ısırgan otu elyafı
  • ısırgan otu elyafı
    Yazan

    Isırgan otu  Kenevir ve keten lifine çok benzediği için ısırgan otu lifi aynı amaçlarla tekstil endüstrisinde kullanılabilmektedir. Bu sebepledir ki, ısırgan otu bitkisi, yelkenli yapımında kullanılmak amacıyla lif kaynağı olarak yüzyıllardır İskandinavya’da ekilip biçilmektedir. 12. yy. da yelken ve balık ağlarının ısırgan liflerinden yapıldığı bildirilmektedir. Isırgan ipliği Polonya’da 12.y.y.’dan 17.y.y.’a kadar kullanılmıştır, fakat 17. yüzyılda ipek ısırgan ipliğinin yerini almıştır. Avrupa’da kumaş üretimi için ısırgan otunun üretimine 19.yy’da başlanmıştır. 1.Dünya Savaş’ında Almanlar ısırgan otundan elde edilen lifleri çadır, sırt çantası, iç giyim ve çorap yapmak için kullanmıştır. O dönemlerde Almanlar kıyafetlerin %85’ini ısırgan otu liflerinden üretmişlerdir. Isırgan lifleri ordu tarafından gizleme ekipmanı olarak değerlendirilmiştir. Fakat daha sonraki zamanlarda ısırgan lifi teknik ve maliyet-verimlilik sebepleri yüzünden tekstil endüstrisindeki önemini kaybetmiştir. Isırgan lifi eldesi tamamıyla makineleştirilemediği için iş gücü maliyetlerinin artması ile birlikte ısırgan otu tarımı karlılığını kaybetmiş ve bu yüzden ısırgan otu yetiştiriciliği durmuştur. Bu durum keten, kenevir ve ısırgan otu gibi daha küçük tekstil endüstrilerinin yerini alan güçlü pamuk endüstrisi tarafından pekiştirilmiştir.

    Fakat son yıllarda iplik eğirme teknolojisindeki gelişmeler ve melezleme konusundaki ilerlemeler ile süper-yoğun-lifli bitkilerin üretimine başlanabilmiş ve ısırganda bu olumlu çalışmalardan payını almıştır. Isırgan lifinin kendine özgü karakteristik özelliği olan içi oyuk boşluklu (hollow) lif yapısındaki boşluklarda kalan hava doğal bir izolayson sağlamaktadır. Yazın serin tutan lif yaratmak için, iplikler lifin merkezindeki boşlukları kapatacak şekilde bükülmekte ve izolasyon azalmaktadır. Kışlık kumaşlar için ipliklere daha düşük büküm verilerek içi boşluklu oyuk lif yapısı muhafaza edilerek sıcaklığın sabit kalması sağlanmaktadır. Isırgan lifleri doğal, biobozunabilir, yenilenebilir kaynaklıdır ve üretimlerinde az enerjiye ihtiyaç duymaktadır. Bu yüzden ısırgan otu lifleri çevre dostudur ve ekolojik avantaja sahiptir. Ayrıca ısırgan lifinin kullanılmasıyla tekstil lif üretimi için kullanılan su miktarlarında tasarruf sağlanılabileceğini bildirilmiştir.

    1 kg pamuk lifi üretimi için yaklaşık 7000-29000 litre su kullanıldığı belirtilmiştir. Çevresel etkiler açısından bu kadar büyük miktarlarda suyun harcanması uzun vadede çevresel olumsuzluklara yol açabileceği ifade edilmiştir. Barlow ve Neal  ısırgan otu lifinin pamuk lifinin yerini alması ile su kullanımında büyük miktarlarda tasarruf edilebileceğini belirtmişlerdir.

    Bu olumlu özellikleri ile ısırgan lifleri tekstil sektöründe tekrar kullanılmaya başlanmış ve araştırma konusu olmuştur.

    ISIRGAN OTUNUN GENEL ÖZELLİKLERİ

    Isırgan otugiller familyası (Urticaceae) Urticales takımı içerisinde, her iki yarım kürenin tropikal ve subtropikal alanlarında yaygınlaşan geniş bir gruptur. Avrupa, Asya ve Amerika’nın ılıman bölgelerinde 2 yıldan fazla yetiştirilebilen bir bitki türüdür. Isırgan otugiller familyası içinde 48 cins ve 1050 tür listelenmiştir. Isırgan otugiller familyası, genellikle yakıcı tüylü, münferit tohumlu, çoğunda sütsü öz bulunmayan, basit yapraklı ve yabancı tozlaşma gösteren özellikleriyle tanımlanmaktadır. Bitki 30-150 cm uzunluğa kadar büyüyebilmekte ve keskin dişli yapraklardan oluşmaktadır. Gövdesini ve yapraklarını kaplayan tüyler sıvıyla doludur ve dokunulduğunda sıvının deriye girmesini sağlayan iğneler sayesinde deride kabarcıklara neden olmaktadır. Yakıcı tüyler tüm bitki geneline yayılmış olup, küresel, çubuksu, yıldızsı, solucansı şekiller göstermekte ve bazı türlerde teşhis edici özellik olarak kullanılmaktadır.

    Bu yakma ve kaşındırma etkisi, ısırgan otunun ısıtılması veya kurutulması yoluyla nötrlenebilmektedir. Bu yüzden yüzyıllardır çaylarda, yemeklerde, çorbalarda ve böreklerde kullanılan pişirilmiş ısırgan otu yaprakları güvenli ve besleyicidir. Buna rağmen sadece genç (taze) ısırgan otu yaprakları yemek amaçlı kullanımlarda tercih edilmelidir. Çünkü yaşlı (kart) ısırgan otu yapraklarında sistolit de denilen pütürlü partiküller oluşabilmekte ve bu partiküller de sindirim sonrası böbrekleri tahriş edebilmektedir

    Aynı bitki üzerinde yaprak koltuklarında meydana gelen çiçekler ya erkek ya da dişidir. Erkek çiçekler 5 stamenlidir. Dişi çiçekler 4 ya da 5 taç yaprağın birleştiği karpel bir ovariye sahiptir. Bu zayıf çiçekler dikkat çekici değildir ama çiçeklerin düzeni türler için teşhis edicidir. Aşağıda Urtica dioica türüne ait erkek ve dişi çiçekli bitkiler görülmektedir. 

     isirgan1

    Isırgan otugiller familyasındaki bitkilerin büyük bir kısmı çok yıllık olup, diğerleri ise tek yıllık gelişim göstermektedir. Genelde otsu habitusa sahip olmakla birlikte çalı formunda olanları da mevcuttur. Dünyanın birçok yerinde yayılış göstermiş olan Urtica cinsinin önemli bazı türleri  vardır.

    Anadolu’da Urtica urens, Urtica pilulifera ve Urtica dioica türleri bulunmaktadır. Bu üç türde tekstil lif kaynağı olarak kullanılabilmektedir. Bunlardan Urtica urens ve Urtica pilulifera tek yıllık, Urtica dioica ise çok yıllık özelliktedir. En kalın lifler Urtica dioica’dan üretilebilmektedir, ayrıca Urtica dioica bu üç tür içinde en yüksek randımanı vermektedir. Urtica urens ve Urtica pilulifera’dan üretilen lifler daha kalın duvarlı ve daha dardır . Bu türlerin etki şekilleri ve kimyasal özellikleri birbirine yakındır.  Urtica dioica ve Urtica urens’e ülkemizin her bölgesinde rastlamak mümkündür. Dış görünüş olarak Urtica dioica daha büyük, uzun ve iri yapılıdır. Urtica urens tek evcikli olmasına karşın Urtica dioica iki evcikli özellik göstermektedir. Dioica ismi de Latincede iki evcikli anlamına geldiği için verilmiştir. Yapraklar boğumlar üzerinde karşılıklı olarak bulunmaktadır.

    isirgan2

    Isırgan otu bitkisi Avrupa’nın, Asya’nın ve Kuzey Amerika’nın ılıman bölgeleri boyunca yetişen yaygın bir bitkidir. Yetiştiriciliği diğer bütün bitkilere baskın olması ve nemli alanlarda hızla gelişmesi  sebebiyle kolaydır. Çok yıllık ısırgan otu türü olan ve lif üretimi amacıyla yetiştiriciliği yapılabilen Urtica dioica, aynı araziden uzun yıllar verim alınabilen bir bitkidir. Isırgan otunun 10-15 yıl yetiştirilebileceği ileri sürülmesine rağmen en iyi verim ve en ekonomik üretimin sağlanması için 4 yıllık bir süre uygun olmaktadır. Eğer yetiştirme uzun sürerse yabani ot hastalıkları çoğalma eğilimi göstermekte ve verim düşmektedir.

    Isırgan otu tarımı, tohumla veya fide yetiştirerek yapılmaktadır . Ancak bu iki yetiştirme türü için hasat zamanları arasında 4 hafta fark vardır. Ayrıca tohum ekimi ile bitki yetiştiriciliğinde lif içeriğinin azalması söz konusudur. Ekilmiş ısırgan otunun lif içeriği fide yetiştirilerek elde edilmiş ısırgan otunun lif içeriğinden %2 daha düşüktür.

    Isırgan otu bitkisi tür özelliklerine göre gelişim göstermektedir. Urtica dioica 1.5 m ve bazı araştırmacılara göre 2-4 m boylanabilirken Urtica urens 0.8 m boylanabilmektedir.

    Isırgan Otu Bitkisinin Yetiştirilmesi için Gerekli Şartlar

    Isırgan otu bitkisi, besin maddelerince zengin, ağır, humuslu, nemli ve yabancı otu bulunmayan topraklarda daha iyi gelişmektedir. Isırgan otunun zengin topraklarda yetiştirilmesi bitkinin lif kalitesini de geliştirmektedir. Kötü sulanmış ve asitli topraklardan kaçınılmalıdır. Toprak PH’ hafif alkali olmalıdır. İklim adaptasyonu bakımından özel istekleri yoktur ve bu nedenle kuzey ve güney yarımkürenin ılıman bölgelerinde yaygın olarak bulunmaktadır. Donlara karşı dayanıklıdır. Ancak aşırı kurak bölgelerde herba verimleri düşmektedir. Toprak seçiciliği yoktur. Yapılan çalışmalarda Urtica dioica ormanlık alanlarda, gölgeye toleranslı rekabetçi bir tür olarak tanımlanmış ve çok farklı toprak fosfor konsantrasyonlarında etkili bir gelişme gösterdiği ortaya konulmuştu . Isırgan otu bitkisi farklı karakterlerdeki topraklarda yetiştirilebildiği gibi fazla gübrelenmiş arazilerde yapılan tarımda karşılaşılan problemlere karşı da çözüm olabilmektedir. Bu nedenle hem marjinal  alanların tarıma kazandırılmasında hem de fazla gübrelenmiş yerlerde rahatlıkla yetiştirilebilmektedir.

    Isırgan otu ılıman bir iklime ve düzgün bir sulamaya ihtiyaç duymaktadır. En ideal şart ana büyüme döneminde sulamanın düzgün bir şekilde yapılmasıdır. Tek yıllık olan Urtica urens için en iyi ön bitki baklagiller ve çapa bitkileri gibi fazla azot bırakan ürünlerdir. Urtica urens’in tarımının sadece tek yıllık yapılabilmesine rağmen aynı tarlaya ekim tavsiye edilmektedir. Çünkü evvelki yıl düşen tohumlar vasıtasıyla bitki sıklığı arttırılabilmekte ve böylece daha yüksek verim elde edilebilmektedir. Çok yıllık olan Urtica dioica’da ise verim düşmeleri söz konusu olduğunda plantasyonun bozulması ve birkaç yıl farklı bitkilerin ekilmesi gerekebilmektedir. Gübreleme verim arttırıcı unsurlardan bir tanesidir . Bitki nitrojen ve fosfat gübrelerine çok duyarlıdır . Azot takviyeli topraklarda yetiştirilen ürünlerin miktarında artış olduğu gözlemlenmiştir . Urtica urens için dekara 7 kg azot, 1.5 kg fosfor, 7.9 kg potasyum, 0.9 kg magnezyum ve 12.7 kg kireç, Urtica dioica için ise 5.9 kg azot, 1.6 kg fosfor, 6.9 kg potasyum 1 kg magnezyum ve 6.9 kg kireç önerilmektedir.

    Isırgan Otunun Kullanım Alanları

    Isırgan otları tarih boyunca elyaf kaynağı olarak kullanılmışlar ve son yıllarda ticari anlamda ürünün geliştirilmesi ile üretimi tekrar artış göstermiştir . Pamuk, tekstil ürünleri için en önemli lif maddesi olmadan önce insanlar ılıman iklim koşullarında yetiştirilebilen lif bitkilerini kullanmışlardır. Keten ve kenevir bunlar arasında en çok bilineni olmakla birlikte ısırgan otunun da önemli bir yeri vardı. Isırgan otunun eski Yunan medeniyetinde ve Roma’da lif üretimi amacıyla kullanıldığı bilinmektedir. Eski Mısır kalıntılarında ısırgan otundan üretilmiş tekstil ürünlerine rastlanmıştır. Ayrıca Vikinglerin  ısırgan otu kumaşını yelken bezi yapımında kullandıkları ve bu kumaşın şiddetli fırtınalarda dahi yırtılmaya ve darbelere dayanıklı olduğu rivayet edilmektedir.

    Avrupa’da çok yıllık ısırgan otunun (Urtica dioica) 19. yüzyıldan ikinci dünya savaşına kadar yetiştiriciliği yapılmış ve bir lif bitkisi olarak kullanılmıştır. Hatta 1. ve 2. Dünya Savaşı arasındaki dönemde ısırgan otu lifi pamuğun yedeği olarak teşvik edilmiştir . 1.Dünya Savaşı’ndan önce Avusturya firmaları ısırgan otu yetiştiriciliğine ağırlık vermişlerdir. Bunun dışında Danimarka’da ise ısırgan otu lifleri yün ile karışım halinde kullanılmıştır. 2.Dünya Savaşı sırasında ısırgan tarlalarının tahrip edilmesi ve daha ucuz liflerin piyasaya çıkmasıyla birlikte ısırgan otu kullanımı azalmış ve bitme noktasına gelmiştir.

    Isırgan otu bitkisi, keten ve kenevire benzer şekilde bitkinin %17’sini içerecek oranda yüksek kalitede lif içermektedir. Lif oranının yüksek olması, düşük yoğunluk ve iyi mukavemet değerleri bu bitkinin tekstilde kullanılmasına teknik açıdan olanak sağlamaktadır. Almanya’da yürütülen çalışmalarla ısırgan otu liflerinin tekstil endüstrisinde kullanımı yeniden gündeme gelmiştir.

    Isırgan otu bitkisinin saplarından lif elde edildikten sonra geriye kalan kısımları gıda ve hayvan yemi olarak kullanıldığı gibi kozmetik ve ilaç sanayinde de değerlendirilebilmektedir. Ayrıca biyodinamik ziraat alanlarında kullanılması da mümkündür.

    Isırgan otu köklerinden sarı ve yeşil renkli boya elde edilmektedir. Elde edilen bu boyalar kullanılmasının uygun olduğu alanlarda doğal boya olarak kullanılmaktadır. Ticari anlamda yeşil boyar madde (E140) olarak adlandırılan boyar madde ısırgan otunun klorofil ekstraksiyonundan elde edilebilmektedir.

     ISIRGAN OTU LİFİNİN TEKSTİLDE KULLANIMI VE GENEL ÖZELLİKLERİ

    1990’ların ortalarından beri ısırgan otunun yetiştirilmesi, işleme metotları ve bunların iyileştirilmiş tekstil süreci Almanya’da, Avusturya’da ve Finlandiya’da araştırma konusu olmuştur. Araştırma enstitülerine bağlı fabrikalar ısırgan otu lifi tekstilinin tanıtımı için çalışmalar yapmaktadır. Doğal lif olarak ısırgan otu lifinin gelecek vaat etmesi bitki üretiminin özellikle başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın merkezinde artış göstermesini sağlamıştır.

    Isırgan otundan elde edilen lif, bir tekstil lifi için gerekli tüm nitelikleri yerine getirmektedir. Bu lifin germe davranışı, lif inceliği ve uzunluğu tekstil prosesleri için yeterlidir. Lifin süper nem absorblama kabiliyeti  nihai ürün için rahatlık sağlamaktadır. Isırgan lifi el ile dokunulduğunda yumuşak ve hoş bir his  verir .

    Isırgan otu lifinin düşük sürtünme yüzeyi ve düzgün ve pürüzsüz yapısından dolayı saf ısırgan otu karışımından iplik eğirmek zordur . Çok kısa lifler temizleme ve tarama işlemleri ile uzaklaştırıldıktan sonra istenilen iplik eldesi için diğer lifler ile harmanlanabilmektedir. Diğer liflerle yapılan harmanlama sonrası daha iyi sonuçlar elde edildiği görülmüştür. Yapılan çalışmalar ısırgan otu lifinin tekstil için uygun olduğunu ve pamuğun yerini alabileceğini göstermiştir.

    Isırgan otu lifi, üst giysilerde, ceketlerde, denim kumaşlarda, masa örtülerinde, nevresimlerde ve halılarda kullanım alanı bulmaktadır . Aşağıda ısırgan lifinden üretilen tekstil mamullerinden örnekler görülmektedir. 

    isirgan

    Camira Fabrics firması  yün ve ısırgan karışımlı tekstillerin çok iyi güç tutuşurluk özelliğine sahip olduğunu keşfetmişlerdir.

    ISIRGAN OTUNDAN LİF ELDESİ

    Isırgan otunun tekstilde kullanılabilmesi için çeşitli lif elde etme yöntemleri bulunmaktadır. Aşağıdaki çalışma Çin’de uygulanmakta olan bir lif elde etme yöntemi olup bununla ilgili veriler görülmektedir . Isırgan otundan lif elde edebilmek için aşağıdaki adımlar sırayla uygulanmaktadır.

    isirgan4

    HASAT

    Isırgan otu lif üretimi bitkinin 2.yılı ile başlamakta ve artarak devam etmektedir. İlk yılda ısırgan otu sapları lif için gerekli kaliteyi üretememektedir. Saplar çok zayıf ve cansız olup çok yapraklıdır. Üçüncü tarım yılındaki lif verimi ikinci yılınkinin iki katından daha fazladır. Üçüncü yılın verimindeki aşırı artış bitki boyundaki artış ve bitki saplarındaki artıştan kaynaklanmaktadır. Genelde ısırgan otları 2.yılında temmuz ortası veya ağustos başında ya da ağustos başından sonuna kadar olan sürede hasat edilmektedir. Dişi klonların çiçeklerinin zayıf bölgelerindeki tohumlar olgunlaştığında bitki hasat için hazır hale gelmiştir demektir. Fakat farklı hasat tarihleriyle yapılan bir deney en yüksek lif kazancına ulaşıldığında ısırgan otunun hala tomurcuk verdiğini göstermiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda bitki saplarının bitki ağırlığının %80’ine eş değer olması halinde hasat zamanının uygun olduğu öngörülmektedir. Böylece hasat ısırgan otu yapraklarından ikinci yan filizlerin gelişmesinden önce başlamaktadır. Yan filizler lif kalitesinde bir kayba yol açmamakta fakat işlemi geciktirmektedir. Çünkü saplar tarlada çok yavaş kurumaktadır.

    Isırgan otunun hasatı için geliştirilmiş teknolojik bir makine yoktur. Çünkü ısırgan otunun morfolojik yapısı ve uzunluk özellikleri buna uygun değildir. Hasat için kesici sürgülü aletler kullanılmaktadır. Kenevirin morfolojik yapısı ve uzunluk özellikleri ısırgan otuna benzediği için aynı hasat makinesi ikisi için de kullanılabilmektedir. Fakat ekipmanın dönen parçalarının etrafındaki liflerin makine parçalarına dolanması ve kırılması gibi problemler meydana gelebilmektedir.

    YUMUŞATMA( ÇÜRÜTME )

    Olgunlaşan bitki kesilip kurutulmakta  hasatı yapılan bitki çürütme denilen yumuşatma işlemine tabi tutulmaktadır. Yaprak ve tohumlarından ayrılan sapların ıslatılıp yumuşatılmasından sonra odunsu hücrelerin ve hücreleri bir arada tutan yapışkan pektin maddelerinin uzaklaştırılmasıyla lifli doku elde edilmektedir. Yumuşatma (çürütme) işleminde keten liflerinin üretimindeki gibi çeşitli metodlar vardır:

     a) Su ile çürütme: Saplar demet halinde bağlanmaktadır. Bir havuz içerisine veya nehir kenarlarına yatırılarak suyla örtülmekte ve bekletilmektedir. Bakterilerin neden olduğu fermantasyon sonucu direnci az olan odunsu dokuların bozunması ve hücreler arasındaki yapışkan maddelerin çözünmesiyle saplar giderek yumuşamakta ve lifler kolayca birbirinden ayrılmaktadır. Fermantasyon daha ileri gidecek olursa lifin kendisi de çürüyeceğinden ıslanma esnasında zaman zaman kontrol etmek gerekmektedir. İşlem yaklaşık üç hafta sürmektedir

    b) Çiğ ile çürütme: Su ile çürütmeye benzemektedir. Fakat daha yavaş olup altı hafta sürmektedir. Saplar otların üstüne yatırılarak fermantasyona uğraması için bekletilmektedir. Çiğ ve yağmurla veya gerekirse su serperek nemlendirilmektedir. Bazen de fermantasyon suda başlatılmakta; sonra çıkarılıp otlara yayılarak devam etmesi sağlanmaktadır. Bu metotla elde edilen renk daha güzeldir.

    c) Kimyasal maddelerle çürütme: Bu metot, sapların kaynar oksalik asit veya alkali ile normal veya yüksek basınçta yumuşatılmasından ibarettir. Diğer metotlardan çok daha kısa sürmektedir fakat masraflıdır.

    Günümüzde yumuşatma için çiğ ile çürütme daha yaygın olarak kullanılmaktadır. Kimyasal maddelerle çürütme yöntemi ise liflere zarar verme eğilimindedir.

    Zamk çıkarma, kırma-dövme-temizleme ve tarama 

    Suda çözünebilen maddeler, pektin, lignin ve hemiselüloz zamk çıkarma işlemi sırasında uzaklaştırılmalıdır. Rami lifleri için de uygulanan degummimg yani zamk çıkarma işlemi ısırgan otu lif eldesi için de kullanılmaktadır. Bu işlem için; Çin’de uygulanmakta olan zamk çıkarma yönteminden bahsedilecektir. Çin’de ısırgan otu bitkisinden lif eldesi işlemi hasat ile başlamakta ve hasattan sonra sarılmış ısırgan otu bitkisinin 2 hafta boyunca havuzda bekletilmesiyle devam etmektedir. Sonrasında lifler elle saplarından ayrılmaktadır. Daha sonra benzer sak lifleri gibi kimyasal ve biyolojik işlemlerden oluşan zamk çıkarma işlemi uygulanmaktadır . Bu işlem ile lifleri bir arada tutan yapışkan maddelerin uzaklaştırılıp lif demetlerinin ayrılması sağlanmaktadır. Bunun için elyaf sıcak sabun veya alkali çözeltisinde muamele edilmektedir . Diğer sak liflerinde olduğu gibi ısırgan otu liflerininde zamk çıkarma işlemi karmaşıktır. Isırgan otu lifinin eğirme işlemine hazır bir tekstil lifi haline gelebilmesi hem biyolojik, hem fiziksel, hem de kimyasal işlemlerden oluşan bir üretim süreci sonucunda olmaktadır. Bu adımlar aşağıda kısaca özetlenmiştir:

    1-Suda kaynatma ( F.O 1:16, 95-98°’de 50 dakika muamele)

    2-Asitle muamele (F.O 1:15, 58-63°’de 1,4 g/L süfirik asit ile 50 dakika muamele)

    3- Suyla yıkayarak kalan asidin uzaklaşıtırılması

    4-Pektin enzimiyle zamk çıkarma (enzim solüyonunun oranı%7 olan pH = 4,7 ve F.O 1:15 banyoda 6 saat muamele)

    5-Yıkama ile kalan enzimin uzaklaştırılması

    6-Kimyasal zamk çıkarma (12 g/L sodyum hidroksit ve %2 sodyum silikat içeren F.O 1:15, 98-100°’lik banyoda 4 saat muamele)

    7-Yıkama ile madde kalıntılarının uzaklaştırılması

    Kırma-Dövme-temizleme yapılması liflerin karışması ve akabinde taraklanması

    Kırma-temizleme

    Zamk çıkarma işleminden sonra sıra kırma işlemine gelmektedir. Kırma işleminin amacı kurutulan sapların yatay, oluklu silindir çiftleri arasından geçirilmesi suretiyle, odun dokusunun küçük parçalar halinde kırılması, böylece sonraki işlemlerde kolay ayrılabilecek hale getirilmesidir. Daha esnek olan bast elyafı bu işlemden zarar görmemektedir. Kırma işlemine uğratılan materyal hallaç yayı veya makinalarla atıldığında odunsu kısımlar liflerden tamamen ayrılmaktadır. Aynı zamanda lif demetleri de çözülmektedir.

    Tarama

    Materyal henüz çok miktarda odunsu kısım içermektedir. Bunlardan temizlenmesi için taranması gerekmektedir. Tarama esnasında odunsu kısımlardan başka çok kısa ısırgan otu lifleri de tarak altına geçerek ayrılmaktadır. Aynı zamanda henüz açılmamış olan lif demetleri varsa onlar da açılmaktadır. Bütün lifler birbirine paralel dizildikten sonra eğrilerek istenilen kalınlıkta iplik haline getirilmektedir.

    Aşağıdaki işlem adımlarının uygulandığı ısırgan lifi, artık eğirme işlemi için hazırdır.

    Fazla suyu uzaklaştırmak için santrifüjlama yapılması

    Ağartma (2,6 g/L sodyum silikat,1,5 g/L sodyum hidroksit ve 2 g/L hidrojen peroksit içeren F.O 1:16 ağartma çözeltisinde 90°C?de kumaşı 1 saat muamele edilmesi)

    Yıkama ile kalan kimyasalları uzaklaşılması

    Santrifüj (kalan suyu uzaklaştırmak için 5 dakikaya ihtiyaç vardır.) Lifin yağlanması (%2,5 yağ ve %1 emülsiyon maddesi içeren F.O 1:12 yağama çözeltisinde 86°’ de kumaşı 1 saat muamele edilmesi)

    Santrifüj ile fazla suyu uzaklaştırma

    Kurutma (mamulü 82-84°’ de 3 saatte kurutulması.

    Eğirme

    Yukarıda bahsedilen işlemlerden sonra sıra eğirme işlemine gelmektedir. Bununla ilgili yapılan araştırmalarda eğirme için %100 ısırgan otu lifi, polyester/ısırgan ve pamuk/ısırgan karışımları çalışılmıştır. Eğirme denemeleri göstermiştir ki %100 ısırgan otu ile iplik elde etmek ısırgan otu lifinin düzgün ve pürüzsüz yapısı nedeniyle zor olmaktadır. Başarılı bir eğirme için diğer lifler ile karışım yapılmasının daha uygun olacağı görülmüştür. Kıvrımlı ve pürüzlü yüzeyi olan liflerin tercih edilmesi önerilmektedir.

    Isırgan otu bitkisi çok yıllık bir bitki olduğu için hasat zamanı çok dikkatli seçilmelidir. Bitki çok küçükse yani ham ise lif tamamıyla gelişememekte ve hücre duvarı zayıf ve güçsüz kalmaktadır. Eğer bitki çok olgunlaşmışsa içeriğindeki ligninin artmasından dolayı lif daha az bükülür hal alacaktır. Bu iki durum da lifleri eğirmek için uygun değildir.

    Isırgan lifinden üretilen iplikler Nepal’de köylerde üretilmektedir. Köylüler, 10 gün içinde yaklaşık 1 kilo iplik eğirebilmektedirler. Aşağıda işlenmiş ve işlenmemiş ham ısırgan lifi görülmektedir.

    isirgan5

    Nepal’de ısırgan otu lifinin soya, bambu, pamuk, keten ve diğer doğal liflerle karıştırılarak karışım iplikler üretilmektedir ve bu ipliklerde genellikle el dokuması halılarda, örme ve dokuma giysilerin üretiminde kullanılmaktadır.

    ISIRGAN OTU LİFİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ

    İlk kullanımı çok eskilere dayanmasına rağmen çok fazla bilgi sahibi olunmayan ısırgan otu lifi özellikleri hakkındaki bilgiler lifin son zamanlarda popüler olması ile yapılan çalışmalardan elde edilebilmektedir.

    Isırgan lifi rami, kenaf ve jüt gibi bir sak liflidir. Sak lifleri bitki saplarından elde edilmektedir. Aşağıda keten ve ısırgan kesitlerinin mikroskop altındaki görüntüleri verilmektedir. Lifler, dış bitki kabuğunun hemen içinde demetler halinde bulunmaktadır. Isırgan bitkisi kesitinde lif demetleri koyu lekeler olarak görülebilmektedir.

    isirgan6

    Aşağıda üç bitkinin literatürde yayınlanmış sak enine kesitleri büyüklüklerine göre şematik olarak toplu halde gösterilmektedir. Keten bitkisinin (çap 2 mm; Hoffmann’a göre 1961), ısırgan bitkisinin (çap 4 mm; Bredemann’ a göre 1959) ve kenevir bitkisinin ( çap 8 mm; Hoffmann’a göre 1961) sak enine kesiti sırasıyla 2 mm, 4 mm ve 8 mm olarak bildirilmektedir. Her üç türde de lifler, epidermisin altında sakın kabuk kısmında, büyük bir boşluğu saran odunsu kısmın etrafında bulunmaktadır.

    isirgan7

    Zamk çıkarma işleminden sonra lifler eğirme öncesi kırma ve temizleme işlemine hazır hale gelmiş olmaktadır. Zamk çıkarma işlemi kimyasal yolla, enzimatik yolla veya her ikisinin karışımı ile birlikte yapılabilmektedir. Yapılan çalışmalar zamk çıkarma işlem sonucunda lif üzerinde bulunan gerekli ve gereksiz maddelerin tamamının uzaklaştırılmasının zor olduğunu göstermiştir. Bu nedenle zamk çıkarma işlemi sırasında gereksiz maddelerin uzaklaştırılması ile selüloz zararı arasındaki hassas dengenin gözetilerek uygulanması gerekmektedir .

    isirgan8

    Yukarıdaki şekilde  zamk çıkarma işlemi yapılmış Urtica cannabina L lifinin boyuna ve enine kesiti gösterilmiştir. Mikroskop altında lif tek hücreli yapıda görülmektedir. Uzunluğu boyunca orta kısımlar daha kalın olmaktadır. Her bir lifte uçlara gidildikçe kalınlık yavaş yavaş azalmaktadır. Boyuna kesit incelendiğinde lif yüzeyinde göze çarpan belirgin çizgiler fark edilmektedir. Boğumsu düğüm görünümündeki yumrular ise genelde liflerin uç kısımlarında yer almaktadır. Lifin enine kesiti incelendiğinde ısırgan otu lifinin enine kesitinin pamuğa benzeyip böbrek şeklinde olduğu görülmektedir. Pamukta olduğu gibi bu lifte de orta kısımda lümen bulunmaktadır. Isırgan otu lifi büklümlü ve kıvrımlı yapıda değildir ve nispeten düzdür. Daha detaylı bir gözlem yapıldığında lif yüzeyinde mikro oyukların olduğu görülmektedir. Lifin yüzeyindeki bazı oyuklar mikro delikler ile lifin merkezine (boşluklu yapıdaki lümene) bağlanmaktadır.

    Isırgan otu içerisindeki selüloz oranı yaklaşık olarak % 48 olup rami ve ketenden düşüktür. Raminin selüloz oranı %73 iken ketenin selüloz oranı %75’dir. Yapılan çalışmalarda tohumlanması ve yetiştirilmesi sırasında selüloz miktarlarının arttırılabileceği görülmüştür. 

     Aşağıdaki tabloda bazı liflerin kimyasal bileşimlerine, nem içeriklerine ait değerler toplu halde gösterilmektedir. Bu tabloda ısırgan lifinin selüloz içeriğinin % 86 gibi oldukça yüksek bir değere sahip olduğu görülmektedir. 

    isirgan9

    Aşağıda sak liflerinin lignin ve selüloz miktarları açısından karşılaştırılmalarını göstermektedir. Selüloz oranı pamuk lifine en yakın sak lifi, ısırgan lifidir.

    isirgan10

    LİF UZUNLUĞU

    Isırgan otundan elde edilen bireysel lif hücrelerinin (U.dioica) genellikle 5 cm (2 inç) civarında olabileceği bildirilmiştir. G. Huang  daha sonraki bir çalışmada ısırgan otunun lif (Urtica cannabina L) uzunluklarını incelemiştir. Isırgan otu lifleri farklı balyalardan seçilmiş ve aynı uzunluktaki (cm) lifler sayılmıştır   Kısa lifler ( 2 cm.’nin altındaki uzunluktakiler) toplam liflerin %30’unu oluşturmaktadır. Bu kısa lifler tarama ve temizleme işlemleri sırasında uzun liflerden uzaklaştırılmalıdır. Kısa liflerin uzaklaştırılmasından sonra geriye kalan uzun liflerdeki lif uzunluk dağılımındaki karşılaşılabilecek büyük değişmeler iplik eğirme işlemi sırasında lifin hareketini sınırlayıp zorlamakta ve düzgünsüz iplik yüzeyinin oluşmasına neden olabilmektedir.

    LİF İNCELİĞİ

    Bergfjord ve Holst  1905-2009 arasında sak liflerinin incelikleri (lif enine kesit çapları (μm)) hakkında yapılan tüm çalışmaları bir araya toplayıp bulunan sonuçları bir grafikte göstermiştir. Sak lifleri inceliklerinin çok geniş bir yelpazeye dağıldığı, farklılıklar gösterdiği ve inceliklerin keskin sınırları olmadığı gözlemlenmiştir.

    Hesaplamalara göre liflerin ortalama inceliği 28.01 μm・dir. Isırgan otu lifi ramiden daha ince ancak keten ve jütten daha kalın bir liftir. Kesitte daha fazla lif bulundurduğu için ince liflerden elde edilen iplikler daha mukavemetli olmaktadır. 2008・de Bodros ve Baley  ise ortalama ısırgan (Urtica dioica) lif çapı 19,9 μm (±4.4) olduğunu bildirmiştir.

    LİFİN MUKAVEMETİ-UZAMA DAVRANIŞI

    G. Huang Urtica cannabina L. ısırgan otu lifinin kopma mukavemeti, kopma uzaması ve başlangıç modülü değerleri ölçmüştür. Isırgan otu lifinin kopma mukavemeti kenevirden büyüktür ancak rami ve ketende küçüktür. Bu değer ısırgan otunun tekstil lifi olarak kullanılması için bir sorun teşkil etmemektedir.

    isirgan11

    Tekstil liflerinin konforuyla ilgili en önemli özelliklerden biri de lifin modülüdür. Yüksek modüle sahip bir lif giyildiği zaman çok rahatsızlık veren ve insan derisini dalayan (iğne gibi batan) bir etki gösterebilir.

    Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi, ısırgan otu lifinin (Urtica cannabina L) başlangıç modülü rami ve kenevirin başlangıç modüllerine göre daha düşük olduğundan dolayı biraz daha yumuşak ve konforlu olarak nitelendirilebilir. Fakat tabloda değerlendirilen dört liften en yumuşak ve konforlu olanı keten lifidir. Bu yüzden ısırgan lifinin başlangıç modülü düşürülmeye çalışılmalıdır. Bu sayede ısırgan lifinin tutumunu ve konfor özelliklerini geliştirirken insan derisini dalama etkisinin de azaltılması sağlana bilinir.

    Bitkisel liflerin mukavemet-uzama davranışları temel olarak selüloz kompozisyonuna ve mikrofibrillerin oryantasyonlarına bağlıdır. Ketendeki mikrofibrillerin lif eksenine 10° açıyla sarılmışlardır. Rami liflerinin fibril açısının ise 3° olduğu tahminleşmiştir. Isırgan otu ve rami aynı ailenin üyesidir. Bu nedenden dolayı ısırgan otu lifi iyi ve yeterli bir kopma mukavemeti değeri göstermektedir. Isırgan liflerinin gerilme/uzama eğrisinde göstermiş olduğu lineer yapı, lifteki mikrofibrillerin oryantasyonunun lif eksenine küçük bir eğiklik açısı yapması ile açıklanabilmektedir.

    Ayrıca yapılan çalışmalar lif çapı arttıkça kopma mukavemetinin ve Young modülünün azaldığını göstermiştir.  Elde edilen değerler geniş bir alana dağılmıştır. Mekanik özelliklerdeki bu dağılım bitkisel lifler için kaçınılmazdır .

    LİFİN NEM TUTMA KAPASİTESİ

    Bir lifin nem emiciliği ve su buharlaştırma kabiliyeti nihai ürünün konforunu etkileyen başlıca faktörlerdendir. Huang tarafından Urtica cannabina L lifinin nem tutma kabiliyeti ve suyun buharlaşması araştırılmıştır. Bir grup lif birbirleriyle paralel olacak şekilde düzenlenmiş ve demet halinde bağlanmıştır. Demetin bir ucunu düzgün hale getirmek için makasla veya bıçakla kesilmiştir. Demetin kesilen ucu suyun yüzeyi ile temas edecek şekilde bırakılmıştır. Su kapilar etkiyle lifler tarafından yukarıya doğru hareket edip lifleri ıslatmaya başlamıştır. Belirli zamanlarda suyun kat ettiği mesafe mm olarak ölçülmüştür. Aynı test karşılaştırma olanağını sağlamak için benzer 5 lif için de uygulanmıştır. Sonuçlar aşağıdaki tabloda görülmektedir.

    isirgan12

    Yukarıdaki tablodan ısırgan otu lifinin diğer liflere nazaran daha iyi nem iletkenliğine sahip olduğunu görebiliriz. 25 dakika sonra ısırgan otu lifinde su 49 mm yol almışken, mesela pamukta su sadece 34 mm yol almıştır. Bu lifin yapısıyla ilişkilendirilebilir. Pamuk, Urtica cannabina L lifi ve diğer üç sak lifinin moleküler yapıları birbirlerine kısmen benzerdir fakat su emme yetenekleri farklıdır. Bu farklılık lifin yapısındaki farklılıktan kaynaklanmaktadır. Isırgan otunun lifli yapısının paketlenmiş bir yapıda olması nedeniyle suyun yayılma hızı çok fazladır. Mikroskop altında Urtica cannabina L lifi incelendiğinde lif yüzeyinde derin olukların (oyuklar) olduğu fark edilmiştir. Bu olukların bazıları lümenle bağlantılıdır ve bu yüzden yüzey alanı artırmaktadır. Lifte suyun temas edebileceği yüzey alanının daha büyük olması, lifin nem absorblama kabiliyetinde artış sağlamasına yol açmaktadır.

    Tekstil mamulündeki suyun buharlaşma yeteneğinin ölçümü ise aşağıdaki metotla yapılmaktadır:

    Lifler 24 saat boyunca suda ıslatılmaktadır. Fazla su çamaşır makinesinde santrifüj etkisiyle 1 dakika işlem görülerek uzaklaştırılmaktadır. Daha sonra örnekler oda sıcaklığında kurutulmakta ve her 30 dakikada bir ağırlıkları ölçülmektedir. Su buharlaşma oranı aşağıdaki formül ile hesaplanmaktadır.

    Su buharlaşma oranı = [(W1-W2) / W1] x 100

    W1’in değeri ıslatma işlemi sonrası çamaşır makinesinde santrifüjlüme yapıldıktan sonraki tekstil ürününün ağırlığıdır. W2 ise buharlaşma periyodundan sonraki ağırlığıdır. Karşılaştırma yapabilmek için diğer 5 lifte değerlendirilmeye alınmıştır.

    ISIRGAN LİFİNİN TANINMASI VE SAK LİFLERİNİN BİRBİRİNDEN AYIRT EDİLMESİ

    Doğal tekstil liflerinin tanınması ve ayırt edilmesi hem arkeolojik hem de kriminolojik (tekstil ticaretinde oluşabilecek dolandırıcılık vakaları için) olarak önemli bir iştir . Yün, ipek ve pamuk lifleri sak liflerinden (keten, ısırgan, rami, kenevir ve jüt) kolayca ayırt edilebilir. Fakat sak liflerini kendi içlerinde ayırt edebilmek çok kolay değildir. Lif yüzeyi karakteristikleri, kimyasal yapı analizi ve enine kesit büyüklüğü ve enine kesit şekline dayanan metodlar şüpheleri ortadan kaldırmaya yetmemektedir. Jüt haricindeki diğer sak liflerinin kimyasal yapıları birbirlerine benzemektedir. Jüt lifi diğerlerine göre daha fazla lignin içermektedir. Lignin kimyasal testlerle ve raman spektroskopisi ile de teşhis edilebilmektedir.

    Keten, ısırgan, rami, jüt ve kenevirin yüzey karakteristikleri de benzerdir. Aşağıda keten, ısırgan ve kenevir liflerinin yüzey karakteristikleri görülmektedir.

    isirgan13

    Üç lifte de boğumsu düğüm görünümündeki yumrular oklarla şekilde gösterilmiştir. Liflerin yüzey karakteristikleri birbirlerine çok benzediğinden ayırt edilmeleri zorlaşmaktadır. Sak liflerinin enine kesit büyüklükleri de benzer olduğu için sak liflerini ayırt etme yöntemi olarak kullanılamamaktadır. Şimdiler de enine kesit şekli ile sak liflerinin ayırt edilmesi en yaygın yol olmasına rağmen, bireysel türler arasında büyük sapmalar ve çeşitlilikler olduğu için bu yöntemde tamamıyla şüpheleri ortadan kaldırabilecek bir yöntem değildir. Keten, kenevir ve jüt liflerinin hepsi tipik olarak yuvarlatılmış poligonal şeklinde ve dar, yuvarlak ya da oval bir lümene sahiptir. Isırgan ve rami lifleri çoğunlukla uzatılmış şerit formu şekilleriyle birlikte daha geniş bir lümene sahiptir.

    Muller ve çalışma arkadaşları  arkeolojik keten, rami, pamuk ve yün örneklerini açık bir biçimde teşhis etmek ve birbirlerinden ayırt edebilmek için X-ışını mikrodifraksiyon yöntemini kullanmıştır. Fakat bu yöntem sinkrotron kullanıma gereksinim duyduğu için sadece birkaç seçilmiş örneğe aplike edilebilmiştir. Yani bu yöntem halı hazırda bulunan rahatlıkla kullanılabilen ve ulaşılabilen bir yöntem değildir.

    Bergfjord ve Holst  keten, ısırgan, rami, kenevir ve jüt örneklerini kullandıkları yöntem ile başarıyla ayırt edebildiklerini belirtmişlerdir. Buldukları yöntem polarize ışık mikroskopu ile fibriler oryantasyonu ölçmeye ve liflerle ilişkili olan kalsiyum oksalat kristallerinin (CaC2O4) varlığını saptamaya dayanmaktadır. Sadece küçük miktarlarda lif malzemelerinin ayırt etmek için yeterli olması bu yöntemin en büyük avantajı olduğu belirtilmiştir.

    Aşağıdaki tabloda  sak liflerinin birbirlerinden ayırt edilmelerini sağlayan bazı özellikler toplu halde görülmektedir.

    isirgan14

    isirgan15 

    Yazan Cumartesi, 15 Ekim 2016 13:59 in Tekstil Lifleri Okunma 1756 defa