• Tiftik Liflerinin Ön Terbiye İşlemleri
    Yazan

    YIKAMA

     

    Yünde olduğu gibi tiftik lifinin işlenmesinde de ilk işlem yıkama olmaktadır.

    Amaç mümkün olduğu kadar lifleri keçeleştirmeden, sarartmadan ve liflerin doğal parlaklığını bozmadan efektif bir temizleme yapmaktır.

    Yıkama tiftik için kritik bir işlemdir ve istenilen son ürünün özelliklerini belirlemektedir.

    Tiftik lifleri yünden daha az kirlilik içermektedir.

    Genel olarak yıkama işlemi ile liflerde ortalama %15-20 kütle kaybı olmaktadır.

    Tiftik genel olarak alkaliye yünden çok daha hassastır.

    Bu nedenle, çok az miktarda soda kullanılmalı veya hiç alkali kullanılmamalıdır.

    Günümüzde non-iyonik deterjanlar kullanılarak yapılan yıkamalar tercih edilmektedir.

    Tiftik lifleri, keçi üzerindeki tulup yapısının daha açık olması nedeniyle, hava koşularına daha fazla maruz kalmakta ve bu nedenle liflerdeki yağ yün liflerindekine kıyasla daha fazla oksidasyona uğramaktadır.

    Bu durum tiftikteki yağın uzaklaştırılmasının yüne göre daha zor olmasına yol açmaktadır.

    Bu nedenle, yapak yıkama sırasında 1 gram yağıltıyı tiftikten uzaklaştırmak için yüne göre daha fazla miktarda yıkama maddesi kullanılması gerekmektedir.

    Liflerin fiziksel zarara uğratmadan sabun kadar etkili bir şekilde temizlediği, ancak lipaz enziminin etkili bir yapak yıkama maddesi olmadığı bulunmuştur .

    Tiftik için yıkama koşulları yünden daha ılımandır ve ilk yıkama teknesinin sıcaklığı kesinlikle 50ºC’u geçmemeli ve daha sonra bu sıcaklık son teknede 45º veya 40º’a düşürülmelidir. Yıkama işlemi sırasında pH da kesin bir şekilde kontrol edilmeli ve 3 adımlı bir yıkama işleminde ilk teknedeki flottenin pH’ı10.5, ikinci teknedeki flottenin pH’ı9.5 ve üçücü teknedeki flottenin pH’ı8.5’a ayarlanmalıdır.

    4. ve 5. yıkama teknelerinin kullanımı ise tercihe bağlıdır.

    Alkali kullanılmadan yalnız non-iyonik bir deterjanla yapılan yıkamada ilk banyo sıcaklığı 60º olabilmektedir.

    Yıkama sonrası kurutmada sıcaklık mümkün olduğunca düşük (80°C gibi) tutulmalıdır.

     

    KARBONİZASYON

     

    Bitkisel madde içeriğine göre tiftik lifleri;

    - düşük (%1-3)

    - orta (%3-6)

    - yüksek (%6 ve daha fazla)

    olmak üzere 3 sınıfa ayrılmaktadır.

    Tiftiğin çok az miktarına (yaklaşık %2) karbonizasyon uygulanmasına rağmen özellikle çok yağmur alan bölgelerde ve mevsimlerde çok miktarda ot ve diğer bitkisel maddelerin büyümesi ve yüksek miktarda tohum varlığı nedeniyle bu oran %15’e kadar çıkabilmektedir.

    Örneğin Güney Afrika’da yetiştirilen Kap tiftiğin %2’sinde karbonizasyon işlemine gerek duyulmaktadır.

    Ancak, çok yağış düşen mevsimlerde karbonizasyon görecek olan tiftik miktarı %12’ye kadar çıkabilmektedir.

    Keçinin postuna tutunmuş pıtraklar, ince dallar ve diğer bitki parçacıları gibi bitkisel artıklar tekstil üretiminde çok ciddi sorunlara yol açmaktadırlar.

    Bazı bitki parçacılarının olması kaçınılmazdır, ancak bunları oranlarının artması tarama ve taraklama işlemindeki döküntü miktarını arttırmaktadır.

    Bazı bitki parçacıkları tarama ve taraklama işlemleri sonucu uzaklaştırılamamaktadır. Bu nedenle, selülozik artıkları tamamıyla uzaklaştırmak için genellikle asitlerin, normalde sülfürik asit, kullanıldığı ve bunu ısıtma, çırpma ve kalıntıları dökme işlemlerinin takip ettiği karbonizasyon işlemi uygulanmaktadır.

    Isıtma işlemine hazırlanan tiftik liflerinin sülfürik asit içeriği %6’dan düşük olmalıdır ve normal olarak karbonizasyon işlemine bitkisel artı miktarı %3’ü geçtiğinde başvurulmalıdır. Karbonizasyon pahalı bir prosestir ve lif parlaklığı ve mukavemetinin azalmasına yol açmaktadır.

     

    Yazan Cuma, 13 Mayıs 2016 17:00 in Boya-Apre Okunma 1106 defa