Faik Keser

Eposta: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Pazartesi, 24 Ocak 2022 23:30

Örme Soruları

 

 

1. Örme makinesinin ilk olarak keşfi hangi yılda yapılmıştır?

 

A) 1841 B) 1589 C) 1489 D) 1870

 

2. Örme iğneleri, platinler, kilit mekanizması ve çelik tablası örme makinelerinin hangi elemanlarıdır?

 

A) Cağlık elemanı B) Yağlama elemanları C) Örücü makine elemanları D) Kontrol ve güvenlik elemanları

 

3. Aşağıdakilerden hangisi, atkılı örme makinelerinde kullanılan iğne türlerinden biri değildir?

 

A) Esnek uçlu iğne B) Delikli iğne C) Sürgülü iğne D) İki ucu kancalı dilli iğne

 

4. Çözgülü örmede ilmeği oluşturan makine elemanı hangisidir?

 

A) Delikli iğneler B) Dilli iğneler C) Baskı platinleri D) İğne rayları

 

5. Örme makinelerinde örme sırasında iğnelerin seçilmesini ve hareket ettirilmesini hangi örücü eleman sağlar?

 

A) Kilit mekanizması B) Makine iskeleti C) Platinler D) Mekikler

 

6. Aşağıdakilerden hangisi örgü elemanı değildir?

 

A) İlmek B) Askı C) Atlama D) İğne

 

7. Düz örme makinelerinde doku çekimini sağlayan eleman hangisidir?

 

A) Kasnak B) Merdane C) Dişli D) Mil

 

8. Aşağıdakilerden hangisi atkılı örme sisteminde düz ilmeğin ifadesidir?

 

A) Sol ilmek B) Sağ ilmek C) Açık ilmek D) Kapalı ilmek

 

9. Aşağıdakilerden hangisi, çözgülü örme örgü elemanıdır?

 

A) Sağ ilmek B) Sol ilmek C) Açık ilmek D) Askı

 

10. Aşağıdakilerden hangisi, tek plaka örme kumaş yüzeyini ifade eder?

 

A) R/R B) R/S C) L/L D) R/L

 

11. L/L Örme yüzeyleri aşağıdakilerden hangisi ifade eder?

 

A) Kumaş yüzü ve tersi sol ilmek görünümlüdür.B) Kumaş yüzü ve tersi sağ ilmek görünümlüdür.C) Kumaş yüzü sol ve tersi sağ ilmek görünümlüdür.D) Kumaş yüzü sağ ve tersi sol ilmek görünümlüdür.

 

12. R/R Örme yüzeyleri aşağıdakilerden hangisi ifade eder?

 

A) Kumaş yüzü ve tersi sol ilmek görünümlüdür.B) Kumaş yüzü ve tersi sağ ilmek görünümlüdür.C) Kumaş yüzü sol ve tersi sağ ilmek görünümlüdür.D) Kumaş yüzü sağ ve tersi sol ilmek görünümlüdür.

 

13. Örme kumaşlarda iplik, örme kumaş yüzeyinde hangi şekilde görülür?

 

A) Atkı B) İlmek C) Çözgü D) Yatay

 

14. Triko örme kumaşlar hangi makinelerde üretilir?

 

A) Dokuma makinelerinde B) Çözgülü örme makinelerinde C) Düz örme makinelerinde D)Yuvarlak örme makinelerinde

 

15. Aşağıdakilerden hangisi atkılı örme sistemli makinelerdendir?

 

A) Çözgülü örme makineleri B) Rachel örme makineleri C) Yuvarlak örme makineleri D) Dokuma makineleri

 

16-. Örme kumaşların esnek olmasını sağlayan faktör aşağıdakilerden hangisidir?

 

A) İplik düzgünsüzlüğü B) Makine inceliği C) İplik numarası D) İlmek yapısı

 

17. Aşağıdakilerden hangisi, çözgülü örme sistemli makinelerdendir?

 

A) Dokuma makineleri  B) Rachel makineleri C) Düz örme makineleri D) İnterlok makineleri

 

18. Çözgülü örme sistemli kumaşların esnekliğinin dokuma kumaşlara yakın olmasının nedeni hangisidir?

 

A) Platin yapısı B) Makine inceliği C) İlmek yapısı D) İğne yapısı

 

19. Aşağıdakilerden hangisi düz örme kumaşların kullanım alanı değildir?

 

A) Kazak B) Mayo C) Kaşkol D) Hırka

 

20. Endüstriyel alanda en yaygın kullanılan örme kumaşlar aşağıdakilerden hangisidir?

 

A) Dokuma kumaşlar B) Çözgülü örme kumaşlar C) Düz örme kumaşlar D) Yuvarlak örme kumaşlar

 

21. İlmek gövdesi ilmek başının altından geçiyorsa bu ilmek yapısına ne denir?

 

A) Düz ilmek B) Ters ilmek C) Kapalı ilmek D) Açık ilmek

 

22. Tek iplikle enine ilmek sıralarıyla oluşturulan örme sistemi aşağıdakilerden hangisidir?

 

A) Jakarlı örme sistemi B) Atkı örme sistemi C) Trikot örme sistemi D) Çözgü örme sistemi

 

23. Aşağıdakilerden hangisi bir ya da daha fazla iplikten oluşan ve iç içe geçen ilmeklerden meydana gelen tekstil yüzeyleridir?

 

A) Tafting B) Halı C) Dokuma D) Örme

 

24. Hangi ilmek türünde ilmek gövdesi bir alttaki ilmek başının üstünden geçer?

 

A) Düz ilmek B) Ters ilmek C) Askı D) Atlama

 

25. Penye örme kumaşlar hangi makinelerde üretilir?

 

A) Dokuma makinelerinde B) Çözgülü örme makinelerinde C) Düz örme makinelerinde D) D)Yuvarlak örme makinelerinde

 

26. Dokuma ve örme kumaşlar esneklik olarak kıyaslandığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

 

A) Dokuma kumaşlar daha esnektir. B) Örme kumaşlar daha esnektir. C) Örme kumaşların esnekliği yoktur. D) Dokuma kumaşlarla örme kumaşların esnekliği aynıdır.

 

27. Aşağıdakilerden hangisi ipliği örücü elemanlara yönlendiren atkılı örme makine elemanıdır?

 

A) Doku çekim sistemi B) Çelikler C) Platin D) Mekik

 

28. Aşağıdakilerden hangisi örücü makine elemanı platinin görevidir?

 

A) İpliğe yön vermek B) İğneye ilmek oluşumunda yardımcı olmak C) İplik beslemek D) Doku çekimi yapmak

 

29. Aşağıdakilerden hangisi iğnenin sembolik şeklidir?

 

A) Dik çizgi B) Üçgen C) Kare D) Yatay çizgi

 

30. Aşağıdakilerden hangisi örücü makine elemanlarından biri değildir?

 

A) İğne B) Askı C) Platin D) Mekik

 

31. Aşağıdakilerden hangisi LL yüzeylere örnek kumaşlardandır?

 

A) Haroşa B) İnterlok C) Ribana D) Süprem

 

32. Aşağıdakilerden hangisi ilmeğin kısımlarından biri değildir?

 

A) Baş  B) Gövde C) Parmak D) Ayak

 

33. İpliğin yatay olarak kumaşın bir kenarından, diğer kenarına doğru kumaş eni boyunca yönlendiği ve örücü elemanlar tarafından atılan ipliğin ilmek formuna getirildiği sökülebilir yapıya ……………………………denir.

 

34.. Düz örme makinelerinde üretilen, atkılı örme sistemli kumaşlara ……………….denir.

 

35. RL düz örgü ile üretilmiş kumaşların bir tarafında yalnızca düz …., diğer tarafında ise yalnızca …… ilmekler görülür.

 

36. Örme kumaşın yüzü ve tersi sol ilmek (L) görünümlü ise bu yüzeylere… yüzey denir.

 

37. Ribana ve interlok makinelerinde iğne yatakları ve iğneler birbirlerine dik ve karşılıklı olarak yerleştirildikleri için bu makinelerden üretilen kumaşlar ………………..

 

38. Yuvarlak örme makinelerinde bir uzun, bir kısa olarak düzenlenmiş tek ucu kancalı iğneyle yapılan kumaşlar …………..örgü ile örülür.

 

39. ………………..çift plakada yapılmasına karşın tek katlı bir kumaştır.

 

40. Örme kumaşlar, örgü yapısı nedeniyle ……………………göre esnek kumaşlardır.

 

41. Raşel, trikot, kroşet ve diğer çözgülü örme makinelerinde üretilen kumaşlara ……….………………denir.

 

42. …………, iki set çözgü ipliğinden yapılan en basit kumaştır.

 

43. …………… örgüde ön ve arka yüzündeki ilmeklerin her ikisi de sağ (R) ilmektir.

 

44. ……………..; çözgü ve atkı ipliğinin belli bir düzene göre birbirleri ile bağlantılar yaparak oluşur.

 

45. Enine yönde elastikiyeti en yüksek olan kumaşlar ……………. örgü ile örülmüştür.

 

46. …………………………yapısı nedeniyle raşel makinelerine göre daha hızlı çalışır.

 

47. Trikot çözgülü örme makinesinin desenlendirme olanakları …………………..nazaran daha düşüktür.

 

48. ……………………………..ipliğin yönü, kumaşın eni yönündedir.

 

49. …………………………….. ilmek oluşturan her iplik, kumaşın boyuna doğru zikzak yaparak gider.

 

50. Tek iplikli örme kumaşlar ………………………. göre daha hacimli, yumuşak ve dökümlüdür.

 

51. Örme kumaş üretimi ………………….. göre daha hızlıdır.

 

52. Dokuma kumaşlar, ……………………. göre daha çabuk buruşurlar.

 

53. Aşağıdakilerden hangisi desenlendirmeye en fazla olanak tanıyan örgüdür?

 

A) Haroşa örgü B) İnterlok örgü C) Süprem örgü D) Ribana örgü

 

54. Renklerin kısım kısım seçildiği, çok renkli örme tekniği ile üretilen düz örme kumaşlara ne denir?

 

A) Strüktür jakarlı düz örme kumaşlar B) Renk jakarlı düz örme kumaşlar C) İntersia düz örme kumaşlar D) Düz düz örme kumaşlar

 

55. Düz örme kumaşların üretiminde genellikle hangi iplikler kullanılmaktadır?

 

A) Sentetik iplikler B) Filament iplikler C) Pamuk iplikler D) Yün ve yün karışımı iplikler

 

56. Aşağıdakilerden hangisi yuvarlak örme kumaşların yapılara göre sınıflandırılması değildir?

 

A) Plaka sayılarına göre sınıflandırma B) Kullanım alanlarına göre sınıflandırma C) Örgü yüzey görünüşlerine göre sınıflandırma D) Makine çaplarına göre sınıflandırma

 

55. Aşağıdaki kumaşlardan hangisi çift plakalı yuvarlak örme makinelerinde üretilen kumaşların ve bunların varyasyonlarının üretimi için tasarlanmış kumaşlardan değildir?

 

A) RL düz örgü B) RR ribana C) RR interlok D) LL haroşa

 

56. En çok elastikiyetleri ile tanınan kumaşlar aşağıdakilerden hangisidir?

 

A) Düz örgülü kumaşlar B) Ribana kumaşlar C) İnterlok kumaşlar D) Haroşa kumaşlar

 

57. Çift plakada yapılmasına karşın tek katlı olan kumaş aşağıdakilerden hangisidir?

 

A) Haroşa B) İnterlok C) Süprem D) Ribana

 

58. Yuvarlak örme makinelerinde üretilen kumaşların genelde kullanım alanları nelerdir?

 

A) Döşemelik B) Çarşaf C) İç giyim D) Halı

 

59. Aşağıdakilerden hangisi genel örme kumaşlarının çeşidi değildir?

 

A) Franse B) Trikot C) İntersia D) Tuch

 

60. Raporu üç iğne ile gerçekleştirilen çözgülü örme kumaş aşağıdakilerden hangisidir?

 

A) Milanse B) Simpleks C) Samt D) Tuch

 

61. ( ) Örme kumaştaki delik ve patlak hataları, makinede çalışan işçi kaynaklı bir hatadır.

 

62. ( )Ham kumaş yüzeyindeki boyuna çizgi hataları iğne veya platin kaynaklıdır.

 

63. ( )Farklı harmana sahip iplikler bir arada kullanılırsa kumaşta enine çizgi görünümlü hata oluşur.

 

64. ( )İğne ve dilin eğilmesi kumaş yüzeyinde boyuna yönde hata oluşumuna neden olur.

 

65. ( )Makine düzenli temizlenmediği takdirde elyaf uçuntuları kumaş yüzeyinde hataya neden olur.

 

66. ( )İplik gerginliğinin iyi ayarlanmaması çift ilmek nopen (askı-fang) hatasına neden olur.

 

67. ( )Örme kumaşlardaki hatalar kalite kontrol masasında incelendikten sonra belirlenir.

 

68. ( )İpliklerin ilmek durumlarının bozulup aşağıya doğru biçimsiz bir şekil alması ilmek kaçığıdır.

 

69. ( )Örme makinesinde çalışan elemanın hatalar konusunda eğitime ihtiyacı vardır.

 

70. ( )Üretimden kaynaklanan hataların en aza indirilmesi için giderilme çarelerinin bilinmesi gerekir.

 

71. ( )Eskimiş, kırılmış arızalı iğneler değiştirilip yeni kullanılmamış iğneler takıldığında kumaş yüzeyindeki görünüm değişmez.

 

72. ( ) Makinede çalışan elemanın kumaş topu çıktıktan sonra may ayarlarının yeniden ayarlaması gerekir.

 

73. ( ) Örme kumaş yüzeyinde oluşan hatalar anında düzeltilebilir.

 

74. ( ) Örme kumaşlarda depolamanın kumaş çekmeleri üzerinde büyük etkisi vardır.

 

75. ( ) Örme kumaştaki ilk yıkamadan sonraki boyutsal değişime çekme adı verilir.

 

76. ( ) İlmeklerin boyutları büyüdükçe daha kalıcı stabil yapıda kumaş oluşur.

 

77. ( ) İlmek yapmak için kullanılan ipliğin azalmasıyla kumaş eninde daralma oluşur.

 

78. ( ) Örme kumaşın depolanması esnasında üzerine çok fazla yük binmesi sonucu kumaş yüzeyinde kırık izleri oluşur.

 

79. ( ) İlmek çubuklarının birbirine 90º’lik açılarından sapma göstermesi may dönmesi olarak adlandırılır.

 

80. ( ) Örmede kullanılan ipliğin büküm yönü, ilmeğin yatış yönünü belirler.

 

81. ( ) Örgü çekmeleri kullanım sırasında özellikle ilk yıkamadan sonra örme mamulünün boyutlarının değişmemesidir.

 

82. ( ) Örme işlemi sırasında kumaşa uygulanan gerilmelerin etkisi ilmek şeklini değiştirmez.

 

83. Aşağıdakilerden hangisi örme makinesi kaynaklı örme kumaş hatasıdır?

 

A) İplik abrajı B) Kesikli enine çizgi C) Delik ve patlak D) İğne ayağının kırılması

 

84. Aşağıdakilerden hangisi örmeden kaynaklanan yüzeysel hata gurubuna girer?

 

A) Su lekesi B) Karga ayağı C) Renk çıkması D) May dönmesi

 

85. Aşağıdakilerden hangisi iplik kaynaklı bir örme hatasıdır?

 

A) Çekmezlik B) Desen kayması C) Delik ve patlak D) Gevşeklik

 

86. Aşağıdakilerden hangisi işçi ve usta kaynaklı bir hatadır?

 

A) Renk akması B) Aşırı en ve boy daralması C) Kumaş çekmesi D) Makine ayarsızlığı

 

87. Farklı numaradaki veya farklı partilerin ipliklerinin karışması nedeniyle örme kumaşın eni boyunca oluşan hata aşağıdakilerden hangisidir?

 

A) İplik abrajı B) Kesikli enine çizgi C) Kalın iplik D) Elyaf uçuntusu

 

 

 

 

Pazartesi, 24 Ocak 2022 23:21

Krep Örgüsü Soruları

 

 

S.1. ( ) Krep örgü denince ana örgülerden türetilen düzgün yapılı bir örgü akla gelir.

 

S.2. ( ) Krep örgülü kumaşların yüzeyleri, pürüzlü ve kabarık bir yapıya sahiptir.

 

S.3. ( ) Krep örgülü kumaşlar yumuşak tutumlu ve dökümlü kumaşlardır.

 

S.4. ( ) Krep örgüleri düzenli çözgü hareketlerinden oluşur.

 

S.5. ( ) Krep örgülerde çözgü ve atkı ipliklerinde uzun atlamalara rastlanmaz.

 

S.6. ( ) Motif çevirerek elde edilen krep örgülerin rapor alanı, seçilmiş olan motif büyüklüğündedir.

 

S.7. ( ) Motifi sağa çevirerek krep örgü çizimi için motif, sol alt köşedeki alan içine yerleştirilir.

 

S.8. ( ) Motifi sağa çevirerek krep örgü çizimi için motif, 90 derecelik açılarla çevrilmelidir.

 

S.9. ( ) Bağlantı noktasına motif ilavesi ile elde edilen örgülerde ana örgü olarak bezayağı örgüsü tercih edilir.

 

S.10. ( ) Örgünün rapor alanı, kullanılan ana örgü rapor alanı kadardır.

 

S.11. ( ) Motif ilavesi sadece çözgü istikametinde bağlama noktası ilave edilerek gerçekleştirilir.

 

S.12. ( ) Örgüdeki hareketleri yer değiştirerek elde edilen krep örgülerinde dimi örgüsü tercih edilir.

 

S.13. ( ) Rapor alanı seçilen örgü alanının iki katıdır.

 

S.14. ( ) Örgü hareketi sadece çözgü yönünde değiştirilebilir.

 

S.15. ( ) Krep örgülü kumaşlar yüksek büküme sahip ipliklerle, bezayağı örgülü kumaş dokumak suretiyle de elde edilir.

 

S.16. ( ) Krep örgülü kumaşlar basit yapılı ve kolayca tespit edilebilen örgüye sahiptir.

 

S.17. ( ) Bağlantı noktalarına motif ilave edilerek elde edilen krep örgülerinde ana örgü olarak atkı sateni tercih edilir.

 

S.18. ( ) Krep örgülü kumaşlar yumuşak ve dökümlü bir yapıya sahip olduklarından genellikle bayan giysilik kumaşların üretiminde tercih edilir.

 

S.19. ( ) Motifi sola çevirerek krep örgü çizimi için motif, sağ alt köşedeki alan içine yerleştirilmelidir.

 

S.20. ( ) Karışık tahar uygulamasıyla elde edilen örgülerde dimi örgü raporu tercih edilir.

 

S.21. ( ) Bağlantı noktasına motif ilavesi sadece atkı istikametinde yapılarak krep örgüsü oluşturulur.

 

 

 

 

Pazartesi, 24 Ocak 2022 22:59

Elektronik Düz Örme Makinesi Soruları

 

 Aşağıdakiler doğru ve yanlış sorularıdır

S.1. (Y ) Düz örme makinelerine desen yalnızca flash bellekle yüklenir.

S.2. (D ) Örgü alanı; desen programında yer alan başlangıç ve bitiş iğnelerinin arasını temsil eder.

S.3. (D ) Merdane çekiminin etkili olması için baskıların uygun sıkılıkta olması gerekir.
 
S.4. (D ) Kalın numaralı makinelerde ince iplikler çok katlı olarak beslenir.
 
S.5. (Y) Mekik raylarında mekikler gelişi güzel yerleştirilir.
 
S.6. (Y ) Çardaklar üzerinde bulunan sayısal ifadeler büyüdükçe hassasiyet azalır.
 
S.7. Ön ve arka plakadaki seçilen tüm iğnelerin karşılıklı örgü yapması tekniği ile oluşan örgülere ……………………. örgüler denir. ( Dolu İğne )
 
S.8. Örgü parçalarında dokunma hissi de dediğimiz, örgü yumuşaklığı ayarına ……………… denir. ( Tuşe )
 
S.9. Makine üzerinde mekikler arasında kalan başlangıç ve bitiş iğnelerinin aralığına ……………… denir. ( Örgü Alanı )
 
S.10. …………………….. örgü alanına en uygun mesafede olması gerekir. ( Mekikler )
 
S.11. Örgü parçanın örülmesi sırasında fazla merdane çekim ayarı verilirse ……………………. zarar görebilir. ( İğneler-Platinler-Çelikler )
 
S.12. (D ) İmalatı yapılacak örgüde önce tuşe ayarlandıktan sonra ölçülendirme yapılır.
 
S.13. (D ) Örgü programının test edilmesinin amaçlarından biri zaman kayıplarını önlemektir.
 
S.14. (Y ) Tek çelikli örgülerin ön ve arka yüzeyleri aynı görünümlüdür.
 
S.15. (Y ) Elektronik düz örme makinesinin örme hızı, may ayarı, merdane çekim ayarı gibi ayarları sadece örme programı üzerinden değiştirilebilir.
 
S.16. (D ) Çardak ayarları düzgün yapılmazsa örgü yüzeyinde dalgalı bir görüntü oluşur.
 
S.17. (Y ) Fitilli örgüler örgü parçası eninde kanal kanal görülmektedir.
 
S.18. (Y ) Mekiklerin örgü alanına yakın konumlandırmak üretim hızını düşürür.
 
S.19. (D ) Fitilli örgülerde enden çekme dolu iğne örgülerdeki enden çekmeden daha fazladır.
 
S.20. (D ) Fürnisör ipliklerin mekiklere eşit gerilimde beslenmesini sağlamaktadır.
 
S.21. (D ) Numune parçaları ölçme işlemi öncesi dinlendirilmiş, ütülenmiş veya yıkanmış olmalıdır.
 
 
Boş yerlere doğru ifadeyi yazınız ?
 
 
S.22. Sadece ön veya arka plakada örmek suretiyle elde edilen örgülere ………………örgüler denir.( Tek Plaka )
 
S.23. Ana merdanenin örme parçasına etkili bir çekim uygulayabilmesi için, merdane üzerinde bulunan ……...... … silindirlerinin sıkılması gerekir. ( Baskı )
 
S.24. Desen programının test edilmesi …………………………ve ……………. üzerinden yapılabilir.( Desen Bilgisayarı-Makine )
 
S.25. Numune çalışmalarında en ve boy ayarlamalarına geçmeden önce ……… ayarının yapılması gerekir. ( Tuşe )
 
S.26. Ön ve arka plakadaki seçilen tüm iğnelerin karşılıklı örgü yapması tekniği ile oluşan örgülere ……………………. örgüler denir. ( Dolu İğne )
 
S.27. Örgüyü, iğnelerden ana merdaneye kadar taşıyan makine parçasına ………… denir. (Tarak )
 
S.28. Merdane çekim ayarı ………… olursa iğne kapakları zarar görebilir. ( fazla )
 
S.29. Test parçalarına yıkama veya ütüleme öncesi mutlaka ……………… yapılmalıdır. (Teyel)
 
Aşağıdakiler doğru ve yanlış sorularıdır
 
 
S.30. (D ) Örme iplikleri, örme işleminden önce parafinlenir.
 
S.31. (Y ) Örme makinesinde sağ tarafta bulunan mekiklere sol taraftan besleme yapılır.
 
S.32. (Y ) Bobin sehpası makinenin arka kısmında yer alır ve iplik bobinleri dizilir.
 
S.33. (D ) Makinenin inceliğine göre çardak sayısı değişmektedir.
 
S.34. (Y ) Üst çardaklar bobin sehpasından minimum 30 cm yüksek olmalıdır.
 
S.35. (D) Mekik, cağlıktan gelen ipliğin, örgü alanına iletilmesini sağlayan makine elemanıdır.
 
S.36. (D ) Her makineye, kendine ait işletim sistemine uygun şekilde desen yüklenir.
 
S.37. (D ) Desen bilgisayarı ile makine arasındaki online bağlantıya SELAN denir.
 
S.38. (Y ) Örme alanına parça tutturulurken sıkı örülmüş kumaş olmalıdır.
 
S.39. (D ) Her makine numarasına göre iplik besleme numarası ve kat sayısı değişir.
 
S.40. (D ) Örülen numune orijinal numune parça ile karşılaştırılarak programda gereken düzeltmeler yapılarak ikinci bir test parçası örülmelidir.
 
S.41. (D ) Örme makinelerinde ipliğin rahat çalışması için parafinleme yapılır.
 
S.42. (D ) Örme makinelerinde harcanan iplik miktarını ölçen mekanizmaya enkoder denir.
 
S.43. (Y ) Örme makinelerinde çardak sayısı değişmez.
 
S.44. (Y ) Örme makinelerinde kullanılan ucunda iki delikten iki ipliğin ayrı geçmesini sağlayan mekik tipine intersia mekik denir.
 
S.45. (Y ) Makine üzerinde iğnelerin çalışma alanına inch (inç) denir.
 
S.46. (D) Tutturulacak parçanın merdaneye ulaşacak kadar uzun olması gerekir.
 
S.47. (D) Çardak ayarı ipliğin düzenli ve belli bir gerginlikte makineye beslenmesini sağlar.
 
S.48. (D ) Elektronik düz örme makineleri en çok 8 sistemlidir.
 
S.49. (D ) Elektronik düz örme makinelerinin genel görünümünü meydana getiren, makine elemanlarını üzerinde taşıyan ana elemana makine iskeleti denir.
 
S.50. (D ) Dört plakalı düz örme makineleri transferli ürünlerin çalışmasında kolaylık sağlayarak zamandan kazanç sağlar.
 
S.51. (D ) Çelikten aldığı hareketi iğnelere ileten makine yardımcı elemanına platin denir.
 
S.52. (Y ) Çift semerli makinelerin semerlerinin birleştirilerek çalıştırılmasına tandem denir.
 
S.53. (Y) Mekikler çelikler tarafından taşınır.
 
S.54. (D ) Elektronik düz örme makinelerinin hareketli aksamlarına (dişli, rulman) kalın gres yağı sürülür.
 
S.55. (Y ) Elektronik düz örme makineleri elle yağlanmamalıdır.
 
S.56. (D ) Elektronik düz örme makinelerinde iğne bıçağını sökmek için takoz kullanılır.
 
S.57. (D ) Aşırı merdane çekimi, iğne dilinin bozulmasına neden olur.
 
S.58. (Y ) Elektronik düz örme makinelerine sadece haftada bir bakım yapılır.
 
S.59. (Y ) Örme makinesinde bulunan çeliklerin hepsi sabittir.
 
S.60. (D ) İntersia mekiğin özelliği, örme işlemi bittikten sonra örgü alanı içinde kırılarak diğer mekiklerin rahat hareketine izin vermesidir.
 
S.61. (D ) Kumanda ve güvenlik sistemleri, makinenin ve çalışanların güvenliği için çok önemlidir.
 
S.63. (D ) Mekik rayı üzerinde bulunan mekik stobu ters takılırsa mekik takozu kırılabilir.
 
S.64. (Y) Mekik ayarı düzgün yapılmadığı zaman mekik rayları zarar görür.
 
S.65. (D) Yan gergi tertibatı mekiğin dönüşlerdeki iplik gerginliğinin sabit kalmasını sağlar.
 
S.66. (D ) Bozulan plakada iğnelerin hareketi zorlaşır.
 
S.67. (Y ) Merdane lastikleri sert kauçuktan yapıldığı için kolay kolay aşınmaz.
 
S.69. (D ) Örme iplikleri, örme işleminden önce parafinlenir.
 
S.70. (Y ) Örme makinesinde sağ tarafta bulunan mekiklere sol taraftan besleme yapılır.
 
S.71. (Y ) Bobin sehpası makinenin arka kısmında yer alır ve iplik bobinleri dizilir.
 
S.72. (D ) Makinenin inceliğine göre çardak sayısı değişmektedir.
 
S.73. (Y ) Üst çardaklar bobin sehpasından minimum 30 cm yüksek olmalıdır.
 
S.74. (D ) Mekik, cağlıktan gelen ipliğin, örgü alanına iletilmesini sağlayan makine elemanıdır.
 
S.75. (D ) Her makineye, kendine ait işletim sistemine uygun şekilde desen yüklenir.
 
S.76. (D) Desen bilgisayarı ile makine arasındaki online bağlantıya SELAN denir.
 
S.77. (Y ) Örme alanına parça tutturulurken sıkı örülmüş kumaş olmalıdır.
 
S.78. (D ) Her makine numarasına göre iplik besleme numarası ve kat sayısı değişir.
 
S.79. (D ) Örülen numune orijinal numune parça ile karşılaştırılarak programda gereken düzeltmeler yapılarak ikinci bir test parçası örülmelidir.
 
S.80. (D ) Örme makinelerinde ipliğin rahat çalışması için parafinleme yapılır.
 
S.81. (D ) Örme makinelerinde harcanan iplik miktarını ölçen mekanizmaya enkoder denir.
 
S.82. (Y ) Örme makinelerinde çardak sayısı değişmez.
 
S.83. (Y ) Örme makinelerinde kullanılan ucunda iki delikten iki ipliğin ayrı geçmesini sağlayan mekik tipine intersia mekik denir.
 
S.84. (Y ) Makine üzerinde iğnelerin çalışma alanına inç denir.
 
S.85. (D ) Tutturulacak parçanın merdaneye ulaşacak kadar uzun olması gerekir.
 
S.86. (D ) Çardak ayarı ipliğin düzenli ve belli bir gerginlikte makineye beslenmesini sağlar.
 
 
 
 
Pazartesi, 24 Ocak 2022 22:38

Dar Dokuma soruları

 

 

1. (Y ) Dar dokuma lastikler enine yönde çok fazla esner.

2. (D ) Dar dokuma lastiklerin çözgü ipliklerinin arasına elastik iplikler yerleştirilmiştir.

3. (D ) Lastiklerde kullanılan elastik iplikler yüksek esneme yeteneğine sahip ipliklerdir.
 
4. (Y) Lastiklerin kenar yapıları diğer dokuma kumaşlarla aynıdır.
 
5. (Y ) Lastik dokular çekilip esnetildiğinde bir daha eski formlarına dönemezler.
 
6. (D ) Gipe iplikler üzeri başka bir iplikle kaplanmış elastik ipliklerdir.
 
7. (D ) Lateks iplikler doğal veya sentetik kauçuktan yapılmış ipliklerdir.
 
8. (D) Lastiklerde ağırlık hesaplamaları yapılırken atkı, çözgü ve elastik iplikler tek tek sökülerek birbirinden ayrılır ve tartılır.
 
9. (D ) Lastik dokumada kullanılan lateks iplikler genellikle mikron değeri üzerinden çapları ifade edilerek belirtilir.
 
10. (Y ) Lastik dokumalar en fazla 2 cm genişliğinde dokunabilir.
 
11. (D ) Dar dokuma şeritler 0,5 cm ile 8 cm arasında değişen ölçülerde dokunan dar enli dokumalardır.
 
12. (D) Şerit üretiminde genellikle, pamuk, polyester ve naylon iplikleri kullanılır.
 
13. (D ) Kurdele üretiminde genellikle ipek ve rayon iplikleri kullanılmaktadır.
 
14. (Y) Şerit üretiminde genellikle mukavemetsiz iplikler tercih edilir.
 
15. (D ) Dar dokuma şerit üretiminde çoğunlukla bezayağı örgüsü, saten, dimi ve balıksırtı dimi örgüleri kullanılır.
 
16. (Y ) Şeritler genellikle döşemelik kumaş olarak kullanılırlar.
 
17. (D ) Sandalye kemeri üretimde genellikle keten, kenevir ve jüt iplikleri kullanılmaktadır.
 
18. (Y ) Şeritler dış giyimde pek kullanılmaz.
 
19. (Y) Şerit dokumalar lastikler gibi esnek dokulardır.
 
20. (Y) Şerit dokumaları analiz etmek mümkün değildir.
 
21. (D ) Dar dokuma kordonlar, yuvarlak ve yassı şekilde üretilebilir.
 
22. (D ) Kordonlar genellikle pamuk, polyester ve poliproplen ipliklerle dokunur.
 
23. (Y ) Dar dokuma kordonlar elastik yapıdadır.
 
24. (D ) Kordonların yapıları çift katlı kumaşlara benzer.
 
25. (D ) Dar dokuma kordonlar içi boş hortum gibi dokunabildiği gibi içi dolgu çözgüsü ile dolgulu olarak da dokunabilir.
 
26. (Y ) Kordonlar giysilerin bel ve paçalarında giysilere esneklik vermek amacıyla kullanılır.
 
27. (D ) Kordonlar ayakkabı ve boyun bağı yapımında kullanılır.
 
28. (D ) Kordonlar 12 cm‟ye kadar değişik enlerde dokunabilir.
 
29. Lastik dokumalar hangi yönde uzama gösterir?
 
A) Atkı yönünde uzar.  B) Çözgü yönünde uzar.  C) Hem atkı hem de çözgü yönünde uzar.  D) Lastik dokular uzamaz.
 
30. Lastik dokumalarda kullanılan lateks sayısı lastiğin hangi özeliklerini belirler?
 
A) Sertliğini  B) Yumuşaklığını C) Sıklığını  D) Hepsini
 
31. „‟36/40 lateks iplik‟‟ ifadesi ipliğin hangi özelliğini belirtir?
 
A) Çapını  B) İnceliğini  C) Uzunluğunu  D) Ağırlığını
 
32. Lastiklerde kullanılan üzeri başka bir iplikle kaplanmış elastik ipliğe verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) Pamuk ipliği  B) Lateks iplik  C) Gipe iplik D) Çok bükümlü iplik
 
33. Lastiklere sert bir tutum vermek için yapılan apre işlemi aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) Boyama işlemi  B) Baskı işlemi  C) Ütüleme işlemi  D) Ankola işlemi
 
34. Lastik dokumaların sahip olması beklenen haslık aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) Yıkama haslığı  B) Ter haslığı  C) Sararma haslığı  D) Hepsi
 
35. Aşağıdakilerden hangisi iplik çapı ölçer?
 
A) Mikroner  B) Gramaj ölçüm aleti C) Hassas terazi  D) Hepsi
 
36. Aşağıdakilerden hangisi lastiklerde özel kenar oluşum sistemlerinden değildir?
 
A) Yardımcılı sistem  B) Yardımcısız sistem C) Üç iplik sistemi D) İki yardımcılı sistem
 
37. Şerit dokumada aşağıdaki ipliklerden hangisi kullanılır?
 
A) Pamuk  B) Polyester C) Naylon  D) Hepsi
 
38. Şerit dokumalar aşağıdaki alanların hangisinde kullanılır?
 
A) Yatak ve koltuk kordonu  B) Boyun bağı C) Ayakkabı bağı D) Hepsi
 
39. Şerit dokumalar aşağıdaki hangi genişliklerde dokunur?
 
A) 12 cm-22 cm  B) 0,3 cm-12 cm  C) 30-35 cm  D) 1 cm-3 cm
 
40. Şerit dokumada aşağıdaki ipliklerden hangisi kullanılmaz?
 
A) Pamuk ipliği  B) Polyester ipliği  C) Poliproplen iplik  D) Gipe iplik
 
 
 
 
Pazartesi, 24 Ocak 2022 21:55

Çerçeve Gücü Teli Soruları

 

PROBLEM 1

 

ÇTS = 640

Örgü Çözgü Raporu : 32 tel

Örgü raporunda kullanılan çerçeve sayısı : 12

 

 

 

gucu1

 

 

 

 

Yukarıdaki şekilde 1 rapor içerisinde her çerçevede bulunması gereken gücü teli verilmiştir. Buna göre  her çerçeveye düşen gücü teli adedi nedir ? 

 

 

PROBLEM 2

 

 

ÇTS = 1280

Örgü Çözgü Raporu : 32 tel

Örgü raporunda kullanılan çerçeve sayısı : 12

 

 

 

gucu2

 

 

 

 

Yukarıdaki tabloda 1 rapor içerisinde her çerçevede bulunması gereken gücü teli verilmiştir. Buna göre  her çerçeveye düşen gücü teli adedi nedir ? 

 

PROBLEM 3

 

ÇTS = 3200

Örgü Çözgü Raporu : 32 tel

Örgü raporunda kullanılan çerçeve sayısı : 7

 

 

 

 

gucu3

 

 

 

 

Yukarıdaki tabloda 1 rapor içerisinde her çerçevede bulunması gereken gücü teli verilmiştir. Buna göre  her çerçeveye düşen gücü teli adedi nedir ? 

 

 

 

 PROBLEM:4

 

ÇTS = 4400

Örgü Çözgü Raporu : 22 tel

Örgü raporunda kullanılan çerçeve sayısı : 9

 

 

gucu4

 

 

 

Yukarıdaki tabloda 1 rapor içerisinde her çerçevede bulunması gereken gücü teli verilmiştir. Buna göre  her çerçeveye düşen gücü teli adedi nedir ? 

 

 

 

 

Pazartesi, 24 Ocak 2022 19:08

Tekstil Lifleri Soruları

 

 

S.1.Tekstil lifleri kaç gruba ayrılır,isimleri nelerdir ?

C.1.İki gruba ayrılır.1-Doğal lifler 2-Yapay lifler.
 
S.2.Bitkisel lif ne demektir ?
 
C.2.Bitkilerin yapı taşının selüloz olması nedeni ile bitkilerden elde edilen liflere bitkisel lifler denir ?
 
S.3.Bitkisel lifler kaç grupta toplanır,isimleri nelerdir ?
 
C.3.Dört grupta toplanır.1-Tohum lifleri 2-Gövde ( Sak ) lifleri 3-Yaprak Lifleri 4-Meyve lifleri
 
S.4.Tohum lifleri nelerdir,isimlerini yazınız ?
 
C.4.Pamuk,Kapok
 
S.5. Gövde ( Sak ) lifleri nelerdir,isimlerini yazınız ?
 
C.5.Keten,kenevir,jüt,Rami,Bambu
 
S.6. Yaprak lifleri nelerdir,isimlerini yazınız ?
 
C.6.Sisal,Manila keneviri,Abaca
 
S.7. Meyve lifleri nelerdir,isimlerini yazınız ?
 
C.7. Hindistan cevizi(coco)lif kabuğu
 
S.8.Pamuk lifi  nedir,tanımını yapınız ?
 
C.8.Pamuk bitkisinin tohum kabuğundan (çiğitten ) elden edilen life pamuk lifi denir.
 
S.9.Yün lifi ( yapağı ) nedir,tanımını yapınız ?
 
C.9 Koyun veya kuzu postlarından elde edilen life yün lifi denir,
 
S.10.Elyaf nedir,tamını yapınız ?
 
C.10. Elyaf; lif kelimesinin çoğulu olup, gerilebilme ve kopma mukavemeti ile bükülebilme (eğrilebilme), birbiri üzerine yapışabilme yeteneği olan ve boyu enine göre çok uzun olan renkli veya renksiz lif topluluğuna denir.
 
S.11.Doğal lifler kaç gruba ayrılır,yazınız ?
 
S.11.Üç gruba ayrılır.1-Bitkisel lifler 2-Hayvansal lifler 3-Madensel lifler
 
S.12.Hayvansal lifler kaç grupta toplanır,isimleri nelerdir ?
 
C.12.İki grupta toplanır.1-Kıl kökenli lifler 2-Salgı kökenli lifler.
 
S.13.Kıl kökenli lifler nelerdir,isimlerini yazınız ?
 
C.13.
 
a-Yün (Koyun) Lifleri
b- Spesiyal Lifler :  Keçi soyuna ait hayvanlardan elde edilenler: Tiftik, kaşmir, v.b
                               Deve soyuna ait hayvanlardan ele edilenler: Deve, alpaka, v.b.
                               Tavşan soyuna ait hayvanlardan elde edilenler: Angora
 
S.14.Madensel lifler nelerdir,isimlerini yazınız ?
 
C.14. Amyant-Asbest
 
S.15.Doğal polimerler nelerdir ?
 
C.15.Kağıt , odun , linter , bitkisel veya hayvansal kökenli proteinler , bir tür deniz yosunu olan algler , kauçuk
 
S.16. Sentetik polimerler nelerdir ?
 
C.16. Petrol yan ürünleri.
 
S.17.Kimyasal ( Yapay ) lifler kaç grupta toplanır,nelerdir ?
 
C.17.İki grupta toplanır.1-Rejenere ( Suni ) lifler 2-Sentetik lifler
 
S.18.Rejenere ( Suni )  lif ne demektir ?
 
C.18. Yapımında başlangıç maddesi olarak doğal hammadde (selüloz veya protein) kullanılan, kimyasal işlemlerle esas molekül yapısı bozulmadan elde edilen liflere rejenere lif denir
 
S.19.Suni ( Rejenere ) lifler kaç grupta incelenir,isimleri nelerdir ?
 
C.19.İki gruba ayrılır.1-Selüloz esaslı suni lifler 2-Protein esaslı suni lifler
 
S.20.Selüloz esaslı suni lifler nelerdir,maddeler halinde yazınız ?
 
C.20. 1-Viskoz lifleri
         2-Modal lifleri
         3-HWM
         4-Asetat lifleri
         5-Triasetat lifleri
         6-Nitrat rayonu
         7-Bakır rayonu
 
S.21.Protein esaslı suni lifler kaç grupta toplanır,isimleri nelerdir ?
 
C.21. İki grupta toplanır.1- Bitkisel Protein Esaslı Sunî Lifler 2-Hayvansal Protein Esaslı Sunî Lifler
 
S.22.Bitkisel Protein esaslı suni lifler nelerdir,isimlerini yazınız ?
 
C.22. Yer Fıstığı (Ardil), Soya Fasulyesi (Silkool), Zein (Vicara)
 
S.23.Hayvansal Protein esaslı suni lifler nelerdir,isimlerini yazınız ?
 
C.23. Kazein.
 
S.24.Madensel rejenere lifler nelerdir,isimlerini yazınız ?
 
C.24.Cam lifleri,Seramik lifleri
 
S.25.Diğer rejenere lifler nelerdir,isimlerini yazınız ?
 
C.25.Aljinat lifleri ve Kauçuk lifleri
 
S.26.Sentetik lifler kimyasal yapılarına göre kaç grupta incelenir, nelerdir ?
 
C.26.Beş grupta incelenir.1- Poliolefin lifleri 2- Polivinil lifleri 3- Poliamid lifleri 4-Poliester lifleri  5-Poliüretan lifleri
 
S.27. Poliester lifleri nelerdir,isimlerini yazınız ?
 
C.27. Terilen, trevira
 
C.28. 1-Naylon6
        2- Naylon 6.6
        3- Naylon 11
 
S.29. Polivinil lifleri nelerdir ,isimlerini yazınız ?
 
C.29. 1-Akrilik
        2-Modakrilik
        3-polivinilklorür
        4-polivinilidenklorür
        5- polivinilalkol 
        6-polistiren
 
S.30. Poliolefin lifleri nelerdir ,isimlerini yazınız ?
 
C.30. 1-Polietilen lifleri
        2-polipropilen lifleri
        3-politetrafluoroetilen lifleri [teflon ]
 
S.31.Tekstil liflerinin temel özellikleri nelerdir,yazınız ?
 
C.31.1-Uzunluk 2-İncelik 3-Mukavemet 4-Parlaklık 5-Eğrilme yeteneği 6-Uzama ve esneklik 7-Yoğunluk 8-Nem çekme özelliği 9-Isıdan etkilenme özelliği 10-Işıktan etkilenme özelliği 11-Kimyasal reaktiflerden etkilenme özelliği 12-Elektriksel özelliği
 
S.32- Tekstil lifleri uzunluk bakımından kaça ayrılır,yazınız ?
 
C.32. Tekstil lifleri uzunluk bakımından ikiye ayrılır;1-Kesikli elyaf 2- Kesiksiz elyaf
 
S.33. Ştapel Lif nedir ?
 
C.33. ortalama olarak 10 mm den 50 cm ye kadar olan bu liflere "stapel lif" denir.
 
S.34. Kesikli elyaf ne demektir,açıklayınız ?
 
C.34. Bu lifler pamuk, yün gibi kısa liflerden oluşmuştur. Uzunlukları tür ve soylarına göre değişir ve ortalama olarak 10 mm den 50 cm ye kadardır.ve bu liflere ştapel lif denir. Kesikli liflerde uzunluk çok önemlidir. Yapılacak mamulün kalitesini belirler. Makinelerdeki ayarlar, iplikçilikte ortalama stapele göre belirlenir.
 
S.35. Kesiksiz  elyaf ne demektir,açıklayınız ?
 
C.35. Kontinü elyaf da denilen kesiksiz elyafta liflerin boyu sonsuz uzunluktadır. Bu liflere"filament" adı verilir. Doğal ipek ve yapay lifler, filament yani sonsuz haldedir. Yapay liflerin uzunluğu ise üretim metoduna ve kullanılacağı alana göre belirlenir
 
S.36. Yapay kesikli elyaf ne demektir,açıklayınız ?
 
C.36. Yapay elyafı, pamuk ve yün gibi doğal görünümlü hale getirmek için, isteğe göre şekillendirip belli boyda kesilmesiyle elde edilen elyafa,"yapay kesikli elyaf” denir.
 
S.37. Flament ne demektir ?
 
C.37. Kontinü elyaf da denilen kesiksiz elyafta liflerin boyu sonsuz uzunluktadır. Bu liflere "filament" adı verilir.
 
S.38.Tekstil Elyafında incelik nedir ,açıklayınız ?
 
C.38. Elyafın bir diğer özelliği de enine kesitinin(çapı) büyüklüğü ve biçimidir. Bu büyüklük, elyafın inceliği olarak da belirtilir. Lifin enine kesitinin boyutu, yani çapı, doğrudan doğruya ölçülemez; dolaylı olarak verilir. Çünkü çok az lifin enine kesiti yuvarlaktır ve standart bir çapa sahiptir. İplik çapını, yan yana gelen lifler oluşturur. Dolayısıyla ince liflerden ince iplik elde edilebilir. İplik numarası değişmediği halde çaptaki lif sayısı arttıkça sağlam ve kaliteli iplik yapılır.Lifin veya filamentin 10 mikrondan(μm)’dan ince olanları ile 50 mikrondan(μm)’dan fazla olanları iplik yapımı için uygun değildir, ince olanlar çok çabuk kopabilir. Kalınlar ise çok kaba iplikler meydana getirir.
 
S.39. Tekstil Elyafında mukavemet nedir ,açıklayınız ?
 
C.39. Elyafın, iplik veya kumaş haline gelinceye kadar uğradığı gerilimlere karşı, kopmadan durmasına dayanıklılık denir. Tekstil lifleri, yeterli mukavemete yani dayanıklılığa sahip olmalıdır. Tekstil liflerinin mukavemeti, ölçme yapılan yerin atmosfer neminden etkilenir. Genellikle doğal bitkisel lifler ıslandıklarında veya nemli halde daha sağlam olurlar. Bunun dışındakilerin ise dayanıklılığı azalır. En sağlamı cam lifidir.
 
S.40. Tekstil Elyafında parlaklık nedir ,açıklayınız ?
 
C.40. Parlaklık düzgün bir yüzeyden ışığın yansıması ile oluşur. Lifin parlaklığı, üzerine düşen ışığı yansıtmasına bağlıdır. Gelen ışığı, doğrusal düzgün olarak yansıtmayıp dağıtarak yansıtan lifler az parlak veya donuktur. Pamuk ve yün gibi lifler üzerine düşen ışığı dağınık yansıttıklarından dolayı az parlak görünümlüdürler. Keten, merserize pamuk ve ipek gibi lifler ise ışığı düzgün yansıttıklarından dolayı parlak görünümlüdürler. Lifler elde edilme yöntemleri, yetiştirildiği doğal çevre, cins ve türüne göre farklı yapıda olacağından üzerine düşen ışığı yansıtmaları da değişik olacaktır. Parlak lifler tekstilde tercih edilir.
 
S.41. Tekstil Elyafında eğirme yeteneği nedir ,açıklayınız ?
 
C.41. Her lifin iplik haline gelebilmesi için eğrilme yeteneğine sahip olması gerekir. Bu özellik, liflerin birbirine biraz yapışıcı olması yanında kütle halinde iken birleşik halde bulunmasından ileri gelir. Bir elyaf demetindeki lifler arasında gizli temas uçları, sayesinde liflerin birbirine yapışmasına(tutunmasına) sebep olur. Lif inceliği, lif yüzeyinin yapısı, uygulanan basınç ve lif uzunluğu, bu özelliğe etki eden faktörlerdir.
 
S.42. Tekstil Elyafının eğirme yeteneğine etki eden faktörler nelerdir ?
 
C.42. Lif inceliği, lif yüzeyinin yapısı, uygulanan basınç ve lif uzunluğu, bu özelliğe etki eden faktörlerdir.
 
S.43. Tekstil Elyafında uzama ve esneklik nedir ,açıklayınız ?
 
C.43. İki ucundan tutularak çekilen lif esneyerek kopmadan bir miktar esneyebilir. Lif bırakıldığında tekrar eski haline döner. Buna esneklik denir. Fakat daha fazla gerilim uygulanırsa lif eski haline dönemez. Bir miktar uzama gösterir. Lif, esneyebileceğinden fazla miktarda kuvvetle gerilirse uzamanın sonunda lif kopar. Lifin kopma anındaki uzunluğundan ilk boyu çıkarılır, 100 ile çarpılır ve ilk boyuna bölünürse yüzde uzama miktarı bulunur.
 
S.44.Gövde liflerinini diğer adı nedir ?
 
C.44. Sak
 
S.45.Gövde lifleri, bitkinin neresinden elde edilir,açıklayınız ?
 
C.45. Bitkilerin saplarından elde edilen selülozik liflere gövde lifleri denir. En önemli gövde lifleri keten, kenevir, jüt ve ramidir. Bunların yanında son yıllarda bambu bitkisinden elde edilen, bambu lifleri de gövde lifleri arasında yer almıştır
 
S.46. Tekstil liflerinin yanma olayından önce ısı enerjisine karşı gösterdiği tepki iki şekildedir. Farklı fiziksel tepki gösteren lifler, bu özellikleri bakımından iki sınıfa ayrılır, bunlar nelerdir, açıklayınız ?
 
C.46. Bunlara termoplastik ve non-termoplastik lifler adı verilir. Plastik kelimesi, herhangi bir etki altında şekil verilebilen ve biçim değiştiren anlamındadır.
 
S.47. Termoplastik Lifleri anlatınız ?
 
C.47.  Sıcaklığın belli bir miktarda yükselmesi ile biçim değiştirir. Bunlarda, önce yumuşama, daha yüksek sıcaklıklarda ise erime gözlenir. Belirli bir sıcaklığa erişildiğin de, bozunma ve yanma gözlemlenir. Bütün sentetik lifler ile rejenere asetat ipeği termoplastik yapıdadır. Yanan termoplastik materyal söndürüldüğünde, geriye boncuk şeklinde bir kalıntı bırakır. Termoplastik liflerin ilk yumuşama gösterdiği sıcaklık derecesine camlaşma sıcaklığı (cam geçiş sıcaklığı) denir ve Tg ile gösterilir. Erimenin meydana geldiği sıcaklık derecesiolan erime noktası ise Tm olarak gösterilir.
 
S.48. camlaşma sıcaklığı (cam geçiş sıcaklığı) ne demektir ?
 
C.48. Termoplastik liflerin ilk yumuşama gösterdiği sıcaklık derecesine camlaşma sıcaklığı (cam geçiş sıcaklığı) denir ve Tg ile gösterilir. Erimenin meydana geldiği sıcaklık derecesi olan erime noktası ise Tm olarak gösterilir.
 
S.49. Non-Termoplastik Lifleri anlatınız ?
 
C.49. Sıcaklık yükselmesi sırasında yanma noktasına kadar herhangi bir biçim değişikliği görülmez; yumuşama ve erime yoktur. Tüm doğal liflerle rejenere lifler nontermoplastik yapıdadır. Bu tür lifler de yanma noktası sıcaklığına eriştiklerinde yanar ve geriye bir miktar kül bırakır. Lifler, organik yapıda bileşikler olduğundan, belli bir sıcaklık derecesine eriştiklerinde yanar. Bu sıcaklık derecesine de yanma noktası denir
 
S.50. Elastomer lif nedir,açıklayınız ?
 
C.50. Gerildiğinde çok fazla miktarda uzayabilen ve kuvvet kaldırıldığında eski boyutlarını yeniden alabilen liflere, “elastomer lif” denir.
 
S.51. Tekstil Elyafında yoğunluk kaça ayrılır ,açıklayınız ?
 
C.51. Tekstil liflerinde yoğunluk ikiye ayrılır. 1-Hacimsel yoğunluk; Bir cismin kütlesinin, aynı hacimdeki suyun kütlesine oranıdır. Tekstil liflerinin hacimsel yoğunlukları genellikle 1 den büyüktür. 2-Lineer yoğunluk; Lifin birim uzunluğunun ağırlığı, lineer yoğunluk olarak verir. Tekstil liflerinde ve ipliklerinde birim uzunluğun ağırlığı, numaralandırma sistemi ile verilir.
 
S.52. Tekstil Elyafının nem çekme özelliği nedir ,açıklayınız ?
 
C.52. Tekstil liflerinin, belli sıcaklık ve rutubette sıvıları emme(içine çekme) kabiliyetidir.Emilen sıvı miktarı, elyaf türüne ve ortamın rutubet miktarına göre değişir. Liflerin nem çekme özelliği; iplik, dokuma, ağartma ve boyama işlemleri için gereklidir.Rutubetli ortama bırakılan bir kumaş, üzerine su toplar; buna karşılık nemli veya ıslak bir kumaş kuru havada üzerinde bulunan suyu kaybeder(deserpsiyon). Su absorpsiyonu ve deserpsiyon, bir denge kuruluncaya kadar devam eder, Bir elyaf ne kadar çabuk su absorpluyorsa o kadar çabuk kurur. Aynı bağıl rutubete sahip bir ortama konulan lifler içinde, en fazla nem çeken yündür. Bundan sonra sırasıyla ipek, rayonlar, keten, pamuk, asetat ipeği, poliamid ve diğer sentetik elyaf gelir. Cam elyafın nem çekme miktarı sıfırdır.Doğal lifler oldukça fazla miktarda nem çektiği halde elle tutulduğunda kuru hissedilebilir. Bu nedenle ticarette lif üzerinde bulunabilecek nem miktarı sınırlandırılmıştır. Tekstil materyalindeki nem miktarı, % nem ve mutlak nem olmak üzere iki şekilde belirlenir. % Nem: Tekstil materyalinin absorpladığı su miktarının, nemli materyal ağırlığına oranıdır. Mutlak nem: Tekstil materyalindeki su miktarının, kuru materyal ağırlığına oranıdır.Lif üzerindeki nem yüzdesi higrometre cihazı ile ölçülür.
 
S.53.Tekstil materyalindeki nem miktarı kaça ayrılır,nelerdir,tanımını yapınız ?
 
C.53.
 
Tekstil materyalindeki nem miktarı, % nem ve mutlak nem olmak üzere ikiye ayrılır.
 
1-% Nem: Tekstil materyalinin absorpladığı su miktarının, nemli materya ağırlığına oranıdır.
 
2-Mutlak nem: Tekstil materyalindeki su miktarının, kuru materyal ağırlığına oranıdır. Lif üzerindeki nem yüzdesi higrometre cihazı ile ölçülür.
 
S.54. Tekstil Elyafının ısıdan etkilenme özelliği nedir ,açıklayınız ?
 
C.54. Bir organik maddenin ısı enerjisi aldığında, bu enerjiden etkileşimi belli bir değere kadar fizikseldir. Belli bir sıcaklık derecesinden sonra kimyasal etkileşim meydana gelmeye başlar. Isının organik bileşiği kimyasal olarak etkilemesi olayına "yanma" denir. Liflerin yanma olayından önce ısı enerjisine karşı gösterdiği tepki iki şekildedir.
 
Termoplastik lifler, sıcaklığın belli bir miktarda yükselmesi ile biçim değiştirirler. İlk önce yumuşama, yüksek ısılarda ise erime gözlenir. Belirli bir sıcaklığa erişildiğinde, bozulma ve yanma olayı başlar. Sentetik lifler ve yapay lifler bu yapıdadır.
 
Non-Termoplastik lifler de, sıcaklık yükselmesi sırasında yanma noktasına kadar herhangi bir biçim değişikliği görülmez. Tüm doğal lifler ve yapay lifler, non termoplastik yapıdadır. Bu lifler, yanma noktası sıcaklığına erişildiğinde, yanarlar ve geriye bir miktar kül bırakırlar.
 
S.55. Tekstil Elyafının ışıktan etkilenme özelliği nedir ,açıklayınız ?
 
C.56. Işık bir enerji türüdür. Bu nedenle organik bir bileşik olan lifler, uzun zaman içinde ışık enerjisinden etkilenir. Bu durumdaki elyaf kolayca hava oksijeni ve diğer etkenlerle reaksiyona girer. Bu da polimerleşme derecesinin düşmesi ve buna bağlı olarak dayanıklılığın düşmesi şeklinde ortaya çıkar. Tüm lifler, ışıkta olumsuz etkilenir. Bu etki süresi, life göre değişir. Ancak etki süresi bazıları için kıs sürelidir; bazıları ise uzun yıllar alabilir.
 
S.57. Tekstil Elyafının kimyasal reaktiflerden etkilenme özelliği nedir ,açıklayınız ?
 
C.57. Lif, kendisini oluşturan polimerin yapısına bağlı olarak, asit, baz, yükseltgen maddeler gibi kimyasal reaktiflerden etkilenir. Bu etkilenme her lif türü için farklıdır.
 
S.58.Tekstil Elyafının elektrikten etkilenme özelliği nedir ,açıklayınız ?
 
C.58. Tekstil liflerinde, iplik, kumaş yapımı ve diğer işlemlerde sürtünmeden dolayı statik elektriklenme meydana gelir. Bu durum elyafın işlenmesini zorlaştırır ve makinelerde arızalar meydana getirir. İstenmeyen bu durumları gidermek için materyal nemlendirilir. Nemli materyal, elektriği oluşurken iletir ve böylece statik elektrik üzerinde birikmez.
 
S.59. Liflerin yanma olayından önce ısı enerjisine karşı gösterdiği tepki kaç şekildedir,isimleri nelerdir,açıklayınız ?
 
C.59.Liflerin yanma olayından önce ısı enerjisine karşı gösterdiği tepki iki şekildedir.1-Termoplastik lifler,.2-Non-Termoplastik lifler
 
S.60.Yün lifi nedir?
 
C.60.Koyun veya kuzu postlarından (Ovis aries) elde edilen liftir.
 
S.61.İpek lifi nedir?
 
C.61.Yalnızca, ipek salgılayan böceklerden elde edilen liftir.
 
S.62.Pamuk lifi nedir?
 
C.62.Pamuk bitkisinin (Gossypium ) tohum kabuğundan (çiğitten ) elden edilen liftir.
 
S.63.Kapok lifi nedir?
 
C.63.Kapok meyvesinin (Ceibapentandra) içinden elde edilen liftir.
 
S.64.Hindistan cevizi ( Kokos ) lifi nedir ?
 
C.64.Cocos nucifera’nın meyvesinden elde edilen liftir.
 
S.65. Keten lifi nedir?
 
C.65.Keten bitkisinin (Linum usitatissimum) sak kabuğundan elde edilen liftir.
 
S.66. Kenevir (Kendir) lifi nedir ?
 
C.66.Kenevirin (Cannabis sativa) sak kabuğundan elde edilen liftir.
 
S.67.Brom lifi nedir?
 
C.67.Cytisus scoporius ve/veya Spartium junceum'un sak kabuğundan elde edilen liftir.
 
S.68.Rami lifi nedir?
 
C.68.Boehmeria nivea ve Boehmeria tenacissima'nın sak kabuğundan elde edilen liftir.
 
S.69. Sunn (güneş keneviri) lifi nedir ?
 
C.69.Crotalaria juncea’nın sak kabuğundan elde edilen liftir.
 
S.70. Abaca (Manila kendiri)
 
C.70.Corchorus capsularis veya Corchorus olitorius’un sak kabuğundan elde edilen lif tir.
 
S.71. Abaca (Manila kendiri) lifi nedir ?
 
C.71. Musa textilis’in yaprak kınından elde edilen liftir.
 
S.72. Alfa lifi nedir ?
 
C.72.Stipa tenacissima'nın yaprağından elde edilen liftir.
 
S.73.Sisal lifi nedir ?
 
C.73.Agave sisalana’nın yapraklarından elde edilen liftir.
 
S.74.Henequen lifi nedir?
 
C.74.Agave Fourcroydes'in yapraklarından elde edilen liftir.
 
S.75.Henequen lifi nedir?
 
C.75.Agave Contala'nın yapraklarından elde edilen liftir.
 
S.76.Asetat lifi nedir?
 
C.76.Hidroksil gruplarının % 74 ten fazlası, % 92 sinden azı asetillenmiş selüloz asetat lifidir.
 
S.77.Aljinat lifi nedir ?
 
C.77.Aljinik asidin metal tuzlarından elde edilen liftir.
 
S.78.Kupro (kupramonyum reyonu) lifi nedir ?
 
C.78.Kupramonyum yöntemiyle elde edilen rejenere selüloz liftir.
 
S.79.Modal lifi nedir?
 
C.79.Yüksek kopma mukavemeti ve yüksek yaş modüle sahip olan yenilenmiş viskoz işlemi yoluyla yeniden elde edilen selüloz liftir.
 
S.80. Protein lifi nedir?
 
C.80.Doğal protein maddelerinden rejenerasyon yoluyla ve kimyasal maddelerin etkisiyle stabilize edilerek elde edilmiş liftir.
 
S.81.Triasetat lifi nedir ?
 
C.81.Hidroksil gruplarının en az % 92 si asetillenmiş selüloz asetat lifitir.
 
S.82.Viskoz lifi nedir ?
 
C.82.Filament ve kesikli lif için viskoz yöntemi ile elde edilen rejenere selüloz liftir.
 
S.83.Akrilik lifi nedir ?
 
C.83.Zincirlerinin (kütlece) en az % 85 i akrilnitril ünitelerinden oluşan lineer makromoleküllerden elde edilen liftir.
 
S.84.Kloro lifi nedir ?
 
C.84.Zincirlerinde kütlece % 50 den fazla klorlanmış vinil veya viniliden monomerik üniteleri bulunduran lineer makromoleküllerden elde edilen liftir.
 
S.85.Kloro lifi nedir?
 
S.86.Modakrilik lifi nedir ?
 
C.86.Zincirlerinin (kütlece) % 50 den fazlası ve % 85 den azı akrilnitril ünitelerinden oluşan lineer makromoleküllerden elde edilen liftir.
 
S.87.Polyamid veya naylon lifi nedir ?
 
C.87.Zincirlerinde, en az %85 i alifatik veya sikloalifatik birimleriyle birleşen amid bağlantılarının tekrarlanmasıyla oluşan sentetik lineer makromoleküllerden elde edilen liftir.
 
S.88.Aramid lifi nedir ?
 
C.88.En az %85 i doğrudan iki aromatik halkaya ve varsa, amid bağlantılarını geçmeyecek sayıda imid bağlantılara bağlanan amid veya imid bağlantılarına eklenen aromatik gruplardan oluşan sentetik lineer makromoleküllerden meydana gelen liftir.
 
S.89.Polyimid  lifi nedir ?
 
C.89.Zincirlerinde amid birimlerinin tekrarlamasıyla oluşan sentetik lineer makromoleküllerden oluşan liftir.
 
S.90. Lyocell lifi nedir ?
 
C.90.Çözülme ve türev oluşumu olmaksızın gerçekleşen solvent spinning işlemi sonucu yeniden elde edilen selüloz liftir.
 
S.91.Poliaktid lifi nedir ?
 
C.91.Zincirinde en az %85 (kütlece), doğal şekerden türetilen ve erime noktası en az 135 oC olan laktik asid ester birimlerine sahip lineer makromoleküllerden oluşan liftir.
 
S.92.Poliester /Polyester lifi nedir ?
 
C.92.Zincirleri (kütlece)en az % 85 diol ve tereftalik asitten oluşmuş bir ester içeren lineer makromoleküllerden elde edilen liftir.
 
S.93-Polietilen lifi nedir ?
 
C.93.Substituye edilmemiş alifatik doymuş hidrokarbon lineer makromoleküllerinden oluşmuş liftir.
 
S.94.Polipropilen lifi nedir ?
 
C.94.İsotaktik pozisyonda her ikinci karbon atomunda bir metil yan dalı içeren ve başkaca bir substitüsyonun söz konusu olmadığı doymuş alifatik hidrokarbon lineer makromoleküllerden oluşan liftir.
 
S.95.Polikarbamid lifi nedir ?
 
C.95.Zincirlerinde (NH-CO-NH) üretilen fonksiyonel grubunun tekrarlanmasıyla oluşan lineer makromoleküllerden elde edilen liftir?
 
S.96.Poliüretan lifi nedir ?
 
C.96.Zincirlerinde üretan fonksiyonel grubunun tekarlanmasıyla oluşan makromoleküllerden elde edilen liftir.
 
S.97.Vinilal lifi nedir ?
 
C.97.Zincirleri asetilizasyon derecesi farklı polivinil alkolden oluşan makromoleküllerden elde edilen liftir.
 
S.98. Trivinil lifi nedir ?
 
C.98.Hiçbiri toplam kütlenin % 50 sinden fazla olmamak üzere, akrilnitril terpolimeri, bir klorlanmış vinil monomeri ve bir üçüncü vinil monomerinden oluşan liftir.
 
S.99.Elastodien lifi nedir ?
 
C.99.Doğal veya sentetik poliisoprenden veya olarak bir ya da daha fazla dienin vinil monomeri ile veya bunsuz polimerize edilmesi ile oluşan elastiki lif. Bunlar orijinal uzunluğunun üç katı gerildiğinde ve serbest bırakıldığında hızlı bir şekilde ve tamamen başlangıç boyuna dönerlerler.
 
S.100.Elastan lifi nedir?
 
C.100.Kütlece en az % 85 i bölümler halindeki poliüretandan oluşan ve orijinal uzunluğunun 3 katı kadar gerilip serbest bırakıldığında hızlı bir şekilde ve tamamen başlangıç boyuna dönen elastiki liftir.
 
S.101.Cam lifi demektir?
 
C.101.Camdan yapılmış liftir.
 
S.102. Elastomultiester lif nedir?
 
C.102.İki veya daha farklı kimyasal doğrusal makromoleküllerin iki veya daha farklı aşamada etkileşimi ile oluşan (kütlesine göre %85’i aşmayan), baskın işlevsel birim olarak asidin alkolü etkilemesi ile oluşan bileşik grupları içeren (en azından %85 oranında) ve uygun muameleden sonra uzatıldığında orijinal uzunluğunun 1,5 katına kadar çıkan ve serbest bırakıldığında hızla ve gerçek anlamda başlangıç uzunluğuna ulaşan lif çeşididir.
 
S.103.Elastolefin lif nedir ?
 
C.103.En azından %95’i (kütlesine göre) kısmen çapraz moleküllerden oluşan, en az bir diğer olefin ve etilenden elde edilen, uzatıldığında orijinal uzunluğunun 1,5 katına kadar uzayan, serbest bırakıldığında hızla ve büyük ölçüde başlangıçtaki uzunluğuna ulaşan bir lif çeşididir.
 
 
 
 
 
Pazartesi, 24 Ocak 2022 11:47

Ana Örgüler Test Soruları

 

 

1. Dokumayı oluştururken çözgü ve atkı arasındaki açı kaç derecedir?

 

A) 60 B) 45 C) 90 D) 75

 

2. Dokumada yüzeyi oluşturan ipliklerden kumaşın kenarına paralel, uzunlamasına olan iplikler hangisidir?

 

A) Atkı B) Çözgü C) Örgü D) Halat

 

3. Dokuma örgüsünün enine ve boyuna yönde aynı biçimde tekrar eden en küçük birimi nasıl adlandırılır?

 

A) Atkı raporu B) Çözgü raporu C) Saten raporu D) Örgü raporu

 

4. Çözgü ipliğinin atkı ipliği üzerinde olduğu konum desen kâğıdında nasıl gösterilir?

 

A) Dolu B) Yarım dolu C) Boş D) Yıldız

 

5. Aşağıdakilerden hangisi ana örgü değildir?

 

A) Bezayağı B) Panama C) Dimi D) Saten

 

6. Aşağıdakilerden hangisi, tekstilde yüzey elde etme tekniklerden biridir?

 

A) Dokuma B) Atkı C) Çözgü D) Rapor

 

7. Aşağıdakilerden hangisi bezayağı örgünün özelliklerindendir?

 

A) Örgü raporunda iki atkı ve iki çözgü bulunur. B) Atkı ve çözgü bağlantılarının sık olmadığı bir örgüdür. C) Atkı ve çözgü iplikleri yüzme yapar. D) Kumaşın her iki yüzeyi de birbirinden farklıdır.

 

8. Bir örgünün en az kaç çerçeve ile dokunabileceğini gösteren plan hangisidir?

 

A) Armür planı  B) Tahar planı  C) Çözgü planı  D) Atkı planı

 

9. Çerçevelerin hareketini belirleyen plan hangisidir?

 

A) Çözgü planı  B) Atkı planı  C) Armür planı  D) Tahar planı

 

10. Aşağıdakilerden hangisi bir armür planı çeşidi değildir?

 

A) Sağ armür  B) Sol armür  C) Aynalı armür  D) Yukarı armür

 

11. Dimi örgüsünde çözgü ipliği atkı ipliğinden oran olarak daha fazla ise hangi dimi grubuna girer?

 

A) Çözgü yüzlü  B) Atkı yüzlü  C) Dengeli  D) Dengesiz

 

12. En küçük dimi örgüsü için kullanılacak çözgü ve atkı sayısı kaçtır?

 

A) 2 çözgü 1 atkı  B) 1 atkı 2 çözgü  C) 2 atkı 2 çözgü  D) 3 çözgü 3 atkı

 

13. Aşağıdakilerden hangisi, kumaş yüzeyinde diyagonal (eğim) yollar meydana getiren temel dokuma örgüsüdür?

 

A) Saten  B) Dimi  C) Bezayağı  D) Panama

 

14. Aşağıdakilerden hangisi dimi örgüsünün özelliklerinden biridir?

 

A) Dimi örgülerde iplikler yüzme yapmaz.  B) En küçük dimi örgü raporu, iki çözgü ve iki atkıdan meydana gelir.  C) Dimi örgülü kumaşların tersi ve yüzü aynı görüntüye sahiptir.  D) Dimi örgüler kumaş yüzeyinde Z veya S olmak üzere iki yönde eğimli yollar oluşturur.

 

15. Aşağıdaki örgülerden hangisi dimi örgülerden türetilmemiştir?

 

A) Kırık dimi  B) Kesik dimi  C) Corkscrew  D) Balıksırtı dimi

 

16. Aşağıdakilerden hangisi en küçük saten örgü raporunu ifade eder?

 

A) 6×6  B) 5×5  C) 4×4  D) 3×3

 

17. Aşağıdakilerden hangisi saten örgüsünün özelliklerindendir?

 

A) Saten örgülü kumaşlar diyagonal oluşturur.  B) Saten örgü ile dokunan kumaşta iplik yüzmeleri görülür.  C) En küçük saten örgü raporu 4’lü satendir.  D) Saten örgü ile dokunan kumaşların ön ve arka yüzleri aynı görüntüye sahiptir.

 

18. Aşağıdakilerden hangisi örgüsünün atlama sayısı olur.

 

A) B) C) D) 5

 

19. Aşağıdaki tanımlardan hangisi çözgü satenini ifade eder?

 

A) Atkı ipliğinin rapor içerisinde her sırada, yalnız bir kere üste çıkarak bağlantı yaptığı saten örgüsüne çözgü sateni denir.  B) Çözgü ipliğinin rapor içerisinde her sırada, yalnız bir kere üste çıkarak bağlantı yaptığı saten örgüsüne çözgü sateni denir.  C) Atkı ipliğinin rapor içerisinde her sırada, iki kere üste çıkarak bağlantı yaptığı saten örgüsüne çözgü sateni denir.  D) Çözgü ipliğinin rapor içerisinde her sırada, iki kere üste çıkarak bağlantı yaptığı saten örgüsüne çözgü sateni denir.

 

20. ( )Dokuma kumaşlarda çeşitli renk ve dizilişte iplikler kullanarak desen oluşturmak bir desen elde etme yöntemi değildir.

 

21. ( )Renkli ipliklerle desenlendirme yaparken sadece renk uyumuna ( renklerin birbiri ile olan uyumu) dikkat edilmelidir.

 

22. ( )Renkli ipliklerle desenlendirme yönteminde tek renk çözgü ipliği ile değişik bir renkte atkı ipliği kullanılabilir.

 

23. ( )Renkli ipliklerle desenlendirme yönteminde atkı ipliğinde tek renk kullanılırken çözgü ipliğinde birden çok renk kullanılabilir.

 

24. ( )Renkli ipliklerle desenlendirme yönteminde çözgü ve atkı ipliğinde birden çok renk kullanılabilir.

 

25. Atkı ve çözgü ipliklerinin belirli bir prensibe göre birbirini dik olarak keserek bağlanmalarıyla elde edilen tekstil yüzeyidir?

 

A) Örme  B) İplik  C) Dokuma  D) Örgü

 

26. Aşağıdakilerden hangisi dokuma kumaşta boyuna olarak kenara paralel uzanan ipliklerdir?

 

A) Çözgü iplikleri  B) Atkı iplikleri  C) Dikiş iplikleri  D) Örgü iplikleri

 

27. Örgü raporunun çiziminde uygulanan ilk hareket aşağıdakilerden hangisidir?

 

A) Örgüyü çizmek  B) Rapor boyutlarını işaretlemek  C) Atkı renk raporunu işaretlemek  D) Çözgü renk raporunu işaretlemek

 

28. Aşağıdakilerden hangisi, dimi diyagonalinde (Z) ve (S) ifadelerini açıklar?

 

A) (Z) dimi diyagonali soldan sağa yükselir– (S)dimi diyagonali sağdan sola yükselir 

 

B) (Z) dimi diyagonali sağdan sola yükselir– (S) dimi diyagonali soldan sağa yükselir 

 

C) (Z) dimi diyagonali sağdan sağa yükselir– (S) dimi diyagonali sağdan sola yükselir 

 

D) (Z) dimi diyagonali soldan sola yükselir– (S) dimi diyagonali sağdan sola yükselir

 

29. Tahar işleminde çözgü ipliklerinin hangi çerçevelere ait olduğunu gösterir?

 

A) Tarak planı  B) Tahar planı  C) Örgü raporu  D) Armür planı

 

30. Örgünün dokunabilmesi için gerekli olan çerçeve sayısı aşağıdakilerden hangisine eşittir?

 

A) Örgü raporundaki çözgü sayısına  B) Örgü raporundaki atkı sayısına  C) Örgü raporu tekrar sayısına  D) Örgü raporundaki farklı çözgü hareketi sayısına

 

31. Aşağıdakilerden hangisi dokuma tarağında bir diş boşluğundan geçen tel sayısını gösterir?

 

A) Tarak planı  B) Tarak taharı  C) Gücü taharı  D) Tahar planı

 

32. Aşağıdakilerden hangisi ağızlık açma işleminde çerçeve hareket sırasını belirler?

 

A) Armür planı  B) Tahar planı  C) Tarak planı  D) Örgü raporu

 

33. ( ) Bezayağı örgüsünün en küçük raporu 3 çözgü 3 atkı ipliğinden oluşur.

 

34. ( ) Bezayağı örgüsünün kayma sabitliği diğer örgülere göre daha fazladır.

 

35. ( ) Bezayağı örgülerinde çözgü ve atkı ipliği yükselmeleri aynı değildir.

 

36. ( ) Bezayağı örgüsü ile üretilen kumaşların her iki yüzü de aynıdır.

 

37. ( ) En küçük düzensiz atkı rips örgüsü 3 çözgü, 2 atkı ipliğinden oluşur.

 

38. ( ) Düzenli çözgü ripsleri kumaş üzerinde eşit genişlikte enine yollar oluşturur.

 

39. ( ) Atkı rips örgülerine enine rips örgüleri de denir.

 

40. ( ) Düzenli panama örgülerinde çözgü ve atkı sayısı daima birbirine eşittir.

 

41. ( ) En küçük düzensiz panama örgüsü 4 çözgü ve 3 atkı ipliğinden oluşur.

 

42. Aşağıdakilerden hangisi, kumaş yüzeyinde diyagonal yollar meydana getiren temel örgü çeşididir?

 

A) Dimi  B) Saten  C) Bezayağı  D) Rips

 

43. En küçük dimi örgüsü raporunun çözgü ve atkı tel sayıları kaçtır?

 

A) 2 çözgü- 2 atkı  B) 2 çözgü- 3 atkı  C) 3 çözgü- 2 atkı  D) 3 çözgü- 3 atkı

 

44. Aşağıdakilerden hangisi dimi örgüsünün özelliklerinden biridir?

 

A) En küçük dimi örgü raporu 2 çözgü 2 atkı ipliğinden oluşur.  B) Dimi örgülerinde iplikler yüzme yapmaz.  C) Dimi örgüleri sağ ve sol olmak üzere iki farklı yönde eğimler oluşturur.  D) Dimi örgülü kumaşlar her iki yüzde de aynı görünüme sahiptir.

 

45. ( ) Kırık dimi örgüleri örgü raporunda dimi diyagonalinin yön değiştirmediği örgülerdir.

 

46. ( ) Atkı yönünde kırık dimi örgülerinde çözgü sayısını hesaplamak için temel alınan dimi örgüsünün çözgü sayısı iki ile çarpılır.

 

47. ( ) Atkı yönünde oluşturulan kırık dimi örgüsünün atkı sayısı temel alınan dimi örgü raporunun atkı sayısına eşittir.

 

48. ( ) Çapraz dimi örgüleri elbiselik, paltoluk, ceketlik, örtülük kumaşların dokunmasında kullanılır.

 

49. ( ) Atkı yönünde çapraz dimi örgü raporundaki çözgü ve atkı sayısı temel olarak alınan dimi örgü raporuna eşittir.

 

50. ( ) Atkı yönünde kesik dimi örgülerinde temel olarak alınan dimi örgü raporu, çözgü yönünde iki eşit parçaya bölünür.

 

51. Atkı rips örgüsünün atkı raporunda kaç atkı bulunur?

 

A) Daima bir atkı bulunur.  B) Daima iki atkı bulunur.  C) Daima üç atkı bulunur.  D) Daima dört atkı bulunur.

 

52. Çözgü rips örgüsü hakkında aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

 

A) Çözgü rips örgülerinde yolların genişliğini yolları oluşturan atkı sayısı belirler.  B) En küçük düzensiz çözgü rips örgü raporu, 3 atkı ve 2 çözgüden oluşur.  C) Düzenli çözgü ripsleri kumaş üzerinde farklı genişlikte enine yollar oluşturur.  D) Çözgü rips örgüleri, birden fazla atkı ipliğinin aynı ağızlıktan atılmasıyla oluşan örgülerdir.

 

53. Aşağıdaki seçeneklerin hangisi, düzenli panama örgüsünün tanımıdır?

 

A) Düzenli panama örgüleri iki veya daha fazla sayıdaki çözgü ipliğinin yine aynı sayıdaki atkı ipliklerinin altından ve üstünden geçmesiyle oluşan örgülerdir.  B) Düzenli panama örgüleri farklı sayıdaki çözgü ipliğinin yine farklı sayıdaki atkı ipliklerinin altından ve üstünden geçmesiyle oluşan örgülerdir.  C) Düzenli panama örgüleri farklı sayıdaki çözgü ipliğinin iki tane atkı ipliğinin altından ve üstünden geçmesiyle oluşan örgülerdir. D) Düzenli panama örgüleri iki tane çözgü ipliğinin farklı sayıdaki atkı ipliğinin altından ve üstünden geçmesiyle oluşan örgülerdir.

 

 

54. Aşağıdakilerden hangisi       4        3       1

                                               D ---------------------------    Z

                                                           4         2        2  

 

örgüsünden elde edilen atkı yönünde çapraz dimi örgü rapor sayısını verir? 

 

A) 16 çözgü - 32 atkı  B) 16 çözgü - 16 atkı  C) 16 çözgü - 8 atkı  D) 8 çözgü - 19 atkı

 

55. ( ) Atkı yönünde kırık dimi örgülerinde çözgü sayısını hesaplamak için temel alınan dimi örgüsünün atkı sayısı iki ile çarpılır.

 

56. ( ) Herhangi bir dimi örgü raporunun yarısından itibaren çözgülerin ya da atkıların sondan başa doğru sıralanması ile dimi diyagonalinin yön değiştirdiği örgülere çapraz dimi örgüsü denir.

 

57. ( ) Çözgü yönünde kırık dimi örgülerinde, dimi diyagonali raporun ilk yarısında aşağıdan yukarıya doğru ise diğer yarısında da yukarıdan aşağıya doğru yönlenir.

 

58. ( ) Atkı yönünde çapraz dimi örgülerinde temel olarak alınan dimi örgü raporu, çözgü yönünde iki eşit parçaya bölünür.

 

59. ( ) Çözgü yönünde çapraz dimi örgü raporundaki çözgü ve atkı sayısı temel olarak alınan dimi örgü raporunun çözgü ve atkı sayısının iki katına eşittir.

 

60. ( ) Çözgü yönünde oluşturulan kırık dimi örgüsünün atkı sayısı temel alınan dimi örgü raporunun atkı sayısına eşittir.

 

61. ( ) Balıksırtı dimi örgüleri örgü raporunun yarısından sonra dimi diyagonalinin yön değiştirerek doluların karşısı boş boşların karşı dolu olarak çizildiği dimi örgüleridir.

 

62. ( ) Çözgü yönünde balıksırtı dimi örgülerinde çözgü sayısı temel alınan dimi örgüdeki atkı sayısının iki katıdır.

 

63. ( ) Atkı yönünde balıksırtı dimi örgülerinde çözgü ve atkı sayısı her zaman birbirine eşittir.

 

64. ( ) Çözgü yönünde balıksırtı dimi örgülerinde dimi diyagonali, raporun yarısında aşağıdan yukarıya doğru ise diğer yarısında yukarıdan aşağıya doğru yönlenir.

 

65. ( ) Yukarıya veya yana doğru atlama sayısı iki veya daha fazla olan dimi örgülerine diyagonal dimi örgüleri denir.

 

66. ( ) Çözgü yönünde diyagonal dimi örgülerini elde etmek için bezayağı örgülerinden yararlanılır.

 

67. ( ) Ana örgü raporu sayısı atlama sayısına tam bölünüyorsa Atkı yönünde diyagonal örgü raporunun atkı sayısını hesaplamak için örgü raporunu verilen atlama sayısına böleriz.

 

68. ( ) Diyagonal dimi örgülerinde dimi yolları farklı açılar oluşturmaktadır.

 

69. ( ) Gölgeli dimiler, kademeli olarak atkı dimisinden çözgü dimisine ya da çözgü dimisinden atkı dimisine geçiş yapılarak elde edilen örgülerdir.

 

70. ( ) Dimi örgülerinden yalnızca çözgü yönünde gölgeli dimi elde edilir.

 

71. Saten örgüsünün en küçük raporundaki çözgü ve atkı ipliği sayısı aşağıdakilerden hangisidir?

 

A) 4 çözgü–4 atkı B) 5 çözgü–5 atkı C) 6 çözgü–6 atkı D) 7 çözgü–7 atkı

 

72. 7’li saten örgüsü için aşağıdakilerden hangisi atlama sayısı olamaz?

 

A) 6 B) 5 C) 4 D) 3

 

73. Saten örgülerinde uzun atlamaların yan yana, dimi çizgileri oluşturmadan dizilmeleri kumaş yüzeyine hangi özelliği vermez?

 

A) Düzgünlük B) Kayganlık C) Parlaklık D) Sertlik

 

74. Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

 

A) Atlama sayısı, 1 ve rapor tel sayısının bir eksiği olamaz B) Rapor tel sayısını tam bölen sayı atlama sayısı olamaz C) Atlama sayısı, 2 ve rapor tel sayısının iki eksiği olamaz D) Rapor tel sayısı ile aynı sayıya tam bölünebilen sayı atlama sayısı olamaz.

 

75. 8’li saten örgüsünün atlama sayıları aşağıdakilerden hangileridir?

 

A) 2, 3, 4, 5 B) 3, 5 C) 2, 4, 5, 7 D) 3, 7

 

76. Atkı saten örgülerine, çözgü ipliğinin üstte olduğu bağlantı noktası ilâvesi ya da çözgü saten örgülerine, atkı ipliğinin üste olduğu bağlantı noktası ilâvesi ile elde edilen örgülere ………………………saten örgüleri denir.

 

77. Atkı saten örgüsünde çözgüden kuvvetlendirme yapmak için her dolu karenin üstüne veya altına, bir veya birden fazla …………..kare eklenir.

 

78. Çözgü saten örgüsünde atkıdan kuvvetlendirme yapmak için her boş karenin sağında veya solunda bulunan dolu karelerden bir veya birden fazla ……………………yapılır.

 

79. Karışık saten örgüleri ………. ve ………….yönünde bağlantı noktalarının yer değiştirmesiyle elde edilir.

 

80. Çözgü yönünde oluşturulan tam ya da yarım gölgeli saten örgüleri, verilmiş olan dimi örgü raporuna bağlı olarak çok sayıda çerçeveye ihtiyaç duyulacağından daha çok …………………dokuma makinelerinde uygulanmaktadır.

 

81. ( ) Atkı yönünde balıksırtı dimi örgülerinde dimi diyagonali, raporun ilk yarısında soldan sağa doğru yükseliyorsa diğer yarısında da aynı şekilde yönlenir.

 

82. ( ) 2’li atlamalarda temel alınan dimi örgü raporu eğer tek sayılı ise diyagonal dimi örgü raporu temel dimi örgü raporunun yarısı kadardır.

 

83. ( ) Balıksırtı örgüleri ceketlik, eteklik, paltoluk kumaşların dokunmasında kullanılır.

 

84. ( ) Çözgü yönünde diyagonal dimi örgülerini elde etmek için temel dimi örgülerinden yararlanılır.

 

85. ( ) Kuvvetlendirilen saten örgülerinde, kuvvetlendirme yani bağlantı noktası ilâvesi çözgü ve atkı yönünde olmak üzere sadece iki yönde yapılabilir.

 

86. ( ) Çözgü saten örgüsünde çözgüden kuvvetlendirme yapmak için her boş karenin üstünde veya altında bulunan dolu karelerde bir veya birden fazla eksiltme yapılır.

 

87. ( ) Atkı saten örgüsünde atkıdan kuvvetlendirme yapmak için her dolu karenin sağına veya soluna, bir veya birden fazla dolu kare ilâve edilir.

 

88. ( ) Saten bağlama noktalarının, düzenli yerleşiminin dışında, gelişigüzel dağıldığı örgülere karışık saten örgüleri denir.

 

89. ( ) Atkı yönünde yarım gölgeli saten örgüsü için kullanılacak olan atkı tel sayısı, verilmiş olan saten örgüsü rapor tel sayısı ile rapor tel sayısının bir eksiğinin toplanması sonucunda elde edilen değer olarak belirlenir.

 

90. ( ) Sayma sayısı raporu bölen sayı olmaz.

 

91. ( ) Balıksırtı dimi örgüleri örgü raporunun yarısından sonra dimi diyagonalinin yön değiştirerek doluların karşısı boş boşların karşı dolu olarak çizildiği dimi örgüleridir.

 

92. ( ) Çözgü yönünde balıksırtı dimi örgülerinde çözgü sayısı temel alınan dimi örgüdeki atkı sayısının iki katıdır.

 

93. ( ) Atkı yönünde balıksırtı dimi örgülerinde çözgü ve atkı sayısı her zaman birbirine eşittir.

 

94. ( ) Çözgü yönünde balıksırtı dimi örgülerinde dimi diyagonali, raporun yarısında aşağıdan yukarıya doğru ise diğer yarısında yukarıdan aşağıya doğru yönlenir.

 

95. ( ) Yukarıya veya yana doğru atlama sayısı iki veya daha fazla olan dimi örgülerine diyagonal dimi örgüleri denir.

 

96. ( ) Çözgü yönünde diyagonal dimi örgülerini elde etmek için bezayağı örgülerinden yararlanılır.

 

97. ( ) Ana örgü raporu sayısı atlama sayısına tam bölünüyorsa Atkı yönünde diyagonal örgü raporunun atkı sayısını hesaplamak için örgü raporunu verilen atlama sayısına böleriz.

 

98. ( ) Diyagonal dimi örgülerinde dimi yolları farklı açılar oluşturmaktadır.

 

99. ( ) Gölgeli dimiler, kademeli olarak atkı dimisinden çözgü dimisine ya da çözgü dimisinden atkı dimisine geçiş yapılarak elde edilen örgülerdir.

 

100. ( ) Dimi örgülerinden yalnızca çözgü yönünde gölgeli dimi elde edilir.

 

101. Saten örgüsünün en küçük raporundaki çözgü ve atkı ipliği sayısı aşağıdakilerden hangisidir?

 

A) 4 çözgü–4 atkı B) 5 çözgü–5 atkı C) 6 çözgü–6 atkı D) 7 çözgü–7 atkı

 

102. 7’li saten örgüsü için aşağıdakilerden hangisi atlama sayısı olamaz?

 

A) 6 B) 5 C) 4 D) 3

 

103. Saten örgülerinde uzun atlamaların yan yana, dimi çizgileri oluşturmadan dizilmeleri kumaş yüzeyine hangi özelliği vermez?

 

A) Düzgünlük B) Kayganlık C) Parlaklık D) Sertlik

 

104. Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

 

A) Atlama sayısı, 1 ve rapor tel sayısının bir eksiği olamaz B) Rapor tel sayısını tam bölen sayı atlama sayısı olamaz C) Atlama sayısı, 2 ve rapor tel sayısının iki eksiği olamaz D) Rapor tel sayısı ile aynı sayıya tam bölünebilen sayı atlama sayısı olamaz

 

 

 

Pazartesi, 24 Ocak 2022 00:51

Armürlü Dokuma Makineleri Soruları

 

 

S.1. ( )Dokuma makinelerinde ağızlık açma sistemlerinden armürlü ağızlık açma sistemi, eksantrikli sisteme göre daha az çerçeveye hareket verir.

 

S.2. ( )Armürlü ağızlık açma sistemi, örgü hareketlerinin okunmasına göre mekanik ve elektronik olarak ikiye ayrılır.

 

S.3. ( )Çift stroklu armür makinesinin her bir devrinde beş atkı atılır.

 

S.4. ( )Elektronik kumandalı armürlerde mekanik armürlerdeki kart veya zincirler yerine manyetik kumanda çubukları bulunur.

 

S.5. ( )Armürlü ağızlık açma sisteminin diğer adı armür planıdır.

 

S.6. ( ) Elektronik armür sisteminde manyetik bloklar, elektronik desen hafızası veya direkt mikro işlem birimiyle bağlantılı çalışır.

 

S.7. ( ) Elektronik armürlü ağızlık açma sitemine, örgüye ait eksantrik plakalar takılarak makine çalıştırılır.

 

S.8.. ( ) Elektronik armürlü ağızlık açma sisteminde tüm hareketler kumanda aleti ile kontrol altında çalıştırılır.

 

S.9.. ( ) Elektronik kumandalı armürlerde mekanik armürlerdeki kart veya zincirler yerine manyetik kablolar bulunur.

 

S.10. ( ) Elektronik armürde armürün zamanlama ayarı, kapanma açısının ayarı, ağızlık yükseklik ayarı gibi ayarlar bulunmaktadır.

 

S.11. Aşağıdakilerden hangisi armürlü ağızlık açma sistemleri için yanlış bir ifade olur?

 

A) Ağızlık açma sistemlerindendir.

 

B) Mekanik ve elektronik olarak ikiye ayrılır.  

 

C) En az çerçeve sayısı ile çalışan sistemdir.

D) Özel ihtiyaca göre 48 çerçeve çalışılabilir.

 

S.12. Hareket alma şekline göre armür çeşitleri hangisidir?

 

A) Pozitif, negatif armürler  

 

B) Tek kurslu, çift kurslu armürler

C) Üst ağızlıklı, alt ağızlıklı armürler

 

D) Tek eksantrikli, çift eksantrikli armürler

S.13- Aşağıdakilerden hangisi mekanik armürün kısımlarından değildir?

 

A) Tomruk  B) Desen kartonu  C) Bıçaklar  D) Malyon iplikleri

 

S.14.Mekanik armür sisteminde desen kartonundan önce ilk üretilen tezgâhlarda kullanılan armür çeşitleri hangileridir?

 

A) Plastik ve demir çivili armürler  B) Elektronik armürler  C) Eksantrikli armürler  D) Manyetik armürler

 

S.15. Aşağıdakilerden hangisi elektronik armürün ayarlarından değildir?

 

A) Armürün zamanlama ayarı  B) Kapanma açısı ayarı  C) Ağızlık yükseklik ayarı  D) Platinlerin ayarı

 

S.16. Aşağıdakilerden hangisi elektronik armürle ilgilidir?

 

A) Malyon iplikleri  B) Manyetik bloklar  C) Eksantrikler  D) Havan tahtası

 

 

 

Pazartesi, 24 Ocak 2022 00:42

Eksantrikli Dokuma Makineleri Soruları

 

 

 

S.1. Aşağıdakilerden hangisi dokuma makinelerinde, atkının atılmasından önce çözgü ipliklerinin iki tabakaya ayrılarak oluşturduğu üçgen kesitli tünele verilen addır?

A) Atkı atma  B) Ağızlık  C) Armür  D) Eksantrik
 
S.2. Dokuma makinesinde taraktan dokunan kumaşa kadar olan bölüm aşağıdakilerden hangisi ile isimlendirilir?
 
A) Ön ağızlık  B) Sağ ağızlık  C) Üst ağızlık  D) Alt ağızlık
 
S.3. Ağızlığın oluşturulmasında çerçevelerin yukarı kaldırılması ve tekrar eski yerine getirilmesi hangi hareket tipinde gerçekleştirilir?
 
A) Üstten çerçeve hareketi  B) Negatif çerçeve hareketi  C) Pozitif çerçeve hareketi  D) Nötr çerçeve hareketi
 
 
S.4. Ağızlık açma sistemlerinden eksantrik için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Genelde dikdörtgen şeklindedir.  B) Makinede ağızlığın içinde bulunur.  C) Kam olarak da adlandırılır.  D) Plastikten yapılırlar.
 
S.5. Aşağıdakilerden hangisi eksantrikli ağızlık açma sistemlerindendir?
 
A) Üstten eksantrikli ağızlık açma  B) Alttan eksantrikli ağızlık açma  C) Soldan eksantrikli ağızlık açma D) İçten eksantrikli ağızlık açma 
 
S.6. Aşağıdakilerden hangisi ağızlık açma sistemlerinden değildir?
 
A) Armürlü ağızlık açma  B) Eksantrikli ağızlık açma  C) Kamlı ağızlık açma  D) Mekikli ağızlık açma
 
S.7. ( )Dıştan eksantrikli ağızlık açma sistemi dokuma makinesi iskeleti yan duvarları dışına yerleştirilir.
 
S.8. ( )Dıştan eksantrikli sistem içten eksantrikli sisteme göre daha az yer kaplamaktadır.
 
S.9. ( )Dıştan eksantrikli makinelerde bütün örgüler için aynı eksantrikler kullanılır.
 
S.10. ( )4- Ağızlık açma sisteminin bakımı sırasında sistemin yağlanması için üretici firmanın belirlemiş olduğu yağlar tercih edilir.
 
S.11. ( )Dimi  2/ 1 örgüsünün dokunabilmesi için en az üç eksantrik gerekmektedir.
 
S.12. ( )Dokuma makinelerinde, atkının atılmasından önce çözgü ipliklerinin iki tabakaya ayrılarak oluşturduğu üçgen kesitli tünele ağızlık adı verilmektedir.
 
S.13. ( )Arka ağızlık, dokuma makinesinde gücülerden, dokunan kumaşa kadar olan bölüme verilen addır.
 
S.14. ( )Negatif çerçeve hareketi ile ağızlık oluşturan sistemlerde, çerçevelere sadece oluşturulması için değil, kapatılması için de ağızlık oluşturma tertibatından hareket verilir.
 
S.15. ( )Eksantrik, çevresi merkezle aynı uzaklıkta olmayan, değişik merkez kaçıklıklarına sahip parçalara verilen isimdir. Kam olarak da adlandırılır.
 
S.16. ( )Her örgü için aynı eksantrikler kullanılır.
 
S.17. ( )Dokumada örgü ve motif olarak en büyük raporları eksantrikli makinelerde dokuyabiliriz.
 
S.18. ( )Eksantrikli ağızlık açma sistemleri içten ve dıştan eksantrikli olmak üzere iki gruptan oluşur.
 
S.19. ( )Ağızlık açma sistemleri, kumaşın dokunma kalitesini ve makinenin kullanışlılık
 
 
 
 
 
Pazartesi, 24 Ocak 2022 00:31

Kalite kontrol soruları

 

 

S.1.Flament ipliklerde kıvırcık kontrolü ne demektir ?

 

C.1.Kıvrımlılıkölçümüyle kıvrılma dalgalarının sayısı ve boyutunun tespit edilmesidir.

 

S.2.İplik mukavemetini etkileyen faktörler nelerdir ?

 

C.2. 1-Elyaf uzunluğu 2-Elyaf inceliği 3-İplik yapısındaki moleküllerin dağılımları 4-İplikleri meydana getiren   ham maddeler 5-Düzgünsüzlük oranı 6-Büküm

S.3.İplikte %Yağ Miktarı Tayini ne demektir ?

 

C.3. POY ipliklerde bulunan yağ oranının istenilen oranda olup olmadığı tespit edilir.

 

S.4.İplik numara çıkrığı (metre metrajlı) ne demektir ?

 

C.4. İpliklerin belirli uzunluklarda kesilmesi için uzunluğu ölçmeye yarayan ve çıkrık denilen alettir.

 

S.5.Hassas terazi ne demektir ?

 

C.5. Uzunluk değerleri belirlenmiş olan ipliklerin, 1 mg hassasiyetli bir terazide tartılarak ağırlıklarının bulunmasını sağlayan cihazdır.

 

S.6.İplik mukavemeti ne demektir ?

 

C.6.İpliğin uygulanan bir yüke gösterdiği dirençtir.

 

S.7.İplikteki mukavemet değerinin yüksek olmasının faydaları nelerdir ?

 

C.7. 1-Zaman kaybını azaltır 2-kaliteyi yükseltir 3- Estetiği yükseltir 4- iplik kopuşunu azaltır 5- Makine duraklamalarını azaltır 6-Maliyeti düşürür.

 

S.8. İplikte mukavemet tayini yaparken kullanılan parametreler nelerdir?

 

C.8.

 

1-Kopma mukavemeti

2-Uzama yüzdesi

3-Kopma uzunluğu

4-Kopma yükü

5-Kopma gerilimi

6- İplikte mukavemet tayini.

 

S.9. İplikte kopma mukavemeti ( kopma gerilimi )ne demektir ?

 

C.9. İpliğin gerilime dayanma kabiliyeti ya da kopma dayanımıdır.

 

S.10. İplikte kopma mukavemetini ( kopma gerilimini ) anlatınız?

 

C.10.İplikte kopma mukavemeti; ipliğin gerilime dayanma kabiliyeti ya da kopma dayanımıdır. Buna ipliğin kopma gerilimi adı da verilebilir. Kopmaya kadar ilerletilen bir gerginlik direnci deneyinde oluşan maksimum dirençtir. Kopma mukavemeti denye başına gram ya da tex başına gram olarak ölçülür ve birim iplik sayısına düşen kuvvet olarak ifade edilir. 1-Denye mukavemeti: Bir denyelik ipliği veya elyafı koparmak için gerekli gram ya da ağırlık (g/den). 2-Tex mukavemeti: Bir tex’lik ipliği veya elyafı koparmak için gerekli gram ya da ağırlık (g/tex).

 

S.11.İplikte uzama yüzdesi ne demektir ?

 

C.11. Bir ipliğin gerilim altındaki uzama derecesinin ölçüsüdür.

 

S.12.İplikte uzama yüzdesi kaç şekilde ifade edilir ?

 

C.12

 

.Uzama oranı üç şekilde ifade edilir :

 

1-Uzunluk olarak

 

2-İlk uzunluğun yüzdesi olarak

 

3-İlk uzunluğun bir bölümü olarak.

 

S.13.İplikte uzama kabiliyeti ne demektir ?

 

C.13.Kritik uzama noktasına kadar uzatılmış bir mamulden kuvvet uygulaması kaldırıldığında hızla başlangıca geri döner. Bu noktadan sonra makro molekül zincirlerinin kopması ile esneme sağlanacağından başlangıç noktasına geri dönme mümkün değildir. Bir ipliği kopma noktasına kadar germe etkisiyle esnetme veya uzatma onun uzama kabiliyetini ya da uzayabilirliğini belirtir. Germe kuvvetinin uygulanmasından sonra ipliğin uzunluğundaki değişme ya da deformasyon orijinal uzunluğunun yüzdesi olarak ölçülür.

 

S.14.İplikte kopma uzunluğu ne demektir ?

 

C.14.Bir ipliğin kendi ağırlığı ile koptuğu uzunluktur.Filament ipliklerde moleküler yapının düzgün olup olmaması kopma uzunluğunu etkileyen en önemli etkenlerden birisidir. Lineer alanlar (moleküllerin düzgün olarak bulunduğu yerler) fazla ise kopma uzunluğu fazla; amorf alanlar (moleküllerin dağınık olarak bulunduğu yerler) fazla ise kopma uzunluğu azdır. Kopma uzunluğu, farklı numaralandırma sistemlerine sahip değişik kontrol malzemelerinin birbiri ile karşılaştırılmasını mümkün kılan bir ölçüdür. Kopma uzunluğunun, kopma kilometresi kısaltması Rkm’dir.

 

S.15.İplikte kopma yükü,gerginliği ne demektir ?

 

C.15.Kopma gerginliğini geliştiren, ipliğin kopması için gerekli olan yüktür.

 

S.16. Mukavemet testlerinde kullanılan ölçme cihazılarında hangi şartlar sağlanmalıdır ?

 

C.16.

 

1-Numuneye sabit yük artışı uygulayan veya numuneye aynı zamanda sabit miktarda uzama sağlayan,

 

2-Uygulanan kuvvet altında iplikteki uzama miktarını otomatik olarak ölçen,

 

3-Numuneyi koparmak için gereken yükü hesaplayan ve gösteren,

 

4-Maksimum yüke kadar uzamaları ölçen ve gösteren,

 

5-İpliği güvenli bir şekilde tutan, bunun sonucunda çenelerdeki kıstırma sonucu iplik kopmasına imkân vermeyen,

 

6-Numuneye maksimum yükü 20 ± 3 saniyede yükleyecek şekilde olmalıdır.

 

S.17. Filament iplik, mukavemet ve kopma uzaması ve kopma yüklerini, eş zamanda eş test hızı prensibine göre tespit etmek için neler yapılmalıdır ?

 

C.17.

 

1-Kontrolden önce bütün numuneler iklimlendirilir.

 

2-İplik cinsine göre daha önceden parametre ayarı yapılmış program seçilir,

 

3-POY ipliklerde; kıskaçlar arasındaki mesafe 200 mm ±1 mm; test hızı 1500 mm/dk; ön gerilim 0.05 g/ tex

 

4-Tekstüre, bükümlü, FDY vb. ipliklerde; kıskaçlar arasındaki mesafe 200 mm±1mm; test hızı ipliğin kopma süresi 20 sn. olacak şekilde ayarlanır.

 

5-Kontrole başlamadan önce iplik yüzeyinden 1000 metre iplik çözülür.

 

6-Her numune için mukavemet ölçüm cihazı çalıştırılır.

 

7-Mukavemet ölçme cihazı her numune için 5 çekim yaparak ortalama değeri verir.

 

 

Çarşamba, 19 Ocak 2022 14:04

Numara Dönüşüm Hesapları

 

 

 

 

ipnodon1

 

   

 

İplik numaralarının birbirlerine dönüştürülmesi kumaş analiz ve kumaş tasarım hesapları açından önemli bir konudur. Çünkü hesaplamalarda iplik numarasının Numara Metrik cinsinden olması gereklidir. Yani; kullanacağınız iplik numarası 40 Ne, 60 Nd,40 Nike,40 Ntex veya değişik numara, cins ve birimlerinde olabilir.

 

Uzunluk Numaralama sisteminde numaralanan iplikler

 

1000 metresi 1000 gram gelen iplik 1 Numara Metriktir. ( Nm ) 

 

1000 Metresi 500 gram gelen iplik 1 Numara Fransız’dır. ( Nf )

 

512 metresi 453,6 Gram gelen iplik 1 Numara İngiliz Kamgarn’dır. ( Nik) 

 

234 Metresi 453,6 Gram gelen iplik 1 Numara İngiliz Ştrayhgarn ’dır. ( Nişt )

 

768 Metresi 453,6 Gram gelen iplik 1 Numara İngiliz Pamuk'tur. ( Nip) 

 

274 Metresi,453,6 Gram gelen iplik Numara İngiliz Keten’dir.( Nike )

 

Bu sistemde uzunluk değişken ağırlık sabit olduğundan örneğin 20.1000 metresi 1000 gram gelen ipliğin numarası 20 Nm ( Numara Metrik ) tir.

 

Yukarıdaki bilgilere göre ;

 

20 Nm ipliğin Nip olarak numarası bulmak için şu orantıyı yaparız.

 

20.1000 metresi 1000 gram gelen iplik 20 Nm’tir.

 X.768 metresi 453,6 gram gelen iplik kaç Nip’tir.

 

Buna göre;

 

20.1000 metresi 1000 gram

 x. 768 metresi 453,6 gram

 ---------------------------------

X = 20.1000.453,6 / 768.1000 = 11,8 Nip

       

 

20 Nm = 11,8 Nip eder.

 

Veya

 

iplik numara dönüşüm formülünü kullanarak 20 Nm ipliğin kaç Nip olduğunu hesaplarız.

               

Nip = Nm.0,905 = 20.0,5905 = 11,8 Nm

 

 

Ağırlık Numaralama sisteminde numaralanan iplikler

 

 

9000 Metresi 1 Gram gelen iplik 1 Numara Denye’dir. (Nd )

 

1000 Metresi 1 Gram gelen iplik 1 Numara Tex’tir. ( Ntex)

 

 

Bu sistemde Uzunluk sabit ağırlık değişken olduğundan örneğin 9000 metresi 20 gram gelen ipliğin numarası 20 Nd ( Numara Denye ) dir.

 

Yukarıdaki bilgilere göre;

 

40 Nd ipliğin Nm olarak numarası bulmak için şu orantıyı yaparız.

 

9000 metresi 40 gram gelen iplik 40 Nd’dir.

x.1000 metresi 1000 gram gelen iplik kaç Nm’tir.

 

X= 9000,1000 / 1000,40 = 225 Nm

 

40 Nd = 225 Nm eder.

 

Veya

 

iplik numara dönüşüm formülünü kullanarak 40 Nd ipliğin kaç Nm olduğunu hesaplarız.

 

Nm = 9000 / Nd = 9000 / 40 = 225 Nm

 

 

 

 

Cumartesi, 15 Ocak 2022 17:43

Emprime Baskı

 

 

 

emp2

 

 

 

 

Emprime baskı elle ve tahta kalıp yardımı ile yapılmaktadır. İpek, yün, alpaka, raşel, saten, polyester, saten ve pamuklu kumaşlara olabilmektedir. Emprime için serigrafi baskı boyaları kullanılmaktadır.

Tahta kalıbını hazırlamak için, baskı alanının boyutu kadar bir kalıp hazırlanıp, bu tahta kalıbın üzerine, gergin olarak ipek döşenmektedir. Hazırlanan bu tahta kalıplara yapılacak olan desenler monte edilerek, kumaşlara tatbik edilir.

Emprime ile baskı yapmak için hazırlanan bu kalıbın üzerine, basılmak istenen logo ya da desenlerin folyosu çıkarılarak, ipek üzerine yerleştirilmektedir. Daha sonra baskı için kullanılan özel serigrafi boyası bunun üzerine dökülerek, rakle ismi verilen ve boyanın kumaş üzerinde yayılmasını sağlayan sıyırıcı materyal yardımı ile kumaşlara baskı işlemine geçilmektedir.

Emprimelerde resim baskısı olamamaktadır. Aynı zamanda bu boya baskı yönteminde renk geçişleri de yapılamamaktadır. Kullanılan renklerin ve kullanılan malzemelerin çeşitliliğine göre emprime kumaşların fiyatları belirlenmektedir.

Avantajı  tüm kumaş türlerine kolaylıkla uygulanabilmesidir. Aynı zamanda baskıda basılan adet miktarı ne kadar çoksa birim başı maliyetlerin düşerek, baskının ekonomik fiyatlarla olmasını sağlamaktadır.

Kullanılan serigrafi boyaları canlı renklerden oluştuğu için uygulandığı kumaşların güzel ve şık görünmesine yardımcı olur. Kullanılan boyalar su bazlı ve organik boya olduğu için insan sağlığına zarar vermez. Bu baskı türü istenen her yüze uygulanabilmektedir.

Bu baskılarda kullanılan serigrafi boyalarının tümü, birinci sınıf kaliteye sahip olup, çevre dostu olan ekolojik boyalardır. Yüksek adetlerde en iyi verim sağlayan boya baskı tekniğidir. Parça ya da dikilmiş olan her tekstil ürününe yapılabilmektedir. Ayrıca diğer baskı yöntemlerine göre en hızlı üretimi sağlayan bir baskı çeşididir. Böylelikle zamandan büyük tasarruf sağlanmaktadır.

 

 

Emprime Baskı Çeşitleri

 

 

Su bazlı

Sıcak yaldız

Kabartma

Varak

Hologram yaldız

Pigment

Sim baskılar

 

 

Su Bazlı Emprime Baskı

 

 

Su bazlı baskı için su bazlı boyalar kullanılmakta olup, bu boyalar özel yapıları sayesinde organik olmaktadır. Su bazlı boyalar ağır metal ya da insan sağlığına zarar verecek bir madde içermemektedir.

Su bazlı baskı yapılan kumaşlar, 60 derece sıcaklıkta yıkanabilmektedir. Aynı zamanda diğer baskılara göre su bazlı baskılar daha fazla elastik bir yapıya sahip olmaktadırlar. Bu nedenle polyester film üzerine yapılan su bazlı baskının, kumaşlara yerleştirilmesi de oldukça pratik ve kolay olmaktadır.

 

 

Sıcak Yaldız Emprime Baskı

 

 

Sıcak Yaldız Baskı çeşidinde, kalıplarda kullanılan folyoların mat kısmı baskı yapılacak olan tarafa, parlak kısmı ise klişeye gelecek şekilde ayarlanmaktadır. Böylelikle hangi renk yaldız arzu edilirse, kalıp folyolarında o renk kullanılmaktadır.

 

Kabartma Emprime Baskı

 

 

 

 

emp3

 

 

 

 

Kabartma baskı en çok kullanılan baskı çeşitlerinden biridir. Emprime ile baskı teknikleri içinde özel bir yere sahip olan bu baskı türü, kumaşlara farklı efektler kazandırmaktadır. İstenen desenin kumaşa aktarılması pigment boyar maddelerle baskı gibi olsa da baskının görünüşü kullanılan tekniklerle kabartma şeklinde olmaktadır.

 

 

Varak Emprime Baskı

 

 

emp4

 

 

 

 

Varak baskı taşıyıcı bir polyester film üzerine özel kaplama makineleri ile boya kaplanarak elde edilmektedir. Varak baskı ilk zamanlarda matbaacılıkta kullanılmış olsa da gelişen teknoloji ile günümüzde tekstil sektöründe de sıklıkla kullanılmaya başlamıştır.

Varak baskılar birçok farklı alanda kullanılabilmektedirler. Tekstil ve matbaacılık haricinde; deri, cam, seramik ve plastik materyallere de varak baskı yapılmaktadır. Varak baskı kullanıldığı kumaşlarda parlak ve metalik efektlerin oluşmasını sağlamaktadır. Varak baskı, tekstil sektöründe altın ve gümüş metalik renklerinin mat, parlak ve yarı mat gibi versiyonları ile sıklıkla kullanılmaktadır.

 

 

Hologram Yaldız Emprime Baskı

 

 

emp5

 

 

 

 

Hologram yaldız baskı, 2 boyutlu resimlerin tek katmandan oluşan holograma yerleştirilmesi ile yapılmaktadır. Baskının yapıldığı alanların değişik ve farklı renklerde gözükmesini sağlayan bir baskı çeşididir.

 

 

Pigment Emprime Baskı

 

 

 

 

emp6

 

 

 

 

Pigment baskı, tüm dünya genelinde en çok kullanılan baskı çeşitlerindendir. Aynı zamanda pigment baskılar maliyet olarak da en düşük fiyata sahip olmaktadırlar. Pigment baskılarda kullanılan boyalar anorganik, organik, floresan ve metalik tonlara sahip olmaktadır.

Pigment baskılar özellikle pamuklu baskılarda en çok tercih edilmektedir. Pigment baskı sonrasında yıkama gerekmediği için en pratik ve maliyeti düşük baskı çeşitlerindendir.

 

 

Sim Emprime Baskı

 

 

 

 emp7

 

 

 

Tekstil sektöründe sıklıkla kullanılan sim baskı, uygulandığı kumaşlara parlak ve ışıltılı olmak üzere efektler vermektedir. Simler, uygulama esnasında polyester filmler üzerine tutturulmuş, metalik boyalardan oluşmaktadır. Uygulandığı alanlarda hoş bir görüntü elde edilmesini sağlamaktadır. Sim baskı için geniş bir renk yelpazesi bulunmaktadır.

 

 

 

Cumartesi, 15 Ocak 2022 12:39

Dokusuz Yüzeylerin Kullanım Alanları

 

 

 

Ambalaj

 

Medikal steril paketler

Disk paketleri

Çanta

 

 

 

 

 

dksuz26

 

 

 

 

Ev

 

Temizlik bezleri

Peçete

Masa örtüsü

Yatak örtüsü

Klozet aksesuarları

Pencere gölgelikleri

Çay-Kahve poşeti

Halı

Duvar kaplama

Mobilya arkalıkları

 

 

 

 

 

 

dksuz27 

 

 

 

 

 

Endüstriyel ve Askeri

 

Filtre

Taşıma bandı

Kablo izolasyonu

Zımpara ve parlatma malzemeleri

Uyku tulumu

Suni deri

 

 

 

 

 

 

dksuz28 

 

 

 

 

 

Giyim

 

Astar

Ayakkabı

Çanta

Eldiven

Elbise izolasyonu

Tela

 

 

 

 

 

dksuz29

 

 

 

 

Hijyen

 

Çocuk bezi

hijyenik pedler

Kozmetik ürünler

Temizleticiler

 

 

 

 

 

dksuz30

 

 

 

 

İnşaat 

 

Çatı kaplama

izolasyon

Boru izolasyon

Tren yolu yatakları stabilzasyonu

Kanal ve rezervuar iç koruması

 

 

 

 

 

dksuz31 

 

 

 

 

Jeotekstil

 

Asfalt

Drenaj

Baraj

Havuz

Akarsu bentleri

Golf ve tenis kortları,Suni çim

Erozyon kontrol

 

 

 

 

 

dksuz32 

 

 

 

 

Otomotiv

 

Zemin ve iç kaplama

Hava filtresi

Yağ,filtresi

Döşeme

Bagaj astarı

İç kapı paneli

Ses izolasyonu

 

 

 

 

 

dksuz33 

 

 

 

 

Sağlık

 

Cerrahi maske

Ameliyat elbiseleri

Ameliyat örtüleri

Stril paketleme

Bandaj

Kan ve diyaliz makinelerinde

 

 

 

 

dksuz34 

 

 

 

 

Tarım

 

Fidanlık Kaplama

çim koruma

Ürün üzeri kapatma

Kök sarma

 

 

 

 

 

dksuz35 

 

 

 

 

Yukarda belirtildiği gibi geniş kullanım alanına sahip dokusuz yüzeyler; kullanım alanına göre yapısında farklı özellikleri barındırmaktadırlar. Bu tür kumaşların sahip olabilecekleri özellikler aşağıda maddeler halinde belirtilmektedir. Kullanım yerine göre belirli bir fonksiyonu yerine getirmede kullanılan dokusuz yüzeyler; belirtilen özelliklerinden bir ya da bir kaçını yapısında taşıyabilecek durumda bulunmalıdır .

 

1-Gramaj · Emicilik · Filtreleme özelliği

 

2-Kalınlık · Tutum · Toz tutmazlık

 

3-Yoğunluk · Pürüzlülük/pürüzsüzlük · Sterilizasyon

 

4-Gözeneklilik · Su iticilik · Kuru temizlemeye uygunluk

 

5-Geçirgenlik · Hava şartlarına dayanım · Yıkanabilirlik

 

6-Mukavemet · İletkenlik/yalıtkanlık · Ütülenebilirlik

 

7-Uzama · Antibakteriyel özellik · Boyanabilirlik

 

8-Esneklik · Alev dayanımı · Renk Haslığı 

 

 

 

Cuma, 14 Ocak 2022 20:02

Mekanik Jakarlı Dokuma Makinesi

 

 

Ağızlık açma sistemleri içinde en üst seviyeyi jakarlı ağızlık açma makineleri temsil etmektedir. Bu makinelerde en karmaşık desenleri, resimleri veya manzaraları dokuyabiliriz. Bu geniş desenleme imkânı, sistemin çok fazla sayıda çözgü ipliğine ayrı olarak hareket verebilmesinden kaynaklanmaktadır. Jakar sistemi diğer sistemlere oranla değişik bir yapı gösterir. Eksantrik, armür sisteminde ağızlığın oluşumu için çözgü ipliklerine çerçeve gruplarınca hareket verilir. Jakar sisteminde ise ağızlığın oluşumu için platinlere bağlı malyon gruplarıyla kumanda edilir. Bu nedenle jakar sistemi desen yapma olanakları açısından eksantrik ve armür sistemlerine göre çok büyük desen gruplarının dokunmasına imkân sağlamaktadır.

 

 

Jakar makineleri tek tomruklu ve çift tomruklu olarak iki sistemde incelenir.
 
Dokuma tezgâhının üzerine dikey olarak kurulan bir ağızlık açma aparatıdır. Ayrıca makine kusursuz mekanik özellikleri ile bize çok değişik desenli kumaşlar yapma olanağı tanımıştır. Jakar makinesi bir seri iğne (desen okuyan ve makineyi programlayan) bir seri platinden (maylonlar aracılığı ile ağızlık açılmasını sağlayan) oluşmuş bir sistemdir. Herhangi bir dokuma tezgâhı birtakım değişikliklerle birlikte üzerine jakar makinesi takılarak jakarlı dokuma tezgâhına dönüştürülebilir.
 
 
 
 
 
jakar26
 
 
 
 
Jakar mekanizması, dokuma makinesine ek olarak kurulan bir aparattır. Eğer makinede jakar sistemi iptal edilirse makine eksantrik veya armür sisteminde çalıştırılabilir. Jakar sistemi ile dokuma makinesi arasında şu ilişki mevcuttur.
 
  • 1-Dokuma tezgâhı jakar makinesine hareket verir.
  • 2-Jakar makinesi çalışarak maylonlar aracılığı ile dokuma tezgâhına ağızlık açar.
 
Çözgü ipliklerini gruplar hâlinde kumanda ederek ağızlık açmayı, çeşitli motifler ve şekiller elde etmeyi sağlayan jakar sisteminin diğer ağızlık açma sistemlerine göre en büyük farkı çözgü ipliklerinin her grubu (bir platine bağlı malyonlar) için hareket verilmesidir. Armür ve eksantrikli ağızlık açma sistemlerinde ise çözgü iplikleri üzerinde bulunduğu çerçeve ile bağımlı hareket etmektedir.
Diğer ağızlık açma sistemlerinde çerçevelerin sayısı ile sınırlı olan değişik çözgü hareketi, jakar sisteminde platin sayısı ile sınırlıdır. Yani Jakarlı dokuma makinesindeki örgünün büyüklüğü jakar makinesindeki platin sayısı kadardır. Ayrıca malyon dizimlerini değişik şekillerde yaparak örgü raporunu büyütme olanakları vardır.
 
 
 
 
 
 
jakar27
 
 
 
 
 
 

Jakarlı ağızlık açma sisteminde iki temel hareket vardır:

 

1-Tomruğun sağ sol hareketi:

 

Atılan her atkıda bir miktar dönerek kartonu hareket ettirir. Ayrıca tomruk iğnelere doğu kartonları iterek kartonun okunmasını sağlar.

 

2-Bıçakları aşağı yukarı hareketi:

 

İğneler ve platinlerden aldığı hareketi malyon ipliklerine ve dolayısıyla gücülere ileterek ağılığı açılmasını sağlar. Aşağıda jakar makinesinin ana elemanları görülmektedir.

 

 

 

 

 

 jakar28

 
 
 
 
 
 
MEKANİK JAKARLI AĞIZLIK AÇMA SİSTEMİNİN ELEMANLARI
 
 
 
 
jakar29a
 
 
 
 
 
 
1-Tomruk:
 
 
  • Üzerinde iğneler veya platin sayısı kadar delik bulunan dörtgen, altıgen veya yuvarlak (silindir) şeklinde olan parçadır. Görevi, jakar desenine göre delinmiş bulunan kartonları her atkı için bir sonraki okunacak harekete hazır hâle getirilmesidir.
 
 
 
 
 
 
 
jakar29
 
 
 
 
 
2-Jakar kartonları
 
  • Jakar kartonu çözgü ipliklerinin istenilen şekilde hareket etmesi amacıyla iğnelere hareket veren ve üzerine desene göre delik delinen, çalışmaya elverişli plastik veya kâğıtlardır. Genel özellikleri bakımında iki türü bulunmaktadır. Bunlar parçalı ve sonsuz kartonlardır.
 
Parçalı Karton:
  • Her atkı için ayrı bir karton olup bu parçalar birbirine dikilip sonsuz hâle getirilerek kullanılır. Kullanım sırasında ve delim sırasında birçok sorun oluşturmaktadır.
 
Sonsuz Karton (Verdol)
 
  • Desende kullanılan bütün atkılar aynı karton üzerine delinerek kullanılır. Bu kartonun hem delim aşamasında hem de çalışma aşamasında kullanımı kolaydır. Sonsuz karton için plastik veya kâğıt malzeme kullanılmıştır.
 
 
 
 
 
 
 
jakar30
 
 
 
3-İğneler
 
  • Kartondaki dolu ve boş noktalara göre platinlere hareket veren parçalardır. Eski jakarlarda tek grup iğne varken günümüz mekanik jakarlarında çelik iğne, faturalı iğne ve uzun iğne olmak üzere üç çeşit iğne kullanılmaktadır. Uzun iğnelerin arkasında, geriye itildiklerinde sıkışan baskı kalktığında tekrar eski yerine iten yaylar vardır. Bu yaylar yay kutusu içine toplanmıştır. İğneler, platinlere göre dik, jakar makinesine göre yatay konumda yer alır.
4-Platinler
 
  • Jakar makinesinin temel elemanıdır. İğneler yardımıyla üst kısımları sağa sola hareket edebilir. Örgüde dolu (çözgü yukarıda) ise bıçakları etki alanında kalır veya örgü boş ise (çözgü aşağıda) etki alanından itilir. Eski tiplerde tek kancalı yeni makinelerde çift kancalı modeldedir. Jakar üzerindeki platin sayısı jakar kapasitesini gösterir.
5-Bıçaklar
 
  • Ağılı açılabilmesi için çözgü ipliklerinin yukarı kaldırılması gerekir. Daha öce bahsedildiği gibi çözgü ipliklerinin yukarı kaldırılmasını platinler ve buna bağlı olan malyon iplikleri yapar. Kısaca ağılı aça, platinlerin yukarı kaldırılması ile sağanı. Platinlerin yukarı hareketini sağlayan jakar elemanına bıçak denir. Jakar makinesinde platin sırası kadar bıçak vardı. Bu bıçaklara tek yerden hareket vermek ve hareket bütünlüğü sağlamak amacı ile çerçeve biçiminde bir araya toplanmıştır. Buna bıçak tablosu denir. Bıçak tablosu, bıçak eksantriğinden aldığı hareketle jakar iskeleti içinde aşağıdan yukarı hareketle platinleri kaldırır indirir. Kullanım yerlerine göre tek bıçak tablosu jakar makineleri olabileceği gibi birbirinden farklı zamanda hareket eden yani, biri aşağıdan yukarı doğu çalışırken diğeri yukarıdan aşağıya çalışan iki adet bıçak tablosu olan jakar makineleri de vardır. Tek bıçak tablolu makinelerde, tek kancalı platinler kullanılır. Platinlerin kancası bıçağa dönüktür ve onun hareket alanı içindedir. Ayrıca çift bıçak tablolu jakar makineleri diğerine nazaran daha verimlidir.
 
 
 
 
 
jakar31
 
 
 
 
6-Havan tahtası
 
  • Üst harnıç da denir. Platinleri taşıyan ve üzerinde küpe delikleri bulunan tahtadır. Havan tahtası platinlere dayanak olmakla birlikte onların dengesini sağlar. Bazı jakarlarda hareketli, bazılarında sabittir. Hareketli olanlarda ağızlık açılması sırasında aşağıya doğru inerek düzgün ağızlık açılmasını sağlar.
7-Malyon ızgaraları
 
  • Malyonların ve küpelerin rahat çalışabilmesi için cam çubuklardan yapılmış ızgaralardır. Malyon iplikleri bu ızgaralarda yönlenir. Bunların bir diğer görevi de malyon ipliklerini korumak ve aşınmasını önlemektir.
8-Malyon tahtası
 
  • Alt harnıç veya dizim tahtası da denir. Malyon tahtası kumaşın enini ve sıklığını tayin eder. Üzerinde malyon ipliği sayısından daha fazla delik vardır. Her delikten bir malyon ipliği geçer. Yapılan malyon dizimleriyle, çözgü yoğunluğu ve kumaş üzerinde desenin kaç rapor olduğunu belirler.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
jakar32
 
 
 
 
 
 
 
9-Küpeler
 
  • Malyon iplikleri ile platinleri birbirine bağlar. Dizim değişimlerinde ve aşınma durumlarında malyonların platinlere direkt olarak bağlanması güçtür. Bu durumda küpeler büyük kolaylık sağlar. Metal veya plastikten yapılmışlardır.

 

 

 

 

 

 

jakar33
 
 
 
 
 
 
10-Malyon iplikleri
 
  • Çözgü ipliklerinin sistemli olarak bir kısmının yukarıda bir kısmının da aşağıda kalmasını sağlayan ve platinlerden hareket alan jakar elemanlarıdır. Alt kısımlarında gücü telleri bulunur. Keten ipliği olarak da isimlendirilir.
 
 
 
 
 
 
 
 
jakar35
 
 
 
 
 
  • Naylon, misine ya da örme iplik olarak hazırlanır.
  • Sürtünmeye karşı dayanıklıdır.
 
Malyon gücü bağlantı koruyucu
 
  • Malyon tahtasından geçen iplikler, gücü tellerinin üst tarafından bağlanır. Yapılan bu bağlantılar yoğunluktan dolayı birbirlerine sürtünür. Bu sürtünmelerin azaltılması ve takılmaların önlenmesi için bağlantıların üzerine hortumlar geçirilerek malyon ipliklerinin gücü tellerine kolay ve sağlıklı şekilde bağlanmaları sağlanır.
 
Gücüler
 
  • Gücü telleri çözgü ipliklerinin ağızlık açmasını sağlayan ortalarındaki gücü gözlerinden çözgülerin geçirildiği teldir. Alt kısmından ağırlıklara, yaylara veya lastiklere üst kısmından da malyon ipliklerine bağlanır.
 
Gücü malyon geri çekme elemanları
  • Örgüye göre yukarıya kalkmış olan gücü tellerini ve malyonları tekrar aşağıya çekmeye yarayan jakar parçasıdır. Bu parçalar çözgü ipliklerinin kalınlığına ve dokuma türüne göre değiştirilir. Üç çeşit geri çekme elemanı vardır.
 
Bunlar: demir çubuklar (ağırlıklar), lastikler ve yaylardır.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
jakar34
 
 
 
 
 
11-Malyon gücü bağlantı koruyucu
 
  • Malyon tahtasından geçen iplikler, gücü tellerinin üst tarafından bağlanır. Yapılan bu bağlantılar yoğunluktan dolayı birbirlerine sürtünür. Bu sürtünmelerin azaltılması ve takılmaların önlenmesi için bağlantıların üzerine hortumlar geçirilerek malyon ipliklerinin gücü tellerine kolay ve sağlıklı şekilde bağlanmaları sağlanır.
 
12-Gücüler
 
  • Gücü telleri çözgü ipliklerinin ağızlık açmasını sağlayan ortalarındaki gücü gözlerinden çözgülerin geçirildiği teldir. Alt kısmından ağırlıklara, yaylara veya lastiklere üst kısmından da malyon ipliklerine bağlanır.

 

 

 

 

 

 

 

 jakar36

 
 
 
 
 
13-Gücü malyon geri çekme elemanları
 
  • Örgüye göre yukarıya kalkmış olan gücü tellerini ve malyonları tekrar aşağıya çekmeye yarayan jakar parçasıdır. Bu parçalar çözgü ipliklerinin kalınlığına ve dokuma türüne göre değiştirilir.
 
Üç çeşit geri çekme elemanı vardır.
 
  • Bunlar: demir çubuklar (ağırlıklar), lastikler ve yaylardır.

 

 

 

 

 

jakar37 

 
 
 
 
 
MEKANİK JAKARIN ÇALIŞMA PRENSİBİ 
 
  •  Mekanik jakar sisteminde her atkı için çözgü telleri jakar kartonu üzerine delikler açılarak desen yazılır.
  • Yukarıda kalması gereken çözgü ipliği için karton üzerinde delik açılır.
  • Jakar kartonu tomruk üzerinde bulunur.
  • Tomruk her atkı atıldığında bir tur dönmektedir.
  • Tomruk her dönüşünde iğnelere doğru hareket ederek kartonun iğneler tarafından okunmasını sağlar.
  • Delik olmayan yerlere temas eden iğneler ise kartonun hareketi ile itilir.
  • Kartondaki deliklere gelmeyen iğneler sağa doğru kayar kendilerine bağlı platinleri de sağa iter.
  • Böylece bıçakları hareket alanının dışına çıkarır.
  • Sağa doğru itilen platinlerin karton baskısı kalktığında tekrar yerine gelmesi, platinlerin esnekliği ve iğnelerin arka uçlarında bulunan yaylarla gerçekleştirilir.
  • Kartonlardaki deliklere gelen iğneler ve bağlı bulunan platinler ise yerlerinden oynamadıkları için bıçakların hareket alanının içinde kalarak ağızlık oluşturmak üzere konumlanır.

 

 

 

 

 

 

jakar38b 

 
 
 
 
 
 
Normalde platinler bıçakların hareket alanı içinde olduklarından bıçaklar yukarıya doğru hareketlerinde platinleri de kaldırır.
 
  • Bunun için desen kartonuna, yukarı kalkması istenen çözgülerin platinleri ve iğneleri için delik açılır.
  • Aynı şekilde atkının altında kalması istenen çözgü telleri için kartonun ilgili yeri delinmez.
 
Platinlerin yukarı kalkmasıyla birlikte alt uçlarına bağlı olan küpeler ve malyon iplikleri de yukarıya doğru hareket ederek gücüleri yukarı çeker.
 
  • Jakarlı dokuma makinelerinde ağızlığın açılması bu şekilde gerçekleştirilir.
  • Yukarıya kaldırılan çözgü ipliklerinin aşağı konumlarına tekrar gelmeleri ise geri çekme elemanları tarafından gerçekleştirilir.
 
Tek Stroklu Jakar
 
  • Bu tip jakar makinelerinde makinenin her devrinde bir atkı atılır.
  • Hızlarının düşük olması ve fazla güç gerektirdiğinden dolayı bu tip jakar makinelerinin kullanımı yok denecek kadar azdır.
  • Bu tip jakarlarda her çözgü ipliği için bir iğne ve bir platin bulunmaktadır.
  • Her iğne bir platini kontrol etmekte ve yay kutusundaki bir yay vasıtasıyla desen silindirine doğru itilmektedir.
 
Bu kaba hatveli (iğneler arasında mesafe) jakarların en basit olanıdır.
 
  • Bu makinelerde rapordaki her çözgü ipliği için bir iğne ve bir kanca bulunur.
  • Şekilde görüldüğü gibi her iğne bir kancayı kontrol etmekte ve yay kutusundaki bir yay vasıtasıyla desen silindirine doğru itilmektedir.
  • Bir kanca dizisini kaldırmak için bir bıçak olması ve örneğin 600’lük bir jakarda 12 bıçağın bulunması gerekmektedir.
  • Bıçakların tek olarak hareketlenmesi kranktan ya da zincir ile krank milinden tahrik edilir. Bıçaklar ve bağlı bulunduğu sistem her atkı için düşey olarak bir defa aşağı yukarı hareket eder.
 
Rapdaki her atkı için bir kart kullanılarak desen kartonları hazırlanmış durumdadır.
 
  • Kartlar birbirlerine dikilerek bağlanmışlardır.
  • Tomruk denilen desen kartının dönmesini sağlayan eleman dört köşeli olarak görülmektedir.
  • Ayrıca tomruklar silindir, dörtgen veya altıgen şekillerde imal edilmektedir.
  • Desen kartonu tomruk tarafından iğnelere doğru itildiği zaman karşısında delik olan iğne buradan içeri gireceğinden bastırılmayacak ve buna bağlı olan kanca konum değiştirmeyeceği için bıçağa takılarak yukarı kaldırılacaktır.
  • Kancanın kontrol ettiği çözgü iplikleri de atılacak atkı için yukarı kalkmış olacaktır.
  • Eğer iğnenin karşısına denk gelen delik delinmiş ise tomruk sola doğru geldiğinde bu iğne bastırılacağı için ilgili kancayı da sola doğru iterek bıçak yolundan çıkaracaktır.
  • Bıçak yukarı hareket ederken kancaya takılmadığından bu kanca ve kontrol ettiği çözgü iplikleri aşağıda kalacaktır.
 
Bu işlem tamamlandıktan sonra tomruk sağa doğru giderek iğnelerden uzaklaşır ve dönmesi için yeterli uzaklığa gelince bir sonraki atkı için gerekli olan desen kartı iğnelere uygulanacak şekilde bir devir yapar ve tekrar iğnelere doğru yaklaşmaya başlar.
 
 
 
 
 
jakar39
 
 
 
 
 
 
  • Tek stroklu jakar makinelerinde genellikle altta kapalı ağızlık oluşur.
 
Bu nedenle hareket kaybı yaşanmaktadır. Ayrıca sistem yoğun çalıştırılmakta sarsılmaktadır. Tomruk silindiri her atkı için hareket etmekte, bıçak şasesi inip çıkmaktadır. Bunlar makinenin hızının düşmesini sağlayan sebepleri oluşturmaktadır.
 
Çift Stroklu Jakar
 
 
  • Makinenin her devrinde iki atkı atılır.
  • Dokuma makinelerinde en çok kullanılan jakarlı ağızlık açma çeşididir.
  • Her biri ayrı şaseye monte edilmiş iki bıçak grubu bulunmaktadır.
  • İki şase, zıt yönde ve iki atkılık kurs içerisinde yukarı aşağı hareket etmektedir.
  • Bu makinelerde her iğne iki kancayı kontrol ettiğinden 600’lük bir jakarda 1200 kanca bulunmaktadır.
  • Tek stroklu jakardaki boşa harcanan enerji bu makinelerde daha azdır. Makinenin hızı daha yüksektir.
 
 
 
JAKAR KARTONUNUN HAZIRLANMASI

  • Jakar kartonları, iğnelere hareket vererek istenen örgü raporuna göre çözgü ipliklerinin aşağı yukarı hareket etmesini gerçekleştirir ve ağızlık açılmasını sağlar. Jakar kartonları bu işlevi görebilmesi için makinelerde desene göre delinir. Kartonlar mekanik ve elektronik olarak iki şekilde delinir.
 
 
Pazartesi, 10 Ocak 2022 16:36

RR Dalgalı Ribana Örgü Soruları

 

 

S.1.RR Dalgalı ribana örgüler nasıl oluşur ?

 

C.1.RR Dalgalı ribana örgüler ribana yuvarlak örme makinelerinde kapak veya silindir iğnelerinin birinin diğerinden daha fazla çalışmasıyla oluşur. Yani silindir iğneleri 4–6 sistemde örme yaparken kapak iğnesi bekleme yapar. Sonraki sistemde ise kapak ve silindir ilmek yapar.

 

S.2.RR  Dalgalı ribana örgülü kumaş yüzeyi nasıldır?

 

C.2.Kumaşın yüzeyi kabarık ve dalgalı bir yüzey görünümündedir. Kumaşın arka yüzeyi ise daha düzdür.

 

S.3. RR Dalgalı ribana örgülü kumaşın üretilebilmesi için makinede hangi ayarlar yapılır?

 

C.3.Makinenin örgüye hazır hâle gelmesi için iğne seçimi, çelik seçimi, iplik seçimi, kasnak ayarı, may sıklığı ayarı, iplik gerginlik ayarı, makine hız ayarı ve kumaş çekim ayarlarının yapılması gerekir.

 

S.4. RR Dalgalı ribana örgülü kumaşın üretilebilmesi için iğne seçimi nasıl yapılır?

 

C.4.RR dalgalı ribana kumaşın üretimi için makinenin kapak ve silindirinde tüm iğneler dizilmiş ve çalışır durumda olmalıdır. Eğer çalışılacak makine çift yollu çelik sistemine sahip ise iğne dizimi yapılırken bir kısa ayak, bir uzun ayak gelecek şekilde olmasına dikkat edilmelidir.

 

S.5. RR Dalgalı ribana örgülü kumaşlarda Çelik seçimi ve may sıklığı ayarını anlatınız?

 

C.5.RR dalgalı ribana kumaşın örülmesinde çelik sisteminin seçimi, tüm örgülerin raporunu hazırlamada olduğu gibi önemlidir. Üretilecek kumaşın çelik raporu silindirde tamamen ilmek, kapakta 1. ve 2. sistem ilmek, 3, 4, 5, 6, 7. ve 8. sistemlerde atlama çeliği kullanılmaktadır. Dalgalı ribana kumaşın üretiminde makinenin çift çelik yollu olması durumu değiştirmez. Kullanılacak iğne çeşidine bağlı olarak çelik seçimi de yapılır. Üst çelik hangi hareketi yapıyor ise alt çelikte de aynı hareketi yapan seçilir.

Ribana makinesinin çelik sistemleri RR dalgalı ribana örgüsüne ayarlanıp yerleştirildikten sonra çelik kapakları üzerindeki may ayar çeliklerinden, may (ilmek boy) ayarlarının yapılması gerekir. Bazı yuvarlak örme makinelerinde merkezî may ayarı ile tek noktadan ayarlama yapılabilir. Yalnız may ayarlarının dengeli olması gerekir.

 

S.6. RR dalgalı ribana kumaşın örülmesinde iplik gerginlik ayarını anlatınız?

 

C.6.İplik gerginlik ayarı: Tüm yuvarlak örme makinelerinde sistemlere gelen ipliklerin sıkı veya gevşek olması, örgüyü etkiler. Sistemlere iplik sevkini sağlayan pozitif yığmalı furnisörlerin dönüş hızlarının ayarlanması ile örgünün istenilen özellikte olması sağlanabilir. Furnisörlerin hızı yavaşlatılırsa iplik daha gergin gelir, hızlandırılırsa da aktardığı iplik miktarı daha fazla olur ve iplik gevşek gelir. Bu durumun kumaşın birim gramajı üzerinde etkisi büyüktür.

Eğer iplik gergin gelirse daha sıkı bir örgü örülür ve gramaj artar. Ribana makinelerinde de tüm yuvarlak örme makinelerinde olduğu gibi iplik gerginlik ayarı ilk önce kasnak ayarıyla yapılmaktadır. Kasnak çapının genişletilmesi daha fazla iplik sevkine, çapını daraltılması ise daha az ipliğin sevkine neden olacaktır. Bu ayarın numune kumaşın özelliklerine ve örgü raporuna göre düzgün yapılması gerekir.

Dalgalı ribana örgüsünün örülebilmesi için ribana örme makinesinin furnisör sisteminin çift bantlı (iki dişli çarkı) olması gerekir. Furnisör dişli çarkları, dişli veya tırnaklı kayışlar yardımıyla kasnaktan hareket alır. Kasnağın çapına bağlı olarak dönüş hızında farklılıklar olacaktır. Bu durumdan yararlanılarak dişli çarkın hangisinin çalışacağına desen dâhilinde karar verilir. Yani furnisöre hareket veren kavramasının aşağı veya yukarı sabitlenmesi ile furnisörün dönüşünde iki farklı hız verebilmeyi sağlar. Yapacağımız dalgalı ribana örgüsünde iki farklı ayar kullanılması gerekmektedir. Çünkü rapora baktığımızda 1. ve 2. sistemlerdeki örgü ile 3. ve 8. sistem arasındaki örgünün harcadığı iplik miktarının farklı olduğu görülmektedir. Bu durumda tek kasnaktan hareket verildiğinde 1. ve 2. sisteme göre ayarlanan gerginlik ayarı diğer sistemler geldiğinde iplik bollaşacaktır. Bu yüzden 1. ve 2. sistemin kasnak ayarı (buna bağlı olarak furnisörlerin dönüş hızı) ile diğerleri için yapılacak kasnak ayarı farklı yapılmalıdır.

 

S.7. RR dalgalı ribana kumaşın örülmesinde iplik gerginlik ayarının yapılmasında kasnak çapının genişletilmesi sonucunda ne olur?

 

C.7. Kasnak çapının genişletilmesi daha fazla iplik sevkine sebebiyet verir.

 

S.8. RR dalgalı ribana kumaşın örülmesinde iplik gerginlik ayarının yapılmasında furnisörlerin hızı yavaşlatılması neye sebebiyet verir?

 

C.8. Furnisörlerin hızı yavaşlatılırsa iplik daha gergin olmasına sebebiyet verir.

 

S.9. RR dalgalı ribana kumaşın örülmesinde makine hız ayarını anlatınız ?

 

C.9.Yuvarlak örme makinelerinde aşırı hız, iğne ve çeliklerin kısa zamanda aşınmasına neden olmaktadır. Özellikle ribana yuvarlak örme makineleri çift plaka çalıştığı için tek plaka makinelerine nazaran daha düşük hızda çalıştırılmalıdır. Ayrıca makine hızının ayarlanmasında yapılan örgünün çeşidi de etkilidir.

 

S.10. RR dalgalı ribana kumaşın örülmesinde kumaş çekim ayarını anlatınız ?

 

C.10.Dalgalı ribana üretiminde kumaş çekim ayarının azaltılması gerekir. Çünkü makine 8 sistemde iki sıra örgü tamamlamaktadır. Bu durum da makinenin bir turda ördüğü sıra sayısını düşürmektedir. Örneğin; normal RR ribana örgüsüne göre çekim ayarı yapıldığında kumaş çekim tertibatı, kumaşa çok fazla gerginlik verecektir.

 

S.11. RR dalgalı ribana kumaşın örülmesinde kapak ve silindir arasındaki mesafenin ayarlanmasını anlatınız ?

 

C.11.Ribana örgü makinelerinde kapak ile silindir arasındaki mesafe ayarlanabilmektedir. Bu mesafenin durumunu genel olarak örgü raporu belirlemektedir. Genelde düz ribana örgülerde mesafe dardır. Çünkü iğne ağzında fazla yığılma olmadan kumaş aşağı inmektedir. Yapacağımız örgüde ise silindir iğnesinin üzerinde 4-6 ilmek oluşmasına rağmen kapak iğneleri sabit olduğundan örgü aşağı inmemektedir. Bu yüzden olası iğne kırılmalarını önlemek ve örgüyü rahatlatmak için kapak ile silindirin arası biraz açılır.Makine hazır hâle getirildikten sonra bir miktar numune kumaş örülmesi gerekir. Örülen bu kumaş için kullanılan ipliğin numune kumaş ile benzer özellikte olması gerekir. Örülen numune kumaşın istenilen özelliklere sahip olup olmadığını kontrol etmek gerekir. Burada örülen kumaş numunesi varsa numune kumaş ile karşılaştırılır; eğer numune kumaş yoksa sipariş formundaki istenilen özellikler dikkate alınarak kontrol yapılır. Üretim atölyelerinde numune kumaş üzerinde kontrol edilen özellikler; örgü raporu, Örme kumaşın tuşesi, desen boyutu, renk rapor boyutu, ilmek çubuk sıklığı ve kumaşın birim gramajıdır. Birim gramaj; örme kumaşın bir metrekaresinin gram olarak ağırlığıdır. Örülen kumaşın birim gramajının numune ile aynı olması birçok özelliğinin de aynı olmasının yakınlığını sağlar. Birim gramajı hassas terazi ile tartılabileceği gibi belli sayıdaki ilmek için harcanan iplik miktarı uzunluk olarak karşılaştırılarak da ölçülebilir. Tüm bu kontroller sonrası istenilen özelliklere sahip ise kumaş üretimine geçilir. Eğer istenilen özelliğe sahip değil ise tekrar gerekli ayalar yapılır. Makine üzerinde istenilen ayarların yapılması, numune kumaşın örülüp kontrollerinin yapılması sonucu kumaşın üretimine geçilebilir. Kumaşın üretimi esnasında olası hataların olmaması için bunlara dikkat edilmelidir.

 

 

Cumartesi, 08 Ocak 2022 20:03

İpek Elyafı

 
 
 
 
 
 
 
01ipek
 
 
 
 
 
 
İpek, bilim dilinde Bombyx mori olarak bilinen ve dut yaprağı ile beslenen tırtıl türünden bir böceğin yaşam evrelerinden birisini geçirmek üzere örmüş olduğu kozadan uygun şartlarda çekilerek elde edilen bir tekstil lifidir.
 
 
 
 
 
 
 
ipek27
 
 
 
 
 
 
 

İpek böceğinin ana vatanı Doğu Asya ile Akdeniz ülkeleridir. Ülkemizde daha çok Marmara bölgesinde üretilmektedir. İlkbaharda dut yaprakları filizlenmeye başlarken, yumurtalar 20 25 °C sıcaklıkta kuluçkaya yatırılır. Yumurtalardan 8–12 gün içinde kurtçuklar çıkar. İlk çıktığında kurtçuğun boyu 3 mm’dir. Kurtçuklar olgunlaşıncaya yani krizalit dönemine kadar beş yaş devresinden geçer. Her yaş devresinde kıyılmış dut yaprakları ile beslenir, uyku dönemi ile sona erer.

 

 

 

ipek1

 

 

 

 

 

Yaş ve uyku düzeni şöyledir:

 

1.Yaş devresi: 4 gün sürer. Sonunda 24 saat,

 

2.Yaş devresi: 5–6 gün sürer. Sonunda 24 saat,

 

3.Yaş devresi: 6–7 gün sürer. Sonunda 26–30 saat,

 

4.Yaş devresi: 8–10 gün sürer. Sonunda 30–36 saat uyur ve

 

5.Yaş devresi: 10–13 gün sürer.

 

Bu yaş devresinin sonunda kurtçuk artık tırtıl haline gelmiştir. Kurtçuğun boyu 5 – 9 cm, ağırlığı ise 4- 5 gramdır. Tırtıl geçireceği krizalit dönemi için kendisine koza örmeye başlar. Tırtıl kozayı örmek için sekiz biçiminde baş hareketleri yaparken ağzından bir sıvı salgılar. Bu viskoz sıvı havada filament halinde katılaşır. Kozanın örülmesi 4–5 gün sürer. Bu sürenin sonunda tırtıl kendini koza içine hapseder. Koza içinde 18–20 gün kaldıktan sonra, kozayı delerek, kelebek halinde dışarı çıkar ve yeniden üremeye hazırlanır. Kelebek haline gelen ipek böceğinden damızlık olarak kullanılacakların kozayı delip yumurtlamalarına izin verilir. Bunların dışındakilerin kozayı delmesi istenmez. Çünkü delinen kozalardan kesiksiz lifler elde edilemez. Bu yüzden koza içindeki kelebek delme aşamasına gelmeden önce etkisiz hâle getirilir. Bu işlem üç yöntemle yapılır:

 

1-Kozalar -20 °C’lik soğukta bekletilerek,

 

2-Kozaları 5 atm basınç altında tutarak,

 

3-Böcekler yüksek sıcaklıkta 70–80 °C’lik buharla 20 dakika veya 90 °C’ lik kuru havada 15 dakikada etkisiz hâle gelir. Kozalardan lif uçlarının bulunup çekilmesi, bunların sıcak su ile pişirilmesi ile yapılır. Pişirme ile serisin yumuşatılarak liflerin birbirinden ayrılması sağlanır. Pişirme, sıcaklıkları farklı banyolarda yapılır. Böylece sıcak ve ılık banyolara ardı ardına konan kozaların içleri tamamen su ile doldurularak yumuşamaları sağlanır. Kozayı oluşturan filament uçları bulunduktan sonra, bir araya getirilerek çıkrık yardımıyla sarılır. Birkaç tanesi bir araya getirilerek bükülmüş ipek ipliklerine ham ipek veya grej adı verilir.

 

 

 

 

ipek30

 

 

 

İpek Lifinin Fiziksel Yapısı ve Özellikleri

 

 

Ham ipeğin enine kesiti incelendiğinde iki ayrı yapı görülür. Orta kısmında, iki ayrı bölüm halinde fibroinden oluşmuş lif kısmı; dışında ise iki bölümü birbirine yapıştıran ve tüm lifi kaplayan yapışkan bir madde olan serisin vardır. Bu madde life sert ve donuk bir görünüm verir. Serisin, sıcak su ile eritilerek uzaklaştırılır.

 

 

 

 

ipek21

 

 

 

1-Nem çekme özelliği çok yüksektir.

 

2- Islaklık hissi vermeden % 30’a kadar nemçekebilir.

 

3-Ticarette kuru ağırlığının % 11’ i kadar nem kabul edilir.

 

4-Ham ipek, açık sarı veyakrem rengindedir.

 

5- Elektrik iletkenliği çok kötüdür.

 

6-Hayvansal lifler içinde en dayanıklı olanıdır.

 

7-Koparılmaksızın % 10- 25 gerilebilir.

 

8- Islakken dayanıklılığının % 15’ini kaybeder.

 

9-Bir kozada lif uzunluğu 1000- 3000 metreye kadar olabilir.

 

10-Bir kozadan koparılmaksızın 600metreye kadar filament çekilebilir.

 

11- İpek filamentlerinin tuşesi yumuşaktır. Çünküfilamentlerin yüzeyi düzgün ve pürüzsüzdür.

 

12-İpek elyafının orta derecede bir esnekliği, iyibir tutum ve mükemmel bir döküm özelliği vardır.

 

13-Parlak ve hidrofilitesi (su emiciliği)yüksektir

 

İpek Lifinin Kimyasal Yapısı ve Özellikleri

 

 

İpek lifi fibroin ve serisinden oluşmuştur. Bunlardan başka su, vaks ve anorganik maddeler de bulunur. İpeğin bileşiminde bulunan maddeler ve yüzdeleri şöyledir:

 

 

 

 

 ipek20

 

 

 

 

 ipek22

 

 

 

İpek elbiselik kumaş, eşarp ve diğer giysilerde, ev döşemesi ve halı yapımında kullanılır.

İpek iplik eldesi kozadan ipek çekimi ile başlar. İnce filamanların bir araya getirilip onları doğal serisinleriyle bağlayarak kozalardan çıkrığa sarma işlemidir. Çekilen elyaf bükülerek değişik kalınlık, kat ve bükümlerde iplik hâline getirilir. 
 
 
 
 
 
 
 
 
ipek32
 
 
 
 
Hatalı koza, ipek çekimine elverişli olmayan ve bağlı olduğu türü göstermeyen kozadır. Bu kozalar ipek çekimi (filatür) sırasında kopma sayısının  artmasına, ipek veriminin düşmesine, iş gücü ve zaman kaybına neden olduğundan istenmeyen kozalardır. Bu kozalar ezik, lekeli, ölü krizalitli, küçük, kükürtlü, küflü, formollü (formaldehitli), delik, ince gömlekli, şekilsiz, kaba (satenli), çifte kozalar askı hatalı kozalardır.
 
 
Ezik Koza 
 
 
Askı döneminde ambalajlama ve taşıma sırasında ezilmiş olan kozalardır.
 
  
 
 
Lekeli kozalar
 
 
 
Lekeli kozalar dışı lekeli kozalar ve içi lekeli kozalar olmak üzere iki grupta incelenebilir. Kozalar askıdan alındıktan sonra ezilmiş veya askıda iken diğer böceklerin salgısı ile veya hastalıklı larva tarafından örülmüş ise dış kısmı lekelenir. Bu tip kozalara dışı lekeli kozalar denir. Bunun dışında, hastalıklı hayvanın ördüğü ve içinde lekeleri olan kozalar da vardır, bunlara içi lekeli veya karabaş koza denir.
  
 
 
Ölü krizalitli Koza 
 
 
Bu kozalar çeşitli sebepler ile krizaliti ölmüş olan kozalardır.
 
 
 
Kireçli Koza
 
 
Kozanın içerindeki krizalit kireç hastalığından ölmüş ise bu şekildeki koza sallandığında taş gibi ses çıkarır fakat normal yaş kozalara göre daha hafif olur.
 
 
Kükürtlü Koza
 
 
Özellikle larvanın son yaşında kireç hastalığına karşı kükürt dioksit mücadelesi yapılmış ise örülen koza gevşek olur ve çekim sırasında tavaya atıldığında suyu içine çeker ve ipek çekimi güç olur. Bu şekildeki kozaların ipeğinin mukavemeti de düşük olur.
 
 
Küflü Koza
 
 
Kozalar fazla rutubetli yerlerde bulundurulmuş, sıcak su ve buhar ile boğulmuş veya iyi bir kurutma işleminden geçirilmemişse mantarlar yüzünden küflenir. Bu şekildeki küflü kozaların dış yüzeyindeki küfler kolayca görülür.
 
 
Formollü (formaldehitli) koza
 
 
Bazı ipek böceği hastalıklarının önlenmesi amacı ile besleme odaları formaldehit ile dezenfekte edilir. Özellikle koza örme sırasında bu şekilde dezenfekte edilmiş ise kozanın rengi formaldehitin etkisi ile değişir ve ipeğin mukavemeti düşer. Formaldehitin etkisi ile rengi değişmiş ve mukavemeti düşmüş olan bu çeşit hatalı kozalara formollü veya formaldehitli koza denir.
 
 
Delik Koza
 
 
Kelebeği kozayı delip çıkmış veya başka sebepler ile gömleği delinmiş kozalara verilen isimdir.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
ipek4
 
 
 
İnce gömlekli koza (çıtır koza)
 
Çeşitli sebeplerle koza gömlekleri iyi olmamış, kolay ezilen kozadır.
 
 
 
 
 
ipek5
 
Şekilsiz Koza
 
Irkına has özellikleri göstermeyen, uygun olmayan çevre şartlarında örülmüş kozadır.
 
 
 
 
 
 
 
ipek6
 
 
 
 
Kaba koza (satenli koza)
 
Örgüsü seyrek, ipek tabakları birbirine iyi bağlanmamış, yüzeyi yumuşak ve havlı kozadır. Genelde ince olan bu kozalar çekim sırasında suyu kolayca çeker ve dibe çöker.
 
Çifte Koza
 
Birden fazla larvanın birlikte ördükleri kozadır. Bu kozalar ipek birbirine karıştığından kolay çekilemez. Besleme ve ortam şartlarının çifte koza yapımına etkisi varsa da bazı ırklarda örneğin Çin ırklarında, çifte koza örmeğe meyil daha fazladır. Çifte kozalar normaline göre daha büyüktür. Kozaların tasnifinden sonra ipek çekim işlemi için her ne kadar krizaliti öldürülmemiş kozadan lif çekilebilirse de pratik değildir. O nedenle kozadan ipek çekimi için bazı ön işlemler gerekir. .
 
ipek Çekim Makineleri
 
İpek çekim makineleri gelişmelere göre şu şekilde sınıflandırılır:
1-El, ayak ve motorla çalışan ipek çekim makineleri
2-Çok gözlü ipek çekim makineleri
3-Otomatik ipek çekim makineleri
 
El, ayak ve motorla çalışan ipek çekim makineleri (mancınık)
 
El, ayak ve motorla çalışan ve ülkemizde mancınık ismi verilen ipek çekim makineleri eskiden tüm ipekli kumaşların dokunmasında kullanılan ipeklerin çekilmesinde kullanılmakta iken bugün daha çok çifte ve kalitesiz kozaların çekiminde kullanılan verimi düşük makinelerdir. Ancak ilk çekim makineleri olmaları nedeniyle önemlidir. Elle çalışan mancınıklar dünyanın çeşitli bölgelerinde kullanılan örnekleri birbirlerinden ayrı olmakla beraber gördükleri iş ve temel yapıları hepsinde aynıdır. Elle çalışan mancınıklar en basit çekim aleti olup genelde iki kısımdan oluşmuştur. Birincisi kozaların kaynatılıp çekildiği kap, ikincisi ise ipeğin sarıldığı elle çevrilen çıkrıktır.
 
 
 
 
 
ipek13
 
 
 
 
 
 
Tepme mancınıklar ayakla çalışan ipek çekim makineleridir. Ülkemizde çipez ve çifte kozaların çekiminde kullanılan makinelerdir. Bu makinenin yapısı da prensip olarak el mancınığına benzer ancak burada ipeğin sarıldığı çıkrık bir pedal yardımıyla ayakla çevrilir. Tepme mancınıkta da iki kısım bulunmaktadır. Birimci kısım kozaların yumuşatılmasına yarayan kap ikinci kısım çekilen ipeğin sarıldığı çıkrık veya dolaptır. Yumuşatma kazanları (tava) 60–70 cm yükseklikte topraktan yapılmış bir ocağın üstünde bulunur. Bu ocağın bir tarafına oturan işçi, kazanda kaynamakta olan suyun içine kozaları atıp elindeki bir çubuk ile bunları karıştırır. Yeteri miktarda kozaların uçları (kamçıbaşı) çubuğun üstüne tutundukça işçi tarafından alınıp birkaç kozanın uçları bir araya getirilerek kozanın kenarındaki bir çengel ve ocağın üzerindeki makaradan geçirildikten sonra ocağın biraz ilerisindeki çıkrığa bağlanır. İşçi bir taraftan kozaların uçlarını bulup kopan uçların yerine yenisini eklerken bir taraftan çıkrığa bağlı olan bir tahta veya pedalın üzerine basarak çıkrığı döndürür. Genellikle 10–15 koza ucu bir araya getirilerek iplik oluşturulur. Tepme mancınıklarda genellikle bir düzgün bir de düzgün olmayan ipek çekilir. Bunlardan düzgün olmayan ve kalın olanına ülkemizde gülbağı ipeği, düzgün olanına ise ucu bağlı ipek ismi verilir. Ucu bağlı olan ipekler sağlam kozalardan çekilir. O nedenle elde edilen ipekler ince ve düzgündür. Gülbağı ise çifte kozalardan çekildiğinden kırnap gibi kalındır. Tepme mancınıklarda incelik el ve göz ile ayarlanır. Bir tepme mancınıkla günde yaklaşık 1,5–2 kg ipek çekilir.
 
 
 
 
 
ipek14
 
 
 
 
 
 
 
Motorla çalışan ipek çekim makineleri ise daha yaygın kullanılan makinelerdir. Çekim sırasında çıkrıkların döndürülmesinde el veya ayak gücü yerine motor gücü kullanılır. Motorla çalışan çekim makinelerinin yapı ve şekli ülkelere göre farklılık göstermekle birlikte temel çalışma prensipleri hepsinde aynıdır. Bu çekim makinelerinde de ipeğin inceliği işçi tarafından ayarlanır.
 
 
 
 
 
ipek33
 
 
 
 
 
 
Çekimin verim ve kalitesi tamamen diğer mancınıklarda oldu gibi işçinin hüner ve yeteneklerine bağlıdır. Bu tip ipek çekim makinelerinde 4–6 çekim gözü bulunur. Çekim banyosu sıcaklığının yüksek olması nedeniyle işçinin çalışmasında güçlük yaratır. Yapım şekline göre motorlarla çalışan ipek çekim makinelerinde suyun ısıtılmasında buhar kullanılır. Bu makinelerde kozanın pişirilmesi uç bulma ve çekim aynı banyoda yapılabildiği gibi çekim işlemi diğerlerinden ayrı olarak yapılabilir. Çekim sisteminin direkt olup olmamasına ve makinenin dizaynına göre ipeğin sarıldığı çıkrıklar büyük veya küçük olabilir. Bu mancınıklarda bir işçi tarafından süpürge ile uçları bulunan kozaların ipeği, diğer işçi tarafından aynı kazan içinden çekilir. Bu tip mancınıklarda genelde dört göz bulunur. Mancınık olarak tabir edilen bütün çekim makinelerinde kozalar kaynatma şekline göre yüzer durumdadır. Yani çekim sırasında banyo üzerinde yüzer.
 
 
 
 
Çok gözlü ipek çekim makineleri
 
 
 
Düşük devirle çalışan bu makinelerde uç bulma işlemi otomatik olarak yapılır. Bu makinelerde çekimi yapılan ipeğin denye kontrolü ve çekimi biten koza yerine yenisinin ilavesi el ile yapılır. Uç bulma kısmında su sıcaklığı 80–90 ˚C, çekim kısmında ise 40–50˚C‘ dir. Çok gözlü ipek çekim makinesinde ipek çekimi, batık durumdaki kozalardan yapıldığı için koza pişirme işlemi merkezi koza kaynatma makinelerinde yapılır. Çok gözlü çekim makinesi 20 adet çekim gözüne sahiptir. Aynı miktarda da makara vardır. Bu makaralar 60-65 cm çapında olup hafif metal veya plastikten yapılmışlardır. Bu makaralar, ana nakil miline bağlı dişliler vasıtası ile hareket alan taşıyıcı mile takılır. Makara taşıyıcı mili mekanik bir fren ile donatılmıştır. Ayrıca her bir makaranın ayrı ayrı durmasını sağlamak üzere, çekilen ipeğin gerilimindeki değişimden yararlanarak çalışan bir fren sistemi de vardır. Herhangi bir çekim gözünde çekim durduğu zaman diğer gözlerindeki çekim etkilenmez. Böylece ipek çekimi tamamen durmamış olur. Makaraların ön tarafında, makara üzerindeki çilenin tüm yüzeyinin aynı kalınlıkta sarılmasını sağlamak için bir kam tipi travers mekanizması vardır. Bu mekanizma sağa ve sola hareket ederek ipeğin makaraya düzgün sarılmasını sağlar.
Çekimin yapıldığı banyo veya çekim küveti genellikle paslanmaz materyalden yapılmıştır. Derinliği 10–12 cm olup uzun dikdörtgen şeklindedir. Bu banyo ve küvet çekim banyosu, uç bulma, lif uçları toplama, çekilmemiş veya kısmen çekilmiş kozaların bulunduğu bölüm ile artık ve krizalitlerin toplandığı kısımlardan meydana gelmiştir. İstenilen denye çekim yapmak için uçları otomatik olarak bulunana kozalardan belli sayıda alınır ve her bir çekim gözü içine yerleştirilir. Uçları birleştirilen kozaların ipeği önce her bir gözde bulunan yakalayıcı kılavuzdan geçtikten sonra özel makaralardan geçerek ve büküm verilerek makaralara sarılır. Her bir çekim gözü için ayrı işlem yapılarak çekim işlemine başlanır. Çekilen ipeğin kalınlığı, ipekteki incelik değişimine göre yeni bir kozanın çekim balonuna işçi tarafından verilmesi ile sağlanır. Yeni kozaların uçlarının çekilen ipeğe verilmesi yakalayıcı kol ile gerçekleştirilir. Ayrıca çekilen ipeğin kurumasını sağlamak üzere çekim makaralarının iç tarafı ısıtılır. Dolan makaralar daha sonra ikinci bir sarım ile standart çile için makaralara aktarılır. Bu makinelerde 20 çekim gözü için bir işçi yeterlidir.
 
 
Otomatik ipek çekim makineleri
 
 
 
Otomatik çekim makineleri, ipek çekim makinelerinin en gelişmiş tipidir. Bu makinelerin en önemli özelliği inceliğin (denyenin) otomatik olarak ayarlanması ve denyeyi otomatik olarak ayarlayan cihazın bağlantılı olan kolunun, eksilen koza yerine kozayı makineye otomatik olarak sağlamasıdır. Bundan başka ucu bulma (fırçalama), uç toplama, uç besleme, krizalit (pupa) ve kısmen çekilmiş kozaların ayrımı işlemlerini otomatik olarak yapmasıdır.
Otomatik ipek çekim makineleri iki tiptir. Bunlar; çekilen ipeğin inceliğini bir dedektör ile kontrol eden tipler ve çekilen ipeğin inceliğini her iplikteki koza sayısını kontrol eden tiplerdir. Bugün ham ipek incelik kontrolünü yapan birçok yöntem olmakla beraber, çekim makinelerinde en çok kullanılan döner incelik dedektörüdür. Otomatik çekim makineleri setler hâlinde yapılmışlardır. Her bir set, 400 çekim gözlü makineyi içerir ve her set için 7 işçi yeterlidir. Bu makineler değişik kısımlardan meydana gelmiştir. Bazıları şunlardır:
 
Koza besleme kısmı
 
Kozalar, koza besleme kısmında toplanır ve daha sonra buradan fırçalama (uç bulma) bölümüne gönderilir. Koza besleme hızı, koza kalitesi ve ipeğin çekim hızına göre değişir.
 
Uç Bulma kısmı
 
Bir setlik otomatik çekim makinesinin her iki ucuna birer tane uç bulma kısmı yerleştirilmiştir. Bu kısma kozalar, yeni koza besleme kısmından otomatik olarak gelir ve koza uçlar otomatik olarak fırçalama ile bulunur. Kamçıbaşı denilen bu uçlar ayrı bir kısma sarılırken ucu bulunmuş kozalar otomatik olarak koza sağlama kısmına geçer.
 
Otomatik koza sağlama kısmı
 
Uç bulma kısmından otomatik olarak bu kısma (sepetlere) alınan kozalar, çekim banyosunun etrafında döner. Ucu bulunmuş kozalar bu sepetlerden düzenleme banyosuna otomatik olarak verilir.
 
Çekim ve düzenleme banyosu
 
Bu bölüm, kozaların çekildiği yer ve düzenleme olmak üzere iki kısımdır. Çekim banyosu, çekim yapılan kozaların bulunduğu yerdir. Düzenleme banyosu ise çekim banyosunun önünde olup çekilmekte olan kozalara, yedek kozaların sağlandığı kısımdır. Düzenleme banyosunda ucu bulunmuş kozaların uçları, bu banyo üzerinde bulunan bir dönen çubuğa tutunur. Çekim sırasında kopan veya uçsuz kozalar, banyo dışına suyun hareketi ile taşınır.
 
 
Uç toplama cihazı
 
Her bir çekim gözü için bir tane uç toplama cihazı bulunur. Bu cihaz denye ayarlayıcısının komutuna göre çalışan yakalayıcı bir koldur. Çekilen ipekte herhangi bir incelme meydana geldiğinde denye ayarlayıcısı (dedektör) ile uyarılan bu cihaz, düzenleme banyosunda hazır olarak bulunan ucu bulunmuş kozalardan birini yakalayarak kozayı çekim banyosuna aktarır ve aktarılan kozanın ucunu da kılavuz yakalayıcıya yakalatır. Bu şekilde yeni bir kozanın çekilen ipeğe bağlanması sağlanır.
 
Denye ayarlama cihazı (dedektör)
 
Çekilen ipeğin inceliğini ayarlayan bu cihaz, otomatik çekim makinelerinin en önemli kısımlarından biridir. Çekilen ipeğin inceliğinin kontrolü için iki sistem vardır. Bunlardan biri sabit koza sayısına göre diğeri ise devamlı sabit numara tipidir. Bunlardan otomatik çekim makineleri için sabit numara tipi en önemlisidir. Sabit numara (denyede) ayarlama iki şekilde gerçekleştirilmektedir. İpek ipliği ince bir telden yapılmış spiral arasındaki sürtünme ile ayarlanabilir. Çekilen ipeği sürtünme değişiminin kontrolünden ayarlanabilir.( En çok uygulanan tiptir.)
 
 
 
 
 
 
ipek28
 
 
 
 
İncelik (denye) ayarlayıcısı
 
 
 
İki cam yuvarlak plaka ve plakalar arasında, ipeğin kalınlığına göre değişen bir sistemden ibarettir. istenilen denyeden daha az ipek geldiğinde iki cam plaka arasından geçen ipeğin sürtünme kuvveti azaldığından gösterge kolu aşağıya düşer. Aşağıya düşen bu gösterge kolu da uç toplama koluna hareket vererek yeni bir ucu bulunmuş kozanın düzenleme kısmından çekim banyosuna geçmesini sağlar. Çekilen ipeğin inceliğinin ve sürtünmenin atmasıyla gösterge kolu tekrar eski denge durumuna gelir.
 
 
 
ipek29
 
 
 
Hareket durdurma cihazı
 
Otomatik çekim makinelerinde verimliliği sağlayan bir cihazdır. Çünkü çekim sırasında herhangi bir sebep ile ipekte meydana gelen anormal gerilimlerde bu cihaz, derhâl ipeğin sarıldığı makarayı durdurur. Her çekim gözü için ayrı durdurma cihazı vardır. Bu da çekim makinelerinde çekim devamlılığını sağlar.
 
Küçük Makara (çıkrık)
 
Otomatik çekim makinelerinde kullanılan makaralar daha önce belirtildiği gibi plastik veya alüminyumdan yapılmıştır. Otomatik çekim makinelerinde her çekim makinelerinde her çekim gözü için ipeğin sarılığı küçük çıkrık bulunur ve bunlar bir mil üzerinde birbirlerinden bağımsız olarak döner.
 
Çekilmemiş (düşmüş) kozaların ve krizaliti ayırma kısmı
 
Çekim banyosunda herhangi bir sebeple çekilememiş (düşmüş) kozalar veya krizalitler, banyo dışına suyun hareket ile taşınır ve bu kısma gelir. Çekilememiş kozalar ve krizalitler dönen kafesli bir krizalit ayırıcısı ile ayrılır. Ayırmadan sonra çekilememiş kozalar bir kayış taşıyıcı ile tekrar uç bulma (fırçalama) kısmına gönderilirken krizalit ile toplama kabına gider. Görüldüğü gibi otomatik ipek çekim makinelerinde çekim işlemi tamamen otomatik olarak yapılmaktadır. İşçi, çekilen ipekte meydana gelen kopuş veya herhangi bir anormallikte o çekim gözündeki hatayı gidermek ve makineyi kontrol etmekle yükümlüdür. Otomatik çekim makineleri çok gözlü çekim makinelerinden farklı olarak standart ve kaliteli koza ve yumuşak su isteyen, yüksek çekim hızı ile çalışan makinelerdir.
 
 
 
 
 
Salı, 04 Ocak 2022 22:29

RR Askılı Ribana Örgüler

 

 

Askılı ribana örgüler Ribana makinelerinde ilmek ve askı hareketlerinin örgü raporu içinde uygun bir şekilde yerleştirilmesi ve ilmek, askı çeliklerinin bir arada kullanılmasıyla oluşturulan örme kumaşlardır.Askılı ribana örgülerin üretimini yapabilmek için öncelikle yapılacak örgünün iplik hareket raporlarının bilinmesi gerekmektedir. Yapılacak olan örgünün öncelikle örgü raporu incelenmeli ve sonrasında ipliklerin hareket şekillerine göre makine hazırlanmalıdır. Aşağıda askılı ribana örgülere örnek örgü raporu verilmiştir.

 

 

 

 

038rr

 

 

 

 

İğne ayarı

 

 

Yapılacak olan askılı ribana örgü için makinenin kapak ve silindirindeki iğnelerin tamamı çalışır durumda olmalıdır. Bu yüzden makine üzerindeki eksik iğneler tamamlanmalıdır.

 

 

 

 

039rr

 

 

 

Kapak kaydırma ayarı

 

 

Eksik iğneler tamamlandığında eğer kapak iğnesi ile silindir iğnesi karşı karşıya geliyor ise kapak kaydırılarak iğnelerin birbiriyle çakışması önlenir. Kapak kaydırma işlemi silindirdeki iki komşu iğnenin arasına kapak iğnesi gelecek şekilde yapılır. Yapılan ayar sonrasında iğnelerin hareket esnasında birbirlerine temas etmediğinden emin olunması gerekir. Eğer iğneler temas ederse örgü yüzeyinde boyuna çizikler oluşacağı gibi aşırı temas hâlinde iğne aşınır ve kırılma meydana gelir.

 

 

Mekik ayarı

 

 

İpliklerin iğneye düzenli sevkini ve yatırımını sağlayan mekiklerin örgüye göre ayarlanması gerekmektedir.

 

 

Çelik ayarlar

 

 

Askılı ribana örgülerin üretiminde çelik kombinasyonu önemlidir. Çünkü askı (fank) ve ilmek (süprem - örgü) çelikleri örgüde aynı anda kullanılmaktadır. Çelik sisteminin düzenlenebilmesi için örgü raporu önemlidir. Örgü raporuna bakarak çelikleri sistemlere yerleştirmek daha kolaydır.

Yuvarlak örme makinelerinde her bir sistem bir sıra örgüye komut verir. Bu durum göz önünde bulundurularak çelikler düzenlenmelidir. Eğer rapor tekrar ediyor ise sistem sayısı bitene kadar aynı düzende çelik dizimi yapılır. Bu çelik ayarlama düzeni ribana yuvarlak örme makinelerinde daha farklıdır. Örgü çeşidine göre kumaşın bir sırsında silindirde askı, kapakta ilmek yaptırılması gereken durumlar vardır. Bu durumda kapak ve silindir çelik sistemleri ayrı ayrı düzenlenir.

Yukarıda örgü raporu gösterilen ribana örgüsüne bakıldığında 1.sıra tamamen ilmekten oluşmaktadır. 2.sırada ise kapak iğneleri ilmek yaparken silindir iğnelerinin askı yaptığı görülmektedir. Bu durumda makinenin çelik sisteminin düzenlenmesi şu şekilde olmalıdır.

 

 

Silindir Çeliği                                Kapak Çeliği

 

1.Sistem İlmek                                    İlmek

 

2.Sistem Askı                                      İlmek

 

 

Ribana örgüsünün çelik dizimi sadece iki sistemde sona ermektedir. Bu durumda makinede diğer sistemlerde aynı işlem tekrar eder. Bir 54 sistem ribana makinesinde bu örnek uygulanmak istendiğinde raporun 27 defa tekrar ettiği görülmektedir. Yuvarlak örme makinelerinde her zaman rapor tekrarı tam sistem sayısı ile eşit olmayabilir. Bu durumda artan sistemlerde hem silindirde hem de kapakta iptal çelikleri kullanılır ve sistem iptal edilir.

 

 

May ayarı

 

 

Örmeye çalıştığımız kumaş askılı ribana olduğu için may ayarının düz ribana kumaşın may (ilmek boy) ayarına göre biraz farklılık gösterir. Aynı ayarda örülmesi durumunda kumaş ele alındığında hem yumuşaklık açısından hem de esneklik açısından istenilen özellik elde edilemez.

 

 

Gerginlik ve kasnak yarı

 

 

Örgünün çelik, iğne ve may ayarları yapıldıktan sonra iplik gerginlik ayarının kontrol edilmesi gerekir. Bu işlem için makine yavaşça döndürülür ve furnisör ile mekik arasından iplik gerginliği kontrol edilerek gereken ayarlar yapılır.

 

 

Kumaş çekim ayarı

 

 

Kumaş çekiminin ayarlanması kumaşın birim gramajı dikkate alınarak yapılır. Çünkü makine bir raporda iki sıra örüyor gözükse de aslında bir sıra silindir iki sıra kapak örmektedir. Bu yüzden kumaş çekim hızı normal ribana örgüsüne nazaran daha düşük olmalıdır.

 

 

Numunenin örülmesi

 

 

Makinede gerekli olan bütün ayarların yapılmasından sonra numune alımı için bir miktar kumaş örülmelidir. Numune örülmesi esnasında makine ayarlarında herhangi bir değişiklik yapılmamalıdır. Sabit ayarlarda çıkan numune kumaş kontrol edilip gerekli ayarlar toplu halde yapılmalıdır. Aksi takdirde numune örülürken yapılan bazı ayar değişiklikleri numune kumaşın bir kısmında gözükmeyebilir. Dolayısıyla kontrol yapılan kumaş ile o aşamada üretilen kumaş farklı olabilir.

 

 

Kontrollerin Yapılması

 

 

Numune kumaş örüldükten sonra makine durdurulmalı ve numune kumaş kesilerek kontrolleri yapılmalıdır. Örülen numune kumaşın öncelikle birim gramajının istenilen düzeyde olup olmadığı eğer varsa örnek numune ile yok ise de sipariş formu ile karşılaştırılarak kontrol edilir. Sonra sırasıyla kumaşın ham maddesi, tuşesi ve diğer örgü özellikleri karşılaştırılır.

 

 

Üretimin Yapılması

 

 

Tüm kontrolleri yapılan kumaş istenilen özelliklere sahip olmayabilir. Bu durumda makine ayarlarında istenilen özelliklere yönelik değişiklik yapılmalıdır. Eğer numune istenilen özelliğe sahip ise kumaşın üretimine geçilmelidir. Üretim esnasında makine cağlıklarına iplik yerleştirilirken aynı numara iplik olmasına dikkat edilmelidir. Üretimi yapılan makine eğer uzun süre çalışıyorsa belli aralıklarda kumaştan numune kesilerek kontrolleri yapılmalıdır.

 

 

Salı, 04 Ocak 2022 19:50

Dokusuz Yüzey Çeşitleri

 

Keçeler

 

 

Yün liflerinde, nemin, ısının ve basıncın etkisiyle liflerin üst yüzeyindeki pulcuklar birbirine geçerler ve ayrılmazlar. Buna “Keçeleşme” denir. Yünün bu özelliğinden yararlanılarak keçeler elde edilir. Üretim prensibine göre keçeler ikiye ayrılır:

 

 

Sıkıştırma keçesi

 

Yün liflerinden oluşan yoğunlaştırılmış lif tülbenti, ısı, nem ve basınç etkisiyle keçeleştirilir. Şapkalar, erkek ceketleri için alt yaka, geleneksel giysiler ve dekorasyon malzemesi vb. üretiminde kullanılır.

 

 

İğne keçesi

 

ğne keçelerinin üretiminde, yünler haricinde diğer lifler de kullanılır. Kabarık lif tülbentinin, kancalı iğnelerle didiklenmesiyle elde edilir. Yer döşemeleri, telalar, dolgu malzemeleri vb. üretiminde kullanılır.

 

 

 

 

dksuz4

 

 

 

 

Kağıt Kumaşlar

 

Tekstil liflerinin kimyasal yapıştırma ya da birbirlerine kaynak yapılması yöntemi ile elde edilen tekstil yüzeyleridir. Kağıt kumaşların üretimi sırasında bir lif tülbenti kimyasal, mekanik veya hem kimyasal hem de mekanik yollardan sağlamlaştırılır.Bu şekilde elde edilen dokusuz yüzeyler (nonwovens), giyim sektöründe özellikle tela olarak kullanılır.

 

 

 

 

dksuz5

 

 

 

 

Telalar

 

Tela, giysiden beklenen görünüm, kalite ve etkiyi elde etmek amacıyla kumaşa farklı yöntemlerle tutturulan yardımcı malzemedir. İşlenen kumaşa, hacim ve direnç kazandırıp giysiye verilecek biçime katkıda bulunurlar. Böylece kumaşın dikim, yıkama, ütüleme gibi işlemlerde karşılaşabileceği sorunlarda kumaşa destek rolü oynarlar. Telaların görevleri, giysinin biçim ve dayanımını desteklemek, buruşmaya yatkınlığınıazaltmak, kumaşa belli bir sertlik ve form kazandırmaktır. Telalar, doğal ya da kimyasal liflerden elde edilebildiği gibi, son dönemlerde yaygın bir biçimde elyaf tülbenti olarak, nonwoven (dokusuz yüzey) üretim teknikleri ile üretilmektedir.

 

 

 

 

dksuz6

 

 

 

 

Telaların kullanım amaçları: Uygulandığı bölgede esnemeyi, kırışmayı önlemek ve şekli korumak, Yaka, klapa, manşet, pat, cep ve cep kapaklarına destek sağlamak; tok bir tuşe (dokunum) kazandırmak, bunlarda kıvrılmayı engellemek, Takım elbise ve paltolarda vücut bölümlerinin desteklemek, belirli bir şeklin verilmesi ve omuz bölümlerini birleştirmek, Düğme ve ilik alanlarını takviye etmek, Çeşitli kenar bölgelerde takviye ve düzgünlük sağlamak, Kemer ve bel şeritlerine sertlik ve destek vermektir. Tela denildiğinde algılanan kavram genellikle “Yapışkan Tela” dır.

 

 

Yapışkan Tela

 

Bir yüzeyi yapışkan madde ile kaplanmış olan tekstil yüzeyi ile, onu kaplamada kullanılan reçinenin oluşturduğu malzemedir.

Kaplama: Kumaşa tutunmayı sağlayan yapıştırıcı malzeme olup, ısıtıldıklarında eriyen soğuduklarında da başlangıçta sahip oldukları katı hale dönen sentetik reçinelerdir.

Kumaş: Kaplamanın oturtulduğu tekstil yüzeyi olup dokuma, örme ve dokusuz yüzey (nonwoven) üretim teknikleri ile üretilirler.

 

 

TEKSTİL YÜZEYLERİNE GÖRE TELA ÇEŞİTLERİ

 

 

Dokusuz Yüzey (Nonwoven) Telalar

 

 

İpliğe dönüştürülmemiş, doğal ya da kimyasal liflerin, özel bir takım yöntemlerle birbirine bağlanmasıyla oluşturulan tekstil yüzeylerinin, çeşitli yapıştırıcılarla ve çeşitli yöntemlerle kaplanmasıyla elde edilen telalardır. Dokunmamış telalar ucuz olması, pek çok çeşidinin bulunması ve kolay işlenebilir olması bakımından oldukça yaygın bir biçimde kullanılmaktadır.

 

 

 

 

 

 

dksuz7

 

 

 

Dokuma Telalar

 

Dokuma yüzeylere, çeşitli yöntemlerle bir kaplamanın oturtulmasıyla elde edilen telalardır. Dokuma telalar, genellikle dış giyimde en ve boy yönünde kullanılır, giysilerde ön yüze muntazam bir duruş ve mukavemet (sağlamlık) vererek giysiden beklenen etkiyi sağlar. Dokuma telalar, hammaddesi, dokuma sıklığı, iplik kalınlığı, dokuma yapısı, kumaş ağırlığı bakımından farklılık gösterirler

 

 

Örgü Telalar

 

 

Örme yüzeylere uygulanan kaplamalarla elde edilen telalardır. Örgü telaların en önemli avantajı yüksek esneme özelliğine sahip olmasıdır. Dış giyimde ve esneme özelliği olan kumaşlarda kullanılmaya uygundur.

 

 

Tela Seçiminde Dikkat Edilecek Hususlar

 

 

1-İstenilen kuru temizleme, yıkama, ütüleme, kurutma değerlerine uygunluk,

 

2-Kumaş cinsine ve işlenişine uygunluk,

 

3-Giysiden beklenen etkiye ve kullanım bölgesine uygunluk,

 

4-İstenilen tuşeye (dokunum) uygunluk,

 

5-Giysinin cinsine, modeline, rengine uygunluk,

 

6-Kumaşla telanın, birleştikten sonra maruz kalacakları dış etkilere aynı tepkileri vermeleri,

 

Kumaşla tela mutlaka bir ön uygulamadan geçirilip sonuçlarının göz ardı edilmemesidir.

 

Yukarda belirtildiği gibi geniş kullanım alanına sahip dokusuz yüzeyler; kullanım alanına göre yapısında farklı özellikleri barındırmaktadırlar. Bu tür kumaşların sahip olabilecekleri özellikler aşağıda maddeler halinde belirtilmektedir. Kullanım yerine göre belirli bir fonksiyonu yerine getirmede kullanılan dokusuz yüzeyler; belirtilen özelliklerinden bir ya da bir kaçını yapısında taşıyabilecek durumda bulunmalıdır .

 

1-Gramaj · Emicilik · Filtreleme özelliği

 

2-Kalınlık · Tutum · Toz tutmazlık

 

3-Yoğunluk · Pürüzlülük/pürüzsüzlük · Sterilizasyon

 

4-Gözeneklilik · Su iticilik · Kuru temizlemeye uygunluk

 

5-Geçirgenlik · Hava şartlarına dayanım · Yıkanabilirlik

 

6-Mukavemet · İletkenlik/yalıtkanlık · Ütülenebilirlik

 

7-Uzama · Antibakteriyel özellik · Boyanabilirlik

 

8-Esneklik · Alev dayanımı · Renk Haslığı

 

 

 

 

Çarşamba, 15 Aralık 2021 20:20

Tiftik Elyafı

TİFTİK KEÇİSİ LİFLERİNİN MİKROSKOBİK ÖZELLİKLERİ

Tiftik lifleri mikroskop altında incelendiğinde, uzunluğuna görünüşünde oldukça üniformdur. Medulalı lif sayısı fazla değildir. Tiftikte medulalı lif sayısının fazla oluşu, kalite bozukluğunu ifade etmektedir. Tiftikte pulcuklar, yüne göre daha geniş yüzeylidir ve daha az belirgindir. Bu nedenle belirli mesafedeki pulcuk sayısı yüne göre daha azdır. Tiftikte lif inceliği yaşına göre değişmektedir. Tiftik liflerinin enine kesiti oval ve yuvarlaktır.Normal şekilde meydana gelmiş, kalınca bir tiftik lifi; kutikula, korteks ve medula tabakalarından meydana gelmektedir. Bir gömleği teşkil eden lifler gözden geçirilirse, bu normal lifler arasında farklı görünüşlü olan kemp kıllarının da bulunduğu anlaşılır. Yün liflerinde kütikula tabakasının kalınlığı 0.7 μm’ dan büyük iken, tiftik liflerinde 0.5 μm’ dan küçüktür . Bu bize tiftik liflerinde yünden farklı olarak pul tabakasının yok denecek kadar az olduğunu ifade eder ki, bu nedenle tiftik lifleri keçeleşmemektedir

 

 

 

tiftik1 

a) Kutikula tabakası:

Öteki hayvansal liflerde olduğu gibi, tiftik liflerinin de üst kısmı örtü hücreleriyle kaplanmıştır. Bunlar yün örtü hücrelerine oranla daha ince, fakat daha genişçedir. İnce, orta ve kalın liflerde örtü hücrelerinin şekilleri az veya çok değişiklik göstermektedir . Kütikula tabakası yün ve tiftik liflerindeki keçeleşmeden ve aynı zamanda tiftik liflerinin parlaklığından sorumludur. Mikroskop altında tiftik lifleri yün ile benzer görünüme sahip olmalarına karşın, tiftik liflerinin pul tabakası oldukça az belirgin olup , örtü hücrelerinin üst kenarları fazla kalkık değildir. Bu nedenle eksenle yaptıkları açı yün liflerindeki kadar büyük olmamaktadır. Tiftik liflerinin kenarları birbiri üzerine fazla katlanmaz. Bu durum liflerin daha parlak görünmesini ve yumuşak olmasını sağlamaktadır. Tiftik yünlerinde her 100 mikrona isabet eden örtü hücresinin sayısı beş adet kadardır ki; bu sayı merinos liflerinde 10-11 civarındadır. Tiftik liflerinin örtü hücrelerinin uzunlukları ise 18- 22 mikron arasındadır. Bu bakımdan tiftik liflerinde görülen örtü hücreleri ile yün liflerindeki örtü hücreleri birbirinden az çok ayrılmaktadır. Bu durum,liflerin birbirinden ayırt edilebilmesini sağlamaktadır.

 

b) Korteks Tabakası:

 

Tiftik liflerinin kutikula tabakasının altında bulunan kısmı korteks tabakasıdır. Bu tabaka, yünlerde olduğu gibi, iğ veya mekik şeklindeki hücrelerin yan yana sıralanmasından meydana gelmektedir. Bu hücrelerin sıralanış biçimi,aynı zamanda liflerin sahip oldukları esneklik ve mukavemetleri bakımından,yüne büyük bir benzerlik göstermektedir. Yalnız bu liflerin esnekliği yüne kıyasla biraz daha düşük, mukavemeti ise biraz fazla olmaktadır. Tiftik liflerinin yan yana dizili kortikal hücreleri arasında çeşitli uzunlukta pipo veya sigara biçiminde, içleri hava ile dolu, vaküoller vardır. Bunların çeşitli liflerdeki oranları oldukça değişiktir. Yine yün liflerinde olduğu gibi tiftik liflerinin korteks tabakasında ortokorteks ve para korteks denilen iki tip hücre bulunmaktadır. Fakat liflerde ortokorteks hücrelerinin oranı çok yüksek olduğundan bunların sadece bu hücrelerden oluştuğu sanılmaktadır. Tiftik liflerinde kıvrım sayısının az oluşu da buna bağlıdır.

 

c) Medula Tabakası:

 

Kalın yapılı tiftik liflerinin bazılarında medula denilen hava ile dolu bir boşluk bulunmaktadır. Bu boşluğun durumu yünlerde olduğu gibi devamlı, kesintili veya parçalı biçimlerde görülebilmektedir. Tiftiklerde kesintisiz biçimde medula daha yaygındır. Saf tiftik sürülerinde medulalı lif miktarı normal olarak %1’i geçmezken, hayvanlar yaşlandıkça liflerde biraz kalınlaşma görüldüğünden medulalı lif oranının %3- 5’e kadar çıkması normal sayılmaktadır.

 

d) Kemp Kılları:

 

Yün liflerinde olduğu gibi, kemp kılları normal lifler arasında beyaz veya opak renkleri ile geniş medulalı oluşlarıyla, kaba görünüşleriyle ayrılabilen kıllardır.Bunlar genellikle kıl foliküllerinden dökülmüş kıllar olup; ölü, gevrek ve kırılgandırlar. Lif ucuna doğru kalınlıkları azalmakta ve sivrilmektedir. Kemp kıllarında örtü hücresinin sayısı, 100 mikron uzunluğunda 10 adetten daha fazla olduğundan normal tiftik liflerine oranla iki kat örtü hücresi bulunmaktadır. Bu halleri ile kemp kılları mikro-skop altında normal liflerden kolaylıkla ayırt edilebilmektedir . Tiftik liflerindeki kemp kılları diğer liflerden görünüm olarak ayırd edilebildiklerinden birçok kullanım alanı için problem kaynağı teşkil edebilmektedir. Giysilerde kemp kıllarının yol açtığı temel sorunlar arasında tebeşir beyazı şeklindeki görünüme sahip olmaları, boyama sonrası daha açık renkte görünmeleri ve daha az olmakla beraber kumaşın tutum ve batma özellikleri üzerine etkileri sayılabilir .

 

 

tiftik2

 

 

TİFTİK KEÇİSİ LİFLERİNİN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ

 

 

tiftik7

 

 

Tiftik liflerinin değeri;

 

- Lif çapı,

- Parlaklığı,

- Kemp oranı,

- Temizlik miktarı ve

- Rengi ile belirlenmektedir.

Tiftik liflerine kendine özgü niteliklerini kazandıran fiziksel özelliklerden en önemlileri incelik, uzunluk, mukavemet, parlaklık ve ondülasyondur. Diğer fiziksel özellikler bakımından yün liflerine büyük bir benzerlik göstermektedir.

 

tiftik5

 

 

 

İNCELİK

 

Tiftik liflerinin incelikleri bunlardan yapılan dokumaları geniş çapta etkilediğinden en önemli özelliklerinden birisi sayılır. Bu liflerin incelikleri, yünlerde olduğu gibi mikronla ifade edilmekte ve lifin çap genişliği dikkate alınmaktadır. Fakat, tiftik liflerinin inceliğinin havyanın genç veya yaşlı olmasına bağlı olarak değişim göstermesinden dolayı yün liflerindeki gibi standart bir sınıflandırma yapılamamaktadır .Tiftiklerde lif inceliği yaş durumuna göre oğlak, çepiç veya ergin olarak üç sınıf üzerinde durulmasını gerektirmektedir. En ince tiftik lifleri oğlaklarda olup 10-40 mikron arsında değişmektedir. Ergin tiftiklerin liflerinde bu sınır 25-90 mikron, çepiçlerden elde edilen liflerde ise 25-60 mikron arasındadır.Hayvanlar yaşlandıkça liflerin kısmen kalınlaştığı bilinmektedir. Fakat bu kalınlaşma liflerin sadece çap genişliği ileolan ilişkilerinde söz konusudur. Liflerindiğer fiziksel özelliklerinde herhangibir kalite düşüklüğü söz konusu değildir. Eğer liflerde görülen bu kalınlaşma hayvanların yaşlanmasından ileri gelmiyorsa o zaman diğer nedenler üzerinde durulmalıdır. Yetersiz beslenme, ani iklim değişikliği ve bazı hastalıklar bu nedenler arasında olabilmektedir. Bu durumda liflerde deformasyon meydana gelmiş demektir. Bu gibi liflerde daha çok heterotiplik kendini gösterir ve ticari değerlerinde düşme olur. Türk tiftiklerinde incelik ortalaması 20,5-41,5 mikron arasında, dünyada ise 33-36 mikrondur. Bu durum Türk tiftiklerinin genellikle incelik bakımından, ayrıca parlaklık ve bukle şekli bakımından dünya tiftiklerinden daha üstün olduğunu göstermektedir . Yün liflerinde de incelik 20-40 mikron arasında değişmekte olup, 22 mikron ve daha düşük lif çapına sahip olanlar ince, 22-31 mikron çaptakiler orta, 31- 36 mikron arasındakiler kaba, 36’dan yukarısı çok kaba lif olarak kabul edilmektedir.

 

UZUNLUK

 

Lif uzunluğu, iki kırkım arasında, yani 12 aylık bir dönemde, kılların gösterdiği büyüme durumudur . Tiftik mamullerinin yapımında lif uzunluğunun da değeri, incelik kadar büyüktür. Bu nedenle tiftiklerin değerlendirilmesinde önemli rol oynamaktadır. Lif uzunluğu hayvanın yaşı ve iki kırkım dönemi arasındaki zamanla ilişkilidir. 6 aylık bir büyüme döneminde lif uzunluğu 10-15 cm arasında uzama gösterdiği halde, bir yıllık dönemde lif uzunluğu 20-30 cm’ye kadar uzayabilmektedir. Aynı zamanda kırkılan oğlakların yaşları arasında farkların bulunması tulupları teşkil eden lif lülelerinin de uzunluklarının farklı olması nedenlerini doğurmaktadır. Lif uzunluğu hayvandan hayvana farklı olabileceği gibi aynı tulup üzerinde vücudun çeşitli bölgelerine göre de değişebilmektedir. Lifler omuz hizasında en uzun olup, vücudun önünden arkasına doğru kısalmaktadır. Tiftik gömleğinde lüle uzunluğu ve lüleyi oluşturan liflerin meydana getirdiği buklenin düzgün ve sıkı olması verim bakımından olduğu kadar liflerin diğer fiziksel özellikleri bakımından da büyük önem taşımaktadır . Ayrıca liflerin kıvrımlı olması normal uzunlukları ile, gerçek uzunlukları arasında farklar meydana getirmektedir.

Genel olarak liflerin boyu, lifler inceldikçe kısalmakta, kalınlaştıkça uzamaktadır. Tiftik lifleri uzunluklarına göre;

 

Kısa lifler: 6 inch veya 15 cm.den kısa olanlar

Orta lifler: 9 inch veya 23 cm.den daha kısa olanlar

Uzun lifler: 9 inch veya 23 cm.den daha uzun olanlar şeklinde sınıflandırılabilir.

 

PARLAKLIK

 

Tiftik lifleri renk ve parlaklık bakımından yün liflerine nazaran büyük bir üstünlüğe sahiptir. Bunların beyaz renkleri açık kremden daha beyazdır .Tiftiğin parlaklığı Barmby ve Townend (1967) tarafından incelenmiştir. Van Rensburg ve Maasdorp (1985) ise lif çapı ve kimyasal işlemin parlaklık üzerine etkisi üzerinde çalışmışlar, ancak parlaklığın mekanizması hakkında hiçbir veri bulamamışlardır. Genel olarak parlaklığın özellikle tiftikteki az çıkıntılı yüzey yapısıyla ilişkili olduğu düşünülmektedir.Tiftik liflerindeki parlaklık tiftikten yapılmış kumaşların canlı renkli, parlak ve cazip görünmelerini sağlamaktadır. Liflerdeki parlaklığın ışığın yansıma biçimi ile de ilişkisi vardır. Örtü hücrelerinin yalnız diziliş şekilleri değil büyüklükleri ve lif ekseni ile teşkil ettikleri açıları da liflerin az veya çok parlak görünmelerini etkilemektedir. Türk tiftikleri parlaklık derecelerine göre sıralanacak olursa; başta Ankara, daha sonra Eskişehir, Bolu, Kastamonu ve Yozgat yer almaktadır.

 

ONDÜLASYON

 

Yün lifleri kıvrımlı yapıya sahiptir ve bu iplik ile kumaş özelliklerine etki etmektedir. Az kıvrımlı yün daha yumuşak olur, buna karşılık çok kıvrımlı yün ise pillinglenmeye ve keçeleşmeye karşı dayanıklıdır . Tiftik liflerindeki ondülasyon, yünlerin kıvrımlarına benzemektedir. Tiftik lifleri arasında daha kıvrımlı olanlar makbul sayılmaktadır. Liflerde görülen ondülasyonun şekli ve sıklığı hayvanların kalıtım dereceleri ile yakından ilişkilidir. Bu bakımdan yetiştiricilik yönünden önem taşımaktadır. Tiftik liflerinde ondülasyon, yani kıvrım sayısı, fazlalaştıkça lif uzunluğu da artmaktadır. Aynı zamanda lülerin düzgün dalgalar halinde şekillenmesini sağlamaktadır. Türk tiftikleri arasında en iyi kıvrımlılık Ankara tiftiklerinde görülmektedir. Bu bakımdan Kastamonu tiftikleri, Ankara tiftiklerini izlemektedir. Çorum, Çankırı ve Yozgat tiftiklerinde de ondülasyon durumunun iyi olduğu bilinmektedir .

 

ELASTİKİYET VE MUKAVEMET

 

Tiftiğin özelikle Young Modülü bakımından yün lifine göre daha farklı bir davranış sergilediği görülmektedir. Tiftik liflerinde yaşlara göre verilen mutlak ve nisbi mukavemet ve elastikiyet değerlerine bakarsak lif çapı arttıkça nisbi mukavemetin azaldığı görülmektedir. Yaş ile artan lif çapına paralel olarak mutlak mukavemet ve elastikiyet değerleri artmış, buna karşılık nisbi mukavemet değerleri azalmıştır.

 

RENK

 

Tiftik lifleri genel olarak beyaz olmakla beraber, bazı hayvanların yünleri kahverengi, siyah veya kırmızımsı renkte olabilmektedir. Makbul olmayan bu yünlerin rengi, korteks tabakasını oluşturan kortikal hücrelerin içindeki renkli pigmentlerden ileri gelmektedir. Hayvansal liflerde iki çeşit pigmente rastlanmakta olup, bunlardan birisi tanecikler halinde bulunan melanin (metalprotein kompleksi), diğeri ise melanoproteindir.

 

DİĞER ÖZELLİKLER

 

Tiftiğin diğer özellikleri yapağıya yani yüne benzemektedir. Tiftik, parlak, elastik, nem çeken, ısıya dayanıklı, kolayca boyanabilen ve kolay kir tutmayan bir elyaftır. Özgül ağırlık yünde 1,305 g/cm3, tiftikte 1,320 g/cm3’dür. Yün lifi bilinen elyaf türleri içinde nem çekme yeteneği en yüksek olanıdır. Yün lifleri ağırlıklarının yarısından fazla nem çekebilmektedir. Bu üstün nem alma yeteneğinin nedeni yapısındaki amorf bölgelerin çokluğudur. Ancak yün lifi çok yavaş su çekebilmektedir. Çünkü lifin dış yüzeyi hidrofob gruplardan oluşurken, hidrofil gruplar merkezdedir. Yün lifleri mikroskop altında incelendiğinde kütikula tabakası görülmektedir. Üzeri ince bir lanolin (yün yağı) ile kaplanmış bu tabaka, liflere su itici özellik kazandırmaktadır. Bu da liflerin ilk etapta suyu almalarını zorlaştıran etmendir . Rutubet alışverişi ve ısı ile ilgili özellikleri yüne yakındır. Ancak tiftik lifi için ticari nem değeri %13 olup, yün lifine göre nispeten düşüktür. Tiftik lifleri ısıya karşı dayanıklı ve yüksek ses izolasyonu olan liflerdir. Bu nedenle topluma açık yerlerdeki tekstillerde (tiyatrolar, otel lobileri, ofisler vb.) kullanım için idealdirler. Buna ilaveten soğuk havalarda ısıyı içerde tutma ve yazın sıcak havanın içeri girmesine karşı bariyer etkisi yapma gibi etkili izolasyon özellikleri de bulunmaktadır.Ayrıca tiftik liflerinin keçeleşme eğilimi oldukça düşüktür . Randıman, belirli miktardaki kirli tiftiğin yıkanarak, bütün yabancı maddelerden temizlendikten sonra, kabul edilen standart şartlarda vereceği temiz tiftik miktarının % olarak ifadesidir. Koyunlarda olduğu gibi Ankara keçisinde de tiftik randımanı üzerinde hayvanın kendi organizmasından gelen iç faktörlerin ve tiftiğin büyümesi sırasında dışarıdan tiftik gömleğine katılan toz, toprak, gübre ve bitkisel madde gibi dış faktörlerin etkisi vardır. Tiftiklerde randıman özellikle ince yapağılara göre oldukça yüksek bir seviyede olup % 60- 90 arasında değişmektedir. Tiftik randımanı üzerinde hayvanın yaşının önemli bir etkisi yoktur.Yün ve tiftik liflerinin kimyasal yapı ve özelliklerindeki benzerlikler nedeniyle, kimyasal güve yemezlik işlemleri gerektiğinde (halı ve döşemeler vb.) tiftiğe de uygulanabilmektedir.Yün ve tiftiğin çekme %’lerini karşılaştırdığımızda sırasıyla dokuma kumaş için %33 ve %1.9, örme kumaş için %23 ve %5.9’dur.

 

TİFTİK KEÇİSİ LİFLERİNİN KİMYASAL ÖZELLİKLERİ

 

Kimyasal yapı bakımından tiftik lifi, yapağıdan farksızdır. Yapağı ve diğer epiderm orijinli boynuz, tırnak gibi tiftik de, keratin yapısında proteinden meydana gelmiştir. Bileşiminde;

 

%50 Karbon

%21 Oksijen

%18 Azot

%7 Hidrojen

%3 Kükürt

%1 Kül (Madeni Madde) bulunmaktadır.

 

Tiftiğin içerdiği kükürt, Ankara keçisinin yetiştirildiği bölge koşullarına göre değişik oranlardadır. Tiftik liflerinde korteks oranının yüksek oluşu bu liflerinin bazı kimyasal maddelere karşı yünden daha hassas olmasına neden olmaktadır. Bundan dolayı kimyasal maddelerle işleme tabi tutulan tiftik liflerinde sıcaklığın ve zaman faktörünün önemli rol oynadığını unutmamak gerekmektedir. Nitekim yıkama, boyama, ağartma, karbonizasyon gibi kimyasal maddelerin yardımıyla yapılan işlemlerde daha dikkatli olunmalıdır. Tiftiklerin korteks tabakasının bu özelliği iyi boya almasını ve parlak renkler elde edilmesini de sağlamaktadır. Tiftik liflerinin kimyasal özellikleri incelenirken güneş ışınlarının bu liflere zararlı olduğunu da belirtmek gerekir. Koyunlarda olduğu gibi, tiftikler kırkılmadan önce, hayvan sırtında uzun süre güneş ışınlarının etkisi altında kalırsa genellikle kükürtlü bileşikler zarar göreceğinden tiftik liflerinin boyanma yeteneği kaybolmakta, mukavemet ve esneklik özellikleri azalmaktadır .Yağıltı miktarı ve özelliği, tiftiklerin iyi veya kötü kaliteli olmasını etkilemektedir. Yağıltının, liflerin kütikula tabakası üzerine yayılmış olması liflerin birbiri ile keçeleşmeden yakın temaslarını sağlamaktadır. Tiftiklerdeki yağıltı miktarı normalden az olursa lülelerin dış etkenlerekarşı korunması azalacağından, tiftik liflerinin renkleri, parlaklıkları ve yumuşaklıkları gibi önemli özellikleri azalmakta ve dolayısıyla tiftiğin değeri düşmektedir Yün ile karşılaştırıldığında tiftik lifleri daha az miktarda yağıltı içermektedir.Örneğin merinos yünleri %15 yağıltı içerebilirken, tiftik liflerinde yağıltı miktarı % 4-6 civarındadır. Buna karşılık yapak yıkama sırasında 1 gram yağıltıyı tiftikten uzaklaştırmak yüne göre daha zor olduğundan, tiftik lifleri yıkanırken daha fazla miktarda yıkama maddesi kullanılması gerekmektedir.Ayrıca tiftik lifleri yüne göre alkalilere karşı daha hassas olduğundan yapak yıkama sırasında daha az (veya hiç) soda kullanılması önerilmektedir. Türk tiftiklerinin sınıflandırılmasında ve değerlendirilmesinde içerdikleri yağıltı miktarının şekli ve rengi gibi özellikler büyük rol oynamaktadır. Çünkü bu yağıltı, tiftiğin renklenmesini ve aynı zamanda temizlenmesini etkilemektedir. Yıkamada kolaylıkla temizlenmeyen ve liflerin üzerinde kalan yağıltı, tiftiklerin değerini düşürmektedir. Tiftiklerde bulunan yağıltılar renklerine göre; beyaz, sarı, esmer ve kızılımtrak yağıltı diye adlandırılmaktadır.

Bunlar arasında:

 

1. Beyaz yağıltı tiftiğin rengini beyaz gösterdiği gibi, yıkamayla kolayca giderilebildiği için en makbul olanıdır.

2. Sarı yağıltı, tiftiğin rengini sarımtrak göstermekte, ancak kolayca yıkanabildiği için bu da makbul sayılmaktadır.

3. Esmer yağıltı, tiftiğin rengini kirli esmer göstermektedir ve yıkanmasıkolay değildir. Bu nedenle makbul sayılmamaktadır.

4. Kızılımtrak yağıltı ise, liflerin rengini kızıl göstermektedir. Yapışkan, yıkanması ve temizlenmesi güç olduğundan makbul değildir .

 

Lüks elyaf olarak tanımlanan tiftik lifleri genel olarak yün lifine yapı itibari ile benzemelerine rağmen, çok daha ince ve çok daha az kıvrımlı olmaları bakımından farklıdırlar. Dolayısıyla yüne göre daha parlak ve yumuşaktırlar.

Kesit şekli olarak ele alındığında ise tiftik lifi yüne göre daireye daha yakın formdadır. Lifin dış yüzeyindeki pulcuklar daha ince olup daha düz ve pürüzsüz halde yerleşmişlerdir. Tiftik lifi yüzeyinde 100 mikronda 5-6 adet pul yer alırken, yünde yaklaşık 11 adet pul bulunmaktadır. Dolayısıyla tiftikte lif yüzeyi daha pürüzsüz görünümdedir.  Sonuçta bu özellik, tiftik lifinin ışığı daha iyi yansıtarak kendine has ipeğimsi bir parlaklık kazanmasına yol açmaktadır. Bunun yanında tiftik lifinde pullar yün lifindeki pullara nazaran daha yumuşak ve pürüzsüzdür. Sonuçta bu özellik, dokumada tiftik ipliklerin yün iplikler kadar iç içe geçmeyerek kumaşın nispeten daha açık yapıda olmasına neden olmaktadır. Bu nedenle de nemli iklimlerde özellikle Japonya'da tiftik elyaf içeren takımlık kumaşlar yünlü kumaşlara nazaran daha çok tercih edilmektedir. Ayrıca tiftik lifleri bu liflerde kemp kıllar dışında öz kanal olmamasından dolayı korteks tabakasının çok yer kaplaması nedeniyle oldukça dayanıklı olmaları ile de tanınmaktadır.

 

TİFTİĞİN KULLANIM ALANLARI

 

tiftik8

 

 

1-Elbise üretiminde kumaş yapımında

2-Kısa lifli yünlerden keçe ve fötr şapka yapımında

3-Eldiven,çorap,şapka,şal ve baş örtüsü dokumasında

4-Kalın tiftiklerden elde edilen ipliklerden halı ve battaniye yapılır.

5-Döşemelik kumaş ve triko sanayinde kullanılır.

 

Çarşamba, 15 Aralık 2021 18:37

Sandviç Tekstiller

Dokuma sandviç tekstiller iki farklı dokuma kumaştan çift katlı kumaş olarak üretilen tekstil yüzeyleridir. Sandviç tekstillerin dokuma tekniği ile üretimi, havlı kumaş dokuma makinelerinde gerçekleştirilebilir. Bu makinelerde, sandviç formunda üretilen iki dış tekstil yüzeyi, hav çözgü iplikleri ile birleştirilir.

 

 

sand4

 
 

Yüzeylerin iplikleri, dokusu ve desenleri birbirinden farklı olabilir. Ayrıca iki yüzey arasındaki dikey ipliklerin uzunluğu, konstrüksiyonu ve yapısı, sandviç tekstilin mukavemetini ve sertliğini belirler.

Sandviç tekstillerin üretiminde kullanılan makinelerde ağızlık, armürlü veya jakarlı sistemler ile açılır ve iplik kalınlığına ve hav yüksekliğine bağlı olarak dakikada yaklaşık 300 atkı atılabilir. İplik olarak genellikle rahat ve hızlı çalışılabildiği için polyester seçilmektedir. Alt ve üst doku olarak daha çok bezayağı veya dimi 2/2 kullanılmaktadır. Hav dokusunun alt ve üst doku ile bağlantısı W veya V bağlantı ile yapılmaktadır. Bu yöntem ile kalınlıkları 10 mm ile 100 mm arasında değişebilen sandviç kumaşların üretimi mümkündür. Dokuma tekniği, yüksek verimlilik ve farklı monofilament ipliklerin kullanımı avantajlarından dolayı sandviç kumas üretiminde kullanılmaktadır. Dokuma sandviç tekstiller diğer yöntemler ile üretilenlere göre daha stabil bir yapıya sahiptirler ve otomobil içi komponentlerinde, ses izolasyon malzemelerinde ve cerrahi implantlarda kullanılmaktadır.

Sandviç tekstiller özel yapıları sayesinde konvansiyonel tekstil yapıları tarafından karşılanamayacak spesifik özelliklere sahip tekstil yapılarıdır. İki ayrı tekstil yüzeyinin bir bağlantı ipliği veya tabakası ile bağlanması sonucu olusan sandviç tekstillere olan talep son yıllarda artıs göstermiştir. Bu artısa paralel olarak bu alanda yapılan arastırmalarda da artıs gözlenmiştir.

Atkı ve çözgü örmeciliği yanında dokuma veya dokusuz yüzey teknikleriyle de üretilebilen sandviç tekstiller, farklı materyallerin kullanımına izin vermeleri, esnek bir ürün aralığına ve üç boyutlu yapıya sahip olmaları nedeniyle otomotiv tekstilleri, medikal tekstiller, jeotekstiller, spor giysileri, koruyucu tekstiller ve kompozitler gibi birçok alanda kullanım olanağı bulmaktadır.

Sandviç kumaşlar, iki ayrı tekstil yüzeyinin bir bağlantı ipliği veya tabakası ile bağlanması sonucu olusan üç boyutlu tekstil yüzeyleridir. Sandviç tekstiller ile ilgili ilk patent, 1868 yılında Matthew Townsend tarafından alınmıştır. Teknolojik açıdan çok yeni olmamakla birlikte, uygulamada kullanımı yenidir. ve son yıllarda teknik tekstil yapıları içinde yeni bir jenerasyon olarak yer almaktadır .Teknik alanda üretilen kumaşlar arasında yer alan sandviç kumaşlar, gelişmiş makine teknolojisi ile üretilen ve konvansiyonel tekstil yapıları tarafından karşılanamayacak özelliklere sahip özel tekstil yapılarıdır. En belirgin özellikleri, çok iyi basma dayanımı, yüksek hava geçirme özelliği, iyi esneme özelliği, kimyasallara karsı dayanıklılık, yüksek eğilme performansı ve dökümlülük olarak sıralanabilir. Ayrıca başka hiçbir yapıda olmayan fiziksel özellikler, moda değisimlerine uygun desen ve renk değisim imkânları ve kullanım alanlarının çeşitliliği sandviç kumaşlara olan ilgiyi arttırmaktadır.

 

SANDVİÇ KUMAŞ ÜRETİM YÖNTEMLERİ

 

 

Sandviç kumaşlar, kullanım yerlerine ve istenen özelliklere göre :

1-Dokusuz yüzey

2-Dokuma,

3-çözgü örmeciliği

4-Atkı örmeciliği

 

 

SANDVİÇ TEKSTİLLERİN KULLANIM ALANLARI

 

 

Sandviç tekstiller, farklı materyallerin kullanılabilmesi, esnek bir ürün aralığına ve üç boyutlu bir yapıya sahip olmaları nedeniyle birçok alanda kullanılmaktadır. Özellikle farklı tasarım olanakları ve genis bir desen aralığına sahip olmaları, bu tekstillerin yeni kullanım alanları bulmalarına yardımcı olmaktadır. Sandviç tekstiller giyim sektöründen takviye uygulamalarına kadar uzanan çok çeşitli alanlarda kullanılabilir. Giyim sektöründe iç giyim komponentleri olarak örneğin sutyenler ve yüzme giysileri için vatka olarak veya dış giysiliklerde izolasyon materyali olarak kullanılabilir . Ayrıca spor giysiler, korseler ve ayakkabılar diğer kullanım alanlarıdır. Nefes alabilir yapıları, giyim konforu ve yıkama dayanımları nedeniyle köpük ve köpük kompozitlerin yerini almaya başlamışlardır. Sandviç tekstiller, tıbbi uygulamalarda (bandaj ve tedavi edici malzemeler, kompresyon bandajları, yatak yarasını önlemek için hasta yatakları ve tekerlekli sandalye kaplamalarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Özellikle hava geçirgenliği ile ısı ve nem aktarma özellikleri deri dostu, nefes alabilir bir yapı sağlamaktadır. Bu avantajları sayesinde sandviç tekstiller, tıbbi uygulamalar için gerekli olan fizyolojik konfor sağlamaktadırlar.

 

 

sand23

 
 
Yüksek ısı dayanımına sahip ipliklerin kullanılması veya güç tutusurluk bitim işlemlerinin aplikasyonu sayesinde sandviç tekstiller koruyucu tekstillerde, örneğin güç tutusur giysilerde astar veya güç tutusur yatak olarak kullanılabilmektedir . Sandviç tekstillerin önemli bir diğer uygulama alanı otomobil tekstilleridir. Bunlar, araba koltukları için döşemeliklerde, araba içi kaplama ve yer döşemelerinde, kamyonların çamurluklarında kullanılabilirler . Özellikle araba koltukları için gereken sıkıştırılabilme dayanımı ve kaplama materyali arasından iyi bir hava sirkülasyonu özellikleri bu yapıların temel avantajlarıdır. Sandviç tekstillere fonksiyonel komponentlerle birleştirilerek, özel uygulama alanları için farklı özellikler kazandırılabilir. Örneğin, boşluk tabakasına bir vatkanın veya dolgu maddesinin ilavesiyle multifonksiyonel bir ürün elde edilebilir. Ayrıca antibakteriyel, güç tutusur veya antistatik multifilament, monofilament veya eğrilmiş iplikler gibi teknik materyaller ile kullanım alanları genişletilebilir.
 
 

ÖRME SANDVİÇ TEKSTİLLER

 

 

Örme tekniği, sandviç tekstillerin üretiminde en çok kullanılan yöntemdir. Atkılı veya çözgülü örme yöntemleri ile üretilen sandviç tekstiller, kullanışlı ve hacimli karakteristikleri ile tanınmaktadır.

 

 

Çözgülü örme sandviç tekstiller

 

 

Çözgülü örme sandviç tekstillerin üretimi sadece çift iğne raylı Raschel makinelerinde gerçekleştirilir. Bu yöntemde, makinenin her iki iğne rayında üretilen iki ayrı kumaş, bağlama iplikleri ile birbirine bağlanır. Kumaşın ön ve arka yüzeylerinin konstrüksiyonu, üründen beklenen özelliklere göre seçilmekte; yatırım ve tahar işlemlerinin kombinasyonu ile sağlanmaktadır.

 

 

 

sand5

 
 
Yukarıda  görülen 1. ve 4. yatırım raylarında sandviç tekstilin dıs yüzeyleri üretilir ve bu raylar istenilen dış yüzey desenine göre taharlanır. Her bir yatırım rayında farklı tahar kullanılarak farklı yüzey yapıları; gözenekli desenler veya kapalı yüzeyler elde edilebilir. 2. ve 3. yatırım rayları bağlama iplikleri için kullanılır. 1. yatırım rayı sadece 1. iğne rayına (N1), 4. yatırım rayı sadece 2. iğne rayına (N2) yatırım yaparken, 2. ve 3. yatırım rayları her iki iğne rayına iplik besler. Böylece bağlama iplikleri, iki kumas yüzeyini birleştirir.
Çift iğne raylı Raschel makinelerinde iğne rayları dönüşümlü olarak çalısmakta ve yatırım rayları her bir iğne rayının iğneleri arasında salınım hareketi yapmaktadır. Mamulün özelliklerine ve üründen beklenen taleplere göre minimum 4 yatırım rayı genel olarak ise 5 ile 7 yatırım rayı kullanılabilir. Sandviç tekstilin dış yüzeyleri nihai ürünün kullanım alanına bağlı olarak farklı veya aynı, düz veya desenli, her iki yüzey veya sadece bir yüzey açık yapıda veya her iki yüzey farklı gözenek büyüklüklerine sahip olarak üretilebilir .
 
 
sand1
 

“Bağlama iplikleri” genellikle monofilamentlerden seçilse de, eğrilmiş iplikler ve multifilament iplikler de kullanılabilir. Sandviç tekstil yapısından beklenen özelliklere göre genellikle stabil ve basıncı karşılayabilecek materyaller seçilmektedir.

Bağlama ipliklerinin özellikleri sandviç tekstilin özelliklerini belirlediğinden, bu iplikler son üründen beklenen özelliklere göre seçilmelidir. Ticari üretimde yaygın bir şekilde polyester veya poliamid monofilament iplikler tercih edilmekle birlikte cam elyafı ve diğer lifler de kullanılabilmektedir. Çift iğne raylı Raschel makinelerinde kalınlıkları 1,5 mm ile 60 mm arasında değisen sandviç tekstillerin üretimi mümkündür. Sandviç tekstilin kalınlığı iki iğne rayı arasındaki mesafenin istenilen sandviç tekstil kalınlığına göre değiştirilmesi ile ayarlanır. Raschel makinesinde herhangi bir modifikasyona gerek kalmaksızın 20 mm kalınlığına kadar sandviç tekstiller üretilebilmektedir. Ancak 20 mm’den daha fazla kalınlığa sahip olan ve “High Distance (Çok Kalın) çözgülü örme sandviç tekstiller” olarak adlandırılan ürünler için Raschel makineleri modifiye edilmelidir.  
 
 
sand2
 
 
Bunların yanı sıra Raschel makinelerinde nihai ürüne göre makine üzerinde şekillendirilmiş sandviç kumaşlarda üretilebilmektedir.
 
sand7
 
 
Düz örme sandviç tekstiller
 
 
Düz örme makinelerinde iki tekstil yüzeyinin bir grup bağlama ipliği ile birbirine bağlanması sonucunda sandviç yapı elde edilir. Bu yöntem ile sandviç kumas üretimi teknik olarak zor bir işlemdir ve sınırlamalar söz konusudur. Çünkü iki kumas tabakası arasındaki boşluk, iki iğne yatağı arasındaki mesafeye bağlıdır ve bu mesafe 2–10 mm arasında değişmektedir. Ayrıca monofilament ipliklerin iğne kancalarından çıkmaması için üretim esnasında dikkatli olmak gerekir. Üretimleri düşük olmasına rağmen, düz örme tekniği özel uygulamalar için uygun bir alternatif sunmaktadır.
 
sand8
 
 
İğne diyagramından, iki kumas tabakasının askılarla bağlandığı görülmektedir. 1. sistem bir ön bir arka yataktaki iğnelerde askı yaparken, 2. ve 3. sistemler arka iğne yatağında ardısık iğnelerde ilmek oluşturmaktadır. 4. sistem ise kumaşın ön yüzünde görünecek olan süs amaçlı jakar desenini oluşturmak için ilmek ve askı yapmaktadır. Ayrıca düz örme makinelerinde birbirine örme yapılarıyla bağlanan iki tekstil yüzeyinden olusan sandviç tekstiller de üretilebilir. Bu yöntemin esası; iki iğne yatağında ayrı olarak zemin örgülerin ve belirli bir noktada seçili iğnelerde birleştirici tabakanın (genellikle 1x1 rib) örülmesine dayanır. Birleştirici tabaka kısa ise bu iğneler dış tabakaların örülmesi için de kullanılabilir; uzun ve sekli karmaşıksa bu iğneler yalnızca birleştirici tabakanın üretimi için kullanılır .
Örme bağlayıcı tabakalar kullanılarak oluşturulan bu yapılarda kullanılan bağlantı tabakaları; tek veya çift katlı olarak üretilebilir. Tek bağlantı tabakası sadece bir iğne yatağında (jersey) veya her iki iğne yatağında (rib, interlok) dış yüzeylere bağlı olarak örülebilir ve pozisyonu dış yüzeylere dik veya eğimli olabilir. Çift bağlantı tabakasının üretimi için iki dış yüzey ayrı olarak örülmekte ve belirli bir noktada bir rib sırasıyla birbirine bağlanmaktadır. Eğer bu aşamada, dış yüzeylerde belirli miktarda sıra üretilirse bağlantı tabakası “X” seklinde olacaktır .  
Bu metodun kullanılmasıyla, herhangi bir modifikasyona gerek kalmaksızın 20 mm’ ye varan kalınlıklarda sandviç kumaşlar üretilebilmektedir. Ancak 20 mm’ den kalın kumaşlar için bağlantı kumaşları özel çekim sistemi gerektirirler; çünkü dış kumaşların örülme işlemi durduğundan ana çekim sistemi kullanılamamaktadır . Ayrıca daha kompleks şekilli yapılar elde edebilmek için farklı tasarımlar geliştirilebilir. Bunun için su yöntemler kullanılmaktadır:
 
 
Farklı uzunluklarda bağlantı tabakalarının kullanımı
 
 
Değişken şekilli bağlantı tabakalarının kullanımı (incomplete courses technique)
 
şekilli dış yüzey kumaşların kullanımı (fully-fashioned)
 
 
Farklı uzunluklarda bağlantı tabakalarının oluşumu: Bağlayıcı tabaka uzunluğundaki bir değişiklik kumaşın enine kesitini değiştirir. Kumas sekli, ardışık kumas tabakalarındaki farklılıklar ile elde edilir. Bu konuda iki olasılık söz konusudur. Birincisinde, farklı uzunluklarda bağlayıcı tabakalar oluşturulur.
ikincisinde ise, önceden belirlenen farklı uzunluklardaki iki tabakanın oluşturduğu bir serinin, dış kumaşlardaki belli sayıdaki sıralarla birleştirilerek, 90°’lik geometriye sahip bir köşe efekti yaratmasıdır. Bu oluşum, aşağıda gösterilen, L veya T enine kesitli kumaşların oluşum yöntemidir.
 
 
Değişken şekilli tabakalar:
 
 
Bu yöntemde sandviç kumaşların yapısı, eksik sıra tekniği ile elde edilen bağlayıcı tabakanın sekline bağlıdır. Bu teknik, seçili iğnelerle belirli sıralar örülürken diğer iğnelerin boş beklemesiyle oluşmaktadır..
Bu tabakaların oluşumunda, iplik kılavuzu değişken sayıdaki iğneleri sürekli olarak besleyerek dış tabakaları şekilli olarak bölmektedir.
 
 
Dış kumaşları şekilli sandviç yapılar
 
 
 Fully Fashion tekniği kullanılır. Böylece çalışan iğne sayıları değiştirilerek kumas eni daraltılıp genişletilir . Bu işlem ilmek transferiyle gerçekleştirilir.
 
 
 
 
sand10
 
 
 
 
sand12
 
 
 
 
 
 
sand14
 
 
 
 
sand16
 
 
 
 
sand20
 
 
 
 
 
sand22
 
 
 
 
 
 
 
 
Pazar, 27 Aralık 2020 14:28

Teknik Tekstilller

 

tkniksg1

 

 

 

Tekstil endüstrisin gelişme gösteren önemli bir bölümü tıp, sağlığı koruma ve hijyen sektörleridir. Tıbbi işlemlerde yüksek standartlarda kompleks teknik tekstillere ihtiyaç her zaman olmuştur. Gelişmenin boyutu tekstil teknolojisi ve tıbbi tekstil proseslerindeki ilerleme ve gelişmelere paralel olarak büyümüştür.Bu ürünler en küçük parmak bandajlarından başlayarak,ameliyat iplikleri,kemik naklinde kullanılan karmaşık kompozit yapılar, Damar protezleri ve kalp valflarına ( kapakçıklarına) ve ürolojiye kadar uzanmaktadır.AIDS veya hepatit virüsü taşıyabilecek vücut sıvılarının en küçük miktarlarına karşı koruma sağlayan cerrahi önlükler ve steril kumaşlar artan oranda talep edilmektedir.Hastalıklı damarlar ince örülmüş veya dokunmuş tüp şeklinde ürünlerle; By-Pass yapılırken kalpte ve dizde zarar görmüş bağlar da güçlü tekstil dokuma veya örme kumaşlarla yer değiştirebilmektedir.Artan Dünya nüfusu bu pazarı da büyüttüğü kaçınılmaz bir gerçektir.

Hemashield Gold-4 adıyla üretilen sığır kolajeni ile kıvrımlı polyesterden dokunmuş tıbbi amaçlarla (damar tıkanıklığı vb) vücuda yerleştirmek için kullanılan damar dokusu örneği aşağıda görülmektedir.

 

 

 

tkniksg2

 

 

 

TEKNİK İPİLİKLER VE SINIFLANDIRILMASI

Teknik tekstil ürünlerinin bulunduğu formlar içinde dokusuz yüzeyler hariç hepsinin yapı taşı ipliktir. Teknik tekstil ürünlerinin​​ üretiminde kullanılan iplikler, ​​ teknik iplikler​​ olarak adlandırılır. ​​ Teknik iplikler hammadde, bulundukları form ve yapılarına göre sınıflandırılırlar.

 

Hammaddelerine göre teknik iplikler

Teknik iplikler kullanılan liflere göre doğal ve sentetik olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Doğal ve sentetik liflerden üretilen iplikleri ise düşük, yüksek ve çok yüksek mukavemetli iplikler olarak alt gruplarda incelemek mümkündür.

 

 

 

ipliktekik1

 

 

 

 

Yapılarına ve bulundukları forma göre​​ teknik iplikler

Yapılarına ve bulundukları forma göre teknik iplikler 6 gruba ayrılır: filament, kesikli, katlı, kablo, saç örgü ve özlü iplikler​​. 

 

 

 

 

 

ipliktekik2

 

 

 

 

 

1-Filament​​ iplikler

Filament iplikler; monofilament, multifilament, puntalı ve şerit iplikler olmak üzere​​ dört grupta incelenir.

a-Monofilament iplikler

Monofilament​​ iplik, çapı​​ 100-2000 µm​​ (0,1-2,0 mm) ​​ arasında değişen ve tek bir filamentten oluşan ipliktir. ​​ Filamentin enine kesiti, son kullanım alanına göre yuvarlak, profilli veya boşluklu olabilir​​. Lifin enine kesiti ipliğin özelliklerini etkiler. Örneğin yuvarlak olmayan kesite sahip lifler, yüzey alanını genişletir ve emiciliği arttırır.

Monofilament​​ iplikler​​ yüksek eğilme rijitliğine ve aşınma dayanımına sahip​​ ipliklerdir ve ipliğin çapı kullanım yerine göre değişir.

 

 

 

ipliktekik3

 

 

 

 

b- Multifilament​​ iplikler

Multifilament iplik, üretici tarafından belirlenen bir bükümde sonsuz uzunlukta demet halindeki ince monofilamentlerden meydana gelen ipliktir.​​ Filamentlerin enine kesit şekli, iplik içinde liflerin birbirine ne kadar yaklaşabileceğini belirler.​​ Yuvarlak kesitli filamentlerden oluşan iplikler, yapıdaki filamentler birbirine daha yakın yerleşebildiği için kompakt; yuvarlak olmayan kesite sahip filamentlerden oluşan iplikler ise, yapısındaki filamentlerin bir araya gelmeyi engellemesinden ötürü daha hacimli olur.​​ Multifilament iplikler aynı özellikteki monofilament ipliklerden daha esnek​​ bir yapıya sahiptirler.

c-Puntalı​​ veya kaynaştırılmış iplikler​​ (Intermingled/commingled)

Puntalı veya kaynaştırılmış iplikler, liflerin birbirinden ayrılmasını engellemek için büküm yerine puntalama işleminin uygulandığı filament ipliklerdir. ​​ 

Aynı türden filamentlerin​ puntalanarak oluşturulduğu ipliklere “intermingled”, iki veya daha fazla farklı türden filamentlerin​​ puntalanarak oluşturulduğu ipliklere de “commingled” iplikler (örneğin karbon ve polyesterin puntalanması gibi) denir. ​​ 

 

 

 

ipliktekik4

 

 

 

Düşük bükümün istendiği durumlarda tercih edilen puntalama işleminin esası; jetin içerisinden hızla gönderilen havanın filamentlerin birbiri içine geçmesini sağlamasına dayanır. ​​ Düzenli aralıklarla dağıtılmış olan puntalama noktaları​​ filamentleri bir arada tuttuğundan iplikler sıkıştırılmış görünür​​.

d-Şerit​​ iplikler

Şerit iplik; ​​ poliamid, polyester ve polietilen gibi sentetik polimerlerden üretilen ince, dar ve şerit benzeri film​​ halindeki ipliklerdir​​. ​​ Şerit iplik​​ üretimi; teknik uygulamalar için 20-40​​mm genişlikte​​ ve 60-100​​ µm​​ kalınlıkta düz bir polimerik​​ plaka veya filmin kesilmesiyle gerçekleştirilir. Bunun yanı sıra şeritlerin ayrı ayrı ve mekanik olarak fibrilize edilmesiyle elde edilen multifilament iplik görünümlü şerit ipliklerin de üretimi mevcuttur.

 

 

ipliktekik5

 

 

 

2-Kesikli iplikler

Kesikli veya eğrilmiş iplikler, kısa ve​​ ştapel​​ liflerin​​ oluşturduğu lineer gruplardır. ​​ Lifler bükümle birbirlerine tutunurlar ve büküm, ​​ bu iplikler için en önemli parametredir. Hammadde olarak​​ sentetik veya doğal lifler​​ (pamuk, yün, jüt vb.) kullanılır​​. ​​ Sentetik lifler kullanıldığında fiziksel boyutlarının doğal liflere benzemesi açısından kısa uzunluklarda kesilirler; böylece​​ hem​​ doğal lifler için​​ tasarlanmış​​ makinelerde işlenebilir hem de​​ karışım olarak çalışılabilir hale gelirler. Kesikli ipliklerin, ​​ çok sayıda lif ucunun dışarı doğru çıktığı ve liflerin helis bir diziliş gösterdiği bir iplik yüzeyi vardır.

3- Katlı​​ iplikler

Katlı iplikler, iki veya daha fazla tek kat ipliğin​​ bükülerek bir araya getirilmesiyle oluşturulur​​. ​​ Katlama anında​​ genellikle tek kat ipliğin bükümünün tersi yönünde büküm verilir. Bu sayede büküm açısından dengeli bir yapının meydana gelmesi sağlanmış olur. ​​Katlanan iplik sayısına göre katlı iplikler; ​​ 2-kat, 3-kat veya çok-katlı olarak adlandırılırlar. Katlı iplikler, aynı özellikteki tek kat ipliklere göre daha düzgün, daha stabil, ​​mukavemetli ve tüylülükleri daha düşüktür.

 

 

ipliktekik6

 

 

 

4- Kablo​​ iplikler​​ (Katlanmış bükülü iplikler)

Kablo iplikler, birkaç katlı ipliğin bir araya getirilerek ters yönde bükülmesiyle oluşturulur. Kablo iplikler tek kat,​​ katlı ve kablo aşamalarında S-S-Z veya S-Z-S ya da Z-S-Z veya Z-Z-S büküm kombinasyonunda​​ olabilirler. Bu iplikler daha düzgün ve mukavemetlidirler​​ .

5- Saç​​ örgü​​ iplik

Saç örgü iplikler tüp formunda ya da tek parça olarak üretilirler. Genellikle 8-36 arasındaki iplik birbirine geçerek belirli bir açıda saç örgü yapıyı oluştururlar. İpliklerin birbirine geçme şekli, bezayağı veya dimi desenindedir. Nihai iplik büküm açısından dengeli olup esnetildiğinde büküm açılması eğilimi göstermez. ​​ Oldukça esnektirler ve aynı özellikteki bükümlü ipliklere göre​​ uzama oranları​​ daha düşüktür.

 

 

 

ipliktekik7

 

 

 

Saç örgü iplik üretiminde düz bir tabla üzerinde çiftler halinde dizili olan bobinlerin birbiri etrafında sarılarak döndürülmesi ile örgü oluşturulur. Aşağıda görüldüğü gibi, her bir örgü ipliği için bir dişli ve bu dişlinin de hareket ettiği bir yörünge kanalı mevcuttur. Saç örgüsünde mevcut iplik sayısına göre iki, üç ya da çok çarklı makinalar söz konusudur.

 

 

 

ipliktekik8

 

 

 

KORUYUCU GİYSİLER

 

Koruyucu giysiler kişinin zararlı maddelere, kötü çevre koşullarına maruz kalma riskini önlemek ve bu riskten korunmasını sağlamak ve/veya bu riski azaltmak için giyilen giysilerdir.

 

  • Çeşitli risk ortamlarında çalışan itfaiyeciler,
  • Güvenlik personeli,
  • Otomobil yarışçıları
  • Tıbbi personel
  • Ağır sanayi işçileri v.b.

 

İnsanların dış etkenlerden korunması amacı ile üretilen kıyafetlere koruyucu giysiler denir.

Bu giysilerin özellikleri kullanıldıkları sanayi dalının ihtiyaç ve beklentilerine göre değişir.

 

Bu tip giysiler;

 

Yüksek sıcaklığa dayanabilen ve yüksek mukavemete sahip olan yüksek performanslı lifler veya iplik yapılarında yapılan küçük değişiklikler ve çeşitli apreler ile üretilirler. Koruyucu giysilerde en önemli husus insan hayatının korunmasıdır. Ayrı bir tekstil materyalinden çok giysinin kendisi koruma sağlar. Bu alanda kumaş tüm koruyucu giysilerde ve diğer koruyucu tekstil ürünlerinde kritik unsurdur. Giysiyi giyen kişi ve potansiyel yaralanma kaynağı arasındaki güvenlik bariyeri olarak, bir kazanın kurbanı tarafından yaşanan yaralanma derecesini belirleyecek olan kumaşın özellikleridir.

 

Literatürde özel olarak bahsedilen koruyucu ekipmanın tipleri şunlardır;

 

  • Çadırlar
  • Kasklar (miğferler),
  • Eldivenler (el ve kol koruması için)
  • Uyku tulumları
  • Hayatta kalma çantaları ve takım elbiseleri
  • Yangından-koruyucu giysiler
  • Isıya dayanıklı giysiler
  • Çift taraflı ceketler
  • Balistik dayanımlı yelekler
  • Biyolojik ve kimyasal koruyucu giysiler
  • Patlamaya dayanıklı yelekler
  • Alev almayan başlıklar ve eldivenler
  • Erimiş metal koruyucu giysiler
  • Yüzdürme yelekleri
  • Donmayı önleyici ve kanallı ılık hava giysileri dahil askeri koruyucu giysiler
  • Denizaltı koruyucu giysileri
  • Dalgıç giysileri ve dalma derileri
  • Hayat salları
  • Özel havlu ve bezler
  • Işınlardan koruyucu tulumlar
  • Hayatta kalma giysileri
  • Halatlar ve emniyet kemerleri

 

Kendileri için koruyucu giysilerin ve malzemelerin üretildiği, literatürde özel olarak belirtilen iş ve faaliyet tipleri şunlardır:

 

Polis ve güvenlik görevlileri

Dağcılık

Mağaracılık tırmanma

Kayak

Uçak personeli (askeri ve sivil)

Askerler

Denizciler

Deniz altıcılar

Dökümhane ve cam işçileri

İtfaiyeciler

Su sporları

Kış sporları

Ticari balıkçılık ve dağcılık

Deniz dibi petrol ve benzin ekipmanı işçileri

Sağlık bakımı

Yarış sürücüleri

Astronotlar

Kömür madenciliği ve sağlık depo işçileri

 

Teknik tekstiller, özellikle düşmana ait çevrelerde hareket etmesi, yaşaması, hayatta kalması ve savaşması gereken askeri kuvvetler için önemli özellikler sunmaktadır. Askeri kuvvetler, konforları ve hayatta kalabilmeleri için gerekli tüm malzemeleri taşımalı veya giymelidir ve bu nedenle en hafif, kopmayan, sağlam ve yüksek performanslı özel üniforma ve ekipmana ihtiyaçları vardır.

Bireyleri çevreden ve savaştaki tehlikelerden korumak için hayati önem taşıyan gereksinimler, dünyanın önde gelen uluslarının askeri kullanımı için en gelişmiş teknik tekstilleri geliştirmek ve sağlamak için önemli ölçüde kaynak harcamalarını sağlamıştır.

 

  • Isı
  • Alev
  • Erimiş metal sıçramaları
  • Aşırı soğuk ve donma
  • Radyasyon kaynakları ve benzerinden korunma

 

Hem sivil hem de askeri koruma uygulamaları için başlıca taleptir. Talebi etkileyen koşullar;

 

  • Özel çevresel tehlikeler
  • Koruma derecesi
  • Konfor seviyesi
  • Giysilerin dayanıklılığı
  • Estetik ve yasalar

 

Tüketicinin olası tehlikelerin farkında olması ve benzeri sosyolojik faktörlerdir. Güneşin zararlı UV ışınlardan korunmanın bir yolu da güneşten koruyan giysilerdir. Birçok kumaş güneşin UV ışınlarını engellese de tüm kumaşlar güneşten koruyan giysiler sınıfına dâhil edilemezler. Güneşten koruyan giysiler, klasik yazlık kumaşlardan ayrılmaktadır. UV ışınlarına karşı koruma sağlayan giysilerin giyilmesi cilt kanseri riskinin gelişmesini azaltmak için bilinen en sağlıklı ve en yaygın metottur. Cildin rengine göre ve çevrenin yansıma oranlarına göre koruyucu giysilerin özelliklerinin saptanması, insanların koruyucu giysileri daha bilinçli kullanmasına yönlendirecektir.

 

Genel anlamda koruyucu giysiler 8 ana kategoride sınıflandırılabilir;

1-Termal Koruyucu Giysiler:

 

Bunlar ısıya, aleve, eriyen metallerin sıçramalarına, radyasyona ve aşırı soğuğa karşı koruma sağlayan giysilerdir. Termal koruyucu giysiler, aleve ve ısıya maruz kalmaya karşı koyan ya da aşırı çevre koşullarında ısı transferine karşı yalıtım sağlayan geniş bir yelpazedeki materyalleri kapsar. Bu tip giysiler, petrokimya ve elektrik işçileri tarafından giyilen üniformalardan, dökümhaneler ve yüksek ısı karşısında çalışan diğer tesislerde giyilen giysilere kadar değişen bir yelpazeye sahiptir. Giysiler tek veya çok katlı olabilir.

2-Nükleer, Biyolojik ve Kimyasallara (NBC) Karşı Koruma Giysileri:

 

Bunlar çoğunlukla askeri kullanım amaçlıdır. Çoğu zaman sentetik veya doğal liflerden dokunmuş ayrıca karbon lifleri ve köpükten oluşan çok katlı yapılardır.

3- Kimyasallara Karşı Koruyucu Giysiler:

 

İnsana zarar veren kimyasal maddelere karşı koruma sağlayan giysilerdir. Dünya’da çok farklı zehirli özelliklere sahip 100 binden fazla kimyasal madde kullanılmaktadır. Zehirli kimyasallardan kaynaklanan riskler ortaya çıktıkça kimyasallara karşı koruyucu görev üstlenen giysi ve ekipmanın kullanımı artmıştır. Bu durum belli ölçüde de kimyasallara karşı koruyucu giysilerin ve ekipmanın kullanılmasını öngören düzenleme ve standartlardan kaynaklanmaktadır.

4- Mekanik Etkenlere Karşı Koruyucu Giysiler:

 

Bu tip giysiler kesilme, yırtılma, aşınma ve metal sıçramaları gibi zararlara karşı korunmak için giyilir. Tüm bu etkenlere karşı koruyuculuk sağlanabilmesi için giysilerin yüksek mukavemetli tekstil liflerinden üretilmesi gerekmektedir .

5- Elektrikten Koruyucu Giysiler:

 

Bu tip giysiler elektromanyetik ve elektrostatik olarak 2 ayrı grupta incelenen elektrik zararlarından korunmak için giyilir. Yüksek voltajla çalışan kişiler, kesinlikle güç tutuşur, mukavim ve konforlu iletken koruyucu giysiler tercih etmelidirler. Bunu için doğal, sentetik ve metal ipliklerden üretilmiş giysiler tercih edilir.

6- Temiz Oda Giysileri:

 

Bu isimle adlandırılan giysiler çevreyi insandan kaynaklanan kirliliklerden koruyan giysilerdir. İnsan vücudunun her gün 1 milyar deri hücresi döktüğü ve insan vücudu ve giysilerin bir miktar toz, saç, iyonlar, kozmetikler, parfüm, tütün içerdiği göz önüne alındığında kirliliği önleyen bu tip giysilerin optik, uzay araçları, yiyecek ve ilaç sanayi ve otomotiv sanayinde ne kadar önemli bir yeri olduğu inkâr edilemez.

 

7-Radyasyona Karşı Koruyucu Giysiler:

 

Bu tip giysiler X ışını ortamında çalışanlar, kanser tedavi merkezlerinde çalışanlar ve iyonlaştırılan radyasyona maruz kalan diğer ortamlarda çalışan işçiler için gereklidir.

8-Yüksek Görünürlüğe Sahip Giysiler:

Bu giysiler de koruyucu giysiler olarak ele alınmaktadır. Temelde üç ayrı tip olarak incelemek gerekir.

 

  • Reflektive (yansıtıcı ) materyaller: Işık etkisi altında kaldıklarında parlarlar.
  • Fotoluminesant materyaller: Gün ışığı veya yapay ışığı emip depolar ve karanlıkta yeşil sarı renk verirler.
  • Floresans materyaller: Kırmızı turuncu renk olarak gün boyu görünür.

 

Koruyucu giysilerin insan sağlığını ve güvenliğini koruma işlevini yerine getirmesinde giysinin konforu da önemlidir. Yeterli konforu sağlayamayan bir giysi üstlenen görevi yerine getirmede verimliliği azaltır. Eskiden daha ağır materyallerden yapılan çelik yelekler artık daha hafif ve dayanıklı olan tekstil materyallerinden (aramidlerden) üretilmektedir. Dünya’da çok sayıda iş yerinde çalışanların sağlıklarının ve güvenliklerinin tehlikede olması nedeniyle koruyucu giysi kullanılmasını zorunlu kılan uluslararası ve yerel yasal düzenlemeler sıklaştırılmıştır. Koruyucu giysi kullanımını gerektiren sektörlerde koruyucu giysilerin giyilmesi yönünde bilinç artmaktadır. Yukarıda belirtilen unsurla birlikte, dünyadaki mevcut savaşlar ve sürekli savaş tehlikesinin varlığı, koruyucu giysi kullanımını gerektiren sektör ve iş kollarındaki gelişmeler, ağır iklim koşulları gibi faktörler sektöre olan talebi belirleyen en önemli faktörlerdir.

 

 

 

 

Cuma, 20 Kasım 2020 13:06

İplikte hatadan yeni tasarım

 

 

 

faniporn1 

 

 

 

Fantezi iplikler ve fantezi ipliklerle dokunan kumaşlar günümüzde tekstil alanında özel bir yere sahiptirler. Fantezi iplikler karakteristik özellikleri bakımından normal ipliklerden farklı yapıdadırlar. Bu nedenle üretim teknikleri de farklılık göstermektedir. Bu ipliklerle dokunan kumaşlar da tasarlanan kumaşa kattığı estetik değer, kullanılan örgüler, teknik hesapları ve üretim teknikleri açısından diğerlerinden farklıdır.

Geçmişi tarih öncesi zamana uzanan dokumacılıkta, eğirme işleminden önce hayvan ve bitkilerden ilkel yöntemlerle elde edilen lifler kullanılmıştır. Sonrasında çıkrık ve iğ gibi aletleri geliştirerek büküm yapmışlardır. İnsanoğlunun dokuma ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yaptıkları her çalışmada, dokumanın ham maddesi olan ipliğe de ihtiyaçları olmuştur. Bu nedenle tarih içinde dokumacılık ve iplik paralel gelişim göstermiştir. Dokumada artan talebi karşılamak için bükümhaneler kurulmuş ve hatta hapishanede bulunan insanlardan da iş gücü desteği alınmıştır. Fakat bu çalışmalar iplik ihtiyacını karşılayamamıştır. Uzun yıllar kadınların ve çocukların el becerisiyle yaptıkları iplik eğirme işlemi sanayi devrimine kadar pek değişiklik göstermemiştir. Sanayi devrimi ile başlayan teknolojik gelişmelerden tekstil alanı da oldukça etkilenmiştir. Geleneksel yöntemlerle yapılan üretim teknikleri yöresel alanlarda kalmış, sanayileşme tüm dünyada hızla ilerlemiştir. Sanayi devrimi ile birçok alanda olduğu gibi tekstil alanında da yenilikler olmuş ve iplik büküm makineleri geliştirilmiştir. İplik büküm makineleri ile seri üretime geçilmiş ve doğal elyaflar bu seri üretimdeki elyaf ihtiyacını karşılayamamıştır. İhtiyaç ve talepler insanları araştırmaya yöneltmiş, bu sayede rejenere elyaflar geliştirilmiştir. Rejenere elyaflar iplik üretiminde mukavemeti sağlamış ve üretim hızını da arttırmıştır. Seri üretimin artması, üretimde çeşitli nedenlerle meydana gelen iplik hatalarını ortaya çıkarmıştır.

 

 

 

faniporn2

 

 

 

Dokumada, dolayısıyla iplikte olan hızlı üretim ve hızlı tüketim tasarımın önemini arttırmış, insanların bakış açısını değiştirmiştir. İplik üretiminde hata olarak adlandırılan düzgünsüzlükler farklı bir gözle görülerek iplik alanında önemli bir tasarım aracı oluşturmuştur. Bu sayede iplik sektöründe yeni bir dönem açılmış ve fantezi iplik olgusu sektörde yerini almıştır.

Tasarımcılar fantezi kumaşları sektöre kabullendirmekte başlangıçta zorlanmalarına rağmen, yeniliğe açık olan yatırımcılar bu sektördeki gelişmeyi sezerek fantezi iplik üretimine yatırım yapmışlardır. Fantezi iplikle paralel olarak fantezi dokumalarda gelişim göstermiştir. Fantezi iplik ve fantezi kumaş standart olmayan bir üretim biçimi olduğundan, üretildikleri makineler de farklıdır. Günümüzde de bu alanda sürekli gelişim olmakta, makineler teknolojik olarak yenilenmektedir. Piyasada profesyonel fantezi üretimi yapan firmalar makine parkurunu devamlı yenilemektedirler.

İplik düzgünsüzlüğü İpliğin her noktasında çapının eşit olmaması” olarak ifade edilmektedir. Bu fantezi olmayan ipliklerde istenmeyen bir durumdur. Kontrolsüz olarak yüzeyde oluşan iplik düzensizlikleri hata olarak adlandırılmaktadır. Bu hataların oluşumu İpliklerde ham madde, işçilik, makine, teçhizat ve çalışma metodu dolayısıyla meydana gelen hatalar vardır. Bunlar üretilen mamulde görünüşü gözle görülür şekilde bozan kısımlardır. Aslında iplikte oluşan hataların genel olarak nedeni harmanda ve taramada yapılan yanlışlıklardır. İstenmeyen iplik düzgünsüzlüklerine;

 

  

  • Nope hatası
  • Hav hatası
  • Düğüm hatası
  • Balık hatası
  • İnce yer hatası
  • Kalın yer hatası
  • Uçuntu hatası

 

  

Denilmektedir.

 

 

 

faniporn3

 

 

 

Nope (Neps) Hatası

 

 

Tarama işleminin elyafa yeterli düzeyde yapılmaması sonucunda büküm yapılan ipliğin yüzeyinde oluşan kısa elyafların topaklanmasına nope (neps) denir. Farklı nedenlerle de nope olabilmesine rağmen genel olarak tarama işleminden kaynaklandığı görülmektedir. Bunun haricinde iplik büküm makinesi üzerinde kopça adı verilen parçanın aşınmasından da iplik yüzeyinde nope oluşabilmektedir. Büküm esnasında ipliğin dönmesini sağlayan kopçaya iplik hep aynı yerden temas etmesi nedeni ile aşınma meydana gelmektedir. Bu durumda nopelerin önüne geçebilmek için kopçaların belli aralıklarla değiştirilmesi gerekmektedir.

 

 

 

nope1

 

 

 

Hav ve Uçuntu Hatası

 

Özellikle pamuklu ipliklerin üretiminde sıklıkla hav ve uçuntu hatası ile karşılaşılmaktadır. Hav hatası tarama aşamasında yeterli işlemden geçmemiş elyafın bükümünden kaynaklanabileceği gibi genellikle iplik büküm esnasında ipliğin dönme hareketi ile uçuşan havların iplik gövdesine sıkışıp yüzeyde düzgünsüzlük oluşturmasından da kaynaklanmaktadır. Bunun önüne geçebilmek için özellikle üretim yapılan tesiste sabit ya da gezici vakum sistemi (emme sistemi)’nin bulundurulması ve ortamın temiz olması gerekmektedir. Ayrıca havalandırma sistemi ile ortamın nemli olması sağlanarak elyaf tozlarının uçuşması minimum düzeye indirilmelidir. Uçuntu hatası da hav hatası ile aynı nedenden kaynaklanmaktadır. İplik yüzeyinde daha kısa havlardan oluşan düzgünsüzlüklere uçuntu hatası denir.

 

 

 

ucuntu1

 

 

 

Düğüm Hatası

 

Düğüm hatası iplik bükümü esnasında ipliğin çeşitli nedenlerle kopması ile açık kalan iki iplik ucunun birbirine bağlanması sonucunda ekleme noktasında oluşan bağlantıdır. Örneğin iplik çapının istenilenden ince veya kalın olan yüzeyinde bu noktaların iptali ile yapılan düğümden kaynaklanabilmektedir. Bu ve buna benzer bir durum itibariyle iplik uçlarının düğümlenmesi yapılırken yüzeyde oluşan düğüm hatasının minimuma indirmek için dokumacı düğümü ya da makine düğümü yapılmaktadır. Makine düğümü, makineye bağlı bir parça ya da işçilerin manuel olarak kullanabileceği düğüm makinesi ile yapılabilmektedir. Düğüm makinesini kullanan işçiler iplik uçlarını bir arada makinenin ağzına yerleştirdikten sonra makineyi sıkıştırması ile düğüm yapılmaktadır. Bu düğüm teknikleri kullanılmadığında düğüm uçları uzun kalacağından ve düğüm ortası kaba olacağından üründe hatalı yüzey oluşmaktadır.

 

 

 

dugum1

 

 

 

Balık Hatası

 

Balık görünümüne benzetilmesinden dolayı iplik yüzeyinde oluşan şişkinliklere balık hatası denir. Genel olarak balık hatası büküm esnasında eksik büküm yapılmasından ya da harman esnasında elyafın iyi taranmamasından kaynaklanmaktadır. Büküm yapılırken iğlerinin altındaki kaytanların zamanla gevşemesinden dolayı makinede dur kalk denilen olay meydana gelmekte ve eksik büküm oluşmasına neden olmaktadır.

Balık hatası ayrıca makas ayarlarının zamanla bozulması gibi diğer makine ayarlarından da kaynaklanabilmektedir. Büküm yapılacak elyafın iyi taranması, gevşeyen kaytanların uygun gerginliğe getirilmesi ve bobin aktarma makinesindeki makas ayarlarının yapılması ile balık hatasını en az düzeye indirilmek mümkündür.

 

 

 

balikh1

 

 

 

İnce Yer Hatası

 

Diğer iplik hatalarında olduğu gibi elyaf taramasının yeterli düzeyde olmamasından kaynaklanabileceği gibi, tekrar büküm ya da fazla bükümden dolayı ince yer hatası oluşmaktadır. Tekrar büküm ve fazla büküm, tezgâhın çeşitli nedenlerle durdurulmasından sonra tekrar çalıştırıldığında büküm uygulanan kısımda oluşmaktadır. İnce yer hatası genellikle elyaf taramasında zayıf kalan bir bölgenin bükümle açığa çıkması ile oluşmaktadır.

 

 

 

inceh1

 

 

 

Kalın Yer Hatası

 

Balık hatasında elyaf taramasından kaynaklanan iplik yüzeyindeki şişikler aynı zamanda kalın yer hatasıdır. Bunun dışında eksik büküm nedeni ile elyaf yüzeyinde yeteri kadar baskı olmamasından da kalın yer hatası oluşmaktadır.

İplik hataları düzgün ve standart olması istenen ipliklerde istenmeyen bir durumdur. Bunun için bu hatalar mümkün olduğunca giderilerek dokunacak kumaşın hammaddesi olan ipliğin kalitesi sağlanır.

İşte bu hatalar giderilmeden iplik elde edilmesi fantezi ipliğin üretimini Sağlar. Yani iplik üretiminde hata denilen unsurlar fantezi iplik üretimi için bir özelliktir. Fantazi iplikler dokuma kumaş üretiminde atkı ipliği olarak kullanılır. Çözgü ipliği olarak kullanılması ise dokuma makinesinde sık sık kopuklara sebebiyet verir ve makinenin randımanını düşürür. Bu da istenmeyen bir durumdur.

1980’li yıllarda kot pantolonlarının hatasız olması istenirdi. Moda öyleydi. Şimdi ise kot pantolonları özellikle bazı yerlerinden yırtılarak satışa sunulmaktadır. İnsanlar bu kot pantolonları giymektedir. Nedeni ise yine moda ’dır.

Yani zamanında hatalı olan ürünler istenmez iken şimdi özellikle hatalı ürünler üretilerek satılmaktadır. Hem de fiatı da aynı kaliteli tekstil ürünü gibi.

 

 

 

kaliny1

 

 

 

İplik Hatalarının Giderilmesi

 

Üretimde iplik hatalarının tespit edilebilmesi için bükülen iplik bobin aktarmada bıçak adı verilen bir aradan geçmektedir. Bıçağın iplikle beslendiği bölüm geniş olup huniye benzer bir formda daralmaktadır. Dar olan bölümden geçerken iplik çapında kalınlık varsa belli bir orana kadar iplik yüzeyi bıçakla tıraşlanarak düzgünsüzlüğün önüne geçilmektedir. İplikteki kalınlık bıçağın tıraşlayamadığı kadar fazla ise bıçak ipliği kesmekte ve ipliğin kopması ile tezgâh otomatik olarak durmaktadır. Bu durumda tezgâh sorumlusu olan işçi, kalın kısmını iptal ederek ipliğin uçlarını bağlamakta ve tezgâhı çalıştırmaktadır.

 

 

 

fantkum1

 

 

 

Bıçaktan geçen iplik sonrasında ağırlık pulları denilen dairesel ve belli bir ağırlığa sahip iki çelik parçanın arasından geçmektedir. Tezgâh üzerinde bulunan iplik pullarının sayısı iplik kalınlığına göre ayarlanmaktadır. Ağırlık pullarından geçen iplikte istenilen kalınlıktan ince olan bir bölüm olduğunda ağırlık sayesinde iplik kopmakta ve tezgâhın durmasını sağlamaktadır. Bu durumda da tezgâh sorumlusu olan işçi, ince kısmını iptal ederek ipliğin uçlarını bağlamakta ve tezgâhı çalıştırmaktadır.

Üretimde bobin aktarma makinesinde hata giderilmesinin haricinde iki kat iplik yapılacağı zaman iki ipliğin bükümü sayesinde de düzgünsüzlükler kamufle edilebilmektedir.

 

 

 

faniporn4

 

 

 

Fantezi İpliklerde Tasarım

 

Tasarım; zihinde canlandırılan biçimin ürüne dönüştürülme sürecinin bütünüdür. Canlandırılan biçim; renk, doku, çizgi, şekil, malzeme ile görsel bir ürüne dönüştürülmektedir. Bu aşamada tasarımın işlevsel olması esastır. Tasarım ürünü işlevselliği ararken muhakkak estetik ve güzellik kavramlarını barındırmalıdır.

Tekstil alanında geleneksel üretim tekniklerinden teknolojik üretime geçilirken üretimin hız kazanması, tüketimde de artışa neden olmuştur. Tekstil sektöründeki pazar payında yerini almak isteyen üreticiler, ürününü tasarım ile ön plana çıkarmaktadır. İşlevsel ve estetik kaygılarla oluşan bir tasarım ürünü alıcının ihtiyaçlarına yanıt verirken farklılığıyla dikkat çekebilmektedir. Standart üretim teknikleri ve ürünlerin dışında kalan fantezi ürünler farklılığı ile sektörde önemli bir yere sahiptir. Fantezi tekstil ürününün hammaddesi fantezi kumaş, fantezi kumaşında önemli bir ham maddesi fantezi ipliktir. Günümüzde yaygın olarak kullanım alanı olan fantezi iplikler kontrollü oluşturulan düzgünsüzlüklerdir.

Fantezi iplikler cer, tarak, dref eğirme, rotor eğirme, büküm ve tekstüre vb. teknolojileriyle oluşturulmuş farklı çap, düzensizlik ve/veya farklı renkler gibi düzensiz görsel karakteristiğe sahip ipliklerdir. Bu özellikler, fantezi iplikleri normal konvansiyonel eğrilmiş veya bükülmüş ipliklerden açıkça farklı kılar. Fantezi iplikler; günlük ve moda giyimi, perde, halı, döşemelik, duvar kâğıdı ve bunlar gibi birçok dokuma kumaş ve örme materyallerinin uygulama alanlarında kendine yer bulur.

 

 

fantkum1

 

 

 

fangiy1

 

 

 

Fantezi iplikler iki farklı renkte ipliğin bükümüyle, elyaf halinde farklı renkte elyaf karışımıyla, aynı renkte farklı elyaf karışımlarıyla veya sadece büküm esnasında yapılacak büküm farklılıklarıyla yapılabilmektedir. Tasarım açısından sonsuz üretme imkân sağlayan ve ticari olarak katma değeri yüksek fantezi ipliklerinin incelenmesinde asıl temel olan yapısal olarak fantezi iplik üretimidir.

Yapısal olarak fantezi iplik;

Bir direk

Bir efekt

Bir kilit

İplikten elde edilmektedir.

Direk iplik adından da anlaşılacağı gibi efekt iplikle kilit ipliğin tutunduğu temeli oluşturmaktadır. Yüzeyde görsel etki efekt iplikle sağlanmaktadır.

Kilit iplik ise efekt ipliğini direk ipliğe kilitleyen yani büküm ile bağlayan ipliktir.

Bu üç iplik fantezi ipliği oluşturduktan sonra görsel bir etki katacak tek işlem ipliğe yapılan şardon işlemidir. Bunun dışında herhangi bir işlemden geçirilmemektedir. Bu nedenle fantezi iplik tasarımında yüzeyde etkili olan iplikler renk ve doku bakımından değerlendirilmektedir. Kilit ipliği yüzeyde çok az bir etkiye sahiptir ve görevi efekt ipliğini bağlamaktır. Fantezi ipliklerde renk ve doku tasarımında asıl etki efekt ipliğinde sağlanmaktadır.

Tasarım öğeleri göz önünde bulundurulduğunda renk faktörü çok önemli bir yere sahiptir. İplik tasarımında da renk etkisi kullanılarak çok zengin fantezi iplikler üretilmektedir. Bu nedenle fantezi ipliklerde renklendirme ve renk efektleri sıkça kullanılmaktadır. Fantezi ipliklerde degrade boyama ile renklendirme etkili olarak yapılmaktadır. Efekt ipliğine degrade boyama elyaf halinde ya da bobin halinde yapılmaktadır. Boyanan elyaf ya da iplik sonrasında direk ve kilit ipliği ile büküm işleminden geçirilerek fantezi ipliği oluşturulmaktadır.

 

 

 

fantzipk1

 

 

 

Fantezi iplik üretim makinelerinde efekt ipliği farklı hızda beslenerek kilit ipliği tarafından bağlanmasıyla çeşitli yüzeyler oluşturulabilmektedir.

 

 

 

fantzipk2

 

 

 

Mevcut olan farklı fantezi ipliklerin bazıları;

 

Marl İpliği

 

Fantezi iplikler arasında en basit olanıdır ve iki farklı renkteki ipliğin katlama işlemi ile bükülmesi ile yapılır. Doku anlamında normal çift iplikten farklıdır.

Yukarıdaki şekilde gösterilen iplik yapısı, marl ipliğinin birincil etkisi olan renklerin değişimini ve aynı zamanda sıradan bir katlanmış ipliğin düz yapısını ortaya koymaktadır.

 

 

 

marl1

 

 

 

Bu iplikler, erkek kıyafetleri için gizli ince şeritlerde veya nispeten basit bir kumaş yapısına sahip ince ve düzensiz desenli bir örme kumaş üretmek için iyi bir etki yapmak için kullanılır. Aynı zamanda, güçlü bir desteğe sahip bir Lurex veya başka bir metalik iplik sağlamak için kullanılırken, aynı zamanda daha ince bir etki yaratırlar.

 

Spiral veya Tirbuşon iplik

 

Spiral veya tirbuşon iplik, bir bileşenin diğerinin etrafında karakteristik bir düzgün spiralleşmesini gösteren katlı bir ipliktir. Aşağıdaki şekilde bir marl ipliğinin yapısına çok benzeyen, dahil olan iki ipliğin farklı uzunlukları dışında, basit olan temel yapıyı göstermektedir.

 

 

 

spiral1

 

 

 

Gimp İplik

 

Bir gimp ipliği, yüzeyinde dalgalı çıkıntılar oluşturmak için etrafına sarılmış bir efekt ipliği ile bükülmüş bir özden oluşan bir bileşik ipliktir. 

Yapının stabilitesini sağlamak için bağlayıcı bir ipliğe ihtiyaç duyulduğundan, iplik iki aşamada üretilir. Çok çeşitli numaralarda iki iplik birbirine katlanır, ince çevresinde kalın ve sonra ters bağlanır. Ters bağlama, efekt ipliklerini tamamlanmış ipliğin gerçek uzunluğundan daha uzun hale getirdiği için dalgalı profiller oluşturan bükümleri ortadan kaldırır. Bir zımbanın doku özellikleri, farklı olmanın yanı sıra, spiral ipliğinkinden açıkça daha iyidir. İki gimpten daha ince olanı, etkinin daha az düzenli olduğunu ve hatta belki de daha az iyi tanımlandığını gösterir.

 

 

 

gimp11

 

 

 

Elmas İplik

 

Bir elmas iplik, kaba tek bir ipliğin katlanması veya S-büküm kullanılarak zıt renkte ince bir iplik veya filament ile fitil ve Z-büküm kullanılarak benzer bir ince iplik ile kablolanmasıyla üretilir. Çok katlı veya 'kablolu' iplikler, bu tekniği genişleterek ve çeşitlendirerek, geniş bir etki yelpazesi yaratmak için yapılabilir. Açıkça, gerçek bir elmas iplik, ince ipliklerden kalın iplik üzerinde bir miktar sıkıştırma etkisi gösterecektir.

Bu, özellikle nispeten basit kumaş yapılarında, renk ve doku üzerinde ince efektler yaratmak isteyen tasarımcılar için çok yararlı olabilecek bir ipliktir.

 

 

 

elmasip1

 

 

 

Buklet ipliği

 

Bu tür iplikler, aşağıda görüldüğü gibi, neredeyse düzenli aralıklarla iplik gövdesinden çıkıntı yapan sıkı ilmeklerle karakterize edilir. Bu ipliklerden bazıları hava jetli tekstüre ile yapılır, ancak çoğu üç katlı yapıdadır. İpliğin üç bileşeni çekirdek, efekt ve bağ veya bağlayıcıdır. Efekt ipliği, bir öz veya temel ipliğin etrafına sarılmış ilmeklere sahiptir ve daha sonra üçüncü kat veya bağlayıcı, ilmekleri yerinde tutmak için efekt katının üzerine sarılır. Tek tek katlar filament veya eğrilmiş iplikler olabilir. Bu ipliklerin özellikleri nihai tasarım etkisini belirler.

 

 

 

buklet1

 

 

 

buklet2

 

 

 

Döngü İpliği

 

Bir ilmek ipliği, yüzeyinde neredeyse dairesel bir çıkıntı oluşturmak için etrafına sarılmış ve fazla beslenmiş bir efekt ipliğine sahip öze sahiptir. Aşağıda, özü iki düz çubuk olarak göstererek bu durumda biraz basitleştirilmiş bir ilmek ipliğinin yapısını görülmektedir.

Gerçekte, bir ilmek ipliği için her zaman birlikte bükülmüş iki iplikten oluşan çekirdek, efekt ipliğini yakalayabilir.

 

 

 

dongu1

 

 

 

Genel bir kural olarak, konstrüksiyona dört iplik dahil edilir ve bunlardan ikisi öz veya zemin ipliğini oluşturur. Efekt ipliği veya iplikleri, yaklaşık %200 veya daha fazla aşırı beslenmeyle oluşturulur. Bunların doğru tipte ve iyi kalitede olması önemlidir: eşit, düşük bükümlü, elastik ve esnek iplik gereklidir. Efekt ipliği, zemin iplikleri tarafından tamamen yakalanmaz ve bu nedenle bir bağlayıcıya ihtiyaç vardır. İlmeklerin boyutu, aşırı besleme seviyesinden, çekim silindirlerindeki oluk boşluğundan, eğirme geriliminden veya efekt ipliğinin bükülme seviyesinden etkilenebilir. Efekt için ipliklerin yerine şeritlerle ilmek iplikleri de yapılabilir.

 

Snarl İplik

 

Döngü ipliği gibi, kıvrık ipliğin özü bükülmüş olsa da yine basitlik adına, çekirdek aşağıdaki şekilde iki paralel çubuk olarak gösterilmiştir. Bir kıvrılma ipliği, çekirdekten çıkıntı yapan 'kıvrımlar' veya 'bükülmeler' gösteren olandır. İlmek ipliğine benzer bir yöntemle üretilir, ancak canlı, yüksek bükümlü bir iplik ve efekt ipliği olarak biraz daha yüksek derecede fazla besleme kullanır. Kıvrımların gerekli boyutu ve sıklığı, aşırı besleme ve eğirme geriliminin ayrıntılarının dikkatli bir şekilde kontrol edilmesiyle ve efekt ipliğindeki büküm seviyesiyle elde edilebilir.

 

 

 

snarl1

 

 

 

Knop İplik

 

Bir düğüm ipliği, uzunluğu boyunca düzenli veya düzensiz aralıklarla düzenlenmiş, bir veya daha fazla bileşen ipliğinin belirgin demetlerini içeren iptir.

Normalde, her biri bağımsız olarak çalıştırılabilen iki çift silindire sahip bir aparat kullanılarak üretilir. Bu, etkiyi yaratan kıvrımlı iplikler sürekli olarak iletilirken, baz ipliklerin aralıklı olarak iletilmesini mümkün kılar. Kıvrımlı iplikler, düğümleme çubuklarının altındaki temel dişlerini birleştirir. Bükümün yerleştirilmesi, düğümlenen iplikleri bir demet veya düğüm halinde toplar. Kıvrımlı ipliklerin dikey hareketi, bir demet veya düğüm oluşumuna neden olur. Büküm çubuklarının dikey hareketi, ipliğin küçük ve kompakt mı yoksa ipliğin bir uzunluğu boyunca yayılmış mı olduğuna karar verir.

 

 

 

knop1

 

 

Şantuk İplik

 

Şantuk ipliği, istenen süreksizlik türü etkiyi yaratmak için şantukların kasıtlı olarak yaratıldığı iptir. Şantuklar iplikte kalın yerlerdir. İpliğin en kalın noktasında sadece hafif bir kalınlaşma ile çok kademeli bir değişim şeklini alabilirler. Alternatif olarak, şantuk, temel ipliğin kalınlığının üç veya dört katı olabilir ve kalınlıktaki artış kısa bir iplik uzunluğu içinde elde edilebilir. 

 

 

 

santuk1

 

 

 

Fasciated (Taçlı) İplik

 

Bağlanmış bir iplik, sarıcı liflerle birbirine bağlanmış paralel liflerin bir özünden oluşan bir kesikli lif ipliktir. Airjet eğirme yöntemi ile yapılan iplikler bu yapıdadır. İçi boş iğ yöntemi altında üretilen iplikler, bağlayıcı esas itibarıyla bükülmeyen paralel lifler çekirdeğine uygulandığı için sık sık büyülenmiş olarak tanımlanır.

 

 

 

tacl1

 

 

 

Aşağıda görülen fasciated edilmiş iplik, içi boş iğ işlemi kullanılarak üretilir. İplik yapımında besleme stoğu olarak kullanılan iki şeritten biri ile zıtlık oluşturan koyu renkli bağlama ipliği ile kaçan lifleri görmek mümkündür.

 

Bant İpliği

 

Bant iplikleri çeşitli işlemler kullanılarak üretilebilir; örgü, çözgülü örme ve atkı örme bunlar arasındadır. Son yıllarda bu malzemeler özellikle moda trikolarda daha iyi bilinir hale geldi. Aynı şekilde dar dokuma şeritleri veya dokuma olmayan malzemeden dar şeritleri veya yarık filmleri kullanmak da mümkündür.

 

 

 

metlik1

 

 

 

Chainette İplik

 

Zincirli iplik, genellikle bir filament ipliği ve 6 ila 20 iğneden oluşan bir halka kullanılarak minyatür dairesel atkı örme işleminde üretilir. Uzun yıllardır küçük miktarlarda görülmüşler ve moda trikolarda yaygın olarak kullanılmaktadırlar.

 

 

cha1

 

 

Şönil İpliği

 

Gerçek şönil iplikler, iplik görevi görmek üzere dar, çözgü şeklinde şeritlere bölünmüş dokuma bir leno kumaş yapısından üretilir. Hav iplikleridir; hav uzunluğu, ipliğin uzunluğu boyunca muntazam olabilir veya düzensiz boyutlarda bir iplik üretmek için uzunluğu değişebilir. Mobilya ve giyimde kullanılırlar.

Şönil iplikler, bir çekirdeğe bağlı yumuşak, havlı kesilmiş bir havlara sahiptir. Bu iplikler eğrilebilir ancak gereken makine çok özeldir. Bu nedenle bu iplikler genellikle bir tezgâh üzerinde dokunur. Efekt ipliği, bir atkı ipliği ile bağlanan çözgüyü oluşturur. Atkı ipliği, gerekli küme uzunluğunun iki katı mesafede aralıklıdır. Çözgü daha sonra her atkı ipliği arasında yarı yolda kesilir.

 

 

 

sonil1

 

 

 

Örnekler

 

 

 

flamak1

 

 

 

 

sarbuk1

 

 

 

 

Cuma, 13 Kasım 2020 21:59

Jakarlı kumaş analizi

Jakarlı kumaşların analizinde örgü analizi ile desenin ( motif ) çıkarılması işlemi ayrı ayrı yapılır. Çünkü çok kez desen raporu oldukça büyüktür. Örgü analizi gözle yapılan incelemelerde değişik örgü birimli bölgelerin ayrı ayrı analizi yapılarak gerçekleştirilir.

Desen çıkarılması için ise birkaç yöntem bulunmaktadır.

 

1.yöntem: kumaş

 

üzerine şeffaf bir kâğıt koyarak deseni izleyerek bir kalemle bu motifi bir kâğıda aktarmaktır. Kullanılan kağıt ince pelür kağıdı, aydınger ya da yağlı kağıt olabilir.

 

2. yöntem: Deseni

 

kalem yerine bir toplu iğne kullanarak desenin çevre çizgileri üzerinde kumaşa batırmak suretiyle kâğıt üzerinde belirlemektir. Geometrik desenlerde ise cetvel ile yapıla çak ölçmelerle desen kolayca çıkarılabilir.

Jakarlı kumaş imalatında mutlaka bilinmesi gerekenler

1. jakarın kapasitesi

2. Standart iplik numaraları

3. Malyonların alt harnıçdaki cm deki sıklığı

4. Tezgâhtaki malyon dizimi

 

Yeni bir jakarlı kumaş yapmak için bilinmesi gerekenler

 

1. Dokunacak kumaşın en uzunluğunu

2. Tek en ya da çift en olup olmayacağı kararı

3. Cm'deki atkı ve çözgü sıklıkları

4. Tarak numarası

5. Tarak dişinden geçen tel sayısı

6. Platin sayısı ( iğnelerin ve özelliklerinin bilinmesi gerekir)

7. Her platine kaç malyon ipi bağlanacak

8. Malyon doldurma tahtası kaç rapor olacak

9. Dokunacak olan kumaşın toplam çözgü tel sayısı ne olacak

10. Tarak eni ne olacak

11. Dokumadan çekme yüzdesi ne olacak

12. Malyon dizimi (düz, simetrik )

 

Bir Jakarlı Kumaşın Analizinde İşlemler

 

1. Kumaşın örgüsü çıkarılır. ( zemin, malyon )

2. Desen raporunun boyutları ( atkı, çözgü )

3. Kumaş eninin durumları ( ham kumaş eni, atkı büzülmesi, tarak eni )

4. Çözgünün uzunluğu ( mamul uzunluk, çözgü çekmesi, istenilen uzunluk )

5. İplik sıklıkları ( çözgü sıklığı, atkı sıklığı, rapor tel adedi )

6. Harnıç sıklığı ( çözgü sıklığı )

7. Çözgünün taharı

8. Malyon sayısı ( çözgü tel sayısı )

9. Atkı tel sayısı ( motifin atkı yüksekliği, jakarın karton sayısı )

10. Desen kartonunun delinmesi

11. Platin ve malyon kapasitesi ( çözgü sayısı ile karton sayısı atkı ile ilgilidir )

 

Jakarlı kumaş

 

Çok büyük desenli, hatta poster büyüklüğünde görüntüleri elde etmek için yapılan işlemlere jakar desenciliği denir. Örgü bilgileri, renk bilgileri oluşturarak değişik motifler elde edilir.

Jakarlı kumaşların kullanım alanları = Döşemelik perdelik goblen kumaşlar örtülük kravatlık etiket battaniye bant dokuma havlular kadifeler halılar.

 

Jakarlı Kumaşlar İki Esasa göre Dokunurlar;

 

 

1. Sabit örgülere dokunan jakarlı kumaşlar ( goblen tekniği )

2. Renk tesirli jakarlı kumaşlar ( örgülere dayanmayan, havlu kadife halı gurubu )

NOT= Bütün ön bilgiler toplanıp yorumlandıktan sonra desenin ana fikri oluşturulur. Bu bilgilerin ışığında desen yapımına geçilir. Desen yapma işlemi iki aşamada incelenir. Birincisi hazırlık aşaması, ikincisi yapım aşamasıdır.

 

 

Hazırlık aşaması

 

1. Motif seçilir ve üzerinde çalışılır.

2. Motifin boyutları belirlenir.

3. Uygun desen kâğıdı seçilir.

 

Seçilen motif üzerinde yapılan çalışma;

 

desenin öncelikle belirlenmiş bir motifi vardır. Bu motifin kumaşın üzerinde nasıl çıkacağını tasarlamak esas desen haline dönüştürülmesi için üzerinde düzeltmeler yapılır ve istenilen şekle getirilir.

 

Motifin boyutlarının tespit edilmesi;

 

Mamul kumaş eninde desenimiz kaç rapor görünecekse çeşitli verilerin ışığı altında rapor boyutları tespit edilir. Çözgü ve atkı büyüklükleri yazılır. Motif boyutlarını kumaş üzerinde sağlamlık en büyük sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Motif boyutlarını etkileyen unsunlar şunlardır.

 

a. Malyonların alt harnıçtaki sıklığı

b. Cm çözgü sıklığı

c. Cm atkı sıklığı

 

 

Desen kâğıdının seçilmesi

 

 

Kumaştaki rapor boyutlarına çözgü ve atkı sıklıklarına uygun desen kâğıdı seçilir.

 

Yapım Aşaması

 

1-Desen için hazırlanan motif kumaştaki istenilen boyutlara uygun hale getirmek üzere önce patron kâğıdına büyütülür. İnsan yeteneği bu çalışmalarda çok önemlidir

2-Patron kâğıdına çizilen motif desen kâğıdına aktarılır. Bu işlem için karbon kâğıdı kullanılır.

3-Desen kâğıdına çizilen motiflerin çizgileri desen kâğıdının kare yollarına uydurulur. Tamamen isteğe bağlı olarak hareket edilir.

4-Desen kâğıdı üzerindeki motifi renklendirme çalışmalarına geçilir. Bu işlem tamamen kişinin isteğine ve yeteneğine bağlıdır.

5-Desen kâğıdına belirlenen renk (chor) için çözgü renk raporları yazılır.

6-Eğer desen goblen tekniği gibi basit örgülere dayanan kumaşlar için hazırlanmışsa her renk bölgesi için hazırlanmışsa her renk bölgesi için örgüsü belirtilmek üzere yapılan desenin hemen yanına renk bölgelerinin hangi örgüyle dokunacağı belirlenerek örgünün bir raporu yazılır. Gerekirse örgüler desen kâğıdına aktarılır.

 

Yapılan desenle tezgaha uygulanışı

 

1-Desen(motif)makine için programlanır.(Desen kartonu hazırlanır.)

2-Hazırlanan desen kartonu jakara takılır.

3-Gerekli değişiklikler saptanarak yapılır.

 

Pazar, 06 Eylül 2020 12:43

Tekstilin önemi

 

Tekstil üretim prosesleri temel olarak lif üretimi, iplik üretimi, dokuma, örme, dokusuz yüzey (Nonwoven) yapısında bir tekstil yüzeyinin elde edilmesi, bu yüzeyin boyama, baskı ve apre gibi işlemlerle terbiye edilmesi prosesleridir. Burada hammadde lif olup, hammaddenin kesikli veya kesiksiz olmasına göre farklı yöntemlerle iplik üretimi gerçekleştirilmekte akabinde dokuma veya örme işlemi ile tekstil yüzeyi haline getirilmektedir. Herhangi bir iplik üretim aşaması olmadan çeşitli yöntemlerle (kimyasal, ısıl, mekanik etkilerle) tekstil yüzeyinin oluşturulması ise dokusuz yüzey oluşumu olarak ifade edilmektedir. 

 Dokunmuş kumaşlar, tüketicinin kullanımına sunulmadan önce, kullanılacağı yere uygun bazı özelliklerin kazandırılması amacıyla terbiye işlemlerinden geçirilirler. Uygulanan bu işlemler hammaddeye göre değişiklik göstermekle beraber ön terbiye, renklendirme (boyama ve baskı) ve bitim işlemleri olmak üzere bir takım proseslere tabi tutulurlar. Mamulün türüne ve kullanım alanına bağlı olarak, terbiye işlemlerinden bazı adımlar proses dışı kalabilmekte veya ilave bir takım prosesler uygulanabilmektedir. Terbiye sonrası mamul kumaşların göreceği son işlem ise konfeksiyon aşamasıdır.

Tekstil sektöründe iplik kalitesi büyük öneme sahiptir. Dokusuz yüzeyler hariç tekstilin her dalında iplik kullanılmaktadır, bu sebeple iplik kalite özelliklerinin yeteri kadar iyi olması gerekmektedir.İpliğin istenilen vasıflarda olması kumaşta istenilen özeliği kazandıracaktır. Kaliteli üretim yapabilmek, ham madde kayıplarını en aza indirerek fabrikada üretim maliyetini azaltabilmek, zamandan tasarruf sağlamak ve kârlılığı artırabilmek için kullanılan ham maddenin iplik yapılabilirlik özelliklerinin iyi bilinmesi gerekmektedir. Bu bilgi ve beceriler sektörde planlama, üretim ve kalite kontrol bölümlerindeki iş ve işlemler için temel oluşturacaktır. Bu nedenle ham madde testleri ile bu işlemlerin yapılmasında kullanılan cihazların kullanımını ve çıkan sonuçların yorumlanmasının iyi bilinmesi önem taşımaktadır. 

Kalite; 

Bir mal veya cismin kullanımında tasarlanan amaçlara uygunluk derecesidir. Bir ürün ve hizmeti, müşterinin isteklerine cevap verebilecek özelliklerde, en uygun maliyette, rekabet koşullarına uygun şekilde üretmektir. Bir ürün veya hizmetin, belirlenen veya olabilecek ihtiyaçlarını karşılama kabiliyetine dayanan özelliklerin toplamıdır. Tekstil ürün alıcısını ilk planda etkileyen faktörler, dış görünüş ve fiyat olabilir. Ancak mukavemet, ısı tutma, kolay temizlenebilme, kolay kuruyabilme, ütü tutma gibi kullanım sırasındaki özellikler de tüketiciyi büyük ölçüde yönlendirir. Uzun süreli kullanım düşünüldüğünde bu özellikler yani kalite faktörü ön plana çıkar. Hata ya da düzgünsüzlüklerin sebepleri çok çeşitlidir ve kaynaklarının bulunabilmesi bir tekstil işletmesi için büyük önem taşır. Hata kaynağının tespiti ancak üretimin her aşamada kontrol altına alınmasıyla sağlanabilir. 

Tekstil endüstrisinde kalite kontrol sistemleri

1-Mamul tasarımının geliştirilmesi,

2-Daha ucuz ve kolay işlenebilir malzeme seçimi,

3-İşletme maliyetlerinin azaltılması,

4-İşçilik ve malzeme kayıplarının en aza indirilmesi,

5-Üretim hattında oluşabilecek problemlerin giderilmesi,

6-Personelin moralinin yükseltilmesi,

7-Müşteri memnuniyetsizliğini azaltmak,

8-Rekabetin artırılması,

9-İşçi ve işveren ilişkilerinin geliştirilmesidir.

Kalite Kontrolü Etkileyen Faktörler

Kalite kontrolü etkileyen faktörlerin başında üretim araçları ve yöntemleri gelmektedir. Son yıllarda gelişen otomasyonun kalite kontrolü üzerinde büyük etkisi vardır. Bunlar;

1-Ham madde,

2-Tesis, makine ve üretim yöntemleri,

3-Teknolojik seviye,

4-İnsan gücü (yönetici, teknisyen, iĢçi),

5-Pazar ve tüketici özellikleri,

6-Mali olanaklar,

7-Eğitim düzeyi olarak sınıflandırılabilir.

 Kalite Kontrol Yöntemleri

Amacı problemin niteliğine, pratik zorluklara ve maliyet faktörlerine göre geliştirilen kalite kontrol sistemi içerisinde çeşitli yöntemler vardır. 

Test yöntemleri 

Ham madde yarı mamul ve mamul maddelere ait çeşitli özelliklerin saptanması için uygulanan yöntemlere test yöntemleri denir. Test yöntemi; seçilen ölçüm aleti ile yapılan ölçümleri, sonuçların değerlendirilmesini, ölçümlerde farklılık varsa standart sapmanın hesaplanmasını ve elde edilen sonuçların standartlarla karşılaştırılmasını kapsar.  

Muayene yöntemi 

Muayene, ham madde, yarı mamul ve mamulden beklenen fiziksel ve kimyasal değerlerin saptanması için yapılan testlerdir. Bu testler sübjektif olarak yapılacağı gibi ölçme veya sayma olabilir. 

İstatistiksel kalite kontrol 

Örnekleme teorisine dayanır. Periyodik olarak kalitenin sürekli kontrol kartlarına işlenerek izlenmesi prensibine dayanır. Kümenin tümü üzerinde kontrol yapmanın olanaksız ya da çok pahalı olduğu durumlarda periyodik zaman aralıkları içerisinde küçük örnekler üzerinde ölçümler yapılır. Bu ölçümlerin nedeni üretimin kalitesinin belirlenmesi için bilgilerin toplanması ve hata nedenlerinin tespit edilerek düzeltici önlemlerin alınmasıdır. 

Proses kontrolü 

Bitmiş ürün ya da mamul üzerinde yapılmayıp üretilmekte olan ürün üzerinde yapılmaktadır. 

Kalite Standartları 

Standart, çeşitli mal veya hizmet tiplerinin azaltılarak sadeleştirilmesi, en ekonomik tiplerin seçimidir. İşletmelerin esas amacı müşterinin istekleri doğrultusunda kaliteli ürün üretmektir. Bunun yanında işletmenin daha kaliteli ürün üretebilmek için ürettiği ürünlerden kâr etmesi gerekir. Standartlaşmanın amaçlarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz. 

1-Üretimde, mamul ve parça sayısını azaltarak üretim maliyetlerini düşürmek

2-En iyi şekilde kaliteli mal ve hizmet üreterek tüketicinin çıkarlarını korumak 

3-İşçilik ve makine verimliliğini artırmak

4-Çalışanların sağlığını korumak ve güvenliği sağlamak

5-Malzeme kayıplarını en aza indirmek

6-Üretilen ürünlerin kalitesini yükselterek daha geniş bir alıcı kitlesine ulaşabilmek

7-Tamir bakım ve yedek parça gibi giderleri en aza indirmek

8-Stokları en aza indirmek 

 

Kalite Kontrol İçin Gerekli şartlar 

İplik üreten işletmelerde, lifin fiziksel kontrolleri, işletmelerin iplik fiziksel testler laboratuvarında yapılır. İplik fiziksel testler laboratuvarında yapılacak olan testlerin güvenilir olabilmesi için bazı şartlar gereklidir. Bunlar aşağıda verilmiştir. 

Numune Alma Teknikleri

İncelemesi yapılacak materyalin genel özelliklerini belirtecek biçimde alınan parçalara numune denir.

Yapılan işleme de numune alma işlemi denir.

Testleri yapılacak olan bütün bir parti elyafın tamamını test etmek mümkün olmadığından o partiyi temsil edecek şekilde numuneler alınır. Laboratuvara götürülen numune, partinin çok ufak bir bölümüdür. Bu numuneden de test numunesi için daha ufak bölümler alınır.

Alınan sonuçlar bütün bir partiyi temsil eder. Test numuneleri doğru olarak alınmadığında elde edilen sonuçlar partiyi tam olarak temsil etmez.

Bu nedenle numune alma çok önemlidir. Değişik numune alma yöntemleri olmasına rağmen numune almanın esası rastgele numune almaktır. Ancak miktarlar çok olduğunda pratikte bunu yapmak güçtür. Ancak çoğu zaman partiden gelişigüzel numune alınması pratik olarak zordur. Tavsiye edilen numune alma metotları bu zorluklar büyük ölçüde göz önüne alınarak hazırlanmıştır. Ön yargı olmadan (sondaj usulü) partinin değişik noktalarından laboratuvar numunesinin alınması demektir.

Numune alma aşağıdaki aşamalarda yapılır.

Lif Kontrolü için Numune Alma 

Lif kontrolü yapmak için numune almada çeşitli metotlar kullanılır.

Bunlar lifin cinsine göre değişir.

Pamuk, yün ve sentetik elyafta numune alma yöntemleri farklıdır.

Yün numunesinin balyalardan alınmasında sondaj metodu oldukça iyi netice vermektedir.

60 cm uzunluğunda 12–18 mm çapında bir boru, balya içerisinde elle veya elektrikli matkapla sokulur. Bu şekilde sondaj ile 1 kg laboratuvar numunesi hazırlanır.

Balya sayısına bağlı olarak bazı standartlarda (ASTM) belirtildiği gibi değişik sayıda balyadan numune alınır.

Liflerden test için gelişigüzel numune almada çeşitli metotlar uygulanır ki bunlardan bazıları aşağıda kısaca ele alınmıştır. 

Bölgelere ayırma metodu:

Bu metodun esası, laboratuvar numunesinin değişik bölgelerinden ufak tutamlar alıp bu tutamları ikiye ayırdıktan sonra bir parçasını atmak ve kalan ufak tutamları birleĢtirerek test numunesini hazırlamaktır.

Boyama metodu:

Daha ziyade yün için kullanılan bu metotta numune cam üzerine yayıldıktan sonra belli bölgeler boyanır ve daha sonra her iki ucu boyalı lifler alınıp diğerleri atılır.

Yapay liflerden numune alma:

Yapay liflerden numune almada yine yukarıda bahsedilen hususlar dikkate alınarak yapılabilir ve alınan numunelerden yapılan testlere ve sonuçlara güvenilebilir.

Bant Kontrolü İçin Numune Alma

Bantta uygulanacak olan deney yönteminin amacına uygun olarak kovalardan teste gerekli olacak uzunluk ve sayıda bant numunesi alınır.

Fitil Kontrolü İçin Numune Alma

Fitile uygulanacak olan deney yönteminin amacına uygun olarak fitil yumağından teste gerekli olacak uzunluk ve sayıda fitil numunesi alınır.

İplik Kontrolü İçin Numune Alma

İpliğe uygulanacak olan deney yönteminin amacına uygun olarak iplik partisinden çeşitli sayıdaki kopslardan teste gerekli olacak uzunluk ve sayıda numune alınır.

Cihazların Kalibrasyonu ve Personel

Kullanılan cihazların seçimi ve kalibrasyonu yapılan test sonuçlarını etkilemektedir.

Kullanılan cihazlar için firmalar tarafından belirlenen kalibrasyon metotları ya da internasyonel olarak kabul edilmiş metotlar uygulanır.

Cihazların kalibrasyonları periyodik olarak yapılmadıkça alınacak neticelere güvenilmez.

Test cihazlarını kullanan kişinin iyi eğitimli olması şarttır.

Test yapacak kişinin test metotlarını iyi bilmesi ve yeterli tecrübeye sahip olması gerekir.

Personelden kaynaklanan hatalar test sonuçlarının güvenilirliğini zedeler.

Kalite Kontrol Laboratuvarının Özellikleri

Optimum oluşturulabilen en uygun ortam anlamına gelir. Optimum laboratuvar şartları ise analiz ve deneylerin doğru olarak yapılabilmesi için sağlanması gereken ortamdır. Bunun için aşağıdaki şartlar gereklidir.

1-Laboratuvar, sarsıntı ve hava basınç değişmelerinden etkilenmemek için zemin veya en alt katlarda bulunmalıdır.

2-Laboratuvar kapılarının özel korumalı veya çift kapılı olması gerekir.

3-Işığı yansıtması açısından duvar renklerine ve camlara dikkat etmek gerekir.

4-Sıcak ve soğuk havanın etkilerinden uzak durmak için pencereler çift camlı olmalıdır.

5-Cihazların mümkün olduğu kadar kapı, pencere ve havanın değişim gösterdiği yerlerden uzağa yerleştirilmesi gerekir.

6-Isıtıcı ve klima tesisatı gerekli olup cihazları etkilememelidir.

7-Laboratuvardaki deneylerin pek çoğu karşılaştırma esasına dayandığı için metrekarede aydınlatmanın iyi ve eşit dağılımlı olması gerekir.

8-Cihazların yerleri tespit edilirken güneş ışığının geliş yönü düşünülerek cephe kontrolü iyi yapılmalıdır.

Pencere bulunmayabilir, gün ışığı yerine suni ışıklandırma yapılması tercih edilmelidir.

Laboratuvar Atmosfer şartları

Tekstil liflerinin en önemli özelliklerinden biri de rutubetli atmosferde su buharı, alması kuru atmosferde kaybetmeleridir.

Liflerin rutubet almaları çevrenin nispi rutubetine bağlıdır. Yani rutubet alma, havada mevcut su buharı miktarına değil nispi rutubete bağlıdır.

Lif özelliklerini rutubet alma miktarı büyük ölçüde etkiler.

Rutubet alma çevre atmosferdeki nispi rutubete bağlı olduğundan nispi rutubetin lif özelliklerine etkisi çok fazladır.

Bu bakımdan tekstil materyallerinin fiziksel özellikleri, sabit koşullarda test edilmelidir.

Tekstil materyalinin test edilmesi için uluslararası standart olarak hava koşulları belirlenmiştir.

Laboratuvar standart atmosfer koşulları; 20 °C±2 sıcaklık ve 65% RH ±2 bağıl nem, tropikal bölgelerde ise 27 °C±2 sıcaklık ve 65% RH ±2 bağıl nemli sabit koşulların oluşturulduğu odadır.

Kondisyonlama İşlemi

Tekstil lifleri zamana bağlı olarak nem alıp vermede değişiklik gösterir.

Şöyle ki aynı cins elyaftan alınmış kuru ve ıslak numuneler, sabit atmosfer şartlarında uzun süre bekletilseler bile nem alma miktarları aynı olamayacaktır.

Bunun nedeni başlangıçta sahip oldukları nem miktarlarının farklı olmasıdır.

Dolayısıyla numunenin laboratuvara gelmeden önce hangi şartlar altında depolandığı da deney neticesine etki edecektir.

Liflerin ağırlık, mukavemet, ölçüm gibi birçok fiziksel özellikleri lifte mevcut rutubet miktarına, dolayısıyla çevre koşullarına bağlı olarak değişir.

Bu nedenle tekstil materyallerinin fiziksel özellikleri test edilmeden kondisyonlanmalıdır. 

Kondisyonlama, fiziksel muayenede hataları önlemek ve üretimde elyafın işlenmesini kolaylaştırmak için belirlenmiş bir nem düzeyine getirme işlemidir.

Laboratuvarda Kondisyonlamanın Yapılması

Oluşabilecek hataları önlemek için tüm numuneler % 10–25 nispi nem ve 50 ºC‟de değişmez ağırlığa gelinceye kadar kondisyonlama fırınında kurutularak ön kondisyonlamaya tabi tutulur. Daha sonra standart atmosfer şartlarında (% 65 artı eksi 2 nispi nem 20 artı eksi 2ºC) bekletilir ve teste tabi tutulur. İşletme laboratuvarların nem derecesinin ölçülmesinde;

1-Assman psikometrisi cihazı,

2-Termohigrograf nem ölçme cihazı kullanılır.

 Kondisyon süresi numune ağırlığının dengeye ulaşması için gereken süre olarak belirlenir. Arka arkaya 2 saat arayla alınan tartımlar da numune ağılığında % 0,25‟ten daha büyük bir değişim olmamalıdır.

İşletmede Kondisyonlamanın Yapılması

İşletme içindeki elyafın kolay işlenebilmesi için kondisyonlanır. Liflerin, yüksek nispi nemli bir atmosferde belli bir süre depolanması ya da kondisyonlama cihazının kullanılmasıyla yapılır.

İşletmelerde kondisyonlama şu amaçla yapılır:

1-Tekstil materyallerinin nem dengesinin sağlanması için % 65 rutubet ve 20 derecede rutubet miktarını değiştirmek

2-Ham madde, işlenmiş hâldeki elyafın içerdiği nem miktarının oranını saptamak

3-Tekstil materyalini denge hâline getirmek ve sonra atmosfer şartlarına (20 derece ve % 65 nem) maruz bırakmak yoluyla aradaki oranı bulmak,4-Standart gereği kazanma ölçüsüne uygun olacak şekle gelinceye kadar tekstil materyalinin bir miktar su absorblamasına izin vermek.

Pazartesi, 31 Ağustos 2020 13:17

Tekstüre iplikte punto kontrolü

 

 

İtemat test cihazı, tekstüre ve düz ipliklerde İMG değerlerinin otomatik olarak ölçülmesini sağlayan cihazdır.

 

 

 

tksture1

 

 

 

 

Tekstüre edilerek gerekli hacmi ve yumuşaklığı kazanmış filamentlerin tam bir iplik formuna gelebilmesi için az bir büküm verilmelidir. Tekstüre iplik üretim tekniklerinde ise verilecek bu büküm yerine puntolama ile filamentlere gerekli kohezyon kazandırılır.

Lifler arası sürtünme, kesikli elyafı bir arada tutmak için gerekli kohezyon kuvvetini sağlamaktadır.

Değişik uzunluktaki elyafın rastgele dağılışı ile elyafın, iplik ve kumaş oluşumu sırasındaki gerilimi taşıması az bir büküm verilerek sağlanır.

Filament ipliklerde ise paralel filament yapısından dolayı gerekli kohezyon kuvveti sağlanamaz.

Kohezyon kuvvetini sağlamak için yapılabilecek diğer işlemler büküm verme ve haşıllamadır.

Fakat bunların ek maliyetler getirmesi nedeni ile filament iplik üretim tekniği için de puntalama işlemi geliştirilmiştir.

Puntalama işlemi, dağınık hâlde bulunan düz veya tekstüre edilmiş filamentleri soğuk hava jetinin içinden geçirmekle yapılır.

Jet içindeki hava akımı filamentlere dik olarak etki eder. Puntalama işlemi ile filamentlerin yapısında fiziksel ya da kimyasal hiçbir değişiklik olmamakta; sadece yerleri değişmektedir.

İMG (Punto) Cihazı bobinlerin asıldığı askılık (araba) ve itemat test cihazından (kılavuz, çekim silindirleri, yivli silindir, tansion, İMG ölçüm kılavuzu programın yapıldığı verilerin girildiği ve puntoların okunduğu bilgisayar ekranı ve yazıcı) oluşur.

 

 

 

 

 

 

tksture2

 

 

 

  • Teste başlamadan önce cihazın iplik hattı kontrol edilir.
  • İMG (punto) testi yapılacak makinenin ilk bobini cihaza bağlanır. İplik ucu hava emişinden geçirilir. İşlem her bobin için ayrı ayrı yapılır.
  • İMG cihazının bilgisayarına numune iplik bilgileri girilir (iplik numarası, makine nu., takım nu. vb). Enter tuşuna basılarak test başlatılır.
  • İplik önce 1. kılavuzdan geçirilir.
  • Sonra 2. kılavuzdan bir tur geçirilir. 1. ,çekim silindirden geçirilip silindirin alt kısmında bulunan yivli kılavuz ve 1. çekim silindirine beraber olmak üzere saat yönünde 12 kez sarılır. 1. tansiyonundan belli bir gerginlikte olması amacı ile geçirilir.
  • İplik, 2. çekim silindirinden 1 kez geçirilir ve alt kısmında bulunan yivli kılavuz ve 2. çekim silindirinden 12 kez saat yönünde sarılır. 2. tansiyondan sonra İMG ölçme başlığından ve kılavuzdan geçirilir.
  • İplik, 3. çekim silindirinde ve alt kısmında bulunan yivli silindirden saat yönünde 12 kez sarılarak iplik ucu emiciye verilir.
  • Cihazın bilgisayarına test ile ilgili bilgiler girilir. İpliğe uygulanan çekim miktarı seçilebilir. Seçilen çekime ait grafik yazıcıdan seçilir.
  • Start tuşu ile iplikteki puntoların sayımı başlatılır.
  • İMG cihazı 10 metredeki iplik üzerindeki punto miktarını sayar ve çekim silindirlerine 4cN yük uygular.

 

 

Çarşamba, 12 Ağustos 2020 12:20

Pas baskı

 

Son yıllarda pas lekesinin bir sanatsal tekniğe dönüştürülebileceğinin fark edilmesiyle pasın tasarım dünyasında kullanımı başlamıştır. Kimyasal boyaların çevreye ve insan sağlığına verdiği zararların da ortaya çıkmasıyla doğal malzeme arayışlarına yönelim artmış ve yeni malzeme ve tekniklerle özgün tasarımlar yapılmaya başlanmıştır.

Bu yöntemlerden ekolojik baskı, bitkiler ve paslı metaller gibi doğal malzemeleri kullanarak yüzeyde desen oluşturulması işlemidir. Ekolojik baskı yöntem­lerinden pas baskının kullanımı son yıllarda dünyada hızla artmaktayken ülkemizde yeni yeni yaygınlaşmaktadır.

Pasın sanat için kullanılması, insanların çevrelerinde yaptıkları gözlemlerin sonucu geliştirilmiş bir yöntemdir.

Günlük hayatta herkes gerek iç gerekse dış mekânlarda paslı malzemelerin bulundukları yerden kaldırıldıklarında bulundukları zemine (taş, mermer, seramik) ya da tekstillerle temas ettiklerinde bıraktıkları pas lekeleriyle karşılaşmıştır.

Sanatçılar tarafından yapılan çalışmalar ve ortaya çıkarılan eserler halk arasında pis olarak algılanan istenmeyen pas lekesini sanatta kullanılabilen ve beğeni toplayan bir teknik haline getirmiştir. Böylelikle tüketici tarafından pis olarak algılanan bir malzemenin tercih edilebilir ve satın alınabilir hale gelmesini sağlamışlardır.

Tarih boyunca insanların kurtulmaya çalıştıkları bu inatçı lekenin, günümüzde tasarımcılar tarafından nesneleri süslemek için kullanımı yaygınlaşmaya başlamıştır. Tamamen doğadan yararlanılarak yapılıyor olması bu tekniğin en güzel tarafıdır. Tekstil ürünlerinin tasarımında kullanılan yöntemler teknolojideki gelişmelere göre değişmekle birlikte tüketicilerin kültürel, ekonomik, sosyal alt yapısı ve talepleri de ürünü ve tasarımcıyı etkilemektedir. İnsanların doğal olan malzeme ve tekniklere olan ilgilerinin artması, özgün ürünlere ilgi göstermeleri de ekolojik baskı yöntemlerinin kullanımının yaygınlaşmasına sebep olmuştur.

Son yıllarda dünyada hızla yayılan çiçek, yaprak, paslı metaller gibi doğal malzemeleri kullanarak yapılan tekstil yüzeyini desenlendirme işlemine “ekolojik baskı” (Eco printing) adı verilmektedir. Ekolojik baskı çeşitlerinden biri olan “pas baskı” pas lekesinin tekstil yüzey tasarımında kullanılmasıdır. Pasın insanlar tarafından kirli ve pis olarak algılanmasına rağmen, tekstil yüzeylerinin desenlendirilmesinde kullanılması yaratıcı bir fikirdir. Pas lekesinin inatçı ve çıkarılması zor bir leke olması tekstil yüzeylerinde baskının kalıcılığını sağlamaktadır.

Pas baskının ana malzemelerinden biri olan demir, nemli ortamda uzun zaman tutulduğunda üzerinde kahverengi tozlardan meydana gelen bir tabaka oluşmaktadır. Metallerin nemli havada oluşturduğu bu tabakaya pas adı verilmektedir.

 

 

pasbsk2

 

 

Paslı demirler doğal boyamacılıkta olduğu gibi ekolojik baskıda da mordan olarak kullanılmaktadır. Bu amaçla paslı demir parçaları doğrudan kullanılabildiği gibi, toz ya da çözelti halinde de kullanılabilmektedir. Pas, mordan olarak kullanılmasının yanında kumaşa geçen izi vasıtasıyla tekstil yüzeyinde desen oluşturmaya da katkıda bulunmaktadır. Üzerine bitki parçaları yerleştirilmiş kumaşların paslı demirler etrafında rulo yapılarak sarılıp, kaynatılarak boyama işleminden geçirilmesi yapraklardan elde edilen rengin daha koyu çıkmasına ve kumaşta borunun temas ettiği yerlerde değişik etkilerin oluşmasına neden olmaktadır, bu şekilde yardımcı araç olarak kullanımının yanında kumaş yüzeyinde desen oluşturmada doğrudan da kullanılabilmektedir. Demirin paslanmasının ve parlaklığını yitirerek turuncumsu toprak rengine dönüşmesi istenilen bir durumdur. Demirin evrendeki en önemli işlevi ve insana olan en iyi görevini yerine getirebilmek için paslandığını düşünmektedir. Yani doğada bulunan her şey orijinalinden farklı özellik ve görünümde olması, değişik alanlarda kullanılabilirliği sağalmaktadır.

Ekolojik baskı tekniğinin en çok kullanıldığı alanlardan biri “giyilebilir sanat” alanı olmuştur. Giyilebilir sanatın üretim şekli, ticari moda endüstrisinde olduğu gibi giysilerin fason üretimine dayanmamaktadır. Bu hareketin sanatçıları tasarlanmış bir sürecin gereği olarak değil, sadece kendileri ve arkadaşları için giysi üretme fikrinden yola çıkmışlardır.

Alice Fox, India Flint, Irit Dulman, Terria Kwong, Hussein Chalayan, Regina Benson, Merina Lanari, Cecilia Heffer ve Rio Wrenn ekolojik baskı tekniğini kullanan tasarımcılardan bazılarıdır.

Ekolojik baskı yöntemlerinden biri olan “pas baskı” tekniği kısa bir geçmişe sahip olmasına rağmen tekstil ve moda tasarımı alanında pek çok tasarımcı tarafından kullanımı hızla artmaktadır.

Tekstil yüzeylerinde pas izinin doğrudan kullanıldığı tasarımlar yanında esin kaynağı olarak pastan yola çıkılarak yapılan ve farklı tekniklerle uygulanan tasarımlar da bulunmaktadır.

 

 

pasbsk1

 

 

Pas baskı pamuk, ipek, yün ve sentetik kumaşlar, keçe gibi tüm tekstil yüzeylerine uygulanabilir.

Baskı amacıyla;

  • Paslı ya paslanabilir malzemeler
  • Çiviler
  • İnşaat demirleri
  • Gazoz kapakları
  • Levha halinde saçlar
  • Profil demirleri
  • Teller
  • Kafesler
  • Eski ütü
  • Konserve kutuları
  • Lögar kapakları
  • Tel toka
  • Toplu iğne
  • Ataç

 

vs. gibi her türlü metal kullanılabilir. Paslanmayı hızlandırmak için ortamı sulandırılmış sirke ile nemlendirmek gerekmektedir. Pas izinin kumaşa geçebilmesi için paslı malzemelerin yüzeyle teması tam olmalıdır. Paslı malzemeler kumaş yüzeyine istenildiği şekilde yerleştirilip, %50 oranında su ile seyreltilmiş sirke ile nemlendirildikten sonra metallerin yüzeyle tam temasını sağlamak için üzerlerine ağırlık konulmaktadır. İzlerin renk tonu istenilen seviyeye gelene kadar beklemek gerekmektedir. En az 4-5 günde izler kumaşa geçmeye başlamakta, koyu tonlar için daha uzun süre beklenmektedir.

 

 

 

pasbsk3

 

 

Ekolojik baskı türü olan pas baskı aynı zamanda diğer sektörlerde de kullanılmaktadır.

Bunlardan bazıları;

 

  • Araç kaplama
  • Paslı çelik, binaların dış yüzeyi yanında iç mimaride de hoş ve estetik görünümlü panolar, paneller, kapılar, duvarlar, duşa kabinler, korkuluklar, ekranlar, mobilya ve aydınlatma elemanları
  • Dış mekanlarda yer alan anıtların, heykellerin yapımı
  • Seramik, ahşap, kâğıt ve cam yüzeylerde
  • Korten çelik (bu malzeme, paslı metaller için düşünülenin aksine hava şartlarına karşı mukavemeti yüksek ve bakım gerektirmeyen bir yapı malzemesidir)
Pazartesi, 03 Ağustos 2020 21:12

Ekolojik baskı

Kimyasal boyaların verdiği zararlar, çevre kirliliği, insanların çevreye karşı bilinçlenmesi vb. nedenlerden dolayı tekstil sektöründe, geri kazanabilir doğaya zarar vermeyen yeni arayışlar başlamış ve ekolojik tekstiller ortaya çıkmıştır.

 

Ekolojik tekstiller, elyaf halinden ürün haline gelinceye kadarki süreçte tamamen doğaya uyumlu zararsız ürünlerin üretilmesidir.

 

 

Ekolojik baskı

 

 

doğada boyarmadde özelliği olan materyallerle kumaş, kâğıt, deri, keçe vb. yüzeyler üzerine kullanılan boyarmaddelerin doğal renk ve şekillerinin yüzeye aktarımı sağlanması için yapılan bir baskı yöntemidir.

Günümüzde çok popüler olan ve birçok sanatçı tarafından uygulanmaya başlayan ekolojik baskıda ürünlerin haslık ölçümleri yapılmamaktadır. Ancak, ekolojik baskıda ürünlerin fiziksel ve kimyasal etkenlere karşı dayanıklılığını arttırmak için haslık düzeylerinin yüksek olması önemlidir. Pamuklu ve ipekli kumaşlar üzerine bitkilerle yapılan ekolojik baskıların haslık düzeyleri iyi düzeyde olduğu tespit edilmiştir.

Tekstil sektörü, hayatımızın her alanında ihtiyacımız olan ürünleri, çevre şartlarına ve insanların kullanım şekline göre dayanıklı ürünler üretmektir. Tekstil tarihi ilk insanların örtünmek amacıyla hayvan postlarını kullanmalarıyla başlamıştır. Eski çağlardan bu yana doğanın renkleri karşısında hayranlık duyan insanlar, doğada renkleri her alanda kullanmak istememiştir. Güzel görünmek, başkalarını etkilemek gibi nedenlerle doğadan birçok boyarmadde elde edilmiştir. Doğadaki renklerin taklit edilmesiyle başlayan doğal boyamacılıkta ilk önce taş, toprak ve maden çeşitleri kullanılmış, sonraları ise hayvan ve bitkilerden boyarmaddeler elde edilmeye başlanmıştır.

 

 

Günümüzde doğal boyarmaddeler; 

 

  • Hayvansal
  • Madensel
  • Bitkisel

  

Olarak 3 gruba ayrılmaktadır.

  

Hayvansal boyarmaddeler

  

Kabuklu deniz hayvanları, kermes böcekleri, lak böceği ve deniz salyangozları.

  

Madensel boyarmaddele 

 

 Bakır arsenit, ultramarin vb. mineral bileşikler.

  

Bitkisel boyarmaddeler 

 

Bitkilerin kök, gövde, çiçek, kabuk vb.dir.

 

Bitkilerden elde edilen boyarmaddelerin özelliğinin iyi olması için bitkinin yetiştiği toprak ve iklim şartları, toplama zamanı uygun olmalıdır.Tarihsel gelişim sürecinde bilim ve teknolojinin gelişmesiyle doğal boyarmaddeler yerini kimyasal boyarmaddelere bırakmıştır. Ancak son yıllarda kimyasal boyaların insan sağlığına verdiği zararlar ve çevre kirliliği gibi nedenlerden dolayı tekstil üreticilerinde yeni arayışlar başlamış, çevre dostu tekstiller ve doğal boyalar yeniden gündeme gelmiştir. İnsanların ekolojik denge olgusu dünya tekstil sektöründe sağlığa zararsız ekolojik tekstil arayışlarına neden olmuş ve dünya pazarında “Ekolojik Tekstilleri” ortaya çıkarmıştır. Ekolojik tekstil, elyaf halinden ürün oluncaya kadar tamamen zararsız ürünler elde etmek ve sonradan ürünün geriye kazandırılması olarak tanımlanmaktadır.

Ekolojik tekstiller arasında önemli bir yere sahip alanlardan biri de ekolojik baskıdır. Ekolojik baskı; doğada boyarmadde özelliği olan materyallerle kumaş, özel kâğıt, deri vb. yüzeyler üzerine kullanılan boyarmaddelerin doğal renk ve şekillerinin yüzeye aktarımı sağlanması için yapılan bir baskı yöntemidir.

Doğal baskı ve boyama yöntemlerinden biri olan ekolojik baskı, Hıristiyanlık öncesi Paskalya ile başlamış, yumurtalar üzerine çeşitli süslemeler yaparak gerçekleştirilen bir Paga âdetidir. Polonya’da yumurtaların üzeri çeşitli bitkiler sarılarak boyanmasıyla “Pisanka” adı verilen yumurtalar elde edilmektedir.

 

Boyama işlemi için;

 

  • Soğan kabuğu (kahverengi),
  • Meşe, kızılağaç veya ceviz kabuğu (siyah),
  • Çavdar filizi (yeşil),
  • Ebegümecinin çiçek yaprakları (menekşe),
  • Kadife çiçeği ve genç elma ağacı kabuğu (altın sarısı)

 

Kullanılmaktadır.

 

1986 yılında ortaya çıkarılan doğal boyama ve ekolojik baskı tekniği İndia Flint’in kumaş üzerine uygulaması ile dünya tekstil sektöründe önemli bir yer almıştır.

 

Ekolojik baskıda solüsyon olarak;

 

  • Protein
  • Demir
  • Bakır
  • Alüminyum solüsyonları

 

Kumaşların mordanlanmasında ise;

 

  • Şap (KAI(SO4)2)
  • Alüminyum sülfat (AI2(SO4)3)
  • Demir sülfat (FeSO4)
  • Krem tartar (KC4H5O6)
  • Deniz suyu
  • Çay
  • Kül durusu
  • Yoğurt
  • Peynir altı suyu

 

Kullanılmaktadır.

 

Ekolojik baskı yöntemleri şöyledir;

 

  • Suda kaynatarak
  • Pas boyama (RustDyeing)
  • Kavanozda bekleterek
  • Gömerek
  • Vuraraktır

 

Ekolojik baskıda;

 

  • Acı bakla,
  • Akçaağaç,
  • Asma yaprağı,
  • Atatürk çiçeği,
  • Aynısefa çiçeği,
  • Çivit otu,
  • Çam ağacı,
  • Ceviz yaprağı,
  • Çınar yaprağı,
  • Çilek yaprağı,
  • Defne,
  • Eğrelti otu,
  • Fesleğen,
  • Frezya,
  • Ginko,
  • Gül bitkisinin yeşil ve taç yaprakları,
  • Gülhatmi çiçeği,
  • Isırgan yaprağı,
  • İncir,
  • Karabiber,
  • Karanfil,
  • Kestane yaprağı,
  • Labada,
  • Limon yaprağı,
  • Nane,
  • Nar,
  • Okaliptüs,
  • Ortanca,
  • Palamut yaprağı,
  • Pelit,
  • Portakal yaprağı,
  • Sardunya yaprağı,
  • Soğan kabuğu,
  • Sonbahar yapraklar,
  • Sumak,
  • Süs eriği,
  • Yasemin,
  • Zeytin yaprağı,
  • Mor lahana

 

Bitkileri kullanılmaktadır.

Kullanılan materyallerin doğal olması ekolojik ürünler açısından önemlidir. Doğal kumaşların fiziksel ve kimyasal özellikleri çevre açısından sentetik kumaşlara göre olumlu özellikler taşımaktadır. Son dönemde tekstil sanatçıları arasında popüler bir yere sahip ekolojik baskı yöntemi giyim ve aksesuar ürünleri olarak üretilmekte ancak ürünlerin haslık özellikleri göz önünde bulundurulmamaktadır. Ekolojik baskı ürünlerinin haslık düzeylerinin yüksek olması ürünlerin uzun ömürlü, dış etkenlere karşı dayanıklılığı açısından önemli bir yere sahiptir. Bitkilerden boya elde etme işleminde bitkiler kurutularak veya taze olarak kullanılacağı gibi pigment veya ekstrakt olarak da kullanılır. Bitkilerin kuru ve öğütülmüş kısımları homojen şekilde karıştırılır.

Bitkinin boya veren kısımları ayrılır ve çözelti oksijen olmayan bir ortamda alkolden arındırılır. Yoğun kıvamda olan karışım püskürme kurutma makinesi (SprayDryer) ile toz haline getirilerek pigment elde edilir. Pigment veya ekstrakt halindeki boyarmaddelerle elyaf, iplik, kumaş vb. tekstil ürünleri renklendirilir. Ayrıca bitkilerin taç, yeşil yaprak, kök, gövde vb. kısımlarının direk kumaş yüzeylerinde kullanılması ile ekolojik baskı oluşmaktadır.

 

Ekolojik Baskı Uygulamaları

 

Bitkilerin yaprak, gövde, kabuk vb. kısımlarının suda kaynatarak kumaşa şeklilini bırakma veya transferidir. Kullanılacak kumaş vb. materyalin “suda kaynatma” tekniğine başlamadan önce mordanlanmış olması renk ve şekil kalıcılığını arttırmaktadır. Baskı işleminde kullanılan kumaşların, keten, pamuk, yün, ipek vb. gibi tamamen doğal olması gerekmektedir.

 “Suda kaynatma” yönteminde düz zemin üzeri streç film kaplanmalı ve beyaz sirkeli suda ıslatılmış kumaş bu zemin üzerine serilmelidir. Kullanılan kumaş yüzeyine bitkiler bir tasarım düzeninde dizilerek kumaşın sağ veya sol tarafına ısıya dayanaklı ahşap veya plastik rulo yerleştirerek sarılmaya başlanarak kumaşın diğer tarafına kadar sıkıca sarılır. Kumaş sarılan rulonun üzeri yün iplik ile sıkıca sarılarak bitkiler ile kumaş arasındaki temasın arttırılması sağlanır. Kaynatma kazanında ağzı kapalı olarak 1,5 saat kaynatılan baskı rulosu çıkartılarak açılır ve havadar bir ortamda kurutma işlemi yapılmalıdır.

“Suda kaynatma” yönteminde aynı ağaçtan toplanan bitkiler aynı koşullar sağlansa bile bazen aynı sonucu vermemektedir. Bu da bitkiler ile yapılan baskıyı özgün ve tek kılmaktadır. Bitki ile baskıda uygun koşulların sağlanması bitkinin yaş veya kuru olması, toplama zamanı, daha önceden bekletilmiş olması, kullanılan solüsyon miktarı, kumaşı sarma sıklığı, sararken kullanılan iplik, kullanılan boru, kaynatma süresi, suyun ph oranı gibi birçok etken vardır. Bitkilerin toplandıkları bölgenin iklim şartı bitkinin içerisinde bulunan su miktarını etkilemekte ve şeklini ve rengini vermesinde farklılık göstermektedir. Kullanılan su ph oranı 7’nin altında asetik olması rengin siyah renge dönük olmasına sebep olurken ph oranını 7’nin üzerinde bazik olması rengi yeşil tonlarında olmasını sağlamaktadır. Kaynatma süresi 1,5 saatin altında olduğu zaman bitkinin şeklinin oluştuğunu ancak rengini tam olarak vermediği gözlemlenmiştir.2017 yılındda yapılan bir araştırmada; Okaliptüs, silverokaliptüs, beyaz papatya, mor papatya, süs eriği, gül’ün yeşil yaprağı doğadan temin edildikten sonra ekolojik baskı işlemine başlamadan önce baskı reçetesi hazırlanmıştır.

Aşağıda okaliptüs bitkisi ile pamuklu ve ipekli kumaş için hazırlanmış baskı reçetesi örneği görülmektedir.

 

 

 

 

ekobsk1

 

 

 

ekobsk2

 

 

İşlem basamakları

 

  • Doğadan toplanan bitkiler 1 yemek kaşığı beyaz sirke ve 1 litre su olan bir kapta 15 dakika bekletilir.

 

 

 

 

 

ekobsk3 

 

 

 

  • İpek veya pamuk kumaşın %40 oranında zeytinyağlı sabun veya çamaşır sodası tartılarak 1 saat ön yıkama işlemi yapılır.

 

 

 

 

ekobsk4

 

 

 

  • Ön yıkama işlemi yapılan kumaşlar % 40 oranında şap ile 1 gece suyun içerisinde bekletilerek mordanlanır.
  • Boş bir kavanoz içersinde 1 litre su/1 litre sirke/bakır veya çivi 15 gün bekletilerek solüsyon hazırlanır.

 

 

 

ekobsk5 

 

 

 

  • Düz bir zemin streç film ile kaplanarak üzerine sirkeli su ile ıslatılmış kumaş serilir.
  • 15 dakika bekletilmiş olan bitkiler solüsyona batırılır ve kurutularak kumaş yüzeyine kompozisyon kurulur.

 

 

 

 

ekobsk6

 

 

  • Kumaşın sağ veya sol tarafına bahçe hortumu yerleştirilerek streç film ile birlikte sıkıca rulo olacak şekilde sarılır.
  • Sarılan kumaşın üzeri tekrar streç film ile kaplanır ve yün iplik ile rulonun üzeri sıkıca sarılır. Çelik tencere 1,5 saat kaynatma işlemi yapılır.

 

 

 

ekobsk7

 

 

  • Kaynatma işlemi bittikten sonra rulo 30 dakika dinlendirilir ve açılarak havadar bir ortamda kurutulur.

Ekolojik baskı yapılan pamuklu ve ipekli kumaş denemeleri aşağıda görülmektedir.

 

 

 

ekobsk8

 

 

 

 

 

ekobsk9

 

 

 

 

ekobsk10

 

 

ekobsk11

 

 

 

 

ekobsk12

 

 

 

 

 

ekobsk13 

 

 

 

ekobsk14

 

 

 

ekobsk15

 

 

 

ekobsk16

 

 

 

Ekolojik Baskı Tasarımlarının Haslık Değerleri

 

Haslık kendine ait özelliklerini göz önünde tutarak boyalı veya baskılı tekstil ürününün üretimi ya da kullanımı sırasında karşılaştığı fiziksel ve kimyasal etkenlere karşı gösterdiği dayanıklılıktır.

 

Haslıklar;

 

  • Fabrikasyon
  • Kullanım haslıkları

 

Olarak ayrılmaktadır.

 

Fabrikasyon haslıkları, boyama veya baskı işleri yapıldıktan sonra uygulanan terbiye işlemlerine karşı etkilenmemesi,

Kullanım haslıkları ise kullanım sırasında ürünlerin maruz kalacağı etkenlere karşı direncini göstermektedir.

 

Haslık testlerinde bir boyanın;

 

  • Yıkama
  • Terleme
  • Işık haslıklarına

 

Olan dirençlerinde farklılıklar görülebilmektedir ve haslıklardan birinin yüksek olması diğer haslığında yüksek olacağı anlamını taşımamaktadır.

Yapılan çalışmada pamuk kumaş üzerine yapılan baskıların silverokaliptüs, okaliptüs, gül yaprağı, mor papatya, beyaz papatya ve süs eriği bitkilerine göre haslık değerleri aşağıdaki gibi ölçülmüştür;

 

 

ekobsk17 

 

 

 

ekobsk18

 

 

Yukarıdaki tablolar incelendiğinde;

 

Pamuklu kumaş üzerine demir solüsyonu ile yapılan yıkama haslıklarında akma haslığının, beyaz papatya bitkisinde çok iyi düzeyde, okaliptüs, süs eriği ve silverokaliptüs bitkilerinin oldukça iyi düzeyde olduğu, solma haslığının silverokaliptüs, gül yaprağı, mor papatya, süs eriği, beyaz papatya bitkilerinde oldukça iyi düzeyde olduğu görülmüştür.

 

Işık haslıklarına bakıldığında, silverokaliptüs ve gül yaprağı iyi düzeyde, okaliptüs bitkisinin oldukça iyi düzeyde olduğu görülmüştür.

Sürtünme haslıklarına bakıldığında yaş sürtünme haslığının, gül yaprağında çok iyi düzeyde, beyaz papatya bitkisinde oldukça iyi düzeyde olduğu görülmüştür.

Kuru sürtünme haslıklarında, gül yaprağı, mor papatya, süs eriği, beyaz papatya bitkilerinde çok iyi düzeyde, silverokaliptüs, okaliptüs bitkilerinde oldukça iyi düzeydedir.

 

 

ekobsk19

 

 

Yukarıdaki tablo incelendiğinde;

 

ipekli kumaş üzerine demir solüsyonu ile yapılan yıkama haslıklarında akma haslığının, silverokaliptüs ve mor papatya bitkisinde çok iyi düzeyde, süs eriği bitkisinin oldukça iyi düzeyde, beyaz papatya ve gül yaprağının iyi düzeyde, okaliptüs bitkisinin orta düzeyde olduğu,

solma haslığının silverokaliptüs ve mor papatya bitkisinde çok iyi düzeyde, süs eriği bitkisinin oldukça iyi düzeyde, gül yaprağı bitkisinin iyi düzeyde, beyaz papatya ve okaliptüs bitkilerinin orta düzeyde olduğu görülmüştür.

Işık haslıklarına bakıldığında, gül yaprağı ve okaliptüs bitkilerinin çok iyi düzeyde, silverokaliptüs ve beyaz papatya oldukça iyi düzeyde, mor papatya ve süs eriği bitkisinin az düzeyde olduğu görülmüştür.

Sürtünme haslıklarına bakıldığında yaş ve sürtünme haslığının, gül yaprağı, mor papatya, beyaz papatya bitkilerinde çok iyi düzeyde, silverokaliptüs, okaliptüs ve süs eriği bitkilerinde oldukça iyi düzeyde olduğu görülmüştür.

 

 

 

 

 

 

İplik Yapısının Kumaş Performansı Üzerindeki Etkileri

 

 

Tekstillerin performansını lif özelliklerinin yanısıra iplik yapısı, kumaş konstrüksiyonu ve özel apreler belirlemektedir. Kumaş yapısını oluşturan iplik tipi kumaşların dayanıklılığı, görünümü ve konfor özelliklerini etkileyen en önemli etmenlerden biridir.

 

 

İplik tipinin dayanıklılık, görünüm ve konfor özellikleri üzerindeki etkileri:

 

 

Dayanıklılık

 

 

İplik mukavemeti kumaş mukavemetini etkileyen en önemli faktördür. İplik mukavemeti yalnızca ipliği oluşturan liflerin mukavemetine bağlı değildir, aynı zamanda iplik yapısına da bağlıdır. Kesikli liflerden üretilen iplikleri büküm bir arada tutar. Liflerin kopması ve büküm kuvvetinin yenilmesi sonucu iplik kopar. Büküm arttıkça liflerin kaymasını engelleyen sürtünme kuvveti de arttığından bir yere kadar iplik mukavemeti artar. Çok fazla büküm verildiğinde ise mukavemet düşer. Kalın iplikler ince ipliklere göre kumaş mukavemetine daha fazla katkıda bulunur.

Kumaşların esnemesi ve sonra ilk haline dönmesi kullanım ve performans açısından istenen özelliklerdendir. İpliklerde uzama özelliğini iyileştirmek için spandex gibi %500 oranında uzayıp ilk haline geri dönebilen elastik lifler kullanılmaktadır.

Kumaşın dayanıklılığını etkileyen bir başka faktör aşınma dayanımıdır. Aşınma malzemenin ne kadar enerji absorbladığı ile ilgili bir faktördür. İplik yapısı kumaşların aşınma dayanımını etkileyen en belirleyici unsurların başında gelmektedir. Düşük bükümlü iplikler yüksek bükümlü ipliklere kıyasla kolaylıkla aşınırlar. Büküm az olduğunda liflerin kumaş yüzeyinden uzaklaşmaları kolaylaşmaktadır.

 

 

Görünüm

 

 

Dökümlülük, tuşe, kırışma dayanımı ve boyut sabitliği gibi faktörlerin hepsi tekstil ürünlerinin performansına katkıda bulunmaktadır. Dökümlülük, kumaşın serbest halde kendi ağırlığı altında katlar oluşturmasıdır. Kumaş içinde eğilip bükülmeye ve hareketliliğe izin veren iplik yapılarında dökümlülük daha iyidir. Büküm faktörü de ipliklerin eğilmesini etkiler. Yüksek bükümlü iplik yapılarında lifler iplik boyunca belli bir açı ile oryente olmuş durumda olduklarından bu tip iplikler rahatça eğilirler ve dökümlülük özelliği iyidir.

 

Tuşe, “kumaşlara dokunulduğunda, sıkıştırıldığında, sürtünüldüğünde veya herhangi bir şekilde dokunulduğunda ortaya çıkan dokunsal duyular ve etkilerdir.” Tuşe değerlendirilirken önemli olan faktörlerden biri malzemenin düzgünlüğüdür. Filament ve ince - taranmış liflerden oluşan ipliklerin tuşesi yumuşaktır. Kolaylıkla sıkıştırılabilen ve ilk haline dönebilen kumaşlar ile esnek lifler ve yüksek hacimli iplikler tuşeyi olumlu yönde etkilemektedir.

 

Kırışma dayanımı iplik yapısıyla ilgili bir başka faktördür. Kumaşta kırışıklık meydana geldiğinde iplikler eğilip bükülürler. İplik içinde dış taraftaki lifler uzarken iç taraftakiler sıkışırlar. İpliğin eğilme direnci (sertlik) büküm ve incelikle ilgilidir. Düşük bükümlü gevşek iplik yapılarında lifler eğilme kuvvetlerini azaltmak üzere serbestçe hareket edebilirler, dolayısıyla kolaylıkla eğilirler. Yüksek bükümlü sıkı kumaş yapılarında ise durum tam tersidir, iplikler orijinal hallerini korumaya meylederek kırışmaya karşı direnç gösterirler. Bununla birlikte aşırı bükümlü iplikler de kolayca kırışırlar. Kalın ve katlı iplikler kırışmaya karşı ince ipliklerden daha çok direnç gösterirler.

 

 

Konfor

 

Isı transferi tekstil mamulleri için başlıca konfor özelliklerinden biridir. İplik yapısı kumaşın ısıl özellikleri açısından belirleyici faktördür. Kesikli liflerden oluşan bir iplik havayı daha çok tutar, bu sebeple ısı geçişine karşı dayanıklıdır. Diğer yandan yüksek bükümlü iplikler daha az hava tutmaktadır.

 

Hava geçirgenliği diğer faktörler gibi iplik yapısından etkilenmektedir. İplikler veya lifler arasındaki boşluklar arttıkça kumaşın hava geçirgenliği artmaktadır. Kompakt yapılı iplikler kullanıldıkça ve sıklık arttıkça hava geçirgenliği azalır.

 

Bunların dışında iplikler kumaşın yumuşaklığına katkı sağlamaktadır. Düşük bükümlü iplikler pürüzlü yüzeye sahip olduklarından kumaşın düzgünlüğünü olumsuz yönde etkilemektedir.

 

Günümüzde pamuk gibi kısa lifleri eğirmek için üç büyük teknoloji kullanılmaktadır. Bunlar ring iplik eğirme sistemi, open-end rotor iplik eğirme sistemi ve Murata vortex iplik eğirme sistemidir. Bu teknolojilerle üretilen ipliklerin yapıları büyük farklılıklar göstermektedir. Ring iplikçilik en eski ve en yaygın kullanılan sistemdir. Ring sisteminin üretimdeki bazı dezavantajlarını minimuma indirmek amacıyla 1997 yılında Murata firması tarafından vortex sistemi geliştirilmiştir. Son dönemde iplik teknolojisindeki yenilikler ayrı bir sistem gerektirmeden ring iplik makinesine bir aparat ilavesiyle çift katlı ipliğe benzer şekilde üretilebilen sirospun iplikler ile devam etmektedir.

 

 

Pazar, 02 Ağustos 2020 20:23

İplik makinelerinde bilezik ve kopça

İplik Eğirme

 

Ring iplik makinesi makineleriyle ring iplik büküm makinelerinin performansları büyük ölçüde bileziklerin ve kopçaların maksimum dayanım sınırlarıyla tanımlanmıştır. Bilezik kopça alanındaki yoğun araştırma ve geliştirme çalışmaları sayesinde bilezik-kopça sisteminin dayanım sınırları büyük ölçüde artırılabilmiştir. Kopça aşınmasının yalnızca malzemeden kaynaklanmadığı, bu süreçte çok karmaşık tribolojik yasaların rol oynadığı bilinmektedir. Ayrıca kopça ve bilezik arasında oluşan ısı uzaklaştırılmalıdır. Bu işlem o kadar hızlı gerçekleşmelidir ki, noktasal ısınmaların, kopçanın aşınma bölgelerinde 300 derece üzerindeki sıcaklıklara ulaşması önlenmelidir.

 

Bilezik-kopça sistemi üzerine etkiyen yüklerin olabildiğince düşük seviyede tutulması için;

 

  • Bileziğin iğe göre kusursuz bir şekilde merkezlenmiş olması,
  • İplik kılavuz gözünün iğe göre iyi bir şekilde merkezlenmiş olması,
  • Balon kontrol bileziğinin (BE bileziği) iğe göre kusursuz bir şekilde merkezlenmiş olması, iğin, iğ titreşimi olmayacak şekilde yataklanmış olması,
  • Masura çapı, masura uzunluğu ve iğ taksimatının bilezik çapına orantısının doğru olması, Bileziğe uygun çapta balon kontrol bileziklerinin (BE bilezikleri) mevcut olması,
  • Kopçayı elyaf uçuntusundan koruyan, doğru ayarlanmış olan uygun kopça temizleyicilerinin kullanılıyor olması,
  • İplik işletmesi ikliminin (sıcaklık ve bağıl nem) ilgili iplik için uygun olması,
  • İplik işletmesi havasının, kopça hareketini olumsuz etkileyen toz ve elyaf uçuntusundan olabildiğince arındırılmış olması,
  • Bilezik tablasının iğe göre mutlak terazisinde olması sağlanmalıdır.

 

 

 

bkm3

 

 

İyi bir eğirme sonucu için aşağıdaki şekilde tavsiye edilen geometrik orantı değerlerine olabildiğince kesin olarak uyulmalıdır:

 

 

  • d:D: d:D değeri çok küçük olduğunda, kopça üzerine etkiyen yük yüksek olur. Kopça aşınması ve iplik kopuşu artar.
  • d:D değeri çok büyük olduğunda, kops üzerindeki iplik miktarı azdır, ancak çalışma koşulları olumsuz yönde etkilenmez.
  • H: Fazla uzun bir masura veya iğ seçilirse (örn. H = 5,5 x D), iplik balonu masura ucuna değer. Yüksek oranda iplik kopuşlarının yanı sıra iplik kalitesinin de kötüleştiği görülür.
  • D und t: Bilezik çapı (D) seçilirken iğ taksimatı (t) göz önünde bulundurulmalıdır. Maksimum bilezik çapı, iğ taksimatına kıyasla, bundan en fazla 25 mm daha küçük olabilir. Bu durumda kopça ve iplik balonu gerekli hareket serbestliğine sahip olur. Kopça takma, iplik kopuşunun giderilmesi ve kops değişimi daha sorunsuz gerçekleşir.
  • BE: Balon kontrol bileziği, bilezik çapından 2- 3 mm büyük olmalıdır. Balon kontrol bileziği çok büyük olursa iplik balonuna etkiyen yük karşılanamaz.

İyi bir eğirme sonucu elde etmek için doğru iklim koşulları (nem oranı, sıcaklık) ve temiz bir ortam havası büyük önem taşır. Kirlenmeden kaynaklanan rahatsız edici etkilerden kaçınmak için, klima sistemleri saatte en az 30 hava değişimi olacak şekilde boyutlandırılmalıdır. Bağıl nem oranı için tavsiyeler aşağıdaki görülmektedir.

 

 

 

bkm4

 

 

 

Kısa elyaf iplikhanesindeki hava içindeki su oranı yaklaşık 11-12 g/kg hava, uzun elyaf iplikhanesinde ise yaklaşık. 13-14 g/kg hava kadar olmalıdır. Aşağıdaki grafikte, bu değere ulaşmak için gereken kesin bağıl nem oranı, hâkim olan her sıcaklık için ayrı ayrı görülmektedir.

 

 

 

 

bkm5

 

  • Pamuğun yapışma eğilimi ve vatka oluşma eğilimi varsa, daha kuru bir eğirme iklimi seçilmelidir.
  • Suni elyafta statik yüklenme varsa, daha nemli bir eğirme iklimi seçilmelidir.
  • Sıcak, kuru iklim çekim tutumunu olumlu yönde etkiler. Düşük sıcaklıklar çekim bozukluklarına yol açabilir.
  • İyi bir çalışma tutumu ve kusurların az olması için havanın temizliği büyük önem taşır.
  • Havadaki toz ve elyaf oranının yüksek olması özellikle ince ipliklerin eğrilmesinde iplik kopuşlarının ve iplik hatalarının artmasına yol açar (klima sisteminin hava değişim oranı).
  • Örneğin inşaat önlemleri sırasında olduğu gibi, havanın mineral tozlarla kirlenmesi eğirme bilezikleri ve kopçalar için son derece saldırgan sonuçlar doğurabilir ve çok hızlı bir aşınmaya yol açabilir.
  • Havanın nemlendirilmesi için kullanılan su tuz içermemelidir, aksi halde bileziklerde ve kopçalarda yüksek oranda korozyon oluşabilir.

 

 

Kompakt iplikler

 

 

 

Kompakt iplikler, iplik tüylülüğü son derece düşük olan iplik tipleridir. Bunlardaki sürtünme koşulları sorunludur, çünkü yağlama için gereksinim duyulan elyaf uçları büyük ölçüde mevcut değildir. Bu nedenle kompakt ipliklerin eğrilmesinde özel koşullara dikkat edilmelidir.

Elyaf yağlama filminin yetersiz olmasından dolayı, kompakt iplik eğrilmesinde bilezik-kopça sürtünmesi geleneksel ipliklerdekinden yüksektir. Bu nedenle kompakt iplik eğirmede daha hafif kopçalar (1-1 numara daha hafif) kullanılır. Yağlama için yararlanılacak az sayıdaki elyafı bilezik ve kopça arasındaki temas bölgesine yaklaştırmak için ayrıca daha alçak ve daha dar kopçaların kullanılması önerilir.

Kompakt ipliklerin eğrilmesinde iklim koşulları geleneksel ipliklere göre daha kuru ve daha sıcak olacak şekilde seçilmelidir.

 

 

Core iplikler

 

 

Core ipliklerin eğrilmesi pek çok durumda, özellikle de sert core ipliklerin eğrilmesinde çok sorunludur. Bunlarda kılıf elyafının göbek elyafına oranı çok küçüktür ve sıyrılma riski son derece yüksektir. Yumuşak core ipliklerde ve kılıf elyafının göbek elyafına oranı büyük olduğunda, koşullar o kadar kritik olmaz.

 

 

Sert core ipliklerde

 

sıklıkla BE bileziği olmadan çalışıldığından, bunlarda geleneksel ipliklere kıyasla çok daha ağır olan kopçalar kullanılmalıdır (3 numaraya kadar daha ağır). Uygun kopça numarası deneme yaparak bulunmalıdır. Core ipliklerin eğrilmesinde temel olarak normal profil kullanılması denemelere göre uygundur.

Kopçalar özellikle sert core ipliklerde koruyucu bir iplik geçişine sahip olmalıdırlar. Bu nedenle, iplik geçiş bölgesinde yuvarlak kesite sahip olan rf tel profili dememe sonucuna göre önerilir.

 

Fantezi iplikler 

 

 

Fantezi ipliklerde özelliklerinden dolayı, farklı iplik uzunlarına dağılmış olan çok büyük ölçü dalgalanmaları olur. Bu nedenle kopça ağırlığının seçimi her zaman ödün vermeyi gerektirir. Kopça ağırlığının seçiminde temel olarak ortalama iplik numarası esas alınır. Kalın yerlerde iplik balonunun çok fazla göbek yapmaması için, bu tavsiyenin aksine, kopça ağırlığı sıklıkla daha ağır seçilmek zorunda kalınır. Bunun için belirleyici olan kalın yerin uzunluğudur. İplik balonunun uzunluğuna eşit veya ondan daha uzun olan kalın yerlerde kopça ağırlığı, kalın yerin olduğu kısımdaki iplik numarasına göre belirlenir. İnce yerlerin olduğu kısımlarda iplik kopuşları olmasından kaçınmak için iğ devir sayısı normal ipliğe kıyasla azaltılmalıdır. Optimum eğirme parametreleri deneme yoluyla saptanmalıdır.

İplik efektlerinin yoğunluğuna bağlı olarak normal kopçalar kullanılabilir. Güçlü efektlerde çok daha yüksek kopçalarla çalışılmalıdır.

 

Sentetikler ve karışımlar

 

 

Sentetik elyafların özellikleri birbirlerinden çok farklıdır. Bu nedenle bu elyafların eğrilmesinde daima elyaf üreticisinin tavsiyeleri dikkate alınmalıdır. Sentetikler çoğunlukla sürtünmeye karşı duyarlıdır. İplikte erime noktalarının ortaya çıkmasını önlemek için temel olarak daha yüksek kopça tipleri kullanılmalıdır. Bununla ipliğin bilezik tepesine temas etmesi önlenir. Çok hassas ipliklerde BE bileziklerinin kullanılmasından da vazgeçilmelidir. Bu durumda normal tavsiyeye kıyasla daima daha büyük kopça ağırlıkları kullanılmalıdır. Boyanmış ve matlaştırılmış elyaflar çoğunlukla çok saldırgan öğeler içerirler.

Elyaflar bilezik ve kopça arasındaki yağlama filmini oluşturduğundan, bu öğeler kopça ve bilezik üzerinde de aşındırıcı etkide bulunurlar, dolayısıyla böyle elyaflar kullanıldığında kopça ömrünün çok daha kısa olacağı hesaba katılmalıdır. Ek olarak iğ devir sayısı da azaltılmalıdır.

 

Bilezik ve kopçalarla iplik kalitesine etkisi

 

 

Ring iplik eğirme sürecinde iplik kalitesini etkileyen pek çok faktör vardır, bilezik ve kopçalar da bunlardandır. Ancak çekim ünitesinden gelen elyaf bandının kalitesi bilezik ve kopçayla iyileştirilemez. Eğirme sonucu, bilezik ve kopçanın doğru seçilmesiyle, özellikle iplik tüylülüğü bakımından olumlu yönde etkilenebilir.

 

Tüylülük

 

 

Özellikle tüylülük konusunda bilezik ve kopça aracılığıyla etki edilebilir. Bunda öncelikle bileziğin durumu ve merkezleme önemli bir rol oynar. Aşınmış bir bilezik yüzeyi ipliğin tüylülük değerlerinin daima yüksek olmasına yol açar.

 

Ayrıca bileziğin merkezlenmesi iplik tüylülüğünün düşük olması için son derece önemlidir, üstelik iğ devir sayısı ne kadar yüksek ve bilezik çapı ne kadar küçükse o derece önem kazanır. Henüz 0,3 mm eksantriklikte bile teorik kopça hızı büyük bir dalgalanma sergiler. Bunun sonucunda kopçada vızırdama ve bunun sonucunda iplik tüylülüğü daha yüksek olur. Bu, ölçüm teknikleriyle de kanıtlanmıştır.

 

İplik tüylülüğü konusunda iyi sonuçlar elde etmek için kopça ağırlığının doğru seçilmesi de önemlidir. Kopça ağırlığı çok azsa balon çok fazla göbek yapabilir, bu da BE bileziğinde ve iplik kılavuzunda yüksek oranda sürtünmeye ve dolayısıyla yüksek iplik tüylülüğüne yol açar. Eğirme bilezikleri aşınmış olduğunda, zarar görmüş olan bilezik yüzeyinden dolayı bilezik kopça sürtünmesi azalır. Bu durumda kopça ağırlığının artırılması geçici olarak bir iyileşme sağlayabilir. Ama bu durumda bilezikler temelde en kısa zamanda değiştirilmelidir.

 

Kopça biçiminin ve kopçanın tel kesitinin uygun seçilmesiyle en iyi iplik tüylülük değerleri elde edilir.

 

Nepsler

 

 

Nepsler, çoğunlukla fitilden kaynaklanan, aşırı kısa kütle dalgalanmalarıdır. Bazı durumlarda, kopçada oluşabilen sıyrılmalar neps sayısının yüksek olmasına yol açabilir. Bunun nedeni kopçanın uygun olmaması veya aşırı derecede aşınmış olması olabilir. Bunda uygun bir kopça biçimi veya kopça değiştirme periyodunun kısaltılması iyileştirme sağlayabilir. Sıyrılmalardan kaynaklanan aşırı yüksek neps sayılarında CV değeri de yükselebilir.

 

İplik düzgünsüzlüğü (CV%)

 

Bu, iplikteki kütle dalgalanmalarını ifade eden bir ölçüdür. Bilezik ve kopça kütle dalgalanmalarını neredeyse hiç etkilemez. Ancak yüksek neps sayıları da CV değerinin artmasına yol açabilir.

 

İnce yerler ve kalın yerler

 

Bu kusurlar, iplikte, santimetre aralığındaki kütle dalgalanmalarını ifade ederler ancak bilezik ve kopça tarafından çok az etkilenebilirler.

 

İplik mukavemeti ve esneme

 

İplik bükümü, iplik parametreleri (büküm) ve hammaddeden başka, eğirme sürecindeki iplik geriliminden ve bununla birlikte iğ devir sayısından etkilenir. Mukavemet için her şeyden önce elyafın iplik bünyesi içindeki yönelimi önemlidir. Bu esas olarak çekim ünitesinde ve eğirme üçgeninde oluşur.

 

Eğirmedeki iplik kopuşları

 

İyi bir makine randımanı için iplik kopuş sayısının düşük olması büyük önem taşır. İplik kopuşları, mevcut gerilimin eğirme üçgeni tarafından karşılanamadığı durumlarda ortaya çıkarlar. İyi bir iplik homojenliği ve sabit iplik gerilimi daima olumlu yönde etki ederler, çünkü kalın ve ince yerler çoğaldıkça bu olayların olasılığı artar.

Kopça ağırlığı daima, iplik gerilimi bir yandan iplik kopuşları az olacak ve diğer yandan da çok büyük (göbekli) balon nedeniyle çalışma aksamaları olmayacak kadar düşük olmalıdır.

 

Takım değiştirmedeki iplik kopuşları

 

Kalkış sırasındaki iplik kopuş oranının düşük olmasının önkoşulu, rezerv sarımının (masura sarımı) kusursuz bir şekilde uygulanmasıdır. Takım değiştirme sırasında ipliğin çıkması ve gerçek iplik kopuşu ayırt edilir.

Normalde iplik kılavuzunda iplik artığı kalmaz. Bazı durumlarda, harekete geçme sırasında kopça kasıntı yapabilir. Bu durumda dıştaki kopça ayakçığı bileziğin dış tarafında asılı kalır. Böyle olduğunda, harekete geçme sırasındaki iplik gerilimi çok büyük olur ve iplik kopar. Makine durdurulurken iğlerin daha güçlü şekilde frenlenmesi (bu sayede iplik harekete geçme sırasında daha gevşek olur) veya uygun kopça seçimi bir çözüm olabilir.

Ayrıca, takım değiştirme sırasında iplik kopuş oranının düşük olması için, iplik balonunun olabildiğince hızlı şekilde istikrar kazanması son derece önemlidir.

Takım değiştirme sırasında ipliğin çıkması 

 

İpliğin çıktığı çoğunlukla, iplik kılavuzu etrafında kıvrımlı iplik artıklarının sarılı olmasından net bir şekilde anlaşılır. Bu, ipliğin çıktıktan sonra yalnızca büküm almasıyla ve en sonunda aşırı bükümden dolayı kopmasıyla gerçekleşir. Bu sorun öncelikle iplik çekme başlangıcının iyileştirilmesiyle giderilebilir.

Bilezik tablası aşağı hareket etmeye başladıktan hemen sonra iğlerin harekete geçmesi

Çekim ünitesinin, gereği halinde iğlerden daha geç harekete geçirilmesi Ayrıca uygun kopça seçimiyle ipliğin çıkması azaltılabilir.

 

Bilezik-kopça sisteminin performansı 

 

Kopça, 150 km/h (42 m/s) bir hızda, yaklaşık 14 günlük ömrü içinde dünyanın çevresinden daha fazla olan bir mesafe kat eder. Hatta CeraDur kopçalar, aşırı yüksek kopça ömürleri sayesinde dünyadan aya kadar olan mesafeye (365.000 km) denk bir mesafe kat ederler. Bu sırada, 500 grama kadar olan bir ağırlığa denk olan merkezkaç kuvvetiyle bilezik flanşına doğru bastırılır. Bu sistem yalnızca eğirme materyalinin öğütülmüş elyaflarından oluşan bir yağlama filmiyle yağlanır. Eğirme bileziği bu yüke birkaç yıllık ömrü boyunca dayanır.

 

İplik Büküm Hesabı 

 

Bir ipliğin bükümünü öncelikle kullanım amacı belirler. Ayrıca her elyaf türünün, elyaf kalitesine, elyaf yapısına, elyaf inceliğine ve elyaf boyuna bağlı olan, kendine özel büküm değerleri vardır. Pratikte kullanılan başlıca büküm hesabı, Köchlin tarafından geliştirilen

 

T/m = αm x √Nm

Formülüne göre yapılır.

Burada;

T = Büküm

α = Büküm katsayısı

Demektir.

 

 

 

bkm1

 

 

 

 

 bkm2

 

Bilezik formları

 

 

1-BEF formu

 

 

 

 

 

bkm6

 

 

 

 

2-A Formu         

 

 

 

 

bkm7

 

 

Bilezik tipleri

 

 

Merkezlenebilir iğ sistemi için A varyantı

 

Segmanla tespit edilmek üzere alüminyum adaptör içine presli yüksek performanslı bilezik.

 

 

 

 

bkm8

 

 

Merkezlenebilir bilezikli sistemler için model varyantı

 

 

a) Alüminyum adaptör içine preslenen yüksek performanslı bilezik

 

 

 

 

bkm9

 

 

 

b) R+F merkezleme plakasına preslenen yüksek performanslı bilezik

 

 

 

 

bkm10 

 

 

Flanş kopçaları

 

 

Kopçaların çalışma tutumu esas olarak elyaf yağlama filminin oluşması ve bununla birlikte eğirme bileziği ile kopça arasındaki kayma tutumu tarafından belirlenir. Bilezik ile ya da iplik kalitesi ile tam uyumlu bir yay biçiminin yanı sıra, ek bir yüzey işlem de büyük önem taşır. Bunlar en iyi şekilde seçilmiş olduklarında, istenen iyi çalışma sonuçlarına ve kopça ömürlerine ulaşılabilir.

Farklı uygulama durumları için aşağıdaki çeşitler kullanılabilir

 

 

SuperPolish

 

 

SuperPolish, R+F’in üniversal olarak kullanılabilen temel çelik kopçasıdır. Özel seçilmiş çelik alaşımı, son derece hassas oluşturulmuş biçimi ve en iyi şekilde ayarlanmış polisaj derecesi sayesinde iplik kalitesinin her iğde hep iyi olması garantisini verir. SuperPolish kopça tüm hammaddeler, iplik kaliteleri ve iplik numaraları için üniversal olarak kullanılabilir.

 

 

BlackSpeed

 

 

BlackSpeed kopçalar tercihen standart kalite bileziklerde – R+F Champion bilezik gibi –kullanılırlar. BlackSpeed kopça, özel bir kemotermik yöntemle, parlak siyah bir oksit tabakasıyla kaplanır. Bu yüzey, elyaf yağlama filminin çok iyi bir şekilde tutunmasını ve sonuç olarak iyileştirilmiş bir aşınma koruması sağlar. Siyah oksit tabakası sayesinde, aynı zamanda kopçanın ısı yayımı da büyük ölçüde iyileştirilir ve korozyona karşı çok daha yüksek direnç elde edilir. Bu tabaka ayrıca elyaf içindeki saldırgan maddeler, avivaj ve eriyik gibi zararlı etkilere ve salon ikliminin olumsuz etkilerine karşı büyük ölçüde duyarsızdır. BlackSpeed kopça büyük baskı ve kuvvetlere dayanıklı ve uzun ömürlüdür.

 

 

Avus

 

 

Avus kopça, özel yüksek alaşımlı ve dolayısıyla baskı ve kuvvetlere dayanıklı bir temel malzemeden üretilmiştir. R+F bunun için bu temel malzemeye uyumlu bir termik yöntem uygular, bu sayede temel malzeme aşınmayı önleyen unsurlar bakımından zenginleşir.

Bu sırada ortaya çıkan düz kopça yüzeyi, bilezik ile geniş ve optimum temas yüzeyinin son derece hızlı bir şekilde oluşturulmasını sağlar. Bu olay mükemmel bir ısı transferi sağlar. Aynı zamanda, oluşan yağlama filminin çok iyi tutunması sağlanır. Bu sırada, kopça malzemesinin aşınma önleyici unsurları malzemenin doğal aşınmasını geciktirir, bunun sonucunda da Avus kopça çok uzun kullanım ömrüne ulaşır. Avus kopça öncelikle, elyaf yağlama filmi oluşması için neredeyse hiç elyaf vermeyen veya çok az elyaf veren pamuk ve pamuk benzeri elyaf malzemenin eğrilmesinde avantajlar sağlar. Avus kopça özellikle yüksek ve çok yüksek iğ hızlarında, kompakt ipliklerde ve yüksek bükümlü, ince ve süper ince ipliklerde son derece iyi sonuçlar verir.

 

 

SuperSpeed

 

 

R+F’nin SuperSpeed kopçası ek olarak, özel geliştirilmiş nikel kaplamasıyla galvanik olarak ıslah edilir. Bu tabaka en düşük pürüzlük değerleriyle öne çıkar ve son derece koruyucu bir iplik geçişini garanti eder. İplik geçiş direnci uygun tel profilinde daima sabit kalır ve bu sayede sabit iplik kalitesini garanti eder. Bu özel nikel kaplama aynı zamanda aşınmaya dayanıklıdır ve kaplamasız kopçalara kıyasla yüksek hızlarda daha uzun kullanım ömrü sağlar. R+F’nin SuperSpeed kopçası böylece değişmeyen yüksek iplik kalitesi, yüksek üretkenlik ve uzun kopça ömrüyle her bakımdan yetenekli bir kopça olarak üstünlüğünü gösterir.

 

 

Vector

 

 

Vector kopça, aşırı koşullarda kopçanın zorlu çalışma özelliklerini garanti eden teflon katkılı özel bir kaplamaya sahiptir. Yağlama filminin oluşması dış etkiler nedeniyle kısa süreliğine kesildiğinde, bilezik bu destek kaplaması sayesinde gerekli oranda yağlama maddesi almaya devam eder. Bunun sonucunda yalnızca iplik kopuşları önlenmez, aynı zamanda bilezik yüzeyi de zarar görmez. Vector kaplamasının düşük sürtünme değeri sayesinde, normal iplik eğirme koşullarında çok daha uzun kopça ömrü elde edilir. Vector kopça tüm materyallerin işlenmesi için uygundur. Uygulama türüne göre, ister işlenmesi zor materyaller için olsun isterse de uzun kullanım ömrü için, Vector kopça orta kalınlıktaki Ne 20 ipliklerden ince Ne 80 ipliklere kadar olan aralıkta başarıyla kullanılır.

 

 

DiaDur

 

 

DiaDur kopçanın kaplaması, son derece korumalı bir iplik geçişi sağlayan olağan üstü pürüzsüzlükle öne çıkar. DiaDur kaplamanın artırılmış yüzey sertliği sayesinde kopçaların uzun ömürlü olması sağlanır. Kopça rodajı tamamlandıktan sonra, DiaDur kopça yüksek hızlarda bile iplik parametrelerinin uzun süre sabit kalmasını sağlar ve iplik kopuşlarını en düşük düzeyde tutar. DiaDur kaplama, artırılmış yüzey sertliğine rağmen bilezik yüzeyine zarar vermez. DiaDur kopça kaplaması çok hassas ipliklerin eğrilmesi için özel olarak geliştirilmiştir.

 

 

CeraDur

 

 

R+F’nin CeraDur kaplamalı kopçası olağanüstü uzun ömürlüdür. R+F, CeraDur bileziği ve CeraDur kopçayı, aşınma araştırmaları alanında uzman olan partner şirketler ve enstitülerle ortaklaşa geliştirmiştir. Buradaki ortak hedef, bilezik ve kopça sistemi için optimize edilmiş, aşınma oranı son derece düşük bir yüzey elde etmek olmuştur. CeraDur kaplamasının difüzyon yöntemi sayesinde kopçanın özellikleri büyük ölçüde iyileştirilmiştir. Bu yöntemle kopça 1.100 HV üzerinde olağanüstü bir yüzey sertliğine ve aynı zamanda en düşük sürtünme katsayısına ulaşır. CeraDur bilezik ve CeraDur kopça kombinasyonuyla, uygun eğirme koşullarında, iplikhanede mümkün olan en yüksek randımana ulaşılmaktadır. Pratikte 20 haftaya kadar kopça ömrüne ulaşılabilmektedir. CeraDur kopçalar, iyi bir yağlama filmi sağlanması kaydıyla, Turbo bilezikler üzerinde de kullanılabilirler. CeraDur kopça, orta kalınlıktaki Ne 20 ipliklerden ince Ne 80 ipliklere kadar olan aralıkta kullanılır.

 

 

Kopça tipleri

 

 

Kopça kutusu üzerindeki etiket kopça hakkındaki tüm önemli bilgileri gösterir. Kopça tipine, dolum miktarına ve R+F ürün numarasına dair bilgilerin yanı sıra, geri takip edilebilirliği sağlamak için parti kontrol numaraları da burada gösterilmektedir.

  • Flanş numarası ve profil Normal ve K2 profil için C1
  • Tel profili Yarım yuvarlak için hr
  • Kopça formu EMT
  • Kopça numarası R+F numarası 2/0 için 2/0
  • ISO 45 Ağırlık 45 mg
  • Yüzey işlem SuperSpeed
  • Ambalaj Magazinli kopçalar için CLIP
  • Ürün numarası 33017
  • Kontrol numaraları Alt alta sıralı 3’e kadar numara
  • Dolum miktarı 1000 adet

 

 

Kopça hızları

 

 

Kopça hızlarının sınırlandırılmasında çeşitli faktörler rol oynar:

Kalın iplik aralığında, ağır kopçalar kullanıldığında, kopçanın merkezkaç kuvvetlerinin çok yüksek olması nedeniyle sürtünme gücü çok artmaktadır. Araştırmalar, büyük merkezkaç kuvvetlerde elyaf yağlama filminin homojen şekilde oluşturulmasının artık sağlanamadığını göstermiştir. Bu nedenle kopça hızları bu alanda azaltılmalıdır. Çok yüksek hızlarda kopça aşınmasının bariz olarak artacağı ve duruma göre bilezik aşınmasının daha erken olacağı beklenmektedir. Orta ila ince ipliklerde her şeyden önce eğirme teknolojisindeki sınırlar rol oynar. Ortalama eğirme gerilimi ortalama iplik mukavemetinin %20 üzerindeyse, ortaya çıkan mukavemet dalgalanmaları ve eğirme gerilimindeki farklar nedeniyle iplik kopuşları çoğalır, üstelik bir iplik gerilimi piki iplikteki zayıf bir noktayla her karşılaştığında olur.

İplik gerilimi, kopsun başlangıcında balonun büyük olmasından ve kops çapının küçük olmasından dolayı en yüksek düzeydeyken, iğ devir sayısının kops başlangıcında azaltıldığı bir eğirme programının uygulanması tavsiye edilir. Bunun sonucunda ring iplik eğirme makinesinin üretkenliği belirgin şekilde artırılabilir.

 

J bilezikleri

 

 

Çelikten J bilezikleri

 

 

Çelikten J bilezikleri, uygun ısıl işlem sonucunda yüksek aşınma mukavemeti kazanan, özel seçilmiş, üstün nitelikli çeliklerden üretilirler. Özel yüzey işlemleri, kısa rodaj süresinin mümkün olabilmesi için bileziğe kopça temas yüzeylerinde optimum pürüzsüzlük ve düzgünlük verir. Özellikle kamgarn iplikhaneleri için, pratiği uygun tüm tiplerde, yağla yağlanan konik J bilezikler üretilmektedir. Bunlar burada, kusursuz iplik çıkışıyla en iyi performansları garanti ederler.

 

 

Konik J bilezikler,

 

kamgarn iplikhanelerindeki çok farklı uygulama koşullarına en iyi şekilde uyum sağlarlar. Bunlar pek çok bilezik yüksekliğinde (9,1 mm veya 11,1 mm ya da fantezi iplikler için 17,4 mm) istenen tüm çaplarla istenen sabitleme tipiyle üretilirler.

Çelik bileziklerde kopça temas yüzeylerine birden çok ilmekli fitille ve üstten yağlama noktalarıyla yağ verilir. Yağlama noktalarının sayısı bilezik çapına veya optimum bilezik yağlaması için gerekli yağ miktarına göre belirlenir.

 

 

Sinter çelikten J bilezikler

 

 

Sinter malzemenin hassasiyetinin daha yüksek olması ve bakım külfetinin çok daha fazla olması nedeniyle günümüzde sinter çelikten J bilezikler neredeyse hiç kullanılmamaktadır. Sinter bilezikler aşağıdaki durumlarda avantajlıdırlar.

 

İpliğin homojenliği ve temizliğine ilişkin kalite standartları yüksek olduğunda (açık renk, kirlenmeye yatkın ipliklerin işlenmesinde) veya Naylon kopçalar kullanıldığında ağır kopça numaralarında, sinter çelik bileziğin aşırı baskıdan dolayı zarar görmemesi için kullanım kısıtlamasına dikkat edilmelidir.

 

 

Salı, 28 Temmuz 2020 23:02

Mesh ve Ristop Kumaşlar

 

MESH KUMAŞLAR

 

 

meshkum1

 

 

 

Mesh kumaş ağ anlamına gelen bir tür desen örgü biçimidir.

 

Sandalye yüzlerinde son yılların tercih edilen ürünüdür. Özellikle Otellerde bulunan şezlong yüzlerinde solmaması ve deniz suyu ile temasında yıpranmamasın dan dolayı tercih edilir. Delikli olması sebebi ile üzerinde ıslaklık ve su birikintisi oluşmaz.

Çamaşır suyu kullanılmaz. Sabunlu su ile temizlenir. Gaz, benzin, mazot, tiner, aseton ile yıkanmaz. Sadece elde sabunlu su ile yıkanır.

 

Air Mesh Kumaş

 

Ağ kalınlığı 12mm 3mm olabilir, Elastik esneklik oranı yüksek, hava geçirgenliği, su emme kabiliyeti mevcuttur.

Üç katmandan oluşmaktadır. İki ayrı iğne kumaşın alt tabakasını birbirine birleştirir veya aralayıcı iplikler ile tutturur. Bu nedenle air mesh adını alır.

 

Üç katmanın özellikleri şunlardır:

 

  • Birinci katman – hidrofilik yapı
  • İkinci katman – hidroskobik yapı
  • Ara katman – mono veya çoklu filament

 

Mükemmel sıkıştırma esnekliği, Nefes alabilirlik / Hava geçirgenliği, yastıklama ve yalıtım özelliği vardır.

 

 

meshkum5

 

 

Yastık Mesh Kumaş



Ağ kalınlığı 12mm 3mm olabilir, Elastik esneklik oranı 93%  örgü geçirgenliği , şok emme ve iyi elastik esneklik sağlar.

Uygulamalar:
1.Ince hava mesh vb giyim, çanta, şapka, ayakkabı, bebek arabaları, uygulanabilir
2. Kalın hava mesh yatak, otomobil iç dekorasyon, araç yastıkları, nefes alabilen ayakkabı pedleri, nem emme ve vb hızlı kuru tıbbi minder, yastık, uygulanabilir
3. Kompozit malzemeler ağ ile kombine edilmesi durumunda bu gibi bölümlere malzeme, inşaat, ses yalıtımı masası, üretmek mümkündür

 

 

meshkum3

 

 

3D Air Mesh Kumaş

 

 


Genel olarak, üç boyutlu örgü örme iğnesinin büyüklüğü ile sınırlıdır; açıklık
kalınlık ve monofilament (mono iplik) boyutudur. Geçirgenlik ve elastik esneklik uygulamaları sınırlı sayıdadır.


Kullanım Alanları

 


1.İnce hava mesh giyim uygulanabilir; çantalar, şapkalar; ayakkabı, bebek arabaları; vb
2.Kalın hava mesh yatak olarak uygulanabilir; otomobil iç dekorasyon; minderler; nefes alabilen ayakkabı pedleri; nem emme ve çabuk kuru tıbbi minderler; vb.

 

 

meshkum4

 

 

Örgü kumaşlar aşağıdakiler dâhil birçok yolla kesilebilir:

 

  • Lazer
  • Ultrasonik
  • Çelik Kuralı Kalıp
  • Sıcak Kalıp
  • Tıraş Bıçağı
  • Makas

 

Lazer kesim

 

Çok yönlülüğü ve sızdırmazlık özelliği sayesinde en yaygın kullanılan teknik haline gelmiştir. Kesim kenarları. Lazer kesiciler herhangi bir şekli kesebilir ve bunu yaparken kenarları biribirine yapıştırır.

Kapalı kenarlar kesim ilmeklerinin kumaş kenarlarına dökülmesini azaltır ve kesme işleminde döküntü oluşturmamaya özen gösterir.

Polipropilen örgü kumaşlarda makine (çözgü) yönünde kesikler veya yarıklar oluşursa imalat işlemi veya son kullanıcı tarafından, sonuna bir takviye dikiş yerleştirilmesi yapılmalıdır.

Örgü kumaşlar, tedarik rulolarından kesildiklerinde gevşeyebilirler, yani uzunluğu geri çekilebilir ve genişliği birkaç yüzde genişletilebilir. Ağ gerilim altında rulolara sarılır. Gerginlik düşük olmasına rağmen, kumaş gerilebilir. Biraz kumaş rulodan çözüldüğünde, gevşeme nedeniyle geri çekilebilir. Eğer bu gevşeme son parça boyutlarınız için bir sorun ise, o zaman gevşetilmelidir. Rulodan kumaş çekilir ve gerginlik olmadan rahatlamasına izin verilir.

 

Sterilizasyon

 

Polipropilen bazlı ürünler buhar otoklavı, süper karbon dioksit kullanılarak sterilize edilebilir. Polipropilen ışınlama kullanılarak sterilize edilmemelidir (Polimer önemli ölçüde bozulacağı için gamma veya beta ışınlaması gibi teknikler)

 

 RİSTOP KUMAŞLAR

 

 

 

ristop1

 

 

Ripstop kelimesinin anlamı İngilizcede yırtılmaz demektir. Dolayısıyla bu kumaşımız da piyasada yırtılmaz kumaş olarak bilinmektedir. Bu kumaşı diğerlerinden ayıran en büyük özelliği yırtılmaz kumaş olmasıdır. Ripstop kumaş dayanıklılığı ve su geçirmemezliği ile ün yapmış bir kumaştır. Hem su geçirmezler hem de ıslandıklarında çok çabuk kururlar. Bu yönüyle gerçekten tercih edenleri üzmeyen bir kumaş türüdür.

Yırtılmaz yapı, üretimde kullanılan özel örgü tekniğiyle ortaya çıkar. Ripstop kumaşın örgüsünde iplikler, çapraz ve sıkı şekilde konumlanmıştır. Bu teknik, kumaş üzerinde minik kare desenler meydana getirir. Kare şeklindeki dokuma hücreleri, delinme gibi durumlarda deliğin büyümesini engeller. Ripstop dokuma kumaşlar kategorisine girmektedir.

Ripstop kumaşlar büyüklü küçüklü kareler şeklinde görüntüsü olan bir kumaştır. Ripstop örgü olarak bilinen kumaşlar genellikle iş elbiseleri, Güvenlik üniformaları, doğa ekstreme sporları ve kamuflaj olarak kullanılmaktadır. Suya ve yırtılmaya karşı dayanıklı oldukları için askeri kıyafetler de bu kumaşlardan üretilir.

Ripstop kumaş içeriği genellikle; %100 polyester, polyester /pamuknaylon/pamuk veya %100 pamuktan çeşitli kalınlıklarda üretilebilmektedir. Bu kumaşlara tercihe göre antistatik, yanmazlık, su geçirmezlik apreleri uygulanarak daha da işlevsel hale getirilebilmektedir. Kumaşın sahip olduğu özellikler, üretimde kullanılan iplik türlerinden etkilenmektedir.

 

Ripstop Kumaş Özellikleri

 

  • Yırtılmaz kumaş olarak bilinir.
  • İnce bir kumaştır.
  • Çok ağır bir kumaş değildir.
  • %100 polyester, naylon olanlar veya dış yüzeyi bunlarla kaplananlar rüzgar geçirmez.
  • %100 polyester, naylon olanlar veya dış yüzeyi bunlarla kaplananlar su geçirmez.
  • Lekelere karşı dirençlidir.
  • İçerisinde pamuk karışımı olanlar nefes alabilir. Bu sebeple iç giyimde pamuk karışımı dış giyimde %100 polyester veya naylon kullanılır.
  • Kumaş üzerinde önlü ve arkalı naylon kaplama olan modelleri vardır. Bu modeller daha kalitelidirler ve esnemezler.

 

 

ristop2

 

 

Ripstop Kumaş Başlıca Kullanım Alanları

 

Sağlamlığın hayati önem taşıdığı hemen hemen her alanda ripstop kumaş kullanılmaktadır. Endüstriyel alan, bunların başında gelmektedir

Kesilme, delinme gibi mekanik risklerin söz konusu olduğu iş ortamlarında ripstop kumaştan üretilen vücut koruyucu donanımlar, vücudun risk unsurlarına maruz kalmasını önler.

Tabiatın zorlayıcı koşullarına karşı mücadeleyi gerektiren durumlarda da ripstop kumaşlar kullanılmaktadır. Doğa sporları ve kamp için gerekli donanımda ripstop kumaş, delinme ve kesilmeye direncin yanı sıra, rüzgâr, yağış ve soğuğa karşı da koruma sağlar.

Bunların yanı sıra, askeri amaçlı giyim, medikal giyim, otel ve restoranlarda da bu üstün özellikli kumaşa rastlanmakta. Ripstop kumaş yalnızca kıyafetlerde değil, sırt çantası gibi taşıyıcı ürünlerde de kullanılır. Giyim sektöründe de tercih edilebilen bir kumaştır. Özellikle asker ve polis kıyafetlerinde kullanılır. Kaban ve parkalarda %100 naylon veya polyester olanlar tercih edilir. Bu sayede ürün hem rüzgâra hem suya karşı dayanıklı olur.

 

 

Çarşamba, 08 Temmuz 2020 18:33

Pazarlama

Günümüz rekabet ortamında işletmelerin varlıklarını devam ettirebilmeleri, hedef pazarlarda yer alan müşteri ve tüketicilerin ihtiyaçlarını, rakiplerine göre daha iyi tatmin etmelerine bağlıdır. Bu durum pazarlama anlayışının özünde var olan bir yaklaşımdır. Bu bağlamda, işletmenin tüm bölümleri ve çalışanları tarafından benimsenmesi gereken bir anlayıştır. Aksi takdirde, müşteri ve tüketici tatminini sağlamak mümkün olamayacaktır.

Pazarlama bilimi 1900’lü yılların başlarında Amerika Birleşik Devletleri’nde ortaya çıkmıştır. Daha sonra hızlı bir gelişme kaydederek diğer ülkelere yayılmıştır. Pazarlama kapsamında 1950’ye dek fiziksel dağıtım, satış ve satış yönetimi konularına önem verilmiştir. Ancak 1960’lardan sonra;

  • Pazarlama karması
  • Pazarlama yönetimi
  • Örgütsel pazarlama
  • Sosyal pazarlama
  • Uluslararası pazarlama
  • Hizmet pazarlaması

Gibi yeni kavramlar geliştirerek pazarlamaya daha genis bir bakış açısı kazandırılmıştır.

Pazarlama bilgisinin ortaya çıkmasında iktisatçılar önemli rol oynamışlardır. İktisatçıların fiyat ve arz-talep gibi konularla ilgili bakış açılarının tek yönlü olması ve çözüm getirme konusunda yetersiz kalmalarının bir neticesi olarak ortaya konan çözüm arama çabaları pazarlama biliminin dogmasına neden olmuştur.

Pazarlama, temelde insanların ihtiyaç ve isteklerini karşılamaya yönelik bir mübadele (değişim) işlemdir.

Pazarlama, kişisel ve örgütsel amaçlara ulaşmayı sağlayacak mübadeleleri gerçekleştirmek üzere fikirlerin, malların ve hizmetlerin geliştirilmesi, fiyatlandırılması, tutundurulması ve dağıtılmasına ilişkin planlama ve uygulama sürecidir.

Pazarlama; bir işletmenin ürünlerine olan talebi belirlemek, uyarmak, doyurmak, ürün ve hizmetleri en etkin biçimde hazır bulundurarak talebi karşılamak ve kâr elde etmek üzere yapılan işletme faaliyetleridir

Kişilerin ve örgütlerin amaçlarına uygun sekilde değişimi sağlamak üzere, malların hizmetlerin ve düşüncelerin yaratılmasını, fiyatlandırılmasını, dağıtımını ve satış çabalarını planlama ve uygulama sürecidir.

Pazarlama bir işletmenin hedef olarak seçtiği tüketici ile işletme arasında iletişim ve değişimi amaç edinmiş faaliyetler bütünüdür.

Pazarlamanın satış yapmak ile aynı şey olduğu görüsü yalnızca halk arasında çok yaygın olan bir görüş değil, aynı zamanda bir çok is adamının da sahip olduğu bir görüştür. Satış yapmak tabii ki pazarlamanın bir parçasıdır, fakat pazarlama, satış yapmaktan çok fazlasını gerektirir.

Pazarlamanın üç temel niteliği vardır:

  • Pazara dönük olma
  • Bilimsel yöntemleri kullanma
  • İşletme fonksiyonlarını bütünleştirme

Pazarlamanın uygulama alanları

Hizmet pazarlaması

Hizmet pazarlaması kavramı, son yıllarda sıkça sözü edilen bir kavramdır. Kavramın ortaya çıkısında hizmet işletmelerinin pazarlama tekniklerini kullanmaya başlamalarıdır. Aslında manüel pazarlaması teknikleri hizmet işletmelerince de aynen kullanılabilecek geçerliktedir.

Endüstriyel mal pazarlaması

Yakın zamana kadar endüstriyel mallarda pazarlama faaliyetine gerek olmadığı inancı yaygındır. Bu mallarda reklama, satış çabalarına, özel indirimlere gerek olmadığı zannediliyordu. Günümüzde teknolojik gelişme endüstriyel mal üreticilerinin sayısal olarak artması bu malların üreticilerinin de pazarlama tekniklerini keyfetmeleri sonucunu yaratmıştır.

Kâr amacı gütmeyen kuruluşların pazarlaması

  • Kamu hizmetleri pazarlaması
  • Sosyal pazarlama
  • Politik pazarlama

Pazarlamanın temelini

  • Pazar bilgisi toplama
  • Pazar bölümlendirme ve hedef
  • Pazar seçimi
  • Mamul planlama ve geliştirme
  • Fiyatlandırma
  • Dağıtım
  • Tutundurma

Oluşturmaktadır. Uluslararası pazarlamanın temelini ise; an basit sekliyle, bu faaliyetlerden birinin veya birkaçının ulusal sınırlar dışında yapılması, en karmaşık sekli ile bu faaliyetlerin birçok ülkede yerine getirilmesi oluşturmaktadır. Daha düzenli bir tanım vermek gerekir ise;

“Uluslararası pazarlama, kişisel ve örgütsel amaçlara ulaşmayı sağlayacak mübadeleleri (değişimleri) gerçekleştirmek üzere malların, hizmetlerin ve fikirlerin geliştirilmesi, fiyatlandırılması, tutundurulması ve dağıtılmasına ilişkin olarak birden çok ülkede yapılan planlama ve uygulama sürecidir”.

Bu sekilde tanımlanan uluslararası pazarlama kavramını, uluslararası ticaretten ayırmak gerekir. Uluslararası ticaret, malların ve sermayenin ulusal sınırlar dışına akışıyla ilgilidir.

Uluslararası ticaret konularının analizinde temel;

  • Ödemeler dengesi
  • Kaynak transferlerinin sınırlar ötesine akısını etkileyen ticari ve parasal

Şartlardır. Bu genel iktisat kuralı, işletmelerin pazarlama çabalarına özel bir ilgiyi ihmal eden, ulusal düzeyde bir “makro pazar” görüntüsü verir. Uluslararası pazarlama ise, mikro düzeyde pazarlarla ilgilidir ve analiz birimi olarak bir işletmeyi ele alır. Burada analizin odak noktası, bir mamulün ülke dışında nasıl ve neden başarılı veya başarısız olduğu ve pazarlama çabalarının bu sonucu ne sekilde etkilediğidir.

Bir işletme dış pazarlara açılmayı düşünürken şu beş konuda karar vermek zorundadır:

  • Uluslararası pazarlama kararı. İşletme yönetimi her şeyden önce dış pazarlara açılıp açılmama konusunda karar vermelidir.
  • Pazar seçim kararı. Burada, yönetim hangi pazara ya da pazarlara gireceğine karar vermelidir.
  • Pazara giriş sekli. Bu aşamada yönetim dış pazar ya da pazarlara en uygun giriş yöntemini belirler. Mesela, seçilen pazarlara dolaysız ihracatla mı, lisans verme yolu ile mi, yoksa yurt dışında üretim yolu ile mi girilmelidir.
  • Pazarlama karması. Kararlaştırılır. Bu aşamada, işletme yönetimi dış Pazar çevresinden uygun gelecek olan pazarlama karması belirler.
  • Örgütleme kararı ile pazarlama faaliyetlerini yürütmek için uygun bir örgüt yapısı oluş Tüm bu kararlar belli verilere göre dayanılarak verilir ve çoğu kere de bunun için pazarlama araştırmalarına gerek duyulur.

Uluslararası pazarlamayı etkileyen bir takım çevresel faktörler mevcuttur. İletişim ve ulaşımda sağlanan teknolojik ilerlemelerin dünya ölçeğinde hızla kabul görmesi ve yayılması, işletmelerin yeni kaynakları ve pazarları aramasını kolaylaşmış ve işletmeciler için dünya küçük bir köy haline gelmiştir. Ayrıca uluslararası ticaret engellerinin ortadan kaldırılması çabaları ve bu yönde yapılan karşılıklı anlaşmalar ve sağlanan gelişmeler işletmelerin yurtdışı pazarlara girişlerini kolaylaştırmış ve uluslararası pazarlamanın gelişmesini hızlandırmıştır. Uluslararası pazarlama yöneticileri, pazarlarını ve tüketicilerini etkilemede başarılı olabilmek için hedef kitlelerini ve onların yasadıkları çevreyi çok iyi tanıyıp sahip oldukları farklı kültürel özellikleri analiz etmek zorundadır. Hedef kitle hakkında yeterli bilgiye sahip olmadan girişilecek tüm pazarlama çabalarının boşa gitme riski oldukça fazla olduğu için hiçbir pazarlama yöneticisi böyle bir riske katlanmak istemez. Bu sebeple girilecek uluslararası pazar ile ilgili çevresel faktörleri iyi etüt etmek ve bu çevreye uyumlu planlar ve mamuller geliştirmek pazarlama başarısının temelini oluşturmaktadır.

İşletme – pazarlama yöneticilerin üzerinde önemle durması gereken uluslararası çevre faktörleri şunlardan oluşmaktadır:

  • Kültürel ve Sosyal Çevre
  • Ekonomik Çevre
  • Demografik Çevre
  • Hukuki – Yasal
  • Politik Çevre

İşletmeler, pazar araştırması sonucu, dış çevre faktörlerini de dikkate aldıktan sonra, bu şartlar çerçevesinde kendi imkân ve kaynakları ile talebe uygun mamulleri pazara sunmaya çalışacaklardır.

İşletmenin pazara sunacağı mamulün belirlenmesinde;

İşletmenin kaynakları, yönetim tecrübesi, pazarlama imkân ve kabiliyetleri de etkili olmaktadır. İşte işletmeler gerek dış çevre ve gerekse iç çevre faktörlerinin etkisiyle, alternatif pazarlama stratejileri içerisinde kendilerine en uygun pazarlama strateji veya stratejilerini uygulamak durumunda olacaklardır.

Pazarlama stratejisinde bir amaç pazar seçimi ve buna ulaşmak için bir pazarlama bilesimi belirlenmesidir. Pazarlama stratejisi belirlenirken işletmedeki diğer fonksiyonel bölümler daima göz önüne alınır ve bunlarla koordinasyon ihmal edilemez. Keza çevre daima ön planda tutulur.

Birkaç değişik strateji türü vardır:

  • Savunma stratejileri mevcut müşterilerin kaybedilmesini önlemek için hazırlanır.
  • Geliştirme stratejileri mevcut müşterilere daha fazla ürün ve hizmet sunabilmek için hazırlanır.
  • Saldırma stratejileri yeni müşteriler kazanmak için hazırlanır.

İmalatçı işletmeler açısından alternatif pazarlama stratejilerine geçmeden önce, büyüme amaçlı işletmelerce kullanılabilecek pazarlama stratejilerini genel olarak aşağıdaki gibi belirtebiliriz:

  • Pazara giriş stratejileri
  • Yeniden formüle etme stratejileri
  • Yenileme stratejileri
  • Mamul hattını genişletme stratejileri
  • Yatay çeşitlendirme stratejileri
  • Pazar geliştirme stratejileri
  • Pazarı genişletme stratejileri
  • Pazar bölümlendirme/mamul farklılaştırma stratejileri
  • Dairesel çeşitlendirme stratejileri
  • Kümelenmiş çeşitlendirme stratejileri
  • İleriye ve/veya geriye doğru bütünleşme stratejileri

Bu sayılan alternatif stratejiler arasından işletmeler, kendi kaynak ve pazarlama kabiliyetlerine uygun bir veya birkaç stratejiyi seçip uygulamak durumundadırlar. Yine belirli periyodlar içerisinde, seçilen ve uygulanan stratejilerin sonuçlarının değerlendirilmesi ve stratejilerde değişiklik yapıp yapmama kararlarının alınmasına da ihtiyaç vardır.

İmalatçı işletmeler bazında düşündüğümüzde ve özellikle küçük ve orta ölçekli imalatçı işletmelerinin esas itibariyle aşağıda maddeler halinde gösterilen stratejilerden birini veya birkaçını uygulamaları hem kendileri hem de genel ekonomi açısından faydalı olacaktır.

  • Kaliteli Mamul Yüksek Fiyat Stratejisi
  • Genelgeçer Bir Kalite ile Düsük Fiyat Stratejisi
  • Tek Mamul Üzerinde Yoğunlaşma Stratejisi
  • Birden Fazla Mamulle Satışları Arttırma Stratejisi
  • Mamul Farklılaştırma ve//veya Pazar Bölümlendirme Stratejisi
  • Marka Bağımlılığı Oluşturmaya Yönelik Strateji
  • Marka Çoğaltma Stratejisi
  • Aracı Kullanıp Kullanmama ile ilgili Stratejiler
  • ı) Satış Sonrası Hizmetlerle İlgili Stratejiler
  • Reklamla İlgili Stratejiler
  • Enflasyonist Ortamda Pazarlama Stratejileri

Bu alternatifler arasında imalatçı isletmeler de kendi kaynak, imkân ve pazarlama yetenekleri oranında; mal sadeleştirme veya farklılaştırma, fiyat ıskontoları ya da fiyat artışları, alternatif tutundurma araçlarından uygun olanlarını kullanma, dağıtım kanal alternatiflerini azaltma veya çoğaltma stratejilerinden kendi bünyelerine en uygun olanlarını seçebileceklerdir.

Pazarlama amaç ve stratejilerinin geliştirilmesi su safhaları kapsayabilir;

  • Mevcut durumun değerlenmesi
  • Pazarlama amaçlarının tespiti
  • Pazar fırsatlarının değerlenmesi
  • Hedef pazarın tayini

Artık günümüzde isletmeler diğerlerinden farklı olabilmek için özel çaba sarf etmektedirler. Rekabet üstünlüğü sağlamak için işletmelerin birtakım değişikliklere imza atmaları gerekmektedir. Son 5-10 yılda Pazarlama alanında önemli adımlar kaydedilmiştir. Günümüzde isletmeler ürettikleri mal ve hizmetleri Internet ortamında rahatlıkla pazarlayabilmektedirler. Bu ise pazarlama stratejilerinde gelinen en son noktadır.

Internet tüm firmalar ama bilhassa küçük firmalar için olduğu kadar orta ölçekli firmaların uluslararası tanınması için büyük fırsatlar sunar. Bu kadar genis bir ağ yapısının kullanılması firmanın basılı reklam tanıtım broşür masraflarını bir elektronik posta (e-mail) listesi ile dağıtabileceği için masrafları da azalacaktır.

Bir firmanın ürününü ya da kendisini tüm dünyadaki potansiyel müşterilere internet vasıtası ile ulaştırması maliyet- etkinlik açısından oldukça uygundur. İlgili ürünün internet de yer alması ile firmalar bir beklenti içerisine girebilirler ancak reklam, elektronik posta (e-mail) ile ilgili sitenin duyurulması ile bunun müşteriler arasında yer etmesi birkaç haftadan birkaç yıla kadar zaman alabilir. Bu da sitenin duyurulması, sitenin ilgi çekmesi ve arama motorları adı verilen veri tabanları arasına girmesi ile mümkündür. İstekli müşterilerin form doldurmak suretiyle bilgilerinin alınması ücretsiz telefondan alış gerçekleştirmesi bu isin yapı taslarını oluşturmaktadır. Bu sekilde direk müşteri ile irtibata geçmek hedeflenmiştir.

İşten işe e- ticaret, yalnızca alıcı ve satıcılar tarafından is yapmak için kullanılan işlemleri otomatikleştirmektir. Bu işlemler normal olarak, ürün ve hizmetlerin Web ’de bulunan diğer işletmelere, çevrim içi satısını içerir.

İnternetin günlük yaşantıya girmesiyle ortaya çıkan ve günümüzde göz ardı edilemeyecek bir büyüklüğe ulasan internet toplumunun alt grupları olan elektronik topluluklar, ticari faaliyetlerin de bu alana kayması nedeniyle, aynı zamanda tüketici olarak da ihtiyaçlarını karşılayabileceği farklı bir araç elde etmiş bulunmaktadır.

Sonuç olarak Internet firmanın büyüklüğüne bakılmaksızın uluslararası pazara mantıklı bir fiyatla/maliyetle girmesine olanak sağlar. Böyle bir küresel markete girmeden önce firmaların pazarlama konseptleri ile ilgili olarak birtakım kararlar almaları organizasyon yapılarını yeniden tanımlamaları gerekmektedir. Bu kararlarda uluslararası fiyatları, küresel markalama, organizasyon yapısı, rekabet ve ödeme hususlarını içerir.

Internet bir firmaya yabancı bir pazara ulaşmada eski geleneksel ortamını bıraktırarak kültürel hukuki ve sosyal sistemlerin genis olarak farklılık gösterdiği bir yeni ortama uyum sağlamayı gerektirir. Bir pazarda geçerli ve yeterli olan pazarlama düşüncesi diğer marketlerde hukuken geçerli olmayabilir. Gizlilik, algılama ödeme problemi, kültürel farklılıklar, uluslararası hukuk vs gibi problemlere rağmen firmalar pazarlamada

İnternetin kullanımına ilişkin yatırımlar yaparak markalarının tanınmasını istemektedirler.

Bu nedenlerle Internet yeni bir pazarlama aracı olarak literatürdeki yerini almıstır.

Pazarlama ile Toplam Kalite Yönetimi İlişkisi

Toplam Kalite Yönetimi, iç ve dış müşteri beklentilerinin asılmasını temel amaç olarak alan, çalışanların bilgilendirip yetkilendirilmesini ve takım çalışmalarıyla tüm süreçlerin sürekli iyileştirilmesini hedefleyen bir yönetim felsefesi olarak tanımlanabilir.

Bu tanım içerisinde kalite, müşteri beklentilerinin karşılanması ve asılması, kalitesizlik ise topluma verilen toplam zararı ifade eder. Müşteri, işletmedeki süreçlerin ürettiği ürün ya da servisi kullanan kimsedir. Bunlardan organizasyon içinde yer alanlara iç müşteri, bu ürün ya da servisleri para ile satın alanlara ise ş şteri denir.

Toplam Kalite, Japonya’da uygulanan bir yönetim tarzıdır “insana önem veren, motivasyonun paradan başka yollarla da gerçekleşebileceğini savunan, kişileri birbiriyle yarıştırmayarak ekip ruhu oluşturan, ücretlendirmede yasam boyu istihdamı sağlayacak şekilde, kıdemiyle daha yüksek ücret esasına göre para veren ve aynı isi uzmanlaşma yerine, rotasyon yoluyla is zenginleştirmeyi ön plana alan bir sistemdir.

TKY bir işletmenin bütün çalışanlarını, tedarikçilerini ve dağıtım kanallarını kapsayan faaliyetlerin, müşterilerin ihtiyaç ve mantıklı beklentilerini tam, sürekli ve en ekonomik sekilde karşılamak amacıyla planlanması ve uygulamasını sağlayan bir yönetim felsefesidir.

Toplam Kalite Yönetimi, kalite üzerinde yoğunlaşarak müşteri tatmini, çalışanların tatminini öngören ve bütün personelin katılımına dayanan bir yönetim modelidir.

TKYnin;

  • T’si, toplamı, tüm çalışanların katılımını, yapılan islerin tüm yönlerini, müşterilerin tümünü ve üretilen ürün ve hizmetlerin tümünü kapsar.
  • K’ si, kaliteyi, yani müşterilerin bugünkü beklenti ve ihtiyaçlarını tam ve zamanında karşılayıp, onlara gelecekteki beklentilerini asan ürün ve servisler sunmak demektir.
  • Y’si ise, yönetimin her konuda çalışanlara liderlik yapması, çalışanlara örnek model oluşturması ve şirket çapında katılımcı yönetimin sağlanmasıdır. Katılımcı yönetim, her seviyedeki çalışanların önerilerini rahatça sunma imkanının olması ve şirket içinde verilecek kararlarda söz söyleme hakkının bulunmasıdır.

Toplam Kalite Yönetimi, müşteri tatmini yoluyla uzun dönemli başarı sağlamak için bir yönetim yaklaşımıdır. Organizasyonun bütün üyelerinin, proseslerin, ürünlerin, hizmetlerin ve içinde yasadıkları kültürün iyileştirilmesine katılımına dayanır. Ürünler ve hizmetler, tasarımdan teslime kadar tüm aşamalardan, müşteri ve kalite temel alınarak geçirilirler.

THY’nin Unsurları

  • Müşteri odaklılık
  • Tedarikçilerle iş birliği
  • Çalışanların Geliştirilmesi ve Katılımı
  • Süreçlerle Yönetme ve Verilere Dayanma
  • Sürekli iyileştirme ve Yaratıcılık
  • Liderlik ve Kararlılık
  • Toplumsal Sorumluluk
  • Sonuçlara Yönelme

TKY’nin Sağladığı Sonuçlar

  • Organizasyonel sonuçlar
  • _ Ürün ve hizmet kalitesinin artması
  • _ Maliyetlerin azalması
  • _ Kâr artısı
  • _ Verimlilik artısı
  • _ Etkinlik artısı
  • _ Rekabet gücü ve pazar payı artısı
  • _ Çalışma hayatının kalitesinin artması ve çalışanların morallerinin yükselmesi
  • _ Kültür değişimi
  • Toplumsal Sonuçlar
  • _ Dış müşteri tatmini
  • _ Çevresel kalite anlayışı

Tüketici ve müşteri odaklılığını özünde barındıran pazarlama anlayışının işletmenin bütünü tarafından özümsenmesini sağlamak ve diğer taraftan, uygulamaların denetimini de belirli kriterlere bağlamak amacıyla, 50'li yıllardan başlayarak, günümüze kadar olan süreç içerisinde "Toplam Kalite Yönetimi " olarak adlandırılan yeni bir yönetim anlayışı doğmuştur.

Toplam Kalite Yönetimi, müşterilerin su anki ihtiyaçları göz önünde bulundurularak üretimi gerçekleştiren, yönetimde her kademeden en üst düzeyde katılımı sağlayan ve sıfır hatayı hedefleyen bir yönetim felsefesidir. Bir örgütte bu tür bir felsefenin yerleştirilmesi için son derece radikal kültür değisimlerine hazır olmak gerekir.

Toplam Kalite Yönetimi, yerleşik bir iletişim ağını gerekli ve zorunlu kılmaktadır. Çünkü temelinde sistemin herkese iletilmesi, herkes tarafından benimsenmesi ve üretimin sıfır hata ile yapılması esası yatmaktadır. Bunun için bilişim teknolojilerinin sistemin kurulmasında önemli rol oynayacağı kuskusuzdur.

TKY, yıllarca yönetim bilimci ve mühendisler tarafından ele alınmakla birlikte, Pazarlama-TKY ilişkisi üzerinde etraflıca durulduğunu söylemek mümkün olamamaktadır. Pazarlama yazarlarınca da ihmal edilen bu ilişkinin, işletmelerin faaliyetleri ve dolayısıyla başarıları üzerinde etkisi olabilmektedir.

Pazarlama, bir işletmenin toplam kaliteye yönelik amaçlarına ulaşmasında önemli fırsatlara ve görevlere sahiptir. Söyle ki; pazarlama, TKY'nin birincil amacı olan toplam müşteri tatminini maksimum düzeyde tutmaya ilişkin önemli bir araç konumundadır.

Pazarlama anlayışının işletmelere sağlamış olduğu pazar ve müşteri yönelimli düşünme tarzı ve bu bağlamda, yöneticilere sunmuş olduğu pazarlama araçları, müşteri tatminini gerçekleştirmede son derece önemlidir. İşletmeler, müşterilerin ihtiyaç ve isteklerine cevap verebilecek ürün ve hizmet üretebilmek için pazarı yakından takip edebilmeli, geri bildirim sistemi ile de işletme içerisindeki bütün süreçler bu amaç doğrultusunda harekete geçirilebilmelidir. Gerçekte de pazarlama anlayışının gereği olan bütünleşik ya da bütünleşmiş pazarlama faaliyetleri, işletmenin değişik bölümleri arasındaki uyumu ve bunun gereğini ifade etmektedir.

Pazarlama, aslında TKY'nin başarısı için ön koşul niteliğindedir.

İşletmelerin pazara sunmuş oldukları ürün ve hizmet kalitesinin, müşterilerin kalite beklentilerini karşılayabilmesi için, pazar yönelimli düşünme tarzı ön koşul durumundadır. Kaliteli ürün ve hizmet, müşteri bağımlılığı ve artan pazar payı anlamına geleceğinden, işletmenin kârlılığı da olumlu olarak etkilenecektir. Kısa dönemde, ilk ya da ilave yatırım maliyetlerinden dolayı karlılık düşmesine karşın, orta ve uzun dönemde karlılık olumlu olarak etkilenecektir.

Denilebilir ki pazarlama, işletme içerisinde herkesin sorumluluğu haline gelmiştir. İşletmede çalışan herkes, kendisini müşterinin yerine koyabilmeli ve onun gibi düşünüp, hareket edebilmelidir. Ancak bu sekilde, müşterilerin memnun kalması sağlanabilecektir.

Planlama, şirketin rollerinden yalnızca biri, ancak en yaşamsal olanıdır. Bir şirketin tüzel kişiliği ve is planı onun daha ileriye gitmesine önderlik eder.

Pazarlama planı bu kapsamlı planın en önemli bölümüdür. Bu nedenle pazarlama planı sürecinin, şirket planlama ve bütçe sürecinin bir bölümü olarak yürütülmesi gerekir.

Pazarlama planı şirketin pazarlama hedeflerini belirler ve bunları başarmak için stratejiler önerir. Dönüşümlü olarak, pazarlama planı, gerektiğinde hazırlanabilen bireysel üretim ve planlar için daha küçük pazarlama planlarına ayrılabilir.

İşletmelerde, bütçeden çok yıllı bütçeye, buradan plana, planlamadan stratejik planlamaya ve daha sonra da stratejik yönetim aşamasına geçilmiştir. Yöneticilerin sorumluluk seviyeleri arttıkça planlamaya ayırdıkları zaman da artmaktadır. Stratejik pazarlama planlaması, pazarlama kaynaklarını (fiziki, beşerî ve mali), belirli ve gelecek süreye dönük olarak, pazarlama amaç ve hedefleri doğrultusunda pazarlama fırsatlarına tahsisini öngören bilinçli ve örgütsel bir karar ve seçim sürecidir. Pazarlama faaliyetlerinin başarısı için uygun bir organizasyon ve yönetim sekli ve etkin bir bilgi sistemine ihtiyaç vardır.

Pazarlamada planlama, genis anlamda alındığında pazarlama faaliyetlerinin etkinliğini arttırmak için analiz ve tahmin yapma olarak düşünülebilir. Bu nedenle planlama zorunlu olarak işletmenin gerçekleştirmek istediği amaçlara, bu amaçları gerçekleştirmek için işletmece girişilen faaliyet sistemi ile, başarı için gerekli çaba ve bu çabayı yaratacak işletme kapasitesi ile ilgilidir.

Pazarlama yönetimi, değişimlerin/mübadelelerin etkin ve verimli bir sekil de gerçekleşmesini kolaylaştıracak ve hızlandıracak pazarlama faaliyetlerinin Planlanması, organizasyonu, uygulanması ve kontrol sürecidir. Tanımda yer alan etkinlik kavramı pazarlamaya konu değisim olayının işletme amaçlarına ulaşmada sağladığı katkının derecesini ifade etmektedir.

Pazarlama yöneticisi pazarlama faaliyetlerini yürütürken iki grup değişkenle yüz yüze gelmek durumundadır. Bunlar pazarlama çevresi değişkenleri ve pazarlama karması değişkenleridir. Pazarlama yöneticisi pazarlama faaliyetlerini belirli stratejiler çerçevesinde yapmak zorundadır.

Pazarlama stratejisi geliştirme süreci iki genel kademeden meydana gelmektedir.

  • Birinci kademe hedef pazar seçimidir
  • İkinci kademe ise seçilen hedef pazara uygun pazarlama karması

Oluşturmaktır.

Hedef pazar bir firmanın ilgisini çekmek istediği benzer (homojen) özellikler sergileyen tüketici (müşteri) grubudur. Pazarlama yöneticileri istekler ve ihtiyaçlar açısından birbirine benzeyen tüketici gruplarını belirleyerek bu grupta yer alan tüketicilere hizmet etmeye çalışacaktır. Pazarlama yöneticisinin yapacağı ilk şey pazarın belirli kriterlere göre homojen özellikler sergileyen bölümlere ayrılmasıdır. Bölümleme işlemini takiben, işletme en iyi hizmet verebileceği veya müşteri tatmini sağlayacağı bir veya daha fazla pazar bölümünü kendine hedef pazar olarak seçecektir. Hedef Pazar belirlen dikten sonra pazarlama yöneticisi seçilen pazar veya pazarlara uygun pazarlama karması oluşturmak zorundadır.

Pazarlama karması seçilen hedef pazardaki tüketicilerin istek ve ihtiyaçların doğrultusunda müşteri tatmini sağlamak amacıyla işletmenin kontrolünde olan değişkenlerden meydana gelen bir karmadır.

Pazarlama karmasının dört elemanı vardır.

Bunlar;

Mamul (product)

Fiyat (price)

Tutundurma (promotion)

Dağıtım (place)’dır.

Bazı pazarlamacılar 4P yaklaşımının günümüz modern pazarlama anlayışını ifade etmekte yetersiz olduğunu öne sürerek, 7P kavramını önermektedirler.

4P’ye ilave olarak öne sürülen diğer üç karma elemanı;

  • İnsanlar (people)
  • Süreçler (process)
  • Fiziksel ögeler (physical evidence)’dır.

İlave 3P’nin önerilmesinin sebebi ise özellikle günümüzde son derece önem kazanan hizmet sektöründe 4P kavramının yetersiz kalmasıdır.

Pazarlama planları, taş üzerine yazılmış kitabelere benzemez. Uygulandıkça, ekonomik koşulların değişmesiyle birlikte, kimi stratejilerin düşünüldüğü kadar etkili olmadığını, üstelik eylem planlarının uygulanmasında gecikmeler olabileceği görülecektir. Bu yüzden tüm pazarlama planları 1 yıllık süreler biçiminde güncelleştirilmelidir.

Pazarlama Planlaması Safhalarına kısaca bakacak olursak; Pazarlama planlaması için, bilgi toplama ve geleceğe ilişkin satış tahminleri yanında, pazarlama planlaması verilerinden hareketle finansal, üretim ve personel planlamasına da girişmek gerekecektir.

Diğer bir deyişle, bu planların pazarlama potasında eritilmesi gerekir. Pazarlama planlaması safhalarını, şu dört baslık altında toplamam mümkündür:

  • Misyon ve amaç
  • Çevresel faktörlere ilişkin varsayımlar
  • Pazarlama amaç ve stratejilerin geliştirilmesi
  • Eylem planı

Üst yönetime sunulacak planın başında, bir yönetim özeti de gerekir. Bu özet, planlama faaliyeti bittikten sonra hazırlanır.

Pazartesi, 29 Haziran 2020 11:06

Jakar tasarım desenleri

 

 

 

 

 

dokjaktar2 

 

 

 

 dokjaktar3

 

 

 

 

dokjaktar4 

 

 

 

 dokjaktar5

 

 

 

 

 dokjaktar6

 

 

 

 

 

dokjaktar7

 

 

 

 

dokjaktar8

 

 

 

dokjaktar9 

 

 

 

 

dokjaktar10

 

 

 

 

dokjaktar11

 

 

 

 

 

 

Perşembe, 25 Haziran 2020 12:56

Üretim

İnsanların gereksinimlerini karşılamak üzere, ürün ya da hizmet üretimi ile ugrasanların islerine olan ilgileri arttıkça, çalışma isteklerinde, enerjilerinde ve yaratıcılık güçlerinde de o oranda gelişmelerin olacağı söylemek mümkündür. Üretim yöneticileri, her tür ürünün veya hizmetin gittikçe artan istemi ile karsı karsıya bulunurlar. Böyle olmakla birlikte artan rekabet, bütün çıktıların elden geldiğince kaliteli ve verimli biçimde üretilmesini zorunlu kılmaktadır. Günümüzde nicel yöntemlerde görülen belirgin gelişmeler, üretim yönetiminde de çağdaş çözümlerin uygulanmasına önemle yer verilmesi gerekliliğini vurgulamaktadır.

İmalat, genellikle sipariş esasına dayandığı için üretilen mamuller, birbirinden farklılaşmaktaydı. Diğer bir deyişle, standart tasarım ve üretim söz konusu değildi. Ayrıca, kullanılan makine ve araçlar özel nitelikli değil, genel nitelikli ekipmanlardan oluşmaktaydı.

İlk otomobiller her bir parçanın elle bir araya getirilmesiyle üretiliyordu. Bu yöntem hem çok usta teknisyenler gerektiriyor hem de üretilen otomobiller çok pahalıya mal oluyordu. Bu sorun Amerika’da Detroitli bir otomobil üreticisi olan Henry Ford tarafından çözüldü. Dolayısıyla yirminci yüzyılın başlangıcında 1910-1920 yıllarında buna bir alternatif olarak Amerika’da Henry Ford bir örnek parçalar kullanarak ve bunları yürüyen bir üretim hattında bir araya getirerek ilk seri üretimini gerçekleştirdi. Yani “kitle üretim” sitemini ortaya attı (Fordizm). Burada is, isçilerin önünden geçiyor ve her isçi şasi hat üzerinde ilerlerken basit bir işlem yapıyordu. İlk seri üretilen otomobil olan Ford T modeli 1908 yılında ortaya çıktığında birkaç farklı gövde ve renk seçeneği vardı.

Seri üretici, pahalı ve tek amaçlı makineleri kullanan vasıfsız veya yarı vasıflı isçilerin yaptığı ürünlerin tasarımı için dar sahada eğitimli uzamanlar kullanır. Bunlar standardize edilmiş ürünleri çok büyük miktarlarda hiç durmadan üretirler. Makine maliyetleri çok yüksek ve kesintilere karsı çok müsamahasız olduğundan, seri üretici sorunsuz bir üretim akısı sağlamak için birçok ilave yedekleri (ilave stoklar, isçiler ve alan) tampon olarak bulundurmak zorundadır. Yeni bir ürüne geçmek daha fazla bir maliyet getireceğinden, seri üretici standart tasarımları mümkün olduğunca uzun bir müddet üretimde tutar. Sonuç: Tüketici, çeşitlilik pahasına ve çoğu çalışanların sıkıcı ve cesaret kırıcı bulduğu iş metotları vasıtasıyla düsük fiyata malı elde eder. Bu üretimde az çeşit ile çok miktarda ürünün üretilmesi söz konusuydu. Bu üretim sistemi ile Henry Ford araba üretiminde devasa diyecek miktarda araba üretimini gerçekleştirdi. Kısa sürede bu sistemi tüm dünya benimsemiştir.

Daha sonra 1950 yıllarında Toyota Üretim Sistemi yani Yalın Üretim Sistemi ortaya çıkacaktır. Günümüzde “yalın üretim” diye adlandırdığımız üretim ve yönetim sisteminin temelleri 1950’lerde Toyoda ailesinin bireylerinden mühendis Eiji Toyoda ve beraber çalıştığı mühendis Taiichi Ohno’nun öncülüğünde, Japon Toyota firmasında atılmıştır.

Yalın üretici, emek zanaat bağımlı ve seri üretimin avantajlarını birleştirir ve bu sayede öncekinin (Emek zanaat) yüksek maliyetinden ve sonuncunun (Seri üretim) katılığından sakınmış olur. Bu uçta, yalın üreticiler, muazzam çeşitlilikte ürün hacimleri üretmek için kurulusun her düzeyinde çok yönlü eğitilmiş isçi ekipleri çalıştırırlar ve yüksek düzeyde esnekliği olan, otomasyonu gittikçe artan makineler kullanırlar. Yalın üretim “yalın” dır, çünkü seri üretimle kıyaslandığında her seyin daha azını kullanır

(Fabrikadaki insan gücünün yarısını, imalat alanının yarısını, araç gereç yatırımının yarısını, yeni bir ürünün yarı zamanda geliştirilmesi için gereken mühendislik saatlerinin yarısını gibi). Ayrıca yerinde ihtiyaç duyulan stokların yarısından çok daha azının bulundurulmasını gerektirir, çok daha az bozuk mal çıkar ve daha fazla ve gittikçe de artan çeşitlilikte ürünler üretir.

İlk iktisatçılara göre yalnızca tarım, maden ve balıkçılık gibi asıl endüstrilerdeki çalışmalar verimli sayılırdı. Buna Adam Smith 1776 da yazdığı Milletlerin Zenginliği adlı eserinde imalatı (üretimi) ilave etmiştir. Ancak Adam Smith, emeği üretim dışında tutmuştur. Kuskusuz bu yaklaşım mantıklı değildi; emek, isteklerin tatmini için üretim yapmaktadır. Sonuç olarak hizmet gören halk üretken (prodüktif) olarak değerlendirmelidir. Askerler, aktörler ve futbolcular hep istekleri tatmin etmektedir.

Benzer sekilde fabrikada ücretleri hesaplayan muhasebeciler cıvata ve somun yapanlar kadar üretkendir (prodüktiftir). Bunların hepsi istekleri tatmin eden bir nihai malı üretmeye yardım etmektedir. Fayda yalnızca kıt kaynakların “biçimini” değiştirerek değil, aynı zamanda onların “yer” ve “zamanını” değiştirerek de yaratır. O halde bir malın miktarı artmasa da eğer ondan elde edilen fayda artabiliyorsa yine de bir üretim söz konusudur.

Teknolojide meydana gelen gelişmeler üretim sistemlerini önemli ölçüde etkilemistir. Bu etkileme sonucu üretimin küresel bir ortamda yapılır hale gelmiştir.

Dünyanın belirli ülkelerinde bulunan büyük sanayi işletmeleri artık dünyanın her bölgesinde fabrikalarını kurmaktadır. Küresel işletmeler, özellikle teknolojik üstünlük, ucuz is gücü ve hammadde kaynaklarından yararlanarak pazarda rekabet avantajı sağlamak için küresel üretim yapmaktadırlar. Bu gelişmelerin ışığında hem üretimin küreselleşmeyi etkilediği ve hem de küreselleşmenin üretimi etkilediği söylenebilir.

Son yıllarda üretim yönetiminde esnek üretim, bilgisayar destekli üretim (CAD), tam zamanında üretim (JIT), müşteriye özel üretim, fason üretim ve sipariş üzerine üretim gibi kavramların ön plana çıktığı görülmektedir.

Dünya pazarlarında rekabetin artmasıyla birlikte işletmelerin özellikle üretim süreçlerine esneklik kazandırmak için teknolojiden büyük ölçüde yararlandıkları görülmektedir. Üretim sistemlerinde esneklik iki sekilde sağlanmaktadır.

 

Bunlar

 

  • Üretim sistemlerinin esnek üretim seklinde organize olmasıyla
  • Mikroelektronik ve bilgisayar teknolojilerinin yoğun bir sekilde üretim süreçlerine uygulanmasıyla

 

Üretim sistemlerine esneklik sağlanabilir.

Burada 2000’li yıllarda üretim sistemini etkileyen başlıca faktörlerine değinmeden geçmek olmaz ve bu faktörlerden başlıcaları kısaca söyle sıralanabilir: bilgi çağı, değer göçü, ürün ve hizmet kalitesi bireyin önem kazanması ve değisim mühendisliğidir.

Burada değer göçü, üretim sürecinde ortaya çıkan katma değerin ve kârın bir maldan diğerine (veya hizmete) veya bir sektörden diğerine kaymasıdır. Ürün ve hizmet kalitesi, üretimin temelini oluşturmaktadır. Kalitesiz bir mal ve hizmet üretimi yapılması işletmenin ciddi risk alması anlamına gelmektedir. Artık günümüzde işletmeler mal teslimi sonrası hizmet üstünlüğü ile birbirleriyle rekabet halindedirler. Günümüzde işletmeler arasında rekabet inanılmaz boyutlara ulaşmıştır. Rekabet yapısındaki değişimi ve gelişimi talebin çekme ve teknolojinin itme gücü olarak nitelendirebileceğimiz iki temel etkene bağlı olarak açıklamak mümkündür. Tam burada rekabet unsurunun zaman içindeki değişiminden kısaca bahsetmek yerinde olacaktır. 1960’lı yıllarda rekabet gücünün temel ögesi Üretim üstünlüğü olup, en uygun strateji ise kitle üretimi idi. Geniş pazarlara büyük hacimde üretimle açılabilen şirketler kitle üretimi ve ölçek ekonomisinin avantajlarından azami oranda yararlanarak rakiplerini geride bırakmışlardır. Üretim üstünlüğü ile rekabet 1970’li yıllara kadar devam etmiştir. Bu dönemde etkileri bütün dünyada hissedilen enerji krizi, gelişmiş ülkelerde yaşanan pazardaki genişlemenin yavaşlaması, ücretlerin verimlilikte artıs olmaksızın yükselmesi gibi ekonomik problemlerin ortaya çıkması karsısında sanayileşmiş ülkeler klasik teknoloji tabanının yerine Ar – Ge faaliyetleri sonucunda geliştirilen yeni teknolojileri ikame etmeye başladılar. Bunlara ek olarak, basta Japonya olmak üzere Doğu Asya ülkelerindeki işletmelerin ucuz işgücü sayesinde maliyetleri aşağıya çekerek batılı işletmelere meydan okumaları, Maliyetle rekabet dönemini başlatmıştır. Daha sonra 1980’li yıllarda ise, işletmeler Kalite üstünlüğü ile rekabet etmektedirler. Çünkü kaynakların kıtlığı ve kaliteli mala olan talebin artması buna önemli sebeptir. Tam bu sıralarda Yalın üretim sisteminin de en başarılı seviyeye geldiği zamanlarıdır. İşletmeler kaliteli mal ve hizmet üreterek diğerlerinden farklı bir konuma gelmek için çaba harcamışlardır.

Bu dönemde klasik teknolojilerin yerine uygulamaya konulan ileri teknolojilerinin kullanılmasıyla üretilen kaliteli ürünler Japon üreticileri dünya pazarlarında zirveye yerleştirmiştir. Tüketiciler ise Japonya’dan yükselen bu kalite anlayışına büyük önem verdiklerini bu malları talep ederek belirttiler. 1980’lerde yaşanan bu kalite isteği, pazara kalite ile rekabet oluşunu yerleştirdi. Bu dönemde “ne üretirsem satarım” anlayışı, yerini artık “nasıl üreterek müşterimi memnun edebilirim” anlayışına bırakmıştır. 1990’larda rekabete esneklik boyutu eklenmiştir. Artık işletmeler Üretimi hızlı bir sekilde gerçekleştirebilmekte birbirleriyle yarışmaktadırlar. Çünkü, rakip işletmeler ürünleri hızlı bir sekilde takip etmektedirler ve piyasaya daha ucuz fiyatta mal sunmaktadırlar. Bu tip adaletsiz rekabet karsısında firmalar hızlı bir sekilde ürün çeşitlendirmelerine hız vermeleri ve üretim süreçlerini daha da hızlandırmaları kaçınılmaz olmuştur. Müşteriye ve piyasaya kim daha hızlı mal ve hizmet sunsa o da kazanmıştır yani değişen tüketici gereksinimleri karsısında yeni ürünlerin hızla geliştirilip, üretilerek piyasaya sürülebilmesidir.

İşletmeler hizmet üstünlüğü ile birbirleriyle yoğun bir sekilde rekabet halindedirler. Buna ürün teslimi sonrası montaj hizmetleri ve malın garantisi gibi hizmetleri örnek verebiliriz.

Günümüz rekabet ortamında müşteri memnuniyetini sağlamanın anahtarı, onların gereksinim ve isteklerinin istenilen yer, azman, miktar, çeşit, kalite ve en uygun maliyette karşılanmasıdır. Bütün bu rekabet unsurlarının optimal biçimde yerine getirilmesi zorunluluğu ise, üretim stratejisinin önemini artırmaktır.

Bununla birlikte, dünyada 1980’li yıllara kadar örgüt stratejilerinin tasarımında pazarlama ve finansman konularına ağırlık verildiği üretim stratejilerinin ise gereği kadar önemsenmediği görülmüştür. Hatta kimi sektörlerde ve örgütlerde örgüt fonksiyonları içerisinde üretim fonksiyonunun hiç dikkate alınmadığına ilişkin örneklerde olmuştur. Bu koşullar altında üretim yöneticisi örgüt stratejisine sadece pazarlama ve finansman fonksiyonu bakış açısıyla yaklaşmış, bu amaçla hazırlanmış stratejik planlara uygun davranmaya zorlanmıştır. Bu durum, örgütte verimsizliğe ve uzun vadede piyasadaki rekabet koşullarındaki değişimle birlikte örgütün rekabet gücünde zayıflamaya neden olmuştur. 1990’lı yıllardan itibaren bu ihmalin bedelini rakiplere karsı önemli ölçüde pazar payı kaybederek ödeyen örgütler, örgüt stratejisinin belirlenmesinde ve yürütülmesinde üretim fonksiyonunun yerini ve önemini kavrayarak üretim fonksiyonuna daha çok önem vermeye başlamışlardır.

Üretim; bir örgütün stratejik gücüne, rakipleri tarafından taklit edilmesi güç, essiz ve örgüte özgü üretim faaliyetlerini geliştirici ve buna bağlı olarak örgütün rekabet gücünü artırıcı bir üretim sürecinin oluşturulmasıyla katkıda bulunmaktadır. Bu durum örgütlerin üretimde giderek daha üstün ve ileri teknoloji kullanmalarının hem nedeni hem de sonucu olmuştur.

1990’lı yıllardan itibaren dünya pazarlarında yoğun rekabetin yaşanması, üretim fonksiyonunun örgüt stratejisi açısından öneminin kavranmasını sağlamıştır. Üretim stratejisi her şeyden önce müşteriye ulaştırılacak mal ve hizmetin kalitesinin geliştirilmesine olanak sağlayan bir yapıda olmalıdır. Örgütte birey gücü, hammadde, yardımcı malzeme, makine ve araç- gereç kullanıldığı için, mal ve hizmet maliyetinin önemli bir kısmı üretim faaliyetleri sırasında oluşmaktadır.

İnsanoğlu ilk çağlardan beri üretim işlemini gerçekleştirmektedir. Çünkü toplum içinde yasamak ve insanın yaşamını sürdürebilmesi üretimi gerekli kılmaktadır. Avlanma, barınma ve giyinme gibi temel gereksinimleri karşılamak için gerekli faaliyetler sonucu ortaya çıkan üretim zamanla şimdiki sekline bürünmüştür.

Modern üretim yönetiminin gelişimi iki yüz yıllık bir geçmişe sahiptir. Üretim yönetimiyle ilgili çalışmaların temeli fabrika sistemiyle ilgili çalışmalara dayanmaktadır.

Fabrika sistemi ve yönetimiyle ilgili çalışmalar 18. Yüzyılda Adam Smith’in işgücüyle ile ilgili düzenlemelerin sonuçlarını ekonomik kârlılık ölçüleriyle açıklamasıyla başlamıştır.

Üretim yönetimi içinde bilimsel yönetim yaklaşımı 1930 yılından 1950’ye kadar yaygın bir kullanım alanı bulmustur.

 

 

urtar1

 

 

20. yüzyılın baslarında Frederick W. Taylor’un bilimsel yönetim yaklaşımı üretim yönetiminde, fabrika organizasyonu ve düzenlemesi ile üretim sistemleriyle ilgili çalışmalarda kullanılmıştır. Taylor ’ın bilimsel yönetime en büyük, en belirgin katkısı, planlamayı üretimin içinde yapılmaktan kurtarmasıdır, çünkü her iki görev farklı hünere gereksinim duyarlar. Taylor’dan önce bütün endüstriyel görevler aynı kişi tarafından gerçekleştirilirdi, tıpkı bu günkü çiftliklerdeki çiftçiler gibi.

1776’dan 1970’e kadar üretim yönetimi ve konuları üzerine araştırmalar yapılmıştır. 1970 yılından sonra üretim yönetiminde iki önemli gelişme ortaya çıkmıştır.

Birinci olarak, üretim teknolojisindeki gelişmelerle birlikte üretim sistemlerinde bilgisayarların kullanılması sonucu kitle halinde üretim (seri üretim) yapılmasıyla üretim sistemlerinin ekonomideki önemi artmıştır.

İkinci olarak üretim yönetiminde sadece belirli analizler yapılması yerine, uygulamalı olarak yapılan araştırmalar önem kazanmaya başlamıştır.

Günümüzde teknolojideki hızlı gelişmeye bağlı olarak bilgisayarların yaygın bir sekilde kullanılmasıyla birlikte üretimde en iyi sonucu sağlayan matematiksel modellerin daha fazla kullanılabilmesi mümkün olmuştur. Bütün bu gelişmeler sonucunda, üretim yönetimiyle ilgili konularda karşılaşılan problemlerin çözümünde büyük kolaylıklar sağlanabilmiştir.

Üretim teknolojisindeki hızlı değisim ve gelişmelere bağlı olarak üretim yönetimi alanında da önemli değişiklikler olmuştur. Bilgisayar destekli tasarım (CAD) ve bilgisayar destekli üretim (CAM) işleminde bilgisayarın hız ve güvenilirliğinden yararlanarak üretim işlemi kaliteli olarak güvenilir sekilde kolaylıkla yapılabilmektedir.

Öte yandan sanayide üretimde robot kullanımı da gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır.

Bu konuda dünyada öncü ülke Japonya’dır. Çoğunlukla insanlar için güç, bunaltıcı ve tehlikeli olan ağır islerde robotlar genel olarak kullanılmaktadır.

Üretim yönetimi alanında meydana gelen başlıca yeni gelişmeler de mevcuttur.

 

Bunlar;

 

Esnek İmalat Sistemleri

Malzeme ihtiyaç Planlaması (MRP)

Japonlar tarafından geliştirilen Tam Zamanında Üretim (JIT)

Tam Zamanında Teslim (JIC)

Kanban

Toyota Üretim Sistemi

Kalite Kontrol Çemberleri.

Olmak üzeredir. Ancak insanoğlu var 

 

 

Cumartesi, 20 Haziran 2020 17:19

Fason üretim

Fason üretim

 

Biri diğerine göre ekonomik üstünlüğe sahip iki firma arsındaki ilişki sonucu, küçük firmanın büyük firma için anlaştıkları türde, miktarda ve kalitede sürekli olacak sekilde üretim yapması ve bu üretimi anlaştıkları tarihte teslim etmesidir.

Tekstil ve konfeksiyon sektöründe ülkemizde ağırlıklı üretim biçimi olan fason üretim, genellikle küçük ölçekli firmalar tarafından gerçekleştirilmektedir. Türkiye’de olduğu gibi dünyanın çoğu ülkesinde üretim, istihdam, toplam işyeri sayısı, yaratılan katma değer gibi ekonominin başlıca göstergeleri içinde küçük ve orta boy işletmelerin ağırlıklı paya sahip olması, fason üretimin de ne derece önemli olduğunu göstermektedir.

Bir yandan fason üretimin, öte yandan ise küçük işletmelerin önemi gün geçtikçe daha çok artmaktadır. Buna paralel olarak toplam işletmeler içindeki sayıları artmakta, istihdam içindeki payları da yükselmektedir. Böylece özelde fason, genelde küçük işletmeler hem büyümeyi sağlamakta hem de istihdam yaratmaktadırlar.

Fason üretiminde önce iki firmanın anlaşması gerekmektedir. Bu da, aralarında sürekli ilişki olacağı anlamına gelmektedir. Yani iki firma arasındaki ilişki bir kalıcılık kazanmış olur. Bunun nedeni siparişlerin daha sonra yenilenmesinden kaynaklanmaktadır.

Bu olmadığında, yani sürekliliği belli olmayan, yalnızca bir kerelik siparişi, fason olarak tanımlamak doğru olmaz. Fason çalışan bir firma, sözleşmede belirtilen türde, miktarda ve kalitede üretim yapmak durumundadır. Ayrıca sözleşmede, üzerinde anlaşılan bir teslim tarihi de söz konusu olabilir. Buna karşılık, “fason veren firma” sözleşmede kararlaştırılan miktarlarda ve zamanlarda ödeme yapmak durumundadır.

Fason üretimde, ana firma ile fason üretim yapan uydu firmalar arasındaki teknolojik düzey ve emek verimliliği açısından çok büyük farklar olmaması gerekmektedir. Yoksa gelişmiş teknoloji kullanan bir firmanın, geri ve emek yoğun teknoloji ile çalışan bir başka firma ile kuracağı fason ilişkisinden karlı çıkması beklenemez.

Çünkü ileri teknolojiye sahip olan firma, ek yatırıma gitmemek ve fazla isçi tutmamak amacıyla, kendi ihtiyacı olan bir malı dışarıda fason olarak ürettirmektedir. Geri teknoloji ile çalışan küçük firmalara bu isi yaptırmaya yöneldiğinde, aynı anda kendi üretim kapasitesini besleyebilecek çok sayıda firmaya fason is verir. Günümüzde fason üretim ilişkisi tüm dünyada ve Türkiye’de bu biçimde yürümektedir.

Fason üretimin ortaya çıkısı son yıllardaki yeni üretim biçimlerinden esnek uzmanlaşma modeline dayanmaktadır. 1960 ve 70’li yılların bir dönemini yoğun isçi hareketleriyle geçiren İtalya’da, işverenler isçilerle uğraşmak yerine üretim aşamalarını taşeronlara vermektedirler. Aynı mekânı paylasan küçük üretim birimleri, ana sanayiye fason üretim yaparak, İtalya’ya özgü bir esneklik modeli oluşturmaktadır.

Bu modele örnek, ünlü Benetton firmasıdır. Benetton, Türkiye dâhil çeşitli ülkelerde ve İtalya’da binlerce küçük atölyeye fason üretim yaptırmaktadır. Fakat bugün bu sistemi çalıştırmak, ancak büyük bir bilgisayar ağıyla mümkündür. Örneğin satış yapılır yapılmaz, merkeze bütün bilgiler; örneğin hangi kazağın, hangi bedeninin, hangi renginin satıldığı bildirilir. Tüketicinin tercihleri ve satış merkezindeki stok durumu anında tespit edilip, derhal üretime geçilir.

Bir esnek üretim modeli olarak, fason üretimin yaygın olarak kullanılan “esnek üretim ’den temel farkı, esnek üretimin büyük işletmeler içindeki bir organizasyon biçimi iken fason üretimin küçük atölye üretimine dayanmasından kaynaklanmaktadır. _kinci önemli fark ise teknolojinin bu iki sistemdeki yeridir.

Fason üretimde, ileri teknoloji ayırt edici bir rol oynamaz. Fason üretimin mutlaka emek-yoğun ya da teknoloji-yoğun bir üretim modeli olması zaten gerekmemektedir. Sektörlerde bazı üretim aşamaları sermaye/teknoloji-yoğun, bazı aşamalar ise emek yoğun olabilir.

Örneğin hazır giyimin tasarım ve biçki aşamaları teknoloji-yoğun iken; dikim, emek-yoğun bir biçimde gerçekleşmektedir.

Yapılan anketlerde, küçük İşletmelerin ortalama %40’nın, aynı zamanda fason üretim de yaptığı ortaya çıkmaktadır. Bu oran tekstil ve hazır giyim sektöründe %50 ile en yüksek noktaya ulaşmaktadır.

Bu gerçekten su sonuca ulaşabiliriz: tekstil ve hazır giyimde faaliyet gösteren her küçük işletme kazancının yarısını fason üretimden sağlamaktadır.

Fason sistemi tekstil ve konfeksiyonda farklı isliyor. Markalar önce kendi tasarımcılarına ve stilistlerine ürünün numunesini hazırlatıyorlar. Ardından bunları istenen kalitede ve maliyette üretebilecek tesis arayışı başlıyor.

Seçilen tesise bazen yalnızca dizayn verilip, ürün isteniyor. Bazı şirketler ise farklı bir yöntem izliyor. Onlar ürünün, kendi malzeme ve aksesuarlarıyla hazırlanmasını istiyor. Ancak kaliteyi yükseltmek için, marka ve üretici şirketin ortak bir organizasyon halinde üretim yaptıkları da oluyor.

Yurtdışı bağlantılı çalışan ihracatçı firmalara gerek sadece dikim gerekse kesim + dikim + ambalaj işlemlerini kapsayacak sekilde fason konfeksiyon üretimi yapanlar

Genelde küçük ve orta ölçekli konfeksiyon işletmeleridir. Bu işletmeler kendi üretimlerini yapmayıp büyük İşletmelerin siparişlerini kendi tesislerinde isleyerek (kesim dikim ambalaj) konfeksiyon ürünü haline getiren işletmelerdir.

Bilgisayar, sözü edilen organizasyonun gerçekleştirilmesi için gereklidir. Firmaların her an çıktı alması gerekmekte, yani sürekli isleyen bir programlamanın varlığı söz konusu olmaktadır.

 

Bilgisayarlarla;

 

  • Hangi atölyede kaç tane siparişin olduğu
  • Gelen ve kalite kontrolden geçen sipariş sayısının

 

Hemen bilinmesi gerekir.

 

Ayrıca;

 

  • Bu siparişlerin kaç tanesinin reddedildiği
  • Kaç tanesinin bu atölyelere gitmek üzere bekletildiği ve gidis tarihi

 

Gibi bilgilerin elde edilmesi işletmelerde organizasyonun devamlılığının sağlanması bakımından önemlidir.

Bilgisayarda yer alan bu bilgiler fason üretimin gerçekleşmesini mümkün kılmaktadır. Aksi takdirde günümüzde fason üretimi gerçekleştirmek zordur. Büyük hacimli üretim söz konusu olduğundan, ayrıca atölyeler arasında da ilişki gerektiğinden, fason üretimin oldukça karışık bir süreç olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu yüzden bilgisayar, önemli bir rol oynamaktadır. Ayrıca büyük sipariş geldikçe daha fazla atölyeyle çalışmak ve kaliteye daha fazla önem vermek zorunlu olmaktadır.

Bu aşamada kullanılan teknoloji ve kalite konusundan bahsetmek gerekir. Büyük firmalar gelişen teknolojiyi kullanmak konusunda doğaldır ki, oldukça avantajlı durumdadırlar. Zaten çoğu ileri teknolojiyi kullanmaktadırlar.

Hazır giyim sektöründe üretim aşamalarına baktığımızda, ilk baslarda teknolojinin yoğun olduğu gözlenmektedir. Siparişi alan büyük firma olduğundan, kaliteyi çok sıkı kontrol altında tutmak da onun yararınadır. O yüzden de birtakım mali desteklerle o kalite düzeyini yakalamaya çalışmaktadırlar. Eğer siparişi veren firma üretilen ürünün kalitesinde ve benzeri özelliklerinden memnun kalmazsa başka bir üretici firma aramaya yönelmektedir. Çünkü rekabet; aynı malı üreten firmaların birbirlerinden daha çok mal satmak için girdikleri bir yarıştır. Durum gerçek hayatta sık sık karşılaşılan bir olaydır. Bu yüzden de siparişi alan firma kaliteden taviz vermeden üretime devam ettirmek zorundadır. Fason üretimin bazı önemli olumlu yönlerinin olmasının yanı sıra bir takım olumsuz yönleri de vardır.

 

Fason Üretimin Olumlu Yönleri

 

Tekstil ve hazır giyim sektörü yoğun bir sekilde emek kullanımını gerektirmektedir. İstihdam bakımından ülke önemli bir yere sahiptir. Son yıllarda hızla gelişen teknolojiler, özellikle iplik ve dokuma alt sektörlerinde doğrudan istihdamı azaltmakta ise de, bu sektörlerdeki dolaylı ve doğrudan etkileri nedeniyle istihdamın artmasında önemli rol oynamaktadırlar.

İşgücü maliyeti diğer işletmelere oranla çok daha düşüktür. Tekstil ve hazır giyimde kadın ve çocuk isçi kullanılabilmesi, ayrıca toplam çalışanlar içinde vasıflı isçi oranının az olması, maliyetin düsük tutulmasının en önemli unsurlarıdır.

Büyük işletmelerde isçiler genellikle sendikalı ve sözleşmeli çalışmaktadırlar. Fason işletmede ise işverenin sigorta pirimi, gelir vergisi, izin ücreti, kreş, yemek gibi ödemelerden kaçınılmakta, bu nedenle maliyet düşmektedir. Dolayısıyla tekstil ve hazır giyim gibi emeğin yoğun olduğu sektörlerde üretimde birim maliyet de düsük olmaktadır.

 

Fason üretimde

 

Çalışanlar, yönetenler ve işveren aynı mekânda yer almaktadırlar. Bu arada çoğu kişi aynı isi yapmakta olduğundan, çalışanlar arasında iletişim kolaylığı söz konusudur. Dolayısıyla üretim ve verimlilikte önemli bir etken olan motivasyon daha kolay artırılabilir. Ayrıca kararlarçoğunlukla çalışanlarla birlikte verilir. Böylece işletmenin yönetimi kısmen ortaklaşa gerçekleştirildiğinden başarı sansı da artmaktadır.

 

Büyük işletmelerde

 

Çalışanların sendikalı ve sözleşmeli çalışmalarının yanı sıra, fason üretim yapan işletmelerde çalışanlar grev yapamaz. Olsa bile böyle bir olay uzun süreli ve sürekli değildir.

 

Fason üretimde

 

Genellikle üretimin belli yönleri üzerinde yoğunlaştığı için uzmanlaşmaya daha açık bir yapı vardır. Bu uzmanlaşma, fason üretim yapan birçok atölye bulunduğundan, büyük hacimli üretim yapan İşletmelerin talep esnekliklerinden olumsuz biçimde etkilenme olasılıklarının da azalmasına yardımcı olacaktır. Yine buna paralel olarak fason üretimin tüketicinin taleplerine kolaylıkla yanıt verebilme avantajını da göz ardı etmemek gerekir.

 

Fason üretim atölyelerinin

 

Gerek bölgesel gerekse yurt çapında çok olmasın bu üretimin istihdam artırıcı özelliğine bağlı olarak, gelir dağılımını dengeleyici özelliğini de göstermektedir. Bu işletmeleri, büyük İşletmelerin küçük ve belli alanda üretim yapan mikro kopyası olarak düşünmek gerekir. Teknolojik yenilikleri belli miktarda harcama ile büyük işletmelere oranla kolaylıkla uygulayabilirler. Bu konuda uyum ve hareket kabiliyetleri daha fazladır. Böylece teknik gelişmeleri daha hızlı uygulayarak, büyük İşletmelerin söz konusu yeniliklerden yararlanmasını kolaylaştırırlar.

 

Fason üretim elastikiyet sağlar.

 

Fason üretim büyümeyi kolaylaştırır.

 

Fason Üretimin Olumsuz Yönleri

 

  • Fason üretim yapan atölyelerde isçilik ücretleri düşüktür. Çoğu işveren asgari ücret verme, sigortasız isçi çalıştırma eğ Bu nedenle çalışanların önemli bir kısmı vasıfsızdır. Tüm bunlar, işletmelerde işgücü veriminin düşük olmasına yol açmaktadır.
  • Özellikle düşük ücret politikası sosyal barısı zedeleyici bir etkendir.
  • Genellikle finansman sorunu görüldüğünden ve üretimlerini belli ölçüde tutabildiklerinden, fazla büyüyememektedirler. Ayrıca ekonomik gelişmelere kolay uyum sağlayabilmekle birlikte, olumsuz gelişmelerden de kolay etkilendiklerinden iflasa kadar sürüklenebilmektedirler.
  • Fason üretimin ülke ekonomisine en olumsuz etkisi kayıt dışı ekonomiyi körüklemesidir. Özellikle sigortasız isçi çalıştırma eğiliminin yüksek olması ve belge sistemine uymamaları bu sonucu doğurmaktadır.
  • Fason üretimin en büyük zararı ise şüphesiz markalaşmayı, dünya çapında isim olmayı engellemesidir. Günümüzün rekabet koşulları eskisinden çok daha ağır ve çok daha acımasızdır. Bu da piyasada ayakta kalmayı ve sürekli olmayı zorlaştırmıştır. Bu zorluğu asmanın en etkili yolu ise firmanın kendine ait bir markası olmasıdır.
Cumartesi, 20 Haziran 2020 16:03

Üç boyutlu kumaşlar

 

Tekstilde farklı yöntemler vasıtası ile kumaş üretimi mümkün kılınabilmektedir.

 

  • Dokuma
  • Örme
  • Dokusuz yüzey oluşturma yöntemleri

 

İle geleneksel, iki boyutlu kumaşların üretimi sağlanabilmektedir.

Anizotropik yapıya sahip olan iki boyutlu kumaşlar, yüzey alanı ile kıyaslandığında oldukça düşük bir kalınlık değerine sahiptirler, dolayısıyla kalınlıkları yönünde düşük mekanik performans göstermektedirler.

Tekstil lifleri ve kumaşlar kompozit malzeme üretiminde yaygın olarak kullanılmaktadır. Tekstil kompozit malzemeler savunma, medikal, havacılık endüstrisi gibi birçok endüstri dalında uygulama alanı bulmaktadır.

Tekstil kompozit malzemeler, düşük ağırlıklarına nazaran sahip oldukları yüksek mukavemet değerleri ile metal ve seramik malzemelerden yüksek mekanik davranış göstermektedirler.

 

  • İki boyutlu kumaşlar ile üretilen kompozit malzemeler, düşük kalınlık değerine sahip oldukları için kalınlıkları doğrultularında düşük mekanik davranış sergilemektedirler.
  • İki boyutlu tekstil kompozit malzemelerinde katlar arası ayrılma olarak ifade edilen delaminasyon problemi meydana gelmektedir.
  • İki boyutlu kompozit malzemelerde gözlenen problemler, üç boyutlu kumaşların üretilmesi için önemli bir neden teşkil etmiştir.
  • Üç boyutlu kumaşlar dokuma, örme, dokusuz yüzey oluşturma ve diyagonal örme yöntemleri gibi tekstil üretim yöntemleri ile elde edilebilmektedir.
  • Üç boyutlu kumaşlar kompozit malzemelerde meydana gelen delaminasyon problemini tamamen ortadan kaldırmaktadır.

 

Bunun yanı sıra elde edilmek istenen son ürünün şekline yakın üretimi mümkün kılmaktadır. Böylece üretim maliyetleri ve malzeme telef miktarlarında ciddi bir azalma sağlanmaktadır.

 

 

Üç Boyutlu Kumaşların Üretim Yöntemleri

 

Üç boyutlu kumaşlar dokuma, örme, diyagonal örme, dokusuz yüzey oluşturma ve dikme gibi tekstil üretim yöntemleri ile elde edilebilmektedir.

 

 

Üç Boyutlu Örme Yöntemi

 

 

 

Üç boyutlu örme kumaşların üretimi geleneksel, iki boyutlu örme kumaşların üretiminde olduğu gibi atkılı ve çözgülü örme yöntemleri ile elde edilebilmektedir.

Atkılı örme yöntemi ile istenen son ürüne oldukça yakın şekle sahip, üç boyutlu örme kumaşların üretimi sağlanabilmektedir.

 

Üç boyutlu örme kumaşların atkılı örme makinelerinde üretimi;

 

Makinelere modifiye ile yataklar ve elektronik donanımlar ile sağlanabilmektedir.

Üç boyutlu atkılı örme kumaşların bir diğer önemli avantajları ise istendiği takdirde boyuna yönde dolgu ipliklerinin yapı içerisine dâhil edilebilmesidir.

 

Atkılı örme yöntemi ile elde edilen bu kumaş türlerinde yaşanan en önemli problem;

 

Yapının fazla hacimli ve boşluklu olmasıdır. Birim hacim başına düşen boşluk sayısının fazla olması yapının lif/ hacim oranının düşmesine sebebiyet vermektedir. Bu durum yapının düşük bir mukavemet değerine sahip olmasına neden olmaktadır.

Çözgülü örme makineleri ile elde edilen üç boyutlu örme kumaşlar, atkılı örme makinelerinde üretilen yapılara nazaran son yıllarda yüksek derecede rağbet görmektedir.

 

Çözgülü örme makineleri ile elde edilen üç boyutlu örme kumaşlar;

 

 

İki boyutlu dokuma kumaşlara nazaran yüksek derecede elastisite modülü ve mukavemet değerlerine sahiptir.

Bu farkın sebebi;

  • Karbon
  • Cam
  • Bazalt vs.

Gibi yüksek modüllü liflerin çözgülü örme yapıların içerisinde daha az kıvrıma sahip olarak yer almalarıdır. İplik yapısında kıvrımın azalması mukavemette artışa sebebiyet vermektedir. Ayrıca kompozit malzeme üretiminde iki boyutlu dokuma kumaşların yerine bu yapıların tercih edilmesi; kumaş telef miktarının ve üretim maliyetlerinin ciddi derecede azalmasını sağlamaktadır. Aşağıda çözgülü örme yöntemi ile üretilen üç boyutlu örme kumaş gösterilmektedir.

 

 

 

ucdkum1

 

 

 

Üç boyutlu çözgülü örme kumaşlar 1980’ li yılların başında üretilmeye, 1990’ lı yıllarda kompozit endüstrisinde kullanılmaya başlanmıştır.

Bu kumaş türlerinde Üretim maliyetlerinin düşük olması, istenen özellikler doğrultuşunda dizayn edilebilme kabiliyetleri gibi üstün özelliklerinden dolayı;

 

 

  • Jeotekstiller
  • Pnömatik sistemler
  • Araba ve uçaklarda bazı parçalarının üretimi
  • Çeşitli vücut kısımları ve yapay damarların üretimi

 

 

Gibi birçok farklı alanda kullanım imkânı bulabilmektedirler.

 

Çözgülü örme makinelerinde bu kumaş türlerinin üretimi;

 

 

  • Lif tabakalarının istenen doğrultuda yatırılıp, çözgülü örme ilmeği vasıtası ile bu tabakaların bağlanmasıyla sağlanmaktadır.

Mayer ve Liba firmaları farklı üretim teknikleri ile bu yapıların üretimini mümkün kılmaktadır. Mayer firmasının geliştirdiği sistemde dört farklı lif tabakasının 0˚, +45˚, -45˚, 90˚ yönlerinde yatırılması ve ilmek vasıtası ile bağlanarak üretilmesi sağlanmaktadır. Liba firmasının geliştirdiği yöntemde ise kumaşa dâhil edilen lif tabaka sayısı yedi’ ye çıkabilmektedir. Aşağıda Liba firmasının üretim tekniği görülmektedir. Liba üretim tekniği ayrıca dokusuz kumaşların sisteme dâhil edilebilmesini mümkün kılmaktadır.

 

 

 

ucdkum2

 

 

 

Yapı içerisinde bulunan lif tabakaları;

 

İstenen doğrultularda yapıya mukavemet kazandırırken

 

Çözgülü örme ilmeği;

 

Yapının kalınlık yönünden mukavemetinin artmasını sağlamaktadır.

 

Üç boyutlu çözgülü örme makinelerinde ilmek:

 

  • Zincir
  • Trikot

 

 

Olmak üzere iki farklı şekilde elde edilebilmektedir. İlmek, yapının bütünlüğünü sağlarken mukavemette ve zarar toleransında ciddi derecede artış meydana getirmektedir. Zarar toleransı, malzemenin yapısal bir özelliğidir. Malzemenin, yapısında meydana gelen hasarın, tamir işlemi gerçekleşene kadar malzeme güvenilirliğini belirli sınırlar içerisinde tutabilme kabiliyeti olarak ifade edilebilir.

 

 

 

 

ucdkum3 

 

 

Üç Boyutlu Dokusuz Yüzey Oluşturma Yöntemi

 

 

 

Üç boyutlu dokusuz yüzeylerde, yapıyı oluşturan iplikler arasında herhangi bir bağlantı bulunmamaktadır. Bu yapılar iğneleme ve dikişle birleştirme yöntemleri ile üretilebilmektedir.

İğneleme yönteminde iplikler; istenen doğrultularda sisteme yatırılmaktadır fakat bu iplikler arasında herhangi bir bağlantı bulunmamaktadır. Sonrasında iğneler vasıtası ile ipliklerde yer alan elyafın birbiri içerisinden geçerek birleşmeleri ve bir yüzey oluşturmaları sağlanmaktadır. Aşağıda iğneleme yöntemi ile oluşturulan bir yüzey ve üretim yöntemi görsel olarak ifade edilmektedir.

 

 

 

 

ucdkum4

 

 

Dikiş ile yüzey oluşturma yönteminde liflerin ya da ipliklerin oluşturduğu tabakaların dikiş işlemi ile birleştirilmesi sağlanmaktadır. Yapılan bu işlemde dikiş türü, dikiş ipliği çeşidi ve numarası, birim alandaki dikiş yoğunluğu büyük önem arz etmektedir.

Üç boyutlu dokusuz yüzeylerde dikiş ipliği yoğunluğu 0,4 – 25 dikiş/ cm² arasındadır. Genellikle dikiş ipliği olarak kevlar tercih edilmektedir. Çünkü kevlar diğer liflere nazaran yüksek mukavemet ve esneklik değerlerine sahiptir.

Dikiş işlemi ile dokusuz yüzeylerin elde edildiği makinelerde dikim kafası bir veya birden fazla olabilmektedir. Makinede bulunan dikim kafa sayısının sınırlı olması, belirli bir yüzey kalınlık değerine kadar dikim işleminin yapılabilmesi, yüzeyin sınırlı bir en değerinde elde edilebilmesi bu makineler için başlıca sorunları teşkil etmektedir.

Günümüzde sanayi tipi makineler azami 1 m en ve 5 mm yüzey kalınlığı değerlerinde çalışabilmektedir. NASA’ nın bu yapıları elde etmek için kullandığı makine 28 m uzunluğunda olup, 15 m’ de dikim yapabilmekte, 3 m ende ve 40 mm kalınlıktaki yüzeylere dikme işlemi uygulayabilmektedir.

Üç boyutlu dokusuz yüzeylerin üretimi iki boyutlu dokuma kumaşlara nazaran daha kolay ve ucuzdur. Aynı zamanda bu yapılar ile elde edilen kompozit malzemelerin yorulma ve darbe dayanımı geleneksel dokuma kumaşlara nazaran daha yüksektir.

Kompleks şekillerde yer alan, kavisli bölgelerin günümüz sanayi makineleri ile dikiminin zor olması bu yapıların önemli bir problemini oluşturmaktadır.

Dikiş yoğunluğu, iplik türü ve numarası gibi konularda da yeterince çalışma yapılmamıştır. Bu konuların aydınlatılmamış olması kullanımlarının artmamasının bir diğer önemli sebebini oluşturmaktadır. Bu konuda ARGE çalışmalarının yapılması gerekmektedir. Ancak bu ARGE çalışmalarına diğer alanlarda olduğu gibi iki tarafın da haklarını koruyan sağlam bir sözleşme yapılması kaçınılmaz bir gerçektir.

 

 

Üç Boyutlu Diyagonal Örme (Braiding) Yöntemi

 

 

Üç boyutlu diyagonal örme yöntemi, üç boyutlu kumaş üretimi için tarihte kullanılan ilk yöntemdir.

 

 

1960’ li yılların sonlarında;

 

  • Roket motorunda, metal alaşımlarına nazaran %30- 50 arasında ağırlığın azaltılması amacı ile üretilmiştir.

Diyagonal örme yöntemi ile elde edilen üç boyutlu kumaşlar;

 

  • Medikal
  • Uzay
  • Ulaşım

 

Gibi birçok farklı alanda kullanım alanı bulabilmektedir.

 

Diyagonal örme yöntemi ile son şekle oldukça yakın yapıların üretimi mümkün kılınmaktadır. Bu durum üretim maliyetlerini ve atık iplik, kumaş miktarını ciddi derecede azaltmaktadır. Aşağıda diyagonal örme yöntemi ile üretilmiş üç boyutlu kompozit malzemeler görülmektedir.

 

 

 

 

ucdkum5 

 

 

Diyagonal örme yöntemi ile elde edilen üç boyutlu yapılarda eksenel ve örücü iplikler olmak üzere iki farklı iplik grubu bulunmaktadır;

 

  • Eksenel iplikler; mukavemet istenen doğrultuda yapı içerisine dâhil edilirken, iplik bağlantıları örücü iplikler ile sağlanmaktadır. Örücü iplikler mekiklerden sisteme beslenmektedir.
  • Örme sistemi örücü iplik bobinlerinin yer değişim hareketi ile sağlanmaktadır.

Aşağıda diyagonal örme kumaş, örücü iplik bobinleri ve bobin mekanizmaları görülmektedir.

 

 

ucdkum6

 

 

  • Üç boyutlu diyagonal örme kumaşlar köşeli ya da dairesel olarak üretilebilmektedir.
  • Bu yapıların üretimi amaca bağlı olarak dairesel ya da köşeli makinelerde yapılmaktadır.
  • Üç Boyutlu diyagonal örme kumaşlar adım sayılarına göre sınıflandırılmaktadır.

 

 

Makinenin bir devrinde meydana gelen örme işlemi; adımı ifade etmektedir. Üç boyutlu diyagonal örme kumaşlar iki, dört ya da çok adımlı olabilmektedir. İki adımlı diyagonal örme yöntemi 1987 yılında Popper ve McConnell tarafından geliştirilmiştir.

Aşağıda iki ve dört adımlı diyagonal örme kumaşların birim örgü desenleri gösterilmektedir.

 

 

 

ucdkum7 

 

 

Küçük boyutlu yapıların üç boyutlu diyagonal kumaşlar ile üretimi oldukça ucuz ve kolay bir işlemdir. 100 mm’ nin üzerinde ene sahip kumaşların diyagonal örme yöntemi ile üretilmesinde çeşitli problemler ortaya çıkmaktadır. Çünkü üretilmek istenen ürünün boyutunun artması, makinenin de boyutunun arttırılması gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır.

 

 

Bu yapıların uçak üretiminde yaygın bir biçimde kullanılamamalarının en önemli nedeni;

 

  • Yapıyı üretebilecek olan makinenin boyutundan kaynaklı olarak maliyetin oldukça yüksek ve işlemin zor olmasından doğmaktadır.

Üç boyutlu diyagonal örme kumaşlarla oluşturulan kompozit malzemelerde elastisite modülü;

 

  • Örücü ipliklerin oluşturduğu diyagonal açı, iplik numaraları ve örgü deseni gibi değişkenlere bağlı olarak değişmektedir.

Üç boyutlu diyagonal örme kumaşlar ile oluşturulan kompozit malzemelerin mukavemet değerlerinin iki boyutlu kompozit malzemelere nazaran düşük olması ve büyük boyutlu kumaşların üretiminde makinenin uzun sürede üretime hazır hale getirilmesi ve yavaş olarak çalışması yapının diğer eksilerini oluşturmaktadır.

Günümüzde üç boyutlu diyagonal örme kumaşların otomotiv sektöründe; şase ve şaft imalinde kullanılması üzerine çalışılmaktadır. Eğer hedeflenen başarıya ulaşılabilirse arabalarda %50’ ye varan oranlarda ağırlık kaybı sağlanabilecektir.

 

Üç Boyutlu Dokuma Yöntemi

 

Üç boyutlu dokuma yöntemi, üç boyutlu kumaşların üretimi için kullanılan önemli metotlardan birini temsil etmektedir. Üç boyutlu kumaşlar, kompozit malzeme imalinde kullanıldıkları için mukavemet değerleri önem taşımaktadır.

 

Üç boyutlu kumaş üretim yöntemleri içerisinde dokuma metodu;

 

Diğer yöntemlere nazaran yüksek mukavemet değerine sahip kumaşların üretilmesini sağlamaktadır. Bu sebepten dolayı diğer üretim yöntemlerine nazaran daha yaygın ve bilinen bir yöntemdir.

 

 

 

 

 

Cuma, 19 Haziran 2020 15:12

Üç boyutlu dokuma kumaşlar

 

 

Birçok farklı alanda kullanım alanı bulabilen geleneksel dokuma kumaşlar, kompozit endüstrisinde de iki boyutlu kompozit malzemelerin üretiminde tercih edilmektedir. Tekstil kompozit malzemeler havacılık ve savunma sanayisinde; metal ve seramik gibi benzeri malzemelere nazaran düşük ağırlık, yüksek mukavemet değeri birçok üstün özellik sunmaktadır.

İki boyutlu dokuma kumaşlardan üretilen kompozit malzemelerin düşük kalınlık değerine sahip olmalarından dolayı kalınlıkları yönünde ki mekanik performanslarının düşük olması, bu yapıların önemli bir eksiğini teşkil etmektedir.

Diğer yandan tabakalar arasında meydana gelen ve delaminasyon olarak adlandırılan ayrılma problemi, bu yapıların bir diğer problemini oluşturmaktadır.

İki boyutlu dokuma kumaş yapısında bulunan iplikler, dokuma konstrüksiyonun’ dan dolayı fazla miktarda eğilmeye maruz kalmaktadır.

 

  • Karbon
  • Cam
  • Bazalt
  • Vs. gibi

 

Yüksek modüllü liflerin bu yapılar içerisinde kullanılması; elde edilen kumaşın düşük elastisite modülüne sahip olmasına sebebiyet vermektedir.

Geleneksel dokuma kumaşlar birbirine dik, iki ayrı iplik grubundan meydana gelmektedirler.

 

Bu kumaşlara çapraz yönde kuvvet uygulanması;

 

  • Atkı ya da çözgü ipliği olarak adlandırdığımız iplik gruplarının yapı içerisinde kaymasına kumaş mukavemetinin
  • Çapraz yönlerde düşmesine

 

Neden olmaktadır.

İki boyutlu dokuma kumaşlarda yaşanan bu problem Triaxial olarak adlandırılan kumaş türlerinin üretilmesine sebebiyet vermiştir.

 

 

 dokucboy2

 

 

Triaxial kumaşlarda üç çeşit iplik grubu yer almaktadır. Bu iplikler;

 

  • Yapının mukavemetini çapraz yönde uygulanan kuvvetlere karşı arttırmak için birbirleri ile 60˚ açı yaparak kesişmektedirler.
  • İki boyutlu dokuma kumaşlarda yaşanan problemler üç boyutlu dokuma kumaşların üretimi için önemli bir sebep oluşturmuştur.
  • Üç boyutlu dokuma kumaşlar, iplik veya kumaş tabakaları tarafından oluşturulan kalınlıkları yönünde; belirli bir boyuta sahip olan yapılardır.
  • Üç boyutlu dokuma kumaşlar kalınlıkları yönünde yüksek mekanik karakteristik göstermektedir.
  • Entegre bir yapı halde kalınlık değerine sahip olmaları iki boyutlu kompozit malzemelerde gözlenen delaminasyon problemini tamamen ortadan kaldırmaktadır.
  • Üç boyutlu dokuma kumaş üretim yöntemleri, yüksek modüllü liflerin x, y ve z yönlerinde düşük kıvrım oranı ile yapıya dâhil edilebilmelerini mümkün kılmaktadır.
  • Liflerde kıvrım oranının düşmesi; yapının lif/hacim oranının artmasını sağlamaktadır dolayısıyla kumaşlarda elastisite modülü yükselmekte, mukavemet artışı gözlemlenmektedir.
  • Üç boyutlu dokuma kumaş üretim yöntemleri ile karbon, cam, bazalt vs. gibi yüksek modüllü liflerden; 1 inç’ ten 72 inç’ e kadar kalınlık değerine sahip kumaşların üretimi mümkün kılınabilmektedir.
  • Üç boyutlu dokuma kumaşların kompozit malzeme üretiminde sahip oldukları bir diğer artı nokta ise komplike şekillerin üretimini sağlayabilmeleri ve net şekle yakın olarak üretilebilmeleridir.

 

 

Kompozit malzemeler üzerinde yapılan delme, kesme gibi işlemler malzemelerde yüksek derecede mukavemet kaybına sebebiyet vermektedir. Son şekle yakın üretim; malzemede mukavemet kaybını önlerken malzeme telef miktarı ve işçilik ücretinin azalmasını sağlamaktadır. Yapı içerisinde, kalınlık doğrultusunda yer alan iplikler; kapilar kanal görevi görmektedir. Bu iplikler, kompozit malzeme üretimi için kullanılan reçinenin yapı içerisinde hızlı ve homojen olarak dağılması sağlanmaktadır.

 

Üç Boyutlu Dokuma Kumaşların Üretim Yöntemleri

 

 

Dokuma makinelerinin bir devrinde; açılan bir adet ağızlıktan atkı ipliğinin geçirilmesi ile iki boyutlu dokuma kumaşların üretimi sağlanmaktadır.

Makine hızının çeşitli atkı atma yöntemleri ile oldukça yüksek hızlara çıkabildiği bu yöntemde kumaş kalınlık değeri oldukça sınırlıdır. Ayrıca yapı içerisinde ipliklerin kıvrımlı olarak yer alması bu kumaşların elastisite değerlerinin düşük olmasına sebebiyet vermektedir.

 

 

 

 

dokucboy1 

 

 

Üç boyutlu dokuma kumaşlarda kalınlık yönünde birden fazla atkı ipliği yer almaktadır. Bu durum kumaşın kalınlık değerine sahip olarak üretilebilmesini sağlamaktadır.

 

 

Üç boyutlu dokuma kumaşlarda tefeleme işleminden önce

 

 

  • Birden fazla ağızlığın açılması gerekliliği Makine hızının düşük bir değere sahip olmasına sebebiyet vermektedir.
  • Üç boyutlu dokuma kumaşların üretimi; geleneksel dokuma makinelerinin modifikasyonu ile ya da üç boyutlu dokuma kumaş üretmek amacı ile özel olarak modifiye edilmiş makineler vasıtasıyla sağlanmaktadır.
  • Çok katlı yapıların üretimi; bağlayıcı çözgü ipliklerinin sadece dikey yöndeki hareketi ile sağlanabilirken,
  • Özel olarak modifiye edilmiş dokuma makinelerinde çözgü ipliklerinin yatay ve dikey yönde hareket ettirilmesi ile üç boyutlu dokuma kumaşların üretimi sağlanmaktadır.

 

 

 

dokucboy3 

 

 

 

dokucboy4

 

 

 

Geleneksel Dokuma Makinelerinin Modifikasyonu ile Üç Boyutlu Dokuma Kumaş Üretimi

 

 

Çok katlı dokuma kumaşların iki farklı çözgü grubu kullanılarak üretimi 1974 yılında Greenwood tarafından geliştirilmiştir.

Üç farklı iplik grubu kullanılarak üç boyutlu dokuma kumaşların üretimi sağlanmaktadır. Çözgü iplikleri iki farklı iplik grubundan oluşmaktadır. Bir grup sadece kumaş doğrultusu yönünde uzanırken bağlayıcı çözgü iplikleri kumaşı bütün halde, bir arada tutmaktadır.

 

 

 

dokucboy5

 

 

 

Khokar, bu yapıları Noobed olarak adlandırmıştır. Sistem içerisinde yer alan üç ayrı iplik grubu birbiri ile fazla miktarda bağlantı yapmamaktadır. Bu üretim yöntemi ile 17 kat’ a kadar kumaş üretimi sağlanabilmektedir. Aşağıda bu sistemler ile üretilmiş üç boyutlu dokuma kumaş görülmektedir.

 

 

 

dokucboy6

 

 

 

Geleneksel dokuma makinelerinin modifikasyonu ile oluşturulan bir diğer üç boyutlu kumaş dokuma sistemi 1990 yılında Mohamed tarafından geliştirilmiştir. Bu sistemde T, I, π vs. profillerine sahip, üç boyutlu dokuma kumaşların üretimi sağlanabilmektedir.

 

 

 

dokucboy8 

 

 

 

Sistemde, üretilmek istenen profil şekline göre iplik bobinlerinin cağlığa dizimi sağlanmaktadır. Bir grup çözgü ipliği kumaş doğrultusu boyunca; kumaş içerisinde uzanırken diğer çözgü ipliği grubu çerçeveler vasıtası ile aşağı, yukarı yönde hareket ettirilmektedir.

Atkı iğneleri vasıtası ile birden fazla atkı ipliğinin tek bir makine devrinde yapıya dâhil edilebilmesi sağlanmaktadır.

Atkı iplikleri; makine kenarında bulunan örücü iğneler vasıtası ile yapıya bağlanmakta ve tefeleme işlemi ile kumaş oluşumu sağlanmaktadır.

Bu sistem vasıtası ile oldukça yüksek kalınlık değerlerine sahip ve mukavim; profilli üç boyutlu dokuma kumaşların üretimi mümkün kılınabilmektedir. ABD’ de bulunan North Carolina State Üniversitesinde geliştirilen bu makinede mekanizmaların hareketi; elektriklenmeyi önlemek maksadı ile pnömatik sistemler vasıtası ile sağlanmıştır. Ayrıca ipliklerde sürtünmeyi azaltmak için iplikler borular içerisinde makineye taşınmıştır.

 

 

 

dokucboy9

 

 

 

Gerçek Üç Boyutlu Dokuma Makineleri İle Kumaş Üretimi

 

 

Geleneksel dokuma makinelerinin modifiye edilmesi ile üretilen üç boyutlu dokuma kumaşlarda, makinenin devrinde bir kumaş tabakasının yapıya dâhil edilmesi sağlanmaktadır.

Üç boyutlu kumaşlar üzerine çalışan bilim adamları; bu sistemleri gerçek bir üç boyutlu dokuma makinesi olarak görmeyip, yapıya katılması istenen tüm tabakaların; makinenin bir devrinde kumaşa dâhil edilmesi gerektiğini ifade etmektedirler.

 

 

Gerçek üç boyutlu dokuma makineleri ile üretilen yapılar;

 

 

  • Tek eksenli
  • Çok eksenli veya iplik tabakaları arasında kesişmenin olması veya olmaması

 

Durumuna göre kategorize edilebilmektedir.

Aşağıda Fukuta tarafından 1974 yılında geliştirilen tek eksenli, üç boyutlu dokuma mekanizması görülmektedir.

 

 

 

 

dokucboy10

 

 

 

Yapı içerisinde üç ayrı iplik grubu yer almaktadır. Kumaş doğrultusunda yer alan y iplikleri hiçbir kıvrım yapmadan kumaş boyunca uzanmaktadır. Makinede x ve z ipliklerinin mekikler vasıtası ile yapıya dâhil edilmesi sağlanmaktadır. Bu sistemde iplikler arasında bağlantı bulunmamaktadır.

 

Geleneksel dokuma makinelerinin modifikasyonu ile üretilen üç boyutlu dokuma kumaşlarda;

 

  • İplikler birbirlerine 90˚ açı yapacak şekilde bağlanmaktadır.
  • Bu makinelerde iplikler kumaşa 45˚ açıya sahip olarak dâhil edilememektedir.

 

Dolayısı ile kumaşlar;

 

  • Çapraz yönde uygulanan kuvvetlere karşı düşük mukavemet göstermektedir.
  • Çok eksenli üç boyutlu dokuma makineleri ile +45˚ ve -45˚ açılarına sahip iplik tabakalarının kumaşa tek bir makine devrinde dâhil edilmesi sağlanabilmiştir.

 

Aşağıda tek eksenli ve çok eksenli birim kumaşlar görseli görülmektedir.

 

 

 

dokucboy11

 

 

 

Anahara tarafından1993 yılında geliştirilen, çok eksenli üç boyutlu dokuma makineleri vasıtası ile beş farklı eksene sahip dokuma kumaşların üretimi sağlanabilmektedir. Aşağıda farklı açı değerlerine sahip iplik tabakaları ve üretilen kumaş görülmektedir.

 

 

 

 

dokucboy12

 

 

 

Üç boyutlu dokuma kumaşlar dairesel olarak da üretilebilmektedir. Bilişik tarafından 2000 yılında geliştirilen sistemde beş ayrı iplik grubu yer almaktadır.

Bu iplikler eksenel, radyal, çevresel ve çapraz (+45˚, -45˚) olarak yapı içerisinde yer almaktadır. Sistemde çevresel ve radyal iplikler eksenel ipliklerin etrafında bir dokuma katmanı oluşturmaktadır.

Aşağıda üç boyutlu dairesel dokuma mekanizması ve üretilen kumaş görülmektedir.

 

 

 

dokucboy13

 

 

 

Çok eksenli, üç boyutlu kumaşlarda; yapı içerisinde yer alan her iplik arasında bağlantı bulunmamaktadır. Makinelerin tek bir devirde her iplik tabakasını kumaşa dâhil edebilmeleri bu sistemler için oldukça önemli bir gelişme olmuştur.

Khokar tarafından 1997 yılında geliştirilen üç boyutlu dokuma yönteminde her bir iplik grubunun birbiri ile bağlantı yapması amaçlanmıştır. Bu yöntemde çözgü iplikleri; çeşitli sistemler vasıtası ile yukarı, aşağı ve sağa, sola hareket ettirilerek kumaş üretimi sağlanmıştır.

 

 

 

dokucboy14

 

 

 

Üç boyutlu dokuma kumaşlar kompozit endüstrisinde kullanıldıkları için mukavemet ve ağırlık değerleri oldukça büyük bir önem taşımaktadır. Yapı içerisinde bulunan her bir ipliğin bağlantı yaptığı üç boyutlu dokuma kumaşlar; diğer kumaş çeşitlerine nazaran oldukça yüksek mukavemet değerlerine sahiptir.

 

Üç Boyutlu Dokuma Kumaşların Sınıflandırılması

 

Üç boyutlu dokuma kumaşlar birçok farklı şekilde kategorize edilebilmektedir. Dokuma prosesi, ipliklerin yapı içerisine yerleşme geometrisi, birim kumaş hücrelerinin mikro ve makro yapısı; bu kumaşların sınıflandırılabildiği konulardır.

Birçok farklı bilim adamı üç boyutlu dokuma kumaşlar üzerine sınıflandırma yapmıştır. Khokar bu yapıları dokuma prosesi, kullanılan iplik grupları ve oluşturulan yapıya bağlı olarak altı grupta sınıflandırmaktadır.

Chen ise birim kumaş hücresinin makro yapısını dikkate alarak dört farklı grup oluşturmuştur.

 

Bu sınıflandırma yönteminde kumaşlar:

 

  • Solid
  • Hollow
  • Nodal
  • Shell

 

Olarak ayrılmaktadır.

 

Üç boyutlu dokuma kumaşları, yapılarında bulunan ipliklerin; yapıya yerleşim geometrilerine göre ayırmak da mümkündür.

 

Bu kapsamda üç boyutlu dokuma kumaşlar:

 

 

  • Orthogonal
  • Açılı interlok

 

Olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.

 

Orthoganal yapılarda bağlayıcı iplikler kumaş katları ile 90˚’ lik açı yapmaktadır.

Açılı interlok kumaşlarda ise çözgü iplikleri ve atkı ipliklerinin oluşturduğu kumaş tabakaları arasında belirli bir açı değeri bulunmaktadır. Bu değer üretilmek istenen yapının özelliklerine bağlı olarak ayarlanabilmektedir. Her iki kumaş çeşidi için yapıya güçlendirici iplikler ilave edilebilmektedir. Bu iplikler kumaş doğrultusunca uzanarak kumaşın lif/ hacim oranının artmasını ve dolayısıyla mukavemetin yükselmesini sağlamaktadır.

 

  • Orthogonal kumaşlar açılı interlok yapılara nazaran yüksek lif/ hacim oranına sahiptirler. Açılı interlok yapılar ise orthogonal kumaşlara nazaran yüksek elastikiyet özelliklerine sahiptirler.

 

Orthogonal ve açılı interlok kumaşlar; yapılarında bulunan bağlayıcı ipliklerin geometrilerine bağlı olarak iki gruba ayrılabilmektedir.

 

 

Eğer bağlayıcı iplik:

 

 

  • Kumaş içerisinde sadece belirli katlar arasında bağ yapıyor ise kattan kata,
  • Kumaş kalınlığı boyunca bağlama işlemini gerçekleştiriyorsa kumaş kalınlığı boyunca orthogonal ya da açılı interlok kumaş olarak adlandırılabilmektedir.

 

 

 

dokucboy15

 

 

 

Cuma, 29 Mayıs 2020 11:35

Serim