıda belirtilen iki yöntemin bir karışımı olan karışık şarjda mamul önce tannen cinsinden bir bitkisel maddeyle sonra da kalay ve fosfat tuzlarıyla muamele edilmektedir (Veya önce kalay ve soda ile muamele edildikten sonra boyanmakta ve son olarak da bitkisel şarj maddeleriyle muamele edilmektedir.).
 
Avivaj İşlemi
İpekli mamullere istenen tutumu kazandırmak için mamuller boyamadan sonra bir avivaj işleminden geçirilir. Esasında tekstil terbiyesinde avivaj denilince liflerin veya ipliklerin tutumlarını, iplikçi ve dokumacıların çalışmasını kolaylaştıracak şekle getirmek için yapılan terbiye işlemleri anlaşılmaktadır. Hâlbuki ipekli mamullerde avivaj ipliklere uygulandığı kadar kumaşlara da uygulanmaktadır. Burada söz konusu olan avivaj, bir çeşit tutum apresidir.
Avivaj işlemi işletmelere göre değişen şekillerde yapılmaktadır.
 
Zeytinyağlı avivaj
 
şarj görmüş ipekli mamullerde en fazla uygulanan bu avivaj şeklinde doğrudan zeytinyağının kullanılabileceğine dair bazı bilgiler varsa da kolay ve yaygın olan çalışma, düşük derecede sülfonlanmış zeytinyağı ile yapılmaktadır. Bazı işletmeler zeytinyağının sülfonlanması işlemini de (zeytinyağına yavaş bir şekilde sülfürik asit ilave edip uzunca süre beklettikten sonra soda ilave ederek) kendileri yapmaktadır. Bu şekilde elde edilip seyreltilen sülfonlanmış zeytinyağına "avivaj yağı‖ da denilmektedir.
Kullanılacak avivaj yağı ve formik asit miktarı: Mamulün tipine, gördüğü şarj miktarına, nasıl boyandığına, avivaj sırasındaki flotte oranına ve istenen tutuma bağlı olarak değişmektedir. Genel olarak avivajın mamulü:
5–15 ml/l Avivaj yağı
2 – 6 ml/l Formik asit (6°Be'lik) içeren soğuk flotteyle 20–30 dakika muamele ederek yapıldığı söylenebilir. Avivajdan sonra mamul santrfujlanır ve kurutulur.
Diğer bir reçeteye göre % 1,5 zeytinyağı, % 0,5 – 2,5 soda, % 6 -12 yeşil sabun içerecek şekilde hazırlanan sıcak çözelti, ılık flotteye karıştırıldıktan sonra flotteye formik asit, asetik asit veya süt asidi ilave ederek flotte asidik hâle getirilmekte ve ipekli mamul bu flotteyle 15–30 dakika muamele edilmektedir.
 
Sert tutum kazandıran avivaj
 
İpekli mamullerin tutumunu bir miktar sertleştirmek için yapılan bu tip avivajın esasını mamulü formik asit, şarap asidi veya limon asidi gibi zayıf bir asidin seyreltik çözeltisiyle kısa bir süre muamele etmek oluşturmaktadır. Bu muamele sonunda mamul durulanmaz ve sıkıldıktan veya santrfujlandıktan sonra normal sıcaklıkta kurutulur.
 
Yumuşak tutum kazandıran avivaj
 
Daha ziyade şap ipeğinden (eğirilmiş ipliklerden) yapılmış mamullere ve ipek kadifelere uygulanan bir işlemdir. Bunun için içinde: %,1,5 şap % 0,5 soda bulunan bir flotte hazırlanır ve asetik asit ile hafif asidik hâle getirildikten sonra mamul bu flotte içinden birkaç kere geçirilip santrfujlanır ve kurutulur.
 
Hışırtılı (gıcırdayan) tutum kazandıran avivaj
 
Bazı ipekli mamuller için çok geçerli ve karakteristik olan bu avivaj, iki banyolu bir çalışmayı gerektirmektedir. Mamul 1. banyoda % 5–10 (mamul ağırlığının) yağlı sabun içeren ılık (30–40°C) flotteyle muamele edilir ve istenirse hafif bir durulamadan sonra 2. banyoda % 10–15 (mamul ağırlığının) süt veya Ģarap asidi içeren flotteyle muamele edilir ve santrfujlandıktan sonra kurutulur. Süt asidi yerine formik veya asetik asit kullanılsa da elde edilen sonuç aynı derecede güzel olmaz.
İpek Çekim İşlemi
Elle veya mekanik olarak uçları bulunan kozalar, çekim işlemi için çekim banyosuna alınır. Çekim makinesinin tipine göre çekilecek ipeğin denyesi makine tarafından otomatik olarak veya çekilen koza sayısına göre işçi tarafından ayarlanır. İstenilen denyeye göre birkaç kozanın ipeği birleştirilerek önce iplik kılavuzundan geçirilir. Bu kılavuz porselenden yapılmış bir düğme veya iç içe geçmiş iki tüpten (jette boute) ibarettir. Bunlardan içteki tüp sabit, dıştaki ise hareketlidir. Bu iç içe iki tüp otomatik çekim makinelerinde bir iplik yakalayıcısı ile birleştirilmişlerdir. Bu kısımdan veya kılavuzdan geçen ipek, kendi üzerinde büküm kazandıktan sonra çıkrığa sarılır. Kılavuzdan geçen ipek, önce birinci sonra ikinci makaradan geçtikten sonra büküm verilerek üçüncü makaradan ve daha sonra dağıtıcı kılavuzdan geçirilerek çıkrığa sarılır. Bu tip çekimdeki büküme taveleta (tavelletta) büküm denir. Elle çekilen ipeğin denyesini sabit tutmak için ucu bulunmuş yeni bir kozanın ipeği, çekim banyosundaki ipek balonuna elle verilmek sureti ile yapılır. Makine ile çekimde ise ucu bulunmuş koza, elle veya mekanik bir sistemle çekim banyosuna verilerek yeni uç çekilen ipeğe yakalayıcı kılavuz tüp ile bağlanır. Çekim sırasında ham ipeğin büküm kazanması, ipeğin kılavuzdan geçtikten sonra makaralardan geçerken birbiri üzerine sarılması ile oluşur. Çekilen ipeğe verilen büküm, kozalardan gelen her bir ipek lifinin bir arada düzgün, serisin ile birlikte sıkı bir şekilde tutulmasını ve çekim banyosundan gelen suyla doymuş durumdaki ipek liflerinin suyunun uzaklaştırılmasını sağlar. Eğer ham ipeğe büküm verilmezse gevşek bir biçimde tutulan liflerde kopma meydana gelerek dokuma ve iplikte hoş görülmeyen havlara neden olur. Ayrıca suyun uzaklaştırılmamasından dolayı çıkrığa sarılan ipekte serisin kalıntılarının oluşturduğu sert bölgeler meydana gelir. Kısacası büküm ipeğin birbirlerine bağlanmasını sağlar ve parlaklık kazandırır. İpekte şambon (chambon) ve taveleta (tavelletta) olmak üzere iki tip büküm vardır. Bunlardan şambon tipi büküm iki ayrı kılavuzdan geçen iki ayrı ipek ipliği bir birleri ile birkaç kez sarıldıktan sonra ayrı dağıtıcı kılavuzlardan geçerek çıkrığa sarılır. Sol iplik kılavuzundan geçen ipek sağ çıkrığa, sol iplik kılavuzundan geçen ipek ise sağ çıkrığa çapraz olarak sarılır. Bu tip büküm genellikle el ve ayak gücü ile çalışan ipek çekim sistemlerinde kullanılmıştır. Modern çekim makinelerinde şambon tipi büküm yerine tavelletta tipi büküm kullanılmaktadır ki bu tip büküm, ipeğin kendi üzerinde sarılması ile oluşur. İpek çekim işleminde son işlem, ipeğin dağıtıcı kılavuzdan geçtikten sonra çıkrık veya makara üzerine sağa sola hareket ile sarılmasıdır. Çıkrık veya makaralar direkt çekim yapan makinelerde 148-150 cm çevreye sahiptir. Diğer makinelerin çevresi ise 60–65 cm‘dir. Daha ilkel çekim makinelerinde ise çıkrık çevresi değişik olabilir. Bunlar tahta, alüminyum veya sert plastikten yapılmışlardır. İpek çekim işlemi, koza liflerinin çeşitli kademelerden geçtikten sonra çıkrığa (makaraya) sarılması ile tamamlanır. İpek çekim işlemi en basitten otomatiğe kadar aynı şekilde yapılır. Yani ucu bulunmuş kozalar ya doğrudan doğruya bir çıkrığa sarılır veya birden fazla çekim gözü içeren makinelerde her göz için aynı şekilde yapılır.

Uç bulma

Kozalar kaynatıldıktan sonra ve kaynatma sırasında ipek çekiminin yapılabilmesi için lif uçlarının bulunması gerekir. Uç bulma işlemi hem ipek çekimini sağlamak hem de koza üzerinde bulunan karışık hâldeki ipek liflerini kozadan uzaklaştırmak için yapılır. Koza üzerindeki karışık hâldeki bu liflere “kamçıbaşı”‖ denir. Bunların kozadan uzaklaştırılması gerekir, aksi hâlde ipek çekimi zorlaşır ve iyi kalite lif elde edilemez. Kozadan uç bulma işlemi elle veya mekanik olarak iki şekilde yapılır.

Elle uç bulma

Elle uç bulma eski, basit ipek çekim işletmelerinde uygulanır. Uç bulma tavası içine konan kozalar 90–95˚C‘deki suda yumuşadığından basit olarak çubuk veya süpürge ile uçları bulunur. Çubuk ile uç bulma daha çok basit çekim yapan işletmelerde uygulanır. Kamçı süpürgesi ise bazı bitkisel kök veya saplardan yapılır. Çubuk, süpürge veya daha gelişmiş olarak fırça ile uç bulma işlemi, bunların koza yüzeylerine sürtünmeleri ile gerçekleştirilir. Bu hareketler sonucu çubuk, süpürge veya fırçaya takılan ipek uçları kozadan alınarak ayrılır ve ucu bulunan kozadan ipek çekimine devam edilir veya ayrı bir ipek çekim kabına alınarak ipeğin çekimi burada gerçekleştirilir.

Eğer basit uç bulma işlemi elle yapılıyorsa elde edilen ipekte artık fazla olur. Bu durum uç bulan kişinin yeteneğine ve ipeği çekilecek kozaların kalitesine bağlıdır.  Genel olarak tek kozanın değil birkaç kozanın ucu bulunarak birlikte çekilir.

Mekanik uç bulma

Mekanik uç bulma yarı otomatik veya tam otomatik cihazlarla yapılmaktadır. Yarı otomatik uç bulma cihazı, ipek çekim makinesinin yanında bulunur. Bu cihazda, uç bulma tavası üzerine kendi etrafında ve aşağı yukarı hareket eden bir fırça bulunur. Tava içinde bulunan su ve kozalar alttan su buharı vermek sureti ile kaynatılır. Özel bir düzenek ile hareket eden ve tava genişliğinde olan fırça, tava içine indirilir. Koza uçları fırçanın sağa sola hareketi ile tutulur. Genellikle 20–25 dönüş hareketinden sonra fırça yukarı kaldırılır. Fırçaya takılmış olan karışık lifler bir işçi tarafından toplanır ve kozadan temiz ve düzgün lif sağlanıncaya kadar çekilir. Böylece koza karışık liflerden temizlenmiş olur.

Koza uçları bulunmuş ve temizleme işlemi yapılmış kozalar, ipek çekim makinesinde içinde sıcak su bulunan bölüme alınır, koza uçları bir çengel veya çubuğa tutturulur. Otomatik uç bulma işlemi ise modern çok gözlü ve otomatik ipek çekimi makinelerinde, makinelerin bir bölümüne yerleştirilmiş düzeneklerle gerçekleştirilir. Bu kısımda uç bulma veya fırçalama işlemi, yarı otomatik uç bulma makinelerinde olduğu gibidir. Ancak tek bir fırça yerine 3–4 adet fırça bulunur. Kaynatma makinelerinde pişirilen kozalar otomatik olarak fırçaların bulunduğu kısma gelir ve devamlı beslenir. Besleme kanalı ile sürekli uç bulma kısmına gelen kozalar, fırçalar tarafından yakalanır, belli bir dönme hareketinden sonra lif uçlarıyla birlikte yukarı kalkar. Ucu bulunan lifler fırçalardan bir sıyırıcı yardımıyla ayrılır ve bir makaraya sevk edilerek sarılır. Kozalar ise bir taşıyıcı yardımı ile çekim sistemine nakledilir. Bütün bu işlemler makineye monte edilmiş sistemlerde otomatik olarak gerçekleştirilir. Otomatik uç bulma makinelerinde kozaların içinde bulunduğu suyun sıcaklığı 80–85˚C civarında tutulur..

İpek Çekim Sistemleri
İpek çekimi, istenen numarada iplik elde edilmesi için belli sayıdaki kozadan gelen ipek tellerinin bir araya getirilerek sarılmasıdır. İpek çekilmesinde günümüzde en çok iki sistem kullanılır:
 
Fransız sistemi
 
Bu sistemde iki grup kozadan gelen teller alınır, iki kere bükümde geçtikten sonra 2 ayrı porselen kılavuzdan geçerek çıkrıklara sarılır.
 
İtalyan sistemi
 
Bir grup kozadan gelen teller bir filament iplik hâlinde ve kendi üzerinde büküm aldıktan sonra çıkrıklara sarılır. Liflerin çıkrığa gelmeden bir döner huniden geçerek büküm kazandığı veya çıkrığın sarmanın yanında bir de dönme hareketi yaptığı sistemler olsa da bugün için önemleri kalmamıştır.Eski tip çıkrıklar el ve ayak kullanarak döndürülür. Halk arasında tepme olarak adlandırılır. Günümüzde küçük işletmelerde kullanılan ipek çekimi tesislerinde (Halk ağzında "mancınık" adı verilmektedir.) bile çıkrıkların hareketi motor gücüyle sağlanmaktadır.  Daha büyük ipek çekimi işletmelerinde ise çok gözlü (uçlu) veya otomatik ipek çekim makineleri kullanılmaktadır ve bunlara halk ağzında "filatür makinesi" denilmektedir.