• Buldan Bezi
    Yazan

    Buldan Milattan önce 2.yüzyılda kurulmuş tekstil ve dokumacılığı ile ünlü Denizli’nin bir ilçesidir. Yapılan araştırmalar, Türkler Anadolu’ya gelmeden önce bugünkü ismiyle Yenice kent olan Antik Tripolis halkının dokumacılığı bildiği ve 1094 yılında Selçuklu Türklerinin yönetimine giren yöre halkının dokumacılığı Türkler’e öğrettiğini göstermiştir. Bölgenin her türlü ticari malı bulundurması ve ticaret yolları üzerinde olması nedeniyle çevreden alış-veriş için yöreye gelenler birbirlerine, "BUL DA AL" diyerek BULDAN kelimesinin doğmasına neden olmuşlardır. Osmanlı belgelerine göre ‘‘Bükülü’’ olarak da tanımlanan bu bezin işlemeciliği normal ipliğe göre, daha fazla bükülmüş “kıvrak” da denilen pamuk ipliğinden bez ayağı örgü tekniğiyle dokunan; 14 sıklık/cm çözgü-14 sıklık/cm atkı şeklindedir. Dokumalarda genellikle yörenin kültürel kimliğini yansıtan renkli ipek ya da pamukla dokunmuş geleneksel motifler kullanılmaktadır. Buldan bezinden yapılan giysiler; doğal sağlıklı ve rahattırlar, kimyasal madde içermezler. Son yıllarda motorlu tezgâhların sayısının artmasıyla birlikte seri üretim hızlanmış bugün Buldan ve Denizli yurt dışında aranan bir pazar haline gelmiştir.

    buldan3

    Osmanlı Devletinin kuruluşundan sonra da sarayın dokuma ihtiyacının bir kısmı BULDAN’DAN sağlanmıştır. Ertuğrul Gazi'nin içliği, Barbaros'un şalı, Padişah Genç Osman'ın gömleği Buldan' da dokunmuştur. Türk dokuma kumaş ve islemelerinde motifler genellikle bitkiseldir. Lale, Karanfil gibi çiçekler ve çeşitli dallar özellikle XVI. yüzyılda çok kullanılmıştır. Desenler geometrik bitkiseldir, renkler kırmızı basta olmak üzere çini mavisi, güvez, pismis ayva ve safran sarısıdır. Bu gelenek BULDAN dokuma ve islemelerinde de açıkça görülür. Bu örnekler Topkapı Sarayı Müzesinde sergilenmektedir. Tahsin Öz’ün ‘Türk Kumaş ve Kadifeleri’ adlı çalışmasında Topkapı Sarayı kumaş deposunda 14. yüzyıla ait Denizli kumaşı olarak kaydedilen ve ilk Osmanlı padişahlarının kaftanı olarak saklanan iki kaftan bulunduğu yazmakta. Bu kaftanlar Neşri tarihindeki I. Osman’ın mirası arasında sözü edilen Denizli’de dokunmuş dokuma kaftanın açıklamalarına uyuyor. 17. yüzyılda Denizli’ye yolu düşen Evliya Çelebi seyahatnamesinde Akdağ’ın beyaz pamuk bezinin, Acem ve Musul bezinden daha ince olduğun yazmıştır. 14.yüzyılda İbni Batuda’nın “ Orada pamuktan altın işlemeli kumaş imal olunur ki başka örneği yoktur. Kaliteli pamuğun kuvvetli eğrilmiş olması nedeniyle dokumaları uzun ömürlüdür. Bu kumaş beldenin ismiyle anılır.” dediği Buldan bezi ve Buldan dokumacılığının tarihi bir belgesidir.

    Anlam olarak, bürünmek, sarınmak, örtünmek temelindeki Bürümcük sözcüğü, dokumacılıkta çok bükümlü ipek iplikler ile dokunmuş, dokuma anlamındadır. İpek ipliği yerine çok bükümlü, yün, keten veya pamuk, iplikleri ile buruşuk yüzey görünümlü dokumalar halk arsında Kıvrak”, “Bükülü Bez” veya yöre adı ile anılan, “Mora Bezi”, “Buldan Bezi”, “Şile Bezi”, bezi diye tanınmıştır. Fakat büyük çoğunlukla motorlu tezgâhlarla el tezgâhları rekabet edemediğinden süreksiz ve tek tük el tezgâhları bükülü dokumaktaydılar.

    Şile bezi adı ile bükülü duyulmaya başlayınca, bükülü beze ilçenin adı verilerek hem bir rekabet, hem de ayırma isteğiyle Buldan bezi denmeye başlamıştır. Bütün bu ad değiştirmeler nedeniyle ilçede her ad kullanılmasına rağmen yinede bükülü veya bürümcük adı en çok kullanılmaktadır. Buldan bezinden (bürümcük) yapılmış giysiler doğal ve rahat giysilerdir avantajlarına gelince; % Pamukturlar, terletmezler, vücuda nefes aldırırlar, serin tutarlar. Yörede daha önceleri ipek ve pamuk kullanılırken, maliyetinin yüksek olması, imalatının güç oluşu gibi nedenlerle ipek yerine, fabrikasyon imalatı floş ve pamuk iplikler kullanılmaktadır. Geçmişte Buldan ve çevresinde dokuma boyamacılığı doğal kaynaklardan elde edilen hammaddelerle yapılmaktaydı. Bunlar ayva çekirdeği, nar kabuğu, ceviz yaprağı ve meşe palamudu gibi yörede doğadan kolay elde edilebilen kaynaklardır. . Genellikle üretilen mamuller parça dokuma ve metre dokuma olarak iki gruba ayrılmaktadır.

    Parça dokuma ürünleri:

    Peştamal, üstlük, havlu, çarşaf, mendil, sofralıktır. Metre dokuma ürünleri ise: Buldan bükülüsü, havlu, tentelik, başörtüsü, astar ve kanaviçedir.

    buldan1

    1779 yılına kadar Buldan'da dokumacılık, ilkel tezgâhlarla yapılıyordu. Bu tarihten sonra Buldan'ın bucak olması Bucak Müdürünün çalışmalarıyla dokumacılığın gelişmesi için çözümler aranmış, mekiği boynuzdan, masurası kargıdan tezgâhlarda 10 numaradan 20 numaraya kadar ipliklerle başörtüsü, peştamal, çarşaf ve BULDAN bezi gibi dokumalar yapılmıştır. 1910 yılında Osman SAY isimli dokumacı, İstanbul'da gördüğü çekme (kamçılı) bir tezgâhı Buldan'a getirmiş, Buldan zamanın en ileri tekniğine sahip tezgâhlardan yararlanma imkânını bulmuştur. Bu tezgâhlarda pamuklu, ipekli kumaşlar dokunmuş, dokunan bu kumaşlar yıllarca çeşitli ihtiyaçları karşılamıştır. Dokuma araç ve gereçlerini günün şartlarına göre düzenlenmesi nedeni ile 1951 yılından başlayarak motorlu tezgâhlar kullanılmaya başlanmıştır. Bugün ipekli vb. türdeki ince kumaşlar, peştamal, üstlük örtü türü dokumalar halen el tezgâhlarında diğer türler ise motorlu tezgâhlarda dokunmaktadır. Buldan dokumacılığı kültüründe 7hâkim olan motif türleri kuşgözü, bademli, siyah üstlük, pancarlı, muskalı isimlerini verdikleri motiflerdir. Teknolojinin gelişmesi sonucu motifler çağa ayak uydurmuş yerinin yeni desenlere bırakmıştır.

    Buldan Bezi;

    Çok ince iplikten yapılmış, teri emici özelliği olan, “bürümcük” veya “bükülü bez” olarak da tabir edilen bir kumaştır.

    Yün, keten, pamuk veya ipek ipliğinden yapılmaktadır. Ancak maliyetten ötürü ipek ipliğinden yapımı diğerlerine göre daha az olup ağırlıklı olarak saf veya fabrikasyon pamuk ipliği kullanılmaktadır.

    Buldan Bezi yapımında kullanılan iplikler yıkama, boyama, kurutma ve bobinleme işlemlerinden geçer. Boyanan iplikler bükülerek bükümlü iplik halini alır. Bükme derecesine göre oluşacak bezin kullanım alanı da değişmektedir. Tezgâhtan ham olarak çıkan bez sıcak sabunlu suda yıkandıktan sonra enine çekmekte ve karakteristik buruşuk yapısını kazanmaktadır. Buruşuk yapısı sayesinde vücuda yapışmaması (vücutla temas alanının düşük olması), vücutla arasında hava kalması ve iyi bir ısı yalıtımı sağlaması nedeniyle bu kumaşlar, daha ziyade iç çamaşırı yapımında tercih edilmekteyseler de, yazlık dış giysi ve ev tekstili ürünlerinin yapımında da kullanılmaktadır. Türk dokuma kumaş ve işlemelerinde motifler genellikle bitkiseldir. Lale, karanfil gibi çiçekler ve dallar özellikle XVI. yüzyılda çok kullanılmıştır. Renkler kırmızı başta olmak üzere çini mavisi, güvez, pişmiş ayva ve safran sarısıdır. Bu gelenek Buldan dokuma ve işlemelerinde de açıkça görülür. Buldan dokumasında desenler geometrik, bitkisel ve çubukludur. Ayrıca kaplama, zincir ve suzeni tarzı kullanılarak saçaklı yapılır. Renklere ise kırmızı, sarı ve beyaz hâkimdir.

    1779 yılına kadar el tezgâhlarında yapılırken bu tarihten itibaren çekme(kamçılı) tezgâhlarla üretime devam edilmiştir. Genel olarak Anadolu’da kullanılan mekikli el dokuma tezgâhları şunlardır:

    Andi Tezgâhlar

    Peştamal Tezgâhlar

    Şal Tezgâhları :a) Çukur Tezgâhlar b) Yüksek Tezgâhlar c) Kamçılı Tezgâhlar

    Anadolu’da belli başlı dokuma yörelerinde benzerleri görülebilen bu tezgâhlar ahşap malzemeden yapılmış kamçılı (çift pedallı) tezgâhlardır.

    Kamçılı tezgâhların diğer tezgâhlardan en önemli farkı, mekiğin el ile değil de kamçının çekilmesiyle atılmasıdır.

    Dokuma araç ve gereçlerinin günün şartlarına göre düzenlenmesi sonucunda, 1951 yılından itibaren motorlu tezgâhlar kullanılmaya başlanmıştır. Bugün ipekli vb. türdeki ince kumaşlar, peştamal, üstlük, örtü türü dokumalar halen el tezgâhlarında ve motorlu tezgâhlarda dokunmaktadır.

    Buldan Bezi için en çok 20/1 numaralı çok bükümlü %100 pamuk ipliği kullanılır. Bu ipliklerin hepsi normalden fazla büküme sahip olduğu için “kıvrak iplik” olarak adlandırılır. Hem çözgü hem de atkı için 20 ve 20/2 numaralı iplikler kullanılmaktadır. Buldan Bezi’nde kullanılan pamuk ipliği bir inçte (2.54 cm) 25-28 arası büküme sahiptir.

    Renkli suya batırılan çileler 1-2 saat bekletildikten sonra sıkılır ve sırıklara serilip kurutulur. Mazı, defne, ceviz yaprağı, palamut, meyankökü, kestane, soğan kabuğu ve çehriden yapılan doğal boyalar bugün yerini kimyasal boyalara bıraksa da; altın sarısı elde edilen meşe palamudunun dokumaların boyanmasında halen kullanıldığı görülür. İpliklerin çileleri kurutulduktan sonra çıkrıklara geçirilir ve çözgü hazırlığı için tahtadan yapılmış olan ve “çağ” adı verilen bobinlere sarılır. Yarı otomatik dokuma tezgâhları için ise çözgüler iplik fabrikasından hazır bobinlere sarılmış halde alınır.

    Bobin uçları çözek adı verilen askılığa asılır. İplik uçlarının karışmaması için tarak şeklindeki dengeçten geçirilerek yumak elde edilir. Bu yumaktan el yardımıyla alınan iplikler ağızlık adı verilen ip alma işlemi sonucunda taraklara geçirilir. Bu taraklar bez ayağı dokuma gereği iki adettir. Buradaki iplik uçları demgeç adlı masa yardımıyla tezgâhın taraklarına geçirilir. Dem ve çerçeveler tezgâha monte edilir ve çile tezgâha asılır.

    Elemle adı verilen iplik sarma tertibatı ile masura sarılır. Dokumaya geçirilir.

    Dokumanın üç temel mekanizması, ağızlık açma, atkı atma ve tefe vurma mekanizmasıdır. Her çözgü ipliği bir gücü gözünden geçirilmiştir. Dokunacak kumaşın örgüsüne uygun olarak bir atkı atıldığı zaman bu atkının üzerinde bulunması gereken çözgüler bu gücüler vasıtasıyla yukarı kaldırılırlar. Böylece mekiğin arasından geçeceği ağızlık adı verilen bir açıklık meydana gelir ve her atkı için yeniden oluşturulur. Ağızlığın oluşturulabilmesi için en az iki çerçeveye ihtiyaç vardır. Çözgünün iki tabakaya ayrılması ile oluşan ağızlığın içerisinden atkı ipliği mekik vasıtasıyla geçirilir ki buna atkı atma denir. Yeni atılmış olduğu için kumaştan ayrı bulunan atkı ipliğini iterek kumaşa dâhil etmek için dişlerinden çözgü iplikleri geçirilen tarak ile tefeleme veya tefe vurma işlemi gerçekleştirilerek Buldan Bezi yapımı gerçekleştirilmiş olur.

    Tezgâhtan çıkan kumaş düz bir görünüme sahip olup, ıslatıldığında kumaş enine çekmekte ve karakteristik buruşuk yapısını kazanmaktadır. Kumaş makineye sarılır ve 95°C’de kasar(ön terbiye) işlemi yapılıp kumaş, üzerideki haşıl, bit ve yağlardan arındırılır. 65°C-85°C arasında boyama işlemi yapılır. Boyama sonrası 80°C95°C arasında sabun yıkamaları yapılır. Ardından yumuşatıcı verilip makineden çıkarılır. Makineden çıkarılan kumaş santrafüj makinesinde sıkılıp mamul açmada açılır ve ardından romöz makinesinden geçirilerek kurutulur. Kurutulan kumaş kalite kontrol aşamasından geçtikten sonra toplar halinde sarılır.

    Kıyafet için kullanılacak Buldan Bezi; 80 cm, 125 cm, 185 cm enlerinde; ham, çizgili, düz renk ve baskılı olarak üretilmektedir.

    Ev tekstili için kullanılacak Buldan Bezi; Yöresel isimlerle adlandırılmış 80 cm, 90 cm, 100 cm, 170 cm, 210 cm, 240 cm ve 250 cm enlerinde;

    pikelik, perdelik, çarşaflık, nevresimlik, masa örtüsü ve peştamal olarak düz renkli, çizgili, desenli veya ekose olarak üretilmektedir.

    buldan2

     

    Yazan Çarşamba, 25 Temmuz 2018 10:15 in Dokuma Okunma 644 defa