Perşembe, 17 Şubat 2022 15:22

Balıksırtı Dimi Örgüsü

 

 

Balıksırtı dimi örgüleri, örgü raporunun yarısından sonra dimi diyagonalinin yön değiştirerek DOLULARIN karşısı BOŞ, BOŞLARIN karşısı DOLU olarak çizildiği dimi örgüleridir. Balıksırtı örgüleri ceketlik, eteklik, paltoluk, takım elbiselik, paltoluk kumaşların dokumasında kullanılır. Balıksırtı Dimi Örgüleri; ÇÖZGÜ Yönünde BALIKSIRTI Dimi Örgüleri Balıksırtı Dimi Örgüleri ve ATKI Yönünde BALIKSIRTI Dimi Örgüleri olmak üzere iki çeşittir.

 

Çözgü yönünde balık sırtı örgüsü;

Çözgü yönünde balıksırtı dimi örgüsü çiziminde ana örgü çizilir. Son çözgüden sonra son çözgüdeki DOLULARIN karşısına BOŞ, BOŞLARIN karşısına DOLU yazılır. ÇÖZGÜ YÖNÜNDE BALIK SIRTI DİMİ Örgüsüne esas teşkil eden Dimi örgüsü SAĞ yollu ise ikinci kısım SOL yollu çizilir. Çözgü yönünde balıksırtı dimi örgülerinde, rapordaki ÇÖZGÜ TEL SAYISI temel olarak alınan örgünün iki katıdır. Çözgü yönünde balıksırtı dimi örgülerinde, rapordaki ATKI TEL SAYISI; Temel alınan dimi örgü raporundaki atkı sayısı kadardır.

 

 

023balik

 

 

Atkı yönünde balık sırtı örgüsü

Atkı yönünde balıksırtı dimi örgüsü çiziminde ana örgü çizilir. Son atkıdan sonra son atkıdaki DOLULARIN karşısına BOŞ, BOŞLARIN karşısına DOLU yazılır. ATKI YÖNÜNDE BALIKSIRTI DİMİ Örgüsüne esas teşkil eden Dimi örgüsü SAĞ yollu ise ikinci kısım SOL yollu çizilir. ATKI yönünde balıksırtı dimi örgülerinde, rapordaki ATKI TEL SAYISI temel olarak alınan örgünün iki katıdır. ATKI yönünde balıksırtı dimi örgülerinde, rapordaki ÇÖZGÜ TEL SAYISI; Temel alınan dimi örgü raporundaki çözgü sayısı kadardır. Yani; ATKI yönünde BALIKSIRTI DİMİ örgüsüne esas olan DİMİ ÖRGÜSÜNÜN raporu 4 ÇÖZGÜ VE 4 ATKI ipliğinden oluşuyorsa; ATKI yönünde BALIKSIRTI DİMİ örgüsünün örgü raporu; 4 çözgü ve 8 atkı ipliğinden oluşur.

 

 

089balik

 

 

Salı, 08 Şubat 2022 17:53

Makine Taharı

 

 

 Tahar makineleri, aynı anda lamellere, gücülere ve tarağa tahar yapabilen makinelerdir.

 

 

tahar11b

 

 

Gücü bölümü: Dokuma tezgâhının üzerinde veya ayrı bir yerde çözgü levendindeki çözgü ipliklerinin gücülerden tahar raporuna uygun şekilde geçirilmesi işlemine gücü taharı denir.

 

 

tahar13

 

 

Bu işlem tahar raporu değişmeyecek kumaş tiplerinde çözgü bitmeden diğer çözgünün iplikleri tek tek bağlandığı için yapılmaz. Tahar raporu değişecekse genellikle dokuma tezgâhında ayrı bir yerde çözgü iplikleri taharlanır. Burada önemli olan tahar planında belirtilen sıraya çok dikkatli bir şekilde bağlı kalarak taharı yapmaktır. Aksi halde bir sıra atlaması örgü yapısını bozacağından telafisi çok zor olan kumaş hatasına neden olur. Dokuma dairelerinde taharlamadan amaç öncelikle tahar planına göre çözgü ipliklerinin gücülerden tek tek geçirilmesidir. Bu işlem dokunacak olan kumaşın örgüsüne göre çıkarılan tahar planına göre yapılır.

 

 

tahar12

 

 

Gücüler iki magazin yolunda grup halinde sıralanır. Gücüler konveyör bant üzerine nakledildikten sonra ayırma tertibatı gücüleri birer birer ayırır. Bu daha sonra gücüleri taharlama pozisyonuna getirir. Taharlamadan önce tarak ve gücü optik merkezleme ile ortalanırlar. Taharlanmış gücüler duruma göre istenen gücü çerçevesine veya gücü taşıma çubuğuna alınır. İticiler gücüleri çerçeveye veya gücü taşıma çubuklarına doğru tahar raporuna göre iter.

 

 

tahar14

 

 

İplik bölümü: Çerçeve üzerinde gergin halde bulunan çözgü tabakasından iplikler bir ayırma ünitesi kullanılarak birer birer ayrılır ve tahar kancasına sunulur. Bu kanca taraktan, gücüden ve lamel gözünden geçerek ipliği aldıktan sonra geri döner. Lamelden, gücüden ve taraktan geçerek taharlama yaptıktan sonra iplik kancadan dışarı bırakılır ve emici meme tarafından tutulur, iplik sensörü ipliğin doğru olarak taharlanıp taharlanmadığı kontrolünü yapar.

Lamel bölümü: Çözgü dokuma makinesine bağlandıktan sonra çözgü ipliklerinin dokuma işlemi sırasında kopuşlarının tek tek kontrolü amacıyla lamel dizme işlemi yapılır. Lameller, çözgü hazırlama veya dokuma sırasında her çözgü teline bir adet asılmış olan tel veya madeni dar ve kısa çözgü elemanıdır. Lamel tertibatının iyi görev yapabilmesi için çözgü gerilimi iyi ayarlanmış olmalıdır. Lamellerin açık veya kapalı tipleri vardır. Kapalı lameller daha çok otomatik tahar makinesiyle taharlanan çözgülerde kullanılır. Açık lameller, çözgü dokuma makinesine yerleştirildikten sonra dizilir. Lameller 4–12 sıra halinde yan yana dizilirler. İşletmelerde en çok kullanılan 4–6–8 sıralı lamellerdir. Bunun üzerindeki sıra sayıları ipek dokumacılığında kullanılır. Eğer bir çözgü ipliği koparsa buna takılı olan lamel aşağıya lamel çubuklarının üzerine düşerek makineyi durdurur. Lameller aşağıya düştüklerinde lamel testeresi de denilen çubukların hareketini engelleyerek makinenin durmasını sağlamaktadır. Otomatik lamel dizme makineleri genellikle çözgü taharlandıktan sonra yani açık lameller için kullanılır. Çözgünün 1’e 1çapraza alınmış olması şartı vardır. Çeşitli lamel genişliklerine göre kolaylıkla değişebilen bataryalar vardır.

 

 

tahar15

 

 

Lamel eksik olduğu veya iplik ayrılmadığı zaman otomatik olarak makine durur ve sinyal lambası hatanın olduğunu gösterir. Bu makineler saatte 8000 iplik üzerine lamel dizebilir. Lamel grubu lamel magazininde hazırlanır. Lamel ayırıcı, lamelleri ayırır ve bunlar daha sonra lamel çevirici ile tutulur ve taharlama pozisyonuna getirilir. İplikler taharlandıktan sonra lameller, lamel kızaklarına alınır. İstenilen lamel testeresine itilir ve dizilir.

 

 

tahar16

 

 

Tarak bölümü: Taraktan alma da tahar raporunda belirtilen bir dişten kaç çözgü ipliği geçeceğini gösteren işaretlere göre yapılır. Tarak, taharlama boyunca tarağı nakleden tarak taşıma birimi üzerine monte edilir. Optik tarak izleme ve kontrol, tarak inceliğine ve istenilen diş adedine göre tarak taharını kontrol eder. Tarak bıçağı dişler arasından girer, dişleri oldukça geniş açar ve böylece tahar kancasının ve ipliğin engellenmeden geçmesini sağlar

Gücülerden geçirilmiş çözgü ipliklerini, tahar planında belirtilen sayılarda tarak dişlerinden geçirme işlemidir. Her tarak dişinden geçirilen çözgü ipliği sayısı kumaş enine ve çözgü sıklığına bağlıdır. Tarak dişinden geçecek iplik sayısı ve tarak numarası yani taraktaki diş sıklığı çözgü sıklığına bağlı olarak seçilir. Bu işlem tek kişi tarafından küçük tığı benzeri aletle yapıldığı gibi otomatik veya yarı otomatik tahar makinelerinde de yapılmaktadır.

Kontrol kabini: Bu kabin, sistemin elektrik kontrolünü ve operasyon için gerekli bütün voltajı sağlayan merkezi güç kaynağını barındırır. Hiyerarşik yapıya sahip olan kontrol sistemi, işlemci modüller üzerinden motorlar ve aşamalı digitizerler ile irtibat kurar. Ayrıca dağıtım devreleri üzerinden de selonoid valflar ve sensörler ile irtibat sağlar.

 

 

tahar17

 

 

Operatör konsolu: Tahar makinesi operatör konsolunda bulunan bir klavye ile kumanda edilir ve programlanır. Ekran, istenen bilgileri o ülkenin dilinde metin halinde ve kısmen grafik formunda gösterir. Makinenin durumu ve taharlama işleminin aşamaları her an görülebilir. Tahar raporunu ve parametrelerini programlama da operatör konsolu üzerinde gerçekleştirilir. Operatör konsolu, ayrıca makinenin çalışması ve bakım bilgisi hakkında istatistiksel veriler sağlar. Gerektiği takdirde makine acil stop düğmesi ile hemen durdurulabilir. Konsolun kapağının altına yerleştirilmiş bulunan ana bilgisayar ve disket sürücü mevcuttur.

 

 

tahar18

 

 

Tahar makineleri olarak işletmelerde klasik kartonlu tahar makineleri de kullanılmaktadır. Bu tip tahar makineleri için dokuma makinelerinde ağızlık açma sistemlerinde kullanılan armür kartonları bulunmaktadır. Bu kartonların görevi dokunacak olan kumaşın örgüsünün taharını sonsuz karton üzerine işleyerek tahar makinesinde, taharlama işlemi yapılırken hangi çerçevenin çözgü ipliğini üzerinde bulunduracağının tespitini gerçekleştirmektir.

 

 

tahar19

 

 

Dokunacak olan kumaşın örgüsüne göre hazırlanacak tahar kartonunun mekanik tahar makinesinin karton yuvasına monte işlemi yapılır. Bu rapor doğrultusunda alınan hareketle iğneler yardımıyla uygun çerçeveye çözgü ipliği içinden geçirilmiş olan gücü ilave edilir. Mekanik tahar makinelerinde yapılacak tahar işleminde bilgisayar destekli bir çalışma yoktur. Genellikle işlemlerin çoğunluğu çalışan personel tarafından yürütülmektedir. Tahar makinesinin mekanik olması modern tahar makinelerine göre zaman kaybına neden olmaktadır.

 

 

tahar20

 

 

Tahar Makinesinde Taharlama Yapma

Modern tahar makineleri lamellere, gücülere ve tarağa aynı anda tahar yapabilecek şekilde imal edilmektedirler. Çözgü, taharlama işlemi boyunca tahar nakil arabasında kalır. Kıskaçlar yardımıyla alttan ve üstten sabitlenir. İşlem tamamlandıktan sonra tahar arabası tezgâhın içine sürülür ve tahar makinesine bağlanır. Makine üzerinde taharlama işlemi boyunca tüm işlemlerin takip edildiği elektronik bir ekran mevcuttur. Makinede normal taharlama prensibi olarak her gücü gözünden bir çözgü teli geçirilmektedir. Ancak kenarlarda gücü gözünden farklı sayıda çözgü teli geçirilecekse işçi tarafından makineye bu talimat girilmelidir.

 

 

tahar21

 

 

Çözgülerin lamel ve gücü gözlerinden geçirilmesi işlemi için esnek bir tığ kullanılır. İplikler, lameller ve gücüler teker teker tutucular tarafından alınır, işleme hazır duruma getirilir ve taharlaması yapılır. Tahar planları elektronik olarak transfer disketleri veya merkezi aktarma ağı tarafından makineye verilebilir. Bu bilgiler kontrol terminali tarafından planlanır ve muhafaza edilir. Taharlama işlemi tamamlandıktan sonra tahar makinesi sistemden ayrılır, çözgüler dokuma makinesine yerleştirilmek üzere tahar arabasında kalır.

Tahar işlemi tamamlandıktan sonra çözgü levendi, çerçeveler, tarak ve lameller tahar arabası tarafından taşınır ve dokuma makinesine yerleştirilir. Bu sistem dokuma makinelerinin sökülmesi ve taşınması amacıyla da kullanılabilmektedir.

 

Tahar Makinesinin Çalışması Sırasında Dikkat Edilecek Hususlar

Tahar işlemi yapılırken çeşitli sebeplerden dolayı istenmeyen hatalar oluşabilmektedir. Bunlar çapraz hatası, lamel diziminde atlama hatası, gücü tahar hatası, tarak taharı hatası ve tarak izi gibi hatalardır. Bu hataların geneli el ile yapılan tahar işleminde karşımıza çıkmaktadır. Makine ile yapılan tahar işleminde bu hatalar göz önünde bulundurularak daha hassas çalışma sonucunda kaliteli ürün yapılabilmesi sağlanacaktır. Mekanik tahar makinelerinde tahar elemanının özellikle gücü ve tarak tahar işleminin yapımında sürekli gözlem yapması ve hataları anında çözmesi şarttır. Tam otomatik tahar makinesinde yapılacak belli başlı kontroller aşağıda sıralanmıştır:

1- İlik algı ayarı kontrolü,

2-Lamellerin kontrolü,

3-Gücü kontrolü,

4-Tahar iğnesinin kontrolü

5-Dokuma tarağının kontrolü,

6-Çözgü uçları tahar kontrolü,

7-Rapor tekrarları kontrolü

 

 

 

Pazartesi, 07 Şubat 2022 21:09

El Taharı

 

 

Tahar çözgü dairesinden gelen çözgü levendinin üzerindeki çözgü ipliklerinin belirli bir plan doğrultusunda (tahar planına göre) gücü gözlerinden ve dokuma tarağının dişlerinden geçirilmesi olarak tarif edilmektedir. Bu işlem el ile ya da makine ile yapılır.

El ile yapılan tahar işleminde hataların oranının yüksek olması ve işlemin daha fazla zaman alması işletmeleri gelişmiş

 elektronik donanımlı makinelerin ve sistemlerin kullanılmasına sürüklemiştir. Otomasyona geçmemiş küçük dokuma işletmelerinde elle yapılan tahar işlemlerinde sıkça rastlanan hatalar şunlardır;

1-Çapraz hatası

2- Lamel dizim hatası

3- Gücü tahar hatası

4-Tarak tahar hatası

5- Tarak izi.

Tahar hataları genellikle gücü taharı haricinde fark edildiğinde kolayca düzeltilebilmektedir. Fakat işletmeler için maddi kaynakların ulaşılmasından daha önemli olan zaman kaybına sebep olmaktadır.

Tahar Yapmada Kullanılan Malzemeler

Tahar işleminde çözgü dairesinde alınan, üretilecek kumaşın özelliklerine uygun duruma getirilmiş çözgü leventleri üzerinde işlem yapılır.  Tahar işleminde ve diğer hazırlık işlemlerinde bir önceki yapılan işlemin hatasızlığı üzerine devam edileceğinden taharda kullanılacak çözgü ipliğinin, çözgü dairesinden gerekli bilgilerin ve uyarıların belirtildiği şekli ile tahar dairesinde zarar verilmeden nakli sağlanmalıdır.  El ile tahar yapma işleminde işlemin kolay ve rahat çalışılabilmesi için üzerinde tahar yapılan tahar sehpası, çerçeveler, gücüler, lameller, dokuma tarağı, tarak ve gücü tığı gibi yardımcı parçalar kullanılmaktadır.

 

 

tahar3

 

 

El ile tahar yapma işlemi, iki işçi tarafından kontrollü şekilde yapılır. El ile yapılan tahar işleminde bütün çerçeveler tahar sehpasına asılır. Sehpanın arkasındaki tahar arkacı denilen işçi plana göre iplikleri sırasıyla tek tek sehpanın önünde duran tahar öncü denilen işçiye uzatır. Tahar öncü, gücü tığı ile tahar arkacının vermiş olduğu çözgü ipliklerini tek tek gücü gözünden geçirir. Gücü taharına birinci çerçevenin sol tarafından başlanır. Bu işlemde dikkat edilmesi gereken, tahar raporuna uygun şekilde hareket edilmesidir. İkinci işlem de gücülerden alınmış çözgü ipliklerinin dokuma tarağı dişlerinden geçirilmesidir.

 

 

tahar4a

 

  

Tahar Sehpası

Tahar işleminin üzerinde yapıldığı, metal aksamdan oluşan basit çalışma ortamı sağlayan sehpalardır. Tahar işleminin yapılması için öncü ve arkacı diye isimlendirilen iki elemanın çalışabildiği sistemdir

Çerçeveler

 

 

1cerceve

 

 

Dokuma makinelerinde ağızlığın açılmasında üzerinde bulunan gücülerin ve bu gücülerin gözlerinden geçirilen çözgü ipliklerinin istenilen aşağı yukarı hareketini (üretilecek kumaşın örgüsüne uygun) yapmasında kullanılan en önemli parçalardır. Dokunacak kumaşın örgü raporuna göre üzerinde bulunacak gücü sayısı değişmektedir. Çerçevelerin üzerine yüklenecek gücü sayısı çerçeve enine ve dokuma makinesinin tipine göre değişebilmektedir.

Gücüler

 

 

2gucu

 

 

Çözgü ipliklerinin çerçevelere gruplar halinde takılı olarak bulunmasını sağlayan veya jakar sisteminde serbest olarak bulunan metal aksamlardır. Üstünde bulunan gücü gözü adı verilen delikten çözgü ipliklerinin geçirildiği metal tel ya da plakalardır. Çözgü ipliklerinin ağızlığı oluşturabilmesi için örgü hareketine göre aşağı yukarı yönlenmesi gerekmektedir. Bu hareketin çerçeveler aracılığı ile çözgüye ulaştırılmasını sağlayan ağızlığın oluşmasında önemi yüksek olan bir tahar elemanıdır.

Lameller

 

 

1lamel

 

 

Lameller çözgü kontrol sisteminin bir parçasıdır. Lamel atma işlemi de taharcılar tarafından yapılır. Her bir çözgü teline bir adet olmak üzere tüm çözgülere lamel atılır. Lamel atma işlemi çözgüler makineye alınıp, bağlandıktan sonra yapılır. Çözgü ipliklerinin kopuşlarını kontrol etmek amacıyla mekanik veya elektrikli bir sistemle kombine çalışarak çözgü ipliği koptuğu anda dokuma makinesinin durdurulmasını sağlarlar. Lameller yapı olarak alt kısmı açık ya da kapalı olarak üretilirler. Testere adı verilen metal levhalar üzerinde görevlerini yerine getirirler. Altı açık olan tiplerin makineye takılması tahar işlemi bittikten sonra mümkündür. Kapalı tipler ise tahar işlemine başlanmadan çözgü ipliklerinin lamel gözlerinden geçirilmesi işleminden önce yapılmalıdır.

Dokuma Tarağı

 

 

tahar9

 

 

Çözgü ipliklerinin dokunacak kumaşa düzgün ve homojen olarak dağılımını sağlayan dokuma makinesi parçasıdır. Kumaşın eninin, sıklığının ayarlanmasını sağlamaktadır. Çeşitli metal ve plastik maddelere uçlarından tutturulmuş ince metal plakalardan yapılırlar. İki metal plaka arasındaki boşluğa tarak dişi denir. Bu boşluğun 10 cm’deki adedi tarak numarası olarak ifade edilir. Tarakların sıklığa göre ayrımında tanımlanmasına yardımcı olur. Tarağın sıklığının artması üretilecek kumaşın sıklığının oranının büyük olması anlamına gelmektedir. Tarak, dokuma makinesi için değiştirilebilen sıklıklarda yapılan seyyar bir yardımcı parçasıdır. Tarak numarası seçilirken kumaşın eni, çözgü sıklığı, örgü raporu, çözgü renk raporu, çözgü ipliklerinin kalınlığı ve düğümlerinin oluşturduğu kalınlık dikkate alınarak yapılmalıdır.

Tarak ve Gücü Tığı

 

 

1gucutigi

 

 

Dokuma makinesinde üretim sırasında meydana gelebilecek kopuşlarda ve tahar işlemi yapılırken dokuma hazırlıkta çözgü ipliklerinin tarak ve gücülerden geçirilmesinde kullanılan metalden imal edilmiş yardımcı tahar elemanıdır. Tarak çekeceği ve gücü çekeceği olarak adlandırılırlar. Her bir tahar ve dokuma elamanın çalışma sırasında yanında bulundurması gereken el aletidirler.

 

 

tahar10

 

 

El ile Lamel Dizimi

Çözgü ipliklerinin testereler adı verilen metal levhalar üzerine dizili lamellerin içinden geçirilme işlemidir. Lamellerin altı açık olanında çözgü ipliği lamelin deliğinden geçirilip testere üzerine uygun şekilde yuvasına bırakılır. Alt tarafı kapalı olan lameller ise önce testerelerden geçirilip çözgü ipliği, lameller testere üzerinde iken lamel gözünden geçirilir.

El ile Gücü Taharı Yapma

 

 

1gucutahari

 

 

El ile gücü taharı yapılırken iki elemanın ortak çalışmasına gereksinim vardır. Görev dağılımında birinci eleman örgü raporuna göre gücü sıralamasına (çerçeveler dâhil) uyarak elindeki gücü tığını gücü gözünden geçirip ikinci elemanın vereceği çözgü ipliğini çekerek tamamladığı işlemdir. Yapılan işlem basit olmasına rağmen çok dikkat edilmesi gerekir. Yapılabilecek hataların tekrar çözümü zaman kaybına sebep olacaktır. Ayrıca telafi edilmemesi, dokunacak kumaşın görüntüsünün istenen örgü dışında bir yapıda üretilmesine yol açacaktır.

El ile Tarak Taharı Yapma

 

 

1taraktahari

 

 

Çözgü ipliklerinin örgü raporuna göre açılan ağızlık içerisinden geçirilmesinden sonra kumaş sathına sıkıştırılmasını sağlayan tarak, tefe denilen mekanizma üzerinde yer almaktadır. Kullanılacak tarağın içerisinden geçirilecek olan çözgü ipliklerinin tek ya da daha fazla sayıda olması gerekli hesaplamalardan sonra dikkat edilmesi gereken önemli işlemlerin başında bulunmaktadır. Ayrıca tarağın toplam çözgü tel sayısının tek veya daha fazla sayıda içinden geçmesi pozisyonu düşünülerek yeterli kapasitede olması gerekmektedir. Tarak üzerinde tarak eninde fazlalık kalacaksa bu kısım tarağın tek tarafında bırakılmaz bu boşluk hesaplanarak her iki tarafa eşit oranda bırakılır. Çözgü iplikleri için tarak üzerindeki kullanılan ene faydalı tarak eni denilmektedir. Tarak için gerekli hesap işlemlerinden sonra tarak çekeceği kullanılarak çözgü iplikleri sol ya da sağ tarafından başlanarak tarak taharı gerçekleştirilir.

 

 

 

 

Pazartesi, 07 Şubat 2022 20:38

Desen taharı

 

 

Dokumada çözgü ipliklerinin belirli kurallara göre çerçevelerdeki gücü gözlerinden ve tarak dişleri arasından geçirilmesi işlemine tahar denir. Tahar işleminin ilk aşaması gücü taharı, ikinci aşaması ise tarak taharıdır. Bu iki işlemin de bir plan sisteminde gösterilmesi gerekmektedir. Tahar planı, gücü ve tarak planını temsil etmektedir.

 

tahar1ab

 

 

 Tahar planı, bir örgünün en az kaç çerçeve ile dokunabileceğini ve hangi çözgünün hangi çerçevede yer alması gerektiğini gösterir. Desen kâğıdında örgünün üst ya da alt kısmında yer alır.

 

 

tahar36

 

Tahar planı, dokunacak olan örgünün raporu esas alınarak çizilir. Tahar planı çiziminde temel kural örgü raporundaki aynı hareketi (aynı bağlantı şekli veya aynı çözgü ipliği hareketi ) yapan çözgülerin belirlenmesi ve bu çözgülerin aynı çerçeveye ait olduğunun belirtilmesidir.

Desen kağıdında dolu ile gösterilen noktalar çözgü ipliğinin atkı ipliğinin üstünden geçtiğini gösterir. Boş olan noktalar ise atkı ipliğinin çözgü ipliğinin altından geçtiğini gösterir.

Örneğin; bez ayağı örgüsünü oluşturan tek numaralı (1.3.5.7...) çözgü iplikleri aynı hareketi yani aynı bağlantıyı yaptığından aynı çerçevede toplanır. Benzer şekilde, çift numaralı (2.4.6.8...) çözgü iplikleri de grup oluşturarak ayrı bir çerçevede yer alır. Bez ayağı örgü raporunda iki farklı çözgü hareketi bulunduğundan bez ayağı örgüsü en az iki çerçeve ile dokunur. Bu durumda herhangi bir örgünün dokunabilmesi için gereken çerçeve sayısı, örgü raporunda bulunan farklı çözgü hareketi sayısına eşittir. Tahar planının desen kâğıdına çiziminde genellikle kullanılan yöntem tahar planının örgü raporunun üzerinde yer alması ve her çerçeve için bir satır ayrılmasıdır. Çözgü ipliğini gösteren sütun ile ait olduğu çerçeveyi gösteren satırın kesiştiği noktadaki karenin içi doldurulur. Aynı işlem örgü raporundaki tüm çözgüler için tekrarlanarak tahar planı çizilir.

Tahar planı çizilirken çerçevelerin numaralandırılması, dokuma makinesi veya numune dokuma tezgâhının çalıma şekline göre iki şekilde yapılabilir.

Numaralandırma kumaşa en uzak çerçeveden başlayarak numaralandırma yapıldığında desen kâğıdında, yukarıdan aşağı doğru her satır bir çerçeveyi temsil eder. Çözgü ipliğini gösteren sütun ile ait olduğu çerçeveyi gösteren satırın kesiştiği noktadaki karenin içi doldurulur.

 

 

tahar26b

 

Numaralandırma kumaşa en yakın çerçeveden başlayarak yapıldığında desen kâğıdında, aşağıdan yukarıya doğru her satır bir çerçeveyi temsil eder. Çözgü ipliğini gösteren sütun ile ait olduğu çerçeveyi gösteren satırın kesiştiği noktadaki karenin içi doldurulur.  

 

 

tahar34

 

 

Tahar planı oluştururken aynı hareketi yapan çözgüler, çerçeve üzerine düşen yükü azaltmak amacıyla birden fazla çerçeveye dağıtılabilir. Yani toplam çözgü ipliği sayısını kullanılacak çerçeve sayısına bölersek her çerçeve başına düşen çözgü ipliğini tespit etmiş oluruz. Bu durumda çerçeve sayısı örgü raporundaki çözgü sayısının katları olmalıdır. Örneğin, bez ayağı örgüsü 2 çerçeve yerine 4, 6, 8... çerçeve ile dokunabilir. Ancak farklı bağlantı şekilleri olan çözgüler, kesinlikle aynı çerçevede toplanamaz.

 

 

tahar33

 

 

TARAK PLANI

Tarak planı tarağın bir diş boşluğundan kaç adet çözgü ipliği geçmesi gerektiğini gösterir. Tarak planı desen kâğıdında tahar planı ile örgü raporu arasıda yer alır. Tarak planında desen kâğıdının yatay yönde her bir karesi bir çözgü telini gösterir. Bir diş boşluğundan geçecek tel sayısı kadar karenin yan yana içi doldurulur. Yan yana bulunan iki diş boşluğunun karışmaması için örgü raporu boyunca iki satır kullanılır.

 

 

tahar27

 

 

Yan yana iki adet kare dolu olarak gösterilmiş ise ; tarak taharı yapılırken her diş boşluğundan ikişer çözgü teli alınacaktır.

Bir adet kare dolu olarak gösterilmiş ise ; tarak taharı yapılırken her diş boşluğundan birer çözgü teli alınması gerektiği belirtilmiştir.

Diş boşluğundan geçen tel sayısı genellikle örgü raporuna uygun olarak seçilir. Örneğin; bez ayağı örgülü bir kumaş için bu sayı 2, 1/2 dimi örgülü kumaş için 3,5・li saten örgülü kuma için 5 olabilir. Bunun dışında çözgü sıklığı, istenen kumaş özelliği ve kullanılan iplik özelliği gibi kriterler de göz önünde bulundurulur. Örneğin; tül ve organze türü kumaşlarda çözgü ipliklerinin düzgün dağılımı için her diş boşluğundan birer tel alınması uygun olmaktadır. Bazı kumaşlarda, kumaş enince farklı bölgelerde farklı çözgü sıklıkları oluşturmak gerekebilir. Bu durumda tarak taharı yapılırken diş boşluğundan geçen tel sayısı sabit kalmaz. Sürekli tekrar eden bir tarak raporu oluşturacak şekilde değişiklik gösterir.

 

 

tahar38a

 

 

tahar37

 

Pazartesi, 07 Şubat 2022 16:54

Atkı Hazırlama

 
 
 
2atki 
 
 
 

Atkı dokumacılıkta kumaşı oluşturan iki iplik sisteminden kumaşın enine doğru yerleşenleri tanımlar. Atkı iplikleri, çözgü iplikleriyle dik açılıdır.
Mekikli dokuma tezgahlarında; mekik içine yerleştirilen atkı masurasının sarılma işlemine atkı hazırlama denir.
Mekiksiz tezgahlarda ; atkılar direk bobinden beslendiğinden atkı hazırlama bölümüne gerek kalmamıştır.
Atkı sarımı:  masuralı atkı sarma ve tulum tipi atkı sarma makinelerinde yapılır. 
 
Masuralı atkı sarma makineleri: İnce ipliklerin sarılmasında kullanılır. Bu sistemde atkı ipliği ağaç, plastik veya karton masuralar üzerine sarılırlar. Masura dönerek ipliği sararken sarımı düzgün yapmaya yarayan travers (ileri-geri) hareketi verilir. Masura üzerine iplik sarıldıkça iplik rehberi ileri doğru kayar. Masura boyu istenilin boya ulaştığında iplik rehberi iğ dönüşünü durduran mekanizmaya değdiğinden iğ dönüşü durdurulur
 
Tulum atkı sarma makineleri: Genellikle kalın ipliklerin sarımında kullanılır. İplik makine üzerinde bir iğe sarılır .Sarılan ipliğe koniklik vermek için konik bir rehber vardır. İğ dönerek sarma işlemini gerçekleştirir. İğ dönerken travers çubuğu ileri geri hareket ederek sarımın düzgün olmasını sağlar. Masura sarıldıkça konik elemanın baskısıyla sarılan kısım sağa kayar ve masura istenilen boya ulaştığında avara düşürücü sarımı durdurur.
Modern dokuma makinelerinde sistem farklıdır. Atkı ipliği ağızlığın içine mekikçik (projektil), rapier, havajet, sujet sistemleriyle atılır.Atkı atma miktarı bu yöntemlerle dakikada 600 atıma kadar ulşamıştır. Atkı bobinden silindir üzerine sağılır. Silindirden de darbesiz ve sabit hızla ağızlık içine alınır. Fren tertibatı dokuma makinesinin ritmine uygun olarak atkı ipliğini serbest bırakır veya frenler
.
 
 
Pazar, 06 Şubat 2022 21:07

Eksantrikli Dokuma Makineleri

Dokuma makinelerinde, atkının atılmasından önce çözgü ipliklerinin iki tabakaya ayrılarak oluşturduğu, üçgen kesitli tünele ağızlık adı verilmektedir. Açılan her ağızlık içinden kaydedilen atkı ipliğinin üstünde veya altında bulunması gereken çözgü ipliklerinin belirlenmesi için çeşitli sistemler geliştirilmiştir. Bu sistemlerden her biri ağızlık açma sistemlerini oluşturmaktadır.

 

 

01eksantrik

 

 

Ağızlık açma sistemleri, kumaşın dokunma kalitesini ve makinenin kullanışlılık derecesini belirler. Bu bakımdan dokuma örgüsünün sade veya karmaşık olması, örgü raporunun genişliği ve yüksekliği birinci derecede ağızlık açma sistemine bağlı olmaktadır.
Dokuma makinelerinde çözgülerin ağızlık oluşturabilmesi için gücü tellerinden geçirilmesi gerekir. Gücü tellerinden geçirilen çözgüler, atkı ipliğinin her atılışından önce gruplar hâlinde aşağıya veya yukarıya hareket ettirilir. Çözgülere verilen bu hareket ile oluşan bu boşluktan, atkı ipliği atılarak kumaşın oluşması sağlanır. Ağızlığın oluşturulabilmesi için en az iki çerçeveye ihtiyaç vardır.
Ağızlık iki bölümde adlandırılır.
Ön ağızlık: Dokuma makinesinde taraktan dokunan kumaşa kadar olan bölüme verilen addır. Bu bölüm atkı taşıyıcının rahatça geçebileceği ölçülerde olmalıdır.
 
 
 
02eksantrik
 
 
 
 
Arka ağızlık: Dokuma makinesinde gücülerden tarağa kadar olan bölüme verilen addır.
 
 
 
 
03eksantrik
 
 
 
 
AĞIZLIK ÇÖZGÜ İPLİKLERİNİN HAREKET ETME BİÇİMİNE GÖRE :
üçe ayrılır :
1-Üst ağızlık: Armürlü tezgâhlarda, bir kısım çözgü iplikleri yatay duruş noktasından yukarı kaldırılır, geri kalan çözgü iplikleri yatay duruş noktası hizasında bırakılır ise açılan bu ağızlık şekline üst ağızlık adı verilir.
2-Alt ağızlık: Çözgü ipliklerinin bir kısmının yatay duruş noktasından aşağıya indirilmesi, geri kalan çözgü ipliklerinin yatay duruş noktasında bırakılması ile oluşturulan ağızlık şekline alt ağızlık adı verilir.
3-Tam ağızlık: Çözgü ipliklerinin bir kısmının yatay duruş noktasının üstüne çıkarılması, geri kalan çözgü ipliklerinin yatay duruş noktasının altına indirilmesi ile oluşturulan ağızlık şekline tam ağızlık adı verilir.
 
MAKİNENİN AĞIZLIK ELDE ETME ŞEKLİNE GÖRE ĞIZLIK AÇMA TİPLERİ :
üçe ayrılır:
1-Açık ağızlık: Dokuma makinelerinde sadece yer değiştirecek olan çerçevelerin hareket ettiği sistemdir. Yani birinci atkıda yukarıya veya aşağıya hareket eden çerçeveler ikinci atkıda da aynı hareketi yapacaklarsa yerlerinde kalır. Bu durumda tefe atkıyı sıkıştırdığı zaman ağızlık açık kalır. Bu tip ağızlık açan makinelerde atkı sıklığı az olan kumaşların dokunması tercih edilir.
2-Yarı açık ağızlık: Bu sistemde iki tip uygulama gerçekleştirilir. Bunlardan biri, aşağıda kalan çerçevelerin sabit kaldığı, üst ağızlıktaki çerçeveler de dâhil olmak üzere diğerlerinin hareket ettiği sistemlerdir. Üst ağızlık oluşturan ağızlık açma sistemlerinde daha çok görülen bir uygulamadır. Diğer bir yöntem ise üst ağızlık oluşturan çerçevelerin tamamen aşağıya yani sıfır noktasına kadar inmeden beklediği, diğer çerçevelerin normal hareket ettiği uygulamadır.
3-Kapalı ağızlık: Makinede, atkı atıldıktan sonra bütün çözgü ipliklerinin aynı hizaya geldiği uygulamadır. Yani tefe en geri noktadayken tamamlanan atkı atma sonrasında çerçeveler normal duruş noktasına (sıfır noktasına) dönerek ağızlık kapatılır. Alt ve üst çözgüler arasına sıkışan atkı ipliği, tefenin atkıyı kumaşa doğru itmesiyle sıkıştırılır. Kapalı ağızlıklı dokuma tezgâhlarında, atkı sıklığı fazla olan kumaşlar dokunur.
 
AĞIZLIK YÜKSEKLİĞİ VE DOKUMA MAKİNELERİNDE DÜZGÜN AĞIZIK OLUŞTURMA
Dokuma işlemi sırasında ağızlıkların düzgün açılması dokuma üretkenliği için son derece önemlidir. Düzgün açılmış bir ağızlık, atkı taşıyıcı elemanın çözgü ipliklerine takılarak meydana getirdiği kopuşlara fırsat vermeyecektir. Bunun yanı sıra çözgü ipliklerinin gereğinden fazla gerilmelerinin önüne geçilecektir.
Ağızlık oluşumu için yapılacak ideal çerçeve ayarı, birinci çerçeveye daha fazla hareket vermektir. Ağızlığın açılmasında bütün çerçeveleri eşit seviyede ayarlayacak olursak iyi bir ağızlık şekli elde edemeyiz. Çünkü yukarıya kalkmış ve aşağıya inmiş olan iplikler aşağıya ve yukarıya eşit seviyede hareket ettikleri için ağızlıkta aynı hizada bulunmayacaktır. Açılan ağızlıktaki ipliklerin aynı hizada bulunmaması atkı taşıyıcının geçmesini zorlaştıracak ve sürtünmeden dolayı çözgü kopmaları oluşacaktır. Aşağıda  bu tip bir ağızlık görülmektedir.
 
 
 
 
04eksantrik
 
 
 
 
 
Şekilde  gibi, birinci çerçeveden itibaren küçük numaralı çerçeveleri daha fazla kaldırarak mekiğin geçeceği düzgün bir ağızlık oluşturulur. Görüldüğü gibi alt ve üst ağızlığı oluşturan iplikler ön ağızlıkta tek bir iplik gibi durmaktadır. Bu durumda çözgü kopmaları önlenmektedir. Çünkü çözgü iplikleri bütünlük kazanmış, takımlara neden olacak düzgünsüzlükler oluşmamıştır.
 
 
 
 
05eksantrik
 
 
 
 
Eksantrikli ve armürlü ağızlık açma sistemi ile çalışan makinelerde üretilecek kumaş için çerçevelere verilecek hareket yönü önemlidir. Özellikle çerçevelerin eski yerini alması bakımından çerçevelere verilen hareket iki şekildedir.
 
>>>> POZİTİF ÇERÇEVE HAREKETİ
Ağızlık oluşumu, çerçevelere güç uygulanarak hareket verilmesiyle meydana gelir. Dokuma makinelerinde kullanılan enerjinin büyük kısmı ağızlık oluşturmak için çerçevelere hareket verilmesine yönelik olarak kullanılmaktadır. Pozitif çerçeve hareketi ile ağızlık oluşturan sistemlerde, çerçevelere sadece oluşturulması için değil, kapatılması için de ağızlık oluşturma tertibatından hareket verilir. Bu sistemlerde, enerji harcaması artmakla birlikte, hareketin devamlılığı ve seriliği, makinenin devriyle uyum içinde olur. Şekilde pozitif ağızlık açma sistemi ile oluşturulmuş ağızlıkta çerçevelerin konumu; ağızlık açma tertibatı tarafından a çerçevesi yukarıya, b çerçevesi aşağıya çekilmiştir. Ağızlık bir kısım çözgü ipliklerinin yukarıya kalkması ve diğerlerinin de aşağıya inmesi ile oluşur. Bütün çözgü iplikleri hareketli olduğu için sürtünme nedeniyle kopuşlar olabilir.
 
 
 
 
 
06eksantrik
 
 
 
 
>>>> NEGATİF ÇERÇEVE HAREKETİ
Bu tip sistemlerde, çerçevelere hareket genellikle tek yönde uygulanır. Negatif çerçeve hareketi veren sistemlerde tercih edilen uygulama, ağızlık açma tertibatının çerçevelere yukarı hareket vermesidir. Üst ağızlık açan çerçevelerin geriye gelmeleri, çerçevelere bağlanan yaylar veya ağırlıklar aracılığıyla olur. Ağızlık açma sistemi, çerçevelerin geri hareketi için enerji harcamaz. Yüksek hızlarda kullanıma uygun olduğu için modern dokuma tezgâhlarında tercih edilen bir sistemdir. Şekilde geri çekme yaylarının yatay yerleştirilmiş olduğu sistem görülmektedir.
 
 
 
 
07eksantrik
 
 
 
Şekil de ise hareket kolları ile negatif çerçeve hareketi, şematik olarak gösterilmiştir. Her iki tertibatta da geri çekme işlevi, ağızlık açılması ile gerilen mekanizmalar tarafından gerçekleştirilmektedir.
 
 
 
 
08eksantrik
 
 
 
 
Şekil de negatif ağızlık açma sistemiyle oluşturulmuş gücülerin konumu, (a) çerçevesi yukarı kalkmış, (b) çerçevesi sabit kalmıştır. Jakarlı ağızlık açma tertibatları negatif ağızlığı açar. Gücülerin altında asılı olan ağırlıklar, gücülerin serbest kaldıklarında ilk konumlarına gelmelerini sağlar. Negatif ağızlık açma sistemi özellikle yüksek hızla çalışan dokuma makineleri için çok uygundur. Modern dokuma makinelerinde hafif ve orta ağırlıktaki düz kumaşların dokunmasında negatif ağızlık hareketi eksantrikle veya armürle sallanarak kullanılır. Çözgü ipliklerindeki sürtünme minimumdur. Bu nedenle yüksek hızlara çıkmasına olanak tanır. 
 
 
 
 
09eksantrik
 
 
 
 
Eksantrikli Ağızlık Açma Sistemleri:
Eksantrik, çevresi merkezle aynı uzaklıkta olmayan, değişik merkez kaçıklıklarına sahip parçalara verilen isimdir. Kam olarak da adlandırılır.

Eksantrikli ağızlık açma sistemleri, dokuma makinelerine monte edilme pozisyonlarına göre ikiye ayrılır. Eksantrikli dokuma makinelerinde, çerçeveleri kumanda edecek eksantrikler örgünün armür planına göre hazırlanır. Eksantrik mili üzerine uygun bir şekilde yerleştirilir. Eksantrikli Ağızlık Açma Tertibatları;

  • İÇTEN EKSANTRİKLİ
  • DIŞTAN EKSANTRİKLİ

olmak üzere İkiye ayrılır. Mekanik dokuma makinelerinde dönen bir mil üzerine monte edilerek ağızlığın açılmasında çerçevelere hareketi ileten metal plakalardır.

 

 

010eksantrik

 

 

011eksantrik

 

 

Genellikle dönen bir mil (dolap mili) üzerine yerleştirilen eksantrikler, çerçevelere hareket vermek için kullanılır. Çerçeveler eksantrikle temas hâlindedir. Eksantriğin merkezden kaçık burnu, çerçeve ayaklarına temas ettiğinde itme kuvveti uygulayarak ağızlığın açılması sağlanır.
Eksantrikler kullanılacak örgülere göre grup hâlinde sökülüp montajı yapılabilir. Her örgü için ayrı bir eksantrik grubu vardır. Bunun anlamı; makinede uygulanacak örgü değiştirilmek istendiğinde eksantrik grubunun değiştirilmesi gerekir. Eksantrik grupları, makinenin çözgülere verdiği harekete göre örgü raporuna uygun olarak doğru ağızlığı bulmak için ters doğrultuda çalıştırılabilir.
 
 
 
014eksantrik
 
 
 
 
 
İçten Eksantrikli Ağızlık Açma Sistemleri:
Bu tip dokuma makinelerinde eksantrikler dokuma makinesinin iki yan duvarı arasına yerleştirilmiştir. Daha az yer kaplamaktadır. Çerçevelere hareket iletilmesi daha kolaydır. Dıştan eksantrikli makinelere göre çerçeve sayısı daha azdır.
Bu makinelerde eksantriklerin boyları birbirinden farklıdır. 1. çerçeveye hareket veren eksantriğin boyu 2. çerçeveye hareket veren eksantriğin boyundan daha büyüktür. Örgü bez ayağı ise eksantrikler krank milinin altında bulunan vuruş eksantrik miline, tespit edilmiştir. Bu tezgâhlarda en fazla 6 ile 8 çerçeveye kadar çalışırsa da genellikle 6 çerçeveyi geçmez. İçten eksantrik tezgâhlarda çerçeveyi yukarı kaldıran eksantriğin küçük çapıdır. Çerçeveyi aşağı indiren ise eksantriğin büyük çapıdır.Kumaş örgüsünü değiştirmek istediğimiz zaman genellikle kam paketi değiştirilir. Fakat bazı durumlarda kamların sırasını değiştirmek suretiyle bunların birbirlerine göre açısal konumunu dolayısıyla örgüyü değiştirmek mümkündür.  İçten eksantrikli makinelerde dokuma işlemi gerçekleşirken negatif sistemde makara tertibatı çerçevelerin ilk pozisyonlarına gelmeleri için kullanılır.
 
 
 
017eksantrik
 
 
 
 
 
Dıştan Eksantrikli Ağızlık Açma Sistemleri
Bu tip dokuma makinelerinde eksantrikler dokuma makinesi iskeletinin yan duvarları dışına yerleştirilmiştir. İçten eksantrikli ağızlık açma sistemlerine göre daha fazla yer kaplamaktadır. Dıştan eksantrikli dokuma makineleri daha fazla yer kaplamalarına rağmen daha fazla çerçeve ve atkı rapor boyuna olanak tanıdığı, eksantrik değişimi ve bakımı kolay olduğu için daha çok tercih edilmektedir.
 
 
 
018eksantrik
 
 
 
 
 
Çerçeve sayısını artırabilmek amacı ile eksantrikle ağızlık açmada eksantriklerin tezgâhın dışında çalıştırılması şekli düşünülmüştür. Her ne kadar içten eksantrikli tezgâhlardan daha fazla çerçeveyi bu yolla çalıştırma imkânı doğsa bile bu da sınırlıdır. Yani 8–12 ayağa kadar çıkarılabilir.
 
 
 
 
019eksantrik
 
 
 
 
 
Eksantrik makinesi, çift taraflı eksantriklerle gücü çerçevelerine pozitif olarak kumanda eder. Eksantriklerin hareketleri, makara kolları, iletici kollar ve ayaklar vasıtasıyla gücü çerçevelerine iletilir. Eksantrik makinelerinin bir ağızlık kaldırma tertibatı vardır. Bununla makara kolları eksantriklerden ayrı tutularak bütün gücü çerçeveleri aynı yüksekliğe getirilir.
 
 
 
 
 
 

 

Dokuma makinelerinde 3 şekilde ağızlık

açılabilir:
1- Eksantrik ile ağızlık açma
2- Armür tertibatı ile ağızlık açma
3- Jakar tertibatı ile ağızlık açma
 
Yukarıda adı geçen ağızlık açma sistemlerinden kontramaj ile ağızlık açma, el dokuma makinelerinde kullanılır. Günümüzde Anadolu’nun bir çok yöresinde yatak-yorgan yüzü, havlu ve tül dokumacılığında kullanılır. Basit ve az masraflı bir dokuma şeklidir.Diğer sistemleri daha geniş bir şekilde incelemek gerekir. 


 1. Eksantrikli Ağızlık Açma Sistemleri
Eksantrikli ağızlık açma sisteminde 2 tip makine ile karşılaşılmaktadır. 

 

a) İçten Eksantrikli Dokuma Makineleri

Bu makinelerde eksantriklerin boyları birbirinden farklıdır. 1.çerçeveye hareket veren eksantriğin boyu 2.çerçeveye hareket veren eksantriğin boyundan daha büyüktür. Örgü bez ayağı ise eksantrikler krank milinin altında bulunan vuruş eksantrik miline, tespit edilmiştir. Bu tezgahlarda en fazla 6 ile 8 çerçeveye kadar çalışırsa da genellikle 6 çerçeveyi geçmez. İçten eksantrik tezgahlarda çerçeveyi yukarı kaldıran eksantriğin küçük çapıdır. Çerçeveyi aşağı indiren ise eksantriğin büyük çapıdır. 

 

b) Dıştan Eksantrikli Dokuma Makineleri

Çerçeve sayısını arttırabilmek amacı ile eksantrikle ağızlık açmada eksantriklerin tezgahının dışında çalıştırmak şekli düşünülmüştür. Her ne kadar içten eksantrikli tezgahlardan daha fazla çerçeveyi bu yolla çalıştırma imkanı doğsa bir bu da sınırlıdır. Yani 8-12 ayağa kadar çıkarılabilir.
Tertibatı inceleyecek olursak; dolap mili üzerine eksantrikler belli bir örgü için sıralanmaktadır. Eksantrikler röleler vasıtası ile ayaklara irtibat halindedir. Ayaklar kendi ekseninde hareket etmektedir. Ayaklara uçtan tespit edilen bir çubuk kollara bağlı olup, cıvata vasıtası ile ağızlık ayarı yapmaktadır. Kollar dört köşe miller üzerine geçer. Bu dört köşe miler, tezgah boyunca uzanan ve iki yatak içerisinde hareket edebilen çerçeve sayısı kadar olacaktır. 


2 - Armürlü Ağızlık Açma Sistemleri
Randımanlı şekilde 18 çerçeveye kadar çalışan tezgahlarda ağızlığın açılması , armür sitemleri vasıtası ile gerçekleştirilir. Eksantrikli ağızlık açma sistemine göre desenlendirme imkanları daha fazladır.

Bir armür sistemi, bazı makinelerde farklı yöntem ve elemanlardan oluşmakla birlikte, her birinde şu temel elemanlar bulunmaktadır ;
a) Çerçeve
b) Çerçeve armür ayakları
c) Tomruk
d) Desen kartonu
e) Desen okuyucu elemanlar
f) Bıçaklar
g) Armür ayağı platinleri 


Armür sisteminde üç önemli hareket vardır. :
a) Bıçakların hareketi
b) Platinlerin hareketi
c) Tamruk ve kartonun hareketi 


Armürün Özellikleri 
1- Kapalı ağızlıktır. (Tefe atkıyı sıkıştırdığı zaman ağızlık kapalıdır.)
2- Çift ağızlık açar.
3- Bir çerçeve yukarıda ise aynı çerçevenin ikinci harekette de yukarıda kalması gerekiyorsa, o çerçeve aşağı indikten sonra yukarı kalkar.
4- Çerçeve hareketi pozitiftir.
5- Çerçeveyi yukarıya kaldıran roledir. Aşağı indiren boş borudur.
6- Tomruk her atkıda 1/6 devir yapar.


3- Jakarlı Ağızlık Açma Sistemi
Jakar sistemi diğer sistemlere oranla değişik bir yapı gösterir. Eksantrikli armür sisteminde ağızlığın oluşumu için çözgü ipliklerine çerçeve gruplarınca hareket verilir. Jakar sisteminde ise ağızlığın oluşumu için çözgü ipliklerine tek tek kumanda edilir. Bu nedenle jakar sistemi desen yapma olanakları açısından eksantrik ve armür sistemine oranla daha elverişlidir. Jakar makineleri tek tomruklu ve çift tomruklu olarak iki sistemde incelenir.
Dokuma tezgahının üzerine dikey olarak kurulan bir ağızlık açma aparatıdır. Ayrıca makine kusursuz mekanik özellikleri ile bize çok değişik desenli kumaşlar yapma olanağı tanımıştır. Jakar makinesi bir seri iğne ( Desen okuyan ve makineyi programla) bir seri (maylonlar aracılığı ile ağızlık açılmasını sağlayan) platinden oluşmuş bir sistemdir. Her hangi bir dokuma tezgahı bir takım deliklerle birlikte üzerine jakar makinesi takılarak jakarlı dokuma tezgahına dönüştürülebilir.

Jakar makinesi, dokuma tezgahına ek olarak kurulan bir aparat olduğuna göre birbirleriyle iki açıdan ilişkilidir ;
1- Dokuma tezgahı, jakar makinesine hareket verir.
2- Jakar makinesi çalışarak maylonlar aracılığı ile dokuma tezgahına ağızlık açar.

 

 

Cumartesi, 05 Şubat 2022 12:49

Transfer Baskı

 

Kâğıda aktarılmış süblime olma (yani ısı etkisiyle buharlaşma) özelliğindeki boyar maddenin ısı ve basınç etkisi ile kumaşa transferi işlemidir.

Süblime olabilen dispers boyar maddeler, özel olarak yapılandırılmış silindir baskı makinesi, rotasyon baskı makinesi veya ofset baskı makinesi ile kâğıt üzerine basılır. Kâğıt, hatalara ilişkin kontrol edildikten sonra basılı tarafını basılacak tekstil yüzey ile birleştirip 20 – 30 sn, 210 – 215°C’ye ısıtılmış (PES için) silindirden geçirilir. Bu esnada desen kumaşa geçer. Baskı işleminden sonra herhangi bir ard işlemin yapılmasına gerek kalmaması büyük bir avantajdır. Yüksek aktarma sıcaklığı nedeniyle tutumda sertleşme olabilir. Tutum sertleşmesi lif çeşidine göre farklı olabilir. Günümüzde genelde polyester veya selüloz polyester karışımlarına basılır.Selüloz oranı çok düşük olmalıdır.

 

 

101trsferbaski

 

 

Transfer baskı kâğıtlarının basılmasında boyarmaddenin buhar basıncı, difüzyon katsayısı(maddelerin çok yoğun ortamdan az yoğun ortama geçici), süblime temperatürü (170–230°C), molekül ağırlığı (400) dikkate alınarak seçilmesi gerekir. Kâğıtların dispersiyon boyarmaddeleriyle hazırlanan baskı patı ile basılması; rulo, rotasyon ya da film-druck baskı yöntemine göre gerçekleştirilir.

Transfer baskı kâğıdı yalnızca bir kez kullanılır. Kâğıt, ısıtılmış tambur ile blanket arasında kumaş ile yüz yüze getirilerek ısı ve basınç etkisiyle üzerindeki boyarmaddeyi kumaşa transfer eder. Kâğıt, solvent esaslı patlarla basılacaksa emme yeteneğinin az, sulu patlarla basılacaksa emme yeteneğinin çok olması gerekir. Emme yeteneğine göre boyarmadde değişik verim gösterir.

Emme yeteneği yüksek olduğunda boyar madde kâğıdın arka yüzeyine geçecek ve boyarmadde verimi düşecektir. Kâğıdın az, fakat yeterli emme yeteneğine sahip olması gerekir. Baskı patının büyük kısmının kâğıt üzerinde kalması isteniyorsa binder kullanılır. Transfer baskıcılıkta baskıcı ya da aracı, baskılı kâğıdı, bu çok özel kâğıtları üreten firmaların birinden sipariş eder. Bu kâğıt, tasarımcının yarattığı desene uygun olarak basılmıştır. Baskıcı ya büyük partilerde özel desen bastırır ya da hazır desenli kâğıtlardan seçerek kullanır.

 

Boyarmaddenin kâğıttan kumaşa geçişine etki eden faktörler;

1-Boyarmaddenin yapısı,

2-Mamulün yapısı,

3-Transfer koşullarıdır.

Temperatür hassasiyeti ±1° olmalıdır. Boyarmadde molekülünde ufak bir değişiklik, boyarmadde alımında % 50'ye varan değişikliğe yol açar transfer baskıda; basınç kalış süresi elde edilen sonucu etkiler. Boyarmadde ile tekstil mamulü arasıda bir denge vardı. Süe iyi ayarlanmamışa kâğıttan elyafa geçen boyarmadde tekrar elyaftan kâğıda geçer.

 

 

100trsferbaski

 

 

Transfer baskı kâğıtları yüksek sıcaklıklara ve basınca dayanıklı olmalıdır. Transfer baskı kâğıdının baskısı rotogravür (bakır tual ile elmas uçlu bir fırçanın buluşmasıyla sonuçlanan baskılar), fleksografik (Baskı kalıbının yüzeyinde yüksekte kalan işli alanlardaki mürekkep almış görüntülerin basınç etkisiyle baskı malzemesinin üzerine geçirilmesi esasına dayanan bir baskı yöntemidir.), litografik (Taş baskı sistemi yağ ve suyun birbirlerine karışmamaları olayı esas alınarak aynı yüzey üzerinde baskı yapan ve yapmayan alanlar elde edebilme esasına dayanır.), şablon ve dijital baskı olarak yapılabilir. Transfer baskı kâğıtları yüksek hızlı baskıda yırtılmayı önlemek için yeterli dayanıklılığa sahip olmalı ve transfer adımında 30 saniye veya daha uzun sürede 200°C ve üzeri sıcaklıklara maruz bırakıldıktan sonra yeterli dayanımı göstermelidir. Kâğıtların ağırlığının 55-80 g/m² olması tavsiye edilir. Kâğıt, kâğıt hamurundan mekanik yollarla hazırlanarak elde edilir. Mekanik yollarla öğüterek, ezerek veya kimyasal maddelerle oluşturulan kâğıt hamurundan elde edilebilir.

Baskı mürekkebi veya diğer yüzey uygulamalarını kâğıda nüfus etme derecelerinden dolayı geçirgenlik önemli bir özelliktir. Fakat yüksek geçirgenlik transfer esnasında mürekkep ve solventlerin geçişini arttıracağından baskı desenlerinin netliğinde azalmaya ve kumaşta düşük transfer etkisine sebep olur.

Transfer baskı mürekkeplerinin yapısında bağlayıcılar, solventler, plastifiyanlar ve diğer katkı maddeleri bulunur. Bağlayıcılar boyarmaddeyi baskı malzemesi üzerine sabitleştirir. Solventler,reçineleri çözerler ayrıca mürekkebi baskı viskozitesini düşürüp mürekkebin baskı malzemesi üzerine transferini sağlamaktadır.Plastifiyanlar mürekkebe esneklik,yüzeye iyi yapıştırma gibi özellikleri arttırmak için ilave edilir.Diğer katkı maddeleri ise mürekkebin sürtünme dayanıklılığını kayganlık özelliklerini geliştirmek için ilave edilir.

 

Çarşamba, 02 Şubat 2022 20:58

Tops ve Tow Boyama

 

Elyafın taranmış bant formuna tops, sonsuz flamentin elyaf kablosu formuna tow denir.

Elyaf sadece kütle formunda değil aynı zamanda bu formlarda da özel aparatlarında boyanabilir.

 

TOPS VE TOW BOYAMANIN AVANTAJLARI VE DEZAVANTAJLARI

Tops ve tow boyama sonucunda elyaf boyama ile aynı sonuca ulaşılır.

İyi nüfuziyet ve düzgün renk verimi elde edilir.

Topslar karıştırılarak çeşitli renk efektleri elde edilebilir.

İplik eldesine kadar yapılan işlemlerle varsa düzgünsüzlük giderilebilir.

İplik üretim maliyeti daha azdır.

 

TOPS VE TOW BOYAMA MAKİNELERİ

Sarılmış topslar, boyanmak üzere, daire şeklinde, metal bir levhanın üzerine dairesel olarak dizilmiş, ortasından delikli iğler bulunan silindirlere yerleştirilir.

Topsların yerleştirildiği bu silindirlere tops boyama aparatları denir.  

 

 

topsboy3

 

 

Elyaf boyamak için kullanılan kazanlar içinin aparatları değiştirildiğinde tops boyamak için de kullanılır.

Çünkü tops ve tow boyamak için ihtiyaç duyulan makine donanımı elyaf boyama için kullanılan makine donanımı ile aynıdır.

Farklı olan sadece elyaf, boyama kazanının iç çeperi çapında bir kafes içine kütle şeklinde sıkıştırılır,

tops ise önce yumak hâline getirilir, ardından bir levha üzerine düzgün dizilmiş delikli silindirler içerisine yerleştirilir ve bu şeklilde kazanın içerisine yerleştirilir.

Tow ise sonsuz flament kablosudur ve elyaf boyama aparatına elyaf gibi ıslatılarak sıkıştırılır.

 

 

 TOPS VE TOW BOYAMA İŞLEMİ  

 

 

topsboy1

 

 

Elyafı tow formunda hazırlamak içinde elyaf sıkıştırma makineleri kullanılır.

Filament ipliğin elyaf formunda boyanmasına tow boyama denir.

Elyaf 80-90°C sıak su ile delikli kafeslerin içrisinde preslenir.

Bu işlem boya banyosuyla karşılaştığı zaman yine elyafta olduğu gibi filamentin Şişip sıkışması  ve arasıa boya alımını zorlaştırmasını engellemek içn yapılır.

Önceden ıslanmış flament ıslak olarak sıkıştırılır ve bu şekilde boya alııdaha rahat olur.

Sıkıştırılmış bu elyaf kütlelerine kek denir.

Bir makineye üç kek yülenir.

Keklerin her biri 500-600 kg arasıda değişir.

Bu makine elyaf boyama işlemi içnde kullanılır.

Taranmış elyaf tops denilen gevşek bir yumak hâine getirilir.

Bu işlem özel tasarlanmış bobin makinelerine benzer bir yapıa sahip, tops sarma makinelerinde yapılır.

 

ARD İŞLEMLER

Tow boyamadan sonra materyal elyaf boyamadan sonra olduğu gibi açılarak santrifüj makinesine sağılır.

Santrifüj makinesinde yüzey suyu uzaklaştırılan materyal sıcak hava üflemeli kurutucularda kurutulur.

Kurutma işleminden sonra materyal, elyafta olduğu gibi preslenerek balya formuna getirilir.

Topslar ise formları bozulmadan santrifüj makinesine alınır buradan yine formları bozulmadan sossuz bant üzerinde sıcak hava üflemeli kurutma makinelerinden geçirilir. Topslar bu makineye elle beslenir.

 

TOPS VE TOW BOYAMANIN KULLANILDIĞI YERLER

Elyaf boyamanın ihtiyaç duyulduğu durumlarda tops boyama yapılır.

Melanj iplik ve halı ipliği yapımı için tercih edilir.

 

 

Çarşamba, 02 Şubat 2022 19:43

İplik Boyama (Bobin halinde ve Çile halinde )

 

Lifler iplik olarak eğrildikten sonra, dokuma veya örme kumaş olmadan önce boyanmasına iplik boyama denir. Boyanmış ipliklerden yapılmış kumaşlar “ipliği boyalı” olarak isimlendirilir..

Kumaşların ipliği boyalı olmalarının çeşitli avantajları ve dezavantajları vardır. İpliği boyamak elyaf ya da tops boyamaya nazaran daha az maliyetlidir. İplik boyamada renkler daha net ortaya çıkar. Kumaş boyamaya nazaran düzgünsüzlükler daha az göze çarpar. İplik boyamada kullanılan boyar maddeler sonradan göreceği işlemler gereği haslıkları yüksek seçilmelidir, bu da kullanım haslıklarını çok iyi yapar. İplik boyama ipliğin iki farklı formunda yapılabilir. Birincisi iplikler bobin hâline getirilir ve bu formda boyanır. İkincisi ise iplikler çile hâline getirilerek boyanır.

 

BOBİN BOYAMA 

 

 

ipboy3

 

 

Bobin hâline getirilmiş ipliklerin özel aparatlarda boyandığı bir uygulamadır.

Çoğu kez ipliğin bobine sarılı hâlde boyanması tercih edilir. Çünkü bu şekilde diğer boyama formlarının bir takım dezavantajları da ortadan kaldırılmış olur. Bu uygulamada iplikler metal veya plastik basınçlandırılabilen koniklere veya kovanlara sarılır. Kovanlar (  Bobinler ) genelde silindirik yapıdadır.

 

 

ipboy1

 

 

Silindirik bobinler çap bakımından da üniform olduklarından daha düzgün boyama veririler. İplik sarılmadan önce kovanların ( Bobinlerin ) dışına örgü kumaş ya da geçirgen kâğıt kaplanır. Bu basıncın daha düzgün dağılmasını sağlar. Her bir bobinde 500-1000 g arasında iplik bulunur. Bobinler üzerine sarılan ipliğin yumuşak sarılması gerekir. Özellikle bobinlerin köşe kısımlarıma flottenin ulaşması zordur. Bunu önlemek için bobinlerin bu bölgeleri daha yumuşak sarılır.

 

BOBİN BOYAMA MAKİNELERİ

Bobin boyama makineleri silindirik gövdeli, basınçlandırılabilen ve yüksek sıcaklıklara çıkabilen makinelerdir. Dikey ve yatay gövdeli, yatay iğli olmak üzere üç çeşidi vardır. Bir bobin iplik boyama makinesinin temel parçaları şöyledir:

1-Boyama kazanı

2-Taşıyıcı ünite

3-Sirküasyon pompası

4-Banyo akış hızını kontrol eden üinite

5-Isı değiştirici ( Eşanjör )

Basınçlandırılmış olan boya kazanının gövdesi genelde silindirik yapıdadır. Üst kısmında kubbemsi bir kapak vardır ve bu kapak kazana bir dizi cıvata veya vidalı çubuk yardımıyla sıkıştırılır. Dikey gövdeli kazanların hemen altında bir sirkülasyon pompası bulunur. Makinenin yüksekliği ve yukarıdan bir vinç yardımıyla doldurulmasından dolayı işletme içerisinde ya yüksek tavanlı bir yere ihtiyaç vardır ya da makine işletmenin zeminine gömülmelidir. Makineler bir sıra hizasında olur ve tek bir vinç makinelerin yüklenip boşalmasını sağlar. Yatay gövdeli bobin boyama makinesinde ise böyle bir sorun yoktur.

Bobinler yine dik konumdadır fakat gövde yatay olarak konumlandırılmış olduğundan bu durumda bobinlerin kazan içerisine yerleşebilmesi raylı bir kızak sistemi ile olur. Fakat bu tip makineler fabrika içerisinde makine sahasında dikey gövdelilere nazaran daha geniş yer tutarlar. Yatay iğli makineler ise çok daha az yer kaplarlar ve gövdeleri silindirik değil prizma şeklindedir. 

Bobinler özel olarak geliştirilmiş aparatlarında kazan içine yerleştirilirler. Bu aparatlar boya banyosunun akışına izin verecek şekilde delikli ve dik konumdaki ortası boş iğler üzerine yerleştirilmektedir. Bu iğler çerçeve adı verilen daire şeklinde bir levhanın üzerine düzgün bir şekilde sıralanmıştır.

Çerçeve boya kazanının tabanına sirkülasyon pompasından gelen borunun tam üzerine oturur. Yatay iğli makinelerde ise iğlere yerleştirilmiş bobinler makine içerisindeki yuvalara tek tek elle yerleştirilir. Sirkülasyon pompası dikey kazanların alt kısmına yerleştirilmiştir, yatay kazanların ise arka tarafındadır.

Boya banyosunun ısıtılması, yüksek basınçtaki su buharını bobinleri taşıyan çerçevenin hemen altında boya kazanının alt ucuna yerleştirilmiş bulunan helezonik ve yatay konumdaki ısıtma elemanının içerisine beslenmesi ile yapılmaktadır. Soğutma işlemi ise yine aynı borulardan soğuk suyun geçirilmesi ile olur. Isıtma ve soğutma elemanlarının boya banyosu içerisinde bulunmasından ötürü ani ve yüksek ısı değişimlerinden dolayı bu elemanlarda oluşabilecek çatlak ya da kirlenmelerin tespiti zordur. Özellikle çatlaklar ve oligomer oluşumu problem olabilir. Makinenin yan tarafında küçük bir kazan daha mevcuttur. Bu kazan ilave tankı olarak bilinir. Flotte için gerekli kimyasallar bu tankta hazırlanıp kazan içerisine buradan aktarılır.

 

BOBİN BOYAMA İŞLEMİ

 

 

ipboy6

 

 

Taıyıcı dikey borular üzerine yerleştirilen bobinler kazan içerisine alınırlar. Sirkülasyon pompası ile flotte kazan içerisinde sirküle ettirilir. Boya banyosu çerçeve tabanının içerisinden geçirilerek iğlerin içerisinden yukarıya doğru, bobinlerin içerisinden tekrar ana banyoya gelecek şekilde ısıtıcılardan da geçirilerek devirdaim yaptırılır. Bu akış yönü bobinlerin içinden dışına ya da ters yönde dışından içine olur. Boyama süresince bobinlerin yerlerinden oynamamasına dikkat edilmelidir ve ani basınç değişikliklerinden kaçınılmalıdır. Hidrofilik yapıdaki liflerin bobinlerine basınç uygulanmadan önce ıslanıp şişmeleri için yeterli zaman tanınmalıdır. Göze çarpacak şekilde şeklen bozulmuş bir bölge boya akışının orantısız geçişine sebep olacağından yer yer az ya da çok boyanmış bölgelerin oluşmasına neden olur. Dışarıdan içeriye boya banyosunun akışı, bobin yapısındaki gözeneklerin boyutunu azaltacak şekilde bastırır ve banyo geçişini yavaşlatır. İçeriden dışarıya akış ise bobinlerin genişlemesine ve banyonun rahat akmasına sebep olur. Bu nedenle boyama işlemi boyunca bobinlerden her iki yönde de akış sağlanmalıdır. Boya banyosunun geçtiği boruların boyu ne kadar kısa olursa sürtünmeden kaynaklı yavaşlama o kadar az olacaktır.

 

ARD İŞLEMLER

Bobinler boyandıktan sonra sıcak hava üflemeli makinelerde ya da infrared ısıtıcılarda kurutulur. Bobinler makineye tek tek elle beslenir.

 

BOBİN BOYAMANIN KULLANILDIĞI YERLER

Fantezi iplik yapımı da dâhil her türlü kumaş üretiminde kullanılır. Özellikle ipliği boyalı mamuller için kullanılan boyar maddelerin haslıkları yüksek olduğundan tercih edilir. Halı üretimde kullanılacak ipliklerde boyalı olarak tercih edilir.

 

ÇİLE BOYAMA

İplikler bobin hâlinde boyanabildiği gibi çile hâlinde de boyanabilir. Çile boyama ipliklerin geniş gevşek sarılmış hâlde boyanmasıdır. Çok sıkı bükümlü, high-bulk (farklı gerginlikte ipliklerin bükülmesiyle oluşturulan akrilik iplik) ipliklerin bobin hâlde boyanması zor olduğundan çile boyama yapılır. Çile boyamada bobin boyamaya nazaran daha uzun flotte kullanılır. Çile boyamada kullanılan üç çeşit makine vardır. Birinci tipi kabin şeklinde, ikinci tipi çilelerin askılara takılarak yapıldığı üniversal boyama kazanı, üçüncü tip ise püskürtmeli çile boyama makineleridir.

 

 

ipboy8

 

 

ÇİLE BOYAMA MAKİNELERİ

Üniversal boyama kazanlarında çileler bir çerçevede bulunan çubuklar üzerine asıldıktan sonra bir vinç aracılığıyla içerisinde boya çözeltisi bulunan dikdörtgen Şeklindeki bir kazana daldırılır. Kazanın alt kısmında delikli bir levha bulunur. Bu levhanın altında bobin ve elyaf boyama makinelerinde olduğu gibi ısı değiştirici eşanjör bulunur. Flotte sirkülasyonu bir pompa yardımıyla sağlanır. Bu makine elyaf ve bobin boyama makinelerine benzer.Kabin boyama makinesinde de tertibat benzerdir fakat makine dolaba benzer. Önden kapakları açılır ve dikdörtgen bir askı üzerine paralel yerleştirilmiş çubuklara materyal takılı bir şekilde dolabın içine yerleştirilir. Yine bu tip kazanların taban ve tavanında delikli ızgaralar vardır. Flotte sirkülasyonu aşağıdan yukarı ya da yukarıdan aşağıya olmak üzere iki yönlüdür. 

 

 

ipboy9

 

 

Püskürtmeli makinelerde ise çileler üstü delikli özel çubuklara asılmakta ve boyama flottesi bu deliklerden ipliklere püskürtülmektedir. Bu işlem sırasında çilelerin asılı olduğu çubuklar döner ve aşağı yukarı hareket ederek ipliklerin her yerine boya alımı sağlanmaya çalışılır.

 

ÇİLE BOYAMA İŞLEMİ

İplik boyamada kullanılan en eski metotlardan biridir. Çileler belli uzunlukta halka şeklinde gevşek olarak sarılır. Çok kalın ya da çok ince olmamasına dikkat edilmelidir. Metraj iplik kalınlığına göre değişir. Bobin boyamaya göre daha maliyetlidir. Çileler paralel çubukların üzerine çerçevelere belli bir gerginlikte yerleştirilmelidir. Elastik liflerde ya da ıslandıkça çeken lifler için bir miktar avanslı besleme yapılır. Çile boyamada boyanın elyafa nüfuziyeti çok yüksektir. Çile boyamada makine kapasitesi düştüğünden üretim hızı yavaştır. Bobin boyamaya nazaran daha uzun flotte oranlarında çalışıldığı için boyar madde ve kimyasal tüketimi de fazladır.

 

 

ipboy10

 

 

ARD İŞLEMLER

Çile hâlinde boyanan iplikler santrifüj makinesinde fazla suyu alındıktan sonra çile hâlinde iplikler için özel olarak tasarlanmış kurutma makinelerinde kurutulurlar. Bu makinelerde çilelerin üzerine asılabileceği metal çubuklar bulunur, bu çubuklar sıcak hava üflemeli makine içerisinde özel taşıyıcılar sayesinde dolaştırılarak kurutulur.

 

ÇİLE BOYAMANIN KULLANILDIĞI YERLER

Çile boyama high-bulk iplik (farklı gerginlikte ipliklerin bükülmesiyle oluşturulan akrilik iplik) denilen ipliklerin, esnek ya da esnemeye müsait hassas ipliklerin boyanmasında kullanılır. Ayrıca el örgü ipliklerinin boyanmasında da kullanılır.

 

 

 

 

Ön Terbiye İşlemi-Yıkama ( Yünlü Mamüllerde )

Ön Terbiye İşlemi-Karbonizasyon ( Yünlü Mamüllerde )

Ön Terbiye İşlemi-Ağartma ve Optik Beyazlatma ( Yünlü Mamüllerde )

Ön Terbiye İşlemi-Dinkleme ( Yünlü Mamüllerde )

Ön Terbiye İşlemi-Krablama ( Yünlü Mamüllerde )

Cuma, 28 Ocak 2022 17:21

Çorap makinesi

 

 

 

0786corap

 

 

 

 

0795corap

 

 

 

 

0796corap

 

 

 

 

0797corap

 

 

 

 

 

0798corap

 

 

 

 

Perşembe, 27 Ocak 2022 17:23

Elastan Lifi

 

Son yıllarda insanların, giyim ihtiyaçlarında meydana gelen değişimler, kendi konfor ve zevklerine uygun, kaliteli ve aynı zamanda da sağlıklı ürünler talep etme eğilimleri, hem göze hitap eden hem de kullanım rahatlığı sağlayan ürünlere yönelimi arttırmıştır. Bu talep kumaş üretiminde ve buna bağlı olarak da iplik üretiminde değişik özellikteki ihtiyaçları ortaya çıkarmıştır. Bu ihtiyaç, tekstil endüstrisinde yeni ürünlerin elde edilebilmesi amacıyla, değişik yapı ve özelliklerde lifler kullanılarak değişik tekniklerle farklı yapılarda ipliklerin üretilmesine yönelik çeşitli çalışmaları tetiklemiştir. Bunun sonucu olarak da yeni lif türleri oluşturulmaya başlanmıştır. Tekstil lifleri içerisinde “elastan ya da spandex” olarak bilinen materyal de bu yeni nesil lif türlerinin bir grubunu oluşturmaktadır. Elastan lifi, şık görünüm, esneklik ve kullanım kolaylığı gibi özelliklere sahip bir liftir.

 

Elastan; genellikle mayo, streç giysiler, spor giysiler gibi esneklik gerektiren giysilerde kullanılır. Özellikle bayan çorapları, mayo, spor giyimde önemli bir kullanım alanına sahiptir. İç çamaşırı, tıbbi malzemeler, bazı teknik aksesuarlar elastanın diğer kullanım alanlarıdır. Dokuma ve örme kumaş üretiminde kullanılabilmektedir.
 
Elastanın tekstil endüstrisinde yalın (çıplak) kullanımına çok az rastlanır. Genel olarak başka hammaddelerle birleştirilerek iplik formuna getirilerek kullanılır. Elastan içerikli iplik üretimi, bilinen iplik üretim makinelerinin çeşitli modifikasyonları sonucu yapılabilmektedir. Bu makinelerden ring iplik eğirme makinesi, düz iplik üretiminde olduğu gibi elastan içerikli iplik üretiminde de oldukça fazla kullanılmaktadır.
 
Elastan lifleri, yapılarında en az %85 oranında segmente edilmiş poliüretan bulunan sentetik polimer zincirlerinden (sert kristalin ve yumuşak uzun amorf bölgelerden) oluşan, yüksek derecede uzama ve orijinal durumuna dönme özelliğine sahip lif çeşitleridir. Bu lifler, kimyasal yapılarından dolayı çok yüksek derecede uzama gösterebilmekte (%400-800) ve kopma noktasına kadar olan uzamalarda, üzerlerine etki eden kuvvet kaldırıldığında tamamen ve hızlı bir biçimde ilk hallerine dönebilmektedir. Elastomer lifler, moleküler zincir ağından oluşur ve yüksek amorf bölgeleri çapraz bağlarla birleşmiştir. Uzama halinde bu amorf bölgeler daha fazla oryante olur ve yapı olarak daha kristalleşir. Uzama, yapıdaki çapraz bağlar, moleküllerin hareketini sınırlayıncaya kadar devam eder. Bu noktada, life daha fazla kuvvet uygulanırsa yapıda bozulmalar meydana gelebilir.
 
 
a01elastan
 
 
Elastan lifler genel olarak kuru çekim yöntemine göre üretilirler. Elastan eriyiği dimetilasetamid (DMAC) içerisinde çözülerek düzelerden geçirilir ve bu sırada uygulanan sıcak hava yardımıyla çözücü madde buharlaştırılarak sistemden uzaklaştırılır. Çekim bölgesi çıkışında oluşan filamanlar, sarım silindirleri arasında meydana gelen gerilimden dolayı, istenilen oranda çekilerek istenilen inceliklerine kavuşurlar. Sistemde çok delikli düze kullanılmışsa hala viskoz bir halde olan filamanlar, yalancı büküm ünitesinden geçişte birbirlerine temas ederek yapışırlar. Böylece monofilament bir yapı oluşur.
 
Bu monofilament yapı, daha sonra spin-finish işleminden geçirilerek elastan olarak sarılır. Kuru çekim yönteminin yanı sıra elastan üretiminde yaş veya eriyikten çekimde kullanılabilmektedir. Ancak, bu yöntemlerle elde edilen lifler, kuru çekimle elde edilen liflere nazaran zayıf özellikler göstermesi ve kuru çekimin maliyet açısından daha avantajlı olması nedeniyle günümüzde kuru çekim yöntemi tercih edilmektedir.
 
Fiziksel Özellikleri
 
Elastan lifi, mono yada multi filament olarak üretilebilmektedir. Kullanım yerine göre, istenildiği takdirde stapel (kesikli) hale getirilebilir. Numara aralığı olarak 11-2600 dtex arasında değişen incelikte üretmek mümkündür. Elastan lifinin enine kesitleri üretim yöntemlerine göre yuvarlak, oval, dörtgen ve değişik şekillerde olabilmektedir. Yoğunluğu, elastan tipi ve üretim yöntemine göre 1.15-1.95 g/cm3 arasında değişmektedir. Kopma mukavemeti bakımından, elastanlar diğer sentetiklere göre daha dayanıksızdır. Ortalama kopma mukavemetleri 4–12 cN/dtex arasında değişmektedir. Yaş halde bu değer çok az miktarda düşüş göstermektedir.
 
Kopma uzaması değeri %400–800 arasında değişir. Rezilyans özelliği çok iyidir. Elastan, hidrofobik bir elyaftır. 20°C ve %65 bağıl nemli ortamda nem alması %0.3-1,5 arasında değişir (Örtlek, 2001; Babaarslan, 2009). Yumuşama sıcaklığı 150–200°C, erime sıcaklığı ise 230-290°C arasındadır. Yumuşama özelliğinden ötürü ütüleme sıcaklığı 150°C yi geçmemelidir. Elastan, eriyerek, kimyasal bir koku oluşturarak yanar ve is çıkarmaz. Isı iletkenliği zayıftır, bu nedenle iyi bir izolasyon maddesidir. Elektrik direnci orta seviyededir, bu nedenle özellikle kuru ortamlarda statik elektriklenme oluşabilir.
 
 
 
02elastan
 
 
 
 
 
02aelastan
 
 
 
 
 
 
Kimyasal Özellikleri
 
Elastan lifinin kimyasal özelliklerine göz atılacak olursa, asit ve bazların çoğuna uzun süreli ve yüksek sıcaklıklarda ki uygulamalar hariç dirençlidir. Kuru temizlemeye karşı dirençlidir. Küf, mantar ve güveden etkilenmez. Işık ve atmosferik koşullara bir noktaya kadar direnç gösterir. Uzun süre ışığa maruz kalan liflerde sararma ve mukavemet kaybı meydana gelebilir. Boya alımları elastan tipine göre farklılık gösterir. Asit, dispers, metal kompleks ve krom boyarmaddeleriyle boyanabilir.
 
 
 
 
 
Perşembe, 27 Ocak 2022 16:06

Deve ve Lama Elyafları

 

 

DEVE ELYAFI

Çok eskiden beri yük ve binek hayvanı olarak kullanılan develerin alt ince liflerinden ince kumaşların yapılabileceği ilk olarak İngiliz ordu subaylarından Thomas Hutton tarafından fark edilmiştir .

 

 

deve2

 

 

Dünyada iki cins deve bulunmaktadır. Tek hörgüçlü olan Arap ve Suriye develeri dromedary; ana vatanı Çin ve Moğalistan olan çift hörgüçlü develer ise bactrian develeri olarak adlandırılmaktadır .Dağlık bölgelerde çift hörgüçlü bactrian devesinden hem yük hem de binek hayvanı olarak yararlanılmaktadır.

 

 

deve1

 

 

Çift hörgüçlü bactrian develeri soğuk ve sert iklimlere dayanıklı iken, tek hörgüçlü Afrika develeri sıcak iklime ve çöl koşullarına daha iyi adapte olabilmektedir. Çeşitli iklim özellikleri gösteren Anadolu’da bu iki deve tipinin melezlenmesi ile Anadolu koşullarına uygun deve tiplerinin elde edildiği ifade edilmektedir .

 

Develer, dıştaki koruyucu kaba kıllar ve izolasyon sağlayan alt ince lifler olmak üzere iki farklı lif üretmektedirler . Tek hörgüçlü develer sıcak çöl bölgelerinde yaşadıkları için, bu develerdeki yumuşak alt ince liflerin miktarı azdır. Develer en çok Moğolistan, Türkistan, Çin, Hindistan (özellikle çöl bölgelerinde), Afganistan, İran, çeşitli Arap ülkeleri, Anadolu ve bir miktar da Balkanlar’da bulunmaktadır. Türkiye’de de önemli miktarda deve bulunduğu halde deve yünlerinden faydalanılması yaygın değildir. Develerin kaba liflerinden çuval, heybe, urgan ve çadır bezi gibi kaba mamuller yapılmaktadır. İnce lifler ise, çorap, kazak ve atkı gibi ürünlerin yapımında kullanılmaktadır.

 

 

deve3

 

 

LAMA CİNSİ ELYAFLAR

 

Güney Amerika lamaları, lama, alpaka, guanako ve vicunalar olmak üzere 4 farklı türü içermektedirler]. Alpaka ve Lama evcil, Vicuna ve Guanako ise yabanidir.

 

Yabani lama (guanako) lifleri

 

Guanako (Lama Guanicoe), Vicuna’dan daha fazla bir nüfusa sahip olup, dünya Guanako nüfusunun % 90’ından fazlası Arjantin’de, kalanı ise Şili ve Peru’da bulunmaktadır. Arjantin’de sayıları 550.000 olan Guanako’lar ülkenin güney bölümündedirler. Yetişkin hayvanlarda lif çapının, 16-22 mikron arasında olduğu ifade edilmektedir . Bu lifler genellikle yün lifi ile karıştırılarak kullanılmaktadır.

 

Lama lifleri

 

Lama (Lama glama) deve ailesinin evcil, sürü halinde yaşayan, Güney Amerika’da bulunan toynaklı bir türüdür. Lamalar İnkalar ve Güney Amerika’daki And Dağları’nın diğer yerlileri tarafından yaygın olarak yük hayvanı olarak kullanılmıştır .

 

Güney Amerika’daki lamaların çoğu Bolivya ve Peru’da bulunmaktadır. Arjantin ise lama sayısı açısından üçüncü sırada yer almaktadır. Lama lifleri arasında medullası bulunmayan lif oranı % 10’dan daha az olup, liflerin içerdikleri hava boşlukları sayesinde hafif ve iyi ısı izolasyon özelliğine sahip oldukları belirtilmektedir . Lama liflerinin sert, kaygan ve az kıvrımlı lifler olmaları nedeniyle, bu liflerden iplik üretimi zor olup, özel teknikler gerektirmektedir.

 

Lama liflerinin elastikiyetlerinin çok düşük olması nedeniyle, çorap gibi yüksek elastikiyetin istendiği ürünlerin yapımında kullanımları önerilmemektedir . Lama lif gömleklerinin, alpaka lif gömleklerine göre iki farklı lif tipi içermeleri ve daha kaba olmaları nedeniyle, alpaka lifleri tekstil sanayinde daha geniş bir şekilde değerlendirilmektedir. 

 

Vikuna lifleri

 

Lamaların küçük bir kısmını teşkil eden Vicunalar, Peru’nun yüksek yaylalarında 5300 m’den yüksek bölgelerde yaşamaktadırlar. Vücut ağırlıkları 35-45 kg, yükseklikleri ise 85-90 cm kadardır. Vicunaların değerli liflerinden yararlanabilmek için, avlanmaları gerekmektedir.Lif çapları 10-15 mikron arasında değişen vicuna liflerinden üretilen iplik ve kumaşlar, özel hayvansal lifler içerisinde pazardaki en pahalı tekstil ürünlerdir. Ancak, kısa lif uzunluğu ve ince alt lifler arasından ölü liflerin ayrılması işleminin elle yapılıyor olması nedeniyle üretimleri oldukça zahmetlidir.

 

 

Perşembe, 27 Ocak 2022 15:57

Angora Elyafı

 

 

Angora lifi özel bir hayvansal liftir.

 

Lüks doğal lifler sınıfına girmektedir ve oldukça pahalıdır.Pamuk ve yünle karşılaştırıldığında üretimi sınırlıdır. Angora lifi dünya hayvansal lif endüstrisinde 3. sırada yer almaktadır ve diğer hayvansal liflere göre oldukça farklı bir yapı sergilemektedir. Eğrilmesi için mutlaka bir uzmanlık gerekmektedir .

 

Angora tavşanı lifleri birçok yönden diğer yün liflerinden farklıdır. Sahip olduğu medullalı yapı, yumuşaklığını ve hafifliğini sağlar. Karışık bir tulup tipi vardır, içerisinde fırça gibi çok kaba lifler de bulunur. Bu liflerin bulunma durumu tavşanın tipine göre değişir ve çoğu zaman istenen bir özellik olarak görülmektedir. Bu karışık tulup yapısı lifin tavşanın üzerinde keçeleşmesini önlenmektedir ve ipliğe istenen hacmin verilmesine yardımcı olmaktadır . Daha alttaki lifler incedir, ortalama çapları 11-12 mikrondur. Ancak bir çok tavşan türünde ortalama lif çapını büyütecek özellikte lifler de bulunmaktadır.

 

Yoğunluk açısından yün (1,33 gr/cm³) ve pamuk (1,50 gr/cm³) ile karşılaştırıldığında 1,15- 1,18 gr/cm³ arasında düşük bir yoğunluğa sahiptir. Bu lifi kullanarak çok hafif ama sıcak tutma özelliği olan mamuller üretmek mümkün olmaktadır .Angora lifi, hem yünlü sistemde, hem de pamuklu sistemde eğrilebilmektedir. Angora lifiyle yün lifinin az miktarlardaki karışımı (%5-% 10), kumaşın tutumunu, dökümlülüğünü ve kabarıklığını geliştirmektedir. Yün lifine göre %30 daha incedir ve boyu daha kısadır. Bu nedenle kısa ştapel iplikçiliğinde kullanılması uygun olmaktadır. İpliği boyalı Angora/pamuk karışımları, tişört, süveter, kazak, pantolon, bluz vs. gibi yüksek moda ürünleri için kullanılabilir. %5’lik bir Angora / pamuk karışımı ürünün değerini %50 artırmaktadır. Yüksek moda ürünlerinde de bu değeri artırılmış ürünler oldukça fazla yer tutmaktadır. Ancak kaygan olduğu için bu lifi tek başına eğirmek çok zordur.

 

Genellikle diğer liflerle karıştırılarak kullanılmaktadır. Eğirme için mutlaka uygun bir harman yağı kullanılması gerekmektedir . Son yıllarda ülkemizde Angora tavşanı yetiştiriciliği ilgi çeken bir konu olmuştur. Ancak üreticiler elde ettikleri lifleri değerlendirmekte zorlandıkları için lifler ellerinde kalmış ve çoğu çiftlik kapanmıştır. Bu çalışmada amaç, ülkemizde yetişmesi için uygun şartlar bulunan Angora tavşanının lifinden yararlanma olanaklarının incelemesidir. Çalışma kapsamında Angora tavşanı lifinin kısa ştapel eğirme sisteminde pamukla karıştırılarak kullanımı için optimum eğirme şartları araştırılmıştır.Ankara Tavşanından elde edilen Angora yünü koyun yününe göre sekiz kat fazla ısı vermekte ve alerjiye de yol açmamaktadır. Ankara Tavşanının yününden yapılan korse  dizlik iç çamaşırı  fizik tedavi ve nevraljide kullanılan termal giysilerin  dolaşım bozukluğu ve romatizma başta olmak üzere bir çok hastalığa iyi gelmektedir.

 

Ankara Tavşanın öncelikli verimi yünü (Angora)’dür.

 

İkinci derecede et  üçüncü derecede kürk/deri  dördüncü derecedeki verimi gübre ve mezbaha artıklarıdır. Ankara Tavşanın öncelikli verimi yünü (Angora)’dür. İkinci derecede et  üçüncü derecede kürk/deri dördüncü derecedeki verimi gübre ve mezbaha artıklarıdır.

 

Angora tavşanı lifi parlak, kaygan,yumuşak tutumlu ve yüksek ısı tutma özelliğine sahip özel bir lif olup, koyun yününden farklı olarak yıkama işlemine ihtiyaç duymamaktadır. Angora tavşanının alt lifleri kısa, ince ve yumuşak,üst lifleri ise uzun, daha kalın ve serttir.Angora içeren ürünler özellikle sağlık sektöründe tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Lif kohezyonunun düşük ve statik elektriklenmesinin yüksek olması nedeniyle %100 Angora lifinden iplik eğirmek oldukça zordur. Genellikle diğer liflerle karıştırılarak kullanılmaktadır. Angora tavşanında, yumuşak ince alt tabaka ve keçeleşmeyi önleyen kaba dış tabaka olmak üzere iki çeşit kıl tabakası vardır. Kullanılan lifler için ince lifler ortalama 15,7 mikron, kalın lifler ise ortalama 48,22 mikron inceliğinde olup lif uzunluğu ortalama 38mm’dir.

 

Dünyada Avustralya`dan Fransa`ya kadar birçok ülkede yetiştirilen ve sayıları milyonlarla ifade edilen Ankara Tavşanı  anayurdundaki birkaç çiftlikte bine yakın bulunuyor.Ankara Tavşanı tarihi belgelere göre 1723 yılında Anadolu`da tamamen yok olmuştur. Almanya`da yaşayan gurbetçi bir vatandaş tarafından yeniden anayurduna getirilen Ankara Tavşanı kayseri`de bir çiftlikte yetiştirilmeye başlanmıştır. Ankara`da Tarım ve Köyişleri Bakanlığı`na ait bir enstitüde de yetiştirilen Ankara Tavşanının sayısı sadece 500-1000 arasındadır. Tesadüfen bulunulan bu ırkı anayurdunda yaygınlaştırma çalışmaları devam etmektedir.Çok değerli olan Ankara Tavşanı anayurduna kolay uyum sağlamıştır.

 

Ankara Tavşanı  bir batında 4 ile 14 arasında yavru doğurur. 40 santimetreye kadar ulaşan yünü iki-üç aylıkken kırkılmaya başlar ve her hayvan yılda ortalama 1 kilo yün verir. Hafif ve yüksek ısı tutan  özellikle angora kazak üretimi ve elektromanyetik etkisi nedeniyle romatizma hastalan için üretilen giyeceklerde kullanılan Ankara Tavşanının yünü altın değerindedir.Ankara Tavşanı yününe “Angora” denmektedir.Ankara Tavşanı yününden iplik elde edilen tek tavşan varyantıdır. Ağırlıklı olarak tekstil sanayinde kullanılır. Pazar durumu ve sanayicinin talepleri doğrultusunda yılda 4-5 kırkım yapılır.

 

Lif uzunluğu temizlik ve keçeleşme durumuna göre sınıflandırılır. Birinci sınıf yünler Kamgarn  ikinci kalite yünler strayhgarn  üçüncü kalite (kırpıntı) yünler de pamuk işleme tesislerinde iplik olarak işlenebilmektedir. Angora saf olarak işlenebildiği gibi  ağırlıklı olarak %10-40 oranında diğer elyaflarla (kuzu yünü  ipek sentetik  vs.) karıştırılarak kullanılır. Angora elyafı medullalı olduğu için oldukça hafif ve yüksek ısı tutma özelliği olan bir yündür. Angora yünü olağanüstü bir kayganlık kapasitesine sahiptir. Bu özellikleri nedeniyle gerek saf  gerekse diğer elyaflarla karıştırılarak iplik haline getirilebilir. Yine bu özelliğinden dolayı iç ve dış giysilerin (kumaş  fötr şapka  kazak  battaniye eldiven bere ve kayak kıyafetlerinin içinde elyaf olarak.) üretiminde kullanılır. Ayrıca ses dalgalarını çok iyi geçirdiği için havacılık alanında aranan bir üründür.

 

Bunun yanında Ankara Tavşanı yününden  kuvvetli elektromagnetik etkisi dolayısıyla bu yünden hazırlanmış kumaşların romatizmalı hastalar için son derece yararlı olduğu bilinmektedir. İlk kırkım yaşı yaklaşık üç aydır. Ancak bu süre kışın daha da geç olabilir. İlk kırkımda elde edilen yünün kalitesi düşüktür. İkinci kırkım zamanında elde edilen yünün kalitesi arzu edilen düzeydedir. Ankara tavşanlarında yün verimi  18 – 36 aylık tavşanlarda en üst seviyeye ulaşır. Dört yaşından sonra yün verimi düşmektedir.Ankara tavşanlarında her üç ayda bir  yani yılda dört kez kırkım yapılmaktadır. Yetişkin bir Ankara tavşanından yılda ortalama 1000 g kadar yün alınabilmektedir. Ankara tavşanlarında  dişilerde ki yün verimi erkeklerden % 15 – 20 oranında daha fazladır ve en yüksek kalitede yün dişilerden elde edilir. Cinsiyetler arasındaki yün verimi farkı  erkeklerin kısırlaştırılmasıyla azaltılabilir.

 

Kastre edilen erkek tavşanlarda yün verimi % 10 – 12 oranında artmaktadır. Kastrasyonun diğer bir avantajı da hayvanın davranışlarını değiştirmesidir. Böyle hayvanlar sessiz  sakin bir hal alırlar ki bu da grup halinde barındırılmayı mümkün kılar. Ancak  kastrasyon yün kalitesini etkilemez. gebelik ve laktasyon dönemleri  yün verimini 1/3 oranında düşürür.Yazın elde edilen yünler  sonbahar ve kışın elde edilenlere göre üç kat daha düşüktür. Yün verimi Haziran ayında en düşük  Aralık ayında en yüksektir. Kışın alınan yünün uzunluğu  yazın alınandan daha uzundur. Yüksek sıcaklıklarda (30 C) yünün miktarı ve kalitesi düşer  5 C gibi düşük sıcaklıklarda ise yün verimi artmaktadır  ancak yem tüketimi de bununla birlikte yükselmektedir. Ayrıca  canlı ağırlıkla yün verimi arasında pozitif bir ilişki vardır. Ağırlık arttıkça yün verimi artar.

 

Canlı ağırlığı 4 kg’dan büyük olanlarda yün verimi en yüksektir. Ayrıca yün miktarı  kırkım sayısının artırılmasıyla yükseltilebilir.Ankara tavşanlarında yavrular yedi haftalık olunca taranmaya alıştırılırlar ve haftada bir kez tarakla dikkatlice taranırlar. Tarama yün kalitesini artırır. Tarağın kemikten olması tercih edilir. Tarama için yumuşak tel bir fırça da kullanılabilir. Yavrular altı aylık olunca yünün kalitesi istenilen ölçüye ulaşır. Bu zamana kadar da yavrular taranmaya alışmış olurlar. Ancak  yapılan seleksiyon çalışmalarıyla Fransız Ankara tavşanlarını taramadan da kaliteli yün elde etmek mümkündür. Ancak  İngiliz Ankara tavşanları tımara ve taranmaya ihtiyaç duyarlar. Yün  makas  elektrikli veya el kırkım aletleriyle yapılan kırkımla veya yolma yöntemiyle elde edilir. Ancak kırkım tekniği ile yün elde etmek  fazla acı vermemesi dolayısıyla daha az stresli olması soğuğa karşı daha iyi bir koruma sağlaması  daha az emek ve zaman harcanması  kısa kırkım aralıkları ile daha fazla yün elde etme olanağı vermesi gibi nedenlerle yolma tekniğinden daha çok tercih edilir. Makasla yapılan kırkımda elde edilen kırpıntı yün oranı (10 mm’den kısa) fazladır.

 

Bu değersiz yün kırpıntıları  kırkımdan sonra yapılan düzeltmelerden kaynaklanır. Ayrıca  kırkım sırasında deriye zarar vermemeye özen gösterilmelidir. Özellikle memeler yaralanmaya karşı son derece hassastır. Elektrikli kırkım aletleriyle  kışın ısı izolasyonunu sağlamak için deri üzerinde en az 3 mm uzunluğunda yün bırakılabilir. Bir tavşanın kırkılması için 10 – 20 dakikalık bir zaman yeterlidir. Dolayısıyla  elektrikli kırkım aletleri ile iş gücü ve zamandan tasarruf sağlanır. Yolma işleminde ise sadece kalın uçlu  tam olgunlaşmamış kıllar alınır.

 

Bu da yünün kaba görülmesine neden olur. Ayrıca  yolma yönteminde ısı izolasyonu daha düşüktür. Bu işlem yaklaşık 30 – 40 dakika sürmektedir. Çin’de yünlerin parmaklar arasında sıkıştırılıp çekilmesi şeklinde uygulanan yolma tekniği uygulanmaktadır. Ayrıca  son yıllarda Fransa’da mimosin içeren ve epilasyona neden olan yiyecekler (Lagodendron) yedirilerek  kıl folliküllerinin bağlantıları zayıflatılarak  yün elde edilmektedir. Epilatör etki gösteren yiyecekleri yiyen tavşanlarda yünler  ucu 5 cm kadar olan özel testere uçlu bıcaklar (bıcakların ucuna kıllar sarılıp  bıçağın çekilmesiyle) veya taraklar yardımıyla her 100 günde bir yapılan yolma tekniği ile elde edilmektedir. Bu tip yün elde etme tekniğinde  yün çok kısa zaman içinde toplanmaktadır ve elde edilen yünün kalitesi de artmaktadır.

 

Ancak tüm yünler döküldüğü için tüy dökümünden sonra soğuk şokunun önlenmesi için hayvanlar birkaç gün içi saman dolu sandıklarda tutulmalıdırlar. Özellikle 20 oC’den daha düşük sıcaklıklarda  kırkımdan sonraki ilk hafta bir şok dönemi ve daha sonra yem tüketiminde ani bir yükselme görülür. Kırkım şoku ve stresi ile birlikte yem tüketimi iki katı artar. Bu durum metabolizmayı zorlar ve kan dolaşımında bozukluklara neden olur. Pastörella gibi kronik hastalıklar akut hale geçer ve sonuç olarak ölümler meydana gelir. Ankara tavşanlarında görülen ölümlerin % 50 veya daha fazlası kırkımdan sonraki ilk haftada ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle  tavşanlıklarda kırkım öncesi 15 santigrat derecede kırkım sonrası 25 santigrat derecedeki optimum sıcaklıklar sağlanmalıdır. Yünün parlaklığı  özgül ağırlığı  yumuşaklığı  elastikiyeti  kılın uzunluğu ve çapı keçeleşme  kemp kıl ve kirlilik oranı yünün kalitesini belirleyen unsurlardır. Tavşan yünü dört kalitede sınıflandırılabilir.

 

Birinci kalite yün kendi içinde iki alt sınıfta değerlendirilir :

 

  • 1A kalite yün 6 cm’den uzun  temiz  parlak  yumuşak ve dümdüz (ok gibi) yündür.
  • 1B kalite yün 6 cm’den uzun  temiz  parlak  yumuşak ve dalgalı yündür.
  • İkinci kalite yün 3-6 cm arasında temiz  parlak ve yumuşak yündür
  • Üçüncü kalite yün keçeleşmiş yündür.
  • Dördüncü kalite yün kirli yündür ve bu yün satılmaz.

 

Bir tavşandan  bir kırkımda dört kalite yün de elde edilmektedir. Elde edilen yün birkaç gün havalandırılır ve kalitesine göre sınıflandırılırlar. Yün nemsiz ve güvesiz bir ortamda uzun yıllar saklanabilmektedir. İplik fabrikalarına satılmak amacıyla yün  en az 300 – 400 kg’lık sıkıştırılmış balyalar halinde saklanır.

 

 

 

 

Perşembe, 27 Ocak 2022 12:19

Alpaka Lifi

 

Ticarette “Alpaka Yünü” diye anılan tekstil endüstrisinde özel bir yer işgal eden alpaka lifleri, Lama ailesine mensup olan Alpaka (Lama pacos)’dan elde edilmektedir. Alpakalar Güney Amerika’nın batı kıyılarında uzanan And dağlarının 3000 m. yüksekliğinden başlayıp sarp bölgelerine kadar çıkan yüksek yaylalarında yaşamaktadır .Buralarda sıcaklık gün içinde -25ºC ile +18ºC arasında değişmektedir. Yetişkin bir alpaka 65-80 kg. ağırlığındadır ve lüks lif elde edilen birçok diğer memeliden farklı olarak alpakalar, Ankara keçisi ve koyun gibi, tek tip life sahiptirler, yani kaba kıllar ve alt ince lifler olmak üzere iki farklı lif üretmezler .

 

Alpakalar evcilleştirilmiştir ve Lama ailesine mensup hayvanlar arasında tekstil endüstrisi açısından en önemli olanıdırlar Alpakaların, kabarık tüyleri vücutlarından dışarıya çıkan Huacaya ve tüyleri heybetli görünüme sahip saç lüleleri seklinde vücutlarından sarkan Suri olmak üzere, iki farklı türü vardır . Suri’lerin tüyleri soğuğa karsı daha az izolasyon sağlayabildiğinden, bu hayvanlar Güney Amerika’nın sert dağ iklimine karsı daha az dayanıklıdırlar. Bu nedenle Suri türü daha az bulunmaktadır ve Alpaka popülâsyonunun %19-20’sini oluşturmaktadırlar. Ancak Suri’lerin lifleri daha uzun ve ipeğimsi olduğu için daha pahalıdır .

 

 

 

alpaka1

 

 

 

Alpakanın Tarihçesi
 
Alpakaların tarihçesi Güney Amerika’nın tarih öncesi dönemlerine dayanmaktadır. Alpakaların 6.000 yıl önce evcilleştirilmiş olduğuna dair kanıtlar vardır. Elimizde Güney Amerika medeniyetleri tarafından geliştirilmiş herhangi bir yazılı dil kaydı bulunmaması alpakanın uzak geçmişini dökümante etme çabasını zorlaştırmaktadır. Alpakalar And mitolojisindeki tanrıça “Pachmana” ile ilişkilendirilmektedir.
Alpakaların onlara iyi bakıldığı ve hürmet edildiği sürece dünyada kalmaları için insanlığa ödünç verildiğine inanılmaktaydı. Bu açıklamalara göre, alpakalar Peru’daki Ausangate dağında hediye olarak verilmiştir. İspanyol istilacılar Peru’ya vardığında tekstillere dayalı bir medeniyetle karşılaşmışlardır. İnka insanları alpaka, lama ve pamuk liflerinden üretilen dokumaların kullanıldığı bir toplumda yaşıyorlardı. And bölgesinde yasayan insanlar elbise giymekteydi ve alpaka lifleri en pahalılarından biriydi. Soylulara sadakat alpaka liflerinden yapılmış giysiyle ödüllendirilmekteydi. Mağlup olmuş lordların günahkârlığını hafifletmek için bir yığın alpakadan yapılmış tekstil ürününü bağışlamaktaydılar.Askerlerin ücretleri alpakadan yapılmış tekstil ürünleriyle ödenmekteydi.
 
Bu toplumda kıyafet yapımı en büyük işletmecilikti. Alpakadan yapılmış tekstillerin konulduğu ambarlar çok değerliydi ve İnka askerleri savaştan geri çekilirken bunları kasten yakmışlardır. İspanyollar, bol miktardaki altın, gümüş ve değerli taşlar gözlerini kör ettiğinden, bu insanların gerçek hazinelerine itibar etmemişlerdir. Yerli insanlara boyun eğdirme ve oraları istila etme çabaları içerisinde, alpaka ve lamalar toplu olarak itlaf edilmişlerdir. Güney Amerika’daki alpakaların %90 kadarı itlaf edilmiş ve otlaklarda çürümeye terk edilmiştir. Bu mükemmel hayvanların sadece geriye kalan küçük miktarları yerli halk tarafından korunmuştur. Güney Amerika’nın İspanyol işgaline uğramasından sonra alpakalar geri planda kalmıştır . İngiliz tekstil tüccarı Sir Titus Salt tarafından keşfedildiği 19. yy ortalarına kadar alpaka lifi tam olarak bilinmemekteydi.
 
Bu tarihten itibaren kasmir, ipek gibi dünyanın en pahalı lüks lifleri içerisinde yerini almıştır.
Alpaka liflerinin Avrupa’ya ilk ihracı İspanya’ya olmuştur. İspanya da bu lifi Almanya ve Fransa’ya transfer etmiştir. 1808 yılında alpaka lifleri ilk kez İngiltere’de eğrilmeye çalışılmış, ancak çalışılamaz bir materyal olarak nitelendirilmiştir. 1830’da Benjamin Outram, alpaka liflerinden iplik yapmayı yeniden denemiş ve yine başarılı olamamıştır. 1836 yılında Bradford tarafından çözgüde pamuk kullanılarak alpaka içeren kumaş üretilmiştir.
 
Çözgüde pamuk, atkıda alpaka kullanılması fikri alpakanın başarılı bir şekilde kullanılmasını sağlayan basit ve akıllıca bir fikirdi. Bradford halen alpaka için önemli iplik eğirme ve üretim merkezidir. Büyük miktarlarda iplik ve giysiler her yıl Avrupa kıtasına ve ABD’ye ihraç edilmektedir .
 
Alpaka Liflerinin Dünyadaki Üretimi
 
Dünyada şu an için var olan alpakaların %98’i halen Güney Amerika’da bulunmaktadır . Alpakalar Peru, Sili ve Bolivya’nın dağlık arazilerinde yasamaktadır. Dünya alpaka popülasyonunun %80’inden fazlası Peru’nun güneyinde, 3.700-5.000 m yükseklikte Titicaca gölünün kuzeybatısında, bulunmaktadır. Peru’da 120.000 aile geçimini sadece alpakadan sağlamaktadır . Her yıl 2 milyon ton lif üretilen yün endüstrisine kıyasla alpaka endüstrisi yıllık 4 bin ton lif üretmektedir . 2001 yılı verilerine göre yağıltılı alpaka liflerinin fiyatı 2-10 $/kg. arasında değişmektedir. Sir Titus Salt ve diğer Bradford üreticileri tarafından alpaka giysilerin başarılı bir sekilde üretiminden sonra alpaka yünü için büyük bir talep doğmuştur. Bu talep karşılanamadığından, alpakaların İngiltere, Avrupa kıtası ve Avustralya’da yetiştirilmek üzere yeni iklim koşullarına alıştırılma çabaları ve İngiliz koyunlarıyla melezlenmesi denemeleri yapılmış, ancak başarısız olunmuştur. Alpaka ile vikunyanın melezlenmesi de tatmin edici sonuçlar vermemiştir
.
Erkek lama ile disi alpakanın melezlenmesiyle “Huarizo”, erkek alpaka ile dişi lamanın melezlenmesiyle ise “Misti” adı verilen türler elde edilmiştir . Binlerce yıldan beri Güney Amerika’da (Peru, Arjantin, Sili, Bolivya) yetiştirilen alpakalar son yıllarda diğer ülkelere de ihraç edilmiştir. Alpaka Sahipleri ve Yetiştiricileri Birliği’ne (Alpaca Owners and Breeders Association) göre alpakalar günümüzde ABD, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, İngiltere ve birçok diğer ülkede yetiştirilmektedir .
 
Alpaka Liflerinin Sınıflandırılması
 
Alpakalar ortalama olarak her 18 ayda bir kırkılmakta ve her hayvandan yaklaşık 3.5 kg. lif (yavru alpakalardan 3 kg., yetişkin alpakalardan 5 kg.) elde edilmektedir . Hayvanlardan elde edilen gömlekler önce kum ve toprakları uzaklaştırmak için silkilmekte, kolay taşınabilecek tutamlar halinde katlanmakta, daha sonra torbalara doldurulmakta ve zamanla rutubetlenerek ağırlığı artmayacak seki1de hazırlanıp ambalajlanmaktadır. Bunun için gömlekler önce tartılmakta, renklerine göre sınıflandırılmakta ve dereceleri ayırt edilmektedir. Genel olarak alpaka yünleri renklerine göre: beyaz, gri, taba, açık kahverengi, koyu kahverengi, siyah ve karışık olmak üzere yediye ayrılmaktadır . Tüm alpaka yünlerinin değişik renkleri arasındaki oran genellikle şöyledir;
 
% 12’si beyaz,
 
% 22’si gri,
 
% 15’i açık taba,
 
% 15’i açık kahverengi,
 
% 23’ü koyu kahverengi,
 
% 10’u siyah
 
% 10’u karışıktır.
 
Yukarıda sözü edilen temel renklerin dışında alpakaların mavimsi gri, karamel rengi, kırmızı, mercan kırı, kahverengi/beyaz, siyah/beyaz gibi pek çok farklı rengi olabilmektedir .Moda endüstrisi için daha geniş bir renk aralığında boyanabilen beyaz ve taba renkli alpakalar tercih edilmektedir . Renk çeşitliliği çeşitli ülkelerin alpakaları arasında da farklılık göstermektedir;
 
- Bolivya alpakaları 17,
 
- Peru alpakaları 22,
 
- Kanada alpakaları 9,
 
- ABD alpakaları 7
 
renge ayrılmaktadır.
 
Yapağılar elde edildiği hayvanın yasına göre yavru (cria) (1 yasından küçük), “tui” (1-2 yas arası) ve yetişkin olarak ayrılmaktadır. Daha sonra bunlar hayvandan elde edildiği vücut bölmesine göre;
 
(a) birincil yapağı (sırt, yan, omuz ve but kısımları)
 
(b) boyun
 
(c) diğer kısımlar (göğüs, karın, bacaklar)
 
(d) parçalar (bas, baldırlar, kuyruk ve diğer ekstrem parçalar)
 
olmak üzere 4 sınıfa ayrılmaktadır. Birincil yapağılar da inceliklerine göre;
 
- yavru (22 μm)
 
- çok ince (22.0-24.9 μm)
 
- orta incelikte (25.0-29.9 μm) ve
 
- kalın (>30 μm)
 
şeklinde derecelendirilmektedir. Çok kalın koruyucu kıllar ve kemp kılları ana partilerden ayrılmaktadır.
 
Yapağılar, uzunluklarına göre;
 
- kısa (60 mm)
 
- orta (60-120 mm)
 
- uzun (>120 mm)
 
seklinde sınıflandırılmaktadır .
 
 
Alpaka lifleri arasında medulası bulunmayan lif oranı %10’dan daha azdır. Genellikle hepsinde medulanın mevcut olduğu görülmektedir. Korteks tabakasının kalınlığı medulanın mevcudiyetine göre değişmektedir. Çok ince lifler yalnız üst örtü hücreleriyle korteks tabakasından oluşmaktadır. Kalın liflerin bazılarında medula oranı %50’nin üstünde yer tutmaktadır .
 
 
 
 
alpaka2
 
 
 
 
Medulalı lifler daha az boya almakta ve bitmiş giyside kendini belli etmektedir. Bunlar ayrıca düşük dayanıma sahip olmaktadır. Kalın liflerde medulalı lif oranı ince liflere kıyasla daha yüksektir . Kaba kılların bazılarında medula iki kanallı olarak görülmektedir. Bu durum alpaka liflerinin enine kesitlerinde açıkça belli olmakta ve bunların diğer liflerden ayırt edilmesini sağlamaktadır. Alpaka liflerinin uzunluğuna görünüşü deve liflerine benzese de geçit lifler daha fazladır.
 
İnce lifler 25-30 mikron, geçit lifler 40-50 mikron, kalın lifler ise 70-75 mikrondur. Pulcuklar net olarak fark edilememektedir. Liflerin enine kesiti daha çok ovaldir. İnce liflerde de medula görülmektedir. Renkli liflerde pigmentler belirgindir. Medula yuvarlak veya oval parçalıdır. Parçalı medula kalın liflerde görülmektedir. Ayrıca beyaz liflerde parçalı medulaya daha çok rastlanmaktadır.
 
Alpaka Liflerinin Fiziksel Özellikleri
 
Alpaka liflerinin kalitesini belirleyen parametreler şunlardır;
 
- incelik (çap),
 
- uzunluk,
 
- renk,
 
- temizlik ve
 
- medulasyon derecesidir.
 
Alpaka liflerinin mukavemeti yün gibi diğer doğal liflere kıyasla oldukça üstün olduğu için kalite ve dolayısıyla fiyatı belirleyen parametreler içerisinde yer almamaktadır. Lif uzunluğu önemli bir parametredir, çünkü üreticilerin daha ince ve mukavim iplikler üretmesine imkân sağlamaktadır. Lif inceldikçe uniformite artmaktadır. Bu nedenle, lif inceliği de fiyatı belirlemede bir diğer önemli parametredir .
 
İncelik :
 
İyi kalitede alpaka liflerinin çapı yaklaşık olarak 18 ile 25 μm’dir. İnce lifler tercih edildiğinden daha pahalıdırlar. Alpakalar yaslandıkça lifleri yılda 1 ile 5 μm kadar kalınlaşmaktadır. Lif kalınlaşmasının önemli bir nedeni aşırı beslemedir. Alpakalar aşırı beslendiklerinde kilo almamaktadırlar, ancak lifleri daha kalın bir hal almaktadır . 34 μm’den kalın olan lifler ise “lama tipi” olarak nitelendirilmektedir.
 
Uzunluk
 
Huacaya türünden elde edilen liflerin uzunlukları yavrularda 20-25 cm, yetişkinlerde 25-30 cm iken, Suri türünden elde edilen liflerin uzunlukları 50-55 cm civarındadır .
 
Mukavemet
 
Alpaka liflerinin mukavemeti tiftiğe yakındır. Yalnız bu liflerde pigmentlerin bulunuşu lif mukavemeti üzerine etki etmektedir. Genellikle siyah pigmentli alpaka lifleri beyaz renkli liflerden daha sağlamdır .
 
Ondülasyon
 
Hemen hemen örmeciler tarafından kullanılan bütün alpaka lifleri daha fazla kıvrıma sahip olan ve dolayısıyla yüne daha çok benzeyen Huacaya türüne aittir. Suri türüne ait alpakaların lifleri ise hemen hemen hiç kıvrıma sahip değildir . Bu nedenle bunlar dokuma kumaşların üretimine daha uygundurlar.
 
Renk
 
Alpaka lifleri mavi-siyah, kahverengi-siyah, kahverengi, taba, beyaz, gümüs grisi gibi pek çok renklerde olabilmektedir. Ancak daha geniş bir renk aralığında boyanabilen beyaz alpakalar seçimli üretme nedeniyle daha baskındır. Güney Amerika’da beyaz lifler koyu renkli olanlara göre daha iyi özelliklere sahip oldukları için tercih edilmektedirler. ABD ve başka ülkelerde koyu renkli liflere olan talep artmıştır. Yetiştiriciler mükemmel özelliklere sahip lif veren koyu renkli hayvanların yetiştirilmesi üzerinde özenle çalışmakta olup, bu alanda son 5-7 yılda önemli ilerleme kaydedilmiştir .
 
Diğer Özellikler
 
Alpakanın en önemli özelliği ipeğimsi, yumuşak tutumudur. Tutumu pek çok faktör etkilemekle beraber lif inceliği (çapı) en önemlisidir. Alpakanın değerli olmasına yol açan diğer özellikleri arasında parlaklığı,dayanımı, çok sıcak tutması (yapısındaki mikroskobik boyuttaki hava boşlukları sayesinde havayı hapsettiğinden yüne göre 7 kat daha sıcak tutmaktadır), dökümlülüğü, boyayı çok iyi alması ve pillinglenme eğilimi olmaması sayılabilir . Ayrıca merinos yününe göre aşınma dayanımı daha yüksektir .
 
Yünün dalamasına karsı hassas olan birçok insan alpakayı rahat bir şekilde giyebilmektedir. Çünkü alpaka liflerinin dış yüzeyindeki pullar daha küçük, daha az belirgin ve birbiri üzerine daha az katlanmış durumdadır. Tüm bunlar alpakayı yüne göre daha yumuşak yapmakta ve aynı zamanda parlaklık ve dökümlülük özelliği kazandırmaktadır .
 
Ayrıca alpaka lifleri minimum düzeyde lanolin içerdiği için alerji yapmamakta ve yüne karsı alerjisi olan kimseler tarafından giyilebilmektedir . Bu lifler su iticidir, ıslakken bile termaldir ve güneş ısını radyasyonuna karsı dayanıklıdır. Bu karakteristikler hayvanın sıcaklıktaki aşırı değişimlere karsı dayanabilmesini mümkün kılmaktadır. Dolaysıyla bu lifler aynı korumayı insanlara da sağlamaktadır.
 
Alpaka Liflerinin Kimyasal Özellikleri
 
Alpakalardan elde edilen lifler tiftiğe çok benzemektedir. Liflerdeki yabancı madde miktarı %25’geçmemektedir . Genellikle temiz lif oranı %85-90 dolaylarındadır .
 
Bunlarda bulunan ortalama kükürt oranı %4.15, azot oranı %16.3 olarak bulunmuştur. Diğer lüks liflerle karşılaştırıldıklarında lama liflerinin bileşiminde kükürdün %0.5 oranında fazla o1duğu görülmektedir. Diğer kimyasal özellikleri bakımından büyük bir farklılık göstermemektedirler. Daha çok tiftik ve deve liflerine benzemektedirler. Alpaka liflerinin keçeleşme özelliği düşüktür . Alpaka lifleri, yün ve diğer hayvansal lifler gibi, disülfür köprülerinin oluşmasına yol açan sistin aminoasidinden yüksek oranda içermektedir. Liflerin mekanik özellikleri büyük ölçüde disülfür köprülerinin sayısına ve dağılımına bağlı olarak değişmektedir.
 
Disülfür bağları veya polipeptid zincirleri ağartma maddeleri (yükseltgen veya indirgen), yüksek sıcaklık ve alkali işlemler gibi yaş işlem koşullarından kolaylıkla etkilenebilmektedirler. Örneğin, bir sistin aminoasidi 2 tane sisteik asit oluşturacak şekilde yükseltgenebilmektedir. Metilen mavisi heteroçiklik halka içeren bir tür bazik boyarmaddedir. Bu boya sisteik asitle zayıf asidik ortamda tuz oluşturmaktadır. Lifteki sisteik asit miktarı arttıkça metilen mavisi boyasının alımı da artmaktadır. Bu sayede lifleri metilen mavisi çözeltisiyle muamele ederek sisteik asit miktarını saptamak mümkündür. Sisteik asit, sistin aminoasidinin oksidasyon, yüksek sıcaklık veya diğer kimyasal işlemlerle parçalanması sonucu oluştuğundan, metilen mavisi ile işlem yapılarak ağartma veya boyama sonrası lifte oluşan hasar saptanabilmektedir. Alpaka gibi ince hayvansal lifler iç kortikal hücreler ve dış kütikula hücrelerinden oluşmaktadır.
 
Boyacı için önemli olan dış tabakanın (yani kütikulanın) sekli ve yapısıdır. Kütikula da kendi içinde ekzokütikula, endokütikula ve epikütikula olmak üzere üç kısma ayrılmaktadır. Ekzokütikula kütikuladaki sistin aminoasitlerinin en büyük kısmını içermektedir. Endokütikula hücreleri düşük miktarda sistin aminoasidi içermektedir. Bu hücreler enzim tarafından parçalanabilmektedir. Düşük sistin içeriği endokütikulayı ekzokütikulaya göre kimyasal etkilere karsı daha hassas yapmaktadır. Epikütikula hücreleri kimyasal açıdan inert olan ince bir hidrofobik membrana sahiptir. Bu dayanıklı membran asitler, alkaliler, proteolitik enzimler, yükseltgen ve indirgen maddeler gibi kimyasallarla işlem sırasında lifin en son çözünecek kısmıdır .
 
Alpaka Liflerinin Kullanım Alanları
 
Alpaka lifleri yerli halk tarafından kullanılan çok basit ve ucuz giysilerden takım elbiseler gibi sofistike, pahalı ürünlere kadar çok çeşitli ürünlerin üretiminde kullanılmaktadır . Alpaka liflerinin en temel kullanım alanı örme giysiler ve hafif takım elbiseliklerdir. En büyük pazarlar ABD, Japonya ve İtalya’dır. Ayrıca İspanya, Bolivya, Kolombiya ve İngiltere önemli miktarda dokuma kumaş, Avustralya ve Arjantin ise önemli miktarda örme giysi ithal etmektedir.
 
Kullanım alanlarını genişletmek için alpaka lifleri diğer liflerle, özellikle de yünle, karıştırılmaktadır. %70 alpaka %30 yün içerecek şekilde yapılan karışım, liflerin yumuşaklık, ipeğimsi tutum, dökümlülük, dayanıklılık ve sıcak tutma özelliklerini olumsuz etkilemeden alpakanın en önemli eksikliği olan elastikiyeti sağlamaktadır.
 
Alpakayla yaygın olarak karıştırılan diğer lifler tiftik (ilave parlaklık ve mukavemet sağlar), ipek (parlaklık sağlar) ve pamuktur (alpakanın sıcak tutma özelliğini azaltır ve böylece her sezon giyilebilen giysi üretimini mümkün kılar) . 
 
 
 
 
Perşembe, 27 Ocak 2022 11:56

Kaşmir Elyafı

 

 

kasmira1

 

 

Kaşmir keçisinden elde edilir( Tibet keçisi ) .Kaşmir şalları Hindistan'ın kuzeyinde Kaşmir Dağ vadilerinde yetiştirilen keçilerden elde edilen yünlerden elde edilir. Kaşmir keçisi Tiftik keçisinden biraz daha küçüktür.Keçide düz,kalın ve uzun kıl örtüsü,altında ince bir alt kıl örtüsü mevcuttur. İnce kıllar taranmak suretiyle keçinin vücudundan toplanır.Rengi doğal olarak beyaz,gri ve mor renklerde veya karışımları olur.

Kaşmir lifinin yapısı merinos yünlerine çok benzer. Pulumsu yüzey, korteks ve medula tabakalarından oluşmuştur. Kaşmir yünün rengi; beyaz, sarı, bej, kurşuni, kahverengi ve siyah renklerinde olabilir. Bir hayvandan ancak 200 – 250 gram yün alınabilir. Yağ, kir ve bitkisel artıklarından temizlendikten sonra 100 – 150 gram yün kalır.

Bu bakımdan çok pahalı bir elyaftır. Kaşmir yünü mikroskop altında boyuna incelendiğinde, yün lifinde olduğu gibi örtü hücreleri daha az belirgin, kalkık şekilde değildir. Pullar geniş ve ince yapılıdır. Bu özellik tiftiğin yünden daha parlak olmasını sağlar. Enine görüntüsü ise hemen hemen yuvarlak, daireler biçimindedir. Pul tabakasının çok ince olması dolayısıyla bazlara karşı hassastır. Sıvıları emme kabiliyeti yüksektir. Tüy inceliği 14 mikrondur. Kaşmir keçileri beyaz'dan  gri'ye ,  kahve'den  siyah'a çalar renktedir. Kaşmir keçisinde 2 çeşit tüy yapısı bulur. Üst tüyler ortalama 10-30 cm arasındadır. Alt tüyler 4-6 cm'dir. Kaşmir keçisi bu alt tüyleri için yetiştirilir. Kaşmir keçilerinin kulakları sarkıktır. Boynuzları kıvrık yapıdadır. Genelde sakin yapıya sahip olmalarına rağmen liderlik mücadelesi için kavga ederler. Tırmanmayı ve zıplamayı çok severler. 

 

Üstteki kaba liflerden; battaniye, ip, çuval, kilim ve urgan yapılır. Alt tabakadaki ince liflerden ise; kadın ve erkek kumaşları, spor ceket, palto, ipek kaşmir kadifelerin yapımında kullanılır. Yerel giysilerde şal, atkı, kuşak yapımında kullanılır.

 

Kaşmir kumaşının nemi emme oranı çok yüksektir. Kaşmir en hafif doğal tüy özelliğine sahiptir. Kaşmir yününden elde edilen kumaşlar diğer yünlere göre 6 kat daha sıcak tutar. Kaşmir kumaşına daha dayanıklı ve yumuşak hissi verebilmek için kaşmir ipliğine %25 ipek katılır.

 

Gerçek kaşmir kumaşında bulunan özellikler;

 

1-Kaşmir kumaşından elde edilmiş ürünü esnetip bıraktıktan sonra hemen eski halini alır.

 

2-Saf kaşmir vücutta batmalara ve kaşınmalara sebep vermez.

 

3-Saf kaşmir kullanıldıkça mutlaka tüylenme yapar

 

 

 

Perşembe, 27 Ocak 2022 01:06

Hindistan Cevizi Elyafı ve Kapok Elyafı

  

 

kapok2

 

 

Kapok adı verilen ağacın meyvelerinden görünümü pamuğu andıran bir lif çıkarılır. Anayurdu Amerika'nın tropik kesimleri ile Batı Hint Adaları olan bu ağaç (Ceiba pentandrd) günümüzde başta Cava olmak üzere, Filipinler, Malezya ve Sri Lanka gibi bazı Asya ülkelerinde lif elde etmek için yaygın olarak yetiştirilir. Genel olarak ekvatorun 15 derece kuzey ve güneyinde kalan bölgeler iyi kapok ürünü elde edilen bölgelerdir.

 

Deniz seviyesinden 450 metreye kadar yükseklikte yetişenleri en fazla verim ve en iyi kalite ürün verenlerdir. Kapok ağacı gövdeye hemen hemen dik olarak yerleşen dallarıyla oldukça iri bir görünüm sergiler. Beyaz ya da pembe renkli kapok çiçekleri yarasaların yardımıyla tozlaştıktan sonra koza biçimindeki iri meyvelere döner. Yaklaşık 15 cm uzunluktaki kapok meyvelerinin içinde çok sayıda tüylü tohum bulunur. İşte bu tüyler meyvelerden çıkarılıp lif olarak değerlendirilir. Bunun için önce meyveler sopalarla kırılarak açılır, daha sonra tohumlar bir sepete yerleştirilip hızla karıştırılır; bu darbelerin etkisiyle lifler koparak sepetin dibinde toplanır.

 

 

kapok00

 

 

 

 kapok1

 

 

 

Özellikleri 
 
 
 
1-Son derece parlak, krem-sarı renkte, ipeğimsi bir görünüşe sahiptir. 
 
2-Yumuşak, elastik ve dayanıksız bir elyaftır.
 
3- Tek hücredir. mikroskopta, uzunluğuna ince kurdelalar şeklinde görülür.
 
4-Enine kesiti ise oval veya yuvarlaktır. Olgun olmayanlar, pamuk liflerinin olgun olmayanları gibi, yani çubuk şeklinde görülür.
 
5-Olgun liflerde dahi lümen geniş, çeper dardır.
 
6- Özgül ağırlığı 30 derecede 0.0388 gr/cm³, olup çok hafiftir.
 
7-Ağacın kapsül şeklindeki meyvesi içinde tohumu ile birlikte bulunan lifler kapsüllerden elle veya makinelerle ayrılır.
 
8- Tohumlar, liflerden pamuğa nazaran çok daha kolay ayrılır.
 
9-Lif uzunluğu 1–3,5 cm dir, Yapısında % 63 selüloz, % 13 linyin bulunur,
 
10-Pamuğun altıda biri kadar ağırlıktadır.
 
11- Lifin yapısındaki gözenekler yüzünden iyi bir hava ve ısı izolasyonu sağlanır.
 
12-Ayrıca bilinen en iyi ses tutucudur.
 
 
 
 
kapok4 
 
 
 
 
13-Suda uzun süre ıslanmaz, ıslandığında çabuk kurur.( Çabuk ıslanmaması, elyafın yüzeyinin vaks ile kaplı olmasındandır )
 
14-1 kg kapok, 35 kg’lık bir ağırlığı su üzerinde rahatça tutar.
 
 
 
 
 
kapok3
 
 
 
 
 

Kullanım yerleri

  

1-Hafif olduğundan, yatak, yastık yapımında ve dolgu maddesi olarak kullanılır.

 

2-Pilot elbiselerinin yapımında  kullanılır.

 

3-Nem ve su çekme özelliği çok az olduğundan, can yeleklerinde ve can simitlerinde kullanılır.

 

4- Hafif ve ses izolatörü olması nedeniyle uçaklarda bu özelliklerinden yararlanılmaktadır. 

 

 

HİNDİSTAN CEVİZİ ( KOKOS )  LİFİ

  

Kokos lifleri, Hindistan cevizi meyvesinin üstünü örten lifli tabakadan elde edilir.

 

 

hind2 

 

 

Seylan, Hindistan ve Pakistan da yetiştirilir. Üretimi için hindistancevizi kabukları nehirlerde 6–12 ay bekletilir. Bu süre içinde kabuklardaki çamurlar gider; odunsu hücreleri liflere bağlayan yapışkan madde bozunur ve lifler birbirinden ayrılacak hale gelir.

 

 

 hind1

 

 

Bu kabuklar kurutulur ve odun tokmaklarla dövülür. Sonra temizlenerek kaba, uzun, ince ve kısa lifler sınıflandırılarak ayrılır.Açıktan koyu kahveye giden renklerde, sert fakat esnekliği fazla olan lifler elde edilir.Koko lifleri, iplik haline getirilip; parlak renkli koko hasırlarının yapımında, çuval ve gemi halatı imalinde kullanılır. Sert olanları paspas ve fırça olarak üretilir. Suya karşı dayanıklıdır.

 

 

 

 

Çarşamba, 26 Ocak 2022 22:16

Yün Elyafı

 
 
 
Yün diğer liflerin hiçbirinde aynı ölçüde bulunmayan  incelik, uzunluk, elastikiyet ve kıvrım gibi özellikleri yanında ,ısıyı iyi tutma , fazla rutubet alma, az ıslanırlık ve keçeleşme yeteneği gibi üstün giyim fizyolojisi gösteren ve vücut-çevre ilişkilerini en iyi şekilde ayarlayan değerli bir dokuma maddesidir.
 
Yünün bu üstün özellikleri, onun karmaşık kimyasal yapısı ve birleşik biyolojik yapı sistemi göstermesinden kaynaklanır. Keratin proteinlerinin temsilcisi olan yün , yirminin üzerinde  amino asidin çeşitli şekil ve biçimlerde kombine olmasıyla meydana gelir. Son zamanlarda yapılan araştırmalar göstermiştir ki ,yün yalnız Keratin denen boynuzsu maddelerden oluşmamakta, aynı zamanda bünyesinde %20 dolaylarında Keratin olmayan maddelerle diğer büyük  küçük maddeleri de içermektedir.
 
 
 
 
 
04yun
 
 
 
 
 
Dar anlamda yün, koyunların üstünü kaplayan yapağı gömleğinin kırkılmış, yıkanmış ve temizlenmiş haline denir. Fakat pratikte daha geniş anlamda kullanılarak diğer bazı hayvanların sırtlarından elde edilen pek ok kıl topluluklarına da yün adı verilmektedir. Ancak bu kılların tekstilde kullanılabilmesi için eğrilip bükülmeye, birbiri üzerine katlamaya elverecek kadar uzunluğa ve inceliğe sahip olmaları gerekmektedir. Bunların en güzel örneğini koyunlardan elde edilen yün lifleri teşkil eder ve hayvansal tekstil maddeleri içerisinde gerek miktar ve gerekse kullanım yaygınlığı açısından haklı bir üstünlüğe sahiptir.
 
Yün üreten en önemli ülkeler Türkiye, Avusturya,Rusya,Çin,Yeni Zelanda,Hindistan,Bangladeş,Arjantin, Güney Afrika ve ABD’dir. Pek çok koyun cinsi vardır. Eskiden beri en çok ince yünlü koyunlar İspanya Merinoslarıdır. Bunlar et için beslenen hayvanlar değil, yünü bol koyunlardır.Merinoslar,18 yy ’da Almanya, Avusturya, İngiltere ve Rusya’ya getirilmiş, bunlarda yerel koyun çinsleriyle melezleştirilmişlerdir. Bunlara Crossbred ya da melez denir. Şevyot yünleri ise Güney İskoçya koyunlarının melezlendirilmesi ile elde edilmiştir. Türkiye’de et ve sütlerinin yanında yünlerinden de yararlanılan koyunlar karaman, dağlıç, kıvırcık ve sakız koyunlarıdır.
 
Bunların yün verimleri yılda 1,5 ile 2,5 kg arasında değişmekte olup, dokuma sanayimiz için en fazla aranılan kıvırcık yünleridir. Kıvırcık koyunları için ıslah çalışmalarına önem verilmiştir. Türkiye’nin yerli merinos lif üretimi 2000 ton olup, bu miktar iç tüketimin küçük bir bölümünü ( yaklaşık % 10 ‘nunu ) karşılamaktadır.
 
KOYUN LİFİNİN SINIFLANDIRILMASI
 
KOYUN IRKLARINA GÖRE
 
  • Merinos Koyunu
  • Crossbred ( Melez ) Koyunu
  • Şevyot Koyunu
 
KOYUN YAŞINA GÖRE
  • Kuzu yünü
  • Yaşlı hayvanların yünü ( örneğin ana koyunlar )
 
YÜNÜN ELDE EDİLİŞ YÖNTEMLERİNE GÖRE
 
  • Canlı hayvan yünü ( kırkılmış yün )
  • Kesilmiş hayvan yünü ( Deri yünü –Tabaklama yünü )
  • Parça yünü
 
YÜNÜN KOYUN IRKLARINA GÖRE SINIFLANDIRILMASI
 
Merinos yünü : Kısa, çok kıvrımlı ve incedir. Çok ince dokumalar için ezmek suretiyle düzgünleştirilebilir.
 
Crossbred yünü :Merinos yününden daha uzun, daha az kıvrımlı ve daha kalındır.
 
Şevyot ( Halı yünü ) : En uzun ve kaba yün olup az kıvrımlı ve kalındır.
 
YÜNLERİN KOYUN YAŞINA GÖRE SINIFLANDIRILMASI
 
Kuzu yünü : En değerli yün ,bir yaşındaki kuzu yünüdür. İlk defe kırkılan kuzu yününün elastikiyeti sonraki kırkımdan elde edilenlere göre daha azdır. Kuzu yünü  yumuşak ve incedir.
 
Yaşlı hayvanların yünü : Sekiz yaş üzerindeki koyunların yünü gevşektir ve elastikiyeti çok azdır. Yaşlı ve hasta olan hayvanların yünü ise değersiz olanıdır. Bu yüzden bu yünlere ölü yünler de denir. Yün elde etmek için yünlerin hayvanın vücudundan kesilerek ayrılması  gerekir. Bu işleme kırkım denir. İki türlü kırkım vardır;1- Genelde bahar döneminde yapılan tam kırkım 2- bahar ve güz döneminde yapılan yarım kırkım. Tam kırkım sırasında yarım kırkımdan daha uzun ve kuvvetli yünler elde edilir.Kırkım sırasında elde edilen yünler,kir,ter,dışkı,bitki ve yem artıkları nedeniyle temiz değildir. Kirlenmeler genelde ham ağırlığın %40-50’sini oluştururlar. Daha kötü kalitelerde bu oran daha da fazladır.
 
TEMİZLİK DERECESİNE GÖRE YÜNLERİN SINIFLANDIRILMASI
 
Ham, terli veya kirli yün : Kırkım sırasında elde edilen yıkanmamış ve işlenmemiş yündür.
 
Ön yıkanmış yün :Sevkiyat için yün, bir ön yıkamaya tabi tutulur.
 
Yıkanmış ya da fabrikalarda yıkanmış yün : Bu yün, yün yıkama farikalarının teslim ettiği temiz ve yıkanmış yün türüdür. Ancak yine de bitkisel artıklar vardır( pıtraklar ) Bunlar daha sonra karbonizasyon işlemi ile yok edilir.
 
YÜNLERİN ELDE EDİLİŞ YÖNTEMLERİNE GÖRE SINIFLANDIRILMASI
 
YAPAĞININ YÜN  KALİTESİ :
 
Hayvanlardan parçalanmadan yüzülen post şeklindeki yapağılara gömlek denir. Koyunlardan çıkarılan gömleğin her tarafındaki yapağı aynı kalitede değildir. Koyunlardan çıkarılan gömleğin her tarafındaki yapağı aynı kalitede değildir.Gömleğin omuz,yan ve boyun yünleri; sırt yünlerinden daha değerlidir.Baş,karın ve bacak yünleri  ise en değersizdir. Daha sonraki işlemler sırasında eşit yün grupları elde edebilmek için yünler kalitelerine göre ayrılıp düzenlenmelidir.
CANLI HAYVAN YÜNÜ - KIRKILMIŞ YÜN
Canlı hayvan yünü, kırkım yünü ya da  woolmark olarak da adlandırılır. Kırkım yünü canlı hayvanlardan elde edilen en değerli yündür.
KESİLMİŞ HAYVAN YÜNÜ-DERİ YÜNÜ
Kesilmiş sağlıklı hayvanlardan elde edilen  yünlerdeki yünü ( terli ya da kirli yün ) olarak adlandırılır. Kırkım yünü kadar değerli değildir.
TABAKLAMA YÜNÜ
Bu yün, tabaklama tesislerinde ( tabakhanelerde ) kireçleme işleminden sonra kimyasal maddeler kullanılarak elde edilir. Değeri düşüktür.
ÖLÜ HAYVAN YÜNÜ
Deri yünü ( eskiden ölü hayvan yünü denirdi)
PARÇA YÜNLER
Parça yünü yeniden değerlendirilmiş bir yündür.Eğirme,dokuma ve örme tesislerinde elde edilen yünlü atıklar ve paçavralar (kullanılmış dokumalar ve örgüler) tarak makineleri tarafından parçalanıp lif haline getirilir. Yeniden değerlendirme işlemi sırasında yün lifleri zedelenir ve olumlu özelliklerinden bazılarını kaybeder. Kir ve su damlacıkları lif içine kolayca girebilir. Lif daha az elastiktir ve kısa lifler kolayca aşınır. Zedelenme derecesi ise kullanılan malzemeye ve taranmış yünün yeniden değerlendirilmesine bağlıdır.
Parça yünler şu şekilde sınıflandırılır :
  • Alpaka :Yarım yünlü dokumalardan elde edilen düşük kaliteli taranmış yündür.
  • Golfers : kazaklardan, örgü yeleklerden ve elbiselerden hazırlanmış iyi bir türdür.
  • Mungo : Sıkıştırılmış yün dokumalardan elde edilmiştir. Bu tür kumaşların yırtılması sonucunda lifler çok zedelenir. Bundan dolayı bu düşük kaliteli parça kısa lifli olmakta ve pulcuk yüzeyi zedelenmektedir.
  • Prato yünü : İyice sıkıştırılmış paçavralardan üretilmiş ve taranmış İtalyan yünüdür.
  • Şodi: Eğirme fabrikalarından, dikimhanelerden ve örgü fabrikalarından elde edilen saf yünlü atıklardan üretilir.
  • Tibet : Thybet de denir. Sıkıştırılmamış dokuma atıklarından üretilir.
  • Zefir : Taranmış parça yünlerin en kalitelisidir. Saf yünden, kullanılmış çok yumuşak örgülerden ve dikilerek oluşturulmuş yüzeylerin atıklarından elde edilir
TEKSTİL YÜZEYLERİNİN BAKIM ÖZELLİKLERİ
 
Yıkama : Yıkama ısısı en fazla 30 Santigrat derecedir. Elde yıkama gereklidir, çünkü yün kolaylıkla keçeleşir. Nötr ya da yün yıkama maddeleri gereklidir. Çünkü şiddetli alkaliler yüne zarar verir.
 
Ağartma :Yalnızca indirgeme yöntemi ile mümkündür.(Tam yıkama maddeleri kullanılmaz )
 
Kurutma :Tamburlu kurutucular kullanılmaz. Ancak sererek ve form vererek kurutulur.
 
Ütüleme : Yalnızca ıslak bez ya da buharlı ütü kullanılarak 160 santigrat derecede ütülenir.Yün,elastikiyetini kolayca kaybedebileceğinden ütüleme işlemi kısa sürmelidir.
 
Form verme : Yüne;nem,sıcaklık ve basınç aracılığı ile uzun süreli bir form kazandırılabilir.
 
YÜNÜN KALİTE İŞARETİ
 
Woolmark : Woolmark ,ürünün saf kırkılmış yünden yani sağlıklı canlı koyunlardan elde edildiğini ve ilk defa kullanıldığını garanti etmektedir. Kabul edilebilir toleranslar ; % 0,3 kaçınılmaz lif karışımı ve gerektiğinde % 5 süsleme efektleri. Woolmark ayrıca ürünün su ve ışık haslığına, kopma dayanıklılığına, güve yemezlik terbiyesine ve artık yün yağına sahip olduğunu garanti eder. Karma ( combil ) Woolmark : Karma woolmark, kırkılmış yün içeren karışımların kalite simgesidir.
 
Kırkılmış yün oranı en az % 60 olmalıdır. İlave edilen diğer yünler karışımın genel özelliklerini arttırmak için yapılır. Örneğin sürtünme dayanıklılığını arttırma, form tutma ya da temizlenme özelliklerinin düzeltilmesi gibi.
 
 
 
 
 
011yun
 
 
 
 
Cool-Wool ( yaz yünü ) :Cool-Wool işaeti,yalnızca yaz mevsimlerinde kullanılan giysilik tekstillerde kullanılabilir.( Ev Tekstilleri için değil ) Bu tekstillerde kamgarn kullanılması ve tekstil  yüzeylerinin belirli bir ağırlığa sahip olması zorunludur. Kumaşlar ya da örülmüş yüzeyler gabardin,poplin,muslin,düz-ters ya da düz-düz şeklinde düz bağlantılarla oluşturulmalıdır. 
 
 
 YÜN LİFİNİN KALİTESİ
 
 
 
010yun
 
 
 
 
yün lif kalitesi ‘’s’’ ile ifade edilir.’’s’’ değerlerinin mikron(µ) karşılıkları aşağıda verilmiştir;
 
  •     S  Değerleri                        Mikron  (µ)cinsinden   ortalama çap
  •            80’s                                     18.8 mikron
  •            70’s                                     19,7 mikron
  •            64’s                                     20,7 mikron
  •            60’s                                     23,3 mikron
  •            58’s                                     24,9 mikron
  •            56’s                                     26,4 mikron
  •            50’s                                     30,5 mikron
  •            48’s                                     32,6 mikron
  •            46’s                                     34,0 mikron
  •            44’s                                     36,2 mikron
  •            40’s                                     38,7 mikron
  •            36’s                                     39,7 mikron 
           ’s’ derecesi arttıkça lifin inceliği de artar.
 
 
 
 
 
09yun
 
 
 
 
 
 

 

YÜN LİFLERİNİN HİSTOLOJİK YAPISI ve ÖZELLİKLERİ

 

Gelişmesini tamamlamış bir yün lifin enine kesiti mikroskop altında incelenecek olursa, bunun üç tabakadan meydana geldiği görülür. Bu tabakalar dıştan içe doğru kütikula, korteks ve medulladır. Her tabaka kimyasal ve histolojik yapı bakımından birbirinden farklıdır.

 

Kütikula, lifin çevresini kaplayan pulcuk şeklindeki örtü hücrelerinden meydana gelen ince bir zardır. Kütikulayı oluşturan pulcuklar veya örtü hücreleri çeşitli liflerde, hatta bir tek lif üzerinde bile farklı şekil ve boyutlara sahip olabilir.

 

Korteks tabakası yün liflerinin asıl maddesini teşkil eder. Merinos yünü gibi, ince liflerin içi tamamen bu tabaka ile doludur. Lifler tüm fiziksel ve kimyasal özelliklerini bu tabakadan alırlar. Bu tabakanın ilk bakışta iğ şeklinde uzunca, az veya çok bükülmüş ve boynuzlaşmış hücreler içerdiği görülür. Bu hücrelerin yapı taşları amino asitlerdir. Amino asitler, poli peptit halkalar halinde birleşerek makro molekülleri oluştururlar. Aslında bunlar birleşirken önce protofibriller ve bunlardan da mikrofibriller meydana gelir. En son da mikro fibriller birleşerek makro fibrilleri oluştururlar.

 

Medulla ise kaba liflerin orta kısımlarını dolduran kısımdır. Medulla içeren liflere daha çok yerli koyunlarımız gibi pirimitif koyunların yapağılarında(yünün üzerinde bulunan yün yağı, ter maddeleri ve deri döküntüleri) rastlanır. Bu tür lifler kaba ve kalın oldukları gibi, Medulla korteks tabakasının büyük kısmını işgal ettiğinden böyle lifler iyi boya tutmazlar.

 

 

 

Çarşamba, 26 Ocak 2022 21:53

Sisal Elyafı ve Kenevir Elyafı

 

 

ken1 

 

 

 

KENEVİR 

 

Kendir adı da verilen bir tekstil bitkisidir. Ekiminden 120–140 gün sonra hasadı yapılır. Ketende olduğu gibi lif hücreleri, kabuk kısmında demetler halindedir.Lif üretimi ketende olduğu gibi çürütme, dövme ve taraklama işlemleri ile gerçekleştirilir.
 
 
 
 
 ken2
 
 
 
 
 
 
Lif uzunluğu 40-45mm’ dir,
Parlak sarı veya esmer renklidir,
Kenevir devlet kontrolünde üretilir; çünkü dişi kenevirde esrar adı verilen uyuşturucu bir madde salgısı vardır.
Genellikle halat, urgan, yelken, çadır bezi, çuval yapımında ve halının çözgü ipliğinde kullanılır.
 
 
SUNN  LİFİ ( GÜNEŞ KENEVİRİ )
 
 
 
 
 
sunn1
 
 
 
 
 
Crotalaria juncea'nın sak kabuğundan elde edilen elyaftır.
 
SİSAL  LİFİ
 

 

 

Sisal bitkisi sıcak ve nemli iklimde yetişir. Yapraktan elde edilen lif sınıfında en fazla Sisal den lif üretilir. Brezilya, Afrika ve Endonezya'da yetiştirilen Sisal bitkisi, 7–8 yaşına geldiğinde lif üretimi için kullanılabilir. Uzun, etli ve kın şeklindeki yaprakların % 80-85'i sudur. Taze yapraktan çürütme yöntemi ile % 3–4 kadar lif elde edilebilir.
 
 
 
 
 
 
sisal1 
 
 
 
 
 
 
 
sisal2
 
 
 
Bir bitkiden 15–20 yıl boyunca ürün alınabilir. Sisal lifleri birbirleri ile yapışık halde bulunan hücre demetleri şeklindedir. Liflerin boyu 100 cm'e kadar ulaşır. Rengi beyazdan sarı, kahveye kadar gider. Yapısı % 65–72 selüloz içerir.Lifte küçük gözenekler olduğundan nem çekme özelliği fazladır. Sağlamlığı ve tuzlu suya karşı dayanıklılığı oldukça fazladır. Aynı zamanda diğer kaba liflere göre esnekliği iyidir.Bu nedenle; örme işlerinde, gemi halatlarında, tarımda ve denizcilikte bağlama malzemesi olarak da kullanılır.
 
ABACA ( MANİLA KENEVİRİ ) ELYAFI
 
 
 
 
 
 manknv1
 
 
 
 
 
 
Hurma ağacına benzeyen ve 8–20 yıl yaşayan bir tropikal bitkidir. Dünya üretiminin % 94’ ünü Filipin’dedir.Yaprak kınları içinde lifler, demetler halinde bulunur. Yapraklar, bitki çiçeklenmeye başladığında hasad edilir. Yaprak kınından lifli kısımlar sıyırma ile ayrılır. Daha sonra güneşte kurutulur.
 
 
 
 
 manknv2
 
 
 

 

Beyazdan kahverengine kadar giden renklerde, parlak ve sağlam lifler elde edilir.Yapısında % 63–64 selüloz, % 10 kadar da nem bulunur.Abaca lifleri sağlamlığı ve nem çekici özelliğinin azlığından dolayı yelken bezleri,gemi halatları yapımında kullanılır. Ayrıca kaba dokuma kumaşlar ve yastık dolgu maddesi yapılır.
 
 
 
 
 
manknv3
 
 
 
 
Çarşamba, 26 Ocak 2022 14:57

Bitkisel Lifler

 
 
 
DOĞAL LİFLER
 
 
Bitkisel Lifler
 
 
1-Tohum Lifleri
 
 
 
Pamuk. v.b
 
 
2-Sak ( Gövde ) Lifleri
 
 
Keten
 
 
Kenevir. v.b
 
 
3-Yaprak Lifleri : 
 
 
Sisal
 
 
abaka.
 
 
4-Meyve Lifleri :
 
 
 
 
 Kapok
 
 
 
Hindistan cevizi.
 
 
 
 
 
 
 
 
Pazartesi, 24 Ocak 2022 23:30

Örme Soruları

 

 

1. Örme makinesinin ilk olarak keşfi hangi yılda yapılmıştır?

 

A) 1841 B) 1589 C) 1489 D) 1870

 

2. Örme iğneleri, platinler, kilit mekanizması ve çelik tablası örme makinelerinin hangi elemanlarıdır?

 

A) Cağlık elemanı B) Yağlama elemanları C) Örücü makine elemanları D) Kontrol ve güvenlik elemanları

 

3. Aşağıdakilerden hangisi, atkılı örme makinelerinde kullanılan iğne türlerinden biri değildir?

 

A) Esnek uçlu iğne B) Delikli iğne C) Sürgülü iğne D) İki ucu kancalı dilli iğne

 

4. Çözgülü örmede ilmeği oluşturan makine elemanı hangisidir?

 

A) Delikli iğneler B) Dilli iğneler C) Baskı platinleri D) İğne rayları

 

5. Örme makinelerinde örme sırasında iğnelerin seçilmesini ve hareket ettirilmesini hangi örücü eleman sağlar?

 

A) Kilit mekanizması B) Makine iskeleti C) Platinler D) Mekikler

 

6. Aşağıdakilerden hangisi örgü elemanı değildir?

 

A) İlmek B) Askı C) Atlama D) İğne

 

7. Düz örme makinelerinde doku çekimini sağlayan eleman hangisidir?

 

A) Kasnak B) Merdane C) Dişli D) Mil

 

8. Aşağıdakilerden hangisi atkılı örme sisteminde düz ilmeğin ifadesidir?

 

A) Sol ilmek B) Sağ ilmek C) Açık ilmek D) Kapalı ilmek

 

9. Aşağıdakilerden hangisi, çözgülü örme örgü elemanıdır?

 

A) Sağ ilmek B) Sol ilmek C) Açık ilmek D) Askı

 

10. Aşağıdakilerden hangisi, tek plaka örme kumaş yüzeyini ifade eder?

 

A) R/R B) R/S C) L/L D) R/L

 

11. L/L Örme yüzeyleri aşağıdakilerden hangisi ifade eder?

 

A) Kumaş yüzü ve tersi sol ilmek görünümlüdür.B) Kumaş yüzü ve tersi sağ ilmek görünümlüdür.C) Kumaş yüzü sol ve tersi sağ ilmek görünümlüdür.D) Kumaş yüzü sağ ve tersi sol ilmek görünümlüdür.

 

12. R/R Örme yüzeyleri aşağıdakilerden hangisi ifade eder?

 

A) Kumaş yüzü ve tersi sol ilmek görünümlüdür.B) Kumaş yüzü ve tersi sağ ilmek görünümlüdür.C) Kumaş yüzü sol ve tersi sağ ilmek görünümlüdür.D) Kumaş yüzü sağ ve tersi sol ilmek görünümlüdür.

 

13. Örme kumaşlarda iplik, örme kumaş yüzeyinde hangi şekilde görülür?

 

A) Atkı B) İlmek C) Çözgü D) Yatay

 

14. Triko örme kumaşlar hangi makinelerde üretilir?

 

A) Dokuma makinelerinde B) Çözgülü örme makinelerinde C) Düz örme makinelerinde D)Yuvarlak örme makinelerinde

 

15. Aşağıdakilerden hangisi atkılı örme sistemli makinelerdendir?

 

A) Çözgülü örme makineleri B) Rachel örme makineleri C) Yuvarlak örme makineleri D) Dokuma makineleri

 

16-. Örme kumaşların esnek olmasını sağlayan faktör aşağıdakilerden hangisidir?

 

A) İplik düzgünsüzlüğü B) Makine inceliği C) İplik numarası D) İlmek yapısı

 

17. Aşağıdakilerden hangisi, çözgülü örme sistemli makinelerdendir?

 

A) Dokuma makineleri  B) Rachel makineleri C) Düz örme makineleri D) İnterlok makineleri

 

18. Çözgülü örme sistemli kumaşların esnekliğinin dokuma kumaşlara yakın olmasının nedeni hangisidir?

 

A) Platin yapısı B) Makine inceliği C) İlmek yapısı D) İğne yapısı

 

19. Aşağıdakilerden hangisi düz örme kumaşların kullanım alanı değildir?

 

A) Kazak B) Mayo C) Kaşkol D) Hırka

 

20. Endüstriyel alanda en yaygın kullanılan örme kumaşlar aşağıdakilerden hangisidir?

 

A) Dokuma kumaşlar B) Çözgülü örme kumaşlar C) Düz örme kumaşlar D) Yuvarlak örme kumaşlar

 

21. İlmek gövdesi ilmek başının altından geçiyorsa bu ilmek yapısına ne denir?

 

A) Düz ilmek B) Ters ilmek C) Kapalı ilmek D) Açık ilmek

 

22. Tek iplikle enine ilmek sıralarıyla oluşturulan örme sistemi aşağıdakilerden hangisidir?

 

A) Jakarlı örme sistemi B) Atkı örme sistemi C) Trikot örme sistemi D) Çözgü örme sistemi

 

23. Aşağıdakilerden hangisi bir ya da daha fazla iplikten oluşan ve iç içe geçen ilmeklerden meydana gelen tekstil yüzeyleridir?

 

A) Tafting B) Halı C) Dokuma D) Örme

 

24. Hangi ilmek türünde ilmek gövdesi bir alttaki ilmek başının üstünden geçer?

 

A) Düz ilmek B) Ters ilmek C) Askı D) Atlama

 

25. Penye örme kumaşlar hangi makinelerde üretilir?

 

A) Dokuma makinelerinde B) Çözgülü örme makinelerinde C) Düz örme makinelerinde D) D)Yuvarlak örme makinelerinde

 

26. Dokuma ve örme kumaşlar esneklik olarak kıyaslandığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

 

A) Dokuma kumaşlar daha esnektir. B) Örme kumaşlar daha esnektir. C) Örme kumaşların esnekliği yoktur. D) Dokuma kumaşlarla örme kumaşların esnekliği aynıdır.

 

27. Aşağıdakilerden hangisi ipliği örücü elemanlara yönlendiren atkılı örme makine elemanıdır?

 

A) Doku çekim sistemi B) Çelikler C) Platin D) Mekik

 

28. Aşağıdakilerden hangisi örücü makine elemanı platinin görevidir?

 

A) İpliğe yön vermek B) İğneye ilmek oluşumunda yardımcı olmak C) İplik beslemek D) Doku çekimi yapmak

 

29. Aşağıdakilerden hangisi iğnenin sembolik şeklidir?

 

A) Dik çizgi B) Üçgen C) Kare D) Yatay çizgi

 

30. Aşağıdakilerden hangisi örücü makine elemanlarından biri değildir?

 

A) İğne B) Askı C) Platin D) Mekik

 

31. Aşağıdakilerden hangisi LL yüzeylere örnek kumaşlardandır?

 

A) Haroşa B) İnterlok C) Ribana D) Süprem

 

32. Aşağıdakilerden hangisi ilmeğin kısımlarından biri değildir?

 

A) Baş  B) Gövde C) Parmak D) Ayak

 

33. İpliğin yatay olarak kumaşın bir kenarından, diğer kenarına doğru kumaş eni boyunca yönlendiği ve örücü elemanlar tarafından atılan ipliğin ilmek formuna getirildiği sökülebilir yapıya ……………………………denir.

 

34.. Düz örme makinelerinde üretilen, atkılı örme sistemli kumaşlara ……………….denir.

 

35. RL düz örgü ile üretilmiş kumaşların bir tarafında yalnızca düz …., diğer tarafında ise yalnızca …… ilmekler görülür.

 

36. Örme kumaşın yüzü ve tersi sol ilmek (L) görünümlü ise bu yüzeylere… yüzey denir.

 

37. Ribana ve interlok makinelerinde iğne yatakları ve iğneler birbirlerine dik ve karşılıklı olarak yerleştirildikleri için bu makinelerden üretilen kumaşlar ………………..

 

38. Yuvarlak örme makinelerinde bir uzun, bir kısa olarak düzenlenmiş tek ucu kancalı iğneyle yapılan kumaşlar …………..örgü ile örülür.

 

39. ………………..çift plakada yapılmasına karşın tek katlı bir kumaştır.

 

40. Örme kumaşlar, örgü yapısı nedeniyle ……………………göre esnek kumaşlardır.

 

41. Raşel, trikot, kroşet ve diğer çözgülü örme makinelerinde üretilen kumaşlara ……….………………denir.

 

42. …………, iki set çözgü ipliğinden yapılan en basit kumaştır.

 

43. …………… örgüde ön ve arka yüzündeki ilmeklerin her ikisi de sağ (R) ilmektir.

 

44. ……………..; çözgü ve atkı ipliğinin belli bir düzene göre birbirleri ile bağlantılar yaparak oluşur.

 

45. Enine yönde elastikiyeti en yüksek olan kumaşlar ……………. örgü ile örülmüştür.

 

46. …………………………yapısı nedeniyle raşel makinelerine göre daha hızlı çalışır.

 

47. Trikot çözgülü örme makinesinin desenlendirme olanakları …………………..nazaran daha düşüktür.

 

48. ……………………………..ipliğin yönü, kumaşın eni yönündedir.

 

49. …………………………….. ilmek oluşturan her iplik, kumaşın boyuna doğru zikzak yaparak gider.

 

50. Tek iplikli örme kumaşlar ………………………. göre daha hacimli, yumuşak ve dökümlüdür.

 

51. Örme kumaş üretimi ………………….. göre daha hızlıdır.

 

52. Dokuma kumaşlar, ……………………. göre daha çabuk buruşurlar.

 

53. Aşağıdakilerden hangisi desenlendirmeye en fazla olanak tanıyan örgüdür?

 

A) Haroşa örgü B) İnterlok örgü C) Süprem örgü D) Ribana örgü

 

54. Renklerin kısım kısım seçildiği, çok renkli örme tekniği ile üretilen düz örme kumaşlara ne denir?

 

A) Strüktür jakarlı düz örme kumaşlar B) Renk jakarlı düz örme kumaşlar C) İntersia düz örme kumaşlar D) Düz düz örme kumaşlar

 

55. Düz örme kumaşların üretiminde genellikle hangi iplikler kullanılmaktadır?

 

A) Sentetik iplikler B) Filament iplikler C) Pamuk iplikler D) Yün ve yün karışımı iplikler

 

56. Aşağıdakilerden hangisi yuvarlak örme kumaşların yapılara göre sınıflandırılması değildir?

 

A) Plaka sayılarına göre sınıflandırma B) Kullanım alanlarına göre sınıflandırma C) Örgü yüzey görünüşlerine göre sınıflandırma D) Makine çaplarına göre sınıflandırma

 

55. Aşağıdaki kumaşlardan hangisi çift plakalı yuvarlak örme makinelerinde üretilen kumaşların ve bunların varyasyonlarının üretimi için tasarlanmış kumaşlardan değildir?

 

A) RL düz örgü B) RR ribana C) RR interlok D) LL haroşa

 

56. En çok elastikiyetleri ile tanınan kumaşlar aşağıdakilerden hangisidir?

 

A) Düz örgülü kumaşlar B) Ribana kumaşlar C) İnterlok kumaşlar D) Haroşa kumaşlar

 

57. Çift plakada yapılmasına karşın tek katlı olan kumaş aşağıdakilerden hangisidir?

 

A) Haroşa B) İnterlok C) Süprem D) Ribana

 

58. Yuvarlak örme makinelerinde üretilen kumaşların genelde kullanım alanları nelerdir?

 

A) Döşemelik B) Çarşaf C) İç giyim D) Halı

 

59. Aşağıdakilerden hangisi genel örme kumaşlarının çeşidi değildir?

 

A) Franse B) Trikot C) İntersia D) Tuch

 

60. Raporu üç iğne ile gerçekleştirilen çözgülü örme kumaş aşağıdakilerden hangisidir?

 

A) Milanse B) Simpleks C) Samt D) Tuch

 

61. ( ) Örme kumaştaki delik ve patlak hataları, makinede çalışan işçi kaynaklı bir hatadır.

 

62. ( )Ham kumaş yüzeyindeki boyuna çizgi hataları iğne veya platin kaynaklıdır.

 

63. ( )Farklı harmana sahip iplikler bir arada kullanılırsa kumaşta enine çizgi görünümlü hata oluşur.

 

64. ( )İğne ve dilin eğilmesi kumaş yüzeyinde boyuna yönde hata oluşumuna neden olur.

 

65. ( )Makine düzenli temizlenmediği takdirde elyaf uçuntuları kumaş yüzeyinde hataya neden olur.

 

66. ( )İplik gerginliğinin iyi ayarlanmaması çift ilmek nopen (askı-fang) hatasına neden olur.

 

67. ( )Örme kumaşlardaki hatalar kalite kontrol masasında incelendikten sonra belirlenir.

 

68. ( )İpliklerin ilmek durumlarının bozulup aşağıya doğru biçimsiz bir şekil alması ilmek kaçığıdır.

 

69. ( )Örme makinesinde çalışan elemanın hatalar konusunda eğitime ihtiyacı vardır.

 

70. ( )Üretimden kaynaklanan hataların en aza indirilmesi için giderilme çarelerinin bilinmesi gerekir.

 

71. ( )Eskimiş, kırılmış arızalı iğneler değiştirilip yeni kullanılmamış iğneler takıldığında kumaş yüzeyindeki görünüm değişmez.

 

72. ( ) Makinede çalışan elemanın kumaş topu çıktıktan sonra may ayarlarının yeniden ayarlaması gerekir.

 

73. ( ) Örme kumaş yüzeyinde oluşan hatalar anında düzeltilebilir.

 

74. ( ) Örme kumaşlarda depolamanın kumaş çekmeleri üzerinde büyük etkisi vardır.

 

75. ( ) Örme kumaştaki ilk yıkamadan sonraki boyutsal değişime çekme adı verilir.

 

76. ( ) İlmeklerin boyutları büyüdükçe daha kalıcı stabil yapıda kumaş oluşur.

 

77. ( ) İlmek yapmak için kullanılan ipliğin azalmasıyla kumaş eninde daralma oluşur.

 

78. ( ) Örme kumaşın depolanması esnasında üzerine çok fazla yük binmesi sonucu kumaş yüzeyinde kırık izleri oluşur.

 

79. ( ) İlmek çubuklarının birbirine 90º’lik açılarından sapma göstermesi may dönmesi olarak adlandırılır.

 

80. ( ) Örmede kullanılan ipliğin büküm yönü, ilmeğin yatış yönünü belirler.

 

81. ( ) Örgü çekmeleri kullanım sırasında özellikle ilk yıkamadan sonra örme mamulünün boyutlarının değişmemesidir.

 

82. ( ) Örme işlemi sırasında kumaşa uygulanan gerilmelerin etkisi ilmek şeklini değiştirmez.

 

83. Aşağıdakilerden hangisi örme makinesi kaynaklı örme kumaş hatasıdır?

 

A) İplik abrajı B) Kesikli enine çizgi C) Delik ve patlak D) İğne ayağının kırılması

 

84. Aşağıdakilerden hangisi örmeden kaynaklanan yüzeysel hata gurubuna girer?

 

A) Su lekesi B) Karga ayağı C) Renk çıkması D) May dönmesi

 

85. Aşağıdakilerden hangisi iplik kaynaklı bir örme hatasıdır?

 

A) Çekmezlik B) Desen kayması C) Delik ve patlak D) Gevşeklik

 

86. Aşağıdakilerden hangisi işçi ve usta kaynaklı bir hatadır?

 

A) Renk akması B) Aşırı en ve boy daralması C) Kumaş çekmesi D) Makine ayarsızlığı

 

87. Farklı numaradaki veya farklı partilerin ipliklerinin karışması nedeniyle örme kumaşın eni boyunca oluşan hata aşağıdakilerden hangisidir?

 

A) İplik abrajı B) Kesikli enine çizgi C) Kalın iplik D) Elyaf uçuntusu

 

 

 

 

Pazartesi, 24 Ocak 2022 23:21

Krep Örgüsü Soruları

 

 

S.1. ( ) Krep örgü denince ana örgülerden türetilen düzgün yapılı bir örgü akla gelir.

 

S.2. ( ) Krep örgülü kumaşların yüzeyleri, pürüzlü ve kabarık bir yapıya sahiptir.

 

S.3. ( ) Krep örgülü kumaşlar yumuşak tutumlu ve dökümlü kumaşlardır.

 

S.4. ( ) Krep örgüleri düzenli çözgü hareketlerinden oluşur.

 

S.5. ( ) Krep örgülerde çözgü ve atkı ipliklerinde uzun atlamalara rastlanmaz.

 

S.6. ( ) Motif çevirerek elde edilen krep örgülerin rapor alanı, seçilmiş olan motif büyüklüğündedir.

 

S.7. ( ) Motifi sağa çevirerek krep örgü çizimi için motif, sol alt köşedeki alan içine yerleştirilir.

 

S.8. ( ) Motifi sağa çevirerek krep örgü çizimi için motif, 90 derecelik açılarla çevrilmelidir.

 

S.9. ( ) Bağlantı noktasına motif ilavesi ile elde edilen örgülerde ana örgü olarak bezayağı örgüsü tercih edilir.

 

S.10. ( ) Örgünün rapor alanı, kullanılan ana örgü rapor alanı kadardır.

 

S.11. ( ) Motif ilavesi sadece çözgü istikametinde bağlama noktası ilave edilerek gerçekleştirilir.

 

S.12. ( ) Örgüdeki hareketleri yer değiştirerek elde edilen krep örgülerinde dimi örgüsü tercih edilir.

 

S.13. ( ) Rapor alanı seçilen örgü alanının iki katıdır.

 

S.14. ( ) Örgü hareketi sadece çözgü yönünde değiştirilebilir.

 

S.15. ( ) Krep örgülü kumaşlar yüksek büküme sahip ipliklerle, bezayağı örgülü kumaş dokumak suretiyle de elde edilir.

 

S.16. ( ) Krep örgülü kumaşlar basit yapılı ve kolayca tespit edilebilen örgüye sahiptir.

 

S.17. ( ) Bağlantı noktalarına motif ilave edilerek elde edilen krep örgülerinde ana örgü olarak atkı sateni tercih edilir.

 

S.18. ( ) Krep örgülü kumaşlar yumuşak ve dökümlü bir yapıya sahip olduklarından genellikle bayan giysilik kumaşların üretiminde tercih edilir.

 

S.19. ( ) Motifi sola çevirerek krep örgü çizimi için motif, sağ alt köşedeki alan içine yerleştirilmelidir.

 

S.20. ( ) Karışık tahar uygulamasıyla elde edilen örgülerde dimi örgü raporu tercih edilir.

 

S.21. ( ) Bağlantı noktasına motif ilavesi sadece atkı istikametinde yapılarak krep örgüsü oluşturulur.

 

 

 

 

Pazartesi, 24 Ocak 2022 22:59

Elektronik Düz Örme Makinesi Soruları

 

 Aşağıdakiler doğru ve yanlış sorularıdır

S.1. (Y ) Düz örme makinelerine desen yalnızca flash bellekle yüklenir.

S.2. (D ) Örgü alanı; desen programında yer alan başlangıç ve bitiş iğnelerinin arasını temsil eder.

S.3. (D ) Merdane çekiminin etkili olması için baskıların uygun sıkılıkta olması gerekir.
 
S.4. (D ) Kalın numaralı makinelerde ince iplikler çok katlı olarak beslenir.
 
S.5. (Y) Mekik raylarında mekikler gelişi güzel yerleştirilir.
 
S.6. (Y ) Çardaklar üzerinde bulunan sayısal ifadeler büyüdükçe hassasiyet azalır.
 
S.7. Ön ve arka plakadaki seçilen tüm iğnelerin karşılıklı örgü yapması tekniği ile oluşan örgülere ……………………. örgüler denir. ( Dolu İğne )
 
S.8. Örgü parçalarında dokunma hissi de dediğimiz, örgü yumuşaklığı ayarına ……………… denir. ( Tuşe )
 
S.9. Makine üzerinde mekikler arasında kalan başlangıç ve bitiş iğnelerinin aralığına ……………… denir. ( Örgü Alanı )
 
S.10. …………………….. örgü alanına en uygun mesafede olması gerekir. ( Mekikler )
 
S.11. Örgü parçanın örülmesi sırasında fazla merdane çekim ayarı verilirse ……………………. zarar görebilir. ( İğneler-Platinler-Çelikler )
 
S.12. (D ) İmalatı yapılacak örgüde önce tuşe ayarlandıktan sonra ölçülendirme yapılır.
 
S.13. (D ) Örgü programının test edilmesinin amaçlarından biri zaman kayıplarını önlemektir.
 
S.14. (Y ) Tek çelikli örgülerin ön ve arka yüzeyleri aynı görünümlüdür.
 
S.15. (Y ) Elektronik düz örme makinesinin örme hızı, may ayarı, merdane çekim ayarı gibi ayarları sadece örme programı üzerinden değiştirilebilir.
 
S.16. (D ) Çardak ayarları düzgün yapılmazsa örgü yüzeyinde dalgalı bir görüntü oluşur.
 
S.17. (Y ) Fitilli örgüler örgü parçası eninde kanal kanal görülmektedir.
 
S.18. (Y ) Mekiklerin örgü alanına yakın konumlandırmak üretim hızını düşürür.
 
S.19. (D ) Fitilli örgülerde enden çekme dolu iğne örgülerdeki enden çekmeden daha fazladır.
 
S.20. (D ) Fürnisör ipliklerin mekiklere eşit gerilimde beslenmesini sağlamaktadır.
 
S.21. (D ) Numune parçaları ölçme işlemi öncesi dinlendirilmiş, ütülenmiş veya yıkanmış olmalıdır.
 
 
Boş yerlere doğru ifadeyi yazınız ?
 
 
S.22. Sadece ön veya arka plakada örmek suretiyle elde edilen örgülere ………………örgüler denir.( Tek Plaka )
 
S.23. Ana merdanenin örme parçasına etkili bir çekim uygulayabilmesi için, merdane üzerinde bulunan ……...... … silindirlerinin sıkılması gerekir. ( Baskı )
 
S.24. Desen programının test edilmesi …………………………ve ……………. üzerinden yapılabilir.( Desen Bilgisayarı-Makine )
 
S.25. Numune çalışmalarında en ve boy ayarlamalarına geçmeden önce ……… ayarının yapılması gerekir. ( Tuşe )
 
S.26. Ön ve arka plakadaki seçilen tüm iğnelerin karşılıklı örgü yapması tekniği ile oluşan örgülere ……………………. örgüler denir. ( Dolu İğne )
 
S.27. Örgüyü, iğnelerden ana merdaneye kadar taşıyan makine parçasına ………… denir. (Tarak )
 
S.28. Merdane çekim ayarı ………… olursa iğne kapakları zarar görebilir. ( fazla )
 
S.29. Test parçalarına yıkama veya ütüleme öncesi mutlaka ……………… yapılmalıdır. (Teyel)
 
Aşağıdakiler doğru ve yanlış sorularıdır
 
 
S.30. (D ) Örme iplikleri, örme işleminden önce parafinlenir.
 
S.31. (Y ) Örme makinesinde sağ tarafta bulunan mekiklere sol taraftan besleme yapılır.
 
S.32. (Y ) Bobin sehpası makinenin arka kısmında yer alır ve iplik bobinleri dizilir.
 
S.33. (D ) Makinenin inceliğine göre çardak sayısı değişmektedir.
 
S.34. (Y ) Üst çardaklar bobin sehpasından minimum 30 cm yüksek olmalıdır.
 
S.35. (D) Mekik, cağlıktan gelen ipliğin, örgü alanına iletilmesini sağlayan makine elemanıdır.
 
S.36. (D ) Her makineye, kendine ait işletim sistemine uygun şekilde desen yüklenir.
 
S.37. (D ) Desen bilgisayarı ile makine arasındaki online bağlantıya SELAN denir.
 
S.38. (Y ) Örme alanına parça tutturulurken sıkı örülmüş kumaş olmalıdır.
 
S.39. (D ) Her makine numarasına göre iplik besleme numarası ve kat sayısı değişir.
 
S.40. (D ) Örülen numune orijinal numune parça ile karşılaştırılarak programda gereken düzeltmeler yapılarak ikinci bir test parçası örülmelidir.
 
S.41. (D ) Örme makinelerinde ipliğin rahat çalışması için parafinleme yapılır.
 
S.42. (D ) Örme makinelerinde harcanan iplik miktarını ölçen mekanizmaya enkoder denir.
 
S.43. (Y ) Örme makinelerinde çardak sayısı değişmez.
 
S.44. (Y ) Örme makinelerinde kullanılan ucunda iki delikten iki ipliğin ayrı geçmesini sağlayan mekik tipine intersia mekik denir.
 
S.45. (Y ) Makine üzerinde iğnelerin çalışma alanına inch (inç) denir.
 
S.46. (D) Tutturulacak parçanın merdaneye ulaşacak kadar uzun olması gerekir.
 
S.47. (D) Çardak ayarı ipliğin düzenli ve belli bir gerginlikte makineye beslenmesini sağlar.
 
S.48. (D ) Elektronik düz örme makineleri en çok 8 sistemlidir.
 
S.49. (D ) Elektronik düz örme makinelerinin genel görünümünü meydana getiren, makine elemanlarını üzerinde taşıyan ana elemana makine iskeleti denir.
 
S.50. (D ) Dört plakalı düz örme makineleri transferli ürünlerin çalışmasında kolaylık sağlayarak zamandan kazanç sağlar.
 
S.51. (D ) Çelikten aldığı hareketi iğnelere ileten makine yardımcı elemanına platin denir.
 
S.52. (Y ) Çift semerli makinelerin semerlerinin birleştirilerek çalıştırılmasına tandem denir.
 
S.53. (Y) Mekikler çelikler tarafından taşınır.
 
S.54. (D ) Elektronik düz örme makinelerinin hareketli aksamlarına (dişli, rulman) kalın gres yağı sürülür.
 
S.55. (Y ) Elektronik düz örme makineleri elle yağlanmamalıdır.
 
S.56. (D ) Elektronik düz örme makinelerinde iğne bıçağını sökmek için takoz kullanılır.
 
S.57. (D ) Aşırı merdane çekimi, iğne dilinin bozulmasına neden olur.
 
S.58. (Y ) Elektronik düz örme makinelerine sadece haftada bir bakım yapılır.
 
S.59. (Y ) Örme makinesinde bulunan çeliklerin hepsi sabittir.
 
S.60. (D ) İntersia mekiğin özelliği, örme işlemi bittikten sonra örgü alanı içinde kırılarak diğer mekiklerin rahat hareketine izin vermesidir.
 
S.61. (D ) Kumanda ve güvenlik sistemleri, makinenin ve çalışanların güvenliği için çok önemlidir.
 
S.63. (D ) Mekik rayı üzerinde bulunan mekik stobu ters takılırsa mekik takozu kırılabilir.
 
S.64. (Y) Mekik ayarı düzgün yapılmadığı zaman mekik rayları zarar görür.
 
S.65. (D) Yan gergi tertibatı mekiğin dönüşlerdeki iplik gerginliğinin sabit kalmasını sağlar.
 
S.66. (D ) Bozulan plakada iğnelerin hareketi zorlaşır.
 
S.67. (Y ) Merdane lastikleri sert kauçuktan yapıldığı için kolay kolay aşınmaz.
 
S.69. (D ) Örme iplikleri, örme işleminden önce parafinlenir.
 
S.70. (Y ) Örme makinesinde sağ tarafta bulunan mekiklere sol taraftan besleme yapılır.
 
S.71. (Y ) Bobin sehpası makinenin arka kısmında yer alır ve iplik bobinleri dizilir.
 
S.72. (D ) Makinenin inceliğine göre çardak sayısı değişmektedir.
 
S.73. (Y ) Üst çardaklar bobin sehpasından minimum 30 cm yüksek olmalıdır.
 
S.74. (D ) Mekik, cağlıktan gelen ipliğin, örgü alanına iletilmesini sağlayan makine elemanıdır.
 
S.75. (D ) Her makineye, kendine ait işletim sistemine uygun şekilde desen yüklenir.
 
S.76. (D) Desen bilgisayarı ile makine arasındaki online bağlantıya SELAN denir.
 
S.77. (Y ) Örme alanına parça tutturulurken sıkı örülmüş kumaş olmalıdır.
 
S.78. (D ) Her makine numarasına göre iplik besleme numarası ve kat sayısı değişir.
 
S.79. (D ) Örülen numune orijinal numune parça ile karşılaştırılarak programda gereken düzeltmeler yapılarak ikinci bir test parçası örülmelidir.
 
S.80. (D ) Örme makinelerinde ipliğin rahat çalışması için parafinleme yapılır.
 
S.81. (D ) Örme makinelerinde harcanan iplik miktarını ölçen mekanizmaya enkoder denir.
 
S.82. (Y ) Örme makinelerinde çardak sayısı değişmez.
 
S.83. (Y ) Örme makinelerinde kullanılan ucunda iki delikten iki ipliğin ayrı geçmesini sağlayan mekik tipine intersia mekik denir.
 
S.84. (Y ) Makine üzerinde iğnelerin çalışma alanına inç denir.
 
S.85. (D ) Tutturulacak parçanın merdaneye ulaşacak kadar uzun olması gerekir.
 
S.86. (D ) Çardak ayarı ipliğin düzenli ve belli bir gerginlikte makineye beslenmesini sağlar.
 
 
 
 
Pazartesi, 24 Ocak 2022 22:38

Dar Dokuma soruları

 

 

1. (Y ) Dar dokuma lastikler enine yönde çok fazla esner.

2. (D ) Dar dokuma lastiklerin çözgü ipliklerinin arasına elastik iplikler yerleştirilmiştir.

3. (D ) Lastiklerde kullanılan elastik iplikler yüksek esneme yeteneğine sahip ipliklerdir.
 
4. (Y) Lastiklerin kenar yapıları diğer dokuma kumaşlarla aynıdır.
 
5. (Y ) Lastik dokular çekilip esnetildiğinde bir daha eski formlarına dönemezler.
 
6. (D ) Gipe iplikler üzeri başka bir iplikle kaplanmış elastik ipliklerdir.
 
7. (D ) Lateks iplikler doğal veya sentetik kauçuktan yapılmış ipliklerdir.
 
8. (D) Lastiklerde ağırlık hesaplamaları yapılırken atkı, çözgü ve elastik iplikler tek tek sökülerek birbirinden ayrılır ve tartılır.
 
9. (D ) Lastik dokumada kullanılan lateks iplikler genellikle mikron değeri üzerinden çapları ifade edilerek belirtilir.
 
10. (Y ) Lastik dokumalar en fazla 2 cm genişliğinde dokunabilir.
 
11. (D ) Dar dokuma şeritler 0,5 cm ile 8 cm arasında değişen ölçülerde dokunan dar enli dokumalardır.
 
12. (D) Şerit üretiminde genellikle, pamuk, polyester ve naylon iplikleri kullanılır.
 
13. (D ) Kurdele üretiminde genellikle ipek ve rayon iplikleri kullanılmaktadır.
 
14. (Y) Şerit üretiminde genellikle mukavemetsiz iplikler tercih edilir.
 
15. (D ) Dar dokuma şerit üretiminde çoğunlukla bezayağı örgüsü, saten, dimi ve balıksırtı dimi örgüleri kullanılır.
 
16. (Y ) Şeritler genellikle döşemelik kumaş olarak kullanılırlar.
 
17. (D ) Sandalye kemeri üretimde genellikle keten, kenevir ve jüt iplikleri kullanılmaktadır.
 
18. (Y ) Şeritler dış giyimde pek kullanılmaz.
 
19. (Y) Şerit dokumalar lastikler gibi esnek dokulardır.
 
20. (Y) Şerit dokumaları analiz etmek mümkün değildir.
 
21. (D ) Dar dokuma kordonlar, yuvarlak ve yassı şekilde üretilebilir.
 
22. (D ) Kordonlar genellikle pamuk, polyester ve poliproplen ipliklerle dokunur.
 
23. (Y ) Dar dokuma kordonlar elastik yapıdadır.
 
24. (D ) Kordonların yapıları çift katlı kumaşlara benzer.
 
25. (D ) Dar dokuma kordonlar içi boş hortum gibi dokunabildiği gibi içi dolgu çözgüsü ile dolgulu olarak da dokunabilir.
 
26. (Y ) Kordonlar giysilerin bel ve paçalarında giysilere esneklik vermek amacıyla kullanılır.
 
27. (D ) Kordonlar ayakkabı ve boyun bağı yapımında kullanılır.
 
28. (D ) Kordonlar 12 cm‟ye kadar değişik enlerde dokunabilir.
 
29. Lastik dokumalar hangi yönde uzama gösterir?
 
A) Atkı yönünde uzar.  B) Çözgü yönünde uzar.  C) Hem atkı hem de çözgü yönünde uzar.  D) Lastik dokular uzamaz.
 
30. Lastik dokumalarda kullanılan lateks sayısı lastiğin hangi özeliklerini belirler?
 
A) Sertliğini  B) Yumuşaklığını C) Sıklığını  D) Hepsini
 
31. „‟36/40 lateks iplik‟‟ ifadesi ipliğin hangi özelliğini belirtir?
 
A) Çapını  B) İnceliğini  C) Uzunluğunu  D) Ağırlığını
 
32. Lastiklerde kullanılan üzeri başka bir iplikle kaplanmış elastik ipliğe verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) Pamuk ipliği  B) Lateks iplik  C) Gipe iplik D) Çok bükümlü iplik
 
33. Lastiklere sert bir tutum vermek için yapılan apre işlemi aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) Boyama işlemi  B) Baskı işlemi  C) Ütüleme işlemi  D) Ankola işlemi
 
34. Lastik dokumaların sahip olması beklenen haslık aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) Yıkama haslığı  B) Ter haslığı  C) Sararma haslığı  D) Hepsi
 
35. Aşağıdakilerden hangisi iplik çapı ölçer?
 
A) Mikroner  B) Gramaj ölçüm aleti C) Hassas terazi  D) Hepsi
 
36. Aşağıdakilerden hangisi lastiklerde özel kenar oluşum sistemlerinden değildir?
 
A) Yardımcılı sistem  B) Yardımcısız sistem C) Üç iplik sistemi D) İki yardımcılı sistem
 
37. Şerit dokumada aşağıdaki ipliklerden hangisi kullanılır?
 
A) Pamuk  B) Polyester C) Naylon  D) Hepsi
 
38. Şerit dokumalar aşağıdaki alanların hangisinde kullanılır?
 
A) Yatak ve koltuk kordonu  B) Boyun bağı C) Ayakkabı bağı D) Hepsi
 
39. Şerit dokumalar aşağıdaki hangi genişliklerde dokunur?
 
A) 12 cm-22 cm  B) 0,3 cm-12 cm  C) 30-35 cm  D) 1 cm-3 cm
 
40. Şerit dokumada aşağıdaki ipliklerden hangisi kullanılmaz?
 
A) Pamuk ipliği  B) Polyester ipliği  C) Poliproplen iplik  D) Gipe iplik
 
 
 
 
Pazartesi, 24 Ocak 2022 21:55

Çerçeve Gücü Teli Soruları

 

PROBLEM 1

 

ÇTS = 640

Örgü Çözgü Raporu : 32 tel

Örgü raporunda kullanılan çerçeve sayısı : 12

 

 

 

gucu1

 

 

 

 

Yukarıdaki şekilde 1 rapor içerisinde her çerçevede bulunması gereken gücü teli verilmiştir. Buna göre  her çerçeveye düşen gücü teli adedi nedir ? 

 

 

PROBLEM 2

 

 

ÇTS = 1280

Örgü Çözgü Raporu : 32 tel

Örgü raporunda kullanılan çerçeve sayısı : 12

 

 

 

gucu2

 

 

 

 

Yukarıdaki tabloda 1 rapor içerisinde her çerçevede bulunması gereken gücü teli verilmiştir. Buna göre  her çerçeveye düşen gücü teli adedi nedir ? 

 

PROBLEM 3

 

ÇTS = 3200

Örgü Çözgü Raporu : 32 tel

Örgü raporunda kullanılan çerçeve sayısı : 7

 

 

 

 

gucu3

 

 

 

 

Yukarıdaki tabloda 1 rapor içerisinde her çerçevede bulunması gereken gücü teli verilmiştir. Buna göre  her çerçeveye düşen gücü teli adedi nedir ? 

 

 

 

 PROBLEM:4

 

ÇTS = 4400

Örgü Çözgü Raporu : 22 tel

Örgü raporunda kullanılan çerçeve sayısı : 9

 

 

gucu4

 

 

 

Yukarıdaki tabloda 1 rapor içerisinde her çerçevede bulunması gereken gücü teli verilmiştir. Buna göre  her çerçeveye düşen gücü teli adedi nedir ? 

 

 

 

 

Pazartesi, 24 Ocak 2022 19:08

Tekstil Lifleri Soruları

 

 

S.1.Tekstil lifleri kaç gruba ayrılır,isimleri nelerdir ?

C.1.İki gruba ayrılır.1-Doğal lifler 2-Yapay lifler.
 
S.2.Bitkisel lif ne demektir ?
 
C.2.Bitkilerin yapı taşının selüloz olması nedeni ile bitkilerden elde edilen liflere bitkisel lifler denir ?
 
S.3.Bitkisel lifler kaç grupta toplanır,isimleri nelerdir ?
 
C.3.Dört grupta toplanır.1-Tohum lifleri 2-Gövde ( Sak ) lifleri 3-Yaprak Lifleri 4-Meyve lifleri
 
S.4.Tohum lifleri nelerdir,isimlerini yazınız ?
 
C.4.Pamuk,Kapok
 
S.5. Gövde ( Sak ) lifleri nelerdir,isimlerini yazınız ?
 
C.5.Keten,kenevir,jüt,Rami,Bambu
 
S.6. Yaprak lifleri nelerdir,isimlerini yazınız ?
 
C.6.Sisal,Manila keneviri,Abaca
 
S.7. Meyve lifleri nelerdir,isimlerini yazınız ?
 
C.7. Hindistan cevizi(coco)lif kabuğu
 
S.8.Pamuk lifi  nedir,tanımını yapınız ?
 
C.8.Pamuk bitkisinin tohum kabuğundan (çiğitten ) elden edilen life pamuk lifi denir.
 
S.9.Yün lifi ( yapağı ) nedir,tanımını yapınız ?
 
C.9 Koyun veya kuzu postlarından elde edilen life yün lifi denir,
 
S.10.Elyaf nedir,tamını yapınız ?
 
C.10. Elyaf; lif kelimesinin çoğulu olup, gerilebilme ve kopma mukavemeti ile bükülebilme (eğrilebilme), birbiri üzerine yapışabilme yeteneği olan ve boyu enine göre çok uzun olan renkli veya renksiz lif topluluğuna denir.
 
S.11.Doğal lifler kaç gruba ayrılır,yazınız ?
 
S.11.Üç gruba ayrılır.1-Bitkisel lifler 2-Hayvansal lifler 3-Madensel lifler
 
S.12.Hayvansal lifler kaç grupta toplanır,isimleri nelerdir ?
 
C.12.İki grupta toplanır.1-Kıl kökenli lifler 2-Salgı kökenli lifler.
 
S.13.Kıl kökenli lifler nelerdir,isimlerini yazınız ?
 
C.13.
 
a-Yün (Koyun) Lifleri
b- Spesiyal Lifler :  Keçi soyuna ait hayvanlardan elde edilenler: Tiftik, kaşmir, v.b
                               Deve soyuna ait hayvanlardan ele edilenler: Deve, alpaka, v.b.
                               Tavşan soyuna ait hayvanlardan elde edilenler: Angora
 
S.14.Madensel lifler nelerdir,isimlerini yazınız ?
 
C.14. Amyant-Asbest
 
S.15.Doğal polimerler nelerdir ?
 
C.15.Kağıt , odun , linter , bitkisel veya hayvansal kökenli proteinler , bir tür deniz yosunu olan algler , kauçuk
 
S.16. Sentetik polimerler nelerdir ?
 
C.16. Petrol yan ürünleri.
 
S.17.Kimyasal ( Yapay ) lifler kaç grupta toplanır,nelerdir ?
 
C.17.İki grupta toplanır.1-Rejenere ( Suni ) lifler 2-Sentetik lifler
 
S.18.Rejenere ( Suni )  lif ne demektir ?
 
C.18. Yapımında başlangıç maddesi olarak doğal hammadde (selüloz veya protein) kullanılan, kimyasal işlemlerle esas molekül yapısı bozulmadan elde edilen liflere rejenere lif denir
 
S.19.Suni ( Rejenere ) lifler kaç grupta incelenir,isimleri nelerdir ?
 
C.19.İki gruba ayrılır.1-Selüloz esaslı suni lifler 2-Protein esaslı suni lifler
 
S.20.Selüloz esaslı suni lifler nelerdir,maddeler halinde yazınız ?
 
C.20. 1-Viskoz lifleri
         2-Modal lifleri
         3-HWM
         4-Asetat lifleri
         5-Triasetat lifleri
         6-Nitrat rayonu
         7-Bakır rayonu
 
S.21.Protein esaslı suni lifler kaç grupta toplanır,isimleri nelerdir ?
 
C.21. İki grupta toplanır.1- Bitkisel Protein Esaslı Sunî Lifler 2-Hayvansal Protein Esaslı Sunî Lifler
 
S.22.Bitkisel Protein esaslı suni lifler nelerdir,isimlerini yazınız ?
 
C.22. Yer Fıstığı (Ardil), Soya Fasulyesi (Silkool), Zein (Vicara)
 
S.23.Hayvansal Protein esaslı suni lifler nelerdir,isimlerini yazınız ?
 
C.23. Kazein.
 
S.24.Madensel rejenere lifler nelerdir,isimlerini yazınız ?
 
C.24.Cam lifleri,Seramik lifleri
 
S.25.Diğer rejenere lifler nelerdir,isimlerini yazınız ?
 
C.25.Aljinat lifleri ve Kauçuk lifleri
 
S.26.Sentetik lifler kimyasal yapılarına göre kaç grupta incelenir, nelerdir ?
 
C.26.Beş grupta incelenir.1- Poliolefin lifleri 2- Polivinil lifleri 3- Poliamid lifleri 4-Poliester lifleri  5-Poliüretan lifleri
 
S.27. Poliester lifleri nelerdir,isimlerini yazınız ?
 
C.27. Terilen, trevira
 
C.28. 1-Naylon6
        2- Naylon 6.6
        3- Naylon 11
 
S.29. Polivinil lifleri nelerdir ,isimlerini yazınız ?
 
C.29. 1-Akrilik
        2-Modakrilik
        3-polivinilklorür
        4-polivinilidenklorür
        5- polivinilalkol 
        6-polistiren
 
S.30. Poliolefin lifleri nelerdir ,isimlerini yazınız ?
 
C.30. 1-Polietilen lifleri
        2-polipropilen lifleri
        3-politetrafluoroetilen lifleri [teflon ]
 
S.31.Tekstil liflerinin temel özellikleri nelerdir,yazınız ?
 
C.31.1-Uzunluk 2-İncelik 3-Mukavemet 4-Parlaklık 5-Eğrilme yeteneği 6-Uzama ve esneklik 7-Yoğunluk 8-Nem çekme özelliği 9-Isıdan etkilenme özelliği 10-Işıktan etkilenme özelliği 11-Kimyasal reaktiflerden etkilenme özelliği 12-Elektriksel özelliği
 
S.32- Tekstil lifleri uzunluk bakımından kaça ayrılır,yazınız ?
 
C.32. Tekstil lifleri uzunluk bakımından ikiye ayrılır;1-Kesikli elyaf 2- Kesiksiz elyaf
 
S.33. Ştapel Lif nedir ?
 
C.33. ortalama olarak 10 mm den 50 cm ye kadar olan bu liflere "stapel lif" denir.
 
S.34. Kesikli elyaf ne demektir,açıklayınız ?
 
C.34. Bu lifler pamuk, yün gibi kısa liflerden oluşmuştur. Uzunlukları tür ve soylarına göre değişir ve ortalama olarak 10 mm den 50 cm ye kadardır.ve bu liflere ştapel lif denir. Kesikli liflerde uzunluk çok önemlidir. Yapılacak mamulün kalitesini belirler. Makinelerdeki ayarlar, iplikçilikte ortalama stapele göre belirlenir.
 
S.35. Kesiksiz  elyaf ne demektir,açıklayınız ?
 
C.35. Kontinü elyaf da denilen kesiksiz elyafta liflerin boyu sonsuz uzunluktadır. Bu liflere"filament" adı verilir. Doğal ipek ve yapay lifler, filament yani sonsuz haldedir. Yapay liflerin uzunluğu ise üretim metoduna ve kullanılacağı alana göre belirlenir
 
S.36. Yapay kesikli elyaf ne demektir,açıklayınız ?
 
C.36. Yapay elyafı, pamuk ve yün gibi doğal görünümlü hale getirmek için, isteğe göre şekillendirip belli boyda kesilmesiyle elde edilen elyafa,"yapay kesikli elyaf” denir.
 
S.37. Flament ne demektir ?
 
C.37. Kontinü elyaf da denilen kesiksiz elyafta liflerin boyu sonsuz uzunluktadır. Bu liflere "filament" adı verilir.
 
S.38.Tekstil Elyafında incelik nedir ,açıklayınız ?
 
C.38. Elyafın bir diğer özelliği de enine kesitinin(çapı) büyüklüğü ve biçimidir. Bu büyüklük, elyafın inceliği olarak da belirtilir. Lifin enine kesitinin boyutu, yani çapı, doğrudan doğruya ölçülemez; dolaylı olarak verilir. Çünkü çok az lifin enine kesiti yuvarlaktır ve standart bir çapa sahiptir. İplik çapını, yan yana gelen lifler oluşturur. Dolayısıyla ince liflerden ince iplik elde edilebilir. İplik numarası değişmediği halde çaptaki lif sayısı arttıkça sağlam ve kaliteli iplik yapılır.Lifin veya filamentin 10 mikrondan(μm)’dan ince olanları ile 50 mikrondan(μm)’dan fazla olanları iplik yapımı için uygun değildir, ince olanlar çok çabuk kopabilir. Kalınlar ise çok kaba iplikler meydana getirir.
 
S.39. Tekstil Elyafında mukavemet nedir ,açıklayınız ?
 
C.39. Elyafın, iplik veya kumaş haline gelinceye kadar uğradığı gerilimlere karşı, kopmadan durmasına dayanıklılık denir. Tekstil lifleri, yeterli mukavemete yani dayanıklılığa sahip olmalıdır. Tekstil liflerinin mukavemeti, ölçme yapılan yerin atmosfer neminden etkilenir. Genellikle doğal bitkisel lifler ıslandıklarında veya nemli halde daha sağlam olurlar. Bunun dışındakilerin ise dayanıklılığı azalır. En sağlamı cam lifidir.
 
S.40. Tekstil Elyafında parlaklık nedir ,açıklayınız ?
 
C.40. Parlaklık düzgün bir yüzeyden ışığın yansıması ile oluşur. Lifin parlaklığı, üzerine düşen ışığı yansıtmasına bağlıdır. Gelen ışığı, doğrusal düzgün olarak yansıtmayıp dağıtarak yansıtan lifler az parlak veya donuktur. Pamuk ve yün gibi lifler üzerine düşen ışığı dağınık yansıttıklarından dolayı az parlak görünümlüdürler. Keten, merserize pamuk ve ipek gibi lifler ise ışığı düzgün yansıttıklarından dolayı parlak görünümlüdürler. Lifler elde edilme yöntemleri, yetiştirildiği doğal çevre, cins ve türüne göre farklı yapıda olacağından üzerine düşen ışığı yansıtmaları da değişik olacaktır. Parlak lifler tekstilde tercih edilir.
 
S.41. Tekstil Elyafında eğirme yeteneği nedir ,açıklayınız ?
 
C.41. Her lifin iplik haline gelebilmesi için eğrilme yeteneğine sahip olması gerekir. Bu özellik, liflerin birbirine biraz yapışıcı olması yanında kütle halinde iken birleşik halde bulunmasından ileri gelir. Bir elyaf demetindeki lifler arasında gizli temas uçları, sayesinde liflerin birbirine yapışmasına(tutunmasına) sebep olur. Lif inceliği, lif yüzeyinin yapısı, uygulanan basınç ve lif uzunluğu, bu özelliğe etki eden faktörlerdir.
 
S.42. Tekstil Elyafının eğirme yeteneğine etki eden faktörler nelerdir ?
 
C.42. Lif inceliği, lif yüzeyinin yapısı, uygulanan basınç ve lif uzunluğu, bu özelliğe etki eden faktörlerdir.
 
S.43. Tekstil Elyafında uzama ve esneklik nedir ,açıklayınız ?
 
C.43. İki ucundan tutularak çekilen lif esneyerek kopmadan bir miktar esneyebilir. Lif bırakıldığında tekrar eski haline döner. Buna esneklik denir. Fakat daha fazla gerilim uygulanırsa lif eski haline dönemez. Bir miktar uzama gösterir. Lif, esneyebileceğinden fazla miktarda kuvvetle gerilirse uzamanın sonunda lif kopar. Lifin kopma anındaki uzunluğundan ilk boyu çıkarılır, 100 ile çarpılır ve ilk boyuna bölünürse yüzde uzama miktarı bulunur.
 
S.44.Gövde liflerinini diğer adı nedir ?
 
C.44. Sak
 
S.45.Gövde lifleri, bitkinin neresinden elde edilir,açıklayınız ?
 
C.45. Bitkilerin saplarından elde edilen selülozik liflere gövde lifleri denir. En önemli gövde lifleri keten, kenevir, jüt ve ramidir. Bunların yanında son yıllarda bambu bitkisinden elde edilen, bambu lifleri de gövde lifleri arasında yer almıştır
 
S.46. Tekstil liflerinin yanma olayından önce ısı enerjisine karşı gösterdiği tepki iki şekildedir. Farklı fiziksel tepki gösteren lifler, bu özellikleri bakımından iki sınıfa ayrılır, bunlar nelerdir, açıklayınız ?
 
C.46. Bunlara termoplastik ve non-termoplastik lifler adı verilir. Plastik kelimesi, herhangi bir etki altında şekil verilebilen ve biçim değiştiren anlamındadır.
 
S.47. Termoplastik Lifleri anlatınız ?
 
C.47.  Sıcaklığın belli bir miktarda yükselmesi ile biçim değiştirir. Bunlarda, önce yumuşama, daha yüksek sıcaklıklarda ise erime gözlenir. Belirli bir sıcaklığa erişildiğin de, bozunma ve yanma gözlemlenir. Bütün sentetik lifler ile rejenere asetat ipeği termoplastik yapıdadır. Yanan termoplastik materyal söndürüldüğünde, geriye boncuk şeklinde bir kalıntı bırakır. Termoplastik liflerin ilk yumuşama gösterdiği sıcaklık derecesine camlaşma sıcaklığı (cam geçiş sıcaklığı) denir ve Tg ile gösterilir. Erimenin meydana geldiği sıcaklık derecesiolan erime noktası ise Tm olarak gösterilir.
 
S.48. camlaşma sıcaklığı (cam geçiş sıcaklığı) ne demektir ?
 
C.48. Termoplastik liflerin ilk yumuşama gösterdiği sıcaklık derecesine camlaşma sıcaklığı (cam geçiş sıcaklığı) denir ve Tg ile gösterilir. Erimenin meydana geldiği sıcaklık derecesi olan erime noktası ise Tm olarak gösterilir.
 
S.49. Non-Termoplastik Lifleri anlatınız ?
 
C.49. Sıcaklık yükselmesi sırasında yanma noktasına kadar herhangi bir biçim değişikliği görülmez; yumuşama ve erime yoktur. Tüm doğal liflerle rejenere lifler nontermoplastik yapıdadır. Bu tür lifler de yanma noktası sıcaklığına eriştiklerinde yanar ve geriye bir miktar kül bırakır. Lifler, organik yapıda bileşikler olduğundan, belli bir sıcaklık derecesine eriştiklerinde yanar. Bu sıcaklık derecesine de yanma noktası denir
 
S.50. Elastomer lif nedir,açıklayınız ?
 
C.50. Gerildiğinde çok fazla miktarda uzayabilen ve kuvvet kaldırıldığında eski boyutlarını yeniden alabilen liflere, “elastomer lif” denir.
 
S.51. Tekstil Elyafında yoğunluk kaça ayrılır ,açıklayınız ?
 
C.51. Tekstil liflerinde yoğunluk ikiye ayrılır. 1-Hacimsel yoğunluk; Bir cismin kütlesinin, aynı hacimdeki suyun kütlesine oranıdır. Tekstil liflerinin hacimsel yoğunlukları genellikle 1 den büyüktür. 2-Lineer yoğunluk; Lifin birim uzunluğunun ağırlığı, lineer yoğunluk olarak verir. Tekstil liflerinde ve ipliklerinde birim uzunluğun ağırlığı, numaralandırma sistemi ile verilir.
 
S.52. Tekstil Elyafının nem çekme özelliği nedir ,açıklayınız ?
 
C.52. Tekstil liflerinin, belli sıcaklık ve rutubette sıvıları emme(içine çekme) kabiliyetidir.Emilen sıvı miktarı, elyaf türüne ve ortamın rutubet miktarına göre değişir. Liflerin nem çekme özelliği; iplik, dokuma, ağartma ve boyama işlemleri için gereklidir.Rutubetli ortama bırakılan bir kumaş, üzerine su toplar; buna karşılık nemli veya ıslak bir kumaş kuru havada üzerinde bulunan suyu kaybeder(deserpsiyon). Su absorpsiyonu ve deserpsiyon, bir denge kuruluncaya kadar devam eder, Bir elyaf ne kadar çabuk su absorpluyorsa o kadar çabuk kurur. Aynı bağıl rutubete sahip bir ortama konulan lifler içinde, en fazla nem çeken yündür. Bundan sonra sırasıyla ipek, rayonlar, keten, pamuk, asetat ipeği, poliamid ve diğer sentetik elyaf gelir. Cam elyafın nem çekme miktarı sıfırdır.Doğal lifler oldukça fazla miktarda nem çektiği halde elle tutulduğunda kuru hissedilebilir. Bu nedenle ticarette lif üzerinde bulunabilecek nem miktarı sınırlandırılmıştır. Tekstil materyalindeki nem miktarı, % nem ve mutlak nem olmak üzere iki şekilde belirlenir. % Nem: Tekstil materyalinin absorpladığı su miktarının, nemli materyal ağırlığına oranıdır. Mutlak nem: Tekstil materyalindeki su miktarının, kuru materyal ağırlığına oranıdır.Lif üzerindeki nem yüzdesi higrometre cihazı ile ölçülür.
 
S.53.Tekstil materyalindeki nem miktarı kaça ayrılır,nelerdir,tanımını yapınız ?
 
C.53.
 
Tekstil materyalindeki nem miktarı, % nem ve mutlak nem olmak üzere ikiye ayrılır.
 
1-% Nem: Tekstil materyalinin absorpladığı su miktarının, nemli materya ağırlığına oranıdır.
 
2-Mutlak nem: Tekstil materyalindeki su miktarının, kuru materyal ağırlığına oranıdır. Lif üzerindeki nem yüzdesi higrometre cihazı ile ölçülür.
 
S.54. Tekstil Elyafının ısıdan etkilenme özelliği nedir ,açıklayınız ?
 
C.54. Bir organik maddenin ısı enerjisi aldığında, bu enerjiden etkileşimi belli bir değere kadar fizikseldir. Belli bir sıcaklık derecesinden sonra kimyasal etkileşim meydana gelmeye başlar. Isının organik bileşiği kimyasal olarak etkilemesi olayına "yanma" denir. Liflerin yanma olayından önce ısı enerjisine karşı gösterdiği tepki iki şekildedir.
 
Termoplastik lifler, sıcaklığın belli bir miktarda yükselmesi ile biçim değiştirirler. İlk önce yumuşama, yüksek ısılarda ise erime gözlenir. Belirli bir sıcaklığa erişildiğinde, bozulma ve yanma olayı başlar. Sentetik lifler ve yapay lifler bu yapıdadır.
 
Non-Termoplastik lifler de, sıcaklık yükselmesi sırasında yanma noktasına kadar herhangi bir biçim değişikliği görülmez. Tüm doğal lifler ve yapay lifler, non termoplastik yapıdadır. Bu lifler, yanma noktası sıcaklığına erişildiğinde, yanarlar ve geriye bir miktar kül bırakırlar.
 
S.55. Tekstil Elyafının ışıktan etkilenme özelliği nedir ,açıklayınız ?
 
C.56. Işık bir enerji türüdür. Bu nedenle organik bir bileşik olan lifler, uzun zaman içinde ışık enerjisinden etkilenir. Bu durumdaki elyaf kolayca hava oksijeni ve diğer etkenlerle reaksiyona girer. Bu da polimerleşme derecesinin düşmesi ve buna bağlı olarak dayanıklılığın düşmesi şeklinde ortaya çıkar. Tüm lifler, ışıkta olumsuz etkilenir. Bu etki süresi, life göre değişir. Ancak etki süresi bazıları için kıs sürelidir; bazıları ise uzun yıllar alabilir.
 
S.57. Tekstil Elyafının kimyasal reaktiflerden etkilenme özelliği nedir ,açıklayınız ?
 
C.57. Lif, kendisini oluşturan polimerin yapısına bağlı olarak, asit, baz, yükseltgen maddeler gibi kimyasal reaktiflerden etkilenir. Bu etkilenme her lif türü için farklıdır.
 
S.58.Tekstil Elyafının elektrikten etkilenme özelliği nedir ,açıklayınız ?
 
C.58. Tekstil liflerinde, iplik, kumaş yapımı ve diğer işlemlerde sürtünmeden dolayı statik elektriklenme meydana gelir. Bu durum elyafın işlenmesini zorlaştırır ve makinelerde arızalar meydana getirir. İstenmeyen bu durumları gidermek için materyal nemlendirilir. Nemli materyal, elektriği oluşurken iletir ve böylece statik elektrik üzerinde birikmez.
 
S.59. Liflerin yanma olayından önce ısı enerjisine karşı gösterdiği tepki kaç şekildedir,isimleri nelerdir,açıklayınız ?
 
C.59.Liflerin yanma olayından önce ısı enerjisine karşı gösterdiği tepki iki şekildedir.1-Termoplastik lifler,.2-Non-Termoplastik lifler
 
S.60.Yün lifi nedir?
 
C.60.Koyun veya kuzu postlarından (Ovis aries) elde edilen liftir.
 
S.61.İpek lifi nedir?
 
C.61.Yalnızca, ipek salgılayan böceklerden elde edilen liftir.
 
S.62.Pamuk lifi nedir?
 
C.62.Pamuk bitkisinin (Gossypium ) tohum kabuğundan (çiğitten ) elden edilen liftir.
 
S.63.Kapok lifi nedir?
 
C.63.Kapok meyvesinin (Ceibapentandra) içinden elde edilen liftir.
 
S.64.Hindistan cevizi ( Kokos ) lifi nedir ?
 
C.64.Cocos nucifera’nın meyvesinden elde edilen liftir.
 
S.65. Keten lifi nedir?
 
C.65.Keten bitkisinin (Linum usitatissimum) sak kabuğundan elde edilen liftir.
 
S.66. Kenevir (Kendir) lifi nedir ?
 
C.66.Kenevirin (Cannabis sativa) sak kabuğundan elde edilen liftir.
 
S.67.Brom lifi nedir?
 
C.67.Cytisus scoporius ve/veya Spartium junceum'un sak kabuğundan elde edilen liftir.
 
S.68.Rami lifi nedir?
 
C.68.Boehmeria nivea ve Boehmeria tenacissima'nın sak kabuğundan elde edilen liftir.
 
S.69. Sunn (güneş keneviri) lifi nedir ?
 
C.69.Crotalaria juncea’nın sak kabuğundan elde edilen liftir.
 
S.70. Abaca (Manila kendiri)
 
C.70.Corchorus capsularis veya Corchorus olitorius’un sak kabuğundan elde edilen lif tir.
 
S.71. Abaca (Manila kendiri) lifi nedir ?
 
C.71. Musa textilis’in yaprak kınından elde edilen liftir.
 
S.72. Alfa lifi nedir ?
 
C.72.Stipa tenacissima'nın yaprağından elde edilen liftir.
 
S.73.Sisal lifi nedir ?
 
C.73.Agave sisalana’nın yapraklarından elde edilen liftir.
 
S.74.Henequen lifi nedir?
 
C.74.Agave Fourcroydes'in yapraklarından elde edilen liftir.
 
S.75.Henequen lifi nedir?
 
C.75.Agave Contala'nın yapraklarından elde edilen liftir.
 
S.76.Asetat lifi nedir?
 
C.76.Hidroksil gruplarının % 74 ten fazlası, % 92 sinden azı asetillenmiş selüloz asetat lifidir.
 
S.77.Aljinat lifi nedir ?
 
C.77.Aljinik asidin metal tuzlarından elde edilen liftir.
 
S.78.Kupro (kupramonyum reyonu) lifi nedir ?
 
C.78.Kupramonyum yöntemiyle elde edilen rejenere selüloz liftir.
 
S.79.Modal lifi nedir?
 
C.79.Yüksek kopma mukavemeti ve yüksek yaş modüle sahip olan yenilenmiş viskoz işlemi yoluyla yeniden elde edilen selüloz liftir.
 
S.80. Protein lifi nedir?
 
C.80.Doğal protein maddelerinden rejenerasyon yoluyla ve kimyasal maddelerin etkisiyle stabilize edilerek elde edilmiş liftir.
 
S.81.Triasetat lifi nedir ?
 
C.81.Hidroksil gruplarının en az % 92 si asetillenmiş selüloz asetat lifitir.
 
S.82.Viskoz lifi nedir ?
 
C.82.Filament ve kesikli lif için viskoz yöntemi ile elde edilen rejenere selüloz liftir.
 
S.83.Akrilik lifi nedir ?
 
C.83.Zincirlerinin (kütlece) en az % 85 i akrilnitril ünitelerinden oluşan lineer makromoleküllerden elde edilen liftir.
 
S.84.Kloro lifi nedir ?
 
C.84.Zincirlerinde kütlece % 50 den fazla klorlanmış vinil veya viniliden monomerik üniteleri bulunduran lineer makromoleküllerden elde edilen liftir.
 
S.85.Kloro lifi nedir?
 
S.86.Modakrilik lifi nedir ?
 
C.86.Zincirlerinin (kütlece) % 50 den fazlası ve % 85 den azı akrilnitril ünitelerinden oluşan lineer makromoleküllerden elde edilen liftir.
 
S.87.Polyamid veya naylon lifi nedir ?
 
C.87.Zincirlerinde, en az %85 i alifatik veya sikloalifatik birimleriyle birleşen amid bağlantılarının tekrarlanmasıyla oluşan sentetik lineer makromoleküllerden elde edilen liftir.
 
S.88.Aramid lifi nedir ?
 
C.88.En az %85 i doğrudan iki aromatik halkaya ve varsa, amid bağlantılarını geçmeyecek sayıda imid bağlantılara bağlanan amid veya imid bağlantılarına eklenen aromatik gruplardan oluşan sentetik lineer makromoleküllerden meydana gelen liftir.
 
S.89.Polyimid  lifi nedir ?
 
C.89.Zincirlerinde amid birimlerinin tekrarlamasıyla oluşan sentetik lineer makromoleküllerden oluşan liftir.
 
S.90. Lyocell lifi nedir ?
 
C.90.Çözülme ve türev oluşumu olmaksızın gerçekleşen solvent spinning işlemi sonucu yeniden elde edilen selüloz liftir.
 
S.91.Poliaktid lifi nedir ?
 
C.91.Zincirinde en az %85 (kütlece), doğal şekerden türetilen ve erime noktası en az 135 oC olan laktik asid ester birimlerine sahip lineer makromoleküllerden oluşan liftir.
 
S.92.Poliester /Polyester lifi nedir ?
 
C.92.Zincirleri (kütlece)en az % 85 diol ve tereftalik asitten oluşmuş bir ester içeren lineer makromoleküllerden elde edilen liftir.
 
S.93-Polietilen lifi nedir ?
 
C.93.Substituye edilmemiş alifatik doymuş hidrokarbon lineer makromoleküllerinden oluşmuş liftir.
 
S.94.Polipropilen lifi nedir ?
 
C.94.İsotaktik pozisyonda her ikinci karbon atomunda bir metil yan dalı içeren ve başkaca bir substitüsyonun söz konusu olmadığı doymuş alifatik hidrokarbon lineer makromoleküllerden oluşan liftir.
 
S.95.Polikarbamid lifi nedir ?
 
C.95.Zincirlerinde (NH-CO-NH) üretilen fonksiyonel grubunun tekrarlanmasıyla oluşan lineer makromoleküllerden elde edilen liftir?
 
S.96.Poliüretan lifi nedir ?
 
C.96.Zincirlerinde üretan fonksiyonel grubunun tekarlanmasıyla oluşan makromoleküllerden elde edilen liftir.
 
S.97.Vinilal lifi nedir ?
 
C.97.Zincirleri asetilizasyon derecesi farklı polivinil alkolden oluşan makromoleküllerden elde edilen liftir.
 
S.98. Trivinil lifi nedir ?
 
C.98.Hiçbiri toplam kütlenin % 50 sinden fazla olmamak üzere, akrilnitril terpolimeri, bir klorlanmış vinil monomeri ve bir üçüncü vinil monomerinden oluşan liftir.
 
S.99.Elastodien lifi nedir ?
 
C.99.Doğal veya sentetik poliisoprenden veya olarak bir ya da daha fazla dienin vinil monomeri ile veya bunsuz polimerize edilmesi ile oluşan elastiki lif. Bunlar orijinal uzunluğunun üç katı gerildiğinde ve serbest bırakıldığında hızlı bir şekilde ve tamamen başlangıç boyuna dönerlerler.
 
S.100.Elastan lifi nedir?
 
C.100.Kütlece en az % 85 i bölümler halindeki poliüretandan oluşan ve orijinal uzunluğunun 3 katı kadar gerilip serbest bırakıldığında hızlı bir şekilde ve tamamen başlangıç boyuna dönen elastiki liftir.
 
S.101.Cam lifi demektir?
 
C.101.Camdan yapılmış liftir.
 
S.102. Elastomultiester lif nedir?
 
C.102.İki veya daha farklı kimyasal doğrusal makromoleküllerin iki veya daha farklı aşamada etkileşimi ile oluşan (kütlesine göre %85’i aşmayan), baskın işlevsel birim olarak asidin alkolü etkilemesi ile oluşan bileşik grupları içeren (en azından %85 oranında) ve uygun muameleden sonra uzatıldığında orijinal uzunluğunun 1,5 katına kadar çıkan ve serbest bırakıldığında hızla ve gerçek anlamda başlangıç uzunluğuna ulaşan lif çeşididir.
 
S.103.Elastolefin lif nedir ?
 
C.103.En azından %95’i (kütlesine göre) kısmen çapraz moleküllerden oluşan, en az bir diğer olefin ve etilenden elde edilen, uzatıldığında orijinal uzunluğunun 1,5 katına kadar uzayan, serbest bırakıldığında hızla ve büyük ölçüde başlangıçtaki uzunluğuna ulaşan bir lif çeşididir.
 
 
 
 
 
Pazartesi, 24 Ocak 2022 11:47

Ana Örgüler Test Soruları

 

 

1. Dokumayı oluştururken çözgü ve atkı arasındaki açı kaç derecedir?

 

A) 60 B) 45 C) 90 D) 75

 

2. Dokumada yüzeyi oluşturan ipliklerden kumaşın kenarına paralel, uzunlamasına olan iplikler hangisidir?

 

A) Atkı B) Çözgü C) Örgü D) Halat

 

3. Dokuma örgüsünün enine ve boyuna yönde aynı biçimde tekrar eden en küçük birimi nasıl adlandırılır?

 

A) Atkı raporu B) Çözgü raporu C) Saten raporu D) Örgü raporu

 

4. Çözgü ipliğinin atkı ipliği üzerinde olduğu konum desen kâğıdında nasıl gösterilir?

 

A) Dolu B) Yarım dolu C) Boş D) Yıldız

 

5. Aşağıdakilerden hangisi ana örgü değildir?

 

A) Bezayağı B) Panama C) Dimi D) Saten

 

6. Aşağıdakilerden hangisi, tekstilde yüzey elde etme tekniklerden biridir?

 

A) Dokuma B) Atkı C) Çözgü D) Rapor

 

7. Aşağıdakilerden hangisi bezayağı örgünün özelliklerindendir?

 

A) Örgü raporunda iki atkı ve iki çözgü bulunur. B) Atkı ve çözgü bağlantılarının sık olmadığı bir örgüdür. C) Atkı ve çözgü iplikleri yüzme yapar. D) Kumaşın her iki yüzeyi de birbirinden farklıdır.

 

8. Bir örgünün en az kaç çerçeve ile dokunabileceğini gösteren plan hangisidir?

 

A) Armür planı  B) Tahar planı  C) Çözgü planı  D) Atkı planı

 

9. Çerçevelerin hareketini belirleyen plan hangisidir?

 

A) Çözgü planı  B) Atkı planı  C) Armür planı  D) Tahar planı

 

10. Aşağıdakilerden hangisi bir armür planı çeşidi değildir?

 

A) Sağ armür  B) Sol armür  C) Aynalı armür  D) Yukarı armür

 

11. Dimi örgüsünde çözgü ipliği atkı ipliğinden oran olarak daha fazla ise hangi dimi grubuna girer?

 

A) Çözgü yüzlü  B) Atkı yüzlü  C) Dengeli  D) Dengesiz

 

12. En küçük dimi örgüsü için kullanılacak çözgü ve atkı sayısı kaçtır?

 

A) 2 çözgü 1 atkı  B) 1 atkı 2 çözgü  C) 2 atkı 2 çözgü  D) 3 çözgü 3 atkı

 

13. Aşağıdakilerden hangisi, kumaş yüzeyinde diyagonal (eğim) yollar meydana getiren temel dokuma örgüsüdür?

 

A) Saten  B) Dimi  C) Bezayağı  D) Panama

 

14. Aşağıdakilerden hangisi dimi örgüsünün özelliklerinden biridir?

 

A) Dimi örgülerde iplikler yüzme yapmaz.  B) En küçük dimi örgü raporu, iki çözgü ve iki atkıdan meydana gelir.  C) Dimi örgülü kumaşların tersi ve yüzü aynı görüntüye sahiptir.  D) Dimi örgüler kumaş yüzeyinde Z veya S olmak üzere iki yönde eğimli yollar oluşturur.

 

15. Aşağıdaki örgülerden hangisi dimi örgülerden türetilmemiştir?

 

A) Kırık dimi  B) Kesik dimi  C) Corkscrew  D) Balıksırtı dimi

 

16. Aşağıdakilerden hangisi en küçük saten örgü raporunu ifade eder?

 

A) 6×6  B) 5×5  C) 4×4  D) 3×3

 

17. Aşağıdakilerden hangisi saten örgüsünün özelliklerindendir?

 

A) Saten örgülü kumaşlar diyagonal oluşturur.  B) Saten örgü ile dokunan kumaşta iplik yüzmeleri görülür.  C) En küçük saten örgü raporu 4’lü satendir.  D) Saten örgü ile dokunan kumaşların ön ve arka yüzleri aynı görüntüye sahiptir.

 

18. Aşağıdakilerden hangisi örgüsünün atlama sayısı olur.

 

A) B) C) D) 5

 

19. Aşağıdaki tanımlardan hangisi çözgü satenini ifade eder?

 

A) Atkı ipliğinin rapor içerisinde her sırada, yalnız bir kere üste çıkarak bağlantı yaptığı saten örgüsüne çözgü sateni denir.  B) Çözgü ipliğinin rapor içerisinde her sırada, yalnız bir kere üste çıkarak bağlantı yaptığı saten örgüsüne çözgü sateni denir.  C) Atkı ipliğinin rapor içerisinde her sırada, iki kere üste çıkarak bağlantı yaptığı saten örgüsüne çözgü sateni denir.  D) Çözgü ipliğinin rapor içerisinde her sırada, iki kere üste çıkarak bağlantı yaptığı saten örgüsüne çözgü sateni denir.

 

20. ( )Dokuma kumaşlarda çeşitli renk ve dizilişte iplikler kullanarak desen oluşturmak bir desen elde etme yöntemi değildir.

 

21. ( )Renkli ipliklerle desenlendirme yaparken sadece renk uyumuna ( renklerin birbiri ile olan uyumu) dikkat edilmelidir.

 

22. ( )Renkli ipliklerle desenlendirme yönteminde tek renk çözgü ipliği ile değişik bir renkte atkı ipliği kullanılabilir.

 

23. ( )Renkli ipliklerle desenlendirme yönteminde atkı ipliğinde tek renk kullanılırken çözgü ipliğinde birden çok renk kullanılabilir.

 

24. ( )Renkli ipliklerle desenlendirme yönteminde çözgü ve atkı ipliğinde birden çok renk kullanılabilir.

 

25. Atkı ve çözgü ipliklerinin belirli bir prensibe göre birbirini dik olarak keserek bağlanmalarıyla elde edilen tekstil yüzeyidir?

 

A) Örme  B) İplik  C) Dokuma  D) Örgü

 

26. Aşağıdakilerden hangisi dokuma kumaşta boyuna olarak kenara paralel uzanan ipliklerdir?

 

A) Çözgü iplikleri  B) Atkı iplikleri  C) Dikiş iplikleri  D) Örgü iplikleri

 

27. Örgü raporunun çiziminde uygulanan ilk hareket aşağıdakilerden hangisidir?

 

A) Örgüyü çizmek  B) Rapor boyutlarını işaretlemek  C) Atkı renk raporunu işaretlemek  D) Çözgü renk raporunu işaretlemek

 

28. Aşağıdakilerden hangisi, dimi diyagonalinde (Z) ve (S) ifadelerini açıklar?

 

A) (Z) dimi diyagonali soldan sağa yükselir– (S)dimi diyagonali sağdan sola yükselir 

 

B) (Z) dimi diyagonali sağdan sola yükselir– (S) dimi diyagonali soldan sağa yükselir 

 

C) (Z) dimi diyagonali sağdan sağa yükselir– (S) dimi diyagonali sağdan sola yükselir 

 

D) (Z) dimi diyagonali soldan sola yükselir– (S) dimi diyagonali sağdan sola yükselir

 

29. Tahar işleminde çözgü ipliklerinin hangi çerçevelere ait olduğunu gösterir?

 

A) Tarak planı  B) Tahar planı  C) Örgü raporu  D) Armür planı

 

30. Örgünün dokunabilmesi için gerekli olan çerçeve sayısı aşağıdakilerden hangisine eşittir?

 

A) Örgü raporundaki çözgü sayısına  B) Örgü raporundaki atkı sayısına  C) Örgü raporu tekrar sayısına  D) Örgü raporundaki farklı çözgü hareketi sayısına

 

31. Aşağıdakilerden hangisi dokuma tarağında bir diş boşluğundan geçen tel sayısını gösterir?

 

A) Tarak planı  B) Tarak taharı  C) Gücü taharı  D) Tahar planı

 

32. Aşağıdakilerden hangisi ağızlık açma işleminde çerçeve hareket sırasını belirler?

 

A) Armür planı  B) Tahar planı  C) Tarak planı  D) Örgü raporu

 

33. ( ) Bezayağı örgüsünün en küçük raporu 3 çözgü 3 atkı ipliğinden oluşur.

 

34. ( ) Bezayağı örgüsünün kayma sabitliği diğer örgülere göre daha fazladır.

 

35. ( ) Bezayağı örgülerinde çözgü ve atkı ipliği yükselmeleri aynı değildir.

 

36. ( ) Bezayağı örgüsü ile üretilen kumaşların her iki yüzü de aynıdır.

 

37. ( ) En küçük düzensiz atkı rips örgüsü 3 çözgü, 2 atkı ipliğinden oluşur.

 

38. ( ) Düzenli çözgü ripsleri kumaş üzerinde eşit genişlikte enine yollar oluşturur.

 

39. ( ) Atkı rips örgülerine enine rips örgüleri de denir.

 

40. ( ) Düzenli panama örgülerinde çözgü ve atkı sayısı daima birbirine eşittir.

 

41. ( ) En küçük düzensiz panama örgüsü 4 çözgü ve 3 atkı ipliğinden oluşur.

 

42. Aşağıdakilerden hangisi, kumaş yüzeyinde diyagonal yollar meydana getiren temel örgü çeşididir?

 

A) Dimi  B) Saten  C) Bezayağı  D) Rips

 

43. En küçük dimi örgüsü raporunun çözgü ve atkı tel sayıları kaçtır?

 

A) 2 çözgü- 2 atkı  B) 2 çözgü- 3 atkı  C) 3 çözgü- 2 atkı  D) 3 çözgü- 3 atkı

 

44. Aşağıdakilerden hangisi dimi örgüsünün özelliklerinden biridir?

 

A) En küçük dimi örgü raporu 2 çözgü 2 atkı ipliğinden oluşur.  B) Dimi örgülerinde iplikler yüzme yapmaz.  C) Dimi örgüleri sağ ve sol olmak üzere iki farklı yönde eğimler oluşturur.  D) Dimi örgülü kumaşlar her iki yüzde de aynı görünüme sahiptir.

 

45. ( ) Kırık dimi örgüleri örgü raporunda dimi diyagonalinin yön değiştirmediği örgülerdir.

 

46. ( ) Atkı yönünde kırık dimi örgülerinde çözgü sayısını hesaplamak için temel alınan dimi örgüsünün çözgü sayısı iki ile çarpılır.

 

47. ( ) Atkı yönünde oluşturulan kırık dimi örgüsünün atkı sayısı temel alınan dimi örgü raporunun atkı sayısına eşittir.

 

48. ( ) Çapraz dimi örgüleri elbiselik, paltoluk, ceketlik, örtülük kumaşların dokunmasında kullanılır.

 

49. ( ) Atkı yönünde çapraz dimi örgü raporundaki çözgü ve atkı sayısı temel olarak alınan dimi örgü raporuna eşittir.

 

50. ( ) Atkı yönünde kesik dimi örgülerinde temel olarak alınan dimi örgü raporu, çözgü yönünde iki eşit parçaya bölünür.

 

51. Atkı rips örgüsünün atkı raporunda kaç atkı bulunur?

 

A) Daima bir atkı bulunur.  B) Daima iki atkı bulunur.  C) Daima üç atkı bulunur.  D) Daima dört atkı bulunur.

 

52. Çözgü rips örgüsü hakkında aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

 

A) Çözgü rips örgülerinde yolların genişliğini yolları oluşturan atkı sayısı belirler.  B) En küçük düzensiz çözgü rips örgü raporu, 3 atkı ve 2 çözgüden oluşur.  C) Düzenli çözgü ripsleri kumaş üzerinde farklı genişlikte enine yollar oluşturur.  D) Çözgü rips örgüleri, birden fazla atkı ipliğinin aynı ağızlıktan atılmasıyla oluşan örgülerdir.

 

53. Aşağıdaki seçeneklerin hangisi, düzenli panama örgüsünün tanımıdır?

 

A) Düzenli panama örgüleri iki veya daha fazla sayıdaki çözgü ipliğinin yine aynı sayıdaki atkı ipliklerinin altından ve üstünden geçmesiyle oluşan örgülerdir.  B) Düzenli panama örgüleri farklı sayıdaki çözgü ipliğinin yine farklı sayıdaki atkı ipliklerinin altından ve üstünden geçmesiyle oluşan örgülerdir.  C) Düzenli panama örgüleri farklı sayıdaki çözgü ipliğinin iki tane atkı ipliğinin altından ve üstünden geçmesiyle oluşan örgülerdir. D) Düzenli panama örgüleri iki tane çözgü ipliğinin farklı sayıdaki atkı ipliğinin altından ve üstünden geçmesiyle oluşan örgülerdir.

 

 

54. Aşağıdakilerden hangisi       4        3       1

                                               D ---------------------------    Z

                                                           4         2        2  

 

örgüsünden elde edilen atkı yönünde çapraz dimi örgü rapor sayısını verir? 

 

A) 16 çözgü - 32 atkı  B) 16 çözgü - 16 atkı  C) 16 çözgü - 8 atkı  D) 8 çözgü - 19 atkı

 

55. ( ) Atkı yönünde kırık dimi örgülerinde çözgü sayısını hesaplamak için temel alınan dimi örgüsünün atkı sayısı iki ile çarpılır.

 

56. ( ) Herhangi bir dimi örgü raporunun yarısından itibaren çözgülerin ya da atkıların sondan başa doğru sıralanması ile dimi diyagonalinin yön değiştirdiği örgülere çapraz dimi örgüsü denir.

 

57. ( ) Çözgü yönünde kırık dimi örgülerinde, dimi diyagonali raporun ilk yarısında aşağıdan yukarıya doğru ise diğer yarısında da yukarıdan aşağıya doğru yönlenir.

 

58. ( ) Atkı yönünde çapraz dimi örgülerinde temel olarak alınan dimi örgü raporu, çözgü yönünde iki eşit parçaya bölünür.

 

59. ( ) Çözgü yönünde çapraz dimi örgü raporundaki çözgü ve atkı sayısı temel olarak alınan dimi örgü raporunun çözgü ve atkı sayısının iki katına eşittir.

 

60. ( ) Çözgü yönünde oluşturulan kırık dimi örgüsünün atkı sayısı temel alınan dimi örgü raporunun atkı sayısına eşittir.

 

61. ( ) Balıksırtı dimi örgüleri örgü raporunun yarısından sonra dimi diyagonalinin yön değiştirerek doluların karşısı boş boşların karşı dolu olarak çizildiği dimi örgüleridir.

 

62. ( ) Çözgü yönünde balıksırtı dimi örgülerinde çözgü sayısı temel alınan dimi örgüdeki atkı sayısının iki katıdır.

 

63. ( ) Atkı yönünde balıksırtı dimi örgülerinde çözgü ve atkı sayısı her zaman birbirine eşittir.

 

64. ( ) Çözgü yönünde balıksırtı dimi örgülerinde dimi diyagonali, raporun yarısında aşağıdan yukarıya doğru ise diğer yarısında yukarıdan aşağıya doğru yönlenir.

 

65. ( ) Yukarıya veya yana doğru atlama sayısı iki veya daha fazla olan dimi örgülerine diyagonal dimi örgüleri denir.

 

66. ( ) Çözgü yönünde diyagonal dimi örgülerini elde etmek için bezayağı örgülerinden yararlanılır.

 

67. ( ) Ana örgü raporu sayısı atlama sayısına tam bölünüyorsa Atkı yönünde diyagonal örgü raporunun atkı sayısını hesaplamak için örgü raporunu verilen atlama sayısına böleriz.

 

68. ( ) Diyagonal dimi örgülerinde dimi yolları farklı açılar oluşturmaktadır.

 

69. ( ) Gölgeli dimiler, kademeli olarak atkı dimisinden çözgü dimisine ya da çözgü dimisinden atkı dimisine geçiş yapılarak elde edilen örgülerdir.

 

70. ( ) Dimi örgülerinden yalnızca çözgü yönünde gölgeli dimi elde edilir.

 

71. Saten örgüsünün en küçük raporundaki çözgü ve atkı ipliği sayısı aşağıdakilerden hangisidir?

 

A) 4 çözgü–4 atkı B) 5 çözgü–5 atkı C) 6 çözgü–6 atkı D) 7 çözgü–7 atkı

 

72. 7’li saten örgüsü için aşağıdakilerden hangisi atlama sayısı olamaz?

 

A) 6 B) 5 C) 4 D) 3

 

73. Saten örgülerinde uzun atlamaların yan yana, dimi çizgileri oluşturmadan dizilmeleri kumaş yüzeyine hangi özelliği vermez?

 

A) Düzgünlük B) Kayganlık C) Parlaklık D) Sertlik

 

74. Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

 

A) Atlama sayısı, 1 ve rapor tel sayısının bir eksiği olamaz B) Rapor tel sayısını tam bölen sayı atlama sayısı olamaz C) Atlama sayısı, 2 ve rapor tel sayısının iki eksiği olamaz D) Rapor tel sayısı ile aynı sayıya tam bölünebilen sayı atlama sayısı olamaz.

 

75. 8’li saten örgüsünün atlama sayıları aşağıdakilerden hangileridir?

 

A) 2, 3, 4, 5 B) 3, 5 C) 2, 4, 5, 7 D) 3, 7

 

76. Atkı saten örgülerine, çözgü ipliğinin üstte olduğu bağlantı noktası ilâvesi ya da çözgü saten örgülerine, atkı ipliğinin üste olduğu bağlantı noktası ilâvesi ile elde edilen örgülere ………………………saten örgüleri denir.

 

77. Atkı saten örgüsünde çözgüden kuvvetlendirme yapmak için her dolu karenin üstüne veya altına, bir veya birden fazla …………..kare eklenir.

 

78. Çözgü saten örgüsünde atkıdan kuvvetlendirme yapmak için her boş karenin sağında veya solunda bulunan dolu karelerden bir veya birden fazla ……………………yapılır.

 

79. Karışık saten örgüleri ………. ve ………….yönünde bağlantı noktalarının yer değiştirmesiyle elde edilir.

 

80. Çözgü yönünde oluşturulan tam ya da yarım gölgeli saten örgüleri, verilmiş olan dimi örgü raporuna bağlı olarak çok sayıda çerçeveye ihtiyaç duyulacağından daha çok …………………dokuma makinelerinde uygulanmaktadır.

 

81. ( ) Atkı yönünde balıksırtı dimi örgülerinde dimi diyagonali, raporun ilk yarısında soldan sağa doğru yükseliyorsa diğer yarısında da aynı şekilde yönlenir.

 

82. ( ) 2’li atlamalarda temel alınan dimi örgü raporu eğer tek sayılı ise diyagonal dimi örgü raporu temel dimi örgü raporunun yarısı kadardır.

 

83. ( ) Balıksırtı örgüleri ceketlik, eteklik, paltoluk kumaşların dokunmasında kullanılır.

 

84. ( ) Çözgü yönünde diyagonal dimi örgülerini elde etmek için temel dimi örgülerinden yararlanılır.

 

85. ( ) Kuvvetlendirilen saten örgülerinde, kuvvetlendirme yani bağlantı noktası ilâvesi çözgü ve atkı yönünde olmak üzere sadece iki yönde yapılabilir.

 

86. ( ) Çözgü saten örgüsünde çözgüden kuvvetlendirme yapmak için her boş karenin üstünde veya altında bulunan dolu karelerde bir veya birden fazla eksiltme yapılır.

 

87. ( ) Atkı saten örgüsünde atkıdan kuvvetlendirme yapmak için her dolu karenin sağına veya soluna, bir veya birden fazla dolu kare ilâve edilir.

 

88. ( ) Saten bağlama noktalarının, düzenli yerleşiminin dışında, gelişigüzel dağıldığı örgülere karışık saten örgüleri denir.

 

89. ( ) Atkı yönünde yarım gölgeli saten örgüsü için kullanılacak olan atkı tel sayısı, verilmiş olan saten örgüsü rapor tel sayısı ile rapor tel sayısının bir eksiğinin toplanması sonucunda elde edilen değer olarak belirlenir.

 

90. ( ) Sayma sayısı raporu bölen sayı olmaz.

 

91. ( ) Balıksırtı dimi örgüleri örgü raporunun yarısından sonra dimi diyagonalinin yön değiştirerek doluların karşısı boş boşların karşı dolu olarak çizildiği dimi örgüleridir.

 

92. ( ) Çözgü yönünde balıksırtı dimi örgülerinde çözgü sayısı temel alınan dimi örgüdeki atkı sayısının iki katıdır.

 

93. ( ) Atkı yönünde balıksırtı dimi örgülerinde çözgü ve atkı sayısı her zaman birbirine eşittir.

 

94. ( ) Çözgü yönünde balıksırtı dimi örgülerinde dimi diyagonali, raporun yarısında aşağıdan yukarıya doğru ise diğer yarısında yukarıdan aşağıya doğru yönlenir.

 

95. ( ) Yukarıya veya yana doğru atlama sayısı iki veya daha fazla olan dimi örgülerine diyagonal dimi örgüleri denir.

 

96. ( ) Çözgü yönünde diyagonal dimi örgülerini elde etmek için bezayağı örgülerinden yararlanılır.

 

97. ( ) Ana örgü raporu sayısı atlama sayısına tam bölünüyorsa Atkı yönünde diyagonal örgü raporunun atkı sayısını hesaplamak için örgü raporunu verilen atlama sayısına böleriz.

 

98. ( ) Diyagonal dimi örgülerinde dimi yolları farklı açılar oluşturmaktadır.

 

99. ( ) Gölgeli dimiler, kademeli olarak atkı dimisinden çözgü dimisine ya da çözgü dimisinden atkı dimisine geçiş yapılarak elde edilen örgülerdir.

 

100. ( ) Dimi örgülerinden yalnızca çözgü yönünde gölgeli dimi elde edilir.

 

101. Saten örgüsünün en küçük raporundaki çözgü ve atkı ipliği sayısı aşağıdakilerden hangisidir?

 

A) 4 çözgü–4 atkı B) 5 çözgü–5 atkı C) 6 çözgü–6 atkı D) 7 çözgü–7 atkı

 

102. 7’li saten örgüsü için aşağıdakilerden hangisi atlama sayısı olamaz?

 

A) 6 B) 5 C) 4 D) 3

 

103. Saten örgülerinde uzun atlamaların yan yana, dimi çizgileri oluşturmadan dizilmeleri kumaş yüzeyine hangi özelliği vermez?

 

A) Düzgünlük B) Kayganlık C) Parlaklık D) Sertlik

 

104. Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

 

A) Atlama sayısı, 1 ve rapor tel sayısının bir eksiği olamaz B) Rapor tel sayısını tam bölen sayı atlama sayısı olamaz C) Atlama sayısı, 2 ve rapor tel sayısının iki eksiği olamaz D) Rapor tel sayısı ile aynı sayıya tam bölünebilen sayı atlama sayısı olamaz

 

 

 

Pazartesi, 24 Ocak 2022 00:51

Armürlü Dokuma Makineleri Soruları

 

 

S.1. ( )Dokuma makinelerinde ağızlık açma sistemlerinden armürlü ağızlık açma sistemi, eksantrikli sisteme göre daha az çerçeveye hareket verir.

 

S.2. ( )Armürlü ağızlık açma sistemi, örgü hareketlerinin okunmasına göre mekanik ve elektronik olarak ikiye ayrılır.

 

S.3. ( )Çift stroklu armür makinesinin her bir devrinde beş atkı atılır.

 

S.4. ( )Elektronik kumandalı armürlerde mekanik armürlerdeki kart veya zincirler yerine manyetik kumanda çubukları bulunur.

 

S.5. ( )Armürlü ağızlık açma sisteminin diğer adı armür planıdır.

 

S.6. ( ) Elektronik armür sisteminde manyetik bloklar, elektronik desen hafızası veya direkt mikro işlem birimiyle bağlantılı çalışır.

 

S.7. ( ) Elektronik armürlü ağızlık açma sitemine, örgüye ait eksantrik plakalar takılarak makine çalıştırılır.

 

S.8.. ( ) Elektronik armürlü ağızlık açma sisteminde tüm hareketler kumanda aleti ile kontrol altında çalıştırılır.

 

S.9.. ( ) Elektronik kumandalı armürlerde mekanik armürlerdeki kart veya zincirler yerine manyetik kablolar bulunur.

 

S.10. ( ) Elektronik armürde armürün zamanlama ayarı, kapanma açısının ayarı, ağızlık yükseklik ayarı gibi ayarlar bulunmaktadır.

 

S.11. Aşağıdakilerden hangisi armürlü ağızlık açma sistemleri için yanlış bir ifade olur?

 

A) Ağızlık açma sistemlerindendir.

 

B) Mekanik ve elektronik olarak ikiye ayrılır.  

 

C) En az çerçeve sayısı ile çalışan sistemdir.

D) Özel ihtiyaca göre 48 çerçeve çalışılabilir.

 

S.12. Hareket alma şekline göre armür çeşitleri hangisidir?

 

A) Pozitif, negatif armürler  

 

B) Tek kurslu, çift kurslu armürler

C) Üst ağızlıklı, alt ağızlıklı armürler

 

D) Tek eksantrikli, çift eksantrikli armürler

S.13- Aşağıdakilerden hangisi mekanik armürün kısımlarından değildir?

 

A) Tomruk  B) Desen kartonu  C) Bıçaklar  D) Malyon iplikleri

 

S.14.Mekanik armür sisteminde desen kartonundan önce ilk üretilen tezgâhlarda kullanılan armür çeşitleri hangileridir?

 

A) Plastik ve demir çivili armürler  B) Elektronik armürler  C) Eksantrikli armürler  D) Manyetik armürler

 

S.15. Aşağıdakilerden hangisi elektronik armürün ayarlarından değildir?

 

A) Armürün zamanlama ayarı  B) Kapanma açısı ayarı  C) Ağızlık yükseklik ayarı  D) Platinlerin ayarı

 

S.16. Aşağıdakilerden hangisi elektronik armürle ilgilidir?

 

A) Malyon iplikleri  B) Manyetik bloklar  C) Eksantrikler  D) Havan tahtası

 

 

 

Pazartesi, 24 Ocak 2022 00:42

Eksantrikli Dokuma Makineleri Soruları

 

 

 

S.1. Aşağıdakilerden hangisi dokuma makinelerinde, atkının atılmasından önce çözgü ipliklerinin iki tabakaya ayrılarak oluşturduğu üçgen kesitli tünele verilen addır?

A) Atkı atma  B) Ağızlık  C) Armür  D) Eksantrik
 
S.2. Dokuma makinesinde taraktan dokunan kumaşa kadar olan bölüm aşağıdakilerden hangisi ile isimlendirilir?
 
A) Ön ağızlık  B) Sağ ağızlık  C) Üst ağızlık  D) Alt ağızlık
 
S.3. Ağızlığın oluşturulmasında çerçevelerin yukarı kaldırılması ve tekrar eski yerine getirilmesi hangi hareket tipinde gerçekleştirilir?
 
A) Üstten çerçeve hareketi  B) Negatif çerçeve hareketi  C) Pozitif çerçeve hareketi  D) Nötr çerçeve hareketi
 
 
S.4. Ağızlık açma sistemlerinden eksantrik için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Genelde dikdörtgen şeklindedir.  B) Makinede ağızlığın içinde bulunur.  C) Kam olarak da adlandırılır.  D) Plastikten yapılırlar.
 
S.5. Aşağıdakilerden hangisi eksantrikli ağızlık açma sistemlerindendir?
 
A) Üstten eksantrikli ağızlık açma  B) Alttan eksantrikli ağızlık açma  C) Soldan eksantrikli ağızlık açma D) İçten eksantrikli ağızlık açma 
 
S.6. Aşağıdakilerden hangisi ağızlık açma sistemlerinden değildir?
 
A) Armürlü ağızlık açma  B) Eksantrikli ağızlık açma  C) Kamlı ağızlık açma  D) Mekikli ağızlık açma
 
S.7. ( )Dıştan eksantrikli ağızlık açma sistemi dokuma makinesi iskeleti yan duvarları dışına yerleştirilir.
 
S.8. ( )Dıştan eksantrikli sistem içten eksantrikli sisteme göre daha az yer kaplamaktadır.
 
S.9. ( )Dıştan eksantrikli makinelerde bütün örgüler için aynı eksantrikler kullanılır.
 
S.10. ( )4- Ağızlık açma sisteminin bakımı sırasında sistemin yağlanması için üretici firmanın belirlemiş olduğu yağlar tercih edilir.
 
S.11. ( )Dimi  2/ 1 örgüsünün dokunabilmesi için en az üç eksantrik gerekmektedir.
 
S.12. ( )Dokuma makinelerinde, atkının atılmasından önce çözgü ipliklerinin iki tabakaya ayrılarak oluşturduğu üçgen kesitli tünele ağızlık adı verilmektedir.
 
S.13. ( )Arka ağızlık, dokuma makinesinde gücülerden, dokunan kumaşa kadar olan bölüme verilen addır.
 
S.14. ( )Negatif çerçeve hareketi ile ağızlık oluşturan sistemlerde, çerçevelere sadece oluşturulması için değil, kapatılması için de ağızlık oluşturma tertibatından hareket verilir.
 
S.15. ( )Eksantrik, çevresi merkezle aynı uzaklıkta olmayan, değişik merkez kaçıklıklarına sahip parçalara verilen isimdir. Kam olarak da adlandırılır.
 
S.16. ( )Her örgü için aynı eksantrikler kullanılır.
 
S.17. ( )Dokumada örgü ve motif olarak en büyük raporları eksantrikli makinelerde dokuyabiliriz.
 
S.18. ( )Eksantrikli ağızlık açma sistemleri içten ve dıştan eksantrikli olmak üzere iki gruptan oluşur.
 
S.19. ( )Ağızlık açma sistemleri, kumaşın dokunma kalitesini ve makinenin kullanışlılık
 
 
 
 
 
Pazartesi, 24 Ocak 2022 00:31

Kalite kontrol soruları

 

 

S.1.Flament ipliklerde kıvırcık kontrolü ne demektir ?

 

C.1.Kıvrımlılıkölçümüyle kıvrılma dalgalarının sayısı ve boyutunun tespit edilmesidir.

 

S.2.İplik mukavemetini etkileyen faktörler nelerdir ?

 

C.2. 1-Elyaf uzunluğu 2-Elyaf inceliği 3-İplik yapısındaki moleküllerin dağılımları 4-İplikleri meydana getiren   ham maddeler 5-Düzgünsüzlük oranı 6-Büküm

S.3.İplikte %Yağ Miktarı Tayini ne demektir ?

 

C.3. POY ipliklerde bulunan yağ oranının istenilen oranda olup olmadığı tespit edilir.

 

S.4.İplik numara çıkrığı (metre metrajlı) ne demektir ?

 

C.4. İpliklerin belirli uzunluklarda kesilmesi için uzunluğu ölçmeye yarayan ve çıkrık denilen alettir.

 

S.5.Hassas terazi ne demektir ?

 

C.5. Uzunluk değerleri belirlenmiş olan ipliklerin, 1 mg hassasiyetli bir terazide tartılarak ağırlıklarının bulunmasını sağlayan cihazdır.

 

S.6.İplik mukavemeti ne demektir ?

 

C.6.İpliğin uygulanan bir yüke gösterdiği dirençtir.

 

S.7.İplikteki mukavemet değerinin yüksek olmasının faydaları nelerdir ?

 

C.7. 1-Zaman kaybını azaltır 2-kaliteyi yükseltir 3- Estetiği yükseltir 4- iplik kopuşunu azaltır 5- Makine duraklamalarını azaltır 6-Maliyeti düşürür.

 

S.8. İplikte mukavemet tayini yaparken kullanılan parametreler nelerdir?

 

C.8.

 

1-Kopma mukavemeti

2-Uzama yüzdesi

3-Kopma uzunluğu

4-Kopma yükü

5-Kopma gerilimi

6- İplikte mukavemet tayini.

 

S.9. İplikte kopma mukavemeti ( kopma gerilimi )ne demektir ?

 

C.9. İpliğin gerilime dayanma kabiliyeti ya da kopma dayanımıdır.

 

S.10. İplikte kopma mukavemetini ( kopma gerilimini ) anlatınız?

 

C.10.İplikte kopma mukavemeti; ipliğin gerilime dayanma kabiliyeti ya da kopma dayanımıdır. Buna ipliğin kopma gerilimi adı da verilebilir. Kopmaya kadar ilerletilen bir gerginlik direnci deneyinde oluşan maksimum dirençtir. Kopma mukavemeti denye başına gram ya da tex başına gram olarak ölçülür ve birim iplik sayısına düşen kuvvet olarak ifade edilir. 1-Denye mukavemeti: Bir denyelik ipliği veya elyafı koparmak için gerekli gram ya da ağırlık (g/den). 2-Tex mukavemeti: Bir tex’lik ipliği veya elyafı koparmak için gerekli gram ya da ağırlık (g/tex).

 

S.11.İplikte uzama yüzdesi ne demektir ?

 

C.11. Bir ipliğin gerilim altındaki uzama derecesinin ölçüsüdür.

 

S.12.İplikte uzama yüzdesi kaç şekilde ifade edilir ?

 

C.12

 

.Uzama oranı üç şekilde ifade edilir :

 

1-Uzunluk olarak

 

2-İlk uzunluğun yüzdesi olarak

 

3-İlk uzunluğun bir bölümü olarak.

 

S.13.İplikte uzama kabiliyeti ne demektir ?

 

C.13.Kritik uzama noktasına kadar uzatılmış bir mamulden kuvvet uygulaması kaldırıldığında hızla başlangıca geri döner. Bu noktadan sonra makro molekül zincirlerinin kopması ile esneme sağlanacağından başlangıç noktasına geri dönme mümkün değildir. Bir ipliği kopma noktasına kadar germe etkisiyle esnetme veya uzatma onun uzama kabiliyetini ya da uzayabilirliğini belirtir. Germe kuvvetinin uygulanmasından sonra ipliğin uzunluğundaki değişme ya da deformasyon orijinal uzunluğunun yüzdesi olarak ölçülür.

 

S.14.İplikte kopma uzunluğu ne demektir ?

 

C.14.Bir ipliğin kendi ağırlığı ile koptuğu uzunluktur.Filament ipliklerde moleküler yapının düzgün olup olmaması kopma uzunluğunu etkileyen en önemli etkenlerden birisidir. Lineer alanlar (moleküllerin düzgün olarak bulunduğu yerler) fazla ise kopma uzunluğu fazla; amorf alanlar (moleküllerin dağınık olarak bulunduğu yerler) fazla ise kopma uzunluğu azdır. Kopma uzunluğu, farklı numaralandırma sistemlerine sahip değişik kontrol malzemelerinin birbiri ile karşılaştırılmasını mümkün kılan bir ölçüdür. Kopma uzunluğunun, kopma kilometresi kısaltması Rkm’dir.

 

S.15.İplikte kopma yükü,gerginliği ne demektir ?

 

C.15.Kopma gerginliğini geliştiren, ipliğin kopması için gerekli olan yüktür.

 

S.16. Mukavemet testlerinde kullanılan ölçme cihazılarında hangi şartlar sağlanmalıdır ?

 

C.16.

 

1-Numuneye sabit yük artışı uygulayan veya numuneye aynı zamanda sabit miktarda uzama sağlayan,

 

2-Uygulanan kuvvet altında iplikteki uzama miktarını otomatik olarak ölçen,

 

3-Numuneyi koparmak için gereken yükü hesaplayan ve gösteren,

 

4-Maksimum yüke kadar uzamaları ölçen ve gösteren,

 

5-İpliği güvenli bir şekilde tutan, bunun sonucunda çenelerdeki kıstırma sonucu iplik kopmasına imkân vermeyen,

 

6-Numuneye maksimum yükü 20 ± 3 saniyede yükleyecek şekilde olmalıdır.

 

S.17. Filament iplik, mukavemet ve kopma uzaması ve kopma yüklerini, eş zamanda eş test hızı prensibine göre tespit etmek için neler yapılmalıdır ?

 

C.17.

 

1-Kontrolden önce bütün numuneler iklimlendirilir.

 

2-İplik cinsine göre daha önceden parametre ayarı yapılmış program seçilir,

 

3-POY ipliklerde; kıskaçlar arasındaki mesafe 200 mm ±1 mm; test hızı 1500 mm/dk; ön gerilim 0.05 g/ tex

 

4-Tekstüre, bükümlü, FDY vb. ipliklerde; kıskaçlar arasındaki mesafe 200 mm±1mm; test hızı ipliğin kopma süresi 20 sn. olacak şekilde ayarlanır.

 

5-Kontrole başlamadan önce iplik yüzeyinden 1000 metre iplik çözülür.

 

6-Her numune için mukavemet ölçüm cihazı çalıştırılır.

 

7-Mukavemet ölçme cihazı her numune için 5 çekim yaparak ortalama değeri verir.

 

 

Çarşamba, 19 Ocak 2022 14:04

Numara Dönüşüm Hesapları

 

  

 

ipl27

 

 

İplik numaralarının birbirlerine dönüştürülmesi kumaş analiz ve kumaş tasarım hesapları açından önemli bir konudur. Çünkü hesaplamalarda iplik numarasının Numara Metrik cinsinden olması gereklidir. Yani; kullanacağınız iplik numarası 40 Ne, 60 Nd,40 Nike,40 Ntex veya değişik numara, cins ve birimlerinde olabilir.

 

Uzunluk Numaralama sisteminde numaralanan iplikler 

1000 metresi 1000 gram gelen iplik 1 Numara Metriktir. ( Nm )  

1000 Metresi 500 gram gelen iplik 1 Numara Fransız’dır. ( Nf ) 

512 metresi 453,6 Gram gelen iplik 1 Numara İngiliz Kamgarn’dır. ( Nik)  

234 Metresi 453,6 Gram gelen iplik 1 Numara İngiliz Ştrayhgarn ’dır. ( Nişt ) 

768 Metresi 453,6 Gram gelen iplik 1 Numara İngiliz Pamuk'tur. ( Nip)  

274 Metresi,453,6 Gram gelen iplik Numara İngiliz Keten’dir.( Nike )

Bu sistemde uzunluk değişken ağırlık sabit olduğundan örneğin 20.1000 metresi 1000 gram gelen ipliğin numarası 20 Nm ( Numara Metrik ) tir.

 

Yukarıdaki bilgilere göre ; 

20 Nm ipliğin Nip olarak numarası bulmak için şu orantıyı yaparız. 

20.1000 metresi 1000 gram gelen iplik 20 Nm’tir.

 X.768 metresi 453,6 gram gelen iplik kaç Nip’tir.

 

Buna göre;

 

20.1000 metresi 1000 gram

 x. 768 metresi 453,6 gram

 ---------------------------------

X = 20.1000.453,6 / 768.1000 = 11,8 Nip

       

 

20 Nm = 11,8 Nip eder.

 

Veya

 

iplik numara dönüşüm formülünü kullanarak 20 Nm ipliğin kaç Nip olduğunu hesaplarız.

               

Nip = Nm.0,905 = 20.0,5905 = 11,8 Nm

 

 

Ağırlık Numaralama sisteminde numaralanan iplikler

9000 Metresi 1 Gram gelen iplik 1 Numara Denye’dir. (Nd ) 

1000 Metresi 1 Gram gelen iplik 1 Numara Tex’tir. ( Ntex) 

Bu sistemde Uzunluk sabit ağırlık değişken olduğundan örneğin 9000 metresi 20 gram gelen ipliğin numarası 20 Nd ( Numara Denye ) dir.

 

Yukarıdaki bilgilere göre;

 

40 Nd ipliğin Nm olarak numarası bulmak için şu orantıyı yaparız.

 

9000 metresi 40 gram gelen iplik 40 Nd’dir.

x.1000 metresi 1000 gram gelen iplik kaç Nm’tir.

 

X= 9000,1000 / 1000,40 = 225 Nm

 

40 Nd = 225 Nm eder.

 

Veya

 

iplik numara dönüşüm formülünü kullanarak 40 Nd ipliğin kaç Nm olduğunu hesaplarız.

 

Nm = 9000 / Nd = 9000 / 40 = 225 Nm

 

 

 

 

Cumartesi, 15 Ocak 2022 17:43

Emprime Baskı

 

 

 

emp2

 

 

 

 

Emprime baskı elle ve tahta kalıp yardımı ile yapılmaktadır. İpek, yün, alpaka, raşel, saten, polyester, saten ve pamuklu kumaşlara olabilmektedir. Emprime için serigrafi baskı boyaları kullanılmaktadır.

Tahta kalıbını hazırlamak için, baskı alanının boyutu kadar bir kalıp hazırlanıp, bu tahta kalıbın üzerine, gergin olarak ipek döşenmektedir. Hazırlanan bu tahta kalıplara yapılacak olan desenler monte edilerek, kumaşlara tatbik edilir.

Emprime ile baskı yapmak için hazırlanan bu kalıbın üzerine, basılmak istenen logo ya da desenlerin folyosu çıkarılarak, ipek üzerine yerleştirilmektedir. Daha sonra baskı için kullanılan özel serigrafi boyası bunun üzerine dökülerek, rakle ismi verilen ve boyanın kumaş üzerinde yayılmasını sağlayan sıyırıcı materyal yardımı ile kumaşlara baskı işlemine geçilmektedir.

Emprimelerde resim baskısı olamamaktadır. Aynı zamanda bu boya baskı yönteminde renk geçişleri de yapılamamaktadır. Kullanılan renklerin ve kullanılan malzemelerin çeşitliliğine göre emprime kumaşların fiyatları belirlenmektedir.

Avantajı  tüm kumaş türlerine kolaylıkla uygulanabilmesidir. Aynı zamanda baskıda basılan adet miktarı ne kadar çoksa birim başı maliyetlerin düşerek, baskının ekonomik fiyatlarla olmasını sağlamaktadır.

Kullanılan serigrafi boyaları canlı renklerden oluştuğu için uygulandığı kumaşların güzel ve şık görünmesine yardımcı olur. Kullanılan boyalar su bazlı ve organik boya olduğu için insan sağlığına zarar vermez. Bu baskı türü istenen her yüze uygulanabilmektedir.

Bu baskılarda kullanılan serigrafi boyalarının tümü, birinci sınıf kaliteye sahip olup, çevre dostu olan ekolojik boyalardır. Yüksek adetlerde en iyi verim sağlayan boya baskı tekniğidir. Parça ya da dikilmiş olan her tekstil ürününe yapılabilmektedir. Ayrıca diğer baskı yöntemlerine göre en hızlı üretimi sağlayan bir baskı çeşididir. Böylelikle zamandan büyük tasarruf sağlanmaktadır.

 

 

Emprime Baskı Çeşitleri

 

 

Su bazlı

Sıcak yaldız

Kabartma

Varak

Hologram yaldız

Pigment

Sim baskılar

 

 

Su Bazlı Emprime Baskı

 

 

Su bazlı baskı için su bazlı boyalar kullanılmakta olup, bu boyalar özel yapıları sayesinde organik olmaktadır. Su bazlı boyalar ağır metal ya da insan sağlığına zarar verecek bir madde içermemektedir.

Su bazlı baskı yapılan kumaşlar, 60 derece sıcaklıkta yıkanabilmektedir. Aynı zamanda diğer baskılara göre su bazlı baskılar daha fazla elastik bir yapıya sahip olmaktadırlar. Bu nedenle polyester film üzerine yapılan su bazlı baskının, kumaşlara yerleştirilmesi de oldukça pratik ve kolay olmaktadır.

 

 

Sıcak Yaldız Emprime Baskı

 

 

Sıcak Yaldız Baskı çeşidinde, kalıplarda kullanılan folyoların mat kısmı baskı yapılacak olan tarafa, parlak kısmı ise klişeye gelecek şekilde ayarlanmaktadır. Böylelikle hangi renk yaldız arzu edilirse, kalıp folyolarında o renk kullanılmaktadır.

 

Kabartma Emprime Baskı

 

 

 

 

emp3

 

 

 

 

Kabartma baskı en çok kullanılan baskı çeşitlerinden biridir. Emprime ile baskı teknikleri içinde özel bir yere sahip olan bu baskı türü, kumaşlara farklı efektler kazandırmaktadır. İstenen desenin kumaşa aktarılması pigment boyar maddelerle baskı gibi olsa da baskının görünüşü kullanılan tekniklerle kabartma şeklinde olmaktadır.

 

 

Varak Emprime Baskı

 

 

emp4

 

 

 

 

Varak baskı taşıyıcı bir polyester film üzerine özel kaplama makineleri ile boya kaplanarak elde edilmektedir. Varak baskı ilk zamanlarda matbaacılıkta kullanılmış olsa da gelişen teknoloji ile günümüzde tekstil sektöründe de sıklıkla kullanılmaya başlamıştır.

Varak baskılar birçok farklı alanda kullanılabilmektedirler. Tekstil ve matbaacılık haricinde; deri, cam, seramik ve plastik materyallere de varak baskı yapılmaktadır. Varak baskı kullanıldığı kumaşlarda parlak ve metalik efektlerin oluşmasını sağlamaktadır. Varak baskı, tekstil sektöründe altın ve gümüş metalik renklerinin mat, parlak ve yarı mat gibi versiyonları ile sıklıkla kullanılmaktadır.

 

 

Hologram Yaldız Emprime Baskı

 

 

emp5

 

 

 

 

Hologram yaldız baskı, 2 boyutlu resimlerin tek katmandan oluşan holograma yerleştirilmesi ile yapılmaktadır. Baskının yapıldığı alanların değişik ve farklı renklerde gözükmesini sağlayan bir baskı çeşididir.

 

 

Pigment Emprime Baskı

 

 

 

 

emp6

 

 

 

 

Pigment baskı, tüm dünya genelinde en çok kullanılan baskı çeşitlerindendir. Aynı zamanda pigment baskılar maliyet olarak da en düşük fiyata sahip olmaktadırlar. Pigment baskılarda kullanılan boyalar anorganik, organik, floresan ve metalik tonlara sahip olmaktadır.

Pigment baskılar özellikle pamuklu baskılarda en çok tercih edilmektedir. Pigment baskı sonrasında yıkama gerekmediği için en pratik ve maliyeti düşük baskı çeşitlerindendir.

 

 

Sim Emprime Baskı

 

 

 

 emp7

 

 

 

Tekstil sektöründe sıklıkla kullanılan sim baskı, uygulandığı kumaşlara parlak ve ışıltılı olmak üzere efektler vermektedir. Simler, uygulama esnasında polyester filmler üzerine tutturulmuş, metalik boyalardan oluşmaktadır. Uygulandığı alanlarda hoş bir görüntü elde edilmesini sağlamaktadır. Sim baskı için geniş bir renk yelpazesi bulunmaktadır.

 

 

 

Cumartesi, 15 Ocak 2022 12:39

Dokusuz Yüzeylerin Kullanım Alanları

 

 

 

Ambalaj

 

Medikal steril paketler

Disk paketleri

Çanta

 

 

 

 

 

dksuz26

 

 

 

 

Ev

 

Temizlik bezleri

Peçete

Masa örtüsü

Yatak örtüsü

Klozet aksesuarları

Pencere gölgelikleri

Çay-Kahve poşeti

Halı

Duvar kaplama

Mobilya arkalıkları

 

 

 

 

 

 

dksuz27 

 

 

 

 

 

Endüstriyel ve Askeri

 

Filtre

Taşıma bandı

Kablo izolasyonu

Zımpara ve parlatma malzemeleri

Uyku tulumu

Suni deri

 

 

 

 

 

 

dksuz28 

 

 

 

 

 

Giyim

 

Astar

Ayakkabı

Çanta

Eldiven

Elbise izolasyonu

Tela

 

 

 

 

 

dksuz29

 

 

 

 

Hijyen

 

Çocuk bezi

hijyenik pedler

Kozmetik ürünler

Temizleticiler

 

 

 

 

 

dksuz30

 

 

 

 

İnşaat 

 

Çatı kaplama

izolasyon

Boru izolasyon

Tren yolu yatakları stabilzasyonu

Kanal ve rezervuar iç koruması

 

 

 

 

 

dksuz31 

 

 

 

 

Jeotekstil

 

Asfalt

Drenaj

Baraj

Havuz

Akarsu bentleri

Golf ve tenis kortları,Suni çim

Erozyon kontrol

 

 

 

 

 

dksuz32 

 

 

 

 

Otomotiv

 

Zemin ve iç kaplama

Hava filtresi

Yağ,filtresi

Döşeme

Bagaj astarı

İç kapı paneli

Ses izolasyonu

 

 

 

 

 

dksuz33 

 

 

 

 

Sağlık

 

Cerrahi maske

Ameliyat elbiseleri

Ameliyat örtüleri

Stril paketleme

Bandaj

Kan ve diyaliz makinelerinde

 

 

 

 

dksuz34 

 

 

 

 

Tarım

 

Fidanlık Kaplama

çim koruma

Ürün üzeri kapatma

Kök sarma

 

 

 

 

 

dksuz35 

 

 

 

 

Yukarda belirtildiği gibi geniş kullanım alanına sahip dokusuz yüzeyler; kullanım alanına göre yapısında farklı özellikleri barındırmaktadırlar. Bu tür kumaşların sahip olabilecekleri özellikler aşağıda maddeler halinde belirtilmektedir. Kullanım yerine göre belirli bir fonksiyonu yerine getirmede kullanılan dokusuz yüzeyler; belirtilen özelliklerinden bir ya da bir kaçını yapısında taşıyabilecek durumda bulunmalıdır .

 

1-Gramaj · Emicilik · Filtreleme özelliği

 

2-Kalınlık · Tutum · Toz tutmazlık

 

3-Yoğunluk · Pürüzlülük/pürüzsüzlük · Sterilizasyon

 

4-Gözeneklilik · Su iticilik · Kuru temizlemeye uygunluk

 

5-Geçirgenlik · Hava şartlarına dayanım · Yıkanabilirlik

 

6-Mukavemet · İletkenlik/yalıtkanlık · Ütülenebilirlik

 

7-Uzama · Antibakteriyel özellik · Boyanabilirlik

 

8-Esneklik · Alev dayanımı · Renk Haslığı 

 

 

 

Cuma, 14 Ocak 2022 20:02

Mekanik Jakarlı Dokuma Makinesi

 

 

Ağızlık açma sistemleri içinde en üst seviyeyi jakarlı ağızlık açma makineleri temsil etmektedir. Bu makinelerde en karmaşık desenleri, resimleri veya manzaraları dokuyabiliriz. Bu geniş desenleme imkânı, sistemin çok fazla sayıda çözgü ipliğine ayrı olarak hareket verebilmesinden kaynaklanmaktadır. Jakar sistemi diğer sistemlere oranla değişik bir yapı gösterir. Eksantrik, armür sisteminde ağızlığın oluşumu için çözgü ipliklerine çerçeve gruplarınca hareket verilir. Jakar sisteminde ise ağızlığın oluşumu için platinlere bağlı malyon gruplarıyla kumanda edilir. Bu nedenle jakar sistemi desen yapma olanakları açısından eksantrik ve armür sistemlerine göre çok büyük desen gruplarının dokunmasına imkân sağlamaktadır.

 

 

Jakar makineleri tek tomruklu ve çift tomruklu olarak iki sistemde incelenir.
 
Dokuma tezgâhının üzerine dikey olarak kurulan bir ağızlık açma aparatıdır. Ayrıca makine kusursuz mekanik özellikleri ile bize çok değişik desenli kumaşlar yapma olanağı tanımıştır. Jakar makinesi bir seri iğne (desen okuyan ve makineyi programlayan) bir seri platinden (maylonlar aracılığı ile ağızlık açılmasını sağlayan) oluşmuş bir sistemdir. Herhangi bir dokuma tezgâhı birtakım değişikliklerle birlikte üzerine jakar makinesi takılarak jakarlı dokuma tezgâhına dönüştürülebilir.
 
 
 
 
 
jakar26
 
 
 
 
Jakar mekanizması, dokuma makinesine ek olarak kurulan bir aparattır. Eğer makinede jakar sistemi iptal edilirse makine eksantrik veya armür sisteminde çalıştırılabilir. Jakar sistemi ile dokuma makinesi arasında şu ilişki mevcuttur.
 
  • 1-Dokuma tezgâhı jakar makinesine hareket verir.
  • 2-Jakar makinesi çalışarak maylonlar aracılığı ile dokuma tezgâhına ağızlık açar.
 
Çözgü ipliklerini gruplar hâlinde kumanda ederek ağızlık açmayı, çeşitli motifler ve şekiller elde etmeyi sağlayan jakar sisteminin diğer ağızlık açma sistemlerine göre en büyük farkı çözgü ipliklerinin her grubu (bir platine bağlı malyonlar) için hareket verilmesidir. Armür ve eksantrikli ağızlık açma sistemlerinde ise çözgü iplikleri üzerinde bulunduğu çerçeve ile bağımlı hareket etmektedir.
Diğer ağızlık açma sistemlerinde çerçevelerin sayısı ile sınırlı olan değişik çözgü hareketi, jakar sisteminde platin sayısı ile sınırlıdır. Yani Jakarlı dokuma makinesindeki örgünün büyüklüğü jakar makinesindeki platin sayısı kadardır. Ayrıca malyon dizimlerini değişik şekillerde yaparak örgü raporunu büyütme olanakları vardır.
 
 
 
 
 
 
jakar27
 
 
 
 
 
 

Jakarlı ağızlık açma sisteminde iki temel hareket vardır:

 

1-Tomruğun sağ sol hareketi:

 

Atılan her atkıda bir miktar dönerek kartonu hareket ettirir. Ayrıca tomruk iğnelere doğu kartonları iterek kartonun okunmasını sağlar.

 

2-Bıçakları aşağı yukarı hareketi:

 

İğneler ve platinlerden aldığı hareketi malyon ipliklerine ve dolayısıyla gücülere ileterek ağılığı açılmasını sağlar. Aşağıda jakar makinesinin ana elemanları görülmektedir.

 

 

 

 

 

 jakar28

 
 
 
 
 
 
MEKANİK JAKARLI AĞIZLIK AÇMA SİSTEMİNİN ELEMANLARI
 
 
 
 
jakar29a
 
 
 
 
 
 
1-Tomruk:
 
 
  • Üzerinde iğneler veya platin sayısı kadar delik bulunan dörtgen, altıgen veya yuvarlak (silindir) şeklinde olan parçadır. Görevi, jakar desenine göre delinmiş bulunan kartonları her atkı için bir sonraki okunacak harekete hazır hâle getirilmesidir.
 
 
 
 
 
 
 
jakar29
 
 
 
 
 
2-Jakar kartonları
 
  • Jakar kartonu çözgü ipliklerinin istenilen şekilde hareket etmesi amacıyla iğnelere hareket veren ve üzerine desene göre delik delinen, çalışmaya elverişli plastik veya kâğıtlardır. Genel özellikleri bakımında iki türü bulunmaktadır. Bunlar parçalı ve sonsuz kartonlardır.
 
Parçalı Karton:
  • Her atkı için ayrı bir karton olup bu parçalar birbirine dikilip sonsuz hâle getirilerek kullanılır. Kullanım sırasında ve delim sırasında birçok sorun oluşturmaktadır.
 
Sonsuz Karton (Verdol)
 
  • Desende kullanılan bütün atkılar aynı karton üzerine delinerek kullanılır. Bu kartonun hem delim aşamasında hem de çalışma aşamasında kullanımı kolaydır. Sonsuz karton için plastik veya kâğıt malzeme kullanılmıştır.
 
 
 
 
 
 
 
jakar30
 
 
 
3-İğneler
 
  • Kartondaki dolu ve boş noktalara göre platinlere hareket veren parçalardır. Eski jakarlarda tek grup iğne varken günümüz mekanik jakarlarında çelik iğne, faturalı iğne ve uzun iğne olmak üzere üç çeşit iğne kullanılmaktadır. Uzun iğnelerin arkasında, geriye itildiklerinde sıkışan baskı kalktığında tekrar eski yerine iten yaylar vardır. Bu yaylar yay kutusu içine toplanmıştır. İğneler, platinlere göre dik, jakar makinesine göre yatay konumda yer alır.
4-Platinler
 
  • Jakar makinesinin temel elemanıdır. İğneler yardımıyla üst kısımları sağa sola hareket edebilir. Örgüde dolu (çözgü yukarıda) ise bıçakları etki alanında kalır veya örgü boş ise (çözgü aşağıda) etki alanından itilir. Eski tiplerde tek kancalı yeni makinelerde çift kancalı modeldedir. Jakar üzerindeki platin sayısı jakar kapasitesini gösterir.
5-Bıçaklar
 
  • Ağılı açılabilmesi için çözgü ipliklerinin yukarı kaldırılması gerekir. Daha öce bahsedildiği gibi çözgü ipliklerinin yukarı kaldırılmasını platinler ve buna bağlı olan malyon iplikleri yapar. Kısaca ağılı aça, platinlerin yukarı kaldırılması ile sağanı. Platinlerin yukarı hareketini sağlayan jakar elemanına bıçak denir. Jakar makinesinde platin sırası kadar bıçak vardı. Bu bıçaklara tek yerden hareket vermek ve hareket bütünlüğü sağlamak amacı ile çerçeve biçiminde bir araya toplanmıştır. Buna bıçak tablosu denir. Bıçak tablosu, bıçak eksantriğinden aldığı hareketle jakar iskeleti içinde aşağıdan yukarı hareketle platinleri kaldırır indirir. Kullanım yerlerine göre tek bıçak tablosu jakar makineleri olabileceği gibi birbirinden farklı zamanda hareket eden yani, biri aşağıdan yukarı doğu çalışırken diğeri yukarıdan aşağıya çalışan iki adet bıçak tablosu olan jakar makineleri de vardır. Tek bıçak tablolu makinelerde, tek kancalı platinler kullanılır. Platinlerin kancası bıçağa dönüktür ve onun hareket alanı içindedir. Ayrıca çift bıçak tablolu jakar makineleri diğerine nazaran daha verimlidir.
 
 
 
 
 
jakar31
 
 
 
 
6-Havan tahtası
 
  • Üst harnıç da denir. Platinleri taşıyan ve üzerinde küpe delikleri bulunan tahtadır. Havan tahtası platinlere dayanak olmakla birlikte onların dengesini sağlar. Bazı jakarlarda hareketli, bazılarında sabittir. Hareketli olanlarda ağızlık açılması sırasında aşağıya doğru inerek düzgün ağızlık açılmasını sağlar.
7-Malyon ızgaraları
 
  • Malyonların ve küpelerin rahat çalışabilmesi için cam çubuklardan yapılmış ızgaralardır. Malyon iplikleri bu ızgaralarda yönlenir. Bunların bir diğer görevi de malyon ipliklerini korumak ve aşınmasını önlemektir.
8-Malyon tahtası
 
  • Alt harnıç veya dizim tahtası da denir. Malyon tahtası kumaşın enini ve sıklığını tayin eder. Üzerinde malyon ipliği sayısından daha fazla delik vardır. Her delikten bir malyon ipliği geçer. Yapılan malyon dizimleriyle, çözgü yoğunluğu ve kumaş üzerinde desenin kaç rapor olduğunu belirler.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
jakar32
 
 
 
 
 
 
 
9-Küpeler
 
  • Malyon iplikleri ile platinleri birbirine bağlar. Dizim değişimlerinde ve aşınma durumlarında malyonların platinlere direkt olarak bağlanması güçtür. Bu durumda küpeler büyük kolaylık sağlar. Metal veya plastikten yapılmışlardır.

 

 

 

 

 

 

jakar33
 
 
 
 
 
 
10-Malyon iplikleri
 
  • Çözgü ipliklerinin sistemli olarak bir kısmının yukarıda bir kısmının da aşağıda kalmasını sağlayan ve platinlerden hareket alan jakar elemanlarıdır. Alt kısımlarında gücü telleri bulunur. Keten ipliği olarak da isimlendirilir.
 
 
 
 
 
 
 
 
jakar35
 
 
 
 
 
  • Naylon, misine ya da örme iplik olarak hazırlanır.
  • Sürtünmeye karşı dayanıklıdır.
 
Malyon gücü bağlantı koruyucu
 
  • Malyon tahtasından geçen iplikler, gücü tellerinin üst tarafından bağlanır. Yapılan bu bağlantılar yoğunluktan dolayı birbirlerine sürtünür. Bu sürtünmelerin azaltılması ve takılmaların önlenmesi için bağlantıların üzerine hortumlar geçirilerek malyon ipliklerinin gücü tellerine kolay ve sağlıklı şekilde bağlanmaları sağlanır.
 
Gücüler
 
  • Gücü telleri çözgü ipliklerinin ağızlık açmasını sağlayan ortalarındaki gücü gözlerinden çözgülerin geçirildiği teldir. Alt kısmından ağırlıklara, yaylara veya lastiklere üst kısmından da malyon ipliklerine bağlanır.
 
Gücü malyon geri çekme elemanları
  • Örgüye göre yukarıya kalkmış olan gücü tellerini ve malyonları tekrar aşağıya çekmeye yarayan jakar parçasıdır. Bu parçalar çözgü ipliklerinin kalınlığına ve dokuma türüne göre değiştirilir. Üç çeşit geri çekme elemanı vardır.
 
Bunlar: demir çubuklar (ağırlıklar), lastikler ve yaylardır.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
jakar34
 
 
 
 
 
11-Malyon gücü bağlantı koruyucu
 
  • Malyon tahtasından geçen iplikler, gücü tellerinin üst tarafından bağlanır. Yapılan bu bağlantılar yoğunluktan dolayı birbirlerine sürtünür. Bu sürtünmelerin azaltılması ve takılmaların önlenmesi için bağlantıların üzerine hortumlar geçirilerek malyon ipliklerinin gücü tellerine kolay ve sağlıklı şekilde bağlanmaları sağlanır.
 
12-Gücüler
 
  • Gücü telleri çözgü ipliklerinin ağızlık açmasını sağlayan ortalarındaki gücü gözlerinden çözgülerin geçirildiği teldir. Alt kısmından ağırlıklara, yaylara veya lastiklere üst kısmından da malyon ipliklerine bağlanır.

 

 

 

 

 

 

 

 jakar36

 
 
 
 
 
13-Gücü malyon geri çekme elemanları
 
  • Örgüye göre yukarıya kalkmış olan gücü tellerini ve malyonları tekrar aşağıya çekmeye yarayan jakar parçasıdır. Bu parçalar çözgü ipliklerinin kalınlığına ve dokuma türüne göre değiştirilir.
 
Üç çeşit geri çekme elemanı vardır.
 
  • Bunlar: demir çubuklar (ağırlıklar), lastikler ve yaylardır.

 

 

 

 

 

jakar37 

 
 
 
 
 
MEKANİK JAKARIN ÇALIŞMA PRENSİBİ 
 
  •  Mekanik jakar sisteminde her atkı için çözgü telleri jakar kartonu üzerine delikler açılarak desen yazılır.
  • Yukarıda kalması gereken çözgü ipliği için karton üzerinde delik açılır.
  • Jakar kartonu tomruk üzerinde bulunur.
  • Tomruk her atkı atıldığında bir tur dönmektedir.
  • Tomruk her dönüşünde iğnelere doğru hareket ederek kartonun iğneler tarafından okunmasını sağlar.
  • Delik olmayan yerlere temas eden iğneler ise kartonun hareketi ile itilir.
  • Kartondaki deliklere gelmeyen iğneler sağa doğru kayar kendilerine bağlı platinleri de sağa iter.
  • Böylece bıçakları hareket alanının dışına çıkarır.
  • Sağa doğru itilen platinlerin karton baskısı kalktığında tekrar yerine gelmesi, platinlerin esnekliği ve iğnelerin arka uçlarında bulunan yaylarla gerçekleştirilir.
  • Kartonlardaki deliklere gelen iğneler ve bağlı bulunan platinler ise yerlerinden oynamadıkları için bıçakların hareket alanının içinde kalarak ağızlık oluşturmak üzere konumlanır.

 

 

 

 

 

 

jakar38b 

 
 
 
 
 
 
Normalde platinler bıçakların hareket alanı içinde olduklarından bıçaklar yukarıya doğru hareketlerinde platinleri de kaldırır.
 
  • Bunun için desen kartonuna, yukarı kalkması istenen çözgülerin platinleri ve iğneleri için delik açılır.
  • Aynı şekilde atkının altında kalması istenen çözgü telleri için kartonun ilgili yeri delinmez.
 
Platinlerin yukarı kalkmasıyla birlikte alt uçlarına bağlı olan küpeler ve malyon iplikleri de yukarıya doğru hareket ederek gücüleri yukarı çeker.
 
  • Jakarlı dokuma makinelerinde ağızlığın açılması bu şekilde gerçekleştirilir.
  • Yukarıya kaldırılan çözgü ipliklerinin aşağı konumlarına tekrar gelmeleri ise geri çekme elemanları tarafından gerçekleştirilir.
 
Tek Stroklu Jakar
 
  • Bu tip jakar makinelerinde makinenin her devrinde bir atkı atılır.
  • Hızlarının düşük olması ve fazla güç gerektirdiğinden dolayı bu tip jakar makinelerinin kullanımı yok denecek kadar azdır.
  • Bu tip jakarlarda her çözgü ipliği için bir iğne ve bir platin bulunmaktadır.
  • Her iğne bir platini kontrol etmekte ve yay kutusundaki bir yay vasıtasıyla desen silindirine doğru itilmektedir.
 
Bu kaba hatveli (iğneler arasında mesafe) jakarların en basit olanıdır.
 
  • Bu makinelerde rapordaki her çözgü ipliği için bir iğne ve bir kanca bulunur.
  • Şekilde görüldüğü gibi her iğne bir kancayı kontrol etmekte ve yay kutusundaki bir yay vasıtasıyla desen silindirine doğru itilmektedir.
  • Bir kanca dizisini kaldırmak için bir bıçak olması ve örneğin 600’lük bir jakarda 12 bıçağın bulunması gerekmektedir.
  • Bıçakların tek olarak hareketlenmesi kranktan ya da zincir ile krank milinden tahrik edilir. Bıçaklar ve bağlı bulunduğu sistem her atkı için düşey olarak bir defa aşağı yukarı hareket eder.
 
Rapdaki her atkı için bir kart kullanılarak desen kartonları hazırlanmış durumdadır.
 
  • Kartlar birbirlerine dikilerek bağlanmışlardır.
  • Tomruk denilen desen kartının dönmesini sağlayan eleman dört köşeli olarak görülmektedir.
  • Ayrıca tomruklar silindir, dörtgen veya altıgen şekillerde imal edilmektedir.
  • Desen kartonu tomruk tarafından iğnelere doğru itildiği zaman karşısında delik olan iğne buradan içeri gireceğinden bastırılmayacak ve buna bağlı olan kanca konum değiştirmeyeceği için bıçağa takılarak yukarı kaldırılacaktır.
  • Kancanın kontrol ettiği çözgü iplikleri de atılacak atkı için yukarı kalkmış olacaktır.
  • Eğer iğnenin karşısına denk gelen delik delinmiş ise tomruk sola doğru geldiğinde bu iğne bastırılacağı için ilgili kancayı da sola doğru iterek bıçak yolundan çıkaracaktır.
  • Bıçak yukarı hareket ederken kancaya takılmadığından bu kanca ve kontrol ettiği çözgü iplikleri aşağıda kalacaktır.
 
Bu işlem tamamlandıktan sonra tomruk sağa doğru giderek iğnelerden uzaklaşır ve dönmesi için yeterli uzaklığa gelince bir sonraki atkı için gerekli olan desen kartı iğnelere uygulanacak şekilde bir devir yapar ve tekrar iğnelere doğru yaklaşmaya başlar.
 
 
 
 
 
jakar39
 
 
 
 
 
 
  • Tek stroklu jakar makinelerinde genellikle altta kapalı ağızlık oluşur.
 
Bu nedenle hareket kaybı yaşanmaktadır. Ayrıca sistem yoğun çalıştırılmakta sarsılmaktadır. Tomruk silindiri her atkı için hareket etmekte, bıçak şasesi inip çıkmaktadır. Bunlar makinenin hızının düşmesini sağlayan sebepleri oluşturmaktadır.
 
Çift Stroklu Jakar
 
 
  • Makinenin her devrinde iki atkı atılır.
  • Dokuma makinelerinde en çok kullanılan jakarlı ağızlık açma çeşididir.
  • Her biri ayrı şaseye monte edilmiş iki bıçak grubu bulunmaktadır.
  • İki şase, zıt yönde ve iki atkılık kurs içerisinde yukarı aşağı hareket etmektedir.
  • Bu makinelerde her iğne iki kancayı kontrol ettiğinden 600’lük bir jakarda 1200 kanca bulunmaktadır.
  • Tek stroklu jakardaki boşa harcanan enerji bu makinelerde daha azdır. Makinenin hızı daha yüksektir.
 
 
 
JAKAR KARTONUNUN HAZIRLANMASI

  • Jakar kartonları, iğnelere hareket vererek istenen örgü raporuna göre çözgü ipliklerinin aşağı yukarı hareket etmesini gerçekleştirir ve ağızlık açılmasını sağlar. Jakar kartonları bu işlevi görebilmesi için makinelerde desene göre delinir. Kartonlar mekanik ve elektronik olarak iki şekilde delinir.
 
 
Pazartesi, 10 Ocak 2022 16:36

RR Dalgalı Ribana Örgü Soruları

 

 

S.1.RR Dalgalı ribana örgüler nasıl oluşur ?

 

C.1.RR Dalgalı ribana örgüler ribana yuvarlak örme makinelerinde kapak veya silindir iğnelerinin birinin diğerinden daha fazla çalışmasıyla oluşur. Yani silindir iğneleri 4–6 sistemde örme yaparken kapak iğnesi bekleme yapar. Sonraki sistemde ise kapak ve silindir ilmek yapar.

 

S.2.RR  Dalgalı ribana örgülü kumaş yüzeyi nasıldır?

 

C.2.Kumaşın yüzeyi kabarık ve dalgalı bir yüzey görünümündedir. Kumaşın arka yüzeyi ise daha düzdür.

 

S.3. RR Dalgalı ribana örgülü kumaşın üretilebilmesi için makinede hangi ayarlar yapılır?

 

C.3.Makinenin örgüye hazır hâle gelmesi için iğne seçimi, çelik seçimi, iplik seçimi, kasnak ayarı, may sıklığı ayarı, iplik gerginlik ayarı, makine hız ayarı ve kumaş çekim ayarlarının yapılması gerekir.

 

S.4. RR Dalgalı ribana örgülü kumaşın üretilebilmesi için iğne seçimi nasıl yapılır?

 

C.4.RR dalgalı ribana kumaşın üretimi için makinenin kapak ve silindirinde tüm iğneler dizilmiş ve çalışır durumda olmalıdır. Eğer çalışılacak makine çift yollu çelik sistemine sahip ise iğne dizimi yapılırken bir kısa ayak, bir uzun ayak gelecek şekilde olmasına dikkat edilmelidir.

 

S.5. RR Dalgalı ribana örgülü kumaşlarda Çelik seçimi ve may sıklığı ayarını anlatınız?

 

C.5.RR dalgalı ribana kumaşın örülmesinde çelik sisteminin seçimi, tüm örgülerin raporunu hazırlamada olduğu gibi önemlidir. Üretilecek kumaşın çelik raporu silindirde tamamen ilmek, kapakta 1. ve 2. sistem ilmek, 3, 4, 5, 6, 7. ve 8. sistemlerde atlama çeliği kullanılmaktadır. Dalgalı ribana kumaşın üretiminde makinenin çift çelik yollu olması durumu değiştirmez. Kullanılacak iğne çeşidine bağlı olarak çelik seçimi de yapılır. Üst çelik hangi hareketi yapıyor ise alt çelikte de aynı hareketi yapan seçilir.

Ribana makinesinin çelik sistemleri RR dalgalı ribana örgüsüne ayarlanıp yerleştirildikten sonra çelik kapakları üzerindeki may ayar çeliklerinden, may (ilmek boy) ayarlarının yapılması gerekir. Bazı yuvarlak örme makinelerinde merkezî may ayarı ile tek noktadan ayarlama yapılabilir. Yalnız may ayarlarının dengeli olması gerekir.

 

S.6. RR dalgalı ribana kumaşın örülmesinde iplik gerginlik ayarını anlatınız?

 

C.6.İplik gerginlik ayarı: Tüm yuvarlak örme makinelerinde sistemlere gelen ipliklerin sıkı veya gevşek olması, örgüyü etkiler. Sistemlere iplik sevkini sağlayan pozitif yığmalı furnisörlerin dönüş hızlarının ayarlanması ile örgünün istenilen özellikte olması sağlanabilir. Furnisörlerin hızı yavaşlatılırsa iplik daha gergin gelir, hızlandırılırsa da aktardığı iplik miktarı daha fazla olur ve iplik gevşek gelir. Bu durumun kumaşın birim gramajı üzerinde etkisi büyüktür.

Eğer iplik gergin gelirse daha sıkı bir örgü örülür ve gramaj artar. Ribana makinelerinde de tüm yuvarlak örme makinelerinde olduğu gibi iplik gerginlik ayarı ilk önce kasnak ayarıyla yapılmaktadır. Kasnak çapının genişletilmesi daha fazla iplik sevkine, çapını daraltılması ise daha az ipliğin sevkine neden olacaktır. Bu ayarın numune kumaşın özelliklerine ve örgü raporuna göre düzgün yapılması gerekir.

Dalgalı ribana örgüsünün örülebilmesi için ribana örme makinesinin furnisör sisteminin çift bantlı (iki dişli çarkı) olması gerekir. Furnisör dişli çarkları, dişli veya tırnaklı kayışlar yardımıyla kasnaktan hareket alır. Kasnağın çapına bağlı olarak dönüş hızında farklılıklar olacaktır. Bu durumdan yararlanılarak dişli çarkın hangisinin çalışacağına desen dâhilinde karar verilir. Yani furnisöre hareket veren kavramasının aşağı veya yukarı sabitlenmesi ile furnisörün dönüşünde iki farklı hız verebilmeyi sağlar. Yapacağımız dalgalı ribana örgüsünde iki farklı ayar kullanılması gerekmektedir. Çünkü rapora baktığımızda 1. ve 2. sistemlerdeki örgü ile 3. ve 8. sistem arasındaki örgünün harcadığı iplik miktarının farklı olduğu görülmektedir. Bu durumda tek kasnaktan hareket verildiğinde 1. ve 2. sisteme göre ayarlanan gerginlik ayarı diğer sistemler geldiğinde iplik bollaşacaktır. Bu yüzden 1. ve 2. sistemin kasnak ayarı (buna bağlı olarak furnisörlerin dönüş hızı) ile diğerleri için yapılacak kasnak ayarı farklı yapılmalıdır.

 

S.7. RR dalgalı ribana kumaşın örülmesinde iplik gerginlik ayarının yapılmasında kasnak çapının genişletilmesi sonucunda ne olur?

 

C.7. Kasnak çapının genişletilmesi daha fazla iplik sevkine sebebiyet verir.

 

S.8. RR dalgalı ribana kumaşın örülmesinde iplik gerginlik ayarının yapılmasında furnisörlerin hızı yavaşlatılması neye sebebiyet verir?

 

C.8. Furnisörlerin hızı yavaşlatılırsa iplik daha gergin olmasına sebebiyet verir.

 

S.9. RR dalgalı ribana kumaşın örülmesinde makine hız ayarını anlatınız ?

 

C.9.Yuvarlak örme makinelerinde aşırı hız, iğne ve çeliklerin kısa zamanda aşınmasına neden olmaktadır. Özellikle ribana yuvarlak örme makineleri çift plaka çalıştığı için tek plaka makinelerine nazaran daha düşük hızda çalıştırılmalıdır. Ayrıca makine hızının ayarlanmasında yapılan örgünün çeşidi de etkilidir.

 

S.10. RR dalgalı ribana kumaşın örülmesinde kumaş çekim ayarını anlatınız ?

 

C.10.Dalgalı ribana üretiminde kumaş çekim ayarının azaltılması gerekir. Çünkü makine 8 sistemde iki sıra örgü tamamlamaktadır. Bu durum da makinenin bir turda ördüğü sıra sayısını düşürmektedir. Örneğin; normal RR ribana örgüsüne göre çekim ayarı yapıldığında kumaş çekim tertibatı, kumaşa çok fazla gerginlik verecektir.

 

S.11. RR dalgalı ribana kumaşın örülmesinde kapak ve silindir arasındaki mesafenin ayarlanmasını anlatınız ?

 

C.11.Ribana örgü makinelerinde kapak ile silindir arasındaki mesafe ayarlanabilmektedir. Bu mesafenin durumunu genel olarak örgü raporu belirlemektedir. Genelde düz ribana örgülerde mesafe dardır. Çünkü iğne ağzında fazla yığılma olmadan kumaş aşağı inmektedir. Yapacağımız örgüde ise silindir iğnesinin üzerinde 4-6 ilmek oluşmasına rağmen kapak iğneleri sabit olduğundan örgü aşağı inmemektedir. Bu yüzden olası iğne kırılmalarını önlemek ve örgüyü rahatlatmak için kapak ile silindirin arası biraz açılır.Makine hazır hâle getirildikten sonra bir miktar numune kumaş örülmesi gerekir. Örülen bu kumaş için kullanılan ipliğin numune kumaş ile benzer özellikte olması gerekir. Örülen numune kumaşın istenilen özelliklere sahip olup olmadığını kontrol etmek gerekir. Burada örülen kumaş numunesi varsa numune kumaş ile karşılaştırılır; eğer numune kumaş yoksa sipariş formundaki istenilen özellikler dikkate alınarak kontrol yapılır. Üretim atölyelerinde numune kumaş üzerinde kontrol edilen özellikler; örgü raporu, Örme kumaşın tuşesi, desen boyutu, renk rapor boyutu, ilmek çubuk sıklığı ve kumaşın birim gramajıdır. Birim gramaj; örme kumaşın bir metrekaresinin gram olarak ağırlığıdır. Örülen kumaşın birim gramajının numune ile aynı olması birçok özelliğinin de aynı olmasının yakınlığını sağlar. Birim gramajı hassas terazi ile tartılabileceği gibi belli sayıdaki ilmek için harcanan iplik miktarı uzunluk olarak karşılaştırılarak da ölçülebilir. Tüm bu kontroller sonrası istenilen özelliklere sahip ise kumaş üretimine geçilir. Eğer istenilen özelliğe sahip değil ise tekrar gerekli ayalar yapılır. Makine üzerinde istenilen ayarların yapılması, numune kumaşın örülüp kontrollerinin yapılması sonucu kumaşın üretimine geçilebilir. Kumaşın üretimi esnasında olası hataların olmaması için bunlara dikkat edilmelidir.

 

 

Cumartesi, 08 Ocak 2022 20:03

İpek Elyafı

 
 
 
 
 
 
 
01ipek
 
 
 
 
 
 
İpek, bilim dilinde Bombyx mori olarak bilinen ve dut yaprağı ile beslenen tırtıl türünden bir böceğin yaşam evrelerinden birisini geçirmek üzere örmüş olduğu kozadan uygun şartlarda çekilerek elde edilen bir tekstil lifidir.
 
 
 
 
 
 
 
ipek27
 
 
 
 
 
 
 

İpek böceğinin ana vatanı Doğu Asya ile Akdeniz ülkeleridir. Ülkemizde daha çok Marmara bölgesinde üretilmektedir. İlkbaharda dut yaprakları filizlenmeye başlarken, yumurtalar 20 25 °C sıcaklıkta kuluçkaya yatırılır. Yumurtalardan 8–12 gün içinde kurtçuklar çıkar. İlk çıktığında kurtçuğun boyu 3 mm’dir. Kurtçuklar olgunlaşıncaya yani krizalit dönemine kadar beş yaş devresinden geçer. Her yaş devresinde kıyılmış dut yaprakları ile beslenir, uyku dönemi ile sona erer.

 

 

 

ipek1

 

 

 

 

 

Yaş ve uyku düzeni şöyledir:

 

1.Yaş devresi: 4 gün sürer. Sonunda 24 saat,

 

2.Yaş devresi: 5–6 gün sürer. Sonunda 24 saat,

 

3.Yaş devresi: 6–7 gün sürer. Sonunda 26–30 saat,

 

4.Yaş devresi: 8–10 gün sürer. Sonunda 30–36 saat uyur ve

 

5.Yaş devresi: 10–13 gün sürer.

 

Bu yaş devresinin sonunda kurtçuk artık tırtıl haline gelmiştir. Kurtçuğun boyu 5 – 9 cm, ağırlığı ise 4- 5 gramdır. Tırtıl geçireceği krizalit dönemi için kendisine koza örmeye başlar. Tırtıl kozayı örmek için sekiz biçiminde baş hareketleri yaparken ağzından bir sıvı salgılar. Bu viskoz sıvı havada filament halinde katılaşır. Kozanın örülmesi 4–5 gün sürer. Bu sürenin sonunda tırtıl kendini koza içine hapseder. Koza içinde 18–20 gün kaldıktan sonra, kozayı delerek, kelebek halinde dışarı çıkar ve yeniden üremeye hazırlanır. Kelebek haline gelen ipek böceğinden damızlık olarak kullanılacakların kozayı delip yumurtlamalarına izin verilir. Bunların dışındakilerin kozayı delmesi istenmez. Çünkü delinen kozalardan kesiksiz lifler elde edilemez. Bu yüzden koza içindeki kelebek delme aşamasına gelmeden önce etkisiz hâle getirilir. Bu işlem üç yöntemle yapılır:

 

1-Kozalar -20 °C’lik soğukta bekletilerek,

 

2-Kozaları 5 atm basınç altında tutarak,

 

3-Böcekler yüksek sıcaklıkta 70–80 °C’lik buharla 20 dakika veya 90 °C’ lik kuru havada 15 dakikada etkisiz hâle gelir. Kozalardan lif uçlarının bulunup çekilmesi, bunların sıcak su ile pişirilmesi ile yapılır. Pişirme ile serisin yumuşatılarak liflerin birbirinden ayrılması sağlanır. Pişirme, sıcaklıkları farklı banyolarda yapılır. Böylece sıcak ve ılık banyolara ardı ardına konan kozaların içleri tamamen su ile doldurularak yumuşamaları sağlanır. Kozayı oluşturan filament uçları bulunduktan sonra, bir araya getirilerek çıkrık yardımıyla sarılır. Birkaç tanesi bir araya getirilerek bükülmüş ipek ipliklerine ham ipek veya grej adı verilir.

 

 

 

 

ipek30

 

 

 

İpek Lifinin Fiziksel Yapısı ve Özellikleri

 

 

Ham ipeğin enine kesiti incelendiğinde iki ayrı yapı görülür. Orta kısmında, iki ayrı bölüm halinde fibroinden oluşmuş lif kısmı; dışında ise iki bölümü birbirine yapıştıran ve tüm lifi kaplayan yapışkan bir madde olan serisin vardır. Bu madde life sert ve donuk bir görünüm verir. Serisin, sıcak su ile eritilerek uzaklaştırılır.

 

 

 

 

ipek21

 

 

 

1-Nem çekme özelliği çok yüksektir.

 

2- Islaklık hissi vermeden % 30’a kadar nemçekebilir.

 

3-Ticarette kuru ağırlığının % 11’ i kadar nem kabul edilir.

 

4-Ham ipek, açık sarı veyakrem rengindedir.

 

5- Elektrik iletkenliği çok kötüdür.

 

6-Hayvansal lifler içinde en dayanıklı olanıdır.

 

7-Koparılmaksızın % 10- 25 gerilebilir.

 

8- Islakken dayanıklılığının % 15’ini kaybeder.

 

9-Bir kozada lif uzunluğu 1000- 3000 metreye kadar olabilir.

 

10-Bir kozadan koparılmaksızın 600metreye kadar filament çekilebilir.

 

11- İpek filamentlerinin tuşesi yumuşaktır. Çünküfilamentlerin yüzeyi düzgün ve pürüzsüzdür.

 

12-İpek elyafının orta derecede bir esnekliği, iyibir tutum ve mükemmel bir döküm özelliği vardır.

 

13-Parlak ve hidrofilitesi (su emiciliği)yüksektir

 

İpek Lifinin Kimyasal Yapısı ve Özellikleri

 

 

İpek lifi fibroin ve serisinden oluşmuştur. Bunlardan başka su, vaks ve anorganik maddeler de bulunur. İpeğin bileşiminde bulunan maddeler ve yüzdeleri şöyledir:

 

 

 

 

 ipek20

 

 

 

 

 ipek22

 

 

 

İpek elbiselik kumaş, eşarp ve diğer giysilerde, ev döşemesi ve halı yapımında kullanılır.

İpek iplik eldesi kozadan ipek çekimi ile başlar. İnce filamanların bir araya getirilip onları doğal serisinleriyle bağlayarak kozalardan çıkrığa sarma işlemidir. Çekilen elyaf bükülerek değişik kalınlık, kat ve bükümlerde iplik hâline getirilir. 
 
 
 
 
 
 
 
 
ipek32
 
 
 
 
Hatalı koza, ipek çekimine elverişli olmayan ve bağlı olduğu türü göstermeyen kozadır. Bu kozalar ipek çekimi (filatür) sırasında kopma sayısının  artmasına, ipek veriminin düşmesine, iş gücü ve zaman kaybına neden olduğundan istenmeyen kozalardır. Bu kozalar ezik, lekeli, ölü krizalitli, küçük, kükürtlü, küflü, formollü (formaldehitli), delik, ince gömlekli, şekilsiz, kaba (satenli), çifte kozalar askı hatalı kozalardır.
 
 
Ezik Koza 
 
 
Askı döneminde ambalajlama ve taşıma sırasında ezilmiş olan kozalardır.
 
  
 
 
Lekeli kozalar
 
 
 
Lekeli kozalar dışı lekeli kozalar ve içi lekeli kozalar olmak üzere iki grupta incelenebilir. Kozalar askıdan alındıktan sonra ezilmiş veya askıda iken diğer böceklerin salgısı ile veya hastalıklı larva tarafından örülmüş ise dış kısmı lekelenir. Bu tip kozalara dışı lekeli kozalar denir. Bunun dışında, hastalıklı hayvanın ördüğü ve içinde lekeleri olan kozalar da vardır, bunlara içi lekeli veya karabaş koza denir.
  
 
 
Ölü krizalitli Koza 
 
 
Bu kozalar çeşitli sebepler ile krizaliti ölmüş olan kozalardır.
 
 
 
Kireçli Koza
 
 
Kozanın içerindeki krizalit kireç hastalığından ölmüş ise bu şekildeki koza sallandığında taş gibi ses çıkarır fakat normal yaş kozalara göre daha hafif olur.
 
 
Kükürtlü Koza
 
 
Özellikle larvanın son yaşında kireç hastalığına karşı kükürt dioksit mücadelesi yapılmış ise örülen koza gevşek olur ve çekim sırasında tavaya atıldığında suyu içine çeker ve ipek çekimi güç olur. Bu şekildeki kozaların ipeğinin mukavemeti de düşük olur.
 
 
Küflü Koza
 
 
Kozalar fazla rutubetli yerlerde bulundurulmuş, sıcak su ve buhar ile boğulmuş veya iyi bir kurutma işleminden geçirilmemişse mantarlar yüzünden küflenir. Bu şekildeki küflü kozaların dış yüzeyindeki küfler kolayca görülür.
 
 
Formollü (formaldehitli) koza
 
 
Bazı ipek böceği hastalıklarının önlenmesi amacı ile besleme odaları formaldehit ile dezenfekte edilir. Özellikle koza örme sırasında bu şekilde dezenfekte edilmiş ise kozanın rengi formaldehitin etkisi ile değişir ve ipeğin mukavemeti düşer. Formaldehitin etkisi ile rengi değişmiş ve mukavemeti düşmüş olan bu çeşit hatalı kozalara formollü veya formaldehitli koza denir.
 
 
Delik Koza
 
 
Kelebeği kozayı delip çıkmış veya başka sebepler ile gömleği delinmiş kozalara verilen isimdir.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
ipek4
 
 
 
İnce gömlekli koza (çıtır koza)
 
Çeşitli sebeplerle koza gömlekleri iyi olmamış, kolay ezilen kozadır.
 
 
 
 
 
ipek5
 
Şekilsiz Koza
 
Irkına has özellikleri göstermeyen, uygun olmayan çevre şartlarında örülmüş kozadır.
 
 
 
 
 
 
 
ipek6
 
 
 
 
Kaba koza (satenli koza)
 
Örgüsü seyrek, ipek tabakları birbirine iyi bağlanmamış, yüzeyi yumuşak ve havlı kozadır. Genelde ince olan bu kozalar çekim sırasında suyu kolayca çeker ve dibe çöker.
 
Çifte Koza
 
Birden fazla larvanın birlikte ördükleri kozadır. Bu kozalar ipek birbirine karıştığından kolay çekilemez. Besleme ve ortam şartlarının çifte koza yapımına etkisi varsa da bazı ırklarda örneğin Çin ırklarında, çifte koza örmeğe meyil daha fazladır. Çifte kozalar normaline göre daha büyüktür. Kozaların tasnifinden sonra ipek çekim işlemi için her ne kadar krizaliti öldürülmemiş kozadan lif çekilebilirse de pratik değildir. O nedenle kozadan ipek çekimi için bazı ön işlemler gerekir. .
 
ipek Çekim Makineleri
 
İpek çekim makineleri gelişmelere göre şu şekilde sınıflandırılır:
1-El, ayak ve motorla çalışan ipek çekim makineleri
2-Çok gözlü ipek çekim makineleri
3-Otomatik ipek çekim makineleri
 
El, ayak ve motorla çalışan ipek çekim makineleri (mancınık)
 
El, ayak ve motorla çalışan ve ülkemizde mancınık ismi verilen ipek çekim makineleri eskiden tüm ipekli kumaşların dokunmasında kullanılan ipeklerin çekilmesinde kullanılmakta iken bugün daha çok çifte ve kalitesiz kozaların çekiminde kullanılan verimi düşük makinelerdir. Ancak ilk çekim makineleri olmaları nedeniyle önemlidir. Elle çalışan mancınıklar dünyanın çeşitli bölgelerinde kullanılan örnekleri birbirlerinden ayrı olmakla beraber gördükleri iş ve temel yapıları hepsinde aynıdır. Elle çalışan mancınıklar en basit çekim aleti olup genelde iki kısımdan oluşmuştur. Birincisi kozaların kaynatılıp çekildiği kap, ikincisi ise ipeğin sarıldığı elle çevrilen çıkrıktır.
 
 
 
 
 
ipek13
 
 
 
 
 
 
Tepme mancınıklar ayakla çalışan ipek çekim makineleridir. Ülkemizde çipez ve çifte kozaların çekiminde kullanılan makinelerdir. Bu makinenin yapısı da prensip olarak el mancınığına benzer ancak burada ipeğin sarıldığı çıkrık bir pedal yardımıyla ayakla çevrilir. Tepme mancınıkta da iki kısım bulunmaktadır. Birimci kısım kozaların yumuşatılmasına yarayan kap ikinci kısım çekilen ipeğin sarıldığı çıkrık veya dolaptır. Yumuşatma kazanları (tava) 60–70 cm yükseklikte topraktan yapılmış bir ocağın üstünde bulunur. Bu ocağın bir tarafına oturan işçi, kazanda kaynamakta olan suyun içine kozaları atıp elindeki bir çubuk ile bunları karıştırır. Yeteri miktarda kozaların uçları (kamçıbaşı) çubuğun üstüne tutundukça işçi tarafından alınıp birkaç kozanın uçları bir araya getirilerek kozanın kenarındaki bir çengel ve ocağın üzerindeki makaradan geçirildikten sonra ocağın biraz ilerisindeki çıkrığa bağlanır. İşçi bir taraftan kozaların uçlarını bulup kopan uçların yerine yenisini eklerken bir taraftan çıkrığa bağlı olan bir tahta veya pedalın üzerine basarak çıkrığı döndürür. Genellikle 10–15 koza ucu bir araya getirilerek iplik oluşturulur. Tepme mancınıklarda genellikle bir düzgün bir de düzgün olmayan ipek çekilir. Bunlardan düzgün olmayan ve kalın olanına ülkemizde gülbağı ipeği, düzgün olanına ise ucu bağlı ipek ismi verilir. Ucu bağlı olan ipekler sağlam kozalardan çekilir. O nedenle elde edilen ipekler ince ve düzgündür. Gülbağı ise çifte kozalardan çekildiğinden kırnap gibi kalındır. Tepme mancınıklarda incelik el ve göz ile ayarlanır. Bir tepme mancınıkla günde yaklaşık 1,5–2 kg ipek çekilir.
 
 
 
 
 
ipek14
 
 
 
 
 
 
 
Motorla çalışan ipek çekim makineleri ise daha yaygın kullanılan makinelerdir. Çekim sırasında çıkrıkların döndürülmesinde el veya ayak gücü yerine motor gücü kullanılır. Motorla çalışan çekim makinelerinin yapı ve şekli ülkelere göre farklılık göstermekle birlikte temel çalışma prensipleri hepsinde aynıdır. Bu çekim makinelerinde de ipeğin inceliği işçi tarafından ayarlanır.
 
 
 
 
 
ipek33
 
 
 
 
 
 
Çekimin verim ve kalitesi tamamen diğer mancınıklarda oldu gibi işçinin hüner ve yeteneklerine bağlıdır. Bu tip ipek çekim makinelerinde 4–6 çekim gözü bulunur. Çekim banyosu sıcaklığının yüksek olması nedeniyle işçinin çalışmasında güçlük yaratır. Yapım şekline göre motorlarla çalışan ipek çekim makinelerinde suyun ısıtılmasında buhar kullanılır. Bu makinelerde kozanın pişirilmesi uç bulma ve çekim aynı banyoda yapılabildiği gibi çekim işlemi diğerlerinden ayrı olarak yapılabilir. Çekim sisteminin direkt olup olmamasına ve makinenin dizaynına göre ipeğin sarıldığı çıkrıklar büyük veya küçük olabilir. Bu mancınıklarda bir işçi tarafından süpürge ile uçları bulunan kozaların ipeği, diğer işçi tarafından aynı kazan içinden çekilir. Bu tip mancınıklarda genelde dört göz bulunur. Mancınık olarak tabir edilen bütün çekim makinelerinde kozalar kaynatma şekline göre yüzer durumdadır. Yani çekim sırasında banyo üzerinde yüzer.
 
 
 
 
Çok gözlü ipek çekim makineleri
 
 
 
Düşük devirle çalışan bu makinelerde uç bulma işlemi otomatik olarak yapılır. Bu makinelerde çekimi yapılan ipeğin denye kontrolü ve çekimi biten koza yerine yenisinin ilavesi el ile yapılır. Uç bulma kısmında su sıcaklığı 80–90 ˚C, çekim kısmında ise 40–50˚C‘ dir. Çok gözlü ipek çekim makinesinde ipek çekimi, batık durumdaki kozalardan yapıldığı için koza pişirme işlemi merkezi koza kaynatma makinelerinde yapılır. Çok gözlü çekim makinesi 20 adet çekim gözüne sahiptir. Aynı miktarda da makara vardır. Bu makaralar 60-65 cm çapında olup hafif metal veya plastikten yapılmışlardır. Bu makaralar, ana nakil miline bağlı dişliler vasıtası ile hareket alan taşıyıcı mile takılır. Makara taşıyıcı mili mekanik bir fren ile donatılmıştır. Ayrıca her bir makaranın ayrı ayrı durmasını sağlamak üzere, çekilen ipeğin gerilimindeki değişimden yararlanarak çalışan bir fren sistemi de vardır. Herhangi bir çekim gözünde çekim durduğu zaman diğer gözlerindeki çekim etkilenmez. Böylece ipek çekimi tamamen durmamış olur. Makaraların ön tarafında, makara üzerindeki çilenin tüm yüzeyinin aynı kalınlıkta sarılmasını sağlamak için bir kam tipi travers mekanizması vardır. Bu mekanizma sağa ve sola hareket ederek ipeğin makaraya düzgün sarılmasını sağlar.
Çekimin yapıldığı banyo veya çekim küveti genellikle paslanmaz materyalden yapılmıştır. Derinliği 10–12 cm olup uzun dikdörtgen şeklindedir. Bu banyo ve küvet çekim banyosu, uç bulma, lif uçları toplama, çekilmemiş veya kısmen çekilmiş kozaların bulunduğu bölüm ile artık ve krizalitlerin toplandığı kısımlardan meydana gelmiştir. İstenilen denye çekim yapmak için uçları otomatik olarak bulunana kozalardan belli sayıda alınır ve her bir çekim gözü içine yerleştirilir. Uçları birleştirilen kozaların ipeği önce her bir gözde bulunan yakalayıcı kılavuzdan geçtikten sonra özel makaralardan geçerek ve büküm verilerek makaralara sarılır. Her bir çekim gözü için ayrı işlem yapılarak çekim işlemine başlanır. Çekilen ipeğin kalınlığı, ipekteki incelik değişimine göre yeni bir kozanın çekim balonuna işçi tarafından verilmesi ile sağlanır. Yeni kozaların uçlarının çekilen ipeğe verilmesi yakalayıcı kol ile gerçekleştirilir. Ayrıca çekilen ipeğin kurumasını sağlamak üzere çekim makaralarının iç tarafı ısıtılır. Dolan makaralar daha sonra ikinci bir sarım ile standart çile için makaralara aktarılır. Bu makinelerde 20 çekim gözü için bir işçi yeterlidir.
 
 
Otomatik ipek çekim makineleri
 
 
 
Otomatik çekim makineleri, ipek çekim makinelerinin en gelişmiş tipidir. Bu makinelerin en önemli özelliği inceliğin (denyenin) otomatik olarak ayarlanması ve denyeyi otomatik olarak ayarlayan cihazın bağlantılı olan kolunun, eksilen koza yerine kozayı makineye otomatik olarak sağlamasıdır. Bundan başka ucu bulma (fırçalama), uç toplama, uç besleme, krizalit (pupa) ve kısmen çekilmiş kozaların ayrımı işlemlerini otomatik olarak yapmasıdır.
Otomatik ipek çekim makineleri iki tiptir. Bunlar; çekilen ipeğin inceliğini bir dedektör ile kontrol eden tipler ve çekilen ipeğin inceliğini her iplikteki koza sayısını kontrol eden tiplerdir. Bugün ham ipek incelik kontrolünü yapan birçok yöntem olmakla beraber, çekim makinelerinde en çok kullanılan döner incelik dedektörüdür. Otomatik çekim makineleri setler hâlinde yapılmışlardır. Her bir set, 400 çekim gözlü makineyi içerir ve her set için 7 işçi yeterlidir. Bu makineler değişik kısımlardan meydana gelmiştir. Bazıları şunlardır:
 
Koza besleme kısmı
 
Kozalar, koza besleme kısmında toplanır ve daha sonra buradan fırçalama (uç bulma) bölümüne gönderilir. Koza besleme hızı, koza kalitesi ve ipeğin çekim hızına göre değişir.
 
Uç Bulma kısmı
 
Bir setlik otomatik çekim makinesinin her iki ucuna birer tane uç bulma kısmı yerleştirilmiştir. Bu kısma kozalar, yeni koza besleme kısmından otomatik olarak gelir ve koza uçlar otomatik olarak fırçalama ile bulunur. Kamçıbaşı denilen bu uçlar ayrı bir kısma sarılırken ucu bulunmuş kozalar otomatik olarak koza sağlama kısmına geçer.
 
Otomatik koza sağlama kısmı
 
Uç bulma kısmından otomatik olarak bu kısma (sepetlere) alınan kozalar, çekim banyosunun etrafında döner. Ucu bulunmuş kozalar bu sepetlerden düzenleme banyosuna otomatik olarak verilir.
 
Çekim ve düzenleme banyosu
 
Bu bölüm, kozaların çekildiği yer ve düzenleme olmak üzere iki kısımdır. Çekim banyosu, çekim yapılan kozaların bulunduğu yerdir. Düzenleme banyosu ise çekim banyosunun önünde olup çekilmekte olan kozalara, yedek kozaların sağlandığı kısımdır. Düzenleme banyosunda ucu bulunmuş kozaların uçları, bu banyo üzerinde bulunan bir dönen çubuğa tutunur. Çekim sırasında kopan veya uçsuz kozalar, banyo dışına suyun hareketi ile taşınır.
 
 
Uç toplama cihazı
 
Her bir çekim gözü için bir tane uç toplama cihazı bulunur. Bu cihaz denye ayarlayıcısının komutuna göre çalışan yakalayıcı bir koldur. Çekilen ipekte herhangi bir incelme meydana geldiğinde denye ayarlayıcısı (dedektör) ile uyarılan bu cihaz, düzenleme banyosunda hazır olarak bulunan ucu bulunmuş kozalardan birini yakalayarak kozayı çekim banyosuna aktarır ve aktarılan kozanın ucunu da kılavuz yakalayıcıya yakalatır. Bu şekilde yeni bir kozanın çekilen ipeğe bağlanması sağlanır.
 
Denye ayarlama cihazı (dedektör)
 
Çekilen ipeğin inceliğini ayarlayan bu cihaz, otomatik çekim makinelerinin en önemli kısımlarından biridir. Çekilen ipeğin inceliğinin kontrolü için iki sistem vardır. Bunlardan biri sabit koza sayısına göre diğeri ise devamlı sabit numara tipidir. Bunlardan otomatik çekim makineleri için sabit numara tipi en önemlisidir. Sabit numara (denyede) ayarlama iki şekilde gerçekleştirilmektedir. İpek ipliği ince bir telden yapılmış spiral arasındaki sürtünme ile ayarlanabilir. Çekilen ipeği sürtünme değişiminin kontrolünden ayarlanabilir.( En çok uygulanan tiptir.)
 
 
 
 
 
 
ipek28
 
 
 
 
İncelik (denye) ayarlayıcısı
 
 
 
İki cam yuvarlak plaka ve plakalar arasında, ipeğin kalınlığına göre değişen bir sistemden ibarettir. istenilen denyeden daha az ipek geldiğinde iki cam plaka arasından geçen ipeğin sürtünme kuvveti azaldığından gösterge kolu aşağıya düşer. Aşağıya düşen bu gösterge kolu da uç toplama koluna hareket vererek yeni bir ucu bulunmuş kozanın düzenleme kısmından çekim banyosuna geçmesini sağlar. Çekilen ipeğin inceliğinin ve sürtünmenin atmasıyla gösterge kolu tekrar eski denge durumuna gelir.
 
 
 
ipek29
 
 
 
Hareket durdurma cihazı
 
Otomatik çekim makinelerinde verimliliği sağlayan bir cihazdır. Çünkü çekim sırasında herhangi bir sebep ile ipekte meydana gelen anormal gerilimlerde bu cihaz, derhâl ipeğin sarıldığı makarayı durdurur. Her çekim gözü için ayrı durdurma cihazı vardır. Bu da çekim makinelerinde çekim devamlılığını sağlar.
 
Küçük Makara (çıkrık)
 
Otomatik çekim makinelerinde kullanılan makaralar daha önce belirtildiği gibi plastik veya alüminyumdan yapılmıştır. Otomatik çekim makinelerinde her çekim makinelerinde her çekim gözü için ipeğin sarılığı küçük çıkrık bulunur ve bunlar bir mil üzerinde birbirlerinden bağımsız olarak döner.
 
Çekilmemiş (düşmüş) kozaların ve krizaliti ayırma kısmı
 
Çekim banyosunda herhangi bir sebeple çekilememiş (düşmüş) kozalar veya krizalitler, banyo dışına suyun hareket ile taşınır ve bu kısma gelir. Çekilememiş kozalar ve krizalitler dönen kafesli bir krizalit ayırıcısı ile ayrılır. Ayırmadan sonra çekilememiş kozalar bir kayış taşıyıcı ile tekrar uç bulma (fırçalama) kısmına gönderilirken krizalit ile toplama kabına gider. Görüldüğü gibi otomatik ipek çekim makinelerinde çekim işlemi tamamen otomatik olarak yapılmaktadır. İşçi, çekilen ipekte meydana gelen kopuş veya herhangi bir anormallikte o çekim gözündeki hatayı gidermek ve makineyi kontrol etmekle yükümlüdür. Otomatik çekim makineleri çok gözlü çekim makinelerinden farklı olarak standart ve kaliteli koza ve yumuşak su isteyen, yüksek çekim hızı ile çalışan makinelerdir.
 
 
 
 
 
Salı, 04 Ocak 2022 22:29

RR Askılı Ribana Örgüler

 

 

Askılı ribana örgüler Ribana makinelerinde ilmek ve askı hareketlerinin örgü raporu içinde uygun bir şekilde yerleştirilmesi ve ilmek, askı çeliklerinin bir arada kullanılmasıyla oluşturulan örme kumaşlardır.Askılı ribana örgülerin üretimini yapabilmek için öncelikle yapılacak örgünün iplik hareket raporlarının bilinmesi gerekmektedir. Yapılacak olan örgünün öncelikle örgü raporu incelenmeli ve sonrasında ipliklerin hareket şekillerine göre makine hazırlanmalıdır. Aşağıda askılı ribana örgülere örnek örgü raporu verilmiştir.

 

 

 

 

038rr

 

 

 

 

İğne ayarı

 

 

Yapılacak olan askılı ribana örgü için makinenin kapak ve silindirindeki iğnelerin tamamı çalışır durumda olmalıdır. Bu yüzden makine üzerindeki eksik iğneler tamamlanmalıdır.

 

 

 

 

039rr

 

 

 

Kapak kaydırma ayarı

 

 

Eksik iğneler tamamlandığında eğer kapak iğnesi ile silindir iğnesi karşı karşıya geliyor ise kapak kaydırılarak iğnelerin birbiriyle çakışması önlenir. Kapak kaydırma işlemi silindirdeki iki komşu iğnenin arasına kapak iğnesi gelecek şekilde yapılır. Yapılan ayar sonrasında iğnelerin hareket esnasında birbirlerine temas etmediğinden emin olunması gerekir. Eğer iğneler temas ederse örgü yüzeyinde boyuna çizikler oluşacağı gibi aşırı temas hâlinde iğne aşınır ve kırılma meydana gelir.

 

 

Mekik ayarı

 

 

İpliklerin iğneye düzenli sevkini ve yatırımını sağlayan mekiklerin örgüye göre ayarlanması gerekmektedir.

 

 

Çelik ayarlar

 

 

Askılı ribana örgülerin üretiminde çelik kombinasyonu önemlidir. Çünkü askı (fank) ve ilmek (süprem - örgü) çelikleri örgüde aynı anda kullanılmaktadır. Çelik sisteminin düzenlenebilmesi için örgü raporu önemlidir. Örgü raporuna bakarak çelikleri sistemlere yerleştirmek daha kolaydır.

Yuvarlak örme makinelerinde her bir sistem bir sıra örgüye komut verir. Bu durum göz önünde bulundurularak çelikler düzenlenmelidir. Eğer rapor tekrar ediyor ise sistem sayısı bitene kadar aynı düzende çelik dizimi yapılır. Bu çelik ayarlama düzeni ribana yuvarlak örme makinelerinde daha farklıdır. Örgü çeşidine göre kumaşın bir sırsında silindirde askı, kapakta ilmek yaptırılması gereken durumlar vardır. Bu durumda kapak ve silindir çelik sistemleri ayrı ayrı düzenlenir.

Yukarıda örgü raporu gösterilen ribana örgüsüne bakıldığında 1.sıra tamamen ilmekten oluşmaktadır. 2.sırada ise kapak iğneleri ilmek yaparken silindir iğnelerinin askı yaptığı görülmektedir. Bu durumda makinenin çelik sisteminin düzenlenmesi şu şekilde olmalıdır.

 

 

Silindir Çeliği                                Kapak Çeliği

 

1.Sistem İlmek                                    İlmek

 

2.Sistem Askı                                      İlmek

 

 

Ribana örgüsünün çelik dizimi sadece iki sistemde sona ermektedir. Bu durumda makinede diğer sistemlerde aynı işlem tekrar eder. Bir 54 sistem ribana makinesinde bu örnek uygulanmak istendiğinde raporun 27 defa tekrar ettiği görülmektedir. Yuvarlak örme makinelerinde her zaman rapor tekrarı tam sistem sayısı ile eşit olmayabilir. Bu durumda artan sistemlerde hem silindirde hem de kapakta iptal çelikleri kullanılır ve sistem iptal edilir.

 

 

May ayarı

 

 

Örmeye çalıştığımız kumaş askılı ribana olduğu için may ayarının düz ribana kumaşın may (ilmek boy) ayarına göre biraz farklılık gösterir. Aynı ayarda örülmesi durumunda kumaş ele alındığında hem yumuşaklık açısından hem de esneklik açısından istenilen özellik elde edilemez.

 

 

Gerginlik ve kasnak yarı

 

 

Örgünün çelik, iğne ve may ayarları yapıldıktan sonra iplik gerginlik ayarının kontrol edilmesi gerekir. Bu işlem için makine yavaşça döndürülür ve furnisör ile mekik arasından iplik gerginliği kontrol edilerek gereken ayarlar yapılır.

 

 

Kumaş çekim ayarı

 

 

Kumaş çekiminin ayarlanması kumaşın birim gramajı dikkate alınarak yapılır. Çünkü makine bir raporda iki sıra örüyor gözükse de aslında bir sıra silindir iki sıra kapak örmektedir. Bu yüzden kumaş çekim hızı normal ribana örgüsüne nazaran daha düşük olmalıdır.

 

 

Numunenin örülmesi

 

 

Makinede gerekli olan bütün ayarların yapılmasından sonra numune alımı için bir miktar kumaş örülmelidir. Numune örülmesi esnasında makine ayarlarında herhangi bir değişiklik yapılmamalıdır. Sabit ayarlarda çıkan numune kumaş kontrol edilip gerekli ayarlar toplu halde yapılmalıdır. Aksi takdirde numune örülürken yapılan bazı ayar değişiklikleri numune kumaşın bir kısmında gözükmeyebilir. Dolayısıyla kontrol yapılan kumaş ile o aşamada üretilen kumaş farklı olabilir.

 

 

Kontrollerin Yapılması

 

 

Numune kumaş örüldükten sonra makine durdurulmalı ve numune kumaş kesilerek kontrolleri yapılmalıdır. Örülen numune kumaşın öncelikle birim gramajının istenilen düzeyde olup olmadığı eğer varsa örnek numune ile yok ise de sipariş formu ile karşılaştırılarak kontrol edilir. Sonra sırasıyla kumaşın ham maddesi, tuşesi ve diğer örgü özellikleri karşılaştırılır.

 

 

Üretimin Yapılması

 

 

Tüm kontrolleri yapılan kumaş istenilen özelliklere sahip olmayabilir. Bu durumda makine ayarlarında istenilen özelliklere yönelik değişiklik yapılmalıdır. Eğer numune istenilen özelliğe sahip ise kumaşın üretimine geçilmelidir. Üretim esnasında makine cağlıklarına iplik yerleştirilirken aynı numara iplik olmasına dikkat edilmelidir. Üretimi yapılan makine eğer uzun süre çalışıyorsa belli aralıklarda kumaştan numune kesilerek kontrolleri yapılmalıdır.

 

 

Salı, 04 Ocak 2022 19:50

Dokusuz Yüzey Çeşitleri

 

Keçeler

 

 

Yün liflerinde, nemin, ısının ve basıncın etkisiyle liflerin üst yüzeyindeki pulcuklar birbirine geçerler ve ayrılmazlar. Buna “Keçeleşme” denir. Yünün bu özelliğinden yararlanılarak keçeler elde edilir. Üretim prensibine göre keçeler ikiye ayrılır:

 

 

Sıkıştırma keçesi

 

Yün liflerinden oluşan yoğunlaştırılmış lif tülbenti, ısı, nem ve basınç etkisiyle keçeleştirilir. Şapkalar, erkek ceketleri için alt yaka, geleneksel giysiler ve dekorasyon malzemesi vb. üretiminde kullanılır.

 

 

İğne keçesi

 

ğne keçelerinin üretiminde, yünler haricinde diğer lifler de kullanılır. Kabarık lif tülbentinin, kancalı iğnelerle didiklenmesiyle elde edilir. Yer döşemeleri, telalar, dolgu malzemeleri vb. üretiminde kullanılır.

 

 

 

 

dksuz4

 

 

 

 

Kağıt Kumaşlar

 

Tekstil liflerinin kimyasal yapıştırma ya da birbirlerine kaynak yapılması yöntemi ile elde edilen tekstil yüzeyleridir. Kağıt kumaşların üretimi sırasında bir lif tülbenti kimyasal, mekanik veya hem kimyasal hem de mekanik yollardan sağlamlaştırılır.Bu şekilde elde edilen dokusuz yüzeyler (nonwovens), giyim sektöründe özellikle tela olarak kullanılır.

 

 

 

 

dksuz5

 

 

 

 

Telalar

 

Tela, giysiden beklenen görünüm, kalite ve etkiyi elde etmek amacıyla kumaşa farklı yöntemlerle tutturulan yardımcı malzemedir. İşlenen kumaşa, hacim ve direnç kazandırıp giysiye verilecek biçime katkıda bulunurlar. Böylece kumaşın dikim, yıkama, ütüleme gibi işlemlerde karşılaşabileceği sorunlarda kumaşa destek rolü oynarlar. Telaların görevleri, giysinin biçim ve dayanımını desteklemek, buruşmaya yatkınlığınıazaltmak, kumaşa belli bir sertlik ve form kazandırmaktır. Telalar, doğal ya da kimyasal liflerden elde edilebildiği gibi, son dönemlerde yaygın bir biçimde elyaf tülbenti olarak, nonwoven (dokusuz yüzey) üretim teknikleri ile üretilmektedir.

 

 

 

 

dksuz6

 

 

 

 

Telaların kullanım amaçları: Uygulandığı bölgede esnemeyi, kırışmayı önlemek ve şekli korumak, Yaka, klapa, manşet, pat, cep ve cep kapaklarına destek sağlamak; tok bir tuşe (dokunum) kazandırmak, bunlarda kıvrılmayı engellemek, Takım elbise ve paltolarda vücut bölümlerinin desteklemek, belirli bir şeklin verilmesi ve omuz bölümlerini birleştirmek, Düğme ve ilik alanlarını takviye etmek, Çeşitli kenar bölgelerde takviye ve düzgünlük sağlamak, Kemer ve bel şeritlerine sertlik ve destek vermektir. Tela denildiğinde algılanan kavram genellikle “Yapışkan Tela” dır.

 

 

Yapışkan Tela

 

Bir yüzeyi yapışkan madde ile kaplanmış olan tekstil yüzeyi ile, onu kaplamada kullanılan reçinenin oluşturduğu malzemedir.

Kaplama: Kumaşa tutunmayı sağlayan yapıştırıcı malzeme olup, ısıtıldıklarında eriyen soğuduklarında da başlangıçta sahip oldukları katı hale dönen sentetik reçinelerdir.

Kumaş: Kaplamanın oturtulduğu tekstil yüzeyi olup dokuma, örme ve dokusuz yüzey (nonwoven) üretim teknikleri ile üretilirler.

 

 

TEKSTİL YÜZEYLERİNE GÖRE TELA ÇEŞİTLERİ

 

 

Dokusuz Yüzey (Nonwoven) Telalar

 

 

İpliğe dönüştürülmemiş, doğal ya da kimyasal liflerin, özel bir takım yöntemlerle birbirine bağlanmasıyla oluşturulan tekstil yüzeylerinin, çeşitli yapıştırıcılarla ve çeşitli yöntemlerle kaplanmasıyla elde edilen telalardır. Dokunmamış telalar ucuz olması, pek çok çeşidinin bulunması ve kolay işlenebilir olması bakımından oldukça yaygın bir biçimde kullanılmaktadır.

 

 

 

 

 

 

dksuz7

 

 

 

Dokuma Telalar

 

Dokuma yüzeylere, çeşitli yöntemlerle bir kaplamanın oturtulmasıyla elde edilen telalardır. Dokuma telalar, genellikle dış giyimde en ve boy yönünde kullanılır, giysilerde ön yüze muntazam bir duruş ve mukavemet (sağlamlık) vererek giysiden beklenen etkiyi sağlar. Dokuma telalar, hammaddesi, dokuma sıklığı, iplik kalınlığı, dokuma yapısı, kumaş ağırlığı bakımından farklılık gösterirler

 

 

Örgü Telalar

 

 

Örme yüzeylere uygulanan kaplamalarla elde edilen telalardır. Örgü telaların en önemli avantajı yüksek esneme özelliğine sahip olmasıdır. Dış giyimde ve esneme özelliği olan kumaşlarda kullanılmaya uygundur.

 

 

Tela Seçiminde Dikkat Edilecek Hususlar

 

 

1-İstenilen kuru temizleme, yıkama, ütüleme, kurutma değerlerine uygunluk,

 

2-Kumaş cinsine ve işlenişine uygunluk,

 

3-Giysiden beklenen etkiye ve kullanım bölgesine uygunluk,

 

4-İstenilen tuşeye (dokunum) uygunluk,

 

5-Giysinin cinsine, modeline, rengine uygunluk,

 

6-Kumaşla telanın, birleştikten sonra maruz kalacakları dış etkilere aynı tepkileri vermeleri,

 

Kumaşla tela mutlaka bir ön uygulamadan geçirilip sonuçlarının göz ardı edilmemesidir.

 

Yukarda belirtildiği gibi geniş kullanım alanına sahip dokusuz yüzeyler; kullanım alanına göre yapısında farklı özellikleri barındırmaktadırlar. Bu tür kumaşların sahip olabilecekleri özellikler aşağıda maddeler halinde belirtilmektedir. Kullanım yerine göre belirli bir fonksiyonu yerine getirmede kullanılan dokusuz yüzeyler; belirtilen özelliklerinden bir ya da bir kaçını yapısında taşıyabilecek durumda bulunmalıdır .

 

1-Gramaj · Emicilik · Filtreleme özelliği

 

2-Kalınlık · Tutum · Toz tutmazlık

 

3-Yoğunluk · Pürüzlülük/pürüzsüzlük · Sterilizasyon

 

4-Gözeneklilik · Su iticilik · Kuru temizlemeye uygunluk

 

5-Geçirgenlik · Hava şartlarına dayanım · Yıkanabilirlik

 

6-Mukavemet · İletkenlik/yalıtkanlık · Ütülenebilirlik

 

7-Uzama · Antibakteriyel özellik · Boyanabilirlik

 

8-Esneklik · Alev dayanımı · Renk Haslığı

 

 

 

 

Çarşamba, 15 Aralık 2021 20:20

Tiftik Elyafı

 

 

TİFTİK KEÇİSİ LİFLERİNİN MİKROSKOBİK ÖZELLİKLERİ

Tiftik lifleri mikroskop altında incelendiğinde, uzunluğuna görünüşünde oldukça üniformdur. Medulalı lif sayısı fazla değildir. Tiftikte medulalı lif sayısının fazla oluşu, kalite bozukluğunu ifade etmektedir. Tiftikte pulcuklar, yüne göre daha geniş yüzeylidir ve daha az belirgindir. Bu nedenle belirli mesafedeki pulcuk sayısı yüne göre daha azdır. Tiftikte lif inceliği yaşına göre değişmektedir. Tiftik liflerinin enine kesiti oval ve yuvarlaktır.Normal şekilde meydana gelmiş, kalınca bir tiftik lifi; kutikula, korteks ve medula tabakalarından meydana gelmektedir. Bir gömleği teşkil eden lifler gözden geçirilirse, bu normal lifler arasında farklı görünüşlü olan kemp kıllarının da bulunduğu anlaşılır. Yün liflerinde kütikula tabakasının kalınlığı 0.7 μm’ dan büyük iken, tiftik liflerinde 0.5 μm’ dan küçüktür . Bu bize tiftik liflerinde yünden farklı olarak pul tabakasının yok denecek kadar az olduğunu ifade eder ki, bu nedenle tiftik lifleri keçeleşmemektedir

 

 

tiftik1

 

 

a) Kutikula tabakası:

Öteki hayvansal liflerde olduğu gibi, tiftik liflerinin de üst kısmı örtü hücreleriyle kaplanmıştır. Bunlar yün örtü hücrelerine oranla daha ince, fakat daha genişçedir. İnce, orta ve kalın liflerde örtü hücrelerinin şekilleri az veya çok değişiklik göstermektedir . Kütikula tabakası yün ve tiftik liflerindeki keçeleşmeden ve aynı zamanda tiftik liflerinin parlaklığından sorumludur. Mikroskop altında tiftik lifleri yün ile benzer görünüme sahip olmalarına karşın, tiftik liflerinin pul tabakası oldukça az belirgin olup , örtü hücrelerinin üst kenarları fazla kalkık değildir. Bu nedenle eksenle yaptıkları açı yün liflerindeki kadar büyük olmamaktadır. Tiftik liflerinin kenarları birbiri üzerine fazla katlanmaz. Bu durum liflerin daha parlak görünmesini ve yumuşak olmasını sağlamaktadır. Tiftik yünlerinde her 100 mikrona isabet eden örtü hücresinin sayısı beş adet kadardır ki; bu sayı merinos liflerinde 10-11 civarındadır. Tiftik liflerinin örtü hücrelerinin uzunlukları ise 18- 22 mikron arasındadır. Bu bakımdan tiftik liflerinde görülen örtü hücreleri ile yün liflerindeki örtü hücreleri birbirinden az çok ayrılmaktadır. Bu durum,liflerin birbirinden ayırt edilebilmesini sağlamaktadır.

 

b) Korteks Tabakası:

 

Tiftik liflerinin kutikula tabakasının altında bulunan kısmı korteks tabakasıdır. Bu tabaka, yünlerde olduğu gibi, iğ veya mekik şeklindeki hücrelerin yan yana sıralanmasından meydana gelmektedir. Bu hücrelerin sıralanış biçimi,aynı zamanda liflerin sahip oldukları esneklik ve mukavemetleri bakımından,yüne büyük bir benzerlik göstermektedir. Yalnız bu liflerin esnekliği yüne kıyasla biraz daha düşük, mukavemeti ise biraz fazla olmaktadır. Tiftik liflerinin yan yana dizili kortikal hücreleri arasında çeşitli uzunlukta pipo veya sigara biçiminde, içleri hava ile dolu, vaküoller vardır. Bunların çeşitli liflerdeki oranları oldukça değişiktir. Yine yün liflerinde olduğu gibi tiftik liflerinin korteks tabakasında ortokorteks ve para korteks denilen iki tip hücre bulunmaktadır. Fakat liflerde ortokorteks hücrelerinin oranı çok yüksek olduğundan bunların sadece bu hücrelerden oluştuğu sanılmaktadır. Tiftik liflerinde kıvrım sayısının az oluşu da buna bağlıdır.

 

c) Medula Tabakası:

 

Kalın yapılı tiftik liflerinin bazılarında medula denilen hava ile dolu bir boşluk bulunmaktadır. Bu boşluğun durumu yünlerde olduğu gibi devamlı, kesintili veya parçalı biçimlerde görülebilmektedir. Tiftiklerde kesintisiz biçimde medula daha yaygındır. Saf tiftik sürülerinde medulalı lif miktarı normal olarak %1’i geçmezken, hayvanlar yaşlandıkça liflerde biraz kalınlaşma görüldüğünden medulalı lif oranının %3- 5’e kadar çıkması normal sayılmaktadır.

 

d) Kemp Kılları:

 

Yün liflerinde olduğu gibi, kemp kılları normal lifler arasında beyaz veya opak renkleri ile geniş medulalı oluşlarıyla, kaba görünüşleriyle ayrılabilen kıllardır.Bunlar genellikle kıl foliküllerinden dökülmüş kıllar olup; ölü, gevrek ve kırılgandırlar. Lif ucuna doğru kalınlıkları azalmakta ve sivrilmektedir. Kemp kıllarında örtü hücresinin sayısı, 100 mikron uzunluğunda 10 adetten daha fazla olduğundan normal tiftik liflerine oranla iki kat örtü hücresi bulunmaktadır. Bu halleri ile kemp kılları mikro-skop altında normal liflerden kolaylıkla ayırt edilebilmektedir . Tiftik liflerindeki kemp kılları diğer liflerden görünüm olarak ayırd edilebildiklerinden birçok kullanım alanı için problem kaynağı teşkil edebilmektedir. Giysilerde kemp kıllarının yol açtığı temel sorunlar arasında tebeşir beyazı şeklindeki görünüme sahip olmaları, boyama sonrası daha açık renkte görünmeleri ve daha az olmakla beraber kumaşın tutum ve batma özellikleri üzerine etkileri sayılabilir .

 

 

tiftik2

 

 

TİFTİK KEÇİSİ LİFLERİNİN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ

 

 

tiftik7

 

 

Tiftik liflerinin değeri;

 

- Lif çapı,

- Parlaklığı,

- Kemp oranı,

- Temizlik miktarı ve

- Rengi ile belirlenmektedir.

Tiftik liflerine kendine özgü niteliklerini kazandıran fiziksel özelliklerden en önemlileri incelik, uzunluk, mukavemet, parlaklık ve ondülasyondur. Diğer fiziksel özellikler bakımından yün liflerine büyük bir benzerlik göstermektedir.

 

İNCELİK

 

Tiftik liflerinin incelikleri bunlardan yapılan dokumaları geniş çapta etkilediğinden en önemli özelliklerinden birisi sayılır. Bu liflerin incelikleri, yünlerde olduğu gibi mikronla ifade edilmekte ve lifin çap genişliği dikkate alınmaktadır. Fakat, tiftik liflerinin inceliğinin havyanın genç veya yaşlı olmasına bağlı olarak değişim göstermesinden dolayı yün liflerindeki gibi standart bir sınıflandırma yapılamamaktadır .Tiftiklerde lif inceliği yaş durumuna göre oğlak, çepiç veya ergin olarak üç sınıf üzerinde durulmasını gerektirmektedir. En ince tiftik lifleri oğlaklarda olup 10-40 mikron arsında değişmektedir. Ergin tiftiklerin liflerinde bu sınır 25-90 mikron, çepiçlerden elde edilen liflerde ise 25-60 mikron arasındadır.Hayvanlar yaşlandıkça liflerin kısmen kalınlaştığı bilinmektedir. Fakat bu kalınlaşma liflerin sadece çap genişliği ileolan ilişkilerinde söz konusudur. Liflerindiğer fiziksel özelliklerinde herhangibir kalite düşüklüğü söz konusu değildir. Eğer liflerde görülen bu kalınlaşma hayvanların yaşlanmasından ileri gelmiyorsa o zaman diğer nedenler üzerinde durulmalıdır. Yetersiz beslenme, ani iklim değişikliği ve bazı hastalıklar bu nedenler arasında olabilmektedir. Bu durumda liflerde deformasyon meydana gelmiş demektir. Bu gibi liflerde daha çok heterotiplik kendini gösterir ve ticari değerlerinde düşme olur. Türk tiftiklerinde incelik ortalaması 20,5-41,5 mikron arasında, dünyada ise 33-36 mikrondur. Bu durum Türk tiftiklerinin genellikle incelik bakımından, ayrıca parlaklık ve bukle şekli bakımından dünya tiftiklerinden daha üstün olduğunu göstermektedir . Yün liflerinde de incelik 20-40 mikron arasında değişmekte olup, 22 mikron ve daha düşük lif çapına sahip olanlar ince, 22-31 mikron çaptakiler orta, 31- 36 mikron arasındakiler kaba, 36’dan yukarısı çok kaba lif olarak kabul edilmektedir.

 

UZUNLUK

 

Lif uzunluğu, iki kırkım arasında, yani 12 aylık bir dönemde, kılların gösterdiği büyüme durumudur . Tiftik mamullerinin yapımında lif uzunluğunun da değeri, incelik kadar büyüktür. Bu nedenle tiftiklerin değerlendirilmesinde önemli rol oynamaktadır. Lif uzunluğu hayvanın yaşı ve iki kırkım dönemi arasındaki zamanla ilişkilidir. 6 aylık bir büyüme döneminde lif uzunluğu 10-15 cm arasında uzama gösterdiği halde, bir yıllık dönemde lif uzunluğu 20-30 cm’ye kadar uzayabilmektedir. Aynı zamanda kırkılan oğlakların yaşları arasında farkların bulunması tulupları teşkil eden lif lülelerinin de uzunluklarının farklı olması nedenlerini doğurmaktadır. Lif uzunluğu hayvandan hayvana farklı olabileceği gibi aynı tulup üzerinde vücudun çeşitli bölgelerine göre de değişebilmektedir. Lifler omuz hizasında en uzun olup, vücudun önünden arkasına doğru kısalmaktadır. Tiftik gömleğinde lüle uzunluğu ve lüleyi oluşturan liflerin meydana getirdiği buklenin düzgün ve sıkı olması verim bakımından olduğu kadar liflerin diğer fiziksel özellikleri bakımından da büyük önem taşımaktadır . Ayrıca liflerin kıvrımlı olması normal uzunlukları ile, gerçek uzunlukları arasında farklar meydana getirmektedir.

Genel olarak liflerin boyu, lifler inceldikçe kısalmakta, kalınlaştıkça uzamaktadır. Tiftik lifleri uzunluklarına göre;

 

Kısa lifler: 6 inch veya 15 cm.den kısa olanlar

Orta lifler: 9 inch veya 23 cm.den daha kısa olanlar

Uzun lifler: 9 inch veya 23 cm.den daha uzun olanlar şeklinde sınıflandırılabilir.

 

PARLAKLIK

 

Tiftik lifleri renk ve parlaklık bakımından yün liflerine nazaran büyük bir üstünlüğe sahiptir. Bunların beyaz renkleri açık kremden daha beyazdır .Tiftiğin parlaklığı Barmby ve Townend (1967) tarafından incelenmiştir. Van Rensburg ve Maasdorp (1985) ise lif çapı ve kimyasal işlemin parlaklık üzerine etkisi üzerinde çalışmışlar, ancak parlaklığın mekanizması hakkında hiçbir veri bulamamışlardır. Genel olarak parlaklığın özellikle tiftikteki az çıkıntılı yüzey yapısıyla ilişkili olduğu düşünülmektedir.Tiftik liflerindeki parlaklık tiftikten yapılmış kumaşların canlı renkli, parlak ve cazip görünmelerini sağlamaktadır. Liflerdeki parlaklığın ışığın yansıma biçimi ile de ilişkisi vardır. Örtü hücrelerinin yalnız diziliş şekilleri değil büyüklükleri ve lif ekseni ile teşkil ettikleri açıları da liflerin az veya çok parlak görünmelerini etkilemektedir. Türk tiftikleri parlaklık derecelerine göre sıralanacak olursa; başta Ankara, daha sonra Eskişehir, Bolu, Kastamonu ve Yozgat yer almaktadır.

 

ONDÜLASYON

 

Yün lifleri kıvrımlı yapıya sahiptir ve bu iplik ile kumaş özelliklerine etki etmektedir. Az kıvrımlı yün daha yumuşak olur, buna karşılık çok kıvrımlı yün ise pillinglenmeye ve keçeleşmeye karşı dayanıklıdır . Tiftik liflerindeki ondülasyon, yünlerin kıvrımlarına benzemektedir. Tiftik lifleri arasında daha kıvrımlı olanlar makbul sayılmaktadır. Liflerde görülen ondülasyonun şekli ve sıklığı hayvanların kalıtım dereceleri ile yakından ilişkilidir. Bu bakımdan yetiştiricilik yönünden önem taşımaktadır. Tiftik liflerinde ondülasyon, yani kıvrım sayısı, fazlalaştıkça lif uzunluğu da artmaktadır. Aynı zamanda lülerin düzgün dalgalar halinde şekillenmesini sağlamaktadır. Türk tiftikleri arasında en iyi kıvrımlılık Ankara tiftiklerinde görülmektedir. Bu bakımdan Kastamonu tiftikleri, Ankara tiftiklerini izlemektedir. Çorum, Çankırı ve Yozgat tiftiklerinde de ondülasyon durumunun iyi olduğu bilinmektedir .

 

ELASTİKİYET VE MUKAVEMET

 

Tiftiğin özelikle Young Modülü bakımından yün lifine göre daha farklı bir davranış sergilediği görülmektedir. Tiftik liflerinde yaşlara göre verilen mutlak ve nisbi mukavemet ve elastikiyet değerlerine bakarsak lif çapı arttıkça nisbi mukavemetin azaldığı görülmektedir. Yaş ile artan lif çapına paralel olarak mutlak mukavemet ve elastikiyet değerleri artmış, buna karşılık nisbi mukavemet değerleri azalmıştır.

 

RENK

 

Tiftik lifleri genel olarak beyaz olmakla beraber, bazı hayvanların yünleri kahverengi, siyah veya kırmızımsı renkte olabilmektedir. Makbul olmayan bu yünlerin rengi, korteks tabakasını oluşturan kortikal hücrelerin içindeki renkli pigmentlerden ileri gelmektedir. Hayvansal liflerde iki çeşit pigmente rastlanmakta olup, bunlardan birisi tanecikler halinde bulunan melanin (metalprotein kompleksi), diğeri ise melanoproteindir.

 

DİĞER ÖZELLİKLER

 

Tiftiğin diğer özellikleri yapağıya yani yüne benzemektedir. Tiftik, parlak, elastik, nem çeken, ısıya dayanıklı, kolayca boyanabilen ve kolay kir tutmayan bir elyaftır. Özgül ağırlık yünde 1,305 g/cm3, tiftikte 1,320 g/cm3’dür. Yün lifi bilinen elyaf türleri içinde nem çekme yeteneği en yüksek olanıdır. Yün lifleri ağırlıklarının yarısından fazla nem çekebilmektedir. Bu üstün nem alma yeteneğinin nedeni yapısındaki amorf bölgelerin çokluğudur. Ancak yün lifi çok yavaş su çekebilmektedir. Çünkü lifin dış yüzeyi hidrofob gruplardan oluşurken, hidrofil gruplar merkezdedir. Yün lifleri mikroskop altında incelendiğinde kütikula tabakası görülmektedir. Üzeri ince bir lanolin (yün yağı) ile kaplanmış bu tabaka, liflere su itici özellik kazandırmaktadır. Bu da liflerin ilk etapta suyu almalarını zorlaştıran etmendir . Rutubet alışverişi ve ısı ile ilgili özellikleri yüne yakındır. Ancak tiftik lifi için ticari nem değeri %13 olup, yün lifine göre nispeten düşüktür. Tiftik lifleri ısıya karşı dayanıklı ve yüksek ses izolasyonu olan liflerdir. Bu nedenle topluma açık yerlerdeki tekstillerde (tiyatrolar, otel lobileri, ofisler vb.) kullanım için idealdirler. Buna ilaveten soğuk havalarda ısıyı içerde tutma ve yazın sıcak havanın içeri girmesine karşı bariyer etkisi yapma gibi etkili izolasyon özellikleri de bulunmaktadır.Ayrıca tiftik liflerinin keçeleşme eğilimi oldukça düşüktür . Randıman, belirli miktardaki kirli tiftiğin yıkanarak, bütün yabancı maddelerden temizlendikten sonra, kabul edilen standart şartlarda vereceği temiz tiftik miktarının % olarak ifadesidir. Koyunlarda olduğu gibi Ankara keçisinde de tiftik randımanı üzerinde hayvanın kendi organizmasından gelen iç faktörlerin ve tiftiğin büyümesi sırasında dışarıdan tiftik gömleğine katılan toz, toprak, gübre ve bitkisel madde gibi dış faktörlerin etkisi vardır. Tiftiklerde randıman özellikle ince yapağılara göre oldukça yüksek bir seviyede olup % 60- 90 arasında değişmektedir. Tiftik randımanı üzerinde hayvanın yaşının önemli bir etkisi yoktur.Yün ve tiftik liflerinin kimyasal yapı ve özelliklerindeki benzerlikler nedeniyle, kimyasal güve yemezlik işlemleri gerektiğinde (halı ve döşemeler vb.) tiftiğe de uygulanabilmektedir.Yün ve tiftiğin çekme %’lerini karşılaştırdığımızda sırasıyla dokuma kumaş için %33 ve %1.9, örme kumaş için %23 ve %5.9’dur.

 

TİFTİK KEÇİSİ LİFLERİNİN KİMYASAL ÖZELLİKLERİ

 

Kimyasal yapı bakımından tiftik lifi, yapağıdan farksızdır. Yapağı ve diğer epiderm orijinli boynuz, tırnak gibi tiftik de, keratin yapısında proteinden meydana gelmiştir. Bileşiminde;

 

%50 Karbon

%21 Oksijen

%18 Azot

%7 Hidrojen

%3 Kükürt

%1 Kül (Madeni Madde) bulunmaktadır.

 

Tiftiğin içerdiği kükürt, Ankara keçisinin yetiştirildiği bölge koşullarına göre değişik oranlardadır. Tiftik liflerinde korteks oranının yüksek oluşu bu liflerinin bazı kimyasal maddelere karşı yünden daha hassas olmasına neden olmaktadır. Bundan dolayı kimyasal maddelerle işleme tabi tutulan tiftik liflerinde sıcaklığın ve zaman faktörünün önemli rol oynadığını unutmamak gerekmektedir. Nitekim yıkama, boyama, ağartma, karbonizasyon gibi kimyasal maddelerin yardımıyla yapılan işlemlerde daha dikkatli olunmalıdır. Tiftiklerin korteks tabakasının bu özelliği iyi boya almasını ve parlak renkler elde edilmesini de sağlamaktadır. Tiftik liflerinin kimyasal özellikleri incelenirken güneş ışınlarının bu liflere zararlı olduğunu da belirtmek gerekir. Koyunlarda olduğu gibi, tiftikler kırkılmadan önce, hayvan sırtında uzun süre güneş ışınlarının etkisi altında kalırsa genellikle kükürtlü bileşikler zarar göreceğinden tiftik liflerinin boyanma yeteneği kaybolmakta, mukavemet ve esneklik özellikleri azalmaktadır .Yağıltı miktarı ve özelliği, tiftiklerin iyi veya kötü kaliteli olmasını etkilemektedir. Yağıltının, liflerin kütikula tabakası üzerine yayılmış olması liflerin birbiri ile keçeleşmeden yakın temaslarını sağlamaktadır. Tiftiklerdeki yağıltı miktarı normalden az olursa lülelerin dış etkenlerekarşı korunması azalacağından, tiftik liflerinin renkleri, parlaklıkları ve yumuşaklıkları gibi önemli özellikleri azalmakta ve dolayısıyla tiftiğin değeri düşmektedir Yün ile karşılaştırıldığında tiftik lifleri daha az miktarda yağıltı içermektedir.Örneğin merinos yünleri %15 yağıltı içerebilirken, tiftik liflerinde yağıltı miktarı % 4-6 civarındadır. Buna karşılık yapak yıkama sırasında 1 gram yağıltıyı tiftikten uzaklaştırmak yüne göre daha zor olduğundan, tiftik lifleri yıkanırken daha fazla miktarda yıkama maddesi kullanılması gerekmektedir.Ayrıca tiftik lifleri yüne göre alkalilere karşı daha hassas olduğundan yapak yıkama sırasında daha az (veya hiç) soda kullanılması önerilmektedir. Türk tiftiklerinin sınıflandırılmasında ve değerlendirilmesinde içerdikleri yağıltı miktarının şekli ve rengi gibi özellikler büyük rol oynamaktadır. Çünkü bu yağıltı, tiftiğin renklenmesini ve aynı zamanda temizlenmesini etkilemektedir. Yıkamada kolaylıkla temizlenmeyen ve liflerin üzerinde kalan yağıltı, tiftiklerin değerini düşürmektedir. Tiftiklerde bulunan yağıltılar renklerine göre; beyaz, sarı, esmer ve kızılımtrak yağıltı diye adlandırılmaktadır.

Bunlar arasında:

 

1. Beyaz yağıltı tiftiğin rengini beyaz gösterdiği gibi, yıkamayla kolayca giderilebildiği için en makbul olanıdır.

2. Sarı yağıltı, tiftiğin rengini sarımtrak göstermekte, ancak kolayca yıkanabildiği için bu da makbul sayılmaktadır.

3. Esmer yağıltı, tiftiğin rengini kirli esmer göstermektedir ve yıkanmasıkolay değildir. Bu nedenle makbul sayılmamaktadır.

4. Kızılımtrak yağıltı ise, liflerin rengini kızıl göstermektedir. Yapışkan, yıkanması ve temizlenmesi güç olduğundan makbul değildir .

 

Lüks elyaf olarak tanımlanan tiftik lifleri genel olarak yün lifine yapı itibari ile benzemelerine rağmen, çok daha ince ve çok daha az kıvrımlı olmaları bakımından farklıdırlar. Dolayısıyla yüne göre daha parlak ve yumuşaktırlar.

Kesit şekli olarak ele alındığında ise tiftik lifi yüne göre daireye daha yakın formdadır. Lifin dış yüzeyindeki pulcuklar daha ince olup daha düz ve pürüzsüz halde yerleşmişlerdir. Tiftik lifi yüzeyinde 100 mikronda 5-6 adet pul yer alırken, yünde yaklaşık 11 adet pul bulunmaktadır. Dolayısıyla tiftikte lif yüzeyi daha pürüzsüz görünümdedir.  Sonuçta bu özellik, tiftik lifinin ışığı daha iyi yansıtarak kendine has ipeğimsi bir parlaklık kazanmasına yol açmaktadır. Bunun yanında tiftik lifinde pullar yün lifindeki pullara nazaran daha yumuşak ve pürüzsüzdür. Sonuçta bu özellik, dokumada tiftik ipliklerin yün iplikler kadar iç içe geçmeyerek kumaşın nispeten daha açık yapıda olmasına neden olmaktadır. Bu nedenle de nemli iklimlerde özellikle Japonya'da tiftik elyaf içeren takımlık kumaşlar yünlü kumaşlara nazaran daha çok tercih edilmektedir. Ayrıca tiftik lifleri bu liflerde kemp kıllar dışında öz kanal olmamasından dolayı korteks tabakasının çok yer kaplaması nedeniyle oldukça dayanıklı olmaları ile de tanınmaktadır.

 

TİFTİĞİN KULLANIM ALANLARI

 

 

tiftik8

 

1-Elbise üretiminde kumaş yapımında

2-Kısa lifli yünlerden keçe ve fötr şapka yapımında

3-Eldiven,çorap,şapka,şal ve baş örtüsü dokumasında

4-Kalın tiftiklerden elde edilen ipliklerden halı ve battaniye yapılır.

5-Döşemelik kumaş ve triko sanayinde kullanılır.

6-Hediyelik eşya yapımıda kullanılır.

7-Ayakkabı ve terlik yapımında kullanılır.

8-Boya rulolarında ıstampalarda kullanılır.

9-Peruk ve çocuk oyuncaklarında kullanılır.

 

 

 

tiftik4

 

 

 

 

Çarşamba, 15 Aralık 2021 18:37

Sandviç Tekstiller

Dokuma sandviç tekstiller iki farklı dokuma kumaştan çift katlı kumaş olarak üretilen tekstil yüzeyleridir. Sandviç tekstillerin dokuma tekniği ile üretimi, havlı kumaş dokuma makinelerinde gerçekleştirilebilir. Bu makinelerde, sandviç formunda üretilen iki dış tekstil yüzeyi, hav çözgü iplikleri ile birleştirilir.

 

 

sand4

 
 

Yüzeylerin iplikleri, dokusu ve desenleri birbirinden farklı olabilir. Ayrıca iki yüzey arasındaki dikey ipliklerin uzunluğu, konstrüksiyonu ve yapısı, sandviç tekstilin mukavemetini ve sertliğini belirler.

Sandviç tekstillerin üretiminde kullanılan makinelerde ağızlık, armürlü veya jakarlı sistemler ile açılır ve iplik kalınlığına ve hav yüksekliğine bağlı olarak dakikada yaklaşık 300 atkı atılabilir. İplik olarak genellikle rahat ve hızlı çalışılabildiği için polyester seçilmektedir. Alt ve üst doku olarak daha çok bezayağı veya dimi 2/2 kullanılmaktadır. Hav dokusunun alt ve üst doku ile bağlantısı W veya V bağlantı ile yapılmaktadır. Bu yöntem ile kalınlıkları 10 mm ile 100 mm arasında değişebilen sandviç kumaşların üretimi mümkündür. Dokuma tekniği, yüksek verimlilik ve farklı monofilament ipliklerin kullanımı avantajlarından dolayı sandviç kumas üretiminde kullanılmaktadır. Dokuma sandviç tekstiller diğer yöntemler ile üretilenlere göre daha stabil bir yapıya sahiptirler ve otomobil içi komponentlerinde, ses izolasyon malzemelerinde ve cerrahi implantlarda kullanılmaktadır.

Sandviç tekstiller özel yapıları sayesinde konvansiyonel tekstil yapıları tarafından karşılanamayacak spesifik özelliklere sahip tekstil yapılarıdır. İki ayrı tekstil yüzeyinin bir bağlantı ipliği veya tabakası ile bağlanması sonucu olusan sandviç tekstillere olan talep son yıllarda artıs göstermiştir. Bu artısa paralel olarak bu alanda yapılan arastırmalarda da artıs gözlenmiştir.

Atkı ve çözgü örmeciliği yanında dokuma veya dokusuz yüzey teknikleriyle de üretilebilen sandviç tekstiller, farklı materyallerin kullanımına izin vermeleri, esnek bir ürün aralığına ve üç boyutlu yapıya sahip olmaları nedeniyle otomotiv tekstilleri, medikal tekstiller, jeotekstiller, spor giysileri, koruyucu tekstiller ve kompozitler gibi birçok alanda kullanım olanağı bulmaktadır.

Sandviç kumaşlar, iki ayrı tekstil yüzeyinin bir bağlantı ipliği veya tabakası ile bağlanması sonucu olusan üç boyutlu tekstil yüzeyleridir. Sandviç tekstiller ile ilgili ilk patent, 1868 yılında Matthew Townsend tarafından alınmıştır. Teknolojik açıdan çok yeni olmamakla birlikte, uygulamada kullanımı yenidir. ve son yıllarda teknik tekstil yapıları içinde yeni bir jenerasyon olarak yer almaktadır .Teknik alanda üretilen kumaşlar arasında yer alan sandviç kumaşlar, gelişmiş makine teknolojisi ile üretilen ve konvansiyonel tekstil yapıları tarafından karşılanamayacak özelliklere sahip özel tekstil yapılarıdır. En belirgin özellikleri, çok iyi basma dayanımı, yüksek hava geçirme özelliği, iyi esneme özelliği, kimyasallara karsı dayanıklılık, yüksek eğilme performansı ve dökümlülük olarak sıralanabilir. Ayrıca başka hiçbir yapıda olmayan fiziksel özellikler, moda değisimlerine uygun desen ve renk değisim imkânları ve kullanım alanlarının çeşitliliği sandviç kumaşlara olan ilgiyi arttırmaktadır.

 

SANDVİÇ KUMAŞ ÜRETİM YÖNTEMLERİ

 

 

Sandviç kumaşlar, kullanım yerlerine ve istenen özelliklere göre :

1-Dokusuz yüzey

2-Dokuma,

3-çözgü örmeciliği

4-Atkı örmeciliği

 

 

SANDVİÇ TEKSTİLLERİN KULLANIM ALANLARI

 

 

Sandviç tekstiller, farklı materyallerin kullanılabilmesi, esnek bir ürün aralığına ve üç boyutlu bir yapıya sahip olmaları nedeniyle birçok alanda kullanılmaktadır. Özellikle farklı tasarım olanakları ve genis bir desen aralığına sahip olmaları, bu tekstillerin yeni kullanım alanları bulmalarına yardımcı olmaktadır. Sandviç tekstiller giyim sektöründen takviye uygulamalarına kadar uzanan çok çeşitli alanlarda kullanılabilir. Giyim sektöründe iç giyim komponentleri olarak örneğin sutyenler ve yüzme giysileri için vatka olarak veya dış giysiliklerde izolasyon materyali olarak kullanılabilir . Ayrıca spor giysiler, korseler ve ayakkabılar diğer kullanım alanlarıdır. Nefes alabilir yapıları, giyim konforu ve yıkama dayanımları nedeniyle köpük ve köpük kompozitlerin yerini almaya başlamışlardır. Sandviç tekstiller, tıbbi uygulamalarda (bandaj ve tedavi edici malzemeler, kompresyon bandajları, yatak yarasını önlemek için hasta yatakları ve tekerlekli sandalye kaplamalarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Özellikle hava geçirgenliği ile ısı ve nem aktarma özellikleri deri dostu, nefes alabilir bir yapı sağlamaktadır. Bu avantajları sayesinde sandviç tekstiller, tıbbi uygulamalar için gerekli olan fizyolojik konfor sağlamaktadırlar.

 

 

sand23

 
 
Yüksek ısı dayanımına sahip ipliklerin kullanılması veya güç tutusurluk bitim işlemlerinin aplikasyonu sayesinde sandviç tekstiller koruyucu tekstillerde, örneğin güç tutusur giysilerde astar veya güç tutusur yatak olarak kullanılabilmektedir . Sandviç tekstillerin önemli bir diğer uygulama alanı otomobil tekstilleridir. Bunlar, araba koltukları için döşemeliklerde, araba içi kaplama ve yer döşemelerinde, kamyonların çamurluklarında kullanılabilirler . Özellikle araba koltukları için gereken sıkıştırılabilme dayanımı ve kaplama materyali arasından iyi bir hava sirkülasyonu özellikleri bu yapıların temel avantajlarıdır. Sandviç tekstillere fonksiyonel komponentlerle birleştirilerek, özel uygulama alanları için farklı özellikler kazandırılabilir. Örneğin, boşluk tabakasına bir vatkanın veya dolgu maddesinin ilavesiyle multifonksiyonel bir ürün elde edilebilir. Ayrıca antibakteriyel, güç tutusur veya antistatik multifilament, monofilament veya eğrilmiş iplikler gibi teknik materyaller ile kullanım alanları genişletilebilir.
 
 

ÖRME SANDVİÇ TEKSTİLLER

 

 

Örme tekniği, sandviç tekstillerin üretiminde en çok kullanılan yöntemdir. Atkılı veya çözgülü örme yöntemleri ile üretilen sandviç tekstiller, kullanışlı ve hacimli karakteristikleri ile tanınmaktadır.

 

 

Çözgülü örme sandviç tekstiller

 

 

Çözgülü örme sandviç tekstillerin üretimi sadece çift iğne raylı Raschel makinelerinde gerçekleştirilir. Bu yöntemde, makinenin her iki iğne rayında üretilen iki ayrı kumaş, bağlama iplikleri ile birbirine bağlanır. Kumaşın ön ve arka yüzeylerinin konstrüksiyonu, üründen beklenen özelliklere göre seçilmekte; yatırım ve tahar işlemlerinin kombinasyonu ile sağlanmaktadır.

 

 

 

sand5

 
 
Yukarıda  görülen 1. ve 4. yatırım raylarında sandviç tekstilin dıs yüzeyleri üretilir ve bu raylar istenilen dış yüzey desenine göre taharlanır. Her bir yatırım rayında farklı tahar kullanılarak farklı yüzey yapıları; gözenekli desenler veya kapalı yüzeyler elde edilebilir. 2. ve 3. yatırım rayları bağlama iplikleri için kullanılır. 1. yatırım rayı sadece 1. iğne rayına (N1), 4. yatırım rayı sadece 2. iğne rayına (N2) yatırım yaparken, 2. ve 3. yatırım rayları her iki iğne rayına iplik besler. Böylece bağlama iplikleri, iki kumas yüzeyini birleştirir.
Çift iğne raylı Raschel makinelerinde iğne rayları dönüşümlü olarak çalısmakta ve yatırım rayları her bir iğne rayının iğneleri arasında salınım hareketi yapmaktadır. Mamulün özelliklerine ve üründen beklenen taleplere göre minimum 4 yatırım rayı genel olarak ise 5 ile 7 yatırım rayı kullanılabilir. Sandviç tekstilin dış yüzeyleri nihai ürünün kullanım alanına bağlı olarak farklı veya aynı, düz veya desenli, her iki yüzey veya sadece bir yüzey açık yapıda veya her iki yüzey farklı gözenek büyüklüklerine sahip olarak üretilebilir .
 
 
sand1
 

“Bağlama iplikleri” genellikle monofilamentlerden seçilse de, eğrilmiş iplikler ve multifilament iplikler de kullanılabilir. Sandviç tekstil yapısından beklenen özelliklere göre genellikle stabil ve basıncı karşılayabilecek materyaller seçilmektedir.

Bağlama ipliklerinin özellikleri sandviç tekstilin özelliklerini belirlediğinden, bu iplikler son üründen beklenen özelliklere göre seçilmelidir. Ticari üretimde yaygın bir şekilde polyester veya poliamid monofilament iplikler tercih edilmekle birlikte cam elyafı ve diğer lifler de kullanılabilmektedir. Çift iğne raylı Raschel makinelerinde kalınlıkları 1,5 mm ile 60 mm arasında değisen sandviç tekstillerin üretimi mümkündür. Sandviç tekstilin kalınlığı iki iğne rayı arasındaki mesafenin istenilen sandviç tekstil kalınlığına göre değiştirilmesi ile ayarlanır. Raschel makinesinde herhangi bir modifikasyona gerek kalmaksızın 20 mm kalınlığına kadar sandviç tekstiller üretilebilmektedir. Ancak 20 mm’den daha fazla kalınlığa sahip olan ve “High Distance (Çok Kalın) çözgülü örme sandviç tekstiller” olarak adlandırılan ürünler için Raschel makineleri modifiye edilmelidir.  
 
 
sand2
 
 
Bunların yanı sıra Raschel makinelerinde nihai ürüne göre makine üzerinde şekillendirilmiş sandviç kumaşlarda üretilebilmektedir.
 
sand7
 
 
Düz örme sandviç tekstiller
 
 
Düz örme makinelerinde iki tekstil yüzeyinin bir grup bağlama ipliği ile birbirine bağlanması sonucunda sandviç yapı elde edilir. Bu yöntem ile sandviç kumas üretimi teknik olarak zor bir işlemdir ve sınırlamalar söz konusudur. Çünkü iki kumas tabakası arasındaki boşluk, iki iğne yatağı arasındaki mesafeye bağlıdır ve bu mesafe 2–10 mm arasında değişmektedir. Ayrıca monofilament ipliklerin iğne kancalarından çıkmaması için üretim esnasında dikkatli olmak gerekir. Üretimleri düşük olmasına rağmen, düz örme tekniği özel uygulamalar için uygun bir alternatif sunmaktadır.
 
sand8
 
 
İğne diyagramından, iki kumas tabakasının askılarla bağlandığı görülmektedir. 1. sistem bir ön bir arka yataktaki iğnelerde askı yaparken, 2. ve 3. sistemler arka iğne yatağında ardısık iğnelerde ilmek oluşturmaktadır. 4. sistem ise kumaşın ön yüzünde görünecek olan süs amaçlı jakar desenini oluşturmak için ilmek ve askı yapmaktadır. Ayrıca düz örme makinelerinde birbirine örme yapılarıyla bağlanan iki tekstil yüzeyinden olusan sandviç tekstiller de üretilebilir. Bu yöntemin esası; iki iğne yatağında ayrı olarak zemin örgülerin ve belirli bir noktada seçili iğnelerde birleştirici tabakanın (genellikle 1x1 rib) örülmesine dayanır. Birleştirici tabaka kısa ise bu iğneler dış tabakaların örülmesi için de kullanılabilir; uzun ve sekli karmaşıksa bu iğneler yalnızca birleştirici tabakanın üretimi için kullanılır .
Örme bağlayıcı tabakalar kullanılarak oluşturulan bu yapılarda kullanılan bağlantı tabakaları; tek veya çift katlı olarak üretilebilir. Tek bağlantı tabakası sadece bir iğne yatağında (jersey) veya her iki iğne yatağında (rib, interlok) dış yüzeylere bağlı olarak örülebilir ve pozisyonu dış yüzeylere dik veya eğimli olabilir. Çift bağlantı tabakasının üretimi için iki dış yüzey ayrı olarak örülmekte ve belirli bir noktada bir rib sırasıyla birbirine bağlanmaktadır. Eğer bu aşamada, dış yüzeylerde belirli miktarda sıra üretilirse bağlantı tabakası “X” seklinde olacaktır .  
Bu metodun kullanılmasıyla, herhangi bir modifikasyona gerek kalmaksızın 20 mm’ ye varan kalınlıklarda sandviç kumaşlar üretilebilmektedir. Ancak 20 mm’ den kalın kumaşlar için bağlantı kumaşları özel çekim sistemi gerektirirler; çünkü dış kumaşların örülme işlemi durduğundan ana çekim sistemi kullanılamamaktadır . Ayrıca daha kompleks şekilli yapılar elde edebilmek için farklı tasarımlar geliştirilebilir. Bunun için su yöntemler kullanılmaktadır:
 
 
Farklı uzunluklarda bağlantı tabakalarının kullanımı
 
 
Değişken şekilli bağlantı tabakalarının kullanımı (incomplete courses technique)
 
şekilli dış yüzey kumaşların kullanımı (fully-fashioned)
 
 
Farklı uzunluklarda bağlantı tabakalarının oluşumu: Bağlayıcı tabaka uzunluğundaki bir değişiklik kumaşın enine kesitini değiştirir. Kumas sekli, ardışık kumas tabakalarındaki farklılıklar ile elde edilir. Bu konuda iki olasılık söz konusudur. Birincisinde, farklı uzunluklarda bağlayıcı tabakalar oluşturulur.
ikincisinde ise, önceden belirlenen farklı uzunluklardaki iki tabakanın oluşturduğu bir serinin, dış kumaşlardaki belli sayıdaki sıralarla birleştirilerek, 90°’lik geometriye sahip bir köşe efekti yaratmasıdır. Bu oluşum, aşağıda gösterilen, L veya T enine kesitli kumaşların oluşum yöntemidir.
 
 
Değişken şekilli tabakalar:
 
 
Bu yöntemde sandviç kumaşların yapısı, eksik sıra tekniği ile elde edilen bağlayıcı tabakanın sekline bağlıdır. Bu teknik, seçili iğnelerle belirli sıralar örülürken diğer iğnelerin boş beklemesiyle oluşmaktadır..
Bu tabakaların oluşumunda, iplik kılavuzu değişken sayıdaki iğneleri sürekli olarak besleyerek dış tabakaları şekilli olarak bölmektedir.
 
 
Dış kumaşları şekilli sandviç yapılar
 
 
 Fully Fashion tekniği kullanılır. Böylece çalışan iğne sayıları değiştirilerek kumas eni daraltılıp genişletilir . Bu işlem ilmek transferiyle gerçekleştirilir.
 
 
 
 
sand10
 
 
 
 
sand12
 
 
 
 
 
 
sand14
 
 
 
 
sand16
 
 
 
 
sand20
 
 
 
 
 
sand22
 
 
 
 
 
 
 
 
Pazar, 27 Aralık 2020 14:28

Teknik Tekstilller

 

tkniksg1

 

 

 

Tekstil endüstrisin gelişme gösteren önemli bir bölümü tıp, sağlığı koruma ve hijyen sektörleridir. Tıbbi işlemlerde yüksek standartlarda kompleks teknik tekstillere ihtiyaç her zaman olmuştur. Gelişmenin boyutu tekstil teknolojisi ve tıbbi tekstil proseslerindeki ilerleme ve gelişmelere paralel olarak büyümüştür.Bu ürünler en küçük parmak bandajlarından başlayarak,ameliyat iplikleri,kemik naklinde kullanılan karmaşık kompozit yapılar, Damar protezleri ve kalp valflarına ( kapakçıklarına) ve ürolojiye kadar uzanmaktadır.AIDS veya hepatit virüsü taşıyabilecek vücut sıvılarının en küçük miktarlarına karşı koruma sağlayan cerrahi önlükler ve steril kumaşlar artan oranda talep edilmektedir.Hastalıklı damarlar ince örülmüş veya dokunmuş tüp şeklinde ürünlerle; By-Pass yapılırken kalpte ve dizde zarar görmüş bağlar da güçlü tekstil dokuma veya örme kumaşlarla yer değiştirebilmektedir.Artan Dünya nüfusu bu pazarı da büyüttüğü kaçınılmaz bir gerçektir.

Hemashield Gold-4 adıyla üretilen sığır kolajeni ile kıvrımlı polyesterden dokunmuş tıbbi amaçlarla (damar tıkanıklığı vb) vücuda yerleştirmek için kullanılan damar dokusu örneği aşağıda görülmektedir.

 

 

 

tkniksg2

 

 

 

TEKNİK İPİLİKLER VE SINIFLANDIRILMASI

Teknik tekstil ürünlerinin bulunduğu formlar içinde dokusuz yüzeyler hariç hepsinin yapı taşı ipliktir. Teknik tekstil ürünlerinin​​ üretiminde kullanılan iplikler, ​​ teknik iplikler​​ olarak adlandırılır. ​​ Teknik iplikler hammadde, bulundukları form ve yapılarına göre sınıflandırılırlar.

 

Hammaddelerine göre teknik iplikler

Teknik iplikler kullanılan liflere göre doğal ve sentetik olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Doğal ve sentetik liflerden üretilen iplikleri ise düşük, yüksek ve çok yüksek mukavemetli iplikler olarak alt gruplarda incelemek mümkündür.

 

 

 

ipliktekik1

 

 

 

 

Yapılarına ve bulundukları forma göre​​ teknik iplikler

Yapılarına ve bulundukları forma göre teknik iplikler 6 gruba ayrılır: filament, kesikli, katlı, kablo, saç örgü ve özlü iplikler​​. 

 

 

 

 

 

ipliktekik2

 

 

 

 

 

1-Filament​​ iplikler

Filament iplikler; monofilament, multifilament, puntalı ve şerit iplikler olmak üzere​​ dört grupta incelenir.

a-Monofilament iplikler

Monofilament​​ iplik, çapı​​ 100-2000 µm​​ (0,1-2,0 mm) ​​ arasında değişen ve tek bir filamentten oluşan ipliktir. ​​ Filamentin enine kesiti, son kullanım alanına göre yuvarlak, profilli veya boşluklu olabilir​​. Lifin enine kesiti ipliğin özelliklerini etkiler. Örneğin yuvarlak olmayan kesite sahip lifler, yüzey alanını genişletir ve emiciliği arttırır.

Monofilament​​ iplikler​​ yüksek eğilme rijitliğine ve aşınma dayanımına sahip​​ ipliklerdir ve ipliğin çapı kullanım yerine göre değişir.

 

 

 

ipliktekik3

 

 

 

 

b- Multifilament​​ iplikler

Multifilament iplik, üretici tarafından belirlenen bir bükümde sonsuz uzunlukta demet halindeki ince monofilamentlerden meydana gelen ipliktir.​​ Filamentlerin enine kesit şekli, iplik içinde liflerin birbirine ne kadar yaklaşabileceğini belirler.​​ Yuvarlak kesitli filamentlerden oluşan iplikler, yapıdaki filamentler birbirine daha yakın yerleşebildiği için kompakt; yuvarlak olmayan kesite sahip filamentlerden oluşan iplikler ise, yapısındaki filamentlerin bir araya gelmeyi engellemesinden ötürü daha hacimli olur.​​ Multifilament iplikler aynı özellikteki monofilament ipliklerden daha esnek​​ bir yapıya sahiptirler.

c-Puntalı​​ veya kaynaştırılmış iplikler​​ (Intermingled/commingled)

Puntalı veya kaynaştırılmış iplikler, liflerin birbirinden ayrılmasını engellemek için büküm yerine puntalama işleminin uygulandığı filament ipliklerdir. ​​ 

Aynı türden filamentlerin​ puntalanarak oluşturulduğu ipliklere “intermingled”, iki veya daha fazla farklı türden filamentlerin​​ puntalanarak oluşturulduğu ipliklere de “commingled” iplikler (örneğin karbon ve polyesterin puntalanması gibi) denir. ​​ 

 

 

 

ipliktekik4

 

 

 

Düşük bükümün istendiği durumlarda tercih edilen puntalama işleminin esası; jetin içerisinden hızla gönderilen havanın filamentlerin birbiri içine geçmesini sağlamasına dayanır. ​​ Düzenli aralıklarla dağıtılmış olan puntalama noktaları​​ filamentleri bir arada tuttuğundan iplikler sıkıştırılmış görünür​​.

d-Şerit​​ iplikler

Şerit iplik; ​​ poliamid, polyester ve polietilen gibi sentetik polimerlerden üretilen ince, dar ve şerit benzeri film​​ halindeki ipliklerdir​​. ​​ Şerit iplik​​ üretimi; teknik uygulamalar için 20-40​​mm genişlikte​​ ve 60-100​​ µm​​ kalınlıkta düz bir polimerik​​ plaka veya filmin kesilmesiyle gerçekleştirilir. Bunun yanı sıra şeritlerin ayrı ayrı ve mekanik olarak fibrilize edilmesiyle elde edilen multifilament iplik görünümlü şerit ipliklerin de üretimi mevcuttur.

 

 

ipliktekik5

 

 

 

2-Kesikli iplikler

Kesikli veya eğrilmiş iplikler, kısa ve​​ ştapel​​ liflerin​​ oluşturduğu lineer gruplardır. ​​ Lifler bükümle birbirlerine tutunurlar ve büküm, ​​ bu iplikler için en önemli parametredir. Hammadde olarak​​ sentetik veya doğal lifler​​ (pamuk, yün, jüt vb.) kullanılır​​. ​​ Sentetik lifler kullanıldığında fiziksel boyutlarının doğal liflere benzemesi açısından kısa uzunluklarda kesilirler; böylece​​ hem​​ doğal lifler için​​ tasarlanmış​​ makinelerde işlenebilir hem de​​ karışım olarak çalışılabilir hale gelirler. Kesikli ipliklerin, ​​ çok sayıda lif ucunun dışarı doğru çıktığı ve liflerin helis bir diziliş gösterdiği bir iplik yüzeyi vardır.

3- Katlı​​ iplikler

Katlı iplikler, iki veya daha fazla tek kat ipliğin​​ bükülerek bir araya getirilmesiyle oluşturulur​​. ​​ Katlama anında​​ genellikle tek kat ipliğin bükümünün tersi yönünde büküm verilir. Bu sayede büküm açısından dengeli bir yapının meydana gelmesi sağlanmış olur. ​​Katlanan iplik sayısına göre katlı iplikler; ​​ 2-kat, 3-kat veya çok-katlı olarak adlandırılırlar. Katlı iplikler, aynı özellikteki tek kat ipliklere göre daha düzgün, daha stabil, ​​mukavemetli ve tüylülükleri daha düşüktür.

 

 

ipliktekik6

 

 

 

4- Kablo​​ iplikler​​ (Katlanmış bükülü iplikler)

Kablo iplikler, birkaç katlı ipliğin bir araya getirilerek ters yönde bükülmesiyle oluşturulur. Kablo iplikler tek kat,​​ katlı ve kablo aşamalarında S-S-Z veya S-Z-S ya da Z-S-Z veya Z-Z-S büküm kombinasyonunda​​ olabilirler. Bu iplikler daha düzgün ve mukavemetlidirler​​ .

5- Saç​​ örgü​​ iplik

Saç örgü iplikler tüp formunda ya da tek parça olarak üretilirler. Genellikle 8-36 arasındaki iplik birbirine geçerek belirli bir açıda saç örgü yapıyı oluştururlar. İpliklerin birbirine geçme şekli, bezayağı veya dimi desenindedir. Nihai iplik büküm açısından dengeli olup esnetildiğinde büküm açılması eğilimi göstermez. ​​ Oldukça esnektirler ve aynı özellikteki bükümlü ipliklere göre​​ uzama oranları​​ daha düşüktür.

 

 

 

ipliktekik7

 

 

 

Saç örgü iplik üretiminde düz bir tabla üzerinde çiftler halinde dizili olan bobinlerin birbiri etrafında sarılarak döndürülmesi ile örgü oluşturulur. Aşağıda görüldüğü gibi, her bir örgü ipliği için bir dişli ve bu dişlinin de hareket ettiği bir yörünge kanalı mevcuttur. Saç örgüsünde mevcut iplik sayısına göre iki, üç ya da çok çarklı makinalar söz konusudur.

 

 

 

ipliktekik8

 

 

 

KORUYUCU GİYSİLER

 

Koruyucu giysiler kişinin zararlı maddelere, kötü çevre koşullarına maruz kalma riskini önlemek ve bu riskten korunmasını sağlamak ve/veya bu riski azaltmak için giyilen giysilerdir.

 

  • Çeşitli risk ortamlarında çalışan itfaiyeciler,
  • Güvenlik personeli,
  • Otomobil yarışçıları
  • Tıbbi personel
  • Ağır sanayi işçileri v.b.

 

İnsanların dış etkenlerden korunması amacı ile üretilen kıyafetlere koruyucu giysiler denir.

Bu giysilerin özellikleri kullanıldıkları sanayi dalının ihtiyaç ve beklentilerine göre değişir.

 

Bu tip giysiler;

 

Yüksek sıcaklığa dayanabilen ve yüksek mukavemete sahip olan yüksek performanslı lifler veya iplik yapılarında yapılan küçük değişiklikler ve çeşitli apreler ile üretilirler. Koruyucu giysilerde en önemli husus insan hayatının korunmasıdır. Ayrı bir tekstil materyalinden çok giysinin kendisi koruma sağlar. Bu alanda kumaş tüm koruyucu giysilerde ve diğer koruyucu tekstil ürünlerinde kritik unsurdur. Giysiyi giyen kişi ve potansiyel yaralanma kaynağı arasındaki güvenlik bariyeri olarak, bir kazanın kurbanı tarafından yaşanan yaralanma derecesini belirleyecek olan kumaşın özellikleridir.

 

Literatürde özel olarak bahsedilen koruyucu ekipmanın tipleri şunlardır;

 

  • Çadırlar
  • Kasklar (miğferler),
  • Eldivenler (el ve kol koruması için)
  • Uyku tulumları
  • Hayatta kalma çantaları ve takım elbiseleri
  • Yangından-koruyucu giysiler
  • Isıya dayanıklı giysiler
  • Çift taraflı ceketler
  • Balistik dayanımlı yelekler
  • Biyolojik ve kimyasal koruyucu giysiler
  • Patlamaya dayanıklı yelekler
  • Alev almayan başlıklar ve eldivenler
  • Erimiş metal koruyucu giysiler
  • Yüzdürme yelekleri
  • Donmayı önleyici ve kanallı ılık hava giysileri dahil askeri koruyucu giysiler
  • Denizaltı koruyucu giysileri
  • Dalgıç giysileri ve dalma derileri
  • Hayat salları
  • Özel havlu ve bezler
  • Işınlardan koruyucu tulumlar
  • Hayatta kalma giysileri
  • Halatlar ve emniyet kemerleri

 

Kendileri için koruyucu giysilerin ve malzemelerin üretildiği, literatürde özel olarak belirtilen iş ve faaliyet tipleri şunlardır:

 

Polis ve güvenlik görevlileri

Dağcılık

Mağaracılık tırmanma

Kayak

Uçak personeli (askeri ve sivil)

Askerler

Denizciler

Deniz altıcılar

Dökümhane ve cam işçileri

İtfaiyeciler

Su sporları

Kış sporları

Ticari balıkçılık ve dağcılık

Deniz dibi petrol ve benzin ekipmanı işçileri

Sağlık bakımı

Yarış sürücüleri

Astronotlar

Kömür madenciliği ve sağlık depo işçileri

 

Teknik tekstiller, özellikle düşmana ait çevrelerde hareket etmesi, yaşaması, hayatta kalması ve savaşması gereken askeri kuvvetler için önemli özellikler sunmaktadır. Askeri kuvvetler, konforları ve hayatta kalabilmeleri için gerekli tüm malzemeleri taşımalı veya giymelidir ve bu nedenle en hafif, kopmayan, sağlam ve yüksek performanslı özel üniforma ve ekipmana ihtiyaçları vardır.

Bireyleri çevreden ve savaştaki tehlikelerden korumak için hayati önem taşıyan gereksinimler, dünyanın önde gelen uluslarının askeri kullanımı için en gelişmiş teknik tekstilleri geliştirmek ve sağlamak için önemli ölçüde kaynak harcamalarını sağlamıştır.

 

  • Isı
  • Alev
  • Erimiş metal sıçramaları
  • Aşırı soğuk ve donma
  • Radyasyon kaynakları ve benzerinden korunma

 

Hem sivil hem de askeri koruma uygulamaları için başlıca taleptir. Talebi etkileyen koşullar;

 

  • Özel çevresel tehlikeler
  • Koruma derecesi
  • Konfor seviyesi
  • Giysilerin dayanıklılığı
  • Estetik ve yasalar

 

Tüketicinin olası tehlikelerin farkında olması ve benzeri sosyolojik faktörlerdir. Güneşin zararlı UV ışınlardan korunmanın bir yolu da güneşten koruyan giysilerdir. Birçok kumaş güneşin UV ışınlarını engellese de tüm kumaşlar güneşten koruyan giysiler sınıfına dâhil edilemezler. Güneşten koruyan giysiler, klasik yazlık kumaşlardan ayrılmaktadır. UV ışınlarına karşı koruma sağlayan giysilerin giyilmesi cilt kanseri riskinin gelişmesini azaltmak için bilinen en sağlıklı ve en yaygın metottur. Cildin rengine göre ve çevrenin yansıma oranlarına göre koruyucu giysilerin özelliklerinin saptanması, insanların koruyucu giysileri daha bilinçli kullanmasına yönlendirecektir.

 

Genel anlamda koruyucu giysiler 8 ana kategoride sınıflandırılabilir;

1-Termal Koruyucu Giysiler:

 

Bunlar ısıya, aleve, eriyen metallerin sıçramalarına, radyasyona ve aşırı soğuğa karşı koruma sağlayan giysilerdir. Termal koruyucu giysiler, aleve ve ısıya maruz kalmaya karşı koyan ya da aşırı çevre koşullarında ısı transferine karşı yalıtım sağlayan geniş bir yelpazedeki materyalleri kapsar. Bu tip giysiler, petrokimya ve elektrik işçileri tarafından giyilen üniformalardan, dökümhaneler ve yüksek ısı karşısında çalışan diğer tesislerde giyilen giysilere kadar değişen bir yelpazeye sahiptir. Giysiler tek veya çok katlı olabilir.

2-Nükleer, Biyolojik ve Kimyasallara (NBC) Karşı Koruma Giysileri:

 

Bunlar çoğunlukla askeri kullanım amaçlıdır. Çoğu zaman sentetik veya doğal liflerden dokunmuş ayrıca karbon lifleri ve köpükten oluşan çok katlı yapılardır.

3- Kimyasallara Karşı Koruyucu Giysiler:

 

İnsana zarar veren kimyasal maddelere karşı koruma sağlayan giysilerdir. Dünya’da çok farklı zehirli özelliklere sahip 100 binden fazla kimyasal madde kullanılmaktadır. Zehirli kimyasallardan kaynaklanan riskler ortaya çıktıkça kimyasallara karşı koruyucu görev üstlenen giysi ve ekipmanın kullanımı artmıştır. Bu durum belli ölçüde de kimyasallara karşı koruyucu giysilerin ve ekipmanın kullanılmasını öngören düzenleme ve standartlardan kaynaklanmaktadır.

4- Mekanik Etkenlere Karşı Koruyucu Giysiler:

 

Bu tip giysiler kesilme, yırtılma, aşınma ve metal sıçramaları gibi zararlara karşı korunmak için giyilir. Tüm bu etkenlere karşı koruyuculuk sağlanabilmesi için giysilerin yüksek mukavemetli tekstil liflerinden üretilmesi gerekmektedir .

5- Elektrikten Koruyucu Giysiler:

 

Bu tip giysiler elektromanyetik ve elektrostatik olarak 2 ayrı grupta incelenen elektrik zararlarından korunmak için giyilir. Yüksek voltajla çalışan kişiler, kesinlikle güç tutuşur, mukavim ve konforlu iletken koruyucu giysiler tercih etmelidirler. Bunu için doğal, sentetik ve metal ipliklerden üretilmiş giysiler tercih edilir.

6- Temiz Oda Giysileri:

 

Bu isimle adlandırılan giysiler çevreyi insandan kaynaklanan kirliliklerden koruyan giysilerdir. İnsan vücudunun her gün 1 milyar deri hücresi döktüğü ve insan vücudu ve giysilerin bir miktar toz, saç, iyonlar, kozmetikler, parfüm, tütün içerdiği göz önüne alındığında kirliliği önleyen bu tip giysilerin optik, uzay araçları, yiyecek ve ilaç sanayi ve otomotiv sanayinde ne kadar önemli bir yeri olduğu inkâr edilemez.

 

7-Radyasyona Karşı Koruyucu Giysiler:

 

Bu tip giysiler X ışını ortamında çalışanlar, kanser tedavi merkezlerinde çalışanlar ve iyonlaştırılan radyasyona maruz kalan diğer ortamlarda çalışan işçiler için gereklidir.

8-Yüksek Görünürlüğe Sahip Giysiler:

Bu giysiler de koruyucu giysiler olarak ele alınmaktadır. Temelde üç ayrı tip olarak incelemek gerekir.

 

  • Reflektive (yansıtıcı ) materyaller: Işık etkisi altında kaldıklarında parlarlar.
  • Fotoluminesant materyaller: Gün ışığı veya yapay ışığı emip depolar ve karanlıkta yeşil sarı renk verirler.
  • Floresans materyaller: Kırmızı turuncu renk olarak gün boyu görünür.

 

Koruyucu giysilerin insan sağlığını ve güvenliğini koruma işlevini yerine getirmesinde giysinin konforu da önemlidir. Yeterli konforu sağlayamayan bir giysi üstlenen görevi yerine getirmede verimliliği azaltır. Eskiden daha ağır materyallerden yapılan çelik yelekler artık daha hafif ve dayanıklı olan tekstil materyallerinden (aramidlerden) üretilmektedir. Dünya’da çok sayıda iş yerinde çalışanların sağlıklarının ve güvenliklerinin tehlikede olması nedeniyle koruyucu giysi kullanılmasını zorunlu kılan uluslararası ve yerel yasal düzenlemeler sıklaştırılmıştır. Koruyucu giysi kullanımını gerektiren sektörlerde koruyucu giysilerin giyilmesi yönünde bilinç artmaktadır. Yukarıda belirtilen unsurla birlikte, dünyadaki mevcut savaşlar ve sürekli savaş tehlikesinin varlığı, koruyucu giysi kullanımını gerektiren sektör ve iş kollarındaki gelişmeler, ağır iklim koşulları gibi faktörler sektöre olan talebi belirleyen en önemli faktörlerdir.

 

 

 

 

Cuma, 20 Kasım 2020 13:06

İplikte hatadan yeni tasarım

 

 

 

faniporn1 

 

 

 

Fantezi iplikler ve fantezi ipliklerle dokunan kumaşlar günümüzde tekstil alanında özel bir yere sahiptirler. Fantezi iplikler karakteristik özellikleri bakımından normal ipliklerden farklı yapıdadırlar. Bu nedenle üretim teknikleri de farklılık göstermektedir. Bu ipliklerle dokunan kumaşlar da tasarlanan kumaşa kattığı estetik değer, kullanılan örgüler, teknik hesapları ve üretim teknikleri açısından diğerlerinden farklıdır.

Geçmişi tarih öncesi zamana uzanan dokumacılıkta, eğirme işleminden önce hayvan ve bitkilerden ilkel yöntemlerle elde edilen lifler kullanılmıştır. Sonrasında çıkrık ve iğ gibi aletleri geliştirerek büküm yapmışlardır. İnsanoğlunun dokuma ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yaptıkları her çalışmada, dokumanın ham maddesi olan ipliğe de ihtiyaçları olmuştur. Bu nedenle tarih içinde dokumacılık ve iplik paralel gelişim göstermiştir. Dokumada artan talebi karşılamak için bükümhaneler kurulmuş ve hatta hapishanede bulunan insanlardan da iş gücü desteği alınmıştır. Fakat bu çalışmalar iplik ihtiyacını karşılayamamıştır. Uzun yıllar kadınların ve çocukların el becerisiyle yaptıkları iplik eğirme işlemi sanayi devrimine kadar pek değişiklik göstermemiştir. Sanayi devrimi ile başlayan teknolojik gelişmelerden tekstil alanı da oldukça etkilenmiştir. Geleneksel yöntemlerle yapılan üretim teknikleri yöresel alanlarda kalmış, sanayileşme tüm dünyada hızla ilerlemiştir. Sanayi devrimi ile birçok alanda olduğu gibi tekstil alanında da yenilikler olmuş ve iplik büküm makineleri geliştirilmiştir. İplik büküm makineleri ile seri üretime geçilmiş ve doğal elyaflar bu seri üretimdeki elyaf ihtiyacını karşılayamamıştır. İhtiyaç ve talepler insanları araştırmaya yöneltmiş, bu sayede rejenere elyaflar geliştirilmiştir. Rejenere elyaflar iplik üretiminde mukavemeti sağlamış ve üretim hızını da arttırmıştır. Seri üretimin artması, üretimde çeşitli nedenlerle meydana gelen iplik hatalarını ortaya çıkarmıştır.

 

 

 

faniporn2

 

 

 

Dokumada, dolayısıyla iplikte olan hızlı üretim ve hızlı tüketim tasarımın önemini arttırmış, insanların bakış açısını değiştirmiştir. İplik üretiminde hata olarak adlandırılan düzgünsüzlükler farklı bir gözle görülerek iplik alanında önemli bir tasarım aracı oluşturmuştur. Bu sayede iplik sektöründe yeni bir dönem açılmış ve fantezi iplik olgusu sektörde yerini almıştır.

Tasarımcılar fantezi kumaşları sektöre kabullendirmekte başlangıçta zorlanmalarına rağmen, yeniliğe açık olan yatırımcılar bu sektördeki gelişmeyi sezerek fantezi iplik üretimine yatırım yapmışlardır. Fantezi iplikle paralel olarak fantezi dokumalarda gelişim göstermiştir. Fantezi iplik ve fantezi kumaş standart olmayan bir üretim biçimi olduğundan, üretildikleri makineler de farklıdır. Günümüzde de bu alanda sürekli gelişim olmakta, makineler teknolojik olarak yenilenmektedir. Piyasada profesyonel fantezi üretimi yapan firmalar makine parkurunu devamlı yenilemektedirler.

İplik düzgünsüzlüğü İpliğin her noktasında çapının eşit olmaması” olarak ifade edilmektedir. Bu fantezi olmayan ipliklerde istenmeyen bir durumdur. Kontrolsüz olarak yüzeyde oluşan iplik düzensizlikleri hata olarak adlandırılmaktadır. Bu hataların oluşumu İpliklerde ham madde, işçilik, makine, teçhizat ve çalışma metodu dolayısıyla meydana gelen hatalar vardır. Bunlar üretilen mamulde görünüşü gözle görülür şekilde bozan kısımlardır. Aslında iplikte oluşan hataların genel olarak nedeni harmanda ve taramada yapılan yanlışlıklardır. İstenmeyen iplik düzgünsüzlüklerine;

 

  

  • Nope hatası
  • Hav hatası
  • Düğüm hatası
  • Balık hatası
  • İnce yer hatası
  • Kalın yer hatası
  • Uçuntu hatası

 

  

Denilmektedir.

 

 

 

faniporn3

 

 

 

Nope (Neps) Hatası

 

 

Tarama işleminin elyafa yeterli düzeyde yapılmaması sonucunda büküm yapılan ipliğin yüzeyinde oluşan kısa elyafların topaklanmasına nope (neps) denir. Farklı nedenlerle de nope olabilmesine rağmen genel olarak tarama işleminden kaynaklandığı görülmektedir. Bunun haricinde iplik büküm makinesi üzerinde kopça adı verilen parçanın aşınmasından da iplik yüzeyinde nope oluşabilmektedir. Büküm esnasında ipliğin dönmesini sağlayan kopçaya iplik hep aynı yerden temas etmesi nedeni ile aşınma meydana gelmektedir. Bu durumda nopelerin önüne geçebilmek için kopçaların belli aralıklarla değiştirilmesi gerekmektedir.

 

 

 

nope1

 

 

 

Hav ve Uçuntu Hatası

 

Özellikle pamuklu ipliklerin üretiminde sıklıkla hav ve uçuntu hatası ile karşılaşılmaktadır. Hav hatası tarama aşamasında yeterli işlemden geçmemiş elyafın bükümünden kaynaklanabileceği gibi genellikle iplik büküm esnasında ipliğin dönme hareketi ile uçuşan havların iplik gövdesine sıkışıp yüzeyde düzgünsüzlük oluşturmasından da kaynaklanmaktadır. Bunun önüne geçebilmek için özellikle üretim yapılan tesiste sabit ya da gezici vakum sistemi (emme sistemi)’nin bulundurulması ve ortamın temiz olması gerekmektedir. Ayrıca havalandırma sistemi ile ortamın nemli olması sağlanarak elyaf tozlarının uçuşması minimum düzeye indirilmelidir. Uçuntu hatası da hav hatası ile aynı nedenden kaynaklanmaktadır. İplik yüzeyinde daha kısa havlardan oluşan düzgünsüzlüklere uçuntu hatası denir.

 

 

 

ucuntu1

 

 

 

Düğüm Hatası

 

Düğüm hatası iplik bükümü esnasında ipliğin çeşitli nedenlerle kopması ile açık kalan iki iplik ucunun birbirine bağlanması sonucunda ekleme noktasında oluşan bağlantıdır. Örneğin iplik çapının istenilenden ince veya kalın olan yüzeyinde bu noktaların iptali ile yapılan düğümden kaynaklanabilmektedir. Bu ve buna benzer bir durum itibariyle iplik uçlarının düğümlenmesi yapılırken yüzeyde oluşan düğüm hatasının minimuma indirmek için dokumacı düğümü ya da makine düğümü yapılmaktadır. Makine düğümü, makineye bağlı bir parça ya da işçilerin manuel olarak kullanabileceği düğüm makinesi ile yapılabilmektedir. Düğüm makinesini kullanan işçiler iplik uçlarını bir arada makinenin ağzına yerleştirdikten sonra makineyi sıkıştırması ile düğüm yapılmaktadır. Bu düğüm teknikleri kullanılmadığında düğüm uçları uzun kalacağından ve düğüm ortası kaba olacağından üründe hatalı yüzey oluşmaktadır.

 

 

 

dugum1

 

 

 

Balık Hatası

 

Balık görünümüne benzetilmesinden dolayı iplik yüzeyinde oluşan şişkinliklere balık hatası denir. Genel olarak balık hatası büküm esnasında eksik büküm yapılmasından ya da harman esnasında elyafın iyi taranmamasından kaynaklanmaktadır. Büküm yapılırken iğlerinin altındaki kaytanların zamanla gevşemesinden dolayı makinede dur kalk denilen olay meydana gelmekte ve eksik büküm oluşmasına neden olmaktadır.

Balık hatası ayrıca makas ayarlarının zamanla bozulması gibi diğer makine ayarlarından da kaynaklanabilmektedir. Büküm yapılacak elyafın iyi taranması, gevşeyen kaytanların uygun gerginliğe getirilmesi ve bobin aktarma makinesindeki makas ayarlarının yapılması ile balık hatasını en az düzeye indirilmek mümkündür.

 

 

 

balikh1

 

 

 

İnce Yer Hatası

 

Diğer iplik hatalarında olduğu gibi elyaf taramasının yeterli düzeyde olmamasından kaynaklanabileceği gibi, tekrar büküm ya da fazla bükümden dolayı ince yer hatası oluşmaktadır. Tekrar büküm ve fazla büküm, tezgâhın çeşitli nedenlerle durdurulmasından sonra tekrar çalıştırıldığında büküm uygulanan kısımda oluşmaktadır. İnce yer hatası genellikle elyaf taramasında zayıf kalan bir bölgenin bükümle açığa çıkması ile oluşmaktadır.

 

 

 

inceh1

 

 

 

Kalın Yer Hatası

 

Balık hatasında elyaf taramasından kaynaklanan iplik yüzeyindeki şişikler aynı zamanda kalın yer hatasıdır. Bunun dışında eksik büküm nedeni ile elyaf yüzeyinde yeteri kadar baskı olmamasından da kalın yer hatası oluşmaktadır.

İplik hataları düzgün ve standart olması istenen ipliklerde istenmeyen bir durumdur. Bunun için bu hatalar mümkün olduğunca giderilerek dokunacak kumaşın hammaddesi olan ipliğin kalitesi sağlanır.

İşte bu hatalar giderilmeden iplik elde edilmesi fantezi ipliğin üretimini Sağlar. Yani iplik üretiminde hata denilen unsurlar fantezi iplik üretimi için bir özelliktir. Fantazi iplikler dokuma kumaş üretiminde atkı ipliği olarak kullanılır. Çözgü ipliği olarak kullanılması ise dokuma makinesinde sık sık kopuklara sebebiyet verir ve makinenin randımanını düşürür. Bu da istenmeyen bir durumdur.

1980’li yıllarda kot pantolonlarının hatasız olması istenirdi. Moda öyleydi. Şimdi ise kot pantolonları özellikle bazı yerlerinden yırtılarak satışa sunulmaktadır. İnsanlar bu kot pantolonları giymektedir. Nedeni ise yine moda ’dır.

Yani zamanında hatalı olan ürünler istenmez iken şimdi özellikle hatalı ürünler üretilerek satılmaktadır. Hem de fiatı da aynı kaliteli tekstil ürünü gibi.

 

 

 

kaliny1

 

 

 

İplik Hatalarının Giderilmesi

 

Üretimde iplik hatalarının tespit edilebilmesi için bükülen iplik bobin aktarmada bıçak adı verilen bir aradan geçmektedir. Bıçağın iplikle beslendiği bölüm geniş olup huniye benzer bir formda daralmaktadır. Dar olan bölümden geçerken iplik çapında kalınlık varsa belli bir orana kadar iplik yüzeyi bıçakla tıraşlanarak düzgünsüzlüğün önüne geçilmektedir. İplikteki kalınlık bıçağın tıraşlayamadığı kadar fazla ise bıçak ipliği kesmekte ve ipliğin kopması ile tezgâh otomatik olarak durmaktadır. Bu durumda tezgâh sorumlusu olan işçi, kalın kısmını iptal ederek ipliğin uçlarını bağlamakta ve tezgâhı çalıştırmaktadır.

 

 

 

fantkum1

 

 

 

Bıçaktan geçen iplik sonrasında ağırlık pulları denilen dairesel ve belli bir ağırlığa sahip iki çelik parçanın arasından geçmektedir. Tezgâh üzerinde bulunan iplik pullarının sayısı iplik kalınlığına göre ayarlanmaktadır. Ağırlık pullarından geçen iplikte istenilen kalınlıktan ince olan bir bölüm olduğunda ağırlık sayesinde iplik kopmakta ve tezgâhın durmasını sağlamaktadır. Bu durumda da tezgâh sorumlusu olan işçi, ince kısmını iptal ederek ipliğin uçlarını bağlamakta ve tezgâhı çalıştırmaktadır.

Üretimde bobin aktarma makinesinde hata giderilmesinin haricinde iki kat iplik yapılacağı zaman iki ipliğin bükümü sayesinde de düzgünsüzlükler kamufle edilebilmektedir.

 

 

 

faniporn4

 

 

 

Fantezi İpliklerde Tasarım

 

Tasarım; zihinde canlandırılan biçimin ürüne dönüştürülme sürecinin bütünüdür. Canlandırılan biçim; renk, doku, çizgi, şekil, malzeme ile görsel bir ürüne dönüştürülmektedir. Bu aşamada tasarımın işlevsel olması esastır. Tasarım ürünü işlevselliği ararken muhakkak estetik ve güzellik kavramlarını barındırmalıdır.

Tekstil alanında geleneksel üretim tekniklerinden teknolojik üretime geçilirken üretimin hız kazanması, tüketimde de artışa neden olmuştur. Tekstil sektöründeki pazar payında yerini almak isteyen üreticiler, ürününü tasarım ile ön plana çıkarmaktadır. İşlevsel ve estetik kaygılarla oluşan bir tasarım ürünü alıcının ihtiyaçlarına yanıt verirken farklılığıyla dikkat çekebilmektedir. Standart üretim teknikleri ve ürünlerin dışında kalan fantezi ürünler farklılığı ile sektörde önemli bir yere sahiptir. Fantezi tekstil ürününün hammaddesi fantezi kumaş, fantezi kumaşında önemli bir ham maddesi fantezi ipliktir. Günümüzde yaygın olarak kullanım alanı olan fantezi iplikler kontrollü oluşturulan düzgünsüzlüklerdir.

Fantezi iplikler cer, tarak, dref eğirme, rotor eğirme, büküm ve tekstüre vb. teknolojileriyle oluşturulmuş farklı çap, düzensizlik ve/veya farklı renkler gibi düzensiz görsel karakteristiğe sahip ipliklerdir. Bu özellikler, fantezi iplikleri normal konvansiyonel eğrilmiş veya bükülmüş ipliklerden açıkça farklı kılar. Fantezi iplikler; günlük ve moda giyimi, perde, halı, döşemelik, duvar kâğıdı ve bunlar gibi birçok dokuma kumaş ve örme materyallerinin uygulama alanlarında kendine yer bulur.

 

 

fantkum1

 

 

 

fangiy1

 

 

 

Fantezi iplikler iki farklı renkte ipliğin bükümüyle, elyaf halinde farklı renkte elyaf karışımıyla, aynı renkte farklı elyaf karışımlarıyla veya sadece büküm esnasında yapılacak büküm farklılıklarıyla yapılabilmektedir. Tasarım açısından sonsuz üretme imkân sağlayan ve ticari olarak katma değeri yüksek fantezi ipliklerinin incelenmesinde asıl temel olan yapısal olarak fantezi iplik üretimidir.

Yapısal olarak fantezi iplik;

Bir direk

Bir efekt

Bir kilit

İplikten elde edilmektedir.

Direk iplik adından da anlaşılacağı gibi efekt iplikle kilit ipliğin tutunduğu temeli oluşturmaktadır. Yüzeyde görsel etki efekt iplikle sağlanmaktadır.

Kilit iplik ise efekt ipliğini direk ipliğe kilitleyen yani büküm ile bağlayan ipliktir.

Bu üç iplik fantezi ipliği oluşturduktan sonra görsel bir etki katacak tek işlem ipliğe yapılan şardon işlemidir. Bunun dışında herhangi bir işlemden geçirilmemektedir. Bu nedenle fantezi iplik tasarımında yüzeyde etkili olan iplikler renk ve doku bakımından değerlendirilmektedir. Kilit ipliği yüzeyde çok az bir etkiye sahiptir ve görevi efekt ipliğini bağlamaktır. Fantezi ipliklerde renk ve doku tasarımında asıl etki efekt ipliğinde sağlanmaktadır.

Tasarım öğeleri göz önünde bulundurulduğunda renk faktörü çok önemli bir yere sahiptir. İplik tasarımında da renk etkisi kullanılarak çok zengin fantezi iplikler üretilmektedir. Bu nedenle fantezi ipliklerde renklendirme ve renk efektleri sıkça kullanılmaktadır. Fantezi ipliklerde degrade boyama ile renklendirme etkili olarak yapılmaktadır. Efekt ipliğine degrade boyama elyaf halinde ya da bobin halinde yapılmaktadır. Boyanan elyaf ya da iplik sonrasında direk ve kilit ipliği ile büküm işleminden geçirilerek fantezi ipliği oluşturulmaktadır.

 

 

 

fantzipk1

 

 

 

Fantezi iplik üretim makinelerinde efekt ipliği farklı hızda beslenerek kilit ipliği tarafından bağlanmasıyla çeşitli yüzeyler oluşturulabilmektedir.

 

 

 

fantzipk2

 

 

 

Mevcut olan farklı fantezi ipliklerin bazıları;

 

Marl İpliği

 

Fantezi iplikler arasında en basit olanıdır ve iki farklı renkteki ipliğin katlama işlemi ile bükülmesi ile yapılır. Doku anlamında normal çift iplikten farklıdır.

Yukarıdaki şekilde gösterilen iplik yapısı, marl ipliğinin birincil etkisi olan renklerin değişimini ve aynı zamanda sıradan bir katlanmış ipliğin düz yapısını ortaya koymaktadır.

 

 

 

marl1

 

 

 

Bu iplikler, erkek kıyafetleri için gizli ince şeritlerde veya nispeten basit bir kumaş yapısına sahip ince ve düzensiz desenli bir örme kumaş üretmek için iyi bir etki yapmak için kullanılır. Aynı zamanda, güçlü bir desteğe sahip bir Lurex veya başka bir metalik iplik sağlamak için kullanılırken, aynı zamanda daha ince bir etki yaratırlar.

 

Spiral veya Tirbuşon iplik

 

Spiral veya tirbuşon iplik, bir bileşenin diğerinin etrafında karakteristik bir düzgün spiralleşmesini gösteren katlı bir ipliktir. Aşağıdaki şekilde bir marl ipliğinin yapısına çok benzeyen, dahil olan iki ipliğin farklı uzunlukları dışında, basit olan temel yapıyı göstermektedir.

 

 

 

spiral1

 

 

 

Gimp İplik

 

Bir gimp ipliği, yüzeyinde dalgalı çıkıntılar oluşturmak için etrafına sarılmış bir efekt ipliği ile bükülmüş bir özden oluşan bir bileşik ipliktir. 

Yapının stabilitesini sağlamak için bağlayıcı bir ipliğe ihtiyaç duyulduğundan, iplik iki aşamada üretilir. Çok çeşitli numaralarda iki iplik birbirine katlanır, ince çevresinde kalın ve sonra ters bağlanır. Ters bağlama, efekt ipliklerini tamamlanmış ipliğin gerçek uzunluğundan daha uzun hale getirdiği için dalgalı profiller oluşturan bükümleri ortadan kaldırır. Bir zımbanın doku özellikleri, farklı olmanın yanı sıra, spiral ipliğinkinden açıkça daha iyidir. İki gimpten daha ince olanı, etkinin daha az düzenli olduğunu ve hatta belki de daha az iyi tanımlandığını gösterir.

 

 

 

gimp11

 

 

 

Elmas İplik

 

Bir elmas iplik, kaba tek bir ipliğin katlanması veya S-büküm kullanılarak zıt renkte ince bir iplik veya filament ile fitil ve Z-büküm kullanılarak benzer bir ince iplik ile kablolanmasıyla üretilir. Çok katlı veya 'kablolu' iplikler, bu tekniği genişleterek ve çeşitlendirerek, geniş bir etki yelpazesi yaratmak için yapılabilir. Açıkça, gerçek bir elmas iplik, ince ipliklerden kalın iplik üzerinde bir miktar sıkıştırma etkisi gösterecektir.

Bu, özellikle nispeten basit kumaş yapılarında, renk ve doku üzerinde ince efektler yaratmak isteyen tasarımcılar için çok yararlı olabilecek bir ipliktir.

 

 

 

elmasip1

 

 

 

Buklet ipliği

 

Bu tür iplikler, aşağıda görüldüğü gibi, neredeyse düzenli aralıklarla iplik gövdesinden çıkıntı yapan sıkı ilmeklerle karakterize edilir. Bu ipliklerden bazıları hava jetli tekstüre ile yapılır, ancak çoğu üç katlı yapıdadır. İpliğin üç bileşeni çekirdek, efekt ve bağ veya bağlayıcıdır. Efekt ipliği, bir öz veya temel ipliğin etrafına sarılmış ilmeklere sahiptir ve daha sonra üçüncü kat veya bağlayıcı, ilmekleri yerinde tutmak için efekt katının üzerine sarılır. Tek tek katlar filament veya eğrilmiş iplikler olabilir. Bu ipliklerin özellikleri nihai tasarım etkisini belirler.

 

 

 

buklet1

 

 

 

buklet2

 

 

 

Döngü İpliği

 

Bir ilmek ipliği, yüzeyinde neredeyse dairesel bir çıkıntı oluşturmak için etrafına sarılmış ve fazla beslenmiş bir efekt ipliğine sahip öze sahiptir. Aşağıda, özü iki düz çubuk olarak göstererek bu durumda biraz basitleştirilmiş bir ilmek ipliğinin yapısını görülmektedir.

Gerçekte, bir ilmek ipliği için her zaman birlikte bükülmüş iki iplikten oluşan çekirdek, efekt ipliğini yakalayabilir.

 

 

 

dongu1

 

 

 

Genel bir kural olarak, konstrüksiyona dört iplik dahil edilir ve bunlardan ikisi öz veya zemin ipliğini oluşturur. Efekt ipliği veya iplikleri, yaklaşık %200 veya daha fazla aşırı beslenmeyle oluşturulur. Bunların doğru tipte ve iyi kalitede olması önemlidir: eşit, düşük bükümlü, elastik ve esnek iplik gereklidir. Efekt ipliği, zemin iplikleri tarafından tamamen yakalanmaz ve bu nedenle bir bağlayıcıya ihtiyaç vardır. İlmeklerin boyutu, aşırı besleme seviyesinden, çekim silindirlerindeki oluk boşluğundan, eğirme geriliminden veya efekt ipliğinin bükülme seviyesinden etkilenebilir. Efekt için ipliklerin yerine şeritlerle ilmek iplikleri de yapılabilir.

 

Snarl İplik

 

Döngü ipliği gibi, kıvrık ipliğin özü bükülmüş olsa da yine basitlik adına, çekirdek aşağıdaki şekilde iki paralel çubuk olarak gösterilmiştir. Bir kıvrılma ipliği, çekirdekten çıkıntı yapan 'kıvrımlar' veya 'bükülmeler' gösteren olandır. İlmek ipliğine benzer bir yöntemle üretilir, ancak canlı, yüksek bükümlü bir iplik ve efekt ipliği olarak biraz daha yüksek derecede fazla besleme kullanır. Kıvrımların gerekli boyutu ve sıklığı, aşırı besleme ve eğirme geriliminin ayrıntılarının dikkatli bir şekilde kontrol edilmesiyle ve efekt ipliğindeki büküm seviyesiyle elde edilebilir.

 

 

 

snarl1

 

 

 

Knop İplik

 

Bir düğüm ipliği, uzunluğu boyunca düzenli veya düzensiz aralıklarla düzenlenmiş, bir veya daha fazla bileşen ipliğinin belirgin demetlerini içeren iptir.

Normalde, her biri bağımsız olarak çalıştırılabilen iki çift silindire sahip bir aparat kullanılarak üretilir. Bu, etkiyi yaratan kıvrımlı iplikler sürekli olarak iletilirken, baz ipliklerin aralıklı olarak iletilmesini mümkün kılar. Kıvrımlı iplikler, düğümleme çubuklarının altındaki temel dişlerini birleştirir. Bükümün yerleştirilmesi, düğümlenen iplikleri bir demet veya düğüm halinde toplar. Kıvrımlı ipliklerin dikey hareketi, bir demet veya düğüm oluşumuna neden olur. Büküm çubuklarının dikey hareketi, ipliğin küçük ve kompakt mı yoksa ipliğin bir uzunluğu boyunca yayılmış mı olduğuna karar verir.

 

 

 

knop1

 

 

Şantuk İplik

 

Şantuk ipliği, istenen süreksizlik türü etkiyi yaratmak için şantukların kasıtlı olarak yaratıldığı iptir. Şantuklar iplikte kalın yerlerdir. İpliğin en kalın noktasında sadece hafif bir kalınlaşma ile çok kademeli bir değişim şeklini alabilirler. Alternatif olarak, şantuk, temel ipliğin kalınlığının üç veya dört katı olabilir ve kalınlıktaki artış kısa bir iplik uzunluğu içinde elde edilebilir. 

 

 

 

santuk1

 

 

 

Fasciated (Taçlı) İplik

 

Bağlanmış bir iplik, sarıcı liflerle birbirine bağlanmış paralel liflerin bir özünden oluşan bir kesikli lif ipliktir. Airjet eğirme yöntemi ile yapılan iplikler bu yapıdadır. İçi boş iğ yöntemi altında üretilen iplikler, bağlayıcı esas itibarıyla bükülmeyen paralel lifler çekirdeğine uygulandığı için sık sık büyülenmiş olarak tanımlanır.

 

 

 

tacl1

 

 

 

Aşağıda görülen fasciated edilmiş iplik, içi boş iğ işlemi kullanılarak üretilir. İplik yapımında besleme stoğu olarak kullanılan iki şeritten biri ile zıtlık oluşturan koyu renkli bağlama ipliği ile kaçan lifleri görmek mümkündür.

 

Bant İpliği

 

Bant iplikleri çeşitli işlemler kullanılarak üretilebilir; örgü, çözgülü örme ve atkı örme bunlar arasındadır. Son yıllarda bu malzemeler özellikle moda trikolarda daha iyi bilinir hale geldi. Aynı şekilde dar dokuma şeritleri veya dokuma olmayan malzemeden dar şeritleri veya yarık filmleri kullanmak da mümkündür.

 

 

 

metlik1

 

 

 

Chainette İplik

 

Zincirli iplik, genellikle bir filament ipliği ve 6 ila 20 iğneden oluşan bir halka kullanılarak minyatür dairesel atkı örme işleminde üretilir. Uzun yıllardır küçük miktarlarda görülmüşler ve moda trikolarda yaygın olarak kullanılmaktadırlar.

 

 

cha1

 

 

Şönil İpliği

 

Gerçek şönil iplikler, iplik görevi görmek üzere dar, çözgü şeklinde şeritlere bölünmüş dokuma bir leno kumaş yapısından üretilir. Hav iplikleridir; hav uzunluğu, ipliğin uzunluğu boyunca muntazam olabilir veya düzensiz boyutlarda bir iplik üretmek için uzunluğu değişebilir. Mobilya ve giyimde kullanılırlar.

Şönil iplikler, bir çekirdeğe bağlı yumuşak, havlı kesilmiş bir havlara sahiptir. Bu iplikler eğrilebilir ancak gereken makine çok özeldir. Bu nedenle bu iplikler genellikle bir tezgâh üzerinde dokunur. Efekt ipliği, bir atkı ipliği ile bağlanan çözgüyü oluşturur. Atkı ipliği, gerekli küme uzunluğunun iki katı mesafede aralıklıdır. Çözgü daha sonra her atkı ipliği arasında yarı yolda kesilir.

 

 

 

sonil1

 

 

 

Örnekler

 

 

 

flamak1

 

 

 

 

sarbuk1

 

 

 

 

Cuma, 13 Kasım 2020 21:59

Jakarlı kumaş analizi

Jakarlı kumaşların analizinde örgü analizi ile desenin ( motif ) çıkarılması işlemi ayrı ayrı yapılır. Çünkü çok kez desen raporu oldukça büyüktür. Örgü analizi gözle yapılan incelemelerde değişik örgü birimli bölgelerin ayrı ayrı analizi yapılarak gerçekleştirilir.

Desen çıkarılması için ise birkaç yöntem bulunmaktadır.

 

1.yöntem: kumaş

 

üzerine şeffaf bir kâğıt koyarak deseni izleyerek bir kalemle bu motifi bir kâğıda aktarmaktır. Kullanılan kağıt ince pelür kağıdı, aydınger ya da yağlı kağıt olabilir.

 

2. yöntem: Deseni

 

kalem yerine bir toplu iğne kullanarak desenin çevre çizgileri üzerinde kumaşa batırmak suretiyle kâğıt üzerinde belirlemektir. Geometrik desenlerde ise cetvel ile yapıla çak ölçmelerle desen kolayca çıkarılabilir.

Jakarlı kumaş imalatında mutlaka bilinmesi gerekenler

1. jakarın kapasitesi

2. Standart iplik numaraları

3. Malyonların alt harnıçdaki cm deki sıklığı

4. Tezgâhtaki malyon dizimi

 

Yeni bir jakarlı kumaş yapmak için bilinmesi gerekenler

 

1. Dokunacak kumaşın en uzunluğunu

2. Tek en ya da çift en olup olmayacağı kararı

3. Cm'deki atkı ve çözgü sıklıkları

4. Tarak numarası

5. Tarak dişinden geçen tel sayısı

6. Platin sayısı ( iğnelerin ve özelliklerinin bilinmesi gerekir)

7. Her platine kaç malyon ipi bağlanacak

8. Malyon doldurma tahtası kaç rapor olacak

9. Dokunacak olan kumaşın toplam çözgü tel sayısı ne olacak

10. Tarak eni ne olacak

11. Dokumadan çekme yüzdesi ne olacak

12. Malyon dizimi (düz, simetrik )

 

Bir Jakarlı Kumaşın Analizinde İşlemler

 

1. Kumaşın örgüsü çıkarılır. ( zemin, malyon )

2. Desen raporunun boyutları ( atkı, çözgü )

3. Kumaş eninin durumları ( ham kumaş eni, atkı büzülmesi, tarak eni )

4. Çözgünün uzunluğu ( mamul uzunluk, çözgü çekmesi, istenilen uzunluk )

5. İplik sıklıkları ( çözgü sıklığı, atkı sıklığı, rapor tel adedi )

6. Harnıç sıklığı ( çözgü sıklığı )

7. Çözgünün taharı

8. Malyon sayısı ( çözgü tel sayısı )

9. Atkı tel sayısı ( motifin atkı yüksekliği, jakarın karton sayısı )

10. Desen kartonunun delinmesi

11. Platin ve malyon kapasitesi ( çözgü sayısı ile karton sayısı atkı ile ilgilidir )

 

Jakarlı kumaş

 

Çok büyük desenli, hatta poster büyüklüğünde görüntüleri elde etmek için yapılan işlemlere jakar desenciliği denir. Örgü bilgileri, renk bilgileri oluşturarak değişik motifler elde edilir.

Jakarlı kumaşların kullanım alanları = Döşemelik perdelik goblen kumaşlar örtülük kravatlık etiket battaniye bant dokuma havlular kadifeler halılar.

 

Jakarlı Kumaşlar İki Esasa göre Dokunurlar;

 

 

1. Sabit örgülere dokunan jakarlı kumaşlar ( goblen tekniği )

2. Renk tesirli jakarlı kumaşlar ( örgülere dayanmayan, havlu kadife halı gurubu )

NOT= Bütün ön bilgiler toplanıp yorumlandıktan sonra desenin ana fikri oluşturulur. Bu bilgilerin ışığında desen yapımına geçilir. Desen yapma işlemi iki aşamada incelenir. Birincisi hazırlık aşaması, ikincisi yapım aşamasıdır.

 

 

Hazırlık aşaması

 

1. Motif seçilir ve üzerinde çalışılır.

2. Motifin boyutları belirlenir.

3. Uygun desen kâğıdı seçilir.

 

Seçilen motif üzerinde yapılan çalışma;

 

desenin öncelikle belirlenmiş bir motifi vardır. Bu motifin kumaşın üzerinde nasıl çıkacağını tasarlamak esas desen haline dönüştürülmesi için üzerinde düzeltmeler yapılır ve istenilen şekle getirilir.

 

Motifin boyutlarının tespit edilmesi;

 

Mamul kumaş eninde desenimiz kaç rapor görünecekse çeşitli verilerin ışığı altında rapor boyutları tespit edilir. Çözgü ve atkı büyüklükleri yazılır. Motif boyutlarını kumaş üzerinde sağlamlık en büyük sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Motif boyutlarını etkileyen unsunlar şunlardır.

 

a. Malyonların alt harnıçtaki sıklığı

b. Cm çözgü sıklığı

c. Cm atkı sıklığı

 

 

Desen kâğıdının seçilmesi

 

 

Kumaştaki rapor boyutlarına çözgü ve atkı sıklıklarına uygun desen kâğıdı seçilir.

 

Yapım Aşaması

 

1-Desen için hazırlanan motif kumaştaki istenilen boyutlara uygun hale getirmek üzere önce patron kâğıdına büyütülür. İnsan yeteneği bu çalışmalarda çok önemlidir

2-Patron kâğıdına çizilen motif desen kâğıdına aktarılır. Bu işlem için karbon kâğıdı kullanılır.

3-Desen kâğıdına çizilen motiflerin çizgileri desen kâğıdının kare yollarına uydurulur. Tamamen isteğe bağlı olarak hareket edilir.

4-Desen kâğıdı üzerindeki motifi renklendirme çalışmalarına geçilir. Bu işlem tamamen kişinin isteğine ve yeteneğine bağlıdır.

5-Desen kâğıdına belirlenen renk (chor) için çözgü renk raporları yazılır.

6-Eğer desen goblen tekniği gibi basit örgülere dayanan kumaşlar için hazırlanmışsa her renk bölgesi için hazırlanmışsa her renk bölgesi için örgüsü belirtilmek üzere yapılan desenin hemen yanına renk bölgelerinin hangi örgüyle dokunacağı belirlenerek örgünün bir raporu yazılır. Gerekirse örgüler desen kâğıdına aktarılır.

 

Yapılan desenle tezgaha uygulanışı

 

1-Desen(motif)makine için programlanır.(Desen kartonu hazırlanır.)

2-Hazırlanan desen kartonu jakara takılır.

3-Gerekli değişiklikler saptanarak yapılır.

 

Pazar, 06 Eylül 2020 12:43

Tekstilin önemi

 

Tekstil üretim prosesleri temel olarak lif üretimi, iplik üretimi, dokuma, örme, dokusuz yüzey (Nonwoven) yapısında bir tekstil yüzeyinin elde edilmesi, bu yüzeyin boyama, baskı ve apre gibi işlemlerle terbiye edilmesi prosesleridir. Burada hammadde lif olup, hammaddenin kesikli veya kesiksiz olmasına göre farklı yöntemlerle iplik üretimi gerçekleştirilmekte akabinde dokuma veya örme işlemi ile tekstil yüzeyi haline getirilmektedir. Herhangi bir iplik üretim aşaması olmadan çeşitli yöntemlerle (kimyasal, ısıl, mekanik etkilerle) tekstil yüzeyinin oluşturulması ise dokusuz yüzey oluşumu olarak ifade edilmektedir. 

 Dokunmuş kumaşlar, tüketicinin kullanımına sunulmadan önce, kullanılacağı yere uygun bazı özelliklerin kazandırılması amacıyla terbiye işlemlerinden geçirilirler. Uygulanan bu işlemler hammaddeye göre değişiklik göstermekle beraber ön terbiye, renklendirme (boyama ve baskı) ve bitim işlemleri olmak üzere bir takım proseslere tabi tutulurlar. Mamulün türüne ve kullanım alanına bağlı olarak, terbiye işlemlerinden bazı adımlar proses dışı kalabilmekte veya ilave bir takım prosesler uygulanabilmektedir. Terbiye sonrası mamul kumaşların göreceği son işlem ise konfeksiyon aşamasıdır.

Tekstil sektöründe iplik kalitesi büyük öneme sahiptir. Dokusuz yüzeyler hariç tekstilin her dalında iplik kullanılmaktadır, bu sebeple iplik kalite özelliklerinin yeteri kadar iyi olması gerekmektedir.İpliğin istenilen vasıflarda olması kumaşta istenilen özeliği kazandıracaktır. Kaliteli üretim yapabilmek, ham madde kayıplarını en aza indirerek fabrikada üretim maliyetini azaltabilmek, zamandan tasarruf sağlamak ve kârlılığı artırabilmek için kullanılan ham maddenin iplik yapılabilirlik özelliklerinin iyi bilinmesi gerekmektedir. Bu bilgi ve beceriler sektörde planlama, üretim ve kalite kontrol bölümlerindeki iş ve işlemler için temel oluşturacaktır. Bu nedenle ham madde testleri ile bu işlemlerin yapılmasında kullanılan cihazların kullanımını ve çıkan sonuçların yorumlanmasının iyi bilinmesi önem taşımaktadır. 

Kalite; 

Bir mal veya cismin kullanımında tasarlanan amaçlara uygunluk derecesidir. Bir ürün ve hizmeti, müşterinin isteklerine cevap verebilecek özelliklerde, en uygun maliyette, rekabet koşullarına uygun şekilde üretmektir. Bir ürün veya hizmetin, belirlenen veya olabilecek ihtiyaçlarını karşılama kabiliyetine dayanan özelliklerin toplamıdır. Tekstil ürün alıcısını ilk planda etkileyen faktörler, dış görünüş ve fiyat olabilir. Ancak mukavemet, ısı tutma, kolay temizlenebilme, kolay kuruyabilme, ütü tutma gibi kullanım sırasındaki özellikler de tüketiciyi büyük ölçüde yönlendirir. Uzun süreli kullanım düşünüldüğünde bu özellikler yani kalite faktörü ön plana çıkar. Hata ya da düzgünsüzlüklerin sebepleri çok çeşitlidir ve kaynaklarının bulunabilmesi bir tekstil işletmesi için büyük önem taşır. Hata kaynağının tespiti ancak üretimin her aşamada kontrol altına alınmasıyla sağlanabilir. 

Tekstil endüstrisinde kalite kontrol sistemleri

1-Mamul tasarımının geliştirilmesi,

2-Daha ucuz ve kolay işlenebilir malzeme seçimi,

3-İşletme maliyetlerinin azaltılması,

4-İşçilik ve malzeme kayıplarının en aza indirilmesi,

5-Üretim hattında oluşabilecek problemlerin giderilmesi,

6-Personelin moralinin yükseltilmesi,

7-Müşteri memnuniyetsizliğini azaltmak,

8-Rekabetin artırılması,

9-İşçi ve işveren ilişkilerinin geliştirilmesidir.

Kalite Kontrolü Etkileyen Faktörler

Kalite kontrolü etkileyen faktörlerin başında üretim araçları ve yöntemleri gelmektedir. Son yıllarda gelişen otomasyonun kalite kontrolü üzerinde büyük etkisi vardır. Bunlar;

1-Ham madde,

2-Tesis, makine ve üretim yöntemleri,

3-Teknolojik seviye,

4-İnsan gücü (yönetici, teknisyen, iĢçi),

5-Pazar ve tüketici özellikleri,

6-Mali olanaklar,

7-Eğitim düzeyi olarak sınıflandırılabilir.

 Kalite Kontrol Yöntemleri

Amacı problemin niteliğine, pratik zorluklara ve maliyet faktörlerine göre geliştirilen kalite kontrol sistemi içerisinde çeşitli yöntemler vardır. 

Test yöntemleri 

Ham madde yarı mamul ve mamul maddelere ait çeşitli özelliklerin saptanması için uygulanan yöntemlere test yöntemleri denir. Test yöntemi; seçilen ölçüm aleti ile yapılan ölçümleri, sonuçların değerlendirilmesini, ölçümlerde farklılık varsa standart sapmanın hesaplanmasını ve elde edilen sonuçların standartlarla karşılaştırılmasını kapsar.  

Muayene yöntemi 

Muayene, ham madde, yarı mamul ve mamulden beklenen fiziksel ve kimyasal değerlerin saptanması için yapılan testlerdir. Bu testler sübjektif olarak yapılacağı gibi ölçme veya sayma olabilir. 

İstatistiksel kalite kontrol 

Örnekleme teorisine dayanır. Periyodik olarak kalitenin sürekli kontrol kartlarına işlenerek izlenmesi prensibine dayanır. Kümenin tümü üzerinde kontrol yapmanın olanaksız ya da çok pahalı olduğu durumlarda periyodik zaman aralıkları içerisinde küçük örnekler üzerinde ölçümler yapılır. Bu ölçümlerin nedeni üretimin kalitesinin belirlenmesi için bilgilerin toplanması ve hata nedenlerinin tespit edilerek düzeltici önlemlerin alınmasıdır. 

Proses kontrolü 

Bitmiş ürün ya da mamul üzerinde yapılmayıp üretilmekte olan ürün üzerinde yapılmaktadır. 

Kalite Standartları 

Standart, çeşitli mal veya hizmet tiplerinin azaltılarak sadeleştirilmesi, en ekonomik tiplerin seçimidir. İşletmelerin esas amacı müşterinin istekleri doğrultusunda kaliteli ürün üretmektir. Bunun yanında işletmenin daha kaliteli ürün üretebilmek için ürettiği ürünlerden kâr etmesi gerekir. Standartlaşmanın amaçlarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz. 

1-Üretimde, mamul ve parça sayısını azaltarak üretim maliyetlerini düşürmek

2-En iyi şekilde kaliteli mal ve hizmet üreterek tüketicinin çıkarlarını korumak 

3-İşçilik ve makine verimliliğini artırmak

4-Çalışanların sağlığını korumak ve güvenliği sağlamak

5-Malzeme kayıplarını en aza indirmek

6-Üretilen ürünlerin kalitesini yükselterek daha geniş bir alıcı kitlesine ulaşabilmek

7-Tamir bakım ve yedek parça gibi giderleri en aza indirmek

8-Stokları en aza indirmek 

 

Kalite Kontrol İçin Gerekli şartlar 

İplik üreten işletmelerde, lifin fiziksel kontrolleri, işletmelerin iplik fiziksel testler laboratuvarında yapılır. İplik fiziksel testler laboratuvarında yapılacak olan testlerin güvenilir olabilmesi için bazı şartlar gereklidir. Bunlar aşağıda verilmiştir. 

Numune Alma Teknikleri

İncelemesi yapılacak materyalin genel özelliklerini belirtecek biçimde alınan parçalara numune denir.

Yapılan işleme de numune alma işlemi denir.

Testleri yapılacak olan bütün bir parti elyafın tamamını test etmek mümkün olmadığından o partiyi temsil edecek şekilde numuneler alınır. Laboratuvara götürülen numune, partinin çok ufak bir bölümüdür. Bu numuneden de test numunesi için daha ufak bölümler alınır.

Alınan sonuçlar bütün bir partiyi temsil eder. Test numuneleri doğru olarak alınmadığında elde edilen sonuçlar partiyi tam olarak temsil etmez.

Bu nedenle numune alma çok önemlidir. Değişik numune alma yöntemleri olmasına rağmen numune almanın esası rastgele numune almaktır. Ancak miktarlar çok olduğunda pratikte bunu yapmak güçtür. Ancak çoğu zaman partiden gelişigüzel numune alınması pratik olarak zordur. Tavsiye edilen numune alma metotları bu zorluklar büyük ölçüde göz önüne alınarak hazırlanmıştır. Ön yargı olmadan (sondaj usulü) partinin değişik noktalarından laboratuvar numunesinin alınması demektir.

Numune alma aşağıdaki aşamalarda yapılır.

Lif Kontrolü için Numune Alma 

Lif kontrolü yapmak için numune almada çeşitli metotlar kullanılır.

Bunlar lifin cinsine göre değişir.

Pamuk, yün ve sentetik elyafta numune alma yöntemleri farklıdır.

Yün numunesinin balyalardan alınmasında sondaj metodu oldukça iyi netice vermektedir.

60 cm uzunluğunda 12–18 mm çapında bir boru, balya içerisinde elle veya elektrikli matkapla sokulur. Bu şekilde sondaj ile 1 kg laboratuvar numunesi hazırlanır.

Balya sayısına bağlı olarak bazı standartlarda (ASTM) belirtildiği gibi değişik sayıda balyadan numune alınır.

Liflerden test için gelişigüzel numune almada çeşitli metotlar uygulanır ki bunlardan bazıları aşağıda kısaca ele alınmıştır. 

Bölgelere ayırma metodu:

Bu metodun esası, laboratuvar numunesinin değişik bölgelerinden ufak tutamlar alıp bu tutamları ikiye ayırdıktan sonra bir parçasını atmak ve kalan ufak tutamları birleĢtirerek test numunesini hazırlamaktır.

Boyama metodu:

Daha ziyade yün için kullanılan bu metotta numune cam üzerine yayıldıktan sonra belli bölgeler boyanır ve daha sonra her iki ucu boyalı lifler alınıp diğerleri atılır.

Yapay liflerden numune alma:

Yapay liflerden numune almada yine yukarıda bahsedilen hususlar dikkate alınarak yapılabilir ve alınan numunelerden yapılan testlere ve sonuçlara güvenilebilir.

Bant Kontrolü İçin Numune Alma

Bantta uygulanacak olan deney yönteminin amacına uygun olarak kovalardan teste gerekli olacak uzunluk ve sayıda bant numunesi alınır.

Fitil Kontrolü İçin Numune Alma

Fitile uygulanacak olan deney yönteminin amacına uygun olarak fitil yumağından teste gerekli olacak uzunluk ve sayıda fitil numunesi alınır.

İplik Kontrolü İçin Numune Alma

İpliğe uygulanacak olan deney yönteminin amacına uygun olarak iplik partisinden çeşitli sayıdaki kopslardan teste gerekli olacak uzunluk ve sayıda numune alınır.

Cihazların Kalibrasyonu ve Personel

Kullanılan cihazların seçimi ve kalibrasyonu yapılan test sonuçlarını etkilemektedir.

Kullanılan cihazlar için firmalar tarafından belirlenen kalibrasyon metotları ya da internasyonel olarak kabul edilmiş metotlar uygulanır.

Cihazların kalibrasyonları periyodik olarak yapılmadıkça alınacak neticelere güvenilmez.

Test cihazlarını kullanan kişinin iyi eğitimli olması şarttır.

Test yapacak kişinin test metotlarını iyi bilmesi ve yeterli tecrübeye sahip olması gerekir.

Personelden kaynaklanan hatalar test sonuçlarının güvenilirliğini zedeler.

Kalite Kontrol Laboratuvarının Özellikleri

Optimum oluşturulabilen en uygun ortam anlamına gelir. Optimum laboratuvar şartları ise analiz ve deneylerin doğru olarak yapılabilmesi için sağlanması gereken ortamdır. Bunun için aşağıdaki şartlar gereklidir.

1-Laboratuvar, sarsıntı ve hava basınç değişmelerinden etkilenmemek için zemin veya en alt katlarda bulunmalıdır.

2-Laboratuvar kapılarının özel korumalı veya çift kapılı olması gerekir.

3-Işığı yansıtması açısından duvar renklerine ve camlara dikkat etmek gerekir.

4-Sıcak ve soğuk havanın etkilerinden uzak durmak için pencereler çift camlı olmalıdır.

5-Cihazların mümkün olduğu kadar kapı, pencere ve havanın değişim gösterdiği yerlerden uzağa yerleştirilmesi gerekir.

6-Isıtıcı ve klima tesisatı gerekli olup cihazları etkilememelidir.

7-Laboratuvardaki deneylerin pek çoğu karşılaştırma esasına dayandığı için metrekarede aydınlatmanın iyi ve eşit dağılımlı olması gerekir.

8-Cihazların yerleri tespit edilirken güneş ışığının geliş yönü düşünülerek cephe kontrolü iyi yapılmalıdır.

Pencere bulunmayabilir, gün ışığı yerine suni ışıklandırma yapılması tercih edilmelidir.

Laboratuvar Atmosfer şartları

Tekstil liflerinin en önemli özelliklerinden biri de rutubetli atmosferde su buharı, alması kuru atmosferde kaybetmeleridir.

Liflerin rutubet almaları çevrenin nispi rutubetine bağlıdır. Yani rutubet alma, havada mevcut su buharı miktarına değil nispi rutubete bağlıdır.

Lif özelliklerini rutubet alma miktarı büyük ölçüde etkiler.

Rutubet alma çevre atmosferdeki nispi rutubete bağlı olduğundan nispi rutubetin lif özelliklerine etkisi çok fazladır.

Bu bakımdan tekstil materyallerinin fiziksel özellikleri, sabit koşullarda test edilmelidir.

Tekstil materyalinin test edilmesi için uluslararası standart olarak hava koşulları belirlenmiştir.

Laboratuvar standart atmosfer koşulları; 20 °C±2 sıcaklık ve 65% RH ±2 bağıl nem, tropikal bölgelerde ise 27 °C±2 sıcaklık ve 65% RH ±2 bağıl nemli sabit koşulların oluşturulduğu odadır.

Kondisyonlama İşlemi

Tekstil lifleri zamana bağlı olarak nem alıp vermede değişiklik gösterir.

Şöyle ki aynı cins elyaftan alınmış kuru ve ıslak numuneler, sabit atmosfer şartlarında uzun süre bekletilseler bile nem alma miktarları aynı olamayacaktır.

Bunun nedeni başlangıçta sahip oldukları nem miktarlarının farklı olmasıdır.

Dolayısıyla numunenin laboratuvara gelmeden önce hangi şartlar altında depolandığı da deney neticesine etki edecektir.

Liflerin ağırlık, mukavemet, ölçüm gibi birçok fiziksel özellikleri lifte mevcut rutubet miktarına, dolayısıyla çevre koşullarına bağlı olarak değişir.

Bu nedenle tekstil materyallerinin fiziksel özellikleri test edilmeden kondisyonlanmalıdır. 

Kondisyonlama, fiziksel muayenede hataları önlemek ve üretimde elyafın işlenmesini kolaylaştırmak için belirlenmiş bir nem düzeyine getirme işlemidir.

Laboratuvarda Kondisyonlamanın Yapılması

Oluşabilecek hataları önlemek için tüm numuneler % 10–25 nispi nem ve 50 ºC‟de değişmez ağırlığa gelinceye kadar kondisyonlama fırınında kurutularak ön kondisyonlamaya tabi tutulur. Daha sonra standart atmosfer şartlarında (% 65 artı eksi 2 nispi nem 20 artı eksi 2ºC) bekletilir ve teste tabi tutulur. İşletme laboratuvarların nem derecesinin ölçülmesinde;

1-Assman psikometrisi cihazı,

2-Termohigrograf nem ölçme cihazı kullanılır.

 Kondisyon süresi numune ağırlığının dengeye ulaşması için gereken süre olarak belirlenir. Arka arkaya 2 saat arayla alınan tartımlar da numune ağılığında % 0,25‟ten daha büyük bir değişim olmamalıdır.

İşletmede Kondisyonlamanın Yapılması

İşletme içindeki elyafın kolay işlenebilmesi için kondisyonlanır. Liflerin, yüksek nispi nemli bir atmosferde belli bir süre depolanması ya da kondisyonlama cihazının kullanılmasıyla yapılır.

İşletmelerde kondisyonlama şu amaçla yapılır:

1-Tekstil materyallerinin nem dengesinin sağlanması için % 65 rutubet ve 20 derecede rutubet miktarını değiştirmek

2-Ham madde, işlenmiş hâldeki elyafın içerdiği nem miktarının oranını saptamak

3-Tekstil materyalini denge hâline getirmek ve sonra atmosfer şartlarına (20 derece ve % 65 nem) maruz bırakmak yoluyla aradaki oranı bulmak,4-Standart gereği kazanma ölçüsüne uygun olacak şekle gelinceye kadar tekstil materyalinin bir miktar su absorblamasına izin vermek.

Pazartesi, 31 Ağustos 2020 13:17

Tekstüre iplikte punto kontrolü

 

 

İtemat test cihazı, tekstüre ve düz ipliklerde İMG değerlerinin otomatik olarak ölçülmesini sağlayan cihazdır.

 

 

 

tksture1

 

 

 

 

Tekstüre edilerek gerekli hacmi ve yumuşaklığı kazanmış filamentlerin tam bir iplik formuna gelebilmesi için az bir büküm verilmelidir. Tekstüre iplik üretim tekniklerinde ise verilecek bu büküm yerine puntolama ile filamentlere gerekli kohezyon kazandırılır.

Lifler arası sürtünme, kesikli elyafı bir arada tutmak için gerekli kohezyon kuvvetini sağlamaktadır.

Değişik uzunluktaki elyafın rastgele dağılışı ile elyafın, iplik ve kumaş oluşumu sırasındaki gerilimi taşıması az bir büküm verilerek sağlanır.

Filament ipliklerde ise paralel filament yapısından dolayı gerekli kohezyon kuvveti sağlanamaz.

Kohezyon kuvvetini sağlamak için yapılabilecek diğer işlemler büküm verme ve haşıllamadır.

Fakat bunların ek maliyetler getirmesi nedeni ile filament iplik üretim tekniği için de puntalama işlemi geliştirilmiştir.

Puntalama işlemi, dağınık hâlde bulunan düz veya tekstüre edilmiş filamentleri soğuk hava jetinin içinden geçirmekle yapılır.

Jet içindeki hava akımı filamentlere dik olarak etki eder. Puntalama işlemi ile filamentlerin yapısında fiziksel ya da kimyasal hiçbir değişiklik olmamakta; sadece yerleri değişmektedir.

İMG (Punto) Cihazı bobinlerin asıldığı askılık (araba) ve itemat test cihazından (kılavuz, çekim silindirleri, yivli silindir, tansion, İMG ölçüm kılavuzu programın yapıldığı verilerin girildiği ve puntoların okunduğu bilgisayar ekranı ve yazıcı) oluşur.

 

 

 

 

 

 

tksture2

 

 

 

  • Teste başlamadan önce cihazın iplik hattı kontrol edilir.
  • İMG (punto) testi yapılacak makinenin ilk bobini cihaza bağlanır. İplik ucu hava emişinden geçirilir. İşlem her bobin için ayrı ayrı yapılır.
  • İMG cihazının bilgisayarına numune iplik bilgileri girilir (iplik numarası, makine nu., takım nu. vb). Enter tuşuna basılarak test başlatılır.
  • İplik önce 1. kılavuzdan geçirilir.
  • Sonra 2. kılavuzdan bir tur geçirilir. 1. ,çekim silindirden geçirilip silindirin alt kısmında bulunan yivli kılavuz ve 1. çekim silindirine beraber olmak üzere saat yönünde 12 kez sarılır. 1. tansiyonundan belli bir gerginlikte olması amacı ile geçirilir.
  • İplik, 2. çekim silindirinden 1 kez geçirilir ve alt kısmında bulunan yivli kılavuz ve 2. çekim silindirinden 12 kez saat yönünde sarılır. 2. tansiyondan sonra İMG ölçme başlığından ve kılavuzdan geçirilir.
  • İplik, 3. çekim silindirinde ve alt kısmında bulunan yivli silindirden saat yönünde 12 kez sarılarak iplik ucu emiciye verilir.
  • Cihazın bilgisayarına test ile ilgili bilgiler girilir. İpliğe uygulanan çekim miktarı seçilebilir. Seçilen çekime ait grafik yazıcıdan seçilir.
  • Start tuşu ile iplikteki puntoların sayımı başlatılır.
  • İMG cihazı 10 metredeki iplik üzerindeki punto miktarını sayar ve çekim silindirlerine 4cN yük uygular.

 

 

Çarşamba, 12 Ağustos 2020 12:20

Pas baskı

 

Son yıllarda pas lekesinin bir sanatsal tekniğe dönüştürülebileceğinin fark edilmesiyle pasın tasarım dünyasında kullanımı başlamıştır. Kimyasal boyaların çevreye ve insan sağlığına verdiği zararların da ortaya çıkmasıyla doğal malzeme arayışlarına yönelim artmış ve yeni malzeme ve tekniklerle özgün tasarımlar yapılmaya başlanmıştır.

Bu yöntemlerden ekolojik baskı, bitkiler ve paslı metaller gibi doğal malzemeleri kullanarak yüzeyde desen oluşturulması işlemidir. Ekolojik baskı yöntem­lerinden pas baskının kullanımı son yıllarda dünyada hızla artmaktayken ülkemizde yeni yeni yaygınlaşmaktadır.

Pasın sanat için kullanılması, insanların çevrelerinde yaptıkları gözlemlerin sonucu geliştirilmiş bir yöntemdir.

Günlük hayatta herkes gerek iç gerekse dış mekânlarda paslı malzemelerin bulundukları yerden kaldırıldıklarında bulundukları zemine (taş, mermer, seramik) ya da tekstillerle temas ettiklerinde bıraktıkları pas lekeleriyle karşılaşmıştır.

Sanatçılar tarafından yapılan çalışmalar ve ortaya çıkarılan eserler halk arasında pis olarak algılanan istenmeyen pas lekesini sanatta kullanılabilen ve beğeni toplayan bir teknik haline getirmiştir. Böylelikle tüketici tarafından pis olarak algılanan bir malzemenin tercih edilebilir ve satın alınabilir hale gelmesini sağlamışlardır.

Tarih boyunca insanların kurtulmaya çalıştıkları bu inatçı lekenin, günümüzde tasarımcılar tarafından nesneleri süslemek için kullanımı yaygınlaşmaya başlamıştır. Tamamen doğadan yararlanılarak yapılıyor olması bu tekniğin en güzel tarafıdır. Tekstil ürünlerinin tasarımında kullanılan yöntemler teknolojideki gelişmelere göre değişmekle birlikte tüketicilerin kültürel, ekonomik, sosyal alt yapısı ve talepleri de ürünü ve tasarımcıyı etkilemektedir. İnsanların doğal olan malzeme ve tekniklere olan ilgilerinin artması, özgün ürünlere ilgi göstermeleri de ekolojik baskı yöntemlerinin kullanımının yaygınlaşmasına sebep olmuştur.

Son yıllarda dünyada hızla yayılan çiçek, yaprak, paslı metaller gibi doğal malzemeleri kullanarak yapılan tekstil yüzeyini desenlendirme işlemine “ekolojik baskı” (Eco printing) adı verilmektedir. Ekolojik baskı çeşitlerinden biri olan “pas baskı” pas lekesinin tekstil yüzey tasarımında kullanılmasıdır. Pasın insanlar tarafından kirli ve pis olarak algılanmasına rağmen, tekstil yüzeylerinin desenlendirilmesinde kullanılması yaratıcı bir fikirdir. Pas lekesinin inatçı ve çıkarılması zor bir leke olması tekstil yüzeylerinde baskının kalıcılığını sağlamaktadır.

Pas baskının ana malzemelerinden biri olan demir, nemli ortamda uzun zaman tutulduğunda üzerinde kahverengi tozlardan meydana gelen bir tabaka oluşmaktadır. Metallerin nemli havada oluşturduğu bu tabakaya pas adı verilmektedir.

 

 

pasbsk2

 

 

Paslı demirler doğal boyamacılıkta olduğu gibi ekolojik baskıda da mordan olarak kullanılmaktadır. Bu amaçla paslı demir parçaları doğrudan kullanılabildiği gibi, toz ya da çözelti halinde de kullanılabilmektedir. Pas, mordan olarak kullanılmasının yanında kumaşa geçen izi vasıtasıyla tekstil yüzeyinde desen oluşturmaya da katkıda bulunmaktadır. Üzerine bitki parçaları yerleştirilmiş kumaşların paslı demirler etrafında rulo yapılarak sarılıp, kaynatılarak boyama işleminden geçirilmesi yapraklardan elde edilen rengin daha koyu çıkmasına ve kumaşta borunun temas ettiği yerlerde değişik etkilerin oluşmasına neden olmaktadır, bu şekilde yardımcı araç olarak kullanımının yanında kumaş yüzeyinde desen oluşturmada doğrudan da kullanılabilmektedir. Demirin paslanmasının ve parlaklığını yitirerek turuncumsu toprak rengine dönüşmesi istenilen bir durumdur. Demirin evrendeki en önemli işlevi ve insana olan en iyi görevini yerine getirebilmek için paslandığını düşünmektedir. Yani doğada bulunan her şey orijinalinden farklı özellik ve görünümde olması, değişik alanlarda kullanılabilirliği sağalmaktadır.

Ekolojik baskı tekniğinin en çok kullanıldığı alanlardan biri “giyilebilir sanat” alanı olmuştur. Giyilebilir sanatın üretim şekli, ticari moda endüstrisinde olduğu gibi giysilerin fason üretimine dayanmamaktadır. Bu hareketin sanatçıları tasarlanmış bir sürecin gereği olarak değil, sadece kendileri ve arkadaşları için giysi üretme fikrinden yola çıkmışlardır.

Alice Fox, India Flint, Irit Dulman, Terria Kwong, Hussein Chalayan, Regina Benson, Merina Lanari, Cecilia Heffer ve Rio Wrenn ekolojik baskı tekniğini kullanan tasarımcılardan bazılarıdır.

Ekolojik baskı yöntemlerinden biri olan “pas baskı” tekniği kısa bir geçmişe sahip olmasına rağmen tekstil ve moda tasarımı alanında pek çok tasarımcı tarafından kullanımı hızla artmaktadır.

Tekstil yüzeylerinde pas izinin doğrudan kullanıldığı tasarımlar yanında esin kaynağı olarak pastan yola çıkılarak yapılan ve farklı tekniklerle uygulanan tasarımlar da bulunmaktadır.

 

 

pasbsk1

 

 

Pas baskı pamuk, ipek, yün ve sentetik kumaşlar, keçe gibi tüm tekstil yüzeylerine uygulanabilir.

Baskı amacıyla;

  • Paslı ya paslanabilir malzemeler
  • Çiviler
  • İnşaat demirleri
  • Gazoz kapakları
  • Levha halinde saçlar
  • Profil demirleri
  • Teller
  • Kafesler
  • Eski ütü
  • Konserve kutuları
  • Lögar kapakları
  • Tel toka
  • Toplu iğne
  • Ataç

 

vs. gibi her türlü metal kullanılabilir. Paslanmayı hızlandırmak için ortamı sulandırılmış sirke ile nemlendirmek gerekmektedir. Pas izinin kumaşa geçebilmesi için paslı malzemelerin yüzeyle teması tam olmalıdır. Paslı malzemeler kumaş yüzeyine istenildiği şekilde yerleştirilip, %50 oranında su ile seyreltilmiş sirke ile nemlendirildikten sonra metallerin yüzeyle tam temasını sağlamak için üzerlerine ağırlık konulmaktadır. İzlerin renk tonu istenilen seviyeye gelene kadar beklemek gerekmektedir. En az 4-5 günde izler kumaşa geçmeye başlamakta, koyu tonlar için daha uzun süre beklenmektedir.

 

 

 

pasbsk3

 

 

Ekolojik baskı türü olan pas baskı aynı zamanda diğer sektörlerde de kullanılmaktadır.

Bunlardan bazıları;

 

  • Araç kaplama
  • Paslı çelik, binaların dış yüzeyi yanında iç mimaride de hoş ve estetik görünümlü panolar, paneller, kapılar, duvarlar, duşa kabinler, korkuluklar, ekranlar, mobilya ve aydınlatma elemanları
  • Dış mekanlarda yer alan anıtların, heykellerin yapımı
  • Seramik, ahşap, kâğıt ve cam yüzeylerde
  • Korten çelik (bu malzeme, paslı metaller için düşünülenin aksine hava şartlarına karşı mukavemeti yüksek ve bakım gerektirmeyen bir yapı malzemesidir)
Pazartesi, 03 Ağustos 2020 21:12